Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
Yaşam
Ana Sayfa » Yaşam » DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3

📅 26.10.2026 10:42 ⏱ 19 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1) İKİ GRUP ARASINDA SİLAHLI KAVGA: 1 YARALIDİYARBAKIR'ın Sur ilçesinde iki grup arasında silahlı kavga çıktı. Kavgada her iki bacağından vurulan M.U., ağır yaralandı.Olay, akşam saatlerinde Sur ilçesi Çarıklı Mahallesi'nde meydana geldi. İki grup arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan tart

1) İKİ GRUP ARASINDA SİLAHLI KAVGA: 1 YARALI

DİYARBAKIR'ın Sur ilçesinde iki grup arasında silahlı kavga çıktı. Kavgada her iki bacağından vurulan M.U., ağır yaralandı.

Olay, akşam saatlerinde Sur ilçesi Çarıklı Mahallesi'nde meydana geldi. İki grup arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan tartışma, büyüyerek silahlı kavgaya dönüştü. Kavgada tabancadan açılan ateş sonucu M.U., her iki bacağından vurularak yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi'ne kaldırılan M.U., durumunun ağır olması üzerine Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilerek tedaviye alındı. Polis, olaya karışan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. (DHA)

Görüntü dökümü

----------

Hastane arşiv

Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Seyfettin EKEN-Hüseyin İÇLİ/DİYARBAKIR, (DHA)

==================================================

2) KAVŞAKTAN DÖNEN OTOMOBİLİN MOTOR KISMI ALEV ALDI

DÜZCE'de, kavşaktan dönüş yaptığı sırada motor kısmından yanmaya başlayan otomobil, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

Olay, gece saatlerinde, Konuralp Orhangazi Mahallesi'nde yaşandı. K.Ç. idaresindeki 81 BD 132 plakalı otomobil, kavşaktan dönüş yaptığı sırada durdu. Sürücüsünün tekrar çalıştırmak istediği otomobilin motor kısmı yanmaya başladı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiyeciler, motor bölümü alev alan otomobili söndürdü. Yangında otomobilde zarar meydana geldi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-araç yanarken görüntü

-olay yeri genel görüntü

Haber Kamera: Musa KESKİN/DÜZCE,(DHA)

==================================================

3) METEOROLOJİK EKSTREM OLAYLAR 2 KAT ARTTI, İLK SIRADA YAĞMUR VE SEL YER ALDI

TÜRKİYE'de meteorolojik ekstrem olaylar, 20 yılda 2 kattan fazla arttı. Yıllara göre; en tehlikeli olaylar arasında ilk sırada yağmur ve sel, ardından fırtına ile hortum yer aldı.

Meteorolojik şartlar ile doğrudan ve dolaylı olarak ilişkili doğa olaylarında son yıllardaki artış dikkati çekti. Ekstrem olaylarda 20 yılda 2 kattan fazla artış gözlenen Türkiye'de 2000'li yılların başında 400'den az ekstrem doğa olayı yaşanırken, bu sayı 2026 yılı Ocak- Eylül döneminde 1329'a yükseldi.

2014'TE 500 ULAŞTI, 2021'DE 1000'İ AŞTI

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre; ekstrem olay sayısı 2014'te 500'e ulaştı, 2015'te 959 olarak kaydedildi. 2016'da 1313 olay sayısı ile rekor kırıldı. 2017'de ekstrem olay sayısı 598, 2019'da 935, 2020'de 984, 2021'de 1024 olarak kayıtlara geçti. Meteorolojik ekstrem olay sayısı 2021'de ilk defa 1000'i aştı ve sonrasında 2022'de 1030, 2023'te de 1475 olayla yeni rekor kırıldı. 2024'te bu rakam 1257, geçen yıl ise 1011 oldu.

