Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
Yaşam
Ana Sayfa » Yaşam » DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

📅 25.10.2026 10:20 ⏱ 17 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1) BALIK TUTARKEN GÖLE DÜŞTÜ, CANSIZ BEDENİ BULUNDUADANA'da balık tuttuğu sırada dengesini kaybettiği iddia edilen Müslüm U. (25), Seyhan Baraj Gölü'ne düşerek boğuldu.Olay, dün saat 18.30 sıralarında Çukurova ilçesi Dörtler Mahallesi'nde meydana geldi. Arkadaşlarıyla balık tutmak için Seyhan Baraj

1) BALIK TUTARKEN GÖLE DÜŞTÜ, CANSIZ BEDENİ BULUNDU

ADANA'da balık tuttuğu sırada dengesini kaybettiği iddia edilen Müslüm U. (25), Seyhan Baraj Gölü'ne düşerek boğuldu.

Olay, dün saat 18.30 sıralarında Çukurova ilçesi Dörtler Mahallesi'nde meydana geldi. Arkadaşlarıyla balık tutmak için Seyhan Baraj Gölü kıyısına gelen Müslüm U., iddiaya göre dengesini kaybederek suya düştü. Bir süre suda çırpınan Müslüm U., ardından gözden kayboldu. Arkadaşlarının ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve su altı polisi sevk edildi. Gölde arama yapan dalgıç polisler, sabah saatlerinde Müslüm U.'nun cansız bedenine ulaştı. Müslüm U.'nun cansız bedeni, otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Polis, olaya ilişkin inceleme başlattı. (DHA)

Görüntü dökümü

-----------------------

-Suda arama çalışması

-Ekiplerin cansız bedene ulaşması

Haber: Yusuf YILDIZ - Kamera: Adana, (DHA)

=========================================

2) 'İLK OLİMPİYAT ATEŞİ' EFSANESİNİN ADRESİ YANARTAŞ, TURİSTLERİN UĞRAK NOKTASI

ANTALYA'nın Kemer ilçesinde 'ilk olimpiyat ateşi' efsanesiyle anılan Yanartaş, çoğunluğu yabancı olmak üzere turistlerin ziyaret ettiği duraklardan biri. Kayalıklar arasındaki bazı ateş çıkışlarının sönmüş olduğu görülen alanın diğer noktalarında binlerce yıldır alevler yükseliyor.

Çıralı'da Doğa Koruma ve Milli Parklar'ın sorumluluğundaki Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içerisinde bulunan Yanartaş, kayaların arasından çıkan doğal ateşi ve mitolojik anlatılarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Likya Yolu güzergahındaki alanda, doğa yürüyüşüne çıkan yerli ve yabancı turist grupları mola vererek alevleri ve çevredeki tarihi kalıntıları inceliyor. Bazı ziyaretçiler ise ateşte marşmelov pişiriyor.

BAZI NOKTALARDA ATEŞ SÖNMÜŞ

Yanartaş'ta son günlerde yapılan gözlemlerde; daha önce ateş çıkan bazı noktalarda alev bulunmadığı, diğer kaya çatlaklarında ise yanmanın sürdüğü görüldü. Kayalık yüzeyde birbirinden ayrı noktalardan yükselen alevler, yürüyüşçülerin ziyaret ettiği alanın odağını oluşturuyor. Bazı çıkışlarda ateşin sönmüş olmasının nedeni ve bu durumun geçici olup olmadığına ilişkin henüz bir tespit bulunmuyor.

LİKYA YOLU'NDA ATEŞ MOLASI

Likya Yolu'nun bu etabında yürüyen turist grupları, rotalarına Yanartaş ziyaretini de ekliyor. Sırt çantaları ve yürüyüş batonlarıyla alana ulaşan ziyaretçiler, kayaların arasından yükselen ateşin çevresinde mola veriyor, fotoğraf çekiyor. Yoğun ziyaretçi hareketliliğinin görüldüğü Yanartaş'ta, grupların ağırlıklı yabancı turistlerden oluşması dikkati çekiyor.

