Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
güncel
Ana Sayfa » güncel » DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

📅 24.09.2026 10:00 ⏱ 16 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1) EVDEN ÇIKTIKTAN SONRA KAYBOLDU, DAĞDA UYURKEN BULUNDUBURDUR'un Yeşilova ilçesinde kaybolan İbrahim Çevik (89), evinden yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta dağda uyurken bulundu.Örencik köyünde yaşayan İbrahim Çevik'ten bir süre haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar

1) EVDEN ÇIKTIKTAN SONRA KAYBOLDU, DAĞDA UYURKEN BULUNDU

BURDUR'un Yeşilova ilçesinde kaybolan İbrahim Çevik (89), evinden yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta dağda uyurken bulundu.

Örencik köyünde yaşayan İbrahim Çevik'ten bir süre haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgede arama çalışması başlatıldı. AFAD ve jandarma ekipleri tarafından dün saat 19.00 sıralarında başlatılan arama çalışmalarında Çevik, evinden yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta saat 22.00 sıralarında dağda uyurken bulundu. Sağlık ekibine teslim edilen İbrahim Çevik, kontrol amacıyla hastaneye götürüldü. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Ekipler ile İbrahim Çevik'in görüntüsü

Haber- Kamera: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)-

==================================================

2) ÇÖP KAMYONUNU OYUNCAKLARLA SÜSLEDİ, ÇOCUKLARIN NEŞESİ OLDU

ARTVİN’in Kemalpaşa ilçesinde belediyede çöp kamyonu şoförü olan Rıfat Başar (40), kötü kokusundan rahatsız olduğu aracını her gün deterjanla temizlemeyip çocukların ilgisini çekmek için oyuncak ve pelüşlerle süslüyor. Başar, maaşından ayırdığı parayla aldığı oyuncakları da çöp toplama işlemi sırasında çocuklara hediye ediyor.

Kemalpaşa Belediyesi’nde 6 yıldır temizlik işleri personeli olan ve çöp kamyonu kullanan Rıfat Başar, göreve başladığı dönemde aracın çevreye yaydığı kötü kokudan hem kendisinin hem de çevredeki vatandaşların rahatsız olduğunu fark etti. Bunun üzerine çöp kamyonunu kendi imkanlarıyla temizlemeye başlayan Başar, aracın içini ve dışını düzenli olarak yıkayarak temizliği günlük işinin bir parçası haline getirdi. Başar, çocukların çöp kamyonuna karşı çekingen tutumunu fark edince bu kez aracı pelüş oyuncaklarla donatmaya karar verdi. Zamanla ilgisi artan çocuklara maaşından ayırdığı bütçeyle satın aldığı oyuncakları dağıtmaya başlayan Başar, kısa sürede onların 'Rıfat ağabeyi' oldu. Çocuklar yolunu gözledikleri Başar’ın yanına koşarak oyuncak isterken, renkli görünümü ve temizliğiyle dikkat çeken araç da vatandaşların ilgi odağı oldu.

‘BİR GÜN İHMAL ETSEM AYNI KOKULAR YİNE YAYILIR’

Rıfat Başar, çöp kamyonu temizliğini rutin hale getirdiğini anlatarak, “İlk araca bindiğimde kötü kokular yayılıyordu. Bu durumu nasıl düzeltebilirim diye düşündüm. Halkın içinden geçerken herkes püflediği zaman da rahatsız oldum; ben de utandım. Kamyonu temizlemeye, temiz tutmaya karar verdim. Alttan, önden, kazanın içini, dışını deterjanla kendi imkanlarımla temizlemek için akşama kadar uğraştım. Bütün kokuyu giderdim ve bunu yıllardır da aynı şekilde sabah, öğle, akşam şeklinde devam etmekteyim. Çünkü bir gün ihmal etsem aynı kokular tekrar yayılacağına eminim” dedi.

