Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
güncel
Ana Sayfa » güncel » DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3

📅 14.10.2026 10:37 ⏱ 19 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1) HEMŞİRE ADAYI EDANUR'UN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN ALKOLLÜ SÜRÜCÜYE HAPİS VE TAHLİYEBARTIN’da kaldırımda durağa doğru yürüyen hemşirelik öğrencisi Edanur Tatlıoğlu’na (23) otomobiliyle çarparak ölümüne neden olan alkollü sürücü Furkan Turan (26), ‘Taksirle öldürme’ suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası

1) HEMŞİRE ADAYI EDANUR'UN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN ALKOLLÜ SÜRÜCÜYE HAPİS VE TAHLİYE

BARTIN’da kaldırımda durağa doğru yürüyen hemşirelik öğrencisi Edanur Tatlıoğlu’na (23) otomobiliyle çarparak ölümüne neden olan alkollü sürücü Furkan Turan (26), ‘Taksirle öldürme’ suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın hükümle birlikte tahliyesine karar verdi.

Kaza, 23 Ekim 2025’te Bartın-Zonguldak kara yolunun Çatmaca mevkisinde meydana geldi. Furkan Turan’ın kontrolünü kaybettiği 06 RLK 06 plakalı otomobil, kaldırımda servis aracını beklemek için durağa doğru yürüyen Bartın Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi son sınıf öğrencisi Edanur Tatlıoğlu’na çarptı. Tatlıoğlu, kaza yerinde yaşamını yitirdi. Polisin 0.83 promil alkollü olduğunu tespit ettiği sürücü Furkan Turan, gözaltına alınıp tutuklandı.

DAVA AÇILDI

Cumhuriyet savcılığının hazırladığı iddianameyle sanık Furkan Turan hakkında ‘Alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmak’ ve ‘Bilinçli taksirle öldürme ve yaralama’ suçlarından 2 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle Bartın 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Bugün görülen davanın 3’üncü duruşmasına tutuklu sanık Furkan Turan, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mağdur avukatları ile Edanur Tatlıoğlu’nun ailesi de duruşmaya SEGBİS üzerinden bağlandı. Mahkeme heyetinin son sözlerini sorduğu sanık Furkan Turan, “Bilerek ve isteyerek suç işlemedim. Pişmanım, tahliye olmak ve aileme kavuşmak istiyorum” dedi.

Duruşma sonunda kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Furkan Turan’ı ‘Taksirle öldürme’ suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanığın tutukluluk süresini göz önünde bulundurarak hükümle birlikte tahliyesine karar verdi. Sanığın ehliyetine de 1 yıl 6 ay süreyle el konuldu. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-ARŞİV

Haber: Ayhan ACAR/BARTIN, (DHA)

=========================================

2) 'ALTIN BİLEK', 31'İNCİ ALTIN MADALYA İÇİN MÜCADELE EDECEK

ERZURUMLU bedensel engelli milli sporcu Gökhan Seven (49), 26 Ekim-7 Kasım arasında Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenecek 2026 Dünya Bilek Güreşi Şampiyonasına hazırlanıyor. 13 dünya, 13 Avrupa, 2 Asya ve 2 Combat şampiyonluğu bulunan 3 çocuk babası Gökhan Seven, 31'inci kez şampiyon olarak Türk bayrağını göndere çekmeyi hedefliyor.

Para bilek güreşinde elde ettiği başarılarla rekora giden Erzurumlu engelli Gökhan Seven (49), 25 yıl önce başladığı bilek güreşinde ulusal ve uluslararası müsabakalarda büyük başarılara imza attı. Son 5 yıldır Şanlıurfa DEPSAŞ Spor Kulübü adına mücadele ederken Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde antrenör olarak yeni sporcular yetiştiren Seven, bir taraftan da 26 Ekim'de başlayacak yarışmaya hazırlanıyor. 13 dünya, 13 Avrupa, 2 Asya ve 2 Combat şampiyonluğu bulunan 3 çocuk babası Gökhan Seven, 31'inci madalya için haftanın 5 günü, evinin bir odasında yaklaşık 2 saat ağırlık antrenmanı yapıyor. Haftada bir gün teknik çalışma için öğrencileriyle bilek güreşi masasının başına geçen Seven, antrenmanların çok iyi gittiğini söyledi.

