1) BAKAN ÇİFTÇİ: TEYAKKUZ HALİNDE OLMAMIZ GEREKİYOR
SAKARYA’da yaşanan sel felaketi ile ilgili konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, selden etkilenen bölgelerde yürütülen çalışmaların son durumuyla ilgili olarak "Şu anda tehlike hala geçmiş değil. Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz yine yarın itibariyle 5 ilimizde turuncu uyarı vermeye devam ediyor. Bunlardan biri de Sakarya. Henüz tam manasıyla tehlikenin geçtiğini söyleyemeyiz, teyakkuz halinde olmamız gerekiyor" dedi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 2 gündür etkili olan şiddetli yağışlar sonrası taşkınların yaşandığı Sakarya’da incelemelerde bulundu. Bakan Çiftçi, incelemelerinin ardından gazetecilere açıklama yaptı. Bakan Mustafa Çiftçi şunları söyledi:
"14 Ekim'de başlayan yağışlarla, sellerle beraber, Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz sizlerin de takip ettiğiniz üzere, ilk önce 42 ilimizde sarı, 6 ilimizde de turuncu kod vermişti. Şuanda tehlike hala geçmiş değil. Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz yine yarın itibariyle 5 ilimizde turuncu uyarı vermeye devam ediyor. Bunlardan biri de Sakarya. Henüz tam manasıyla tehlikenin geçtiğini söyleyemeyiz, teyakkuz halinde olmamız gerekiyor. Bu çerçevede biz İçişleri Bakanlığı olarak selin, sağanak yağışların başlamasından ilk andan itibaren Ankara'da AFAD Koordinasyon Merkezimizde bütün illerimizle koordineli halde çalışmaya başladık. Dün gün boyunca AFAD Koordinasyon Merkezindeydik. Sayın valilerimizin başkanlığında, ilgili kurumlarımızın iştirakiyle sahadaki çalışmalar yakından koordine edilmiş oldu."
‘TÜM TÜRKİYE'DE ŞU ANDA 60 BİN PERSONELİMİZ GÖREV BAŞINDA’
Selden etkilenen İstanbul'da gerekli çalışmaların yürütüldüğüne dikkati çeken Çiftçi, şöyle devam etti:
"Bugün İstanbul'da tüm ilgili kurumların katılımıyla bunun içinde AFAD'ın arama kurtarma ekipleri dahil, Büyükşehir, ilçe belediyelerinin elemanları dahil, jandarma, emniyet, sahil güvenlik gibi kurumlarımız dahil, 46 bin personelimiz İstanbul'da görev yapıyor. Tüm Türkiye'de şuanda 60 bin personelimiz görev başında. Afeti yönetmeye çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız sürecin başından itibaren bütün olayları yakından takip ediyor, bizlere gerekli talimatları veriyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, öncülüğünde, bakanlarımızla beraber, valililerimizle, AFAD'ımızla, Kızılay ile diğer kolluk birimlerimizle, devletimizin kurumlarıyla birlikte çalışmalarımıza sahada aralıksız devam ediyoruz."
‘DEVLETİMİZ TÜM İMKANLARIYLA VATANDAŞIMIZIN YANINDA’
Bakan Çiftçi, yarın için de Sakarya'ya turuncu kod uyarısı verildiğini hatırlatarak şöyle konuştu:
“Dünkü turuncu kod neticesinde Ferizli ilçemizde metrekareye 270 kilogram yağış düşmüş durumda. Karasu'ya 224 kilogram yağış düşmüş durumda. Bunlar büyük oranlarda yağışlar. Dolayısıyla ne kadar tedbirli olmamız gerektiğini bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Bununla birlikte buradaki koordinasyon çalışmalarına destek verebilmek için çevredeki illerimizden de destek ekipler buraya göndermiş durumdayız, koordine etmiş durumdayız. Şu anda Sakarya'da 1621 personelimiz, 617 aracımız ve 8 botumuzla beraber krizi yönetmeye, koordinasyonu sağlamaya gayret ediyoruz. 112 Acil Çağrı Merkezimize şuana kadar 641 ihbar gelmiş durumda. Bunlardan 573'ü vakaya dönüşmüş durumda. 865 kişi bu çalışmalar çerçevesinde tahliye edilmiştir. Yine Sakarya'da yağışlar, sel neticesinde 2 yapı ve 5 köprü yıkılmış durumda. Elektrik, su ve telefon kesintileri yaşanıyor, bazı kamu hizmetlerinde aksamalar var. Ekili, dikili alanlarda zarar, ziyan meydana gelmiş durumda, hayvan telefi var. Ulaşımda da aksamalar var. Mesela 170 bin kanatlı hayvan telef olmuş durumda, 209 arı kovanı yine yağışlar neticesinde zarar görmüş durumda. Devletimiz, tüm imkanlarıyla vatandaşlarımızın yanında."