‘TEMİZLİĞE ÇOK ÖNEM VERİYORUM’

İşini severek yaptığını ifade eden Başar, “Temizledikten sonra halkın içinden geçerken millet rahatsız olmuyor. Çok güzel kokuyor hatta kokular dışarıdakilerin burnuna kadar ulaşıyor. Elimden geldiği kadar temizliyorum. Şimdi de çöp aracım öğrencilerin, küçük çocukların ilgi odağı olmuş durumda. Aracı oyuncaklarla, çiçeklerle süsledim. İsteyen çocuklara da dağıtıyorum. Bunu maaşımın belirli kısmından, kendi imkanımla karşılıyorum. İşimi severek yapıyorum. Kesinlikle üfleyip, püflemiyorum. Bu çöp işidir. En ince detayına kadar arabamı temiz tutmaya çalışıyorum. Temizliğe çok önem veriyorum ve bu konuda çok titizim. Sonuna kadar da uygun görüldüğü yere kadar devam etmeyi düşünüyorum” diye konuştu.

‘ÇOCUKLAR ÇÖP KAMYONUNU BEKLER OLDU’

Çocukların çöp kamyonuna olan bakış açısını değiştirdiğini söyleyen Başar, “Sabahları çöp alırken lokantaların önünden geçiyorum. Bir kişi püf dediği zaman moralim bozuluyor doğrusu. İşte bozulmasın diye arabayı titizlikle, çok dikkatli bir şekilde temiz tutmaya çalışıyorum. Öğrenciler çöp arabasından hep kaçarak çekiniyorlardı. Bu çocuklara çöp arabasını nasıl sevdiririm diye düşündüm. Önce birkaç tane oyuncağı arabaya koydum. Çocuklar istemeye başlayınca bu sefer aracı pelüş ayıcıklarla doldurdum. Bu durum çocukların arasında yayılınca, bu kez çocuklar çöp arabasını bekler oldu. Araçta butonun sesi çıktığı zaman hemen koşuyorlar. ‘Abi oyuncak ver’ diyorlar. Hiçbirini şu ana kadar geri çevirmedim. Çocukları seviyorum, ayrı bir ilgim var onlara karşı. Çevremizi temiz tutalım, hayat ve doğa çok güzel. Çöplerimizi yere atmayalım. Keşke Türkiye'deki bütün çöp araçları bu şekilde olsa. İnsanlar artık seve seve çöp aracına yanaşıyorlar. Tatlı gözlerle bakıyorlar ve bu benim hoşuma gidiyor. Güzel gözlerle bakıldığı zaman, insan yadırgamadığı zaman benim daha çok hevesli hevesli çalışasım geliyor. Farkındalık yaratmak istedim” diye konuştu.

‘HER GEÇTİĞİNDE ONA SARILMAK İSTİYORUM’

İlçede esnaflık yapan Hayrettin Okur, çöp kamyonundan güzel kokular yayıldığını ifade ederek, “Çöp kamyonu buradan geçince kötü koku yayılıyordu. Rıfat kardeşim 5 senedir çalışıyor. Araba buradan geçerken artık hijyenik bir ortam var. O artık tatlı bir kokuyla buradan geçiyor. Rıfat her geçtiğinde tutup, ona sarılmak istiyorum. Türkiye'de belki de böyle bir cicili bicili araba yoktur” dedi.

‘İLK DEFA BÖYLE BİR ÇÖP ARABASI GÖRDÜM’

Öğrenci velilerinden Bahar Şahin, aracın temiz halini görünce mutlu olduğunu belirterek, “İlk defa böyle bir araba ben de gördüm. Çocuklar gördüğü zaman neşeleniyor tabii. Mutlu oluyorlar, Biz de mutlu oluyoruz. Sokaklarımız tertemiz oldu” ifadelerini kullandı.

