Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
güncel
Ana Sayfa » güncel » DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 12
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 12
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 12

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 12

📅 30.09.2026 17:43 ⏱ 23 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1) BAKAN KACIR, TEKNOFEST GÜNEYDOĞU'YA KATILDISanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Şanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu’ya katıldı. GAP Havalimanı’ndaki festival alanında konuşan Kacır, Şanlıurfa’nın tarih boyunca bilim ve medeniyet açısından önemli bir merkez olduğunu belirterek, T

1) BAKAN KACIR, TEKNOFEST GÜNEYDOĞU'YA KATILDI

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Şanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu’ya katıldı. GAP Havalimanı’ndaki festival alanında konuşan Kacır, Şanlıurfa’nın tarih boyunca bilim ve medeniyet açısından önemli bir merkez olduğunu belirterek, Türkiye’nin bilim ve teknolojideki hedeflerine vurgu yaptı. TEKNOFEST’in dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olduğunu belirtti. Kacır, "Tarihin sıfır noktasındaki Göbeklitepe'yle, asırlar boyunca ilmin ve medeniyetin ışığını taşıyan Harran'la, Fırat’ın sularıyla bereketlenen topraklarıyla, Peygamberler diyarı Şanlıurfa’da TEKNOFEST Güneydoğu coşkusunu hep birlikte yaşıyoruz. Tarih boyunca nice ilklerin ve başlangıçların adresi olan kadim şehrimiz, bugün Türkiye’nin bilim ve teknolojide liderlik yürüyüşünün en büyük buluşmasına ev sahipliği yapıyor" dedi.

'YILMADAN ÇALIŞAN GENÇLERİMİZİN İRADESİ VAR'

Şanlıurfa’da bilimin ve teknolojinin heyecanının yaşandığını ifade eden Kacır, "Bu meydanda gözlerini ufkun ötesine diken, imkansız denilenlere meydan okuyan, hayalini gerçeğe dönüştürmek için yılmadan çalışan gençlerimizin iradesi var. Kendi evlatlarına sahip çıkan, kendi gücüne inanan, Türkiye Yüzyılı’nı gençlerinin azmi ve cesaretiyle inşa eden Türkiye var. Milli Teknoloji Hamlesi gökyüzünde süzülen çelik kanatlarımız Bayraktar’dır, Akıncı’dır, Kızılelma’dır. HÜRJET, ANKA, GÖKBEY, KAAN’dır. Mavi Vatan’da özgürce yol alan ANADOLU’dur. Gök vatanın çelikten muhafızları HİSAR’dır, SİPER’dir. Milletimizin 60 yıllık yerli otomobil hasretine son veren Togg’dur. Uzaydaki izimiz İMECE’dir, TÜRKSAT 6A’dır" diye konuştu.

'AY’A ERİŞMEYE HAZIRLANIYORUZ'

Türkiye’nin geçmişte hayal olarak görülen birçok projeyi hayata geçirdiğini söyleyen Kacır, uzay çalışmalarının da sürdüğünü belirtti. Kacır, "İnsanlı uzay bilim misyonumuzla, ay yıldızlı bayrağımızı uzayın derinliklerine taşıdık. Şimdiyse ufkumuzu çok daha uzaklara taşıyoruz. Ay’a erişmeye hazırlanıyoruz. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracımızı Ay’a ulaştıracağız. Türkiye Yüzyılı’nı hep beraber; bilimin, teknolojinin ve yüksek katma değerli üretimin asrı kılacağız" dedi.

'KARDEŞLİĞİMİZDEN TAVİZ VERMEYECEĞİZ'

Konuşmasında bölgedeki gelişmelere de değinen Kacır, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yaptı. Kacır, "Etrafımızda yangınların yükseldiği, coğrafyamızın ateş çemberine döndüğü böylesi bir dönemde, bizi birbirimizden ayırmaya çalışanlara karşı asırlardır verdiğimiz en güçlü cevap; kardeşliğimizdir. Buradan bereketli hilalin kalbinden, Şanlıurfa’dan haykırıyoruz. Bu coğrafyayı başkalarının oyunlarına teslim etmeyeceğiz. Türkler, Kürtler, Araplar kardeşliğimizden taviz vermeyeceğiz. TEKNOFEST’lerle, Deneyap Teknoloji Atölyeleriyle, bilim merkezlerimizle, bilim şenliklerimizle, Sektör Kampüste Programı’yla, Milli Teknoloji Akademimizle, Milli Teknoloji Atölyelerimizle gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Kacır, konuşmasının sonunda TEKNOFEST’in düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, festivalin Şanlıurfa, Türkiye ve millet için hayırlı olmasını diledi. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Bakan Kacır'ın konuşması