'YAĞIŞLAR KESİLİNCE HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI BAŞLAYACAK'
Yağışlar kesildikten sonra hasar tespit çalışmalarının yapılacağını anlatan İçişleri Bakanı Çiftçi, bu konuda şu bilgileri verdi:
"Bu yağışların arkası kesildikten sonra, ortalık biraz durulduktan sonra hem hasar tespit çalışmalarımız hem de zarar tespit komisyonlarımız sahada çalışmalara başlayacak. Vatandaşımızın zararını, ziyanını devletimizin imkanları doğrultusunda karşılamaya devam edeceğiz. Gerek Kızılayımız, gerekse diğer sivil toplum kuruluşları, gerekse devletimizin diğer kurumları olsun hepsi canla başla çalışmaya gayret ediyorlar. Şu anda DSİ Genel Müdürümüz de aramızda yer alıyor. Onlar da Sakarya'da 44 araç ve 100 personel ile dere ıslah çalışmalarını devam ettiriyorlar. Biz bugüne kadar İçişleri Bakanlığı olarak AFAD üzerinden DSİ'ye 120 iş makinesi, 20'de kamyon verdik. 140 araç tahsis ettik. Bunlar daha çok Karadeniz bölgesindeki ıslah çalışmalarında kullanılıyor. DSİ kendi imkanlarını da kullanıyorlar. Bu önleyici çalışmalar neticesinde eğer afetlerde çok sayıda can kaybı, mal kaybı olmadıysa, yapılan çalışmaların büyük kıymeti var, önceden alınan tedbirlerin kıymeti var. Önceden aldığımız tedbirler neticesinde, çok daha fazla olabilecek can ve mal kayıplarının önüne geçilmiş durumda. Ben bu çalışmalar neticesinde, Valimize, AFAD ekiplerimize, Büyükşehir Belediyemizin değerli çalışanlarına, ilçe belediye çalışanlarına, DSİ, Karayolları Bölge Müdürlüğü çalışanlarımıza, emeği geçen bütün arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bakanlığımızın bütün personelleri bu afetin daha az zararla atlatılması noktasında elinden gelenleri seferber ediyor."
‘HAKİKATTEN ÇOK CİDDİ YAĞIŞLAR ALIYORUZ’
Vatandaşları da uyaran Bakan Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:
"Turuncu uyarı verilen illerimizde vatandaşlarımız mümkün mertebe evlerinden dışarı çıkmasınlar. Araçlarını güvenli yerlere park etsinler. Böylece can ve mal kayıplarını daha az seviyelere indirebileceğimizi düşünüyorum. Bu çalışmalar zaten Türkiye Afet Müdahale kapsamında yerine getiriliyor. Ben bir kez daha emeği geçen bütün personelimize teşekkür ediyorum. Allah devletimizi, milletimizi benzer afetlerden korusun. Hakikatten çok ciddi yağışlar alıyoruz. Belki bir senede düşen yağışların bir günde düştüğü günlere şahit oluyoruz. Devlet-millet el ele vermek suretiyle bunları da en az hasarla atlatabileceğimizi düşünüyorum." (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------------
-Bakan Çiftçi'nin konuşması
HABER: Serhat YILMAZ/SAKARYA,(DHA) –
===========================================
2) BAKAN GÖKTAŞ: 1 MİLYON KADINA ULAŞMAYI HEDEFLİYORUZ
AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadınlarla Atıksız Sürdürülebilir Yaşam Projemizle 1 milyon kadına ulaşmayı hedefliyoruz. 81 ilimizde projemizi yerelde yaygınlaştıracak birer kadın sıfır atık elçisi belirleyeceğiz" dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bir dizi etkinliğe katılmak üzere Mersin’e geldi. Bakan Göktaş programı kapsamında ilk olarak Mersin Üniversitesi (MEÜ) Akdeniz Kültür Merkezi'nde düzenlenen Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları, ‘Mersin Çalıştayı Sonuç Konferansı’na katıldı. Programda Bakan Göktaş'ın yanı sıra Mersin Valisi Atilla Toros, milletvekilleri, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, Sıfır Atık Başkanı Samed Ağırbaş, akademisyenler ve öğrenciler yer aldı.
Çalıştayda konuşan Bakan Göktaş, İstanbul başta olmak üzere çeşitli kentlerde yaşanan şiddetli yağış ve sel felaketlerinde yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, ailelerine baş sağlığı diledi.
Mayıs ayında 194 katılımcının katkısıyla başlayan bu yolculuğun bugün Mersin İl Sıfır Atık Hedef Belgesi'yle somut bir yol haritasına dönüştüğünü kaydeden Bakan Göktaş, “Burada açıklanan hedefler, Mersin’in geleceğini şekillendirecek. Aynı zamanda yerelden ulusala uzanan büyük bir dönüşümün de parçası olacak. Kamu kurumlarından üniversitelere, yerel yönetimlerden sivil topluma bu sürece emek veren herkesi yürekten tebrik ediyorum” dedi.
