1) KAYBOLAN 6 YAŞINDAKİ BÜNYAMİN, TAHTA PALETLER ÜZERİNDE UYURKEN BULUNDU
ANTALYA'nın Serik ilçesinde evin yakınında oynarken kaybolan Bünyamin Çitçi (6), 9 saat sonra tahta paletler üzerinde muşamba arasında uyurken bulundu.
Gedik Mahallesi Karakoyunlar mevkisindeki evlerinin yakınında oynayan Bünyamin Çitçi, dün saat 18.00 sıralarında ortadan kayboldu. Çocuğu bulamayan ailesi muhtardan yardım istedi. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbar üzerine arama çalışması başlatıldı. AFAD, polis ve sağlık ekiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen aramalar sonucunda küçük Bünyamin, saat 03.00 sıralarında evin yanındaki kümes ve depo olarak kullanılan tahta paletler üzerindeki muşambalar arasında uyurken bulundu. Sağlık kontrolünden geçirilen çocuğun durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Bünyamin Çitçi’nin bulunma anları cep telefonuyla görüntülendi. Ekiplerin birkaç kez adıyla seslendiği Bünyamin'in uyandığı, karşısında ekipler ve aramaya katılan vatandaşları görünce şaşırdığı ve bir süre kendisine gelemediği görüldü. Ekiplerin ve aramaya katılanların çocuğun bulunmasıyla yaşadığı mutluluk da görüntülere yansıdı. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Bünyamin'in tahta paletler üzerinde uyurken bulunması
-Ekiplerin çalışmaları
-Yakınlarından görüntü
-Bünyamin'in bulunduğu yerden çıkarılması
Haber- kamera: Namık Kemal KILINÇ/SERİK (Antalya), (DHA)-
=================================================
2) ARANAN HÜKÜMLÜ, BASKINA GELEN POLİSLERİ GÖRÜNCE BALKONDAN KAÇMAYA ÇALIŞTI
HATAY'ın İskenderun ilçesinde uyuşturucu suçlarından kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan E.B. ile iş yeri kurşunlama olayına karışan 2 şüpheli tutuklandı. Şüphelilerden E.B., polisin operasyonu sırasında balkondan kaçmaya çalışırken yakalandı.
Olay, 8 Eylül'de ilçedeki Hürriyet Mahallesi'nde meydana geldi. C.G. ile M.T. bir iş yerine tabancayla ateş edip, kaçtı. Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen polis ekipleri, kimliklerini tespit ettiği şüphelilerin Karaağaç Mahallesi'nde bir evde saklandığını belirledi. Adrese baskın yapan ekipler, 2 şüpheliyi gözaltına aldı. Bu sırada aynı evde saklanan, uyuşturucu suçlarından kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan E.B., balkondan kaçmaya çalıştı. E.B. de polis ekipleri tarafından yakalandı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli tutuklandı. İş yerine yapılan silahlı saldırı anları ile E.B.'nin kaçmaya çalıştığı anlar güvenlik ve cep telefonuyla görüntülendi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------------
- Aranan hükümlünün balkondan kaçmaya çalıştığı anlar
- Ele geçirilen malzemeler
- Şüphelilerin adliyeye sevki
Haber: Ufuk AKTUĞ-Kamera: İSKENDERUN(Hatay),(DHA)
=================================================
3) ANTALYA TURİZMİNE AVRUPA UYARISI
ANTALYA'nın 2026 yılı Ocak-Ağustos dönemindeki turizm verilerini değerlendiren Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, kentin en önemli 5 kaynak pazarından 4'ünde düşüş yaşandığını söyledi. Zengin büfeli her şey dahil sisteminin artık tek başına yeterli olmadığını aktaran Yavuz, Avrupalı turistin farklı deneyimler sunan, en önemlisi ödediği paranın karşılığını alabildiği destinasyonları tercih edeceğini aktardı.
Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, 2026 yılı 8 aylık dönemin sonuçlarını değerlendirdi. Verileri Avrupa'nın Antalya'ya uyarısı olarak nitelendiren Yavuz, bu yılın performansını önceki yılların verileriyle karşılaştırdığında ilk dikkatini çeken konunun, Almanya ve İngiltere gibi iki ana pazardaki ivmenin aşağıya dönmesi olduğunu açıkladı. Bu iki pazara son yılların yükselen yıldızı Polonya ile her daim ilk beşte yer alan Hollanda eklenince tablonun daha da netleştiğini belirten Yavuz, “Avrupa pazarlarımız S.O.S veriyor. En önemli 5 pazarımızın 4'ünde kayıp var. 'Sayı önemli değil, saymayı bırakalım, gelire bakalım' söylemleriyle girdiğimiz sezonda sayısal düşüş yaşamak, doğal olarak olası turizm gelirini de aşağıya çekti" dedi.
