1) 317 SUÇTAN ARANAN FİRARİ HÜKÜMLÜ, SAKLANDIĞI APARTMAN DAİRESİNDE YAKALANDI
ADANA'da toplam 317 suçtan aranan, hakkında kesinleşmiş 10 yıl 7 ay hapis cezası bulunan Ferhat Türkmen (23), saklandığı apartman dairesinde yakalandı.
Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, ‘Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık’, ‘Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık’, ‘Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması’ gibi toplam 317 suçtan aranan Ferhat Türkmen’in yakalanması için çalışma başlattı. Ekipler, hakkında kesinleşmiş 10 yıl 7 ay hapis cezası bulunan Türkmen'in, Aydınlar Mahallesi’ndeki bir apartman dairesinde saklandığını tespit etti.
ALIŞVERİŞİNİ İNTERNET ÜZERİNDEN YAPIYORMUŞ
Firari hükümlüyü takibe alan ekipler, Türkmen’in yakalanmamak için evden hiç çıkmadığını, alışverişini internet üzerinden sipariş vererek yaptığını belirledi. Bu tespitler sonrası adrese operasyon düzenleyen polis, Türkmen’i gözaltına aldı. Evde yapılan aramada; 1 hafif makineli tüfek, 2 ruhsatsız tabanca, çok sayıda mermi ile 5 cep telefonu ele geçirdi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Türkmen önce adliyeye, ardından cezaevine gönderildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Şüphelinin emniyetten çıkışı
-Polis merkezinden görüntüler
Haber: Anıl ATAR- Kamera: Yaşarcan SERİNTÜRK/ADANA,(DHA)
==================================================
2) OTOMOBİLLER KAVŞAKTA ÇARPIŞTI
BURDUR'da iki otomobilin kavşakta çarpıştığı kazada 1 kişi tedbir amaçlı hastaneye götürüldü.
Burdur- Ankara yolunun Sanayi Kavşağı'nda dün akşam üzeri meydana gelen kazada, V.K. yönetimindeki 32 ADU 203 plakalı otomobil ile H.O.A. yönetimindeki 07 ABU 523 plakalı otomobil çarpıştı. İhbarla kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sürücülerin yara almadığı kazada 32 ADU 203 plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan kişi tedbir amaçlı hastaneye götürüldü. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Kazaya karışan otomobiller
Haber-Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,(DHA)-
=========================================
3) SAKARYA'DA SAĞANAK ETKİLİ OLUYOR
METEOROLOJİ Genel Müdürlüğü'nün ‘sarı kodlu’ kuvvetli sağanak yağış uyarısında bulunduğu Sakarya’da, sabah saatlerinde etkisini artıran yağış nedeniyle trafikte aksamalar yaşandı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Sakarya’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda il için kuvvetli sağanak yağış uyarısında bulundu. ‘Sarı kodlu’ uyarının ardından kentte beklenen yağış, dün akşam saatlerinde etkisini göstermeye başladı. Sabah ise sağanak şiddetini artırdı. Özellikle mesai ve okullarda ders başlangıç saatleri olan 08.00-09.00 arasında etkili olan yağış, kent genelinde trafikte aksamalara neden oldu. Bazı yollarda biriken su nedeniyle yayaların ilerlemekte güçlük çektiği görüldü.
Meteoroloji verilerine göre, kuvvetli sağanağın gün boyunca aralıklarla etkili olması bekleniyor. Yağışların hafta sonuna kadar devam edeceği tahmin edilirken, Sakarya’da hava sıcaklıklarının hafta sonuna kadar gündüz en yüksek 21, gece ise en düşük 15 derece civarında seyretmesi bekleniyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Şehirden sağanak yağış ve trafik görüntüleri
Haber-Kamera: Serhat YILMAZ/SERDİVAN(Sakarya),(DHA)
===================================
4) PROF. DR. ÖZLÜ’DEN 'GRİP AŞISI' ÇAĞRISI
GÖĞÜS Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, dünyada her yıl milyonlarca kişinin hastalanmasına ve ölümlere yol açan gribe karşı eylül ve ekim aylarının aşı için en uygun dönem olduğunu belirterek, "Nedense bizim toplumumuzda grip, küçümsenen bir hastalıktır. ‘Grip oldum’ denildiğinde, ‘Ne olmuş ki ayakta atlatırsın’ gibi düşünülüyor. Yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için grip oldukça ağır seyredebilen ve ölümcül olabilen bir hastalık. Aşı gerçekten işe yarıyor, yapılmış geniş analizler var" dedi.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, dünyada her yıl milyonlarca kişinin hastalanmasına ve ölümlere yol açan griple ile ilgili aşı uyarısında bulundu. Gribin özellikle yaşlılarda ve kronik hastalığı olanlar için risk barındırdığını ifade eden Prof. Dr. Özlü, eylül ve ekim aylarında mutlaka aşı yaptırılması gerekildiğini vurguladı. Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Aslında şu anda grip aşısının tam da zamanıdır. Her yıl eylül ve ekim ayı, grip aşısını yaptırmak için uygun bir zamanlama. Özellikle 65 yaş üzeri ve 65 yaş altında olsa dahi kronik hastalığı olanlara tavsiye ediyoruz. 6 ayı aşmış olan çocuklar da dahil isteyen herkes grip aşısını yaptırabilir. Sağlıklı, herhangi bir hastalığı olmayan biri olsanız bile ‘İşimden, gücümden, performansımdan geri kalmak istemiyorum’ diyorsanız aşı yaptırabilirsiniz. Tıbbi açıdan baktığımızda yaşlılar ve kronik hastalığı olanların gribi, diğer kişilere göre ağır seyredebiliyor. Zatürre, bronşit, KOAH, astım alevlenmeleri, kalp yetmezliği hatta bazen böbrek yetmezliğine giden durumlar olabiliyor. Kış mevsimlerinde çok gördüğümüz hastane yatışları, acil servis başvurularına neden olabilir. Grip, dünyada en çok öldüren hastalıklar arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.