‘DEĞERLERLE YOĞRULMUŞ DAVRANIŞLARIN İLK ŞEKİLLENDİĞİ YER İSE AİLEDİR’
Bakanlık olarak sıfır atığı toplumun her kesiminde kalıcı bir hayat alışkanlığına dönüştürme hedefinde olduklarını belirten Bakan Göktaş, “Değerlerle yoğrulmuş davranışların ilk şekillendiği yer ise ailedir. Sahip olduklarımızın kıymetini bilmek, bir eşyaya ikinci bir hayat vermek. Evde görülen, evde benimsenen bir değerdir. Ailede kök salan bu değer, okulda, iş yerinde, kamusal alanda toplumun ortak kültürüne dönüşür. Bu yüzden biz sıfır atığı, bir çevre politikası olduğu kadar bir aile politikası olarak da görüyoruz. İkincisi, şehri iklim değişikliğine karşı daha dirençli, daha dayanıklı hale getirme hedefi. Dayanıklı şehrin en önemli ölçüsü ise ailesini, çocuğunu, yaşlısını ve engelli vatandaşını koruyabilmektir. Bunun yolu, ihtiyaç doğmadan önce harekete geçebilmekten geçer. Her ilçede, her mahallede desteğe en çok kimin ihtiyaç duyacağını önceden bilmek, kurumlarımızın o kapıya birlikte ulaşmasını sağlar. Atılan her adım, ailelerimizi daha güvende kılar, çocuklarımızın daha sağlıklı bir çevrede büyümesine katkı sunar. Bir kadının emeğini, bir büyüğümüzün sağlığını, engelli kardeşimizin özgürlüğünü güvence altına alır. İşte bu anlamda Bakanlık olarak, iklim değişikliğine karşı alınan her tedbiri doğrudan insana yapılmış bir yatırım sayıyoruz ve hizmet verdiğimiz her alanda, bu hedeflerin hayata geçmesine çalışmalarımızla destek oluyoruz. Çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir sosyal hizmet anlayışı için Sıfır Atık Uygulamaları konusunda 9 bin 500 personelin eğitimini tamamladık. 605 ADEM ve 91 SODAM merkezlerimizde geri dönüşümü, yeniden kullanımı ve ileri dönüşümü günlük hayatın bir parçası haline getiriyoruz. Vefa Programı kapsamında 132 bin 880 haneye hizmet sunarken sıfır atık bilincini evlerin içine taşıyoruz” diye konuştu.
‘SIFIR ATIK BİLİNCİNİ KÜÇÜK YAŞLARDAN İTİBAREN ÇOCUKLARIMIZDA GÜÇLENDİRECEĞİZ’
Türk Hava Yolları ile başlattıkları ‘Engelsiz Tasarımlarla İleri Dönüşüm Projesi’nde kumaş ve kağıt malzemelerin huzurevlerinde ve engelsiz yaşam merkezlerinde yeniden değer kazandığının altını çizen Bakan Göktaş, “Böylece yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın üretkenliğini ve sosyal hayata katılımını güçlendiriyoruz. Tüm kuruluşlarımızda Seviye Sıfır Atık Belgesi alarak, bu anlayışı hizmetlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik. Aynı anlayışı kadın politikalarımıza da taşıdık. Kadının Güçlenmesi Eylem Planımızda çevre ve iklim değişikliğine ilk kez ayrı bir başlık açtık. Bu doğrultuda başlatacağımız ‘Kadınlarla Atıksız Sürdürülebilir Yaşam’ projemizle 1 milyon kadına ulaşmayı hedefliyoruz. 81 ilimizde projemizi yerelde yaygınlaştıracak birer kadın sıfır atık elçisi belirleyeceğiz. Anne-çocuk atölyeleriyle sıfır atık bilincini küçük yaşlardan itibaren çocuklarımızda güçlendireceğiz. Kadın kooperatiflerimizle atık malzemeyi ekonomik değere dönüştüreceğiz. Mersin'in tarımsal atıkları ekonomiye kazandırma hedefi, bu bereketli topraklarda kadın kooperatiflerimiz için de güçlü bir imkan sunuyor. Haziran ayında Sıfır Atık Vakfı ile imzaladığımız protokolle, tüm hizmetlerimizi ortak bir çatı altında buluşturduk. Çocuklarımız da bu yolculuğun en kararlı yol arkadaşlarıdır. 48 bin üyeli Çocuk Hakları Komitelerimiz, ‘Dünyayı Dönüştüren Çocuklar’ programıyla iklim için harekete geçti. Hazirandan bu yana düzenledikleri 300'ü aşkın etkinlikle binlerce çocuğa ve yetişkine ulaştılar. 13 Eylül'de ise 81 ilimizde, 94 noktada eş zamanlı olarak sahaya indiler. İklim değişikliğine ve dijital israfa dikkat çektiler. İklim için neler yapılabileceğini kendi dilleriyle anlattılar. Büyüklerine de doğaya birlikte sahip çıkma çağrısında bulundular. Bu programla çocuklarımız tek bir sesle şu gerçeği dile getirdi, ‘İklim krizi, aynı zamanda bir çocuk hakları krizidir.’ Ve bugün, Türkiye’nin dört bir yanında çocuklarımız bu çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyor. Bakanlık olarak, Sıfır Atık vizyonunu, daha fazla aileye, daha fazla haneye, daha fazla vatandaşa ulaştırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonuyla, çevreye duyarlı, kaynaklarını koruyan ve emanete sahip çıkan güçlü aile yapımızı korumaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bakan Göktaş, protokol, konuşmalarının ardından ‘Mersin Sıfır Atık İyi Uygulama Örnekleri’ sahibi kurumların temsilcilerine teşekkür belgelerini takdim etti. Protokol daha sonra sıfır atık alanında yapılan uygulama örneklerinin yer aldığı stantları da gezdi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------------
-Bakan GÖktaş'ın konuşması
HABER:Soner AYDIN/MERSİN, (DHA)-
======================================
3) YÖK BAŞKANI ÖZVAR: ÜNİVERSİTELER ‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ HEDEFİNİ ELE ALMALI
YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, “Üniversitelerimiz gerçekleştirecekleri konferans, panel ve benzeri akademik etkinliklerle ‘Terörsüz Türkiye’ hedefini farklı boyutlarıyla ele almalı, bu çalışmalar neticesinde ortaya çıkacak değerlendirmeleri, bilimsel bulguları ve önerileri uygun yollarla kamuoyuna mutlaka duyurmalıdır” dedi.