ATEŞİN KAYNAĞI DOĞAL GAZ SIZINTISI

Bölgede geçmişte incelemeler yapan, Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nden Prof. Dr. Fuzuli Yağmurlu, 2017'de DHA'ya yaptığı açıklamada, ateşin doğal gaz sızıntısından kaynaklandığını belirtmişti. Gazın antik dönemlerde yıldırım veya insan etkisiyle tutuşmuş olabileceğini ifade eden Yağmurlu, "Bu ateş, bu bölgede çok önemli bir doğal gaz sızıntısı olduğunu gösteriyor" demişti. Yağmurlu, yer altından yüzeye ulaşan gazın kaynağına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.

METANIN OLUŞUMU ARAŞTIRILDI

Yanartaş'ı besleyen gazın kökeni, uluslararası bilimsel araştırmalara da konu oldu. Giuseppe Etiope ve Artur Ionescu'nun çalışmasında; rutenyum elementinin katalizör etkisiyle düşük sıcaklıklarda, biyolojik bir kaynak olmadan metan oluşabileceği deneylerle gösterildi. Bu bulgu, Yanartaş gibi gaz çıkışlarının bulunduğu kayaç ortamlarında metanın nasıl oluşabileceğine ilişkin bilimsel açıklamalar arasında yer aldı.

YER ALTINDAN ALEV SAÇAN KİMERA

Öte yandan Yanartaş'ın alevleri, mitolojide 'Kimera' adlı canavarla ilişkilendiriliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Kültür Portalı'nda aktarılan efsaneye göre; aslan başlı, keçi gövdeli ve yılan kuyruklu Kimera, ağzından ateş saçıyor. Kanatlı atı Pegasos ile canavarın karşısına çıkan Bellerophontes, Kimera'yı yerin dibine gömüyor. Ancak canavar alev saçmayı sürdürüyor, Yanartaş'taki ateşin de bu alevler olduğuna inanılıyor.

OLİMPİYAT ATEŞİ EFSANESİ

Aynı anlatıya göre; Bellerophontes'in zaferini kutlamak için Olympos'ta yarış düzenleniyor. Atletler, Yanartaş'ın kutsal kabul edilen ateşiyle meşalelerini tutuşturup Olympos'a koşuyor. Kültür Portalı'nda bu yarışlar, Olimpiyat Oyunları'nın Anadolu'daki ilk örneği olarak anlatılıyor. 'İlk olimpiyat ateşi' yakıştırmasıyla da tanınan Yanartaş, bugün bu efsanesi ve doğal alevleriyle Likya Yolu yürüyüşçülerinin ziyaret duraklarından biri. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Yanartaştan görüntü

-Yanartaşın yanında duran kediden görüntü

-Yanartaşın alevlerinden detay

-Bölgedeki yerli ve yabancı turistlerin görüntüsü

-Bölgeden genel detay görüntü

Haber- kamera: Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)-

=========================================

3) KAYSERİ’DE İMECE USULÜ KIŞLIK YUFKA EKMEĞİ GELENEĞİ

KAYSERİ'nin Yeşilhisar ilçesi Kuşçu Mahallesi’ndeki yufka ekmeği geleneği, kış aylarının yaklaşmasıyla imece usulü gerçekleştiriliyor. Kadınlar, her yıl aynı dönemde bir araya gelip, kışlık ekmeklerini imece usülü hazırlıyor.

Yeşilhisar Kuşçu Mahallesi'nde geleneksel olarak sürdürülen yufka ekmeği yapımı için, gece saatlerinde yoğrulan hamur sabaha kadar dinlenmeye bırakılıyor. Sabahın erken saatlerinde bir araya gelen kadınlar, dinlenen hamuru küçük bezelere ayırıp oklavayla ince şekilde açıyor. Açılan hamurlar, odun ateşiyle ısıtılan tandırın üzerine serilip pişmeye bırakılıyor. Hazırlanan yufka ekmekleri, kış boyunca yenmek üzere evlerde muhafaza ediliyor.