2014'TEN 2026'YA 'EN FAZLA' EKSTREM OLAYLAR SIRALAMASI

2014 yılı ve sonrasındaki yıllarda yaşanan ekstrem olaylarda çoğunlukla yağmur ve sel, ilk sırada yer aldı. Meteorolojik karakterli olağanüstü olayların yıllara göre; oransal dağılımında 2016'da sıcak hava dalgası, 2014, 2017 ile 2021'de fırtına ve hortum, 2015, 2018, 2019, 2020, 2023, 2024, 2026'da şiddetli yağış ve sel, 2022'de şiddetli yağış, 2025'te fırtına yer aldı.

EKSTREM OLAYLAR VE CAN KAYIPLARI

2014 yılındaki en fazla ekstrem olay, yüzde 36 ile fırtına-hortum (6 ölü), yüzde 35 ile şiddetli yağış-sel (8 ölü), yüzde 15 ile dolu, yüzde 5 ile kuvvetli kar, yüzde 4 ile yıldırım (11 ölü) ve yüzde 3 ile don olayları oldu. 2015 yılında ekstrem olaylar yüzde 26 ile şiddetli yağış ve sel, yüzde 25 ile fırtına, yüzde 12 ile dolu, yüzde 11 ile sıcak hava dalgası, yüzde 8 ile şiddetli kar, yüzde 6 ile yıldırım, yüzde 3 ile soğuk hava dalgası, yüzde 3 ile toprak kayması ve yüzde 2 ile sis oldu. Bu olaylarda birkaç kişi lodos nedeniyle, 9 kişi yıldırım, 1 kişi toprak kayması, 1 kişi sel ve 1 kişi de kar yükü nedeniyle hayatını kaybetti.

YAĞMUR, FIRTINA, YILDIRIM, HEYELAN, ÇIĞ

2016 yılında meteorolojik ekstrem olaylarda; sıcak hava dalgası yüzde 43, fırtına yüzde 22, şiddetli yağış ve sel yüzde 11, dolu yüzde 12, şiddetli kar yüzde 4, hortum yüzde 4, çığ yüzde 3, don yüzde 3 ve yıldırım yüzde 2 oldu. İzmir, Niğde, Elazığ, Rize, Kayseri ve Gaziantep'te lodos etkisiyle 11 kişi baca gazı nedeniyle zehirlendi, Ordu'da 2 kişi sel, Diyarbakır ve Van'da 9 kişi yıldırım çarpması, Trabzon'da 2 kişi heyelan, Elazığ- Palu'da 3 kişi çığ nedeniyle hayatını kaybetti. 2017 yılında meteorolojik olağanüstü olayların oransal dağılımında fırtına ve hortum yüzde 36, şiddetli yağış ve sel yüzde 31, dolu yüzde 16, kuvvetli kar yüzde 7, yıldırım yaklaşık yüzde 4, çığ ile don yaklaşık yüzde 1,5 olarak gerçekleşti. 2018 yılında görülen meteorolojik karakterli doğal afetler içerisinde, şiddetli yağışsel yüzde 39, fırtına yüzde yüzde 28 ve dolu afeti yüzde 16 ile ilk sıralarda yer aldı. 2019'da kaydedilen ekstrem olayların çoğu yüzde 36 ile şiddetli yağışsel ve yüzde 27 ile fırtına oldu. Diğer olaylar ise yüzde 18 ile dolu, yüzde 7 ile yıldırım, yüzde 5 ile şiddetli kar yüzde 3 ile heyelan, yüzde 1 ve daha az oranlarda çığ, orman yangını, kum fırtınası ve sis olarak gerçekleşti.

VAN'DA ÇIĞ, GİRESUN VE BURSA'DA SEL

2020'de kaydedilen ekstrem olayların çoğu yüzde 30 ile şiddetli yağışsel, yüzde 27 ile fırtına ve yüzde 23 ile dolu oldu. Diğer olaylar ise yüzde 7 ile yıldırım, yüzde 5 ile kar, yüzde 2 ile heyelan, don ve yüzde 1 ve daha az oranlarda çığ, orman yangını, kum fırtınası, yüksek sıcaklık ve sis olarak gerçekleşti. O yıl Van'daki çığ nedeniyle 41 kişi, Giresun ve Bursa'daki selde 10 kişi, yıldırımdan 2 kişi hayatını kaybetti.