Seven, "Haftanın 5 günü ağırlık antrenmanı yapıyorum. Haftada bir gün de öğrencilerimle birlikte masa antrenmanı ve teknik çalışma yapıyoruz. 28 Ekim-8 Kasım tarihleri arasında yapılacak Dünya Şampiyonasına hazırlanıyoruz. Hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra 31'inci altın madalyamız için Hindistan'a gideceğiz" dedi.

‘TÜRK BAYRAĞINI 31'İNCİ KEZ GÖNDERE ÇEKMEK İSTİYORUM’

Hindistan'da Türkiye'yi temsil edecek olmanın kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu söyleyen Seven, "Bu sene benimle birlikte Hindistan'a gelecek bir kız sporcumuz var. Kendisi 18 yaş altında yarışıyor. Onunla birlikte gideceğiz Hindistan'a. Bütün motivasyonum Türk bayrağını göndere 31'inci kez çekmek. Bunun için çok çalışıyorum. İnşallah rabbim de nasip ederse 31'inci kez dünya şampiyonu olacağım, bir altın madalya daha kazandıracağım sevgili ülkeme" diye konuştu.

SALONDA EKİPMAN EKSİĞİ

Erzurum'da 6 kız ve 19 erkek sporcusunun bulunduğunu belirten Seven, aralarında milli sporcuların da yer aldığı takımla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ve şube müdürlerinden Erdoğan Dönmez'in salonun mevcut hale gelmesinde destek verdiğini belirten Seven, antrenman ekipmanlarının eksik olduğunu anlattı.

Engelli sporcu olarak çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını ifade eden Seven, "İl Müdürümüz ve Şube Müdürümüz sağ olsunlar salonu bu hale getirdiler. Ancak şu anda gördüğünüz gibi salonumuzda sadece masa var. Çalışmak için aletlerimiz eksik. En büyük zorluklarımızdan biri de bu. Öğrencilerimiz bütçeleri imkanında başka spor salonlarına gidip çalışıyor. Haftada bir de gelip burada masa antrenmanı yapıyor. Şu anda en büyük sorunumuz aletlerimizin olmayışı" diye konuştu.

‘PIRIL PIRIL GENÇLERE BIRAKACAĞIM’

Bilek güreşine yıllarını verdiğini belirten Gökhan Seven, “Yaklaşık 25 yıldır bilek güreşiyle uğraşıyorum. 13 dünya, 13 Avrupa, 2 Asya, 2 de Combat şampiyonluğum var. Bu branşta 30 altın madalya sahibi bir sporcuyum. Gücümüzün yettiği yere kadar bu sporu götürmeye çalışıyoruz. Yaşımız ilerliyor. Bırakma zamanımız geldiğinde de bu sporu pırıl pırıl gençlere bırakacağız" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Gökhan Seven’in evinde ağırlık antrenmanı yapması

-Spor salonundan genel görüntü

-Seven’in öğrencileri ve antrenör arkadaşıyla masa antrenmanı

-Gökhan Seven ile röp.

-Seven'in madalyalarıyla görüntüsü

-Genel ve detaylar

Haber - Kamera: Oktay POLAT / ERZURUM, (DHA)

==================================================

3) AFYONKARAHİSARLI ŞEHİDİN ADI, BİN KİLOMETRE UZAKLIKTAKİ İLKOKULDA YAŞAYACAK

ANKARA Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevliyken trafik kazası sonucu şehit olan Afyonkarahisarlı polis memuru Ramazan Yıldız’ın adı yaklaşık bin kilometre mesafedeki Erzurum’un Çat ilçesi kırsal Sarıkaşık Mahallesi'ndeki okulun kütüphanesinde yaşayacak.

Ankara Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevliyken 23 Nisan 2013'te geçirdiği motosiklet kazası sonucu şehit olan polis memuru Ramazan Yıldız, memleketi Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde toprağa verildi. Şehit polis memuru Ramazan Yıldız’ın anısını yaşatmak için 8’inci dönem Polis Meslek Eğitim Merkezi mezunları ile Erzurum Macera Offroad Arama Kurtarma Doğa Sporları Kulübü ortak bir projeye imza attı.

Şehit polisin devre arkadaşları ile Erzurum Macera Offroad Arama Kurtarma Doğa Sporları Kulübü üyelerinin girişimleriyle Çat ilçesine 30 kilometre uzaklıktaki Sarıkaşık Mahallesi’ndeki 8 sınıfta 62 öğrencinin eğitim gördüğü ilkokulda kütüphane kuruldu. 3 bine yakın kitabın bağışlandığı ve Şehit Polis Memuru Ramazan Yıldız’ın isminin verildiği kütüphane anne Suna, baba Ali ve kardeşi Meltem Yıldız’ın katıldığı törenle açıldı.