Haber: Ali LEYLAK-Ömer ŞULUL/ŞANLIURFA,(DHA) -

====================================================

2) SELÇUK BAYRAKTAR, TEKNOFEST GÜNEYDOĞU'NUN AÇILIŞ PROGRAMINDA AÇIKLAMALARDA BULUNDU

GÖSTERİLER İLGİ GÖRDÜ

TEKNOFEST Güneydoğu festivalinde, komandoların gerçekleştirdiği operasyon gösterisi ilgiyle izlendi. Senaryo gereği insansız hava araçları ve dronların yanı sıra Türkiye’nin milli gururu Bayraktar TB3’ün de hedef alanını havadan gözetlemesiyle başlayan operasyonda, ön birlikler helikopter ile indirme yaptı. Ardından helikopterden çıkan motosikletli komandolar bölgede hızlıca keşif faaliyeti yürüttü. Keskin nişancıların stratejik noktalarda yerlerini alarak çevre güvenliğini sağlamasının ardından helikopterleriyle alana inen komandolar operasyon faaliyeti yürüttü. Ayrıca, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki SAS (Sualtı Savunma) komandoları, senaryo gereği tespit edilen el yapımı patlayıcıyı patlatarak etkisiz hale getirdi. Bayraktar TB2’nin havadan destek verdiği operasyonda, komandolar havadan helikopter ile sızma yaparak patlayıcının bulunduğu hedef noktayı emniyete aldı. Gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasının ardından kontrollü şekilde patlatılan EYP’nin imha edilme anı, festival alanını dolduran binlerce vatandaş tarafından ilgi ile izlendi.

Gösterilerde Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığı ile Özel Harekat Başkanlığı tarafından ortaklaşa helikopter gösterisi gerçekleştirdi. Havacılık Daire Başkanlığı’na ait helikopterle festival alanı üzerinde süzülen özel harekat polisleri, sarkıtılan iplerin üzerinde tutundu. Yerli üretim T-70 helikopter ile gerçekleştirilen gösteride Türk bayrakları da havada dalgalandı. Helikopterden iplere tutunarak ay-yıldızlı bayrak eşliğinde alandaki binlerce vatandaşı selamlayan timlerin şovu, izleyenler tarafından büyük beğeni topladı.

Son olarak Bayraktar AKINCI da alanda gösteri uçuşu yaptı. Festival alanını dolduran vatandaşlar, AKINCI’nın sergilediği uçuşu büyük bir ilgi ve merakla takip etti. Alandaki gençler, gösteriyi cep telefonları ile kaydetti.

SELÇUK BAYRAKTAR: TEKNOFEST BİR ÖZGÜVEN DEVRİMİDİR

TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, yaptığı açılış konuşmasında TEKNOFEST'in büyük bir teknoloji hareketine döndüğünü belirterek, Şanlıurfa'nın binlerce yıl önce olduğu gibi bugün de geleceğin teknolojilerine ev sahipliği yaptığını söyledi. Bayraktar, "TEKNOFEST bir özgüven devrimidir. 'Biz yapamayız' diyen anlayışa başkaldırıdır. Taklitçiliğe, öğrenilmiş çaresizliğe itirazdır. Burası tarihin sıfır noktası. İnsanlığın yerleşik hayata geçtiği, tarımın geliştiği, inancın şekillendiği, medeniyetin filizlendiği topraklar. Göbeklitepe burada. Karahantepe, Çakmaktepe burada. Harran burada. İlim, hikmet ve medeniyet burada. Ve bugün geleceğin teknolojisi de burada. 81 ilimizden ve 97 farklı ülkeden gençlerimiz burada. 62 farklı alandaki teknoloji yarışmalarımıza 730 binin üzerinde takım, 1 milyon 600 binin üzerinde genç başvurdu. Bunlar sadece rakam değil. Bunlar Türkiye'nin değişen hikayesi. Tarihle geleceği burada buluşturuyoruz. Bu hikayenin en güzel tarafı, bu toprakların çocuklarının bu hikayenin tam merkezinde olması" dedi.