‘DOĞAL EKMEK YİYORUZ’

Yufka ekmeğinin yapılış aşamalarını anlatan 2 çocuk annesi Gülhan Öztürk (46), "Komşularla toplandık, imece usulü yufka yapıyoruz. Kendi tarlamıza ekip hasat ettiğimiz buğdayları değirmende öğütüyoruz. Her şey organik. Kendi arpa unumuzu da öğütüp yufkayı onunla açıyoruz. Komşularla yardımlaşıyoruz. Tarlamızdan topladığımız odun ve talaşla tandırımızı yakıyoruz. Hep beraber her gün bir komşunun ekmeğini yapıyoruz. Yufkamızı kendi unumuzla hazırlayıp doğal ekmek yiyoruz. Hazır, mayalı ekmek almıyoruz. Artık hastalıklar çoğaldı, insanlar kilo alıyor. Gençlerimiz hep hazır ekmek yiyor, organik beslenmiyorlar. Herkes ekmeğini kendi yaparsa daha iyi olur. Gençlerimiz hazıra alışmasın, kendileri yapsınlar" dedi.

‘KÖYDE HAYAT VAR’

Köyde her şeyi organik hazırladıklarını vurgulayan Öztürk, "Kendi arazimiz ve elma bahçemiz var. Fasulye ekiyoruz, elmamızı topluyoruz. Kabak çekirdeği ekiyoruz, ay çekirdeğimizi kurutuyoruz. Hepsini kendimiz yapıyor ve tamamen doğal yaşıyoruz. Köyde hayat var. Pekmezimizi, üzümümüzü, yufkamızı kendimiz hazırlıyoruz. Yapmak zor olsa da kadınlar çok yorulsa da köyde hayat var” diye konuştu.

Kuşçu Mahallesi Muhtarı Feridun Öztürk (57) ise "Ekim ayında köyümüzde yufka yapılır. Kadınlar sabah saat 4'te kalkıp hamur yoğururlar, sabaha karşı başlayıp saat 13.00’e kadar yufka yaparlar. Tandırı önceden hazırlar, sacını getirirler. Kendi yetiştirdiğimiz buğdayı değirmende öğütüp un yaparız, yufkayı da ondan hazırlarız. Bahara kadar da tüketiriz. Köyde herkes kendi yetiştirdiği ile yetiniyor; kendimiz üretiyor, kendimiz yiyoruz. Eşe dosta da gönderiyoruz. Kendin yetiştirmezsen olmuyor” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Yufka yapımından genel ve detay

-Kadınların çalışmaları

-Gülhan Öztürk ile röp

-Feridun Öztürk ile röp

Haber-Kamera: Metin DEĞİRMENCİ/KAYSERİ, (DHA)

=========================================

4) AİLE İÇİNDE 'PHUBBİNG' TEHLİKESİ; TELEFON İNSANLAR ARASINDAKİ GÖZ GÖZE İLETİŞİMİ BÖLÜYOR

SİVAS Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci, aile içi iletişimde dijital cihazların etkisini ortaya koymak üzere 1057 kişinin katılımıyla bir araştırma gerçekleştirdi. Dilci, kendi geliştirdiği 'dijitanaliz' araştırmasında aile bireylerinin; konuşurken telefona bakmak, göz temasını azaltmak, dinlerken başka ekranlarla ilgilenmek ve aile sohbetlerine sınırlı katılmak anlamına gelen 'phubbing' (akıllı telefon bağımlılığı yüzünden karşısındakini dışlama) davranışına maruz kaldığını ortaya koydu. Dilci, "Bulgular, aynı evde yaşamalarına rağmen aile bireylerinin gerçek bir iletişim temelinde birbiriyle anlaşamadıklarını ve temas kuramadıklarını net bir şekilde gösteriyor" dedi.

SCÜ Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, 1057 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği 'dijitanaliz' araştırmasında, dijital cihazların aile içi iletişim üzerindeki etkilerini inceledi. Dilci’nin kendi geliştirdiği araştırma, aile bireylerinin bir aradayken telefonla ilgilenmesi, göz temasından kaçınması, dinleme sırasında başka ekranlara yönelmesi ve aile sohbetlerine yeterince katılmaması gibi davranışların yaygınlığına dikkat çekti. ‘Phubbing’ olarak adlandırılan bu davranışın, akıllı telefon nedeniyle karşıdaki kişiyi görmezden gelme ve iletişimden dışlama anlamına geldiği belirtildi.

