1) ÖZGÜR ÖZEL RİZE'DE ESNAFLA BİR ARAYA GELDİ
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Rize'nin Pazar ilçesinde, sel nedeniyle hasar gören caddede incelemelerde bulunup, esnafla kahvaltıda bir araya geldi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Rize'ye geldi. Rize-Artvin Havalimanı'nda partililer tarafından karşılanan Özel, ilk olarak 19 Eylül'de yaşanan selde hasar gören Pazar ilçesini ziyaret etti. İlçedeki 10 Mart Caddesi'nde esnaf ziyareti yapan Özel, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletip, sorunlarını dinledi. Ziyaretlerinin ardından Güvercin Sokak'taki bir çay ocağında esnafla kahvaltıda bir araya gelen Özel, buradaki programının tamamlanmasıyla Artvin'e hareket etti. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
- Esnaf Ziyaretinden genel ve detay görüntüler
HABER-KAMERA: Mehmet Can PEÇE - Cevahir TOPAOĞLU/PAZAR (Rize), (DHA)
===============================================================
2) VAN GÖLÜ'NDEKİ MİKROBİYALİTLER BİLİM İNSANLARININ MERCEĞİNDE
VAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Yeşilova ve Türkiye, İtalya, Polonya ile Çin'den bilim insanları, Van Gölü'nde bulunan dünyanın en geniş alana yayılan mikrobiyalitlerin oluşum süreçlerini araştırıyor. Araştırma kapsamında yurt dışından ve yurt içinden Van'a gelen bilim insanları, Van Gölü'nün farklı noktalarından mikrobiyalit ve su örneği aldı. Doç. Dr. Çetin Yeşilova, "Projedeki amacımız; bu mikrobiyolitlerdeki nanokürelerin kökenini tespit etmek. Bunların kökenini tespit ettikten sonra da Salda Gölü'yle ve Mars'taki Jezero Krateri'ndeki örneklerle korele etmektir" dedi.
Van Gölü'nde bulunan ve yaklaşık 40 metreyi bulan mercan kayalıklarına benzeyen mikrobiyalitlerin oluşum süreçleri ve kökenleri, Van YYÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından desteklenen uluslararası iş birliği projesi kapsamında araştırılıyor. Proje, Van YYÜ, Pamukkale Üniversitesi ile İtalya, Polonya ve Çin'den birer olmak üzere toplam 5 üniversitenin katılımıyla yürütülüyor. Ayrıca dalış eğitmeni olarak görev yapan Serkan Ök de örnek alınması çalışmalarına destek verdi.
NANOKÜRECİKLER İNCELENECEK
Çalışma ile mikrobiyalitlerin oluşumunda temel unsurlardan biri olduğu belirtilen nanokürecikler incelenecek. Alınacak örnekler üzerinde taramalı elektron mikroskobu (SEM), geçirimli elektron mikroskobu (TEM), yüksek çözünürlüklü geçirimli elektron mikroskobu (RTEM), mikro-Raman, X-ışını kırınımı (XRD), indüktif eşleşmiş plazma kütle spektrometresi (ICP-MS) ve indüktif eşleşmiş plazma optik emisyon spektrometresi (ICP-OES) gibi ileri görüntüleme ve kimyasal analiz yöntemleri uygulanacak.
NUMUNELER İTALYA'YA GÖTÜRÜLECEK
Projede yer alan bilim insanları araştırma kapsamında Van'a geldi. Tekneyle Van Gölü'ne açılan bilim insanları ve dalgıçlar, 2 gün boyunca gölün farklı lokasyonlarında belirledikleri yerlerde bulunan mikrobiyaletlerden örnekler aldı. Bilim insanları, alınan numunelerin özelliklerini ve aktivitelerini kaybetmemesi için örnekleri İtalya'ya elden götürmek için yola çıktı. Van YYÜ Öğretim Üyesi ve proje yürütücüsü Doç. Dr. Çetin Yeşilova, ilk olarak yüzeyden örnekler aldıklarını, daha sonra tekneyle daha derin bölgelere giderek su altındaki mikrobiyalitlerden numune aldıklarını söyledi.