KASTAMONU, SİNOP, BARTIN'DAKİ SEL

2021'de kaydedilen ekstrem olayların çoğu yüzde 40 ile fırtınahortum, yüzde 28 ile şiddetli yağışsel, yüzde 13 ile dolu ve yüzde 7 ile şiddetli kar şeklinde oldu. Diğer olaylar ise yüzde 5 ile yıldırım, yüzde 3 ile orman yangını, yüzde 2 ile don ve heyelan, yüzde 1'den daha az oranlarda çığ, kum fırtınası, sis, şiddetli soğuk ve kuraklık şeklinde gerçekleşti. Orman yangınında 3 kişi, Kastamonu, Sinop ve Bartın'daki selde 97 kişi yaşamını yitirdi. 2022'de oluşan ekstrem olayların çoğunluğunu yüzde 33,6 ile şiddetli yağışların oluşturduğu kaydedildi. Bu değeri yüzde 21,4 ile fırtına, yüzde 18,5 ile dolu, yüzde 11,7 ile kar takip etti.

ŞANLIURFA ve ANTALYA'DA SEL

2023 yılında en tehlikeli ekstrem olaylar yüzde 38 ile şiddetli yağış ve sel, yüzde 23 ile fırtına, yüzde 16 ile dolu, yüzde 6 ile yıldırım düşmesi, yüzde 6 ile şiddetli kar, yüzde 5 ile heyelan ve yüzde 2 ile hortum oldu. Şanlıurfa'da sel felaketinde 21 kişi hayatını kaybetti. 2024 yılında en fazla zarar veren olaylar yüzde 35 ile şiddetli yağış ve sel, yüzde 20 ile fırtına, yüzde 18 ile dolu, yüzde 9 ile kar, yüzde 8 ile yıldırım düşmesi, yüzde 3 ile heyelan, yüzde 2 ile hortum ve yüzde 2 ile don oldu. Antalya'daki selde 1 kişi hayatını kaybetti.

2026'DA 1329 EKSTREM OLAY

2025 yılında ekstrem olaylar, yüzde 27 ile fırtına, yüzde 23 ile şiddetli yağış ve sel, yüzde 17 ile dolu, yüzde 11 ile kar, yüzde 7 ile don, yüzde 5 ile yıldırım düşmesi, yüzde 2 ile heyelan ve yüzde 2 ile hortum oldu. Çığ, orman yangını, sis, kum fırtınası gibi ekstrem olayların toplamdaki payı yüzde 1 veya daha az oranda yer aldı. 2026 yılı Ocak- Ağustos döneminde en tehlikeli 1263 ekstrem olayın yüzde 33'ü şiddetli yağmur ve seller, yüzde 20'si fırtınalar, yüzde 17'si dolu, yüzde 10'u toprak kayması, yüzde 8'i yoğun kar yağışı ve yüzde 4'ü yıldırım çarpması ve çığ oldu. Eylül ayında ise 24 şiddetli yağış ve sel, 16 fırtına, 9 heyelan, 7 dolu ve 7 yıldırım düşmesi olmak üzere 66 meteorolojik olay kayıtlara geçti. Ayrıca 2 orman yangını ve 1 kum fırtınası meydana geldi. Eylüldeki meteorolojik afetlerin yaklaşık yüzde 36'sını şiddetli yağış oluşturdu. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------

-ARŞİV görüntüler

Haber Tolga YILDIRIMANTALYA, (DHA)-

==================================================

4) EŞİ VE KENDİSİ İÇİN MEZAR KAZDIRDI

ADIYAMAN’ın Gerger ilçesine bağlı Sofyan köyünde çiftçilikle geçimini sağlayan Ali Karateke (85), vefatından sonra kimseye yük olmak istemediğini belirterek köye iş makinesi isteyip kendisi ve eşi Naciye Karateke (78) için mezar kazdırdı.

İlçeye bağlı Sofyan köyünde çiftçilikle geçimini sağlayan Ali ile Naciye Karateke (78) çifti, kendileri için mezar kazdırma kararı aldı. Ali Karateke, iş makinesi çağırarak köy mezarlığında eşi ve kendisi için mezar kazdırdı.