YARIM MİLYAR DOLARLIK KAYIP
Geçen yıla göre kaybedilen 672 bin ziyaretçinin kişi başına ortalama 750-800 avro harcama yaptığı varsayıldığında, potansiyel gelir kaybının yarım milyar avro civarında olduğunu söyleyen Yavuz, "Elbette bu kesinleşmiş bir gelir hesabı değil, kaybın ekonomik büyüklüğünü göstermek amacıyla yapılmış tahmini bir projeksiyon. Hem ziyaretçi sayısı hem de olası turizm geliri açısından kayıpla kapattığımız 8 ayın ardından çıkarmamız gereken önemli dersler bulunuyor" diye konuştu.
30 ÜLKEDEN 26'SI DÜŞTÜ, 4'Ü ARTTI
Antalya'nın ilk 30'daki kaynak pazarların 26'sında düşüş, 4'ünde artış yaşandığını belirten Yavuz, “Artış gösteren ülkeler Rusya, Ukrayna, Macaristan ve Özbekistan. Bu 4 pazardan gelen toplam artış 48 bin kişiyle sınırlı kalırken, gerileyen 26 pazardaki toplam kayıp 640 bin kişiye ulaştı. Böylece ilk 30 kaynak pazardaki net kayıp 592 bin kişi oldu. Antalya'nın toplam yabancı ziyaretçi kaybının yüzde 88'i ilk 30 pazarda gerçekleşti" dedi.
SON 5 YILDA 3 FARKLI TABLO
Son 5 yılda turizmde 2022-2024 yıllarını güçlü büyüme, 2025'i duraklama, 2026'yı ise gerileme dönemi olarak gösteren Yavuz, “Verilerin verdiği en kritik mesaj ise Avrupa pazarındaki düşüş eğilimi, ilk 5 pazarımızın 4'ü geriledi. Bu noktada sorulması gereken asıl soru, düşüşün arkasındaki temel nedenler. Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, kaynak ülkelerdeki ekonomik baskılar ve hayat pahalılığı, güvenlik algısı, rakip destinasyonların performansı ve Antalya'daki ürün-fiyat dengesi ilk aklımıza gelenler" diye konuştu.
Araştırmalara göre Avrupa'daki uluslararası ziyaretçi sayısının 2026'nın ilk yarısında yüzde 5, geceleme sayısının ise yüzde 4,8 arttığını dile getiren Yavuz, “Bu tablo ekonomik belirsizliklerin, yüksek fiyatların ve jeopolitik risklerin seyahat talebini ortadan kaldırmadığını, buna karşılık turistleri daha seçici ve sorgulayıcı hale getirdiğini gösteriyor. Antalya'daki gerilemeyi doğru değerlendirebilmek için rakip destinasyonların performansına da bakmak gerekiyor. Akdeniz çanağındaki rakiplerimiz İspanya, Yunanistan, İtalya, Malta ve Portekiz, 2026 yılında büyümesini sürdürdü" dedi.
DEĞER ALGISINDAKİ BOZULMA
Sorunun Avrupa'nın seyahat etmekten vazgeçmesi değil, Antalya'nın Avrupalı turistin öncelikli destinasyon tercihleri içindeki ağırlığını kaybetmeye başlaması olduğunu kaydeden Yavuz, "Bölgemizdeki savaş ortamının, hava sahası kısıtlamalarının ve uçuş iptallerinin rezervasyonları olumsuz etkilediği yadsınamaz. Fakat Antalya'daki ivme kaybı aslında 2025 yılında başlamıştı. Dolayısıyla jeopolitik gelişmeler gerilemeyi hızlandırmış olabilir ancak mevcut kaybı tek başına açıklamaya yetmez. Bu kaybın en belirleyici nedenlerinden birinin fiyat-fayda, daha doğru bir ifadeyle değer algısındaki bozulma olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
TÜRKİYE PAHALILAŞTI ALGISI
Fiyat kavramının sadece otel, uçak bileti veya paket tur bedeli olmadığını dile getiren Yavuz, “Havalimanındaki 1 şişe sudan taksi tarifesine, restoran ve kafe harcamalarından ören yeri giriş ücretlerine kadar turistin karşılaştığı bütün harcama kalemleri bu algıyı doğrudan şekillendiriyor. 'Türkiye pahalılaştı' söylemleri de bu algıyı besliyor. Günümüzde tek bir olumsuz deneyim bile dijital mecralar üzerinden adeta ışık hızıyla milyonlarca potansiyel turiste ulaşabiliyor. Yüksek hizmet kalitesiyle uygun fiyatın birleşmesi, Antalya'yı rakiplerinin önüne geçiriyordu. Bugün ise Avrupalı turist yalnızca oda fiyatına bakmıyor. Toplam tatil bütçesini hesaplıyor, ödediği bedelle yaşadığı deneyim arasındaki denge bozulduğunda da alternatif destinasyonlara yöneliyor" dedi.