Sinop Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Sinop Üniversitesi Şehit Ömercan Açıkgöz Konferans Salonu’nda düzenlenen törene Sinop Valisi Mustafa Özarslan, AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, rektörler, akademisyenler ve davetliler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Sinop Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi akademisyenlerinin müzik dinletisi ve üniversitenin tanıtım filminin gösterimiyle devam etti.
'ÜNİVERSİTELER SORUMLULUK ÜSTLENMELİ'
Programda konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, “Üniversitelerimiz bilimsel ve teknolojik gelişmeyi desteklemek, akademik bilgi üretmek ve eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürmek gibi temel görevlerinin yanı sıra, ülkemizi ve milletimizi ilgilendiren sosyal, kültürel ve ekonomik her meselede sorumluluk üstlenmelidir. Yükseköğretim camiasının mensupları olarak ülke sorunlarının çözümüne katkı sunmak hepimizin en başta gelen ödevleri arasındadır” diye konuştu.
‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin milli birlik ve kardeşliği güçlendirmeyi amaçlandığını ifade eden Prof. Dr. Özvar şunları söyledi:
“Kamuoyunun malumu olduğu üzere son dönemde ülkemizin huzur ve güvenliğini tahkim etmek, milli birlik ve kardeşliğimizi daha da güçlendirmek hedefiyle Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi ortaya konulmuş, bu hedefi hayata geçirmek üzere çalışmalar başlatılmıştır. Böylece yıllardır Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak için kurgulanan bütün planların sonuçsuz kalması, ülkemizin iktisadi ve siyasi gücünün daha da artması mümkün olacaktır. Yüksek öğretim camiası olarak bizlere bu kritik ve hassas süreçte önemli görevler düşmektedir. Üniversitelerimiz gerçekleştirecekleri konferans, panel ve benzeri akademik etkinliklerle ‘Terörsüz Türkiye’ hedefini farklı boyutlarıyla ele almalı, bu çalışmalar neticesinde ortaya çıkacak değerlendirmeleri, bilimsel bulguları ve önerileri uygun yollarla kamuoyuna mutlaka duyurmalıdır.”
'GAZZELİ AKADEMİSYENLERE KAPILARIMIZI AÇTIK'
Üniversitelerin dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insani krizlere karşı da sorumluluk taşıdığını dile getiren YÖK Başkanı Özvar şöyle devam etti:
“Üniversitelerimizin üstlendiği misyon, ülkemizin meselelerine duyarlılık göstermenin yanı sıra, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insani krizlere karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmeyi de gerektiriyor. Tabii bu kapsamda ilk akla gelen mesele ülkece büyük bir hassasiyetle takip ettiğimiz, dünyanın gözleri önünde büyük bir soykırımın yaşandığı Gazze'dir. İsrail'in insanlık dışı saldırıları neticesinde Gazze'de ibadethaneler, okullar, hastaneler, kamu kurumlarına ait, özel kurumlara ait bütün yapılar tahrip edilmiştir. Binlerce yüz binlerce insan maalesef katledilmiştir. Gazze'de büyük bir yıkım yaşanmıştır. Ülkemizde okuyan Gazze menşeli öğrencilerin eğitim öğretim ücretleri ve masrafları cumhurbaşkanımızın takdiriyle kaldırılmıştır. Gazzeli akademisyenlere de üniversitelerimizde kapılarımızı açtık. Onları da olabildiği ölçüde istihdam etmeye devam ediyoruz.”
