Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
güncel
Ana Sayfa » güncel » DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

📅 12.10.2026 10:15 ⏱ 14 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1) KALDIRIMDA YÜRÜYEN EŞİNİ KISKANÇLIK KRİZİNE GİRİP BIÇAKLADIĞINI ÖNE SÜRDÜADANA’da eşi Fatma H.’yi sokakta bıçaklayıp, motosikletli yunus polisi tarafından yakalanan Osman H., tutuklandı. Şüphelinin, ifadesinde, “Sürekli başkalarıyla konuşuyordu. Bir anlık öfkeyle yaptım. Pişmanım” dediği öne sürü

1) KALDIRIMDA YÜRÜYEN EŞİNİ KISKANÇLIK KRİZİNE GİRİP BIÇAKLADIĞINI ÖNE SÜRDÜ

ADANA’da eşi Fatma H.’yi sokakta bıçaklayıp, motosikletli yunus polisi tarafından yakalanan Osman H., tutuklandı. Şüphelinin, ifadesinde, “Sürekli başkalarıyla konuşuyordu. Bir anlık öfkeyle yaptım. Pişmanım” dediği öne sürüldü.

Olay, 7 Ekim’de saat 18.30 sıralarında Seyhan ilçesi Kuruköprü Mahallesi Sefa Özler Caddesi’nde meydana geldi. Osman H., kaldırımda yürürken arkasından yaklaştığı eşi Fatma H.’ye cebinden çıkardığı bıçakla saldırdı. Fatma H., aldığı bıçak darbeleriyle acı içerisinde yere yığılırken, şüpheli ise kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi yapılan Fatma H., hastaneye kaldırılarak tedaviye alındı. Bölgede araştırma yapan Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı yunus polisi ekipleri, şüpheli Osman H.’yi yakın bir sokakta, olayda kullandığı bıçakla yakaladı.

TUTUKLANDI

Gözaltına alınıp, Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Osman H.’nin, bir süredir eşiyle şiddetli geçimsizlik yaşadığı, saldırıyı da girdiği kıskançlık krizi nedeniyle gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Osman H., ifadesinde, “Sürekli başkalarıyla konuşuyordu. Bir anlık öfkeyle yaptım. Pişmanım” dediği öne sürüldü. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Osman H., çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

Hastanedeki tedavisi tamamlanan Fatma H. ise taburcu edildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

ARŞİV

-Yaralanan kadından görüntüler

-Yaralanan kadına yardım edilmesi

Haber :Anıl ATAR-Kamera: ADANA,(DHA)

==================================================

2) DOÇ. DR. DOĞAN: KUDUZUN TEDAVİ YÖNTEMİ KORUYUCU ÖNLEM

TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, kuduz vakalarına karşı kişilerin koruyucu tedbirler almaları gerektiğine dikkat çekerek, “Kuduzun tedavi yöntemi koruyucu önlem. Buradaki ana çizgi cilt bütünlüğünün bozulmuş olması. Eğer bu tırmalama cilt bütünlüğünde bir bozulmaya, bir lezyona neden olmuş ise koruyucu tedbirler hemen devreye girmeli. En az 10 dakika su ve sabun ile yıkanması gerek. ‘Bir şey olmaz dürtüsünden’ uzaklaşacağız” dedi.

NKÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, günlük hayatta sokakta yaşayan hayvanların tırmalama veya ısırıklarına maruz kalınması sonucu oluşabilecek kuduz vakalarıyla ilgili değerlendirmede bulundu. Kuduzun, grip hastalığı gibi koruyucu önlemlerle önüne geçilebileceğini belirten Doğan, "Kuduzun tedavi yöntemi koruyucu önlem. Özellikle birinci aşamada bu hastalık sokak hayvanları bulaşır. Kedi, köpek temasıyla bulaşır. Bizler sıcakkanlı insanlarız. Sokakta gördüğümüzde bu hayvanlara temas etme eğilimindeyiz. Özellikle bir sokak hayvanı tırmalama, ısırma ya da elde açık bir lezyon varsa bunun yarılması sonucunda kuduzu bulaştırma riski taşır. Böyle bir risk gerçekleşmişse yapılacak ilk adım lezyonun oluştuğu bölgenin en az 10 dakika bol sabun ve su ile köpürtülerek yıkanmasıdır. Bu bulaşık riskini minimalize eder. Üstünü kaşımadan en yakın sağlık kuruluşuna başvurup kuduz aşısı profilaksisinin başlanmasıdır" dedi.