ÖRNEKLER ÖZEL KOŞULLARDA MUHAFAZA EDİLDİ
Örneklerin özelliklerini ve aktivitelerini korumak amacıyla özel koşullarda muhafaza edildiğini belirten Doç. Dr. Yeşilova, "Bu örnek alacağımız lokasyonları belirledikten sonra örnekleri hangi derinlikte, ne sıklıkla alacağımızı tespit ettik. Onların görüşmesini hep birlikte yaptık. Belirlediğimiz noktalarda ilk yüzeyden örneklemeler yaptık. Kendi girebildiğimiz kadar, yürüyerek girebildiğimiz kadar yerlerden örneklemeler yaptık. Bugün de daha derinlere tekneyle gittik ve oradaki örneklemelerin ilkini aldık. Uygun saklanma koşullarında bunları analize götüreceğiz. Projedeki amacımız; bu mikrobiyolitlerdeki nanokürelerin kökenini tespit etmek. Bunların kökenini tespit ettikten sonra da Salda Gölü'yle ve Mars'taki Jezero Krateri'ndeki örneklerle korele etmektir. Ancak şu anda elimizde Mars'taki örnekler olmadığı için, onlar 2029'da geleceği için 2029'dan sonra bu korelasyonu yapabileceğiz. Fakat ilk etapta elimizde Salda Gölü'ndeki örnekler olduğu için bunları Salda Gölü'yle korele edebileceğiz" dedi.
'ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM'
Pamukkale Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ezher Tagliasacchi de uluslararası bu projede aktif olarak yer aldığını ve Van Gölü'nde bulunan mikrobiyalitlerden hem de sudan örnekler aldıklarını söyledi. Arazi çalışmalarında farklı noktalardaki mikrobiyalitleri incelediklerini belirten Doç. Dr. Tagliasacchi, suyun pH'ı, sıcaklığı ve çözünmüş oksijen miktarı gibi parametreleri de yerinde ölçtüklerini söyledi. Doç. Dr. Tagliasacchi, "Bu gördüğünüz örnekler farklı ülkelere gidecek ve gerekli analizler yapılacak ve nanokürecikler ayrıntılı şekilde çalışılacak. Önemli bir çalışma olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
'VAN GÖLÜ HALA GİZEMİNİ KORUMAKTA'
Polonya Varşova Üniversitesi'nden Prof. Dr. Miroslaw Slowakiewicz ise proje kapsamında master öğrencisi Bruno Garret ile birlikte Van'a geldiğini belirterek, Van Gölü'nün çok özel koşullara sahip olduğunu belirtti. Prof. Dr. Slowakiewicz, "Son yıllarda özellikle Mars'ta yapılan araştırmalar var ve Mars görevleri kapsamında yürütülen pek çok çalışma var. Türkiye'nin bu açıdan çok özel bir yeri bulunmakta. Mars'taki Jezero Krateri'nin analoğu olarak düşünülen Salda Gölü, hidromanyezitçe zengin stromatolitik yapılara sahip. Van Gölü ise hala gizemini korumakta. Salda Gölü gibi Van Gölü de çok yüksek pH değeriyle karakterize edilen ekstrem bir ortama örnektir. Bildiğiniz gibi bu gölün pH değeri 10'a yakındır, oldukça yüksek bir alkaliniteye sahiptir" dedi.
'200 NANOMETREDEN KÜÇÜK YAPILAR İNCELENECEK'
Prof. Dr. Slowakiewicz, Salda Gölü'nden elde ettikleri deneyimleri ekstrem koşullara sahip Van Gölü'nde yapılan bu projede uygulayacaklarını ve bu iki ekstrem ortamı, mikrobiyalitler üzerinden karşılaştırmak istediklerini, bunu 200 nanometreden daha küçük bir ölçekteki (virüs boyutunda) nanokürecikleri inceleyerek yapacaklarını söyledi. Prof. Dr. Slowakiewicz, "Ancak halihazırda bildiğimiz bir şey var k Van Gölü'nde oluşan mikrobiyalitler, Salda Gölü'ndekilerden büyük ölçüde farklılık gösteriyor. Salda'da çalışmalarımız mevcut, yaptığımız analizler var. Ne olduğunu biliyoruz, nasıl geliştiğini biliyoruz. Buradan yapacağımız araştırmalar sonunda belki de Salda'yı Van ile karşılaştırarak, oradaki yapıları birbirleriyle korele ederek ve daha sonra da belki de Mars'la ilişkili, dünya dışındaki bir gezegen veya yaşamla ilgili bir adımı daha gerçekleştirmiş olacağız." diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------------
-Van'a gelen bilim insanlarının tekneye binmesi
-Tekneyle Van Gölü'ne açılan bilim insanları
-Teknedeki ekipten detaylar
-Ekibin Van Gölü'ne dalış yapması
-Van Gölü derinliklerinde mikrobiyalitler ve dalgıçlardan genel
-Araştırma ekibinin su altında mikrobiyerliklerden örnek alması
-Ekibin karaya ulaşması
-Sualtına alınan örnekler
-Proje yürütücüsü Doç. Dr. Çetin Yeşilova ile röportaj
-Pamukkale Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ezher Tagliasacchi ile röportaj
-Polonya Varşova Üniversitesi'nden Prof. Dr. Miroslaw Slowakiewicz ile röportaj
-Tekneden ve Van Gölü'nden genel
Haber: Gülay KUYUCU-Orhan AŞAN/VAN, (DHA)
====================================================
3) TIR ELMA BAHÇESİNE UÇTU, SÜRÜCÜ ÖLDÜ
ISPARTA'nın Eğirdir ilçesinde kontrolden çıkan TIR'ın karşı şeride geçip elma bahçesine uçtuğu kazada sürücü Canser Atasayar hayatını kaybetti.