‘ÖLÜMCÜL OLABİLEN BİR HASTALIK’
Aşının koruyuculuk süresi ve zamanlamasına değinen Prof. Dr. Özlü, “Nedense bizim toplumumuzda grip küçümsenen bir hastalıktır. ‘Grip oldum’ denildiğinde, ‘Ne olmuş ki, ayakta atlatırsın’ gibi düşünülüyor. Yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için grip oldukça ağır seyredebilen ve ölümcül olabilen bir hastalık. Aşı gerçekten işe yarıyor, yapılmış geniş analizler var. Her sene yeniden yapılması gerekiyor. Aşı yapıldıktan 15-20 gün sonra kanda gribe karşı antikorlar yeterli düzeye ulaşıyor ve koruma başlıyor. Yaklaşık 6-8 aylık bir koruması var. O da bizim Kuzey Yarım Küre ülkelerinde, grip sezonuna denk geldiği için yeterli bir koruma sağlıyor” diye konuştu.
‘ISRARLA TAVSİYE EDİYORUZ’
Prof. Dr. Tevfik Özlü, konuşmasına şöyle devam etti:
“Kalp, akciğer, KOAH, bronşit, astım ve akciğer hastalığı olanlara ısrarla aşıyı tavsiye ediyoruz. Kronik böbrek, beyin damar ve şeker hastalığı olanlara da yapılmasını tavsiye ediyoruz. Aspirin kullanmak zorunda kalan 18 yaş altı çocuklara, gebelere de bu aşının yapılması gerekiyor. Aşırı kilolu olan kişilerde de grip ağır seyredebilir. 65 yaş üzerine ve kronik hastalığı olanlara grip aşısı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından geri ödeme kapsamında olduğu için hekim reçetesiyle ücretsiz olarak eczanelerden alınabiliyor. Diğer kişiler ise ücretini ödeyerek aşıyı yaptırabilir.” (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Prof. Dr. Tevfik Özlü'nün açıklamaları
HABER-KAMERA: Selçuk BAŞAR-Efnan KÖSE/TRABZON,(DHA)
==================================================
5) 'İZMİR KEKİĞİ REÇETEYLE SATILMALI'
İZMİR'de Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Öğretim Üyesi ve DEÜ Fauna ve Flora Araştırma ve Uygulama Merkezi (FAMER) Müdürü Prof. Dr. Kerem Canlı, kontrolsüz İzmir kekiği kullanımının antibiyotiklerin de etkisini yitirmesine yol açabildiğini tespit ettiklerini belirterek, "Eğer bugün İzmir kekiğini reçetesiz ve kontrolsüz kullanırsak yarın eczaneden aldığımız hiçbir antibiyotik hastalığımızı iyileştirmeyecek. Bu direnç başımıza ciddi sorunlar açacak" dedi.
DEÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Öğretim Üyesi ve FAMER Müdürü Prof. Dr. Kerem Canlı başkanlığındaki 16 kişilik ekibin, bilyalı/bilya kekik veya İzmir kekiği olarak bilinen 'Origanum onites' adlı bitkiyle ilgili çalışmanın makalesi, Microorganisms dergisinde yer aldı. Buna göre, Origanum onitesin kimyasal antibiyotikten daha etkili olduğu tespit edildi. Ekip tarafından yürütülen yeni çalışmada ise İzmir kekiğinin gücünden çok, bu gücün nasıl kullanılması gerektiğine odaklanıldı. Öğrencilerden Suray Serdarova'nın yüksek lisans tez çalışması kapsamında gerçekleştirilen araştırmada, İzmir kekiği ekstraktının etkili düzeyin altındaki miktarlarına 40 gün boyunca tekrar tekrar maruz bırakılan mikrobiyal popülasyonların direnç seyri izlendi. Çalışma, güçlü bir doğal antibiyotiğin gelişigüzel kullanılmasının da çağın en büyük sağlık sorunu olan antibiyotik direnci gelişimine yol açabileceğini gösterdi.