Erzurum Valisi Aydın Baruş, bu buluşmanın öneminin vefayı, kardeşliği ve toplumsal sorumluluk duygusunu yansıtması olduğunu söyleyerek, "Milletimizi güçlü kılan yalnız ortak tarihimiz ve değerlerimiz değil, birbirimize sahip çıkmamız zor zamanlarda dayanışma göstermemiz ve gelecek nesillere sorumluluklarımızı yerine getirmekten kaçınmamamızdır. Hiç insanın aklına gelebilir mi, Erzurum’un Çat ilçesinin bir mahallesinde şehidimizin ismi duvarlara kazınacak, buradaki çocuklarımız Afyonkarahisarlı Ramazan Yıldız’ın gönüllerine nakşedecekler. Bizim ülkemiz böyle büyük bir ülke. Ülkemizin en ücra köşesinde dahi şehitlerimizin isminin yaşatılması, onların yaptığı fedakarlıkların çocuklarımızın dualarında yankı bulması, bu milletiyle birlikte ne kadar büyük bir ülke olduğunu kanıtlamıyor mu? Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Onlar gönüllerimizde, kalplerimizde hafızalarımızda kıyamete kadar ebedi olarak kalacaklar" diye konuştu.

'BİZ İKİ KARDEŞTİK'

Törende konuşan şehit polisin kız kardeşi Meltem Yıldız, "Biz iki kardeştik. Ağabeyim şehit olunca tek kaldım. Tek olduğumu zannediyordum ama arkadaşları yanımdaymış meğer. Bugün onu gördüm. Çok duygulandım çok gururlandım" diyerek duygularını dile getirdi.

Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Vali Aydın Baruş, kütüphaneye hediye ettiği kitapları da raflara dizdi.

Program kapsamında Macera Offroad Arama Kurtarma Doğa Sporları Kulübü tarafından yürütülen ‘Minik Eller Üşümesin’ sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde öğrencilere mont, bot, bere ve eldiven dağıtıldı.

Kulüp başkanı Lokman Toptaş, çocukların kış şartlarından korunmasına destek olmayı amaçladıklarını söyledi. Kulübün 2016 yılından bu yana sürdürdüğü projenin 10’uncu yılına girdiğini belirten Toptaş, doğa sporları ve arama kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra eğitim, çevre ve sosyal dayanışma alanlarındaki çalışmalarını da sürdürdüklerini bildirdi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Okul binasının görüntüsü

-Şehit polisle ilgili hazırlanan köşe

-Şehit kardeşi Meltem Yıldız’ın konuşması

-Vali Aydın Baruş’un konuşması

-Şehit kardeşi Meltem Yıldız’la röp

Haber-Kamera: Şahap GÜRLER/ERZURUM, (DHA)

====================================

4) RETİNA RAHATSIZLIĞI BULUNAN DEVEYE KÖK HÜCRE TEDAVİSİ

BURDUR Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Veteriner Fakültesi’nde, retina rahatsızlığı tespit edilen 7 yaşındaki erkek deve için kök hücre tedavisi süreci başlatıldı. Türkiye'de bir deveye yönelik bu kapsamda ilk kez uygulandığı belirtilen tedavide, hayvanın kendi kanından elde edilecek öncü hücrelerin kullanılması planlanıyor.

Güreş devesi olarak yetiştirilen ve Aydın’dan katarakt şüphesiyle MAKÜ Veteriner Fakültesi’ne getirilen devenin muayene ve tetkiklerinde, gözündeki rahatsızlığın retinadan kaynaklandığı belirlendi. Devenin göz sağlığını yeniden kazanması amacıyla Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Çınar ile Patoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Emine Kübra Bilir tarafından tedavi süreci başlatıldı.

RETİNA FONKSİYONLARI DEĞERLENDİRİLDİ

Yaklaşık 1 haftadır gözetim altında tutulan devenin genel sağlık ve göz muayeneleri yapıldı. Retina bölgesindeki rahatsızlığın ayrıntılı incelenmesi için renkli ultrasonografi ve anjiyografi gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldı. Ayrıca MAKÜ Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi'nde, retina fonksiyonlarını değerlendirmek amacıyla, retinanın elektriksel aktivitesini ölçen elektroretinografi (ERG) yöntemi kullanıldı. Doç. Dr. Harun Çınar, devenin katarakt şüphesiyle getirildiğini, yapılan tetkikler sonucunda retina rahatsızlığının tespit edildiğini belirterek, Dr. Öğr. Üyesi Emine Kübra Bilir ile birlikte kök hücre tedavisi uygulanmasına karar verdiklerini söyledi.