'CİLT BÜTÜNLÜĞÜNDE BOZULMA OLMUŞSA KORUYUCU TEDBİR DEVREYE GİRMELİ'

Sokak hayvanlarının tırmalaması veya ısırmasıyla karşı karşıya kalındığı durumlarda kişilerin koruyucu tedbirlere başvurmaları gerektiğine dikkat çeken Doğan, "Buradaki ana çizgi cilt bütünlüğünün bozulmuş olması. Eğer bu tırmalama cilt bütünlüğünde bir bozulmayan, bir lezyona neden olmuş ise koruyucu tedbirler hemen devreye girmeli. İlk tedbir ne demiştik? En az 10 dakika su ve sabun ile yıkanması. ‘Bir şey olmaz dürtüsünden’ uzaklaşacağız. İkinci aşama ise yine en yakın sağlık kuruluşunda kuduz koruyucu önlemlerinin alınması, yara bakımı, gerekirse uygun antibiyotik tedavisinin bağışlanması, kuduz profilaksisinin başlanması, vakit kaybetmeden kuduz aşısının başlanması" diye konuştu.

'AİLELERİN UYANIK OLMALARI GEREK'

Doç. Dr. Doğan, vatandaşların çocuklarını da bu konuda bilinçlendirmeleri gerektiğini söyleyerek, “Oldu ki gecikme oldu. Kişi 2-3 gün bunu öteledi. Kuduz aşısının artık vakti geçti diye düşünmesin. Bir zaman sınırı yok. Yani ilk aklına geldiğinde; ‘Beni bir kedi, köpek ısırdı, tırmaladı’ dediğinde hemen sağlık kuruluşuna gitmesi gerekir. Ailelerin de bu konuda uyanık olması gerekir. Gerekirse parktan bahçeden eve döndüklerinde çocuklarıyla bu konuda bir sohbet ederek, bir yaralanma olup olmadığını, önlenemez durumlarla karşı karşıya kalmamak adına öğrenmeleri ve gerekli tedbirleri uygulamalarını tavsiye ediyoruz" dedi.

'HASTALIK ORTAYA ÇIKTIKTAN SONRA AŞI İŞE YARAMAZ'

Kuduz hastalığının belirtilerini de anlatan Doğan, "Kuduz ilk başlarda bir belirti bulgu vermez. Kuduz başladıktan sonra da semptomları havadan, rüzgardan etkilenme, sudan korkma, bilinç-şuur değişiklikleri, yeme alışkanlıklarında değişiklikler gibi bulgularla ortaya çıkar. Ortaya çıktıktan sonra da aşı veya herhangi bir şey işe yaramaz. O durumda artık uygun koşullarda hayatta tutmak için var olan diğer tedavi yöntemleri yoğun bakım koşullarında tedavisini sürdürmek gerekir ki ölüm riski başladıktan sonra çok yüksektir. Evde hayvan besleyenler de hayvanlarını kuduza karşı aşılatmalılar. Aşılarını yaptırırken kuduz aşısını ihmal edebiliyorlar. Bu aşının koruma süresi bir yıl. Bu nedenle en az birer yıl ara ile ev hayvanlarını kuduza karşı aşılatmalarını öneriyoruz" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü dökümü

------------------------------

-Sokak hayvanlarından detaylar

-Doç. Dr. Mustafa Doğan ile röp.

-Sokakta dolaşan kedi ve köpekler

Haber-Kamera:Mehmet YİRUN - Mehmetcan ARSLAN / TEKİRDAĞ, (DHA)

==================================================

3) 3 BİN 500 YILLIK STRATONİKEİA ANTİK KENTİ HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ

MUĞLA'nın Yatağan ilçesindeki tarihi 3 bin 500 yıl öncesine uzanan Stratonikeia Antik Kenti havadan görüntülendi. Helenistik dönemden Cumhuriyet dönemine kadar farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan ve dünyanın en büyük mermer antik kentlerinden biri olarak gösterilen Stratonikeia, tarihi yapılarıyla dikkati çekiyor.