'GELECEKTE ANTİBİYOTİKLERİMİZ DE İŞE YARAMAYACAK'
DEÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve FAMER Müdürü Prof. Dr. Kerem Canlı, "Laboratuvarımızda yerel bitkilerin sağlık etkilerini araştırıyoruz. 2 yıl önce, İzmir kekiğinin antibiyotikler kadar etkili hatta antibiyotiklerden daha etkili olduğunu tespit etmiştik. Günümüzde antibiyotik kullanımı ise ciddi bir sorun. Olabildiğince az antibiyotik kullanmaya çalışıyoruz. Çünkü antibiyotik direnci gelecekte, hastaları iyileştiremememize yol açacak ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmış durumda. Bu kapsamda yeni çalışma yaptık. Sonuçlar bizi de oldukça şaşırttı. İzmir kekiğinin kontrolsüz kullanımının, tıpkı antibiyotiklerde olduğu gibi direnç yarattığını ortaya çıkardı. Artık İzmir kekiği bakterileri öldürmüyordu. Ancak daha ilginç olan çapraz direnç dediğimiz yani İzmir kekiği uygulanmış bakteriler acaba artık piyasadaki antibiyotiklere karşı da bir direnç geliştirmiş midir şeklinde araştırdığımızda ortaya çıktı, şaşırdık. Çünkü kekik nedeniyle direnç geliştiren mikroorganizmalar artık antibiyotikler tarafından da öldürülemiyordu. Dolayısıyla eğer kontrolsüz şekilde kekik ve benzeri antimikrobiyal etkili bitkileri kullanırsak gelecekte çok ciddi bir sağlık sorunuyla karşı karşıya kalacağız. Bu nedenle kekik ve diğer sağlıksal bitkileri kullanırken mutlaka miktar, ne kadar süre kullanılacağı gibi ciddi bilimsel araştırmalar yapılması gerekiyor. Aksi halde kekikle başlayan süreç, antibiyotik etkisi olan diğer bitkilerle bu sorunun büyümesine yol açacak" dedi.
'CİDDİ SORUN AÇACAK'
İzmir kekiğinin eczanelerde satılması gerektiğini savunan Prof. Dr. Canlı, "Çünkü İzmir kekiğinde antibiyotik, antifungal, antikanser etkisi var. Bu seviyede ilaç boyutunda bir bitkinin kontrolsüz kullanımı da ciddi sorunlara yol açıyor. Bu sorunları ancak eczacıdan ilaç alırmış gibi kontrollü şekilde reçetelendirerek aldığımızda sorunsuz şekilde kullanabiliriz. Aksi halde önümüzdeki birkaç yıl bu sefer şu anda baharat olarak bildiğimiz bitkilerin yol açtığı sağlık sorunlarını çözmekle uğraşacağız. Dünya Sağlık Örgütü'nün bu konudaki yaklaşımlarıyla birleştirince, kesinlikle kekik reçeteyle satılmalı. Eğer bugün İzmir kekiğini reçeteyle kullanmazsak ve kontrolsüz kullanırsak yarın eczaneden aldığımız hiçbir antibiyotik hastalığımızı iyileştirmeyecek. Bu direnç başımıza ciddi sorunlar açacak" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------------------:
-Prof. Dr. Kerem Canlı ile röp.
-DHA Muhabiri Kadir Özen'in anonsu
-İzmir kekiğinin görüntüsü
-Genel ve detay görüntü
Haber: Kadir ÖZEN - Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR, (DHA)-
===================================
6) FOTOĞRAFÇI BABASINDAN KALAN 100 YILLIK MAKİNELERİN TAMİRİ İÇİN ALMANYA'DAN MALATYA'YA GELDİ
ALMANYA'da yaşayan Ali Özalp (63) Malatya’da 1950’li yıllarda fotoğrafçılık yapan babası Mustafa Özalp'tan (82) kalan ve uzun yıllardır atıl durumda bulunan 2 adet 100 yıllık alaminüt fotoğraf makinesini tamir ettirmek için Türkiye’ye geldi. Malatya Büyükşehir Belediyesi Fotoğraf Makinesi Müzesi'nde ücretsiz olarak her iki makinenin tamiri ve bakı yapıldı. Özalp, bir dönem annesinin eskiciye vermek istediği fotoğraf makinelerini tamir ettirerek babasının hatırasını yeniden canlandırdığı için mutlu olduğunu ifade etti.