Ali Karateke, 9 çocuğu bulunduğunu, hepsinin çalışmak için farklı illere taşındığını ve yalnız kaldıklarını belirtti. Öldükten sonra kimseye yük olmak istemediğini ifade eden Karateke, “Rabb’im yaşarken kimsenin eline düşürmesin. Bir ayağımız burada, bir ayağımız öbür tarafta. Yaşımız ilerledi, önümüzde de uzun ve çetin bir kış var. Köyümüzde genç kalmadı. Allah korusun, kışın birimize bir şey olursa insanlar karın, çamurun içinde mezar kazmak zorunda kalmasın diye şimdiden tedbirimizi aldık. Mezarlarımızı kazdırdık Allah'a çok şükür. Kimse bizim yüzümüzden zorluk çekmesin” dedi.

'ALİ AMCA İNCE DÜŞÜNMÜŞ'

Köy sakinlerinden Selahattin Güvenç ise “Şimdiden tedbir alarak mezarlarını hazırlatıyor. Allah razı olsun kendisinden, ince düşünmüş” diye konuştu.

Köylülerden İsmail Taşdemir ise “Ali amca sürekli, ‘Kimse benim yüzümden zahmet çekmesin, önümüz kar, kış’ diyor. O nedenle mezarlarını şimdiden hazırlatmayı uygun görmüş. Tabii ki hayatın ve ölümün sahibi Allah'tır. Bugün kazılan o kabirlerin kime nasip olacağını da ancak Allah bilir” ifadelerini kullandı.

Öte yandan mezarlıkta çalışan iş makinesini gören bazı vatandaşlar, ilk anda köyde bir kişinin hayatını kaybettiğini düşündü. Ancak mezarlığa geldiklerinde durumun farklı olduğunu öğrenen vatandaşlar şaşkınlık yaşadı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Gerger ilçesindeki köy mezarlığı

-Ali Karateke ile röp.

-İsmail Taşdemir ile röp.

-Kepçe mezar açması

-Toplanan komşuları

-Mezarın kazılması

-Ali Karateke ile röp.

-Genel ve detay görüntüler

Haber: Kamera: Murat KURT/ADIYAMAN, (DHA)

==================================================

5) FOTO SAFARİYLE İLÇENİN TARİHİ VE DOĞAL GÜZELLİKLERİNİ KEŞFETTİLER

ARTVİN’in Ardanuç ilçesinde kaymakamlık ve belediye iş birliğiyle düzenlenen foto safari programıyla Türkiye’nin dört bir yanından gelen içerik üreticileri ve doğa gezginleri ağırlandı. Sonbaharın sarı, turuncu ve kızıl tonlarına bürünen ilçenin tarihi ve doğa rotalarını keşfeden katılımcılar, Rabat Kilisesi’nden Güleş mezralarına, İskenderpaşa Camii’nden Adakale’ye kadar uzanan manzarayı hem havadan hem karadan kayıt altına aldı.

Ardanuç Kaymakamlığı ve Ardanuç Belediyesi iş birliğinde düzenlenen 2 günlük foto safari ve gezi programına, çeşitli illerden yaklaşık 40 doğa gezgini ve içerik üreticisi katıldı. Sonbaharın renkleri sarı, turuncu, kızıl ve yeşilin farklı tonlarına bürünen ilçeyi gezen katılımcılar, tarihi yapıları, köyleri ve doğal güzellikleri fotoğraf ve videolarla kayıt altına aldı. Program kapsamında Rabat Kilisesi, Güleş köyü mezraları, Geçitli köyü, Tosunlu köyü, İskenderpaşa Camii ve Adakale bölgesi ziyaret edildi. Sonbaharla birlikte renk cümbüşüne dönüşen ağaçlar ve vadiler, fotoğraf tutkunlarına görsel şölen sundu. Farklı rakımlarda ortaya çıkan renk geçişlerini görüntüleyen içerik üreticileri, çektikleri fotoğraf ve videoları takipçileriyle paylaştı. İlçenin ormanlık alanları ve vadileri dron kamerasıyla havadan da görüntülendi.