Yatağan ilçesinde bulunan Stratonikeia Antik Kenti, binlerce yıllık geçmişi ve farklı dönemlere ait mimari eserleriyle öne çıkıyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan antik kent, sahip olduğu tarihi yapılar ve mermer mimarisiyle ziyaretçilerine geçmişin izlerini bir arada görme imkanı sunuyor. Geniş bir alana yayılan kentin, havadan çekilen görüntüsü tarihi dokusunu gözler önüne serdi.

Tarihi geçmişi 3 bin 500 yıl öncesine kadar uzanan Stratonikeia, Helenistik dönem öncesinde Karyalılar’ın toplandığı yer olarak biliniyor. Antik kentte Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin yanı sıra Anadolu beylikleri, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait izler de bulunuyor. Farklı medeniyetlerin aynı yerleşim alanında bıraktığı eserler, Stratonikeia'yı tarih ve kültür açısından önemli merkezlerden biri haline getiriyor. Geçmişte bölgenin en büyük spor okulunu bünyesinde barındırdığı belirtilen Stratonikeia, bu özelliği nedeniyle 'Gladyatörler Şehri' adıyla da anılıyor. Kentteki antik dönem yapıları arasında gymnasium, bouleuterion, tiyatro, kent kapısı ve çeşme gibi önemli mimari eserler yer alıyor. Bu yapılar, dönemin sosyal, kültürel ve sportif yaşamına ilişkin izler taşıyor.

FARKLI UYGARLIKLARIN BIRAKTIĞI İZLER BİR ARADA

Stratonikeia'nın tarihi zenginliği yalnızca antik dönem kalıntılarıyla sınırlı kalmıyor. Kent sınırları içerisinde bulunan köy meydanı, Beylikler Dönemi Hamamı, Şaban Ağa Camisi, Osmanlı Çeşmesi ve ağa evleri de bölgenin Türk mimarisi açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor. Farklı dönemlere ait yapıların bir arada bulunması, antik kentin tarihsel sürekliliğini yansıtan özellikler arasında gösteriliyor. Antik çağın anıtsal yapılarıyla geleneksel Türk mimarisinin örneklerini aynı yerleşim alanında buluşturan Stratonikeia, geçmişten günümüze uzanan tarihi dokusuyla dikkat çekiyor. Mermer yapıları, kamusal alanları ve geleneksel yerleşim unsurlarıyla öne çıkan antik kent, Muğla'nın kültürel mirası içerisinde önemli bir yere sahip. Havadan görüntülenen Stratonikeia'da, binlerce yıllık tarih boyunca farklı uygarlıkların bıraktığı izler bir arada görüldü. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Stratonikeia Antik Kenti'nin havadan görüntüsü

Haber : Cavit AKGÜN / MUĞLA, (DHA)

==================================================

4) ERZURUM'A YAZIN GELEN ZİYATRETÇİ SAYISI, KIŞI GERİDE BIRAKTI

ERZURUM Valiliği tarafından açıklanan 2026 yılının 8 aylık turizm istatistikleri, kentte yaz aylarında yaşanan turist hareketliliğinin kış aylarını geride bıraktığını ortaya koydu. Ocak ayında 65 bin 465, şubatta 51 bin 254 olan ziyaretçi sayısı, temmuzda 66 bin 662, ağustos ayında ise 69 bin 716 olarak kayıtlara geçti. Atatürk Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Işık, "Demek ki bizim Erzurum'daki turizm arzımız özellikle yerli turizme hitap ediyor. Palandöken'i parlatamıyor, tanıtamıyoruz. Bu destinasyonu pazarlayamıyoruz anlamına da geliyor. Elimizde altın değerinde olan kış turizmini istediğimiz seviyeye çıkaramıyoruz" dedi.

Erzurum Valiliği, 2026 yılının ilk 8 aylık döneminde kente gelen turist sayısını açıkladı. İstatistiklere göre, kentte yılın ilk 8 ayında ziyaretçi sayısında dikkat çekici bir artış yaşandı. Özellikle yaz aylarında kaydedilen rakamlar, Erzurum’da turizm hareketliliğinin kış mevsimiyle sınırlı kalmadığını ortaya koydu. İstatistiklere göre 2025 yılının ilk 8 ayında 313 bin 4 olan turist sayısı, 2026'nın aynı döneminde 428 bin 563'e yükseldi. Aylara göre kente gelen ziyaretçi sayısı şöyle gerçekleşti:

“Ocak 65 bin 465, Şubat 51 bin 254, Mart 42 bin 958, Nisan 36 bin 610, Mayıs 43 bin 217, Haziran 52 bin 681, Temmuz 66 bin 662, Ağustos 69 bin 716.”