'FORMÜLDE BİRAZ DA URFA İSOTU VARMIŞ'

Şanlıurfa'ya özgü isot ve sıcak havaya da değinen Bayraktar, “Bu gençlerin enerjisini, roketlerin itki gücünü nereden buluyorsunuz diye soruyorlar. Ankara'da, İstanbul'da aerodinamik diyorduk, yüksek tork diyorduk, ileri mühendislik diyorduk. Ama Urfa'ya gelince işin aslını anladık. Meğer formülde biraz da Urfa isotu varmış. Bir de Urfa sıcağı var" ifadelerini kullandı. Bayraktar, "Bir sistem Urfa sıcağında öğle vakti tıkır tıkır çalışırsa, dünyada da uzayda da her yerde çalışır" diye konuştu.

'TEKNOLOJİ BAĞIMSIZLIĞIN ZEMİNİNİ GÜÇLENDİRİR'

TEKNOFEST'in gençlerin özgüvenini artıran bir hareket olduğunu belirten Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi'nin yalnızca savunma sanayisi ve gökyüzüyle sınırlı olmadığını söyledi. Bayraktar, "Milli Teknoloji Hamlesi yalnızca gökyüzünde değildir. Tarladadır, fabrikadadır, laboratuvardadır, hastanededir, atölyededir, üniversitededir. Üretim ve ekonominin tam kalbindedir. Bir fikir ekonomik değere, bir hayal üretime, bir proje istihdama, bir teknoloji Türkiye'nin refahına dönüşüyor" ifadelerini kullandı.

'YAPAY ZEKAYI POTANSİYELİNİZİ BÜYÜTEN BİR KALDIRAÇ OLARAK GÖRÜN'

Yapay zeka teknolojilerindeki gelişmelere de değinen Bayraktar, gençlere teknolojiyi bilinçli kullanmaları çağrısında bulundu. Bayraktar, "Yapay zekayı aklınızın yerini alan bir rehber değil, potansiyelinizi büyüten bir kaldıraç olarak görün. Entelektüel derinliğinizi, melekelerinizi ve muhakeme yeteneğinizi geliştirin. Teknoloji bir araçtır. Yönünü belirleyen, nihai kararı vermesi gereken insandır. Ahlakı ve vicdanı taşıyan da insandır" dedi.

'KENDİ KIZILELMA'NIZI KENDİNİZ BELİRLEYİN'

Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Bayraktar, daha adil ve müreffeh bir dünya hedefiyle çalışılması gerektiğini söyledi. Bayraktar, "Bunca emek, bunca gayret, tek bir gaye için. Daha adil, daha müreffeh, daha güzel bir dünya inşa etmek. Ve bu mücadelede en büyük umudumuz sizlersiniz. Köklerinizden güç alın. Gözünüzü geleceğe çevirin. Medeniyetler yalnızca geçmişleriyle ayakta kalamaz. Gelecek kurma kabiliyetleriyle yaşarlar. Ve biz bu topraklardan geleceğe yeniden sesleniyoruz. Gelin; bilgiyi üretime, üretimi katma değere, katma değeri refaha, refahı tam bağımsızlığa dönüştürelim. Gelin, Şanlıurfa'dan, tarihin sıfır noktasından, geleceğin teknolojilerine doğru yeni bir yolculuk başlatalım. Kendi Kızılelma'nızı kendiniz belirleyin" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Selçük Bayraktar'ın konuşması

-Genel ve detay görüntüler

Haber: Ali LEYLAK-Ömer ŞULUL/ŞANLIURFA,(DHA)