‘EŞSİZ GÜZELLİKLERİ DENEYİMLİYORUZ’

Ardanuç Kaymakamı Nazmi Yücel, Artvin’de kültür ve doğanın iç içe olduğunu ifade ederek, “İlçemiz hem kültür hem doğanın bir arada bulunduğu bir yer. Her iki alanda da misafirlerimizi ağırlıyoruz. Yani eşsiz doğal güzelliğiyle herkesi ilçemize bekliyoruz inşallah. Kültür ve doğanın iç içe olduğu Artvin'deki ender yerlerden birisidir. Bu konuda çok iddialıyız. Tüm misafirlerimizi ağırlamaktan da onur duyarız” dedi.

‘BU MANZARALARA DOYUM OLMUYOR’

Doğa gezgini Makbule Kara, sonbahar mevsimindeki sakinliği sevdiğini belirterek, “Ardanuç, Artvin'in sonbaharda çok görülmesi gereken rotalardan. Artvin, sonbaharın başkenti. Üç yıldır geliyorum, her sonbaharda geziyorum ama bu manzaralara doyum olmuyor. Tekrar geldim. Sonbaharda ve her mevsimde buralar çok güzel. Özellikle sonbaharda herkesi bu manzaraları görmeye davet ediyoruz. Beni buranın doğası, atmosferi, sakinliği, bu manzaralar, bu dinginlik, bu doğallık çok büyülüyor” ifadelerini kullandı.

‘ÇOK YER GEZDİM ANCAK BURASI BENİM İÇİN ÇOK FARKLI’

Kocaeli’nden gelen içerik üreticisi Yunus Tuğ, doğal güzellikleri fotoğraflayarak takipçileriyle paylaştığını ifade ederek, “Çok yer gezdim ancak burası benim için çok farklı bir yerdi. Gerek doğal güzellikleri gerek doğal hayatıyla benim için her zaman gelmek istediğim bir yer. Beni etkileyen burada ağaçların yapraklarının rengarenk olması. Farklı farklı rakımlarda farklı renkleri görmek mümkün. Bu da fotoğrafı çok estetik bir hale getiriyor” diye konuştu.

‘BURALAR ‘SONBAHARIN BAŞKENTİ’ DİYE GEÇİYOR’

İçerik Üreticisi Halil Sopaoğlu da “Çok güzel görüntüler çektik, takipçilerimizle paylaşıyoruz. Buralar ‘sonbaharın başkenti’ diye geçiyor. Hatta özellikle şampiyonlar ligi gibi; şu anda bütün içerik üreticileri Artvin'e geldi, paylaşımlar yapıyor. Şu anda bayağı bir içerik üreticisi var Artvin'de, Şavşat'ta, burada Ardanuç'ta. Haliyle sonbaharın başkenti olarak anılması da gayet normal” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------

Ardanuç ilçesinden dron görüntüleri

Ormanlardan dron görüntüleri

Rabat Kilisesi'nden dron görüntüler

Katılımcılarla röportajlar

Katılımcılardan görüntüler

Çevreden görüntüler

HABER-KAMERA: Fatih TÜYSÜZ/ARDANUÇ(DHA)

==================================================

6) İSTANBUL'DAKİ 10 YILLIK TURİZM KARİYERİNİ BIRAKTI, BODRUM'DA ÇİFTLİK KURDU

İSTANBUL'da 10 yıl boyunca turizm sektöründe çalıştıktan sonra iş hayatını tamamen geride bırakan evli ve 1 çocuk annesi Müge Kızılırmak (40), Bodrum'da toprağa yöneldi. 40 dönümlük arazide safrandan kekiğe, enginardan çileğe kadar çok sayıda ürün yetiştiren Kızılırmak’ın hazırladığı proje de Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ödüle layık görüldü.