1950'li yıllarda askerliğini yaptıktan sonra alaminüt fotoğraf makinesi ile tanışan Mustafa Özalp uzun yıllar Malatya ve çevre illerde fotoğraf çekimi yaparak geçimini sağladı. 2009 yılında sağlık sorunları nedeni ile yaşamını yitiren Mustafa Özalp'in 2 adet fotoğraf makinesi uzun yıllarca atıl durumda kaldı. Babasının ekmek kapısı olarak nitelendirdiği 2 adet 1930'lu yıllarda üretilen yaklaşık 100 yıllık fotoğraf makinelerini muhafaza eden Ali Özalp, babasının hatırasını yeniden canlandırmak için tamir ve bakımlarını yaptırmaya karar verdi. Almanya'dan Malatya'ya gelen Ali Özalp, komşusunun da tavsiyesi ile Malatya Büyükşehir Belediyesi Fotoğraf Makinesi Müzesi'nde ücretsiz olarak her iki makinenin tamirini ve bakımını yaptırıp, babasının hatırasını yeniden canlandırdı.
BABASININ EKMEK TEKNESİNİ ESKİCİYE VERMEDİ
Her iki fotoğraf makinesinin o dönemlerde babası için bir ekmek kapısı olduğunu belirten Ali Özalp, annesinin bir dönem makineleri eskiciye vermek istediğini ifade ederek, "Babamın bu makinelerini yeniden faaliyete geçirip güzelleştirip evimin bir köşesinde sergilemek için anısını yaşatmak amaçlı yaptım. Rahmetli annem evde kalabalık etmesin diye eskiciye vermek istediğini söyledi. Ama ben buna izin vermedim. Anneme babamın hatırasını saklayacağımı ifade ettim. Babam bu makinelerle 5 evlat yetiştirdi. Almanya'dan gelerek makineleri Büyükşehir Belediyesi Fotoğraf Makinesi Müzesi'nde ücretsiz olarak tamir ve bakımını gerçekleştirdim. Kısmet olursa bu makinelerin birini Malatya'daki diğerini de Almanya'daki evimde sergileyeceğim. Babamızın yaptığı bu fedakarlıkları unutmamak adına böyle bir şeye teşebbüs ettim. İstedim ve yaptım. Çocuklarıma ve torunlarıma bu makinenin hatıralarını anılarını anlatacağım. Çok mutluyum" dedi.
‘ÇATILARDA ATIL DURUMDA BIRAKMAYIN, ÜCRETSİZ TAMİR EDİYORUZ’
Alaminüt fotoğraf makinelerinin tamir ve bakımını gerçekleştiren Malatya Büyükşehir Belediyesi Fotoğraf Makinesi Müze Sorumlusu İrfan Tunay, alaminüt fotoğraf makinelerinin 1930 yıllarına ait sulu bir makine olduğunu belirterek, "Alaminüt, Fransızca'da 'bir dakika' anlamına geliyor. Bu tür makinelerde fotoğraf çekimi bir dakika sürüyor. Mustafa Özalp amcamız bu iki makine ile yıllarca seyyar fotoğrafçılık yapmış. Vefatı sonrası yıllarca depoda, çatıda saklanmış, rutubetli ve körük kısmı tamamen dağılmış olarak tamamen çalışmayan bir görseli vardı. Bizler de müze olarak her iki makinenin tamir ve tadilat işlemini yaparak tekrar çalışır bir vaziyete getirip kendisine teslim ediyoruz. Bu bizim için büyük bir mutluluk. Çünkü 100 yıllık makineleri ayağa kaldırıyoruz. Bu tür makinelerin lütfen, çatıda atıl durumda bırakılmasını istemiyoruz. Tamir aşamaları ücretsiz olarak gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
---------------------------------
- Mustafa Özalp'in oğlu Ali Özalp röportaj
- Fotoğraf Makinesi Müze Sorumlusu İrfan Tunay röportaj
-Fotoğraf makinelerinden detay görüntüler
-Ali Özalp'in babasından kalan eski fotoğraf
-Makinelerin tamir aşamasından görüntüler
Haber- Kamera: Recep BAĞDAT-MALATYA-DHA
===================================
7) DİYARBAKIR’DA 8 KATLI BİNANIN ÇATISINDA ÇIKAN YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
DİYARBAKIR’ın Yenişehir ilçesinde 8 katlı binanın çatı katında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.
Kooperatifler Mahallesi’nde bulunan 8 katlı binanın çatı katında, dün akşam saatlerinde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldü.
Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.(DHA)
Görüntü Dökümü
----------
Yangın anından görüntü
İtfaiye görüntü
Yangının söndürülmesinden görüntü
Haber-Kamera: Hüseyin İÇLİ/DİYARBAKIR, (DHA)