Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
güncel
Ana Sayfa » güncel » DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

📅 18.10.2026 10:04 ⏱ 15 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1) DEREYE DÜŞEN CİPİN SÜRÜCÜSÜ KURTULDU, KAYIP 2 KİŞİ ARANIYORKOCAELİ'nin Gebze ilçesinde dereye düşüp sele kapılan cipteki 3 kişiden sürücü Mustafa Deniz Ertaş kurtuldu, kayıp olan arkadaşları Doğan Arslan ve Fatih Demirtaş ile araca ulaşmak için arama kurtarma çalışmaları sürüyor.Olay, dün saat 23

1) DEREYE DÜŞEN CİPİN SÜRÜCÜSÜ KURTULDU, KAYIP 2 KİŞİ ARANIYOR

KOCAELİ'nin Gebze ilçesinde dereye düşüp sele kapılan cipteki 3 kişiden sürücü Mustafa Deniz Ertaş kurtuldu, kayıp olan arkadaşları Doğan Arslan ve Fatih Demirtaş ile araca ulaşmak için arama kurtarma çalışmaları sürüyor.

Olay, dün saat 23.00 sıralarında, Gebze ilçesi Kadıllı Mahallesi Yediyer Caddesi yanındaki derede meydana geldi. Kadıllı Mahallesi’ndeki yazlıktan İstanbul’daki evlerine dönmek üzere yola çıkan Mustafa Deniz Ertaş yönetimindeki 34 HER 50 plakalı cip, dereye düştü. İhbar üzerine bölgeye AFAD, itfaiye, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Su Altı Arama Kurtarma ekipleri, Gebze Belediyesi Arama Kurtarma (GEAK), Çayırova Belediyesi Arama Kurtarma (ÇAKTİM), sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

AĞACIN DALINA TUTUNMUŞ

Sürücü Mustafa Deniz Ertaş’ın, aracın camını kırarak, araçtaki 2 arkadaşıyla birlikte dışarı çıktıklarını, kendisinin kıyıda bir ağacın dalına tutunup kurtulduğunu söylediği öğrenildi. Ertaş, araçtan çıktıktan sonra Doğan Arslan ve Fatih Demirtaş’ı bir daha görmediğini belirtti.

Kadıllı Mahallesi Muhtarı Ahmet Özyurt, sürücü Ertaş’ın kendilerine aracın dereye düştükten sonra yaklaşık 150 metre sürüklendiğini anlattığını söyledi. Derenin debisinin çok yüksek olduğunu ve bölgenin 3 derenin birleştiği noktada bulunduğunu belirten Özyurt, “Bu su Ömerli Barajı’na dökülüyor. 3 kişi araçla birlikte yaklaşık 150 metre kadar sürükleniyor. Sürücü sonra, ‘Üçümüz aracın camını kırdık, dışarı çıktık’ diyor. Sonra bu sürücü bir şekilde bir dala tutunarak kurtuluyor ama diğer arkadaşlarından şu ana kadar haber yok. Bir vatandaş görüyor, jandarma ekiplerine haber veriyor. Bu şekilde haberimiz oldu” dedi.Arama kurtarma çalışmalarında kayıp 2 kişi ile araca henüz ulaşılamadı. Kocaeli Jandarma Komutanı Tuğgeneral Şevket Avcı ile Gebze Belediye Başkan yardımcıları Mahmut Yandık ve Şener Akın da olay yerine gelip, ekiplerden bilgi aldı. Kayıp 2 kişiyi arama çalışmaları sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

-Olay yerinden görüntüler

-Ekiplerin çalışmaları

-Muhtar ile röp.

-Detay görüntüler

Haber: Erol POLAT/GEBZE(Kocaeli),(DHA)

=============================================

2) AMASRA'DA FIRTINA; DALGA BOYU 6 METREYE ULAŞTI

BARTIN’ın Amasra ilçesinde etkili olan fırtına nedeniyle denizde dalga boyu 6 metreye ulaştı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün turuncu kodlu uyarısının ardından ilçede kuzeybatı yönünden esen ve saatteki hızı 80 kilometreyi bulan rüzgar etkili oldu. Hava sıcaklığının 11 derece ölçüldüğü Amasra’da, Büyük Liman’da kayalara çarpan dalgalar 6 metreye kadar yükseldi. Dalgalar, limandaki restoranların pencerelerine kadar ulaştı. Amasra açıklarında bulunan kuru yük gemileri de kuvvetli rüzgar nedeniyle zor anlar yaşadı.