İstanbul'da uzun yıllar turizm alanında kariyer yaptıktan sonra 10 yıl önce Bodrum'a yerleşen Müge Kızılırmak, burada bir süre restoran işletti. Bodrum'da işlettiği restoranda taze ve doğal ürüne ihtiyaç duyması üzerine tarımla tanışan Kızılırmak, restoran işletmeciliğini de tamamen bırakarak hayatını toprağa adadı. Yaklaşık 6 yıl önce Ortakent Mahallesi'nde 40 dönümlük arazi üzerine çiftlik kuran Kızılırmak; safran, kekik, çilek, enginar, zeytin, domates ve patlıcan gibi çeşitli ürünler yetiştirmeye başladı. İstanbul'daki turizm tecrübesini tarımla harmanlayan Kızılırmak, kurduğu çiftlikte hem çocuklara uygulamalı tarım eğitimi veriyor hem de yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Turistlere ürünleri dalından toplama imkanı sunarak deneyim turizmi ve organik tarım farkındalığı oluşturan Kızılırmak, ürettiği mahsulleri işleyerek katma değerli ürün haline getiriyor. Sunduğu danışmanlık hizmetleriyle kendi ürünleri başta olmak üzere ihracat kanallarını da açan Kızılırmak, bölge ekonomisine katkı sağlıyor.

Öte yandan, turizm kariyerini sonlandırıp tarıma yönelerek farklı bir hikayeye imza atan Müge Kızılırmak'ın hazırladığı proje, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ödüle layık görüldü.

'GELECEĞİN ÜRETİCİLERİNİ VE TÜKETİCİLERİNİ YETİŞTİRİYORUZ'

Tarıma başlama hikayesini anlatan Müge Kızılırmak, “Ben bir turizmci olarak kurumsallığı bırakıp tarımın içine, toprağın ve üretimin başına geçtikten sonra doğayla kurduğumuz iletişimin, toprağa, suya verdiğimiz değerin ve aslında gelecek nesillere karşı duyduğumuz sorumluluğun önemini fark ettim. İş işi doğurdu, hedefimiz üretmeyi öğretmek oldu aslında. Bodrum'da birçok okula ders programı yazıyoruz. Çocuklarla birlikte 4 yaştan itibaren toprağa dokunuyoruz. Doğayla birlikte büyümeyi öğreniyoruz. Sürdürülebilir bir eğitim modeli, sürdürülebilir bir üretim modeli hedefliyoruz. Çeşitli danışmanlıklarımız var, ihracat danışmanıyız aynı zamanda. Hem kendi ürünlerimizi hem diğer ürünleri yurt dışına yolluyoruz. Tam 10 sene önce geldik. Sonra da yaklaşık işte 10 yıldır da tarımla uğraşıyoruz aslında. Biz buraya bir tarım işletmesi demiyoruz, biz burada üretmeyi hedefliyoruz. Yeni üretim modellerini araştırıyoruz, coğrafyamızı kullanarak hem doğaya hem suya hem de toprağa kıymet vererek gelecek nesilleri inşa etmeye çalışıyoruz. Çünkü bizler birer çiftçi değiliz, bizler geleceği üretiyoruz aslında. Geleceğin üreticilerini ve tüketicilerini de yetiştiriyoruz bir yandan" dedi.

'ÇOCUKLAR NE YEDİĞİNİ DALINDAN GÖRSÜN'

Kızılırmak, "Mevsiminde aklınıza gelebilecek her türlü sebze ve meyve var burada. Tabii ki bizi herkes çilekle tanıyor. İlaçsız çilek yetiştirdiğimiz için hemen hemen Bodrum'daki birçok çocuk ilk çileğini bizde yer. Burada, çok yüksek dekarda enginar işliyoruz. Buranın en önemli özelliği şu; kapıdan girip kendi sepetinizle istediğiniz kadar ürünü, istediğiniz kadar alıp evinize gidebiliyor olmanız.