'PHUBBİNG TEHLİKESİ BÜYÜYOR'

Prof. Dr. Dilci, araştırma sonuçlarına göre ailelerin devamlı iletişim kesikliği yaşadığını belirterek, "Phubbing tehlikesi büyüyor. Yeni bir lüks yaşantımıza girdi. Bu lüks nedir diye soracak olursak, aile içerisindeki iletişim esnasında dikkat erişiminin kısıtlanması ve dikkat erişimine istediğimiz zaman ulaşamamamız kaynaklı birtakım iletişim sorunlarının ve tatminsiz ilişkilerin ve doyumsuz davranış kodlarının oluşmasına sebebiyet vermektedir. 1050 kişi üzerinde yaptığımız çalışmaların verilerine göre aile bireyleri özellikle sosyal izolasyon geliştiriyor, aile içerisinde kendisini yabancılaştırıyor. Hem de dışarıya karşı da bir kapalılık söz konusudur. Dijitalin getirmiş olduğu çevredeki eylem ve fiillere karşı bir duyarsızlaşma olduğunu gözlemliyoruz. Aile içi dikkatin bölünmesinden kaynaklı sorunların da hayatımıza hızla girdiğini görmekteyiz ki bu sorunların başında tatminsiz ilişkilerin getirmiş olduğu aile içi çatırdamalar, bölünmeler ve yine ailede boşanmalara kadar varabilen, iletişim kazalarının olması ve birbirini anlayamamanın getirmiş olduğu sürekli dopamin endeksli dijital ekran temas süresinin artmasıyla beraber aile içi iletişim zedeleniyor. Katılımcıların yüzde 37,8’inde yüksek düzeyde sosyal izolasyon ve dijital odaklanma göstergeleri, yüzde 54’ünde ise orta düzeyde temas göstergeleri belirlendi. Kadın katılımcıların yüzde 41,3’inde, erkek katılımcıların ise yüzde 34,2’sinde iletişim sırasında dijital cihaza yönelme veya iletişimin ekranla bölünmesi tespit edildi. Bu bulgular, aynı evde yaşamalarına rağmen aile bireylerinin gerçek bir iletişim temelinde birbiriyle anlaşamadıklarını ve temas kuramadıklarını net bir şekilde gösteriyor. İletişimsizlik oranının yüzde 40’lara yaklaşması, toplumumuzun bekası ve aile birlikteliği adına ciddi bir gelecek sorunu oluşturmaktadır" dedi.

'DİNLEME EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRMEMİZ GEREKİR'

Nitelikli dinlemenin sabote edilmesiyle ortaya çıkan bu olumsuzluğu gidermek için yapılması gerekenlere işaret eden Prof. Dr. Dilci, "Özellikle ailelerimize yemekte ‘telefonsuz yemek’ toplantıları şeklinde yaşamlarını kurgulamaları ve yine telefonu bırakarak karşıdaki kişiyi yüz yüze, göz göze, yakın temasla gerçek anlamda dinlendiğini hissettirmelidir. Buna göre de geri bildirimlerin verilmesi gerekir. Rol model olarak ailelerimizin yine doğru rol model olması ve çocukların da bundan etkilenmemesi adına eğer çocuklarımız, eşlerimiz ya da aile fertleri bizimle iletişim kurmak istiyorsa o an dijital nesneyi bırakıp gerçek anlamda yüzümüzü dönerek, onun göz seviyesiyle temasını sağlayarak orada gerçek dinleme eylemi veya fiilini gerçekleştirmemiz gerekir" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------------------------

-Prof. Dilci'nin açıklamaları

Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS, (DHA)

=========================================

5) KARADENİZ'DE İSTİLACI BÖCEK KABUSUNA 'SİBER' KALKAN

TRABZON Ticaret Borsası (TTB) koordinasyonunda yürütülen Avrupa Birliği (AB) destekli proje kapsamında; Karadeniz Havzası'nda tarımsal üretimi tehdit eden istilacı zararlılar, kurulacak 'İklim ve Zararlı Böcek Tespit İstasyonları' ile takibe alınacak. İstilacı zararlılara karşı geliştirilen projede; istasyonlardaki sensörler, feromon tuzaklar ve üreticilerin mobil uygulamaya yükleyeceği fotoğraflar entegre edilerek böcek popülasyonu anlık takip edilecek. TTB Başkanı Eyyüp Ergan, "Gürcistan ve Bulgaristan'a da istasyon kurarak bölgemize yaklaşan zararlıyı anlık tespit edeceğiz" dedi.