‘HEPİMİZE NEŞE KATTI’

Öğrenci Rabia Maparvelioğlu, çöp arabasının temiz halinin hoşuna gittiği ifade ederek, “Çoğumuz çöp arabalarından kaçıyorduk ama bu çöp arabası hepimize neşe kattı. Çok temiz kokuyor, temiz gözüküyor. Hepimizin hoşuna gitti, oyuncaklar var. Herkes mutlu oldu” diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-İlçeden dron görüntüleri

-Çöp kamyonu etrafındaki çocuklardan dron görüntüleri

-Rıfat Başar'ın çöp kamyonunu yıkmasından görüntüler

-Başar'ın çöp kamyonu kullanmasından detaylar

-Çocuklara hediye verilmesinden görüntüler

-Röportajlar

-Çöp kamyonundan görüntüler

-Detay görüntüler

HABER-KAMERA: Fatih TÜYSÜZ-Erhan SARI/ARTVİN,(DHA)

==================================================

3) 25 METREKARE ODADA 15 BİN PLAK, KASET VE CD’DEN OLUŞAN KOLEKSİYON OLUŞTURDU

MALATYA'da yaşayan pasta imalatçısı Mustafa Aşan (34), eşinin doğum gününde hediye ettiği plakçalar ile başlayan merakla 25 metrekarelik odada yaklaşık 2 bin 500 plak, 10 bin kaset ve 3 bin CD ile dev bir koleksiyon oluşturdu. Aşan, “Eşim doğum günümde 1968 yıllarına ait bir plakçalar almış. Sonra merakım başladı büyük bir koleksiyon yaptım. Akşamları birer çay içerken müziğimizi dinleriz” dedi.

Malatya'da pasta imalatçısı olarak çalışan Mustafa Aşan, çocukluk yıllarından bu yana plakçalarlar ve nostaljik müziklere ilgi duydu. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından doğum gününde eşi Ebru Aşan tarafından hediye edilen plakçalar ile merakı başlayan Mustafa Aşan, plakçalar, plak, kaset ve CD toplamaya başladı. Zaman içerisinde koleksiyonunu büyüten Aşan, evinin bir odasını bu parçalara ayırdı. 3 yıl içerisinde 15 bin parça toplayan Aşan, odaya sığmayınca evinin altında bir oda kiraladı ve ürünlerini burada toplamaya başladı. 25 metrekarelik bir odada 2 bin 500 plak, 10 bin kaset ve 3 bin adet CD ile geçmişin koleksiyonu oluşturan Aşan, aynı zamanda kurduğu sanal medya hesabı üzerinden de canlı mezatlar düzenleyerek koleksiyonunu daha geniş kitlelere duyuruyor.

'25 METREKARELİK ODADA NOSTALJİ KOLEKSİYONU'

Aşan, “Daha önce eşimle muhabbetlerimizde plakları, eski nostaljiyi sevdiğimi söylemiştim. O da sağ olsun bana 1968 yıllarına ait bir plakçalar almış. Ondan sonra bir plak alayım akşamları birer çayımız içerken müziğimizi dinleriz dedik. Bir sanal medya hesabı açtık ve bu sayfada daha güzel dinlemekler yapalım dedik. Derken bir tane bir tane bir tane daha ve 80'li yılların ruhuna girdik. Daha önce evimde bir köşe yapmıştım ve birikimlerimi orada yapıyordum. Plak, kaset ve radyo sayısı artınca kendime 20-25 metrekarelik bir oda tuttum ve nostalji geçmişi bu odada biriktirdim. Topladığım plak, plakçalar, kaset, radyo, CD'leri yeni üretilen cihazlar değil de 60-70 ve 80'li yıllara ait ürünleri toplamaya çalıştım. Aslında bunlara ulaşmak çok zor değil çünkü nostalji camiası gerçekten büyük bir camia. Geçmişte aldıkları plak, plakçalar, radyo veya kasetleri dinlemek istemeyen ve tozlu raflara kaldıranlar olabiliyor. Bizler bunlara ulaşıp o tozlu raflardan onları alarak yeniden dinleyicilerle buluşturmaya çalışıyoruz. Geçmişin şarkılarını plaktan dinleyince sanki o dönemin sanatçısı yanımda o şarkıyı bana karşı söylüyor biliyormuş gibi bir hisse bir duyguya kapılıyorum” dedi.

'BENİM İÇİN EN DEĞERLİSİ EŞİMİN ALDIĞI'

Mustafa Aşan, şarkılardaki her sözde bir yaşanmışlık olduğunu dile getirerek, koleksiyonu içerisindeki en değerli ürünün eşinin aldığı 58 yıllık plakçalar olduğunu söyledi.