Avrupalı turistin bugünkü Antalya fiyatını kentin 5 yıl önceki fiyatlarıyla karşılaştırmadığına da dikkat çeken Yavuz, “Mısır, Yunanistan, İspanya ve diğer Akdeniz destinasyonlarının fiyatlarıyla karşılaştırıyor. Daha ekonomik alternatif arayan turist Mısır'ı, farklı bir ürün ve deneyim arayan turist ise Yunanistan veya İspanya'yı değerlendirebiliyor. Elimizde 'Antalya'ya gelmeyen turist doğrudan şu ülkeye gitti' diyebileceğimiz veri bulunmuyor. Ancak göstergeler, Avrupalı turistlerin tatil planlarını tamamen iptal etmediğini, başka destinasyonları tercih ettiğini ortaya koyuyor" diye konuştu.
HER ŞEY DAHİL TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Ortaya çıkan tablodan çıkarılması gereken en önemli dersin eylül ayı itibarıyla Avrupa'dan gelen bu açık uyarıyı doğru okumak olduğunu belirten Yavuz, şunları söyledi:
"Rotasını rakip destinasyonlara çeviren kitlenin daha da büyümesini beklemeden harekete geçmeliyiz. Öncelikle Antalya'nın fiyat rekabetini varsayımlarla değil, rakip destinasyonlardaki gerçek paketlerle karşılaştırarak analiz etmeliyiz. Yani biz gerçekten daha mı pahalıyız, bunu defalarca ölçmeliyiz. Turistin yalnızca otelde değil, destinasyon genelinde yaptığı toplam harcamayı göz önünde bulundurmalıyız. Uçuş kapasitelerindeki ve tur operatörü kontenjanlarındaki değişimleri pazar bazında incelemeliyiz. Hizmet kalitesini, sürdürülebilir misafir memnuniyetini, güvenlik algısını ve Antalya'nın deniz-kum-güneş dışındaki deneyim çeşitliliğini yeniden değerlendirmeliyiz. Özellikle güçlü olduğumuz alanları öne çıkarmalıyız. Sahillerdeki sigara yasağı bile dile getirilmeli. Avrupa pazarının Antalya'ya verdiği mesaj son derece açıktır. Yalnızca yatak kapasitesi, güneş, deniz ve zengin büfeli her şey dahil sistemi artık tek başına yeterli değil. Avrupalı turist bundan sonra güven veren, farklı deneyimler sunan ve en önemlisi ödediği paranın karşılığını alabildiği destinasyonları tercih edecek." (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------
ARŞİV
Haber: Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)-
=================================================
4) KALDIRIMDA OTURURKEN OTOMOBİL ÇARPTI
ADIYAMAN'ın Kahta ilçesinde kaldırımda otururken otomobilin çarptığı Adem Gezer, (19) ağır yaralandı.
Kaza, gece saatlerinde Hürriyet Mahallesi Haci Bozkurt Caddesi’nde meydana geldi. Emine İ.'nin kontrolünü kaybettiği 64 ABV 067 plakalı otomobil, kaldırımda oturan Adem Gezer’e çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Gezer, ilk müdahalesinin ardından Kahta Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Gezer’in durumunun ağır olduğu belirtildi.