Trabzon Ticaret Borsası (TTB) koordinasyonunda yürütülen AB destekli AGRICOOP Projesi ile Karadeniz Havzası’nda fındık başta olmak üzere tarımsal üretimi tehdit eden istilacı zararlılar, 'İklim ve Zararlı Böcek Tespit İstasyonları' ile anlık takip edilecek. Aralık ayında Türkiye’nin yanı sıra, Bulgaristan ve Gürcistan’da 15 noktaya kurulumuna başlanması planlanan istasyonlarda; sensörler, görüntüleme sistemleri ve feromon tuzaklar aracılığıyla hava ve toprak koşulları ile zararlı böceklerin popülasyonu takibe alınacak. Elde edilen veriler, üreticilerin MAPPEST mobil uygulaması üzerinden bahçelerinde gördükleri zararlıların fotoğraflarını sisteme yüklemesiyle bir arada değerlendirilecek. Bu sayede zararlı istilacı türlerin hangi bölgelerde yoğunlaştığı, yayılış alanları ve mevsimsel hareketleri belirlendiği sistemle, tarımsal riskler erken belirlenecek.

'İSTASYONLAR SAYESİNDE POPÜLASYONU ÖĞRECEĞİZ'

Trabzon Ticaret Borsası Başkanı Eyyüp Ergan, "Projemiz, Trabzon Ticaret Borsası olarak Avrupa Birliği destekli bir çalışmadır. Proje’nin adı da ‘AGRICOP’ projesidir. Bu projeyle, Karadeniz Havzası'ndaki zararlıların popülasyonunu ölçeceğiz ve coğrafyamızda hangi zararlı ne derece yaygın buna bakacağız. Bu projede Gürcistan, Bulgaristan ve Samsun 19 Mayıs Üniversitesi ortağımızdır. Karadeniz Havzası’nda bu zararlıların hangi popülasyonda olduğunu kuracağımız istasyonlar sayesinde öğrenmeye çalışacağız. 15 istasyon kuracağız. İstasyonların büyük bir kısmı da Trabzon’da kurulacak. İstasyonlar hem feromon tuzaklarıyla zararlıları içine çekecek hem de çiftçilerimiz mobil uygulama indirdikten sonra bahçelerinde gördükleri zararlıların fotoğrafını çekerek sisteme yükleyecek. Böylelikle bölgedeki popülasyon ortaya çıkmış olacak" dedi.

'ÖLÇÜLEN POPÜLASYONLA MÜCADELE DAHA KOLAY OLACAK'

Başkan Ergan, "Fındıkta ve diğer ürünlerde kokarcadan kaynaklı zararları görüyorsunuz. Zamanında tedbirler alsaydık belki de daha az olacaktı. Popülasyonu ölçtükten sonra mücadelesi daha kolay olacak. Hangi zararlı, hangi zamanlarda ortaya çıkıyor ve ne derece artıyor konusunda istasyonlar yardımcı olacak. Bu istasyonların bölgemizde zararlılara karşı faydalı olacağını umuyorum. Aralık ayında istasyonları kuracağız, haziranda da bitireceğiz. Bu istasyonların görevleri devam edecek. İstasyonları takip ve tespite devam edecek. Gürcistan ve Bulgaristan’a 2 tane, Trabzon’a 9 ve Samsun’a da 2 tane kurulacak" diye konuştu.