Sanal medya üzerinden açtıkları bir hesap üzerinden zaman zaman canlı dinletiler yaptıklarını ve mezatlar oluşturduklarını anlatan Aşan, “Yaşım itibarıyla belki ama 70'lere 80'lere büyüklerimizden görüp, dinleyip ve duyduğumuz kadarı ile o atmosferi seviyoruz. Geçmişteki o günlerin ruhu daha temizmiş. Şarkılardaki her sözlerde bir yaşanmışlık var. Benim için bu odadaki en değerli olan eşimin bana aldığı 58 yıllık plakçalar tabii ki. Sanal medya üzerinden açtığımız bir hesap üzerinden zaman zaman canlı dinletiler yapıp, canlı mezatlar oluşturuyorum. Ama her şey ticaret değil elbette. Geçmişe yolculuk yapmak güzel oluyor. Bugün bulamadığımız bu doğallığı samimiyeti 80'lerde, ya da 70'lerde o ruhla bulmaya çalışıyorum ki çok şükür bulabildim de. Benim gibi geçmişe nostaljiye dönmek isteyen binlerce dostumuz var. Aslında hepimiz doğru yoldayız. Bu işten uzak olan insanlar varsa mutlaka gelin bir plak iğnesinde, hep beraber buluşalım. O saf dönemi o güzel ruhu yaşayalım” diye konuştu. (DHA)

Görüntü dökümü

--------------------------------------------

-Nostalji odadan görüntüler

-Nostaljik plakçalarlardan şarkılar

-Nostalji tutkunu Mustafa Aşan ile röportaj

Haber- Kamera: Recep BAĞDAT-MALATYA-DHA

==================================================

4) DOWN SENDROMLU ELİF'İN DÜĞÜN HAYALİ GERÇEK OLDU

BURDUR'da Down sendromlu Elif Aldemir'in (28) düğün hayali, temsili törenle gerçeğe dönüştü. Gelinliğiyle konvoyla şehir turu yapıp, ilk dansını babasıyla eden Aldemir’in mutlu gününe mahalleli de eşlik etti.

Menderes Mahallesi'nde oturan Elif Aldemir için muhtar Onur Hoşafçı'nın organizasyonuyla temsili kına gecesi ve düğün töreni düzenlendi. Öncesinde kuaföre götürülen ve gelinlik giydirilen Aldemir, yunus polis ekiplerinin de katıldığı, konvoyla tören alanına geldi. Gelinliğiyle davul zurna eşliğinde düğün alanına giren Elif Aldemir, ilk dansını babası Muhammed Aldemir ile yaptı. Dans sırasında Muhammed Aldemir duygusal anlar yaşadı. Elif'in mutluluğuna ailesi, mahalleli ve davetliler ortak oldu. Müzik eşliğinde piste çıkan davetliler, Aldemir'in bu özel gününde doyasıya eğlendi.

'TARİF EDİLEMEZ BİR DUYGU'

Baba Muhammed Aldemir, "Allah bugünleri de gösterdi. Valim, belediye başkanım ve muhtarım bu organizasyonu düzenledi. Çok memnun oldum. Tarif edilemez bir duygu. Kızım çok mutlu. 3- 4 gündür uyku uyumuyor. Bu duygunun tarifi yok. Kızımız ve bizim için çok güzel, anlatılmaz bir duygu" dedi.

'GELİN ÇİÇEĞİNİ KAPINCA ÇOK MUTLU OLMUŞTU'

Anne Gülbahar Aldemir, "Çok duyguluyum, çok mutlu oldum. Duygularımızı tarif etmek imkansız. Kızım bir düğünde gelin çiçeğini kapınca çok mutlu olmuştu. Bunu gören muhtarımız böyle bir etkinlik düzenlemek istemiş. Valimiz de izin vermiş. Elif bu haberi duyunca dünyalar kadar mutlu oldu. Ailecek çok duygulandık, mutlu olduk, anlatamam" diye konuştu.