Otomobil sürücüsünün gözaltına alındığı kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------------------
-Ambulansın hastaneye girişi
-Yaralının ambulanstan indirilmesi
- Yaralı sedye üzerinde acile götürülmesi
- Polis ekipleri
- Yakınları
- Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Şevket BOZKURT-ADIYAMAN-DHA)
=================================================
5) SUP BOARDDA KEYİF KADAR RİSK DE BÜYÜK
SON yıllarda hızla yaygınlaşan SUP board (ayakta kürek sörfü), doğru bilgi ve güvenlik kuralları olmadan yapılınca ciddi riskler barındırıyor. Bir sörf tahtası ve küreğin yettiği sporda, can yeleği ve ayak bağının kullanılması, rüzgar ve akıntının takip edilmesi hayati önem taşıyor. Türkiye Kano Federasyonu onaylı eğitimci Aysel Gizem Ağgünlü (33), herkesin can yeleği giymesinin zorunlu olduğuna dikkat çekip, "Dalga, rüzgar, akıntı olduğu zaman suya çıkmıyoruz. Etkinlikleri de 'İptal oldu, çıkmıyoruz' diyerek iptal ediyoruz" dedi.
Su sporlarına ilgi duyanların son dönemde tercih ettiği aktivitelerden biri de SUP board. Kürekle su üzerinde yapılan spor hem bireysel hem grup halinde gerçekleşebiliyor. Katılımcılar belirlenen noktalarda buluşarak kimi zaman gün doğumuna karşı, kimi zamansa gün batımında ışıklı SUP boardlarla suya açılıyor. Düzenlenen etkinliklerde, grubun 60-70 kişiye kadar ulaştığı oluyor. SUP boarda ilk kez çıkanlar, oturarak ya da dizlerinin üzerinde dururken; dengesini sağlayabilenler, ayakta kürek çekerek ilerliyor.
DAKİKALAR İÇİNDE METRELERCE AÇIĞA SÜRÜKLÜYOR
Sporu yapmak için bir sörf tahtası ve kürek yetiyor. SUP boardı gören 'Ben de yapacağım' diyor. Ama sanal medyada yayılan akımın keyfi kadar tehlikesi de büyük. Her yaştan kişinin ilgi gösterdiği sportif aktivite, doğru bilgi ve güvenlik kuralları olmadan yapılınca ciddi riskler barındırıyor. Dakikalar içinde metrelerce açığa sürüklenmemek için kıyıdan açığa doğru esen rüzgarlarda denize çıkmamak gerekiyor. Can yeleği ve ayak bağının kullanılması, rüzgar ve akıntının takip edilmesi hayatı önem taşıyor.
'GÜVENLİ SAAT VE ROTAYI SEÇMEK ÇOK ÖNEMLİ'
2 yıldır SUP board sporu yapan Türkiye Kano Federasyonu onaylı eğitimci Aysel Gizem Ağgünlü, "Dalga, rüzgar, akıntı olduğu zaman suya çıkmıyoruz. Etkinlikleri de 'İptal oldu, çıkmıyoruz' diyerek iptal ediyoruz. Yüzme bilmeyenler ya da bilenler fark etmeksizin kesinlikle can yeleği olmadan çıkmıyoruz. Akıntı olunca da çıkmıyoruz. Bir de rüzgar ve su koşullarını önemsemek gerekiyor. Güvenli saat ve rotayı seçmek çok önemli. İlk kez bu sporu yapacaklara ön bilgilendirme eğitimini veriyoruz. Cankurtaranımız, ilk yardım personelimiz var. Türkiye Kano Federasyonu'ndan sertifika alan eğitmenlerle eğitim veriyoruz" diye konuştu.
'EN SIK YAPILAN HATA, AYAKLARA BAKMAK'
Su sporlarına ilgisi olduğu için SUP board yapmaya başladığını söyleyen Ağgünlü, kız kardeşi ve kızını da bu spora teşvik ettiğini belirtti. Her hafta 2 gün SUP board gruplarıyla etkinlik düzenlediklerini ifade eden Aysel Gizem Ağgünlü, "İlk kez SUP boarda çıkanlar, en çok denge kurmakta zorlanıyorlar. Özellikle ayağa kalkma anı heyecanlı olabiliyor. Ama doğru duruşu ve kürek kullanımını gösterdiğimizde çoğu kişi kısa süre içinde kendine güvenip, rahatça ilerleyebiliyor. İsteyenler oturarak veya diz üstünde başlayıp, sonrasında ayağa kalkabiliyor. En sık yapılan hata, ayaklara bakmak ve vücudu kasmak oluyor. Oysa karşıya bakıp, dizleri hafif kırarak rahat kalınca denge çok daha kolay kuruluyor. Dışarıdan çok sakin görünse de denge, karın-bel bölgesi, bacaklar, sırt ve kollar aynı anda çalışıyor. Aynı zamanda açık havada, denizin üzerinde olmak zihinsel olarak da çok iyi geliyor. İnsanlar spor yaptığını fark etmeden hareket ediyor, sosyalleşiyor ve gerçekten dinleniyor. SUP’ın en güzel tarafı, denizi sadece kıyıdan izlemek yerine onunla gerçekten temas kurabilmek. Karadan ulaşılması zor, sakin koylara girebiliyor, tertemiz sularda yüzebiliyoruz. Denizin üzerinde kahvaltı, kahve ya da yemek molası vermek bile başlı başına farklı bir deneyim. Amacımız; denize girme keyfini daha özel, daha hareketli ve unutulmaz hale getirmek" dedi.