'BÖLGEMİZE YAKLAŞAN DİĞER ZARARLILARI DA TESPİT EDECEĞİZ'

Sistemin, zararlıların tespitine ve izlenmesine odaklanacağına değinen Ergan, "Çiftçimiz bulunduğu bölgede hangi zararlıyı gördüyse onun fotoğrafını çekecek ve sisteme yükleyecek. Sistem hem sayacak hem de bölgeyi tespit edecek. Bu proje sadece zararlıyı tespit aşaması için olacak. Mücadele tabii ki devlet tarafında devam edecek. Bu yıl, geçen seneki kadar kokarca görülmedi. Samuray arılarıyla yapılan mücadele etkili oldu. Bölgemize yaklaşan diğer zararlıları da tespit edeceğiz. Karadeniz Havzası'ndaki popülasyonu ölçtüğümüz için Gürcistan ve Bulgaristan'a da istasyon kuracağız. Oradaki zararlıları da göreceğiz. Yaklaşan zararlıyı, gelen giden zararlıyı tespit edeceğiz" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Fındık bahçelerinden dron görüntüleri

-Fındık bahçelerinden görüntüler

-Kokarcalardan görüntüler

-TTB Başkanı Eyyüp Ergan'ın açıklamaları

-İlaçlama yapan belediye ekiplerinden görüntü

-Samuray arı salınımından görüntüler

Haber-Kamera: Selçuk BAŞAR-Efnan KÖSE/TRABZON, (DHA)

=========================================

6) BURDUR'DA TUGAY KAVŞAĞI’NDA YOL ÇALIŞMASI BAŞLADI

BURDUR'da trafik yoğunluğu yaşanan Tugay Kavşağı’nda çalışmalar başladı. Burdur Kent Konseyi tarafından hazırlanan proje kapsamında yol, 3 şeride çıkarılacak. Şehir içi trafik ile Antalya yönüne transit geçişlerin birbirinden ayrılması hedefleniyor.

Çalışmaların başladığı Tugay Kavşağı'nda incelemelerde bulunan Burdur Kent Konseyi Başkanı Orhan Akın, yolun geçmişte çevre yolu olarak planlandığını, ancak şehir içi ulaşımın artması ve transit geçişlerin aynı güzergahta yoğunlaşması nedeniyle mevcut yolun yetersiz kaldığını belirtti. Akın, vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine proje geliştirdiklerini söyledi. Kent Konseyi bünyesindeki Çevre, Şehircilik ve İmar Çalışma Grubu ile teknik ekibin bölgede incelemeler gerçekleştirdiğini ifade eden Akın, "Daha önceki yıllarda başlatılan çalışmaların tamamlanamadığını gördük. Ancak bugün yolumuzun 3 şeritli hale getiriliyor olması bizi son derece mutlu etti" dedi.

Yeni düzenlemeyle 2 şeridin şehir içi trafiğine, diğer şeridin ise diğer illere giden araçların transit geçişine ayrılacağını belirten Akın, çalışmalar tamamlandığında ulaşımın daha rahat hale geleceğini ifade etti. Akın, çalışmaların başlamasında emeği geçen Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan’a, Karayolları yetkilisi İsmail Baykal’a, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’e ve sahada görev yapan ekiplere teşekkür etti.

Projenin teknik detaylarına ilişkin açıklamalarda bulunan Kent Konseyi Çevre, Şehircilik ve İmar Çalışma Grubu Başkanı Mimar Gülnihal Uçak ise yaya kullanımının yoğun olmadığı ve kaldırımın geniş olduğu bölümde araç trafiğine yeni bir şerit kazandırılmasının daha uygun olacağını değerlendirdiklerini belirtti. Uçak, "Bununla alakalı teknik ekibimizle analizlerimizi yaptık. Sayısal verilerimizi kullandık. Yaklaşık 50 metre kadar geriden yeni bir şerit açılmasının uygun olacağını gördük. Projelendirdik ve yetkili kişilere sunduk. Şu anda da çalışmalar gerçekleştiriliyor" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Ekiplerin çalışması

-Orhan Akın'ın açıklamaları

-Gülnihal Uçak'ın açıklamaları

-Detay

Haber- kamera: Mesut MADAN/BURDUR,(DHA)-

===================================

Etiketler: Gündem
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-goruntulu-yurt-haber-bulteni-2-467894
Çıktı tarihi: 25.10.2026 11:59