'80 YENİ PROGRAM TÜRÜ DEVREYE ALINDI'
Yükseköğretimde yeni becerilere yönelik programların hataya geçirildiğini belirten Prof. Dr. Özvar, son 3 yılda yapay zeka, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm başta olmak üzere yaklaşık 80 farklı yeni program türünü üniversitelerde uygulamaya aldıklarını belirtti. Prof. Dr. Özvar, "Bu yapmış olduğumuz program değişikliklerinin temel hedefi bu beceri açığını kapatabilmek ve beceri uyumsuzluğunu olabildiği ölçüde ortadan kaldırabilmek. Yine bu çerçevede bu sene Cumhurbaşkanımız tarafından da ilan edilen Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Geliştirme programını da başlattığımızı ifade etmek isterim. 550 gencimizi araştırma üniversitelerimizde araştırma görevlisi olarak istihdam edecek bu proje, nitelikli insan kaynağı havuzuna yenilerini eklemek amacıyla uygulamaya alındığını bilmenizi isterim. Yani ilgili alanlarda doktora yapacak öğrencilerimizi araştırma görevliliği kadrosuyla destek vermek gibi bir teşvik politikası geliştirdiğimizi ifade etmek isterim” dedi.
'DİJİTAL ÜNİVERSİTE PLATFORMU KASIM’DA BAŞLIYOR'
Veri, yapay zeka ve veri analizi alanlarında eğitim veren okulun bu yıl ikinci kez düzenlendiğini söyleyen YÖK Başkanı Özvar konuşmasını şöyle tamamladı:
“Geçen sene başvuru sayıları hiç ummadığımız kadar oldu. 130 bini aşan ülke çapında müracaat oldu. Ve 30 bin kişiden fazla vatandaşımız bunların içerisinde öğrenciler var, akademisyenler var, milletvekilleri var, banka temsilcileri var, kamu kurum ve kuruluşlarda çalışan insanlarımız var. Aslında bir beklentiyi karşıladığını fark etmiş olduk. Bu sene bu projeyi Türkiye'nin ilk dijital üniversite platformuna dönüştürdüğümüzü de dile getirmek isterim. 3 farklı okulun 16 ders modülünde bu sene bu sene eğitimlerine Kasım ayından itibaren başlayacaktır. Dün itibariyle kayıtlar başladı. Sinop'ta da orta öğretimde, üniversitede veya çalışanların da bu dijital üniversite platformuna kayıt yaptırmalarını veya müracaatta bulunmalarını bekliyoruz. Lütfen öğrencilerinizi bu platforma teşvik edin. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, bu sene Yıldız Teknik Üniversitesi de sürdürülebilirlik ile katıldı. Boğaziçi Üniversitesini ve Marmara Üniversitesi tarafından organize ediliyor. Biz bu platformu eğer başarılı olursa, yakından takip ediyoruz. Belki mikro yeterlikler konusunda da o çerçevede de değerlendireceğimizi bilmenizi isterim.”
Sinop Üniversitesi 2026- 2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------------------------
- Salondan detaylar
- Müzik dinletisi
- YÖK Başkanı Prof.Dr. Erol Özvar’ın konuşması
- Hediyelerin verilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesi
Haber-Kamera: Esra AKSU / SİNOP, (DHA)
=======================================
4) SAMSUNLU TURGAY BAŞ, 100 BİN İÇECEK AMBALAJI TOPLAMA HEDEFİNE İLK ULAŞAN KİŞİ OLDU
SAMSUN’un Alaçam ilçesinde yaşayan Turgay Baş, Türkiye Çevre Ajansı tarafından başlatılan ‘100.000 Ambalaj Challenge’ kampanyasında 100 bin içecek ambalajı toplama hedefine Türkiye’de ilk ulaşan katılımcı oldu. Baş, “Hedefimiz belliydi, hareketimiz de vardı. Bereketini de Cenab-ı Allah verdi. '100.000 Meydan Okuma Projesi'ni birincilikle tamamladığım için son derece mutluyum ve gururluyum” dedi.
Türkiye Çevre Ajansı ve Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) tarafından ‘Türkiye’nin En Büyük Dönüşüm Meydan Okuması’ sloganıyla yürütülen kampanya, 4 Temmuz’da kurumların resmi sanal medya hesaplarından ‘100.000 Ambalaj Challenge’ kampanyasıyla duyuruldu. Kampanya kapsamında 100 bin içecek ambalajı biriktirmeyi hedefleyen 500 katılımcı programa dahil oldu. Samsun'un Alaçam ilçesinden kampanyaya katılan Turgay Baş, 100 bin ambalaj biriktirme hedefine 10 Eylül’de ulaştığını çağrı merkezine bildirdi. Baş, böylece Türkiye genelinde hedefini tamamlayan ilk katılımcı oldu. Baş’a ödülü Toybelen Sanayi Sitesi’ndeki Regreen Logistics Sayma Doğrulama Merkezi’nde düzenlenen törenle Samsun Vali Yardımcısı Murat Bulacak tarafından verildi. Törene AK Parti Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Özdemir, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, protokol üyeleri katıldı.