TEKNELER KARADENİZ’E AÇILAMADI

Sahil Güvenlik Batı Karadeniz Grup Komutanlığı ekipleri, teknelerin zarar görmemesi için önlem aldı. Fırtına nedeniyle balıkçı tekneleri denize açılmayıp, limana demirledi. Polis ekipleri Büyük Liman mevkisinde devriye gezip vatandaşları uyarırken, Amasra Belediyesi ekipleri de anonslarla dikkatli olunması çağrısında bulundu. Boztepe ile Kaleiçi mahallelerini bağlayan Kemere Köprüsü mevkisinde de kuvvetli rüzgar etkisini gösterdi.

ÇOK SAYIDA AĞAÇ DEVRİLDİ

Bartın'da etkili olan kuvvetli rüzgar nedeniyle Kurucaşile ilçesinde çok sayıda ağaç devrildi. İlçede sahil kenarında bulunan kameriyeler de devrilerek zarar gördü. Ayrıca enerji nakil hatlarının zarar görmesi nedeniyle ilçeye elektrik verilemiyor. Arıt Turanlar köyünde ise bir evin çatısı, kuvvetli rüzgar nedeniyle uçtu. Bartın-Kastamonu-Cide yolunun Uğurlu mevkisinde kara yolu ağaçların devrilmesi nedeniyle ulaşıma kapandı. Ekiplerin yolu açmak için çalışmaları sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------------

- Küçük Liman’da dev dalgalar

- Restoranlardan görüntü

- Balıkçıların zor anları

-Kurucaşile ilçesinde devrilen kamelyalar

-Devrilen ağaçlar

Haber: Ayhan ACAR/BARTIN,(DHA)

=============================================

3) EN YÜKSEK PUANLI FİLMLERDE, BAŞROLLERDE MAVİ GÖZLÜ OYUNCU AĞIRLIĞI

ERZURUM Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü yüksek lisans öğrencisi Aydın Perktaş ile Iğdır Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, IMDb'de en yüksek puan alan 200 filmi inceledi. Araştırmada, İngilizce yayınlanan filmlerde başrol oyuncuların yüzde 51,9’unun mavi gözlü olduğu belirlendi. Diğer yapımlarda ise kahverengi gözlü oyuncuların yüzde 75 ile öne çıktığı tespit edildi.

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü yüksek lisans öğrencisi Aydın Perktaş ile Iğdır Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, mavi gözlü başrol oyuncuları ve sinemadaki temsil oranları üzerine araştırma yaptı. Yaklaşık 3 ay süren çalışmada, IMDb’nin en yüksek puan alan 160’ı İngilizce, 40’ı ise diğer dillerdeki 200 film, başrol oyuncuları sosyolojik açıdan incelendi. Çalışmada, göz renginin popüler sinemada yalnızca biyolojik bir özellik olarak mı öne çıktığı, yoksa estetik algılar ve kültürel temsiller aracılığıyla anlam mı kazandığı araştırıldı.

Araştırmada, incelenen filmlerdeki başrol oyuncularının yüzde 45,5’inin mavi, yüzde 35,5'inin kahverengi gözlü olduğu belirlendi. Yeşil ve ela gözlü oyuncuların oranının ise daha düşük seviyelerde kaldığı tespit edildi. Popüler sinemada mavi gözlü oyuncuların yüksek oranda temsil edilmesinin kültürel güzellik algılarıyla ilişkili olabileceğini değerlendirildi.

İNGİLİZCE FİLMLERDE MAVİ GÖZ ORANI YÜZDE 51,9

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de film dili ile başrol oyuncularının göz rengi arasındaki ilişki oldu. İncelenen 160 İngilizce filmde mavi gözlü başrol oyuncularının oranı yüzde 51,9 olarak belirlenirken, İngilizce dışındaki 40 filmde ise bu oran yüzde 20’de kaldı. İngilizce dışındaki filmlerde kahverengi gözlü başrol oyuncularının oranının ise yüzde 75 olduğu tespit edildi.

Araştırmada, filmlerdeki başrol karakterlerinin yüzde 93,5’inin erkek, yüzde 6,5’inin ise kadın oyunculardan oluştuğu belirlendi. Başrol oyuncularının ortalama boyunun erkeklerde 1,80 metre, kadınlarda ise 1,66 metre olduğu tespit edildi.