Kaza, Eğirdir'e bağlı Kemerköprü mevkisinde meydana geldi. Konya'dan Eğirdir yönüne seyir halinde olan çakıl yüklü TIR sürücüsü Canser Atasayar'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaklaşık 600 metre sürüklendikten sonra karşı şeride geçerek Mehmet Gök'e ait elma bahçesine uçtu. Sabah saatlerinde mevsimlik işçilerle birlikte elma toplamak amacıyla bahçesine gelen Mehmet Gök, bahçesinde TIR bulunduğunu fark etti. Aracın yanına giden Gök, sürücünün hareketsiz olduğunu görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde TIR sürücüsü Canser Atasayar'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Atasayar'ın cenazesi savcının incelemesinin ardından çıkarılarak cenaze nakil aracına götürüldü. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
- Olay yerinden görüntü
- TIR'dan görüntü
Haber- Kamera Kemal ERBENEĞİRDİR, (DHA)
====================================================
4) BELEK'TE 100 BİN CARETTA YAVRUSU DENİZE ULAŞTI
ANTALYA'nın yaklaşık 30 kilometrelik Belek kumsalında, deniz kaplumbağalarının mayıs ayında başlayan yuvalama sezonunda 2 bin 600 yuva kaydedildi, 100 binden fazla yavru denizle buluştu. Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) ekipleri, henüz yavru çıkışı gerçekleşmeyen son 15 yuvayı bekliyor.
Türkiye'nin Akdeniz kıyılarındaki en büyük deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından Antalya'nın Serik ilçesindeki Belek kumsalında, bu yılki koruma çalışmalarında sezon sonuna gelindi. Yaklaşık 30 kilometrelik kıyıda 1 Mayıs'ta çalışmaya başlayan EKAD ekipleri, ilk yuvayı 11 Mayıs'ta kayıt altına aldı. İlk yavru çıkışının 11 Temmuz'da gerçekleştiği kumsalda, sezon boyunca yuvalar korundu, yavruların denize ulaşması için çalışmalar yürütüldü.
32 YILDA 1,5 MİLYONU AŞKIN YAVRU
Belek'te, caretta caretta türü deniz kaplumbağalarını korumak amacıyla 1994 yılında başlatılan projede 32 yıl geride kaldı. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve Belek Turizm Yatırımcıları Birliği'nin (BETUYAB) desteğiyle EKAD tarafından yürütülen proje kapsamında, bugüne kadar denize ulaştırılan yavru sayısı 1,5 milyonu aştı. EKAD Başkanı Hacettepe Üniversitesi'nden Dr. Ali Fuat Canbolat başkanlığındaki ekipler, yuvaların belirlenmesi ve korunmasının yanı sıra, yavru çıkışlarını takip ediyor, kumsaldaki tehditlerin azaltılması için çalışmalar yapıyor.
SON 15 YUVA BEKLENİYOR
EKAD Belek Proje Koordinatörü ve Alan Sorumlusu Cansu Ulusoy, “1 Mayıs itibarıyla Belek'teki 30 kilometrelik alanda çalışmaya başladık. Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle ilk yuva 11 Mayıs'ta oluştu. Yuvayı kumsalda izleri takip ederek bulduk ve kayıt altına aldık. O zamandan beri toplam 2 bin 600 yuvamız var. Bu yuvalardan 100 binden fazla yavru denize ulaştı. Hala kontrol açılışını yapmayı beklediğimiz 15 yuva var. Onlar 60 günlük süreci doldurmadı. Daha yavru çıkışı vermediği için kontrol edemedik. Normalde sezon 30 Eylül itibarıyla bitiyor. Biz son yuvaların da çıkmasını bekliyoruz" dedi.