BAŞ: SON DERECE MUTLU VE GURURLUYUM
Hedefe ulaşıp ödülü Kazandığı için mutlu olduğunu belirten Turgay Baş duygularını şöyle dile getirdi:
“Benim yolculuğum, Haziran ayında bakanımız Murat Kurum’un açıklamalarından sonra ürünlerimi toparlamaya başladım. 1 Temmuz itibariyle DOA İade Sistemi'nin faaliyete başlamasıyla birlikte 100 bin Meydan Okuma Projesi'ne kaydoldum. Hedefimiz belliydi, hareketimiz de vardı. Bereketini de Cenab-ı Allah verdi. 100 bin Meydan Okuma Projesini birincilikle tamamladığım için son derece mutluyum ve gururluyum. Farkındalık olması açısından evimin yanında depoda bir stant yaptım. Bu stant çok ilgi çekti. Bunun anlamı doğadaki yüz binlerce çiçeğin daha renkli açabilmesi için, solmaması için, gelecek nesillere mavinin ve yeşilin bol olduğu bir Türkiye bırakmak için elimizden gelen çaba gayreti gösterdik ve göstereceğiz. DOA iade sisteminin genişletilmesinde öncülük eden Emine Erdoğan hanımefendiye sonsuz teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunarım.”
1 Temmuz itibariyle DOA sisteminde ulusal entegrasyon dönemine başladıklarını belirten Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk de şunları söyledi:
“Bu dönemde 100 bin toplama kampanyası düzenlemiştik. Bugün Samsun'da olmamızın sebebi de Turgay kardeşimizin ilk 100 bini toplayarak bizi çağırmasıyla oldu. Operatörlerimiz marifetiyle Turgay kardeşimizin evinden 100 bin adet ambalajı aldık ve sayma doğrulama merkezini getirdik ve saydık. Cüzdanına aktardık.”
‘HEDEFİMİZ TÜRKİYE ÇAPINDA 140 SAYMA DOĞRULAMA MERKEZİ’
Hedeflerinin Türkiye çapında 140 sayma doğrulama merkezi olduğunu ifade eden Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü:
“1 Temmuz 2026 itibariyle ulusal entegrasyon dönemini başlattık ve bu dönemi teşvik bedeli uygulaması ile başlattık. Teşvik bedeli uygulaması ile başlattığımız bu dönemde 4 ayda şu an itibariyle 125 sayma doğrulama hattına ve yaklaşık 100 adet sayma doğrulama merkezine ulaşmış bulunuyoruz. Hedefimiz Türkiye çapında 140 adet sayma doğrulama merkezi ve 600 adet sayma doğrulama hattıdır. 2 sene içinde de inşallah bu ulusal entegrasyon dönemini bitirdiğimizde 600 adet sayma doğrulama hattına ve 140 adet sayma doğrulama merkezine ulaşacağız.”
‘AMACIMIZ İADE NOKTALARINI YAYGINLAŞTIRMAK’
DOA iade noktalarını yayınlaştırmak istediklerini de vurgulayan Öztürk şöyle konuştu:
“Artık DOA uygulamasına girdiğimizde bugün her bir vatandaşımız kolaylıkla depozito iade noktası bulamıyor, iade merkezi bulamıyor. Amacımız 2 sene boyunca bunu yaygınlaştırmak, 2 sene sonunda da Her vatandaşımız en az 3 adet olmak üzere en yakınında yakın mesafede iade noktası bulacak. Bu noktayı inşallah hep beraber toplum olarak yazacağız. Bugün kardeşimizin yaptığı 100 bin toplama da
bunun bir göstergesi. Bu şekilde inşallah 2 yıl sonunda ulusal entegrasyon dönemini bitirip sürecek tüm Türkiye'ye yaymaya hedefliyoruz. Tüm amacımız bu. Bugün gördüğünüz sayma doğrulama merkezinde bir adet sayma doğrulama hattımız var. İnşallah 6 ay içinde burada 5 adet sayma doğrulama hattı olacak.”
SAMSUN İÇİN 1 MİLYAR AMBALAJ TOPLAMA HEDEFİ
Samsun için yaklaşık 1 milyar adet depozitosu olan ambalaj olduğunu öngördüklerini ifade eden Öztürk, “O 1 milyar adet depozitosu olan ambalajı da 20 adet sayma doğrulama hattıyla toplayacağız. Bu makineler tabii hepsi yerli mühendislerimiz, yerli sanayicilerimiz tarafından üretilmekte. Yazılımından tüm teknolojisine kadar sanayi yatırımına kadar yerli bir uygulamadır. Bunlar bir anda olmuyor. Zamanla olacak. O sebeple ulusal entegrasyon dönemini bakanımızın onayıyla geçtik” dedi.