'MAVİ GÖZ, KÜLTÜREL BİR GÜZELLİK KODUNA DÖNÜŞEBİLİYOR'

Iğdır Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, sinemada öne çıkan kahramanların reklamlar, afişler, dergiler ve diğer kültürel mecralar aracılığıyla toplumun farklı alanlarında görünürlük kazandığını bildirdi. Doç. Dr. Yıldırım, araştırmalarda kahverengi gözün yaklaşık yüzde 70-80 oranıyla en yaygın, mavi gözün yaklaşık yüzde 8-10, ela gözün yüzde 5, amber gözün yüzde 5, gri gözün yüzde 3 ve yeşil gözün ise yaklaşık yüzde 2 oranında görüldüğünün belirlendiğini anlattı. Doç. Dr. Yıldırım, "Fiziksel çekicilik ve güzellik algıları estetik aracılığıyla biçimlendirilerek genel bir kültürel koda dönüşür. Sinemada bu paylaşılmış kodlar belirli bir yüzü, ifadeyi ve göz tipini ön plana taşıyacak biçimde yeniden örgütlenir. Bu aşamada göz rengi, biyolojik bir özellik olmakla birlikte üzerinde uzun bir kültürel anlam birikimi bulunan bedensel bir niteliktir. Göz rengi dağılımına bakıldığında, açık renkli gözlerin Avrupa kökenli nüfuslarda yoğunlaştığı, dünya genelinde ise kahverengi tonların belirgin biçimde baskın olduğu görülmektedir" diye konuştu.

'ÇEKİCİLİKLE İLİŞKİLENDİRİLEBİLİR'

Göz renginin kültürel anlamlandırılması yalnızca çağdaş medya temsilleriyle sınırlı olmadığını kaydeden Doç. Dr. Sait Yıldırım, şunları söyledi:

"Açık renkli gözlerin tarihsel ve antropolojik bağlamda da dikkat çekicilik, farklılık ve çekicilikle ilişkilendirildiği görülmektedir. Kuzey ve Doğu Avrupa'da saç ve göz renginin olağan dışı biçimde çeşitlendiği; mavi, gri, ela ve yeşil göz renklerinin bu coğrafyada kahverenginin yanında belirgin bir çeşitlilik oluşturduğu belirtilmektedir. Bu çeşitlilik nadir renk avantajı çerçevesinde açıklanmakta, açık renkli gözlerin tarihsel olarak yalnızca biyolojik bir özellik değil, aynı zamanda fark edilirlik ve çekicilikle ilişkilendirilen bir fenotip olarak anlam kazandığını göstermektedir. Dolayısıyla popüler sinemada mavi gözlü başrol temsillerinin yoğunluğu, biyolojik bir çekicilik gerçeğinden ziyade, izleyicinin zihninde önceden kurulmuş olan mavi göz güzelliği stereotipinin görsel kültür içinde yeniden dolaşıma sokulmasıyla ilişkilendirilebilir." (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Film afişleri

-Doç.Dr. Sait Yıldırım’ın konuşması

Haber: Salih TEKİN/ERZURUM, (DHA)

==============================================

4) KABIZLIK ŞİKAYETİYLE GİTTİĞİ HASTANEDE KANSER OLDUĞUNU ÖĞRENDİ

ADANA’da kabızlık ve karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran Meryem İnce (64), rektum kanseri tanısı aldı. Kemoterapi ve radyoterapi tedavilerinin ardından robotik cerrahi yöntemiyle ameliyat edilen İnce, operasyonun ertesi günü ayağa kalkıp yürümeye başladı. Ameliyatın ardından 4'üncü günde taburcu edilmesi planlanan İnce, "Yürüdükçe kendimi daha iyi hissettim. Şu an çok mutluyum" dedi.

Ev kadını Meryem İnce, 4 ay önce yaşadığı kabızlık ve karın ağrısı şikayeti üzerine hastaneye başvurdu. Tetkiklerin ardından rektum kanseri tanısı alan İnce, kemoterapi ve radyoterapi tedavilerini tamamladı. Ameliyat aşamasına geldiğinde eşi Azmi İnce (66) ile birlikte araştırma yapan İnce, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde robotik cerrahi yönteminin uygulandığını öğrendi. Genel Cerrahi Kliniği'ne başvuran İnce'nin, Doç. Dr. Orçun Yalav ve Öğr. Gör. Dr. İshak Aydın tarafından yapılan detaylı değerlendirme sonrası robotik rektum kanseri ameliyatına uygun olduğu kararlaştırıldı. Başarılı geçen operasyonun ertesi günü ayağa kalkıp yürümeye başlayan İnce, yoğun bakım sürecine gerek duyulmadan servise alınarak burada takip edildi.