Muhtar Onur Hoşafçı da "Yaklaşık 2 hafta önce bir düğünde gelinin yanında oynarken gördüm. Babasına teklif ettim 'Böyle bir eğlence düzenleyelim' diye. Burada herkesin katkısı var. Emeği geçenlerden Allah razı olsun" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Elif'in saçlarının yapılması

-Düğün konvoyundan görüntü

-Konvoydaki yunus polislerin görüntüsü

-Elif ve ailesinden detay

-Dans edilmesi ve eğlencelerden görüntü

-Pasta kesimi

-Kına yakılması

-Detay

-RÖP: Baba Muhammed Aldemir

-RÖP: Anne Gülbahar Aldemir

-RÖP: Muhtar Onur Hoşafçı

Haber-Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,(DHA)

==================================================

5) KAVGADA ATEŞLENEN KURŞUNUN İSABET ETTİĞİ MUHAMMED’İN BABASI: OKULA GİDECEKTİ, MEZARDA YATIYOR

ADANA'da otomobille hastaneden dönen Halit (23) ile kardeşi Muhammed Emir Çalışan (9), iki grubun silahlı kavgasının ortasında kaldı. Kurşunlardan birinin başına isabet ettiği Muhammed Emir, hayatını kaybetti. Babası Latif Çalışan, "O benim canım, ciğerimdi. Pazartesi günü okula başlayacak çocuk, şu anda mezarda yatıyor. Onların da canı yansın, en ağır cezayı alsınlar" dedi. Gözaltına alınan 4 şüpheliden 2'si tutuklandı.

Olay, 20 Eylül'de saat 23.30 sıralarında Yüreğir ilçesi Sinanpaşa Mahallesi'ndeki Yüreğir Otogarı'nda meydana geldi. Otogarda otobüs yıkayan Hayri A. (31) ile Gökhan A. (31), iddiaya göre, yüksek sesli müzik dinleyen Derman Uçardoğan (26), babası Adil Uçardoğan (60), arkadaşları Erden Çukurkuz (24) ve İbrahim Özdemir'e (22) tepki gösterdi. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşünce taraflar birbirine saldırdı. Hayri A. ile Gökhan A. tekme ve yumruklarla karşı gruptakileri darbederken, diğerleri de tabancayla karşılık verdi. Silahtan çıkan kurşunlardan biri, o sırada Karşıyaka Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nden çıkıp, kardeşiyle birlikte evine dönen Halit Çalışan'ın otomobiline isabet etti. Çalışan'ın, otomobilin arka koltuğunda oturan kardeşi Muhammed Emir Çalışan’ın başından vuruldu. Halit Çalışan, ağır yaralanan kardeşini otomobille Karşıyaka Devlet Hastanesi'ne götürdü. Şüpheliler ise kaçtı.

KURTARILAMADI

Hastanede ilk müdahalesi yapılan Muhammed Emir, daha sonra Balcalı Hastanesi'ne sevk edildi. Ameliyata alınan Muhammed Emir Çalışan, tedavi gördüğü yoğun bakım ünitesinde 22 Eylül'de hayatını kaybetti. Adana Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsisinin ardından yakınları tarafından alınan Muhammed Emir'in cenazesi, Ali Hocalı Mezarlığı'nda gözyaşları arasında toprağa verildi.

ŞÜPHELİLER YAKALANDI

Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüpheliler Derman Uçardoğan, Erden Çukurkuz, Adil Uçardoğan ve İbrahim Özdemir'i Çukurova ilçesi Mahfesığmaz Mahallesi'nde saklandıkları eve yapılan baskında gözaltına aldı. Evde ekiplerin aramasında olayda kullanıldığı değerlendirilen tabanca da ele geçirildi. Emniyete götürülen şüpheliler, sorgularında, silahı kendilerinin kullanmadığını öne sürerek birbirlerini suçladı.