‘2 YIL SONUNDA 50 BİN İADE NOKTASI OLACAK’
2 YIL sonunda depozitosu olan ambalajlar sisteminde minimum 50 bin adet iade noktası olacağını belirten Öztürk, “Tabii bu 50 bin adet iade noktası 50 bin adet depozito iade makinesi demek değil. Yani 10 bin adet depozito iade makinesi, 40 bin adet de manuel el terminali olacak. Manuel el terminali marifeti ile toplayacağız. Bunun yanında otel, restoran, kafelerimizden normal manuel el terminali ile toplayacağız. Operatörlerimiz manuel toplayacak. Bu şekilde inşallah Türkiye'mizde üretilen 25 milyar adet depozitosu olan ambalajı geri dönüşüme ve sanayiye kazandırmaya hedefliyoruz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından 100 bin hedefine ulaşan Turgay Baş’a ödülü verildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
- Turgay Baş’ın topladığı depozitolardan görüntü
- Depozitoların atık merkezinde öğütülmesi
- Turgay Baş ile röportaj
- Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk ile röportaj
Haber – Kamera: Gökhan İÇKİLLİ / SAMSUN, (DHA)
===================================
5) İZMİR MERKEZLİ YASADIŞI BAHİS OPERASYONU: 27 TUTUKLAMA
İZMİR merkezli 4 ilde düzenlenen yasadışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 35 şüpheliden 27’si tutuklandı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 7258 sayılı 'Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a Muhalefet' suçu kapsamında soruşturma başlatıldı. Soruşturmada şüphelilerin yurtdışı kaynaklı internet siteleri üzerinden yasadışı bahis oynanmasına aracılık ettikleri belirlendi. Gerçekleştirilen mali analizlerde, şüphelilerin üçüncü şahıslardan temin ettikleri banka hesaplarını yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullandıkları ve yönettikleri, incelemeye konu hesaplarda yaklaşık 1 milyar 800 milyon lira işlem hacmi tespit edildiği bildirildi.
35 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Soruşturma kapsamında, suç organizasyonu içerisinde birlikte hareket ettikleri değerlendirilen, yasadışı bahis faaliyetlerinde kullanılmak üzere banka hesabı ve GSM hattı temin eden, söz konusu hesapların kullanılmasına aracılık eden şüphelilere yönelik gözaltı kararı verildi. İzmir merkezli 4 ilde geçtiğimiz çarşamba günü düzenlenen operasyonda 35 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyale de incelenmek üzere el konuldu.
27 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Emniyetteki işlemleri tamamlanan 35 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 27’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında ev hapsi kararı verilirken, 3 şüpheli de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Soruşturma kapsamında, yurt dışından yayın yapan 22 yasadışı bahis sitesine Sulh Ceza Hâkimliği'nce erişimin engellenmesi kararı verildi (DHA)
Görüntü dökümü
-----------------------
arşiv görüntülerle
Haber: Mustafa İÇ/İZMİR,(DHA)-
=================================
6) KAHRAMANMARAŞ 11'İNCİ KİTAP FUARI AÇILDI. AÇILIŞA BAKAN YARDIMCISI YILMAZ KATILDI
UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş’taki 11’inci Uluslararası Kitap Fuarı’nın açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz, Türkiye’nin son 10-15 yılda dünyada kütüphane alanında hiçbir ülkeyle kıyaslanamayacak büyük bir sıçrama yaşadığını belirterek, “Bugün Türkiye'de kütüphanemizin kapalı alanı 1 milyon kilometrekarenin üzerinde. 300 bin metrekareden 1 milyonu aşan bir sayıya ulaşmak 10-15 senede” dedi.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 11’inci Uluslararası Kitap Fuarı törenle açıldı. Açılışa, Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, ilçe kaymakam ve belediye başkanları, kurum amirleri, öğrenciler ve kitapseverler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende konuşan Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz, Kahramanmaraş’ın UNESCO Edebiyat Şehri olduğuna dikkat çekerek, “Tabii UNESCO şehri olmak ayrı bir değer ama onun altını doldurmak bir başka anlam. Ama esas ve yiğitlik o sürekliliği sağlamak. Ben şu kısa ziyaretimde ve Sayın Belediye Başkanımızın konuşmasında Kahramanmaraş'ta bu sürekliliği sağlayabilecek niyet, irade ve beyanı da gördüm, tebrik ediyorum. Teşekkür ediyorum” dedi.
‘2026’DA BASILAN KİTAP TÜRÜ, 100 BİN’DEN FAZLA’
Kahramanmaraş'ta 150 yayınevinin olduğunu ve bu sayının kendisini şaşırttığını ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:
“Bu önemli bir sayı. İşte fuara katılan kitap evi sayısı, fuara beklenen 300 bin civarındaki daha fazla olacağını dürüyorum Kahramanmaraş sayısı ve diğer rakamlar ve bizim burada kurduğumuz kütüphaneler, diğer çalışmalar. Hepsi aslında Kahramanmaraş'ın tarih sahnesinde ve günümüzde belli bir tanımlamayla yer almasının bir slogan değil, bir hakikat olduğunun yansımaları. Esas olan da budur, kalıcı olan da budur, güzel olan da budur. Kütüphane ve Yayınlar Genel Müdürümüz burada. Mesela bu sene Türkiye'de 2026 rakamlarının basılan kitap sayısı tür olarak, sayı değil, tür olarak 100 binden fazla ve bunun yüzde 50 civarındakinin eğitim materyali dışında olması ayrı bir zenginlik. Nereden nereye geldiğini göstermesi gerekiyor. Bugün Türkiye'de kütüphanemizin kapalı alanı 1 milyon kilometrekarenin üzerinde. 300 bin metrekareden 1 milyonu aşan bir sayıya ulaşmak 10-15 senede. Şimdi rakamı böyle okuyoruz ama bir de standartlara bakmak lazım. Oturma alanlarının konforunu, rahatlığını, mekanların çok ferah ferah kullanıldığını gösteriyor. Tabii internet kullanımından, çayından, kahvesinden gelinen noktalar var. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye son 10-15 yılda dünyada kütüphane alanında hiçbir ülkeyle kıyaslanamayacak büyük bir sıçramanın ve gelişmenin altına imza attı. Bunu herkesle müzakere edebiliriz. Son 20 yılda dünyadaki kütüphanecilik alanındaki hizmet türünü, standardı, mekanlaşmayı ve diğer ayrıntıları bir araya geldiğimizde böyle bir kalkınma söz konusu. Kitap fuarlarının sayısı ortada. Sırf Kahramanmaraş'ta yapılan bile kendisini gösteriyor. İşte Türkiye yüzyılı bu anlayışla, bilgiyle, irfanla, hikmetle inşa edilecektir. Bu gelişmeler de bunun göstergesi oluyor.”