'GÜNLERCE ARAŞTIRDIK'

Aradan geçen 4 günün ardından taburcu aşamasına gelen Meryem İnce, "Sinirlere zarar vermeyen bir yöntem olduğunu duyunca robotik cerrahi ameliyatı olmak istedim. Eşimle birlikte günlerce araştırdık. Önce sadece Ankara’da olduğunu duyduk. Sonra Adana'da da üniversite hastanesi olarak Balcalı'da bu teknolojinin kullanılmaya başlandığını öğrendiğimizde çok mutlu olduk. Hocalarımdan Allah razı olsun, hemen ilgilendiler. Beni hazırladılar ve ameliyata aldılar. Ameliyattan bir gün sonra yürümeye başladım. Yürüdükçe de kendimi daha iyi hissettim. Şu an 4 gün geçti ve taburcu olacağım. Çok mutluyum" diye konuştu.

HASTALAR 3-4 GÜNDE TABURCU OLABİLİYOR

Ameliyatı gerçekleştiren Doç. Dr. Orçun Yalav, özellikle pelvis gibi karmaşık anatomik yapıların bulunduğu bölgelerde yapılan kanser ameliyatlarında cerrahi yöntemin önem taşıdığını söyledi. Robotik cerrahide küçük kesilerle ameliyat yapılabildiğini belirten Yalav, bunun bazı hastalarda doku travmasının azalmasına ve ameliyat sonrası hareketliliğin daha erken başlamasına katkı sağladığını ifade etti. Yalav, "Açık ameliyatlarda büyük kesiler nedeniyle hastalarımız şiddetli ağrı yaşayabiliyordu. Serviste yürümelerini istediğimizde ağrı nedeniyle hareket etmekte zorlanıyorlardı. Robotik cerrahide ise yaklaşık 8 milimetrelik küçük kesilerle işlem yapabiliyoruz. Doku travmasının daha az olması hastanın hareket etmesini kolaylaştırabiliyor. Klasik yöntemlerle gerçekleştirdiğimiz bazı ameliyatlarda hastanede kalış süresi 12 güne kadar çıkabiliyordu. Uygun hastalarda 3-4 gün içerisinde taburculuk mümkün olabiliyor" dedi.

REKTUM KANSERİNDE YAŞ SKALASI DÜŞTÜ

Rektum kanserinin artık daha genç yaşlarda da görülebildiğini vurgulayan Yalav, "Eskiden bu hastalığı daha çok 60-70’li yaşlarda görüyorduk. Ancak artık 40'lı yaşlarda da karşımıza çıkabiliyor. Ailesel risk faktörlerinin yanı sıra beslenme alışkanlıkları da önem taşıyor. Ailede bağırsak kanseri öyküsü bulunanların doktor kontrolünü ihmal etmemesi gerekiyor. Tarama testlerinin de yaşa ve kişisel risk faktörlerine uygun zamanda yaptırılması önemli. Kolonoskopi sırasında tespit edilen bazı şüpheli lezyonlara erken dönemde müdahale edilebiliyor. Bu nedenle belirtileri dikkate almak ve taramaları aksatmamak gerekiyor" diye konuştu. Azmi İnce ise eşinin sağlığına kavuşmasından çok mutlu olduğunu belirterek, 4 gün içinde taburculuk aşamasına gelmelerinin kendilerini sevindirdiğini söyledi. (DHA)

Görüntü dökümü

----------------------------------

- Robotik ameliyattan detaylar

- Hastanın ameliyat ekibi ile serviste yürümesi

- Doç. Dr. Orçun Yalav ile röp.

- Hasta Meryem İnce ile röp.

- Eşi Azmi İnce ile röp.

Haber:Gülşah ATICI-Kamera: Yaşarcan SERİNTÜRK-Eser PAZARBAŞI/ADANA,(DHA)

===================================================

5 )SAĞLIK TURİZMİNDE HASTA BAŞINA GELİR ARTTI

TÜRKİYE'de sağlık turizminde 2026'nın ilk 6 ayında hasta sayısı geçen yılın aynı döneminin altında kalırken, gelir artışı yaşandı. 2025'te 2 bin 200 dolar civarında olan hasta başına ortalama gelir, 2026'nın ilk 6 ayında 2 bin 600 dolar seviyesine ulaştı.

Türkiye'de sağlık turizmi verilerinde 2026 yılının ilk yarısında hasta sayısı azalırken, kişi başına elde edilen gelirdeki artış dikkati çekti. 2025 yılının tamamında 1 milyon 399 bin kişi sağlık hizmeti almak için Türkiye'ye gelirken, sektörden elde edilen toplam gelir 3 milyar dolar oldu. 2026 yılının ilk 6 ayında 563 bin 327 sağlık turistiyle yaklaşık 1,58 milyar dolar gelir elde edildi. Böylece yılın ilk yarısında, geçen yılın tamamında elde edilen gelirin yaklaşık yüzde 52'sine ulaşıldı.