====================================================

3) BAKAN ERSOY: KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASINDA, TEHDİDİ ERKEN GÖRMEK VE ÖNLEMEK ZORUNDAYIZ

KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Manisa Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri'nde havadan izleme ve güvenlik merkezinin açılışında, kültürel mirasın korunmasında teknolojinin kullanımının önemine dikkat çekip, "Tehdidi mümkün olduğunca erken görmek, caydırmak ve önlemek zorundayız” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Manisa'daki Sardes Antik Kenti ve Bintepe Lidya Tümülüsleri Havadan İzleme ve Güvenlik Merkezi'nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Sardis Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill ve milletvekilleri katıldı. Pilot uygulama kapsamında hayata geçirilen sistemle, kaçak kazı ve şüpheli hareketlerin erken tespit edilmesi, güvenlik birimleriyle anlık koordinasyon sağlanması ve kültürel mirasın daha etkin biçimde korunması amaçlandığı belirtildi. Açılışta konuşan Bakan Ersoy, "Bir kültür varlığını yıllar süren bir mücadelenin ardından geri getirmek büyük bir başarıdır. Asıl hedefimiz ise o eserin ait olduğu topraklardan hiç kopmamasını sağlamaktır. Bugün Bintepeler'de, tam da bu anlayışla bir aradayız. Sikkenin doğuşuna öncülük eden Lidya'nın başkenti Sardis'in yanı başında, binlerce yıldır bu coğrafyanın siluetini süsleyen tümülüsler arasında kültürel mirasımızı korumak için yeni ve önemli bir adım atıyoruz" dedi.

'TEHDİDİ MÜMKÜN OLDUĞUNCA ERKEN GÖRMELİYİZ'

Bakan Ersoy, "Lidya Kralı Alyattes'in anıt mezarının da bulunduğu Bintepeler, yaklaşık 75 kilometrekarelik bir alana yayılan ve 120'den fazla anıt mezarı barındıran eşsiz bir arkeolojik peyzaj olarak karşımızda duruyor. 2025 yılında Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri'nin UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınması, uzun yıllardır korumak için büyük bir titizlikle çalıştığımız bu eşsiz mirasın evrensel değerinin uluslararası alanda da tescillenmesini sağlamıştır. Dünya Mirası statüsü bizim için büyük bir gurur olduğu kadar, sorumluluğumuzu da artırmaktadır. Ne yazık ki bu eşsiz miras, geçmişte kaçak kazıların hedefi oldu. Bazı tümülüslerimizin define aramak amacıyla iş makineleri kullanılarak ağır ve geri döndürülmesi mümkün olmayan biçimde tahrip edildiğine şahit olduk. Bu olaylar bize çok açık bir gerçeği gösterdi. Böylesine geniş bir coğrafyayı korumak için tehdidi mümkün olduğunca erken görmek, caydırmak ve önlemek zorundayız. Bu nedenle Bintepeler'deki önleyici tedbirlerimizi yıllar içerisinde artırdık. Bugün attığımız adım da kararlılığımızda önemli bir aşamadır" diye konuştu.

'ESKİ KAZI EVİNİ HAVADAN İZLEME VE GÜVENLİK MERKEZİNE DÖNÜŞTÜRDÜK'

"İlk adım olarak Bintepeler'e hakim konumdaki Karnıyarık Tepe yakınında bulunan eski kazı evini yenileyerek modern bir 'havadan izleme ve güvenlik merkezine' dönüştürdük" diyen Bakan Ersoy, şöyle devam etti: "Hemen ardından, merkezimizi uzun menzilli ve gece görüş kabiliyetine sahip iki insansız hava aracı sistemiyle donattık. Üç anten sistemiyle kapsama alanını güçlendirdik. Merkezi izleme sistemleri, büyük ekranlar ve çevre güvenlik kameralarıyla sahayı etkin biçimde takip edebilecek bir altyapı oluşturduk. Merkezde vardiyalı görev yapacak güvenlik personelimizin İHA pilotluğu eğitimlerini ve gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamladık. Şu anda havadan izleme sırasında şüpheli bir hareket veya kaçak kazı girişimi tespit edildiğinde, bilgi süratle jandarma birimlerimizle paylaşılıyor ve gerekli müdahale gerçekleştiriliyor. Yani teknolojiyi, kaçak kazı