TEDAVİNİN 1-2 AY SÜRMESİ BEKLENİYOR

Dr. Öğr. Üyesi Bilir, tedavide devenin kendi kanından elde edilecek progenitör (öncü) hücrelerin kullanılmasının planlandığını aktardı. Gerekli örneklerin alındığını ve tedavi sürecinin devam ettiğini belirten Bilir, devenin sağlığına kavuşması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Türkiye’de ilk kez bir deveye yönelik bu kapsamda bir tedavi çalışması yürütüldüğünü ifade eden Bilir, sürecin elde edilecek bulgular doğrultusunda şekilleneceğini belirtti.

Tedavi sürecinin yaklaşık 1- 2 ay sürmesinin öngörüldüğü, sürenin yapılacak değerlendirmeler ve elde edilecek sonuçlara göre değişebileceği belirtildi. Çalışmadan elde edilecek bulguların, develerde retina rahatsızlıklarının tedavisine yönelik araştırmalara katkı sağlaması bekleniyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Deveden görüntüler

-RÖP: Dr. Öğr. Üyesi Emine Kübra Bilir

-RÖP: Doç. Dr. Harun Çınar Harun Çınar

Haber- Kamera: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)-

====================================

5) ASKERLİKTEN EMEKLİYE AYRILINCA LİSE HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRİP, PSİKOLOG OĞLUNA MESLEKTAŞ OLDU

BURSA’da yaşayan Serdar Tunç (55) 22 yıl görev yaptığı Jandarma Teşkilatı’ndan emekli olduktan sonra lise yıllarındaki hayalini gerçekleştirmek için girdiği üniversite sınavını kazanıp, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Felsefe Lisans Bölümü’nü 2021 yılında birincilikle bitirdi. Çift ana dal programıyla psikoloji eğitimini de tamamlayan Tunç, şimdilerde psikolog olan oğlu Ali Cem Tunç (32) ile aynı ofiste çalışıyor.

Jandarma Astsubay Sınıf Okulu'ndan 1990 yılında mezun olan Serdar Tunç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde takım ve karakol komutanlığı yapıp, bölük idari işlerinde görev aldı. Askerlik görevini sürdürürken, 2001 yılında Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler Önlisans programını, 2006 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Lisans programını, 2011 yılında Konya Selçuk Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Yüksek lisans programını bitirdi. 18 yaşında adım attığı ve 22 yıl görev yaptığı Jandarma Teşkilatı’ndan kıdemli başçavuş rütbesindeyken 2011 yılında emekli olan Tunç, lise yıllarından beri hayalini kurduğu felsefe bölümünü okumak için bir kez daha üniversite sınavına girdi. 2017 yılında kazandığı BUÜ Felsefe Lisans Bölümünü 2021 yılında birincilikle, ÇAP (Çift Anadal Projesi) yaptığı BUÜ Psikoloji Lisans programını da 2022 yılında bitirdi. BUÜ Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden (ULUSEM)‘Çocuklar İçin Felsefe’ Kolaylaştırıcı Eğitim Sertifikası, Bursa Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi’nden (BTÜSEM) Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifikası aldı. Eski asker yeni psikolog Serdar Tunç, kendisinden önce psikolog olan oğlu Ali Cem Tunç ile aynı ofiste çalışırken, felsefe alanında tezli yüksek lisans eğitimini de sürdürüyor.