GECELEME SAYISI 761 BİNİ AŞTI

Turist sayısındaki artış, geceleme rakamlarına da yansıdı. 2025 yılının ilk 8 ayında 596 bin 896 olan toplam geceleme sayısı, 2026'nın aynı döneminde 761 bin 278 olarak gerçekleşti. İstatistiklere göre 2026 yılındaki turizm hareketliliğinin en önemli unsurlarından biri yerli turist sayısındaki yükseliş oldu. 2025 yılının ilk 8 ayında 285 bin 650 olan yerli turist sayısı, 2026'nın aynı döneminde 403 bin 634'e yükseldi. Ziyaretçi sayısının yıl sonuna kadar 600 binin üzerine çıkmasının beklendiği bildirildi.

YAZ TURİZMİ ÖNE ÇIKTI

Uzun yıllar kış turizmi, özellikle de Palandöken Kayak Merkezi ile öne çıkan Erzurum'da, açıklanan istatistikler yaz turizminin de önemli bir paya sahip olduğunu ortaya koydu. Yaz aylarında ulaşılan ziyaretçi sayıları, kentin dört mevsim turizm merkezi olma hedefi açısından dikkat çekici bir tablo oluşturdu. Doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel mirası, yaylaları ve alternatif turizm imkânlarıyla öne çıkan Erzurum'da yaz aylarında artan hareketlilik, turizm sektörünün yıl geneline yayılması açısından da önem taşıyor.

PALANDÖKEN'İ PARLATAMIYORUZ

İstatistikleri değerlendiren Atatürk Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Işık, "İlk 8 ayda gözüken o ki, bir önceki döneme göre turizm hareketliliği yüzde 36,9'luk bir artış göstermiş. Geceleme tarafında da yüzde 27,5'lik bir artış var. Bu rakamların detayına indiğimizde gördüğümüz şey şu ki; Erzurum'da turizmin gelişimi belirli bir hızla artarken, kış turizminde de yerinde sayma veya istenilen ölçüde artmama söz konusu. Rakamları incelediğimizde görüyoruz ki, ciddi derecede bir yerli turizm hareketliliği olmuş. Bu Erzurum turizmi için ciddi bir büyüme. Gelir açısından olayı değerlendirme noktasında bu konuda sınıfta kaldığımızı net bir şekilde söyleyebiliriz. Kentte turisti tutmak için turizm arzımızı kontrol etmemiz lazım. Demek ki bizim Erzurum'daki turizm arzımız özellikle yerli turizme hitap ediyor. Palandöken'i parlatamıyor, tanıtamıyoruz. Bu destinasyonu pazarlayamıyoruz anlamına da geliyor. Elimizde altın değerinde olan kış turizmini istediğimiz seviyeye çıkaramıyoruz" diye konuştu.

TURİST OLARAK DEĞERLENDİRMEK YANLIŞ OLUR

Yaz döneminde gelenleri turist olarak değerlendirmenin yanlış olacağını belirten Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Kuzeydoğu Anadolu Bölge Başkanı Nuh Şenol ise "Yaz dönemi konaklama sayısını turist olarak değerlendirmek yanlış olur diye düşünüyorum. Yaz döneminde gelenler turist olarak gelmiyor. Sıla-i rahim için aile ya da akraba, dost ziyaretlerine gelen insanlar var. Pazarlama sektörü sebebiyle kalanlar var. Bölgeyi konaklama olarak kullanıp Gürcistan ya da başka illere gidenler var. Sadece burada konaklama yapan insanları düşündüğümüz zaman o verileri turist sayısı olarak değerlendirmek yanlış olur" dedi.