'O BENİM CANIM, CİĞERİMDİ'

Yaşananları anlatan baba Latif Çalışan, "Akşam, reçete yazdırmak için ağabeyiyle birlikte hastaneye gittiler. Dönüş yolunda bir çatışma çıkmış. Oradan kaçmak isterlerken; mermi bizim otomobilimize isabet etmiş. Mermi ön camdan girip, arka koltukta oturan oğlumun başına isabet etmiş. O benim canım, ciğerimdi. Nereye gitsem, benimle birlikte gelirdi. Pazar günü evden çıktık, biraz gezdik. Acıktığını söyledi, ona döner yaptırdım. Okul formasını almak için mağazalara baktık ancak bulamadık. Alışverişi ertesi güne bıraktık. Okullar açıldığında eğitimine başlayamamıştı. Dördüncü sınıfa geçmişti. Pazartesi günü okula başlayacak çocuk, şu anda mezarda yatıyor" diye konuştu.

'ONLARIN DA CANI YANSIN'

Adaletin yerini bulmasını istediğini belirten Çalışan, "Eşim, çocuklarım herkes perişan şu an. Bu silahların bir an önce toplanmasını, silahı olanların da en ağır cezayı almasını istiyorum. İçimin yangını ancak o zaman söner. Çocuğumun alnının ortasından giren merminin, onların da alnının ortasından girmesini istiyorum. Onların da canı yansın, en ağır cezayı alsınlar" ifadelerini kullandı.

'BAŞTA ŞOKA GİRDİM'

Muhammed Emir'in vurulduğu otomobili kullanan ağabeyi Halit Çalışan ise "Hastaneden çıktıktan sonra eve dönerken otogarın önünde kavga olduğunu gördüm. Manevra yaptığımda bize doğru ateş ettiler. Kardeşim başından vuruldu. Başta şoka girdim ancak kendime gelince hemen hastaneye götürdüm. Bunu yapanlar en ağır cezayı alsın" dedi.

2 TUTUKLAMA

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Derman Uçardoğan ile Erden Çukurkuz çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı, Adil Uçardoğan ile İbrahim Özdemir ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

-Latif Çalışan ile Halit Çalışan'dan görüntüler

-Latif Çalışan ile röportaj

-Halit Çalışan ile röportaj

-Muhammed Emir'in sağlık fotoğrafı

-Asayiş Şube ve emniyet dış görüntüsü

Haber: Anıl ATAR - Kamera: Yusuf YILDIZ/ADANA, (DHA)

==================================================

6) PHASELİS FESTİVALİ'NDE İKİNCİ GÜN

ANTALYA'nın Kemer İlçesinde bu yıl 16'ncısı düzenlenen Phaselis Festivali'nin ikinci gününde ünlü sanatçılar Frank Sinatra, Tom Jones ve Engelbert Humperdinck'in unutulmaz şarkıları seslendirildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın destekleriyle Kemer ve Yöresi Tanıtım Vakfı (KETAV) tarafından organize edilen Phaselis Festivali, ikinci gün konserleriyle devam etti. Organizasyona Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü Ayhan Gök, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Onur Yakan, Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Baytekin, KETAV Başkanı Volkan Yorulmaz, yönetim kurulu üyeleri Aydın Aytuğ, Haydar Çulfa, İsmail Kıyar, yerli ve yabancı turistler ile vatandaşlardan oluşan yaklaşık 1500 kişi katıldı. Frank Sinatra, Tom Jones ve Engelbert Humperdinck'in unutulmaz şarkıları, Teyfik Rodos'un anlatımı eşliğinde Altuğ Dilmaç tarafından yorumlandı. İzleyicilerin uzun süre ayakta alkışladığı performans 1 saat olmasına rağmen sanatseverlerin ardı ardında ısrarları nedeniyle 15 dakika daha uzadı.

SEZEN AKSU ŞARKILARI PHASELİS ANTİK KENTİ'NDE

Festivalin 3'üncü günü, 25 Eylül Cuma günün düzenlenecek konserde bu kez Sezen Aksu'nun şarkıları seslendirilecek. 'Sezen'ce Bir Gece' başlığını taşıyan konserin solisti Gökçe Eyüpgiller olurken, sanatçıya piyanoda Metin Kiper eşlik edecek. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Konserden görüntü

-Genel detay görüntü

Haber- kamera: Levent YENİGÜN/KEMER, (DHA)

Etiketler: Gündem
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-goruntulu-yurt-haber-bulteni-2-452595
Çıktı tarihi: 24.09.2026 11:42