'KESİNLİKLE CAN YELEĞİ OLMASI LAZIM'
Grup halinde yapılan etkinliklerde katılımcıların, belirlenen rota ve güvenlik kuralları doğrultusunda hareket etmesinin önemini vurgulayan SUP board eğitmeni Aykut Gürer (37), "İlk yaptığımız zamanlarda düşebiliyoruz. Düştüğümüzde yaşadığımız heyecan bile insana farklı bir şey katıyor. Bence herkesin denemesi gereken bir spor. Ama kesinlikle can yeleği olması lazım. ‘İyi yüzme biliyorum’ diyebilir ama suya düştüğünde, panik anında kendisini yönetemeyebilir. En azından can yeleği üzerinde olmalı. Boardların ayak bağları da kesinlikle takılmalı. Board kişiden uzaklaşırsa onu yakalamaya çalışırken daha fazla yorulabilir. Her yaştan kişi, SUP board yapabilir. Yüzme bilmeyenler ise antrenör, cankurtaran veya bu alanda deneyimli kişilerle suya çıkmalı" diye konuştu.
11 YAŞINDA ANNESİYLE SUYA AÇILIYOR
Annesi Aysel Gizem Ağgünlü ile denize açılan Eylül Beren Hacıoğlu (11) ise ilk kez İznik Gölü’nde SUP board yaptığını, zamanla kürek kullanmayı öğrendiğini söyledi. Suya açılırken güvenlik önlemlerine dikkat ettiğini söyleyen Hacıoğlu, "Yapabileceğimi düşünmüyordum. Zor görünüyordu ama yaptığımda çok keyifli olduğunu gördüm. Annem bana kürek çekmeyi öğretti. Daha sonra ben de yapabildiğim için bana SUP board aldı. Şimdi grubumuz var. Annemle sürekli SUP board yapmaya çıkıyoruz. Annemden ayrılmıyorum ve çok fazla açılmıyoruz. SUP boarda çıkmadan önce can yeleğimi kesinlikle giyiyorum ve ayak bağımı takıyorum. Düşersem board benden uzaklaşmasın diye bunlara dikkat ediyorum" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Cennet PORSUK anons
-SUP board etkinliği dron görüntüleri
-Etkinlikten cep telefonu görüntüleri
-SUP board yapılmasından detaylar
-Aysel Gizem Ağgünlü röportaj
-Aykut Gürer röportaj
-Eylül Beren Hacıoğlu röportaj
-aber-Kamera: Cennet PORSUK-Özgül ATABEY/BURSA, (DHA)
=================================================
6) SAKARYA’DA UYUŞTURUCU OPERASYONLARI: 3 TUTUKLAMA
SAKARYA'nın Adapazarı, Serdivan ve Akyazı ilçelerinde polis tarafından düzenlenen 3 ayrı operasyonda, uyuşturucu madde ve silahlar ele geçirildi. Gözaltına alınan 3 şüpheli çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.
Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının önlenmesine yönelik çalışma kapsamında Adapazarı, Serdivan ve Akyazı ilçelerinde 3 ayrı operasyon düzenledi. Operasyonlarda E.Ö.K., Ö.T. ve E.P. yakalandı.
Şüphelilerin üzerlerinde ve adreslerinde yapılan aramalarda 3 ruhsatsız tabanca, 1 kurusıkı tabanca, 2 parça halinde toplam 2 kilo skunk, 7,20 gram esrar, 1 hassas terazi, 1 rulo alüminyum folyo, 1 değirmen, zıvana olarak tabir edilen aparat, 4 şarjör ve 7 fişek ele geçirildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.Ö.K., Ö.T. ve E.P., mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Polis ekiplerinin arama yapması
-Şüphelinin şubeden çıkartılışı
Haber: Serhat YILMAZ/(Sakarya),(DHA)