Günlük, kendiniz hasat yapabiliyorsunuz. Bizim için önemli olan şu; minicik bir bebeğin 8 aylık olabilir, 1 yaşında olabilir çileği kendi dalından toplaması, yıkamadan yemenin özgürlüğüne kavuşması, gerekirse o çilek fidesini söksün, yerine aşılarız bizde çok fide var. Ama çocuklar ne yediğini dalından görsün, tabii ki anne babalar dalından görsün her şeyi istiyoruz. Toprağa dokunsun istiyoruz çocuklar. Ne kadar çok çocuk toprağa dokunursa aslında biz görevimizin bir kısmını da yerine getirmiş oluruz diye düşünüyoruz" diye konuştu.

‘MİSYONUMUZ; KİMYASAL İLAÇ KULLANILMADAN ÜRETİM YAPMAYI ARTTIRMAK’

İstihdam vurgusu yapan Kızılırmak, şöyle devam etti: “Safran çok kıymetli bir ürünümüz. Yakın zamanda da bir ödül aldık. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nde Muğla Bodrum bölgesi olarak safran üreticisi olarak çok kıymetli bir ödül aldık. Onunla da tabii ki gurur duyuyoruz. Tıbbi aromatikler var onun dışında. Bizim en önemli özelliğimiz kendi ürettiğimiz ürünü ikincil, üçüncül ürüne dönüştürmek. Yani biz tıbbi aromatik bitkiler yetiştiricisiyiz, adaçayımız var, distilasyon aletimiz var. Aromaterapi, fitoterapi, doğal kozmetik üretim eğitimlerimiz var. Ürünü ikincil, üçüncül ürüne dönüştürürken aracıyı ortadan kaldırıyoruz. Dolayısıyla herhangi bir eksiltme, seyreltme olmuyor. Ekosistemi bozmadan burada üretimimizi yapıyoruz, kimyasal kullanmadan üretim yapıyoruz. Bunun için de çok fazla el gerekiyor tabii ki. Burada bizim işçilerimiz profesyonel anlamda ekip ekip yani zeytine giden ekibimiz ayrıdır, çileğin otunu almaya gelen ekibimiz ayrıdır, çilek dikimine gelen ekibimiz ayrıdır, enginar dikimine gelen ekibimiz ayrıdır. Bunları yıl içerisinde parselledik. İhtiyaç halinde bazen burada 2 kişi, bazen 50 kişi çalışır. Kimyasal kullanmadığımız için çok fazla insana ihtiyacımız var. Biz burada aslında ne Bodrum'un çok büyük bir çiftliği olmaya çalışıyoruz ne safranda yahut çilekte tek olmaya çalışıyoruz. En önemli misyonumuz; kimyasal ilaç kullanılmadan üretim yapmayı arttırmak, üreticilere örnek olmak ve özellikle kadın çiftçilere tabii ki para kazanmaları için ürünlerini ikincil, üçüncül, dördüncül ürünlere dönüştürmek”

‘BİZİM DE GURURUMUZ’

Çiftçileri her alanda desteklediklerini ifade eden Bodrum İlçe Tarım ve Orman Müdürü Muammer Bektaş ise “Bodrum'da böyle bir çiftçimizin olması Türkiye çapında ödül alması bizim de gururumuz. Amacımız zaten gerek bitkisel üretimde gerek hayvancılıkta gerek su ürünleri konusunda çiftçilerimize yardımcı olmak, devletin tarımsal alanda verdiği hibeleri çiftçilerimize anlatmak ve bu hibelerden çiftçilerimizin azami ölçüde yararlandırılmasını sağlamaktır" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

------------------------------:

-Müge Kızılırmak'ın çiftlikte ürün toplaması ve inceleme yapmasından detay

-Kızılırmak'ın katma değerli ürünlerinde çalışma ve inceleme yapmasından detay

-Müge Kızılırmak röp.

-Bodrum İlçe Tarım ve Orman Müdürü Muammer Bektaş ile röp.

-Genel ve detay görüntü

Haber - Kamera: Fırat AKAY / BODRUM (Muğla), (DHA)

==================================================

Etiketler: Gündem
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-goruntulu-yurt-haber-bulteni-3-468332
Çıktı tarihi: 26.10.2026 12:12