YUVA SAYISINDA DÜŞÜŞ
Bu yıl yuva sayısının önceki sezonlara göre azaldığını belirten Cansu Ulusoy, “30 kilometrelik bu sahilde geçen senelerde yuva sayısı 3 bin 600, 3 bin 100 gibi hep 3 binin üzerinde seyrediyordu. Ama bu sene sıcaklıklar çok düşük ilerledi. Mayısın ortasına kadar hala mart soğuğu dediğimiz bir soğuk içerisindeydik. O yüzden yuva sayısında düşüş olduğunu düşünüyoruz. Hayvanlar daha sıcak yerlere göç etti. Ama aynı zamanda yuva sayıları sürekli zirve düzeyinde seyrettiği için düşmesini de bir noktada bekliyorduk" diye konuştu.
70'TEN FAZLA OTELİN SAHİLİNDE ÇALIŞMA
Kumsaldaki çalışmaların turizm tesislerinin önünde de sürdüğünü anlatan Ulusoy, “Şu an sadece geciken ergin hayvanların yuvalarını bekliyoruz. Bu da her sene olan bir şey. 30 kilometrelik bu alan, turizm olarak çok ilerlemiş ve turizm sanayi bölgesi olarak da anılan bir yer. 70'ten fazla 5 yıldızlı otelin sahilinde çalışıyoruz. Bu otellerin önünde de yuvalar var. Kafesleme çalışmaları ya da otel ışıklarını kaplumbağa dostu hale getirmeye yönelik çalışmalarımız var. Bunun dışında boş alanlarımız da var. Boş alanlarda araç girişleri ya da halkın kullandığı alanlarda bilinçsizlik nedeniyle yuva tahribatları gerçekleşebiliyor" dedi.
MANGAL ATEŞİNDE YANAN YAVRU
Kumsala araç girişleri, ateş yakılması ve çöplerin deniz kaplumbağaları için tehdit oluşturduğunu belirten Ulusoy, “Araçla girilmemesi gereken yerlerde tabela eksikliğinden ya da bilgisizlikten dolayı çok fazla araç girişi oluyor. Sırf 4x4 aracı var, arazide gezebiliyor diye aracını sahile sokan insanlar da oluyor. Ateş yakılıyor. Mangalın içinden geçerken yanmış, denize ulaşamamış bir hayvan da gördük. Kumsallarımız çok kirli, çöpler çok fazla. Bunlar da ayrı dert. Bunun dışında sahipsiz köpekler problemi var. Deniz kaplumbağalarının doğal avcıları değiller ama sahile çok fazla bırakılıyorlar. İnsanlar sahiplenmiyor, orada üremeye başlıyor ve aç kalıyorlar. Aç kaldıkça da sezon boyunca caretta yumurtalarını yiyorlar. Bu gibi problemlerle karşılaştık" diye konuştu.
180 GÖNÜLLÜYLE 5 AYLIK ÇALIŞMA
Sezon boyunca Türkiye'den ve farklı ülkelerden gönüllülerle çalıştıklarını söyleyen Ulusoy, “Bu sene toplam 150 ulusal gönüllüyle birlikte çalıştık. Bunların yanında 30 uluslararası gönüllümüz vardı. İspanya'dan, Rusya'dan, Amerika'dan gelenler vardı. Fransa'dan özellikle çok fazla gönüllümüz vardı. Onlarla birlikte 5 ayı bitirmiş olduk" dedi.
YARALI KAPLUMBAĞAYA 350 KİLOMETRELİK YOL
Yaralı deniz kaplumbağalarının tedavisi için yaşanan ulaşım sorununa da dikkati çeken Ulusoy, “Yaralı olarak kıyıya vurmuş bir hayvanı, burada rehabilitasyon merkezi olmadığı için 350 kilometre uzaktaki Dalyan'a gönderdik. Durumundan da çok emin değiliz çünkü pek iyi durumda değildi. O yol da onu çok fazla yormuştur. Bunun dışında balıkçılık faaliyetlerinden kaynaklı ölmüş hayvanlar da kıyıya vurabiliyor. Özellikle sezon başında, yuvalama ya da çiftleşme döneminde, uzakta ölmüş ve kıyıya vurmuş hayvanlarla da karşılaşıyoruz" diye konuştu. (DHA)
ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE
Haber: Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)
=======================================================
5) YANGINDA KURTARILAN KÖPEKLER YUVA BEKLİYOR
ANTALYA'nın Aksu ilçesinde 7 Eylül'de çıkan orman yangınında kurtarılan 19 köpek, Konyaaltı Belediyesi Hayvan Barınağı'nda tedavi edildi. Tedavi ve kısırlaştırma işlemleri tamamlanan köpeklerden 3'ü yeni yuvasına kavuşurken, 16'sı ise kendilerini sahiplenecek aileleri bekliyor.