‘KAHRAMANMARAŞ EDEBİYATIN BAŞKENTİ’
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, bu yıl kitap fuarını UNESCO Edebiyat Şehri unvanıyla düzenlediklerini söyledi. Yıllardı Kahramanmaraş’ın edebiyatın başkenti olduğunu söylediklerini belirten Görgel, “Yıllardır inandığımız ve yaşattığımız bu değer dünya tarafından da Allah'a şükürler olsun tescil edildi. Biz biliyorduk, artık dünya da biliyor. Bu söz bizim UNESCO Edebiyat Şehri yolculuğumuzun mottosu. Aynı zamanda şehrimize duyduğumuz güvenin, geçmişimizden aldığımız kuvvetin ve geleceğe dair inancımızın bir ifadesi. UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağına edebiyat alanında Türkiye'den kabul edilen ilk ve tek şehir olmak Kahramanmaraş adına çok önemli bir kazanım. Edinburgh, Barselona, Prag, Dublin, Lahore ve Bağdat gibi edebiyat geleneğiyle öne çıkan şehirleri aynı ağda yer almak bize yeni imkanlar kadar önemli sorumluluklar da yüklemekte. Bu sorumluluğu büyük bir hassasiyetle taşıyacağız. İşte kitap fuarımızı da bu anlayışla değerlendiriyoruz. Necip Fazıl Kısakürek'ten Nuri Pakdil'e, Cahit Zarifoğlu'ndan Erdem Bayazıt'a, Aşk Mahzuni'ye, bu şehirden yükselen her ses Türk düşünce ve edebiyat hayatında derin izler bırakmıştır. Onların kelimeleri yaşadıkları dönemin sınırlarını da aşarak bugün de okurlarına ulaşmaya devam ediyor. Bize düşen de bu mirası daha ileri seviyede yaşatmak ve yeni eserleri geleceğe taşımaktır. Bu yıl kitap fuarımızın ana temasını 'Gel ve Fark Et' olarak belirledik. Bu çağrının içinde hepimize dokunan bir anlam var. Gelin, insanı anlamanın, birbirimizi dinlemenin ve farklı düşünceler arasında ortak bir dil kurmanın ne kadar kıymetli olduğunu hep beraber fark edelim. Bu yıl fuarımızda 400'ü aşkın yazarın, 150 yayınevimizi ve binlerce okurlarımızla buluşturacağız. Söyleşiler, imza günleri ve farklı etkinliklerle edebiyatın birçok rengini aynı çatı altında toplayacağız” diye konuştu.
Konuşmaların ardından kesilen kurdele ile fuarın açılışı yapıldı. Kültür ve Turizm bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz ve davetliler fuarda stantları gezdi. 11’inci Uluslararası Kitap Fuarı, 25 Ekim’e kadar açık kalacak.
Görüntü dökümü
-----------------
- istiklal Marşı’nın okunması
- Coşkun Yılmaz’ın konuşması
- Fırat Görgel’in konuşması
- Kurdele kesilmesi
- Coşkun Yılmaz ve davetlilerin fuarı gezmesi
Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
========================================
7) BUDO'NUN 12 SEFERİ İPTAL EDİLDİ
BURSA Deniz Otobüsleri'nin (BUDO) yarın yapılması planlanan 12 seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edildi.
BUDO'nun internet sitesinde yer alan duyuruya göre, saat 08.00 Bursa (Mudanya) - İstanbul (Kabataş), 08.00 İstanbul (Kabataş) - Bursa (Mudanya), 09.30 Bursa (Mudanya) - İstanbul (Kabataş), 09.30 Bursa (Mudanya) - Armutlu (İhlas), 10.00 Armutlu (İhlas) - İstanbul (Kabataş), 11.30 İstanbul (Kabataş) - Bursa (Mudanya), 11.30 İstanbul (Kabataş) - Armutlu (İhlas), 13.00 Armutlu (İhlas) - Bursa (Mudanya), 16.00 Bursa (Mudanya) - İstanbul (Kabataş), 16.30 İstanbul (Kabataş) - Bursa (Mudanya), 19.00 Bursa (Mudanya) - İstanbul (Kabataş), 19.30 İstanbul (Kabataş) - Bursa (Mudanya) seferleri olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------------
-BUDO’dan görüntüler
Haber-Kamera: Özgül ATABEY/MUDANYA (Bursa), (DHA)