‘YURT DIŞI UÇUŞ YOK’

Kış turizmi noktasında ciddi manada tanıtım eksikliği olduğunu ifade eden Nuh Şenol şunları söyledi:

"Kış turizmiyle alakalı uluslararası turizm piyasasında çok ciddi manada tanıtım eksikliğimiz var. Uçak sefer sayılarıyla alakalı çok ciddi sıkıntımız var. Uluslararası uçuşlara açık bir havalimanımız var ama maalesef yurt dışı uçuşumuz yok. Buradan yaptığımız görüşmelerde özellikle Körfez ülkelerinden çok ciddi manada talep var ama aktarmalı uçuş sebebiyle maalesef tercih etmiyorlar. Bu da bizim açımızdan negatif bir duruma dönüşüyor. Palandöken bırakın Türkiye, dünyadaki kayak tesislerine baktığımızda çok ciddi manada son teknolojiyle donatılmış bir kayak merkezi. Gerek pistlerinin uzunluğu gerek burada yapılan şampiyonalar tanıtımında ya da turist çekiminde yeterli olmuyor. Maalesef ulaşım sorunu bize darbe vuruyor."

TARİHİ YERLER TALEP GÖRDÜ

Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Doğu Anadolu Bölge Başkanı Ali Güney ise 2025-2026 kış sezonunu iyi kapattıklarını söyledi. Yaz aylarında görülen artışın tarihi, turistik yerlere gösterilen ilgiden kaynaklandığını belirten Güney, "Yazın Erzurum'un tarihi yerleri talep gördü. Onun için genel anlamda bir yoğunlaşma oldu. Yakutiye Medresesi, Çifte Minareli Medrese, Taşhan gibi tarihi yerlerin yanısıra gastronomi turizmi de bu sayıyı artırdı. Erzurum, kalibresi yüksek bir şehir. Erzurum'da hem kış hem yaz turizminin yanı sıra kongre turizmi ve yüksek irtifa kamp merkeziyle ilgili çalışma yapmamız lazım. Bütün bunlar sağlanırsa Erzurum'un daha iyi tanıtım yapacağına inanıyorum. Bu arada özellikle kış aylarında uçak sayısının artırılması gerekir" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------------------

-Çifte Minareli Medrese’ye gezen turistler

-Tayvanlı turistle röp

- Cem Işık’la röp

-Ali Güney ile röp

- Nuh Şenol ile röp

ARŞİV

-Palandöken Kayak Merkezi

-Palandöken’de kayak yapanlar

Haber: Salih TEKİN – Kamera: Oktay POLAT/ERZURUM, (DHA)

==================================================

5) BOLU ORMANLARINDA SONBAHAR RENKLERİ

BOLU’da sonbaharın gelişiyle ormanlardaki ağaçların rengi, sarı ve kahverengiye dönüşmeye başladı. Yüzde 65’i ormanlarla kaplı ve doğal güzellikleriyle ünlü kentte, doğada oluşan sonbaharın yarattığı renk cümbüşü dronla görüntülendi.

Doğal güzellikleriyle ünlü Bolu’da sonbaharın gelmesiyle birlikte ormanlardaki ağaçların yaprakları sararmaya başladı. Yeşil ormanların sarı ve kahverengi tonlara bürünmesiyle renk cümbüşü oluştu. Gölcük Tabiat Parkı yolu üzerindeki ormanlarda sonbaharın oluşturduğu manzara dronla görüntülendi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------

- Dronla orman görüntüleri

HABER-KAMERA: Mutlu YUCA/BOLU, (DHA)

==================================================

6) YUNUSLAR, BALIKÇILARIN TEKNESİNE EŞLİK ETTİ

BARTIN’da oltayla palamut avına çıkan balıkçıların teknesine yunuslar eşlik etti. Teknenin yanında yüzen yunuslar, cep telefonuyla görüntülendi.

İnkumu beldesi ve Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu açıklarında dün öğle saatlerinde oltayla palamut avına çıkan balıkçılar, yunuslarla karşılaştı. Çapari oltasıyla palamut avlamaya çalışan balıkçılar, teknelerinin yanında yüzen yunusları cep telefonuyla görüntüledi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

- İnkumu ve Kapısuyu açıklarındaki yunuslar

Haber: Ayhan ACAR/BARTIN, (DHA)

==================================================

Etiketler: Gündem
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-goruntulu-yurt-haber-bulteni-2-461240
Çıktı tarihi: 12.10.2026 12:33