'SON 4 AY ÇOK ÖNEMLİ'

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkan Başdanışmanı Elif Ural, sağlık turizminde 2025 yılının iyi geçtiğini, sonraki yıllar için belirlenen hedeflerin ise daha yüksek olduğunu söyledi. 2026'nın ilk 6 ayındaki hasta sayısının geçen yılın aynı döneminin altında kaldığını belirten Ural, gelir açısından daha yüksek seviyeye ulaşıldığını ifade etti. Ural, "Kişi başı gelirlerde 2025'te ortalama bir hastanın 2 bin 200 dolar civarında geliri varken, bu yıl ilk 6 ayda 2 bin 600 seviyelerine ulaşmış bir gelirimiz var" dedi. 2025 yılını yaklaşık 1,5 milyon hasta ve 3 milyar dolar gelirle tamamladıklarını aktaran Ural, 2026'nın ilk 6 ayında 563 bin 327 hasta ve 1,5 milyar dolar gelir seviyesine ulaşıldığını söyledi. Yaz döneminde gelirlerde düşüş yaşandığını belirten Ural, uçak ve konaklama fiyatlarındaki artışın da sağlık turizmini etkilediğini kaydetti. Eylül ve aralık aylarında sağlık hizmetlerine yönelik talebin arttığına dikkati çeken Ural, yılın kalan döneminin önemine işaret ederek, "Son 6 ay tabii ki çok önemli; çünkü yazın gelirlerde düşüş var. Türkiye'nin aynı zamanda bir turizm ülkesi olması, uçak fiyatlarının, konaklama fiyatlarının biraz daha yükselmesi. O yüzden hastaların daha rağbet ettiği bir döneme girdiğimizden dolayı son 4 ay bizim için çok daha önemli ve çok daha hızlı gideceğini düşünüyorum" diye konuştu.

'COP31'İ ÇOK İYİ KULLANMALIYIZ'

Antalya'nın COP31'e ev sahipliği yapacak olmasının sağlık turizmi açısından da önemli bir fırsat sunduğunu belirten Ural, farklı ülkelerden çok sayıda kişinin kenti ziyaret edecek olmasına dikkati çekti. Ural, "COP31, Antalya için muhteşem bir haber ve muhteşem bir karar. Çünkü bir sürü ülkeden bir sürü bürokrat Antalya'yı ilk defa ziyaret edecek. Bence bunu çok iyi kullanmalıyız" dedi. Antalya'nın İstanbul'dan sonra en fazla sağlık turisti alan pazar olduğunu belirten Ural, kentte diş sağlığı hizmetlerinin öne çıktığını söyledi. Ural, "Antalya'daki medikal turizmdeki sınırlarımız biraz çizilmiş durumda. Çünkü Antalya'da daha çok şu anda dental hizmetler sağlık turizminde çok öne çıkıyor. Diğer hizmetlerimizi de COP31 sayesinde çok hızlı tanıtabiliriz" diye konuştu.

DİŞ KLİNİKLERİNDE YABANCI HASTA ORANI YÜZDE 90

Antalya'da tatil turizmi ile sağlık turizminin birleşmesinin sektöre katkı sağladığını belirten Ural, kentteki diş kliniklerinde yabancı hasta oranının yüzde 90'lara ulaştığını söyledi. Ural, 2026 turizm sezonunun uzaması ve uçak fiyatlarının yükselmesi nedeniyle kasım ayına kadar fiyat artışlarının devam ettiğini belirterek, 15 Kasım-30 Aralık döneminde sağlık turizminde daha hızlı bir hareketlilik beklediğini kaydetti.

2027'DE REHABİLİTASYON VE LONGEVITY VURGUSU

Sağlık turizminde gelecek dönem hedeflerine de değinen Ural, 2027 yılında medikal turizmin yanı sıra rehabilitasyon, longevity (sağlıklı ve uzun yaşam) ve esenlik merkezlerinin önem kazanmasını beklediklerini söyledi. Ural, "2027'de medikal turizminden ziyade diğer her zaman savunduğumuz rehabilitasyon, longevity ve özellikle bakanlığımızın yeni dönemde yaptığı esenlik merkezleriyle ilgili çalışmalarından dolayı bu tür döviz gelirlerinin de ülkemize katkılarını bekliyoruz" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-RÖP: TÜRSAB Başkan Başdanışmanı Elif Ural

-ARŞİV

Haber- Kamera: Aysu DURSUN/ANTALYA, (DHA)-

Etiketler: Gündem
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-goruntulu-yurt-haber-bulteni-2-464471
Çıktı tarihi: 18.10.2026 12:49