‘ASKERLİKTE DE İNSANLARIN SORUNLARINI DİNLİYORDUM’

Askerlik mesleğinin ve yıllarca taşrada görev yapmanın yeni meslek seçiminde büyük etkisi olduğunu söyleyen 2 çocuk babası Tunç, “Neticede emir verdiğimiz karşımızdaki kişiler de insan. Psikolojinin de temelinde insan var. Askerlikte edindiğim tecrübelerin tamamı bugün insanı tanımam konusunda bana çok fayda sağlıyor. Yıllarca karakol komutanlıkları yaptım. Emrimde hem rütbeli personel hem de 20 yaşında vatani görevini yapmaya gelen gençler vardı. Onların psikolojik durumlarını kayıt altına almamız gerekiyordu. Belirli aralıklarla görüşmeler yapıyor, aileleriyle ya da kız arkadaşlarıyla problemleri var mı, maddi sıkıntıları bulunuyor mu diye soruyorduk. Şimdi geçmişe baktığımda aslında yaptığımız şeyin bir çeşit psikolojik danışmanlık olduğunu görüyorum. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da görev yaparken çatışmalara da tanık oldum. Bu olayların insanlar üzerinde bıraktığı etkileri gözlemledim. Bugün aldığım psikoloji eğitimiyle askerlikte edindiğim tecrübeleri birleştiriyorum” dedi.

‘BU YAŞTAN SONRA OKUNUR MU’ DEDİLER, BÖLÜMÜ BİRİNCİ BİTİRDİM’

Felsefe okuma hayalini emekliliğinin ardından gerçekleştirdiğini söyleyen Serdar Tunç, “Lise yıllarında felsefe dersiyle karşılaşınca içimde büyük bir merak uyandı. Emekli olunca ilk fırsatta üniversiteye başladım. ‘Bu yaştan sonra okunur mu’ diyenler oldu ama önemsemedim. Benden çok daha genç öğrencilerle aynı sıraları paylaşmak harikaydı. Onlara ağabeylik ya da babalık yapmak yerine arkadaş oldum. Bölümü birincilikle bitirmemde askerlikten gelen disiplinin büyük etkisi var. Yıllarca ‘Komutanım’ diye hitap edilirken şimdi ‘Psikolog hocam’ denilmesi gurur verici. Halen felsefe alanında tezli yüksek lisans yapıyorum, sonrasında doktora yapmak istiyorum. İnsan kaç yaşında olursa olsun hayatına yeniden yön verebilir. Kendimi bunun canlı bir kanıtı olarak görüyorum” diye konuştu.

‘ANNEM KARDEŞİMİN, BEN BABAMIN MEZUNİYETİNE GİTTİM’

Babasının eğitim hayatına ailecek destek verdiklerini söyleyen Psikolog Ali Cem Tunç ise babasının kız kardeşinin liseden mezun olduğu gün mezuniyet töreni olduğunu belirterek, “Babam üniversiteye başladığında ben yüksek lisansımın tez aşamasındaydım. Ben yüksek lisansımı bitirdim, o da ardından psikolog oldu. Mezuniyet günü kız kardeşimin de lise mezuniyeti vardı. Annem kardeşimin mezuniyetine, ben babamın üniversite mezuniyetine gittim. Babam kürsüde konuştuğunda bütün üniversite ayakta alkışladı. Çok gururlandım” ifadelerini kullandı.

‘DAHA SAKİN, DİNGİN BİR İNSANA DÖNÜŞTÜ’

Babasının kariyer değişiminin günlük yaşamlarını da değiştirdiğini vurgulayan Ali Cem Tunç, “Asker olan babamla büyüdüm, evde disiplinli bir ortam vardı. Psikoloji eğitimiyle birlikte daha sakin, dingin bir insana dönüştü. Şimdi aynı ofiste çalışıyoruz. Ben sanal medya ve içerik üretimiyle ilgilenirken babam araştırma ve planlama konularında daha aktif. Birbirimizi tamamlıyoruz. Babam benim her zaman en büyük arkadaşımdı, şimdi meslektaşım da oldu” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

-Cennet Porsuk anons

-Serdar Tunç kitabını incelerken detay

-Serdar Tunç kitap okurken detay

-Serdar Tunç seans

-Ali Cem Tunç kitap okurken detay

-Ali Cem Tunç detay

-Serdar Tunç ve Ali Cem Tunç sohbet emesi

-Serdar Tunç röportaj

-Ali Cem Tunç röportaj

Haber: Cennet PORSUK

Kamera: Kutay SALİ / BURSA, (DHA)

====================================

6) KUMKÖY SAHİLİ, YİNE ÇÖPLÜĞE DÖNDÜ

ANTALYA'nın Aksu ilçesinde daha önce kirlilik haberlerinin ardından temizlenen Kumköy sahili, yeniden kendi haline bırakıldı. Caretta carettaların yuvalama alanında, günlerdir biriken çöpler toplanmadı. Çöp kutularının da bulunmadığı kumsalda; plastik ve cam şişeler, poşetler, yiyecek ambalajları ve sigara izmaritleri görüldü.