Aksu'da 7 Eylül'de çıkan orman yangını sırasında bölgedeki barınaktan tahliye edilen 19 köpek, Konyaaltı Belediyesi Hayvan Barınağı'na getirildi. Burada tedavilerinin tamamlanmasının ardından kısırlaştırılan köpeklerden 3'ü sahiplendirilirken, 16'sı ise yeni yuvalarını bekliyor.
YANGINDAN SONRA YENİ BİR HAYAT
Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, Aksu yangınının ardından getirilen hayvanların durumuyla ilgili bilgi verdi. Başkan Kotan, "Aksu yangınında 19 köpeğimiz buraya transfer edildi. Tedavileri bittikten sonra kısırlaştırma işlemleri yapıldı. Güzel haber de 19 hayvanımızın 3'ü sahiplendirildi. Geri kalan hayvanlarımız da sahiplendirilmeyi bekliyor" diye konuştu.
'SATIN ALMAYIN, SAHİPLENİN'
Konyaaltı Belediyesi'nin sokak hayvanlarına yönelik çalışmalarının sürdüğünü belirten Kotan, yaklaşık 1000 köpeğin tedavi ve kısırlaştırma işlemlerinin yapıldığını söyledi. Kotan, "Bunların 158'ini sahiplendirdik. Bir bu kadar da sahiplendirilmeyi bekleyen köpeklerimiz var" dedi.
Hayvan sahiplenmenin Konyaaltı'nda giderek daha fazla karşılık bulduğunu ifade eden Kotan, “Her yerde söylüyoruz, 'Satın almayın, sahiplenin' diye. Verdiğim rakamların daha da üstüne aralık ayına kadar çıkacağımızı düşünüyorum. Konyaaltı halkı satın almıyor, sahipleniyor" diye konuştu.
Kotan, 2026 yılında barınakta yaklaşık 2 bin kedinin misafir edildiğini, bunlardan 1200'ünün kısırlaştırıldığını ve 100'ünün sahiplendirildiğini belirtti. Kotan, “Bir o kadar da kedimiz şu anda sahiplendirilmeyi bekliyor" dedi.
‘ÇOCUKLAR AİLELERİNİ SAHİPLENMEYE İKNA EDİYOR’
Barınağın hafta içi ve hafta sonu vatandaşların ziyaretine açık olduğunu belirten Kotan, okullardan da öğrencilerin geldiğini söyledi. Çocukların hayvanlarla vakit geçirmesinin sahiplenme kararında etkili olduğunu anlatan Başkan Kotan, “Talep olduğu zaman okullarımıza servis gönderdiklerimiz oluyor. Ben okul gezileri yapıyorum, oradan talep ediyorlar. Yine Veteriner İşleri Müdürlüğümüze, barınağa gelmek istiyorlar. Bu vasıtayla gelip gördükçe bir taraftan ailelerini ikna ediyorlar aslında çocuklar. 'Hadi ailece gezelim' diye getiriyorlar, daha sonra bir bakıyorsun ellerinde ya yavru bir köpekle ya da yavru kediyle çıkıyorlar. O da mutluluk verici" diye konuştu.
Vatandaşlara sahiplenme çağrısında bulunan Kotan, barınaktan hayvan sahiplenenlere teşekkür ederek, “Yaptığım her toplantıda, her esnaf gezisinde elimden geldiği kadar Konyaaltı halkımızı barınaklara yönlendiriyorum. Bu noktada Konyaaltı halkımız da çok duyarlı. Sahiplenen vatandaşlarımıza, barınağımızdan hayvan sahiplenen vatandaşlarımıza da çok teşekkür ediyorum. Yine Konyaaltı halkımıza sesleniyorum; satın almayın, sahiplenin. 19 köpeğimize de çok iyi baktık, 3'ü sahiplenildi bile. O da çok güzel bir şey" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Tabela ve hayvan resimlerinden görüntü
-Tedavileri tamamlanan hayvanların görüntüsü
-Belediye Başkanı Cem Kotan barınak yetkilisinden bilgi alırken detay
-Başkan Kotan yavru köpeği severken görüntü
-RÖP: Başkan Cem Kotan
-Veteriner yavru köpeği muayene ederken görüntü
Haber: Aysu DURSUN- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,(DHA)
=======================================================