Antalya'da Aksu Belediyesi sorumluluğunda Aksu Çayı ile Beşgöz Deresi arasında kalan ve nesli tehlike altındaki caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı olarak 'Nitelikli Doğal Koruma Alanı' niteliğindeki 300 bin metrekare ve 3,2 kilometre uzunluğundaki Kumköy sahili, kumsalı kullananların geride bıraktığı atıklarla yeniden açık hava çöplüğüne dönüştü. Daha önce çöpler, kumsala gömülen araç lastikleriyle oluşturulmuş lağım çukurları ve caretta carettaların yuvalama döneminde araçlarla giriş ve ateş yakma gibi insan faaliyetleriyle gündeme gelen sahilde, kısa sürede tekrar aynı manzara oluştu. Günlerdir biriken ve toplanmayan çöpler yeniden görüntülendi.

ÇÖP KUTUSU YOK, ÇÖP YIĞINLARI VAR

Çöp kutularının bulunmadığı sahilde plastik su şişeleri, cam içecek şişeleri, tek kullanımlık tabak ve bardaklar, yiyecek kapları, ambalajlar ve poşetler, kumsala bırakıldı. Farklı noktalarda üst üste biriken atıklar çöp yığınları oluştururken, bunların çevresindeki geniş alanlara da çöpler yayıldı. Kumsalda yiyecek artıkları, sigara paketleri ve çok sayıda sigara izmariti görüldü. Sahili kullananların bıraktığı atıkların günlerdir toplanmaması ile kıyı boyunca kirlilik oluştu.

DENİZ MANZARASININ ÖNÜNDE ÇÖPLER

Kıyıda oturanların ve balık tutanların yakınında, plastik ve cam şişelerle dolu çöp yığınları bulunuyor. Deniz kıyısına yakın bölümlerde de poşetler, yiyecek ambalajları ve tek kullanımlık kaplar görülüyor. Kumsaldaki manzarada, ön plandaki atık yığınlarının arkasında deniz ve gün batımı yer alırken, kirliliğin tek bir noktada kalmadığı, kumsal boyunca dağılmış olduğu dikkati çekiyor.

KUM ÜZERİNDE YANMIŞ ODUNLAR

Sahildeki çöplerin yanı sıra ateş yakılan noktalarda bırakılan kalıntılar da görüntülendi. Kum üzerinde kömürleşmiş odun parçaları ve siyahlaşmış alanlar görüldü. Yanmış odunların arasında ve çevresinde poşetler ile diğer atıklar da bulunuyor. Caretta carettaların yumurtalarını bıraktığı kumsalda, ateş kalıntıları da çöplerle birlikte temizlenmeden bırakıldı.

HABERLERİN ARDINDAN TEMİZLENDİ, YİNE KİRLENDİ

Kumköy sahili, daha önce de çöpler ve araç lastiklerinin gömülerek oluşturulduğu lağım çukurlarıyla gündeme geldi. Caretta carettaların yuvalama ve yavruların denize ulaşma döneminde sahilde ateş yakılması, çadır ve karavanların bulunması, araçların denize kadar girmesi de haberlere konu oldu. Kirlilik haberlerinin ardından temizlenen sahil, kullananların geride bıraktığı atıklar nedeniyle yine çöplüğe döndü. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Fotoğraflar

-ARŞİV

Haber: Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)-

=====================================

7) BİSİKLETLİ ÇOCUĞA OTOMOBİL ÇARPTI; KAZA KAMERADA

BARTIN'da bisikletiyle yaya geçidinden yolun karşısına geçmeye çalışan çocuğa, otomobil çarptı. Savrulan çocuk yaralanırken, kaza güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, dün saat 18.00 sıralarında Çaydüzü Mahallesi Kazım Karabekir Caddesi’ndeki yaya geçidinde meydana geldi. Yolun karşısına geçmeye çalışan bisikletli çocuğa, otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan çocuğa, olay yerinden geçen vatandaşlar yardım etti. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, yaralı çocuğu Bartın Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Tedaviye alınan çocuğun yaralandığı kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Diğer yandan kaza, güvenlik kamerasına yansıdı. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------

- Kaza anı

Haber: Ayhan ACAR/BARTIN, (DHA)

Etiketler: Gündem
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-goruntulu-yurt-haber-bulteni-3-462346
Çıktı tarihi: 14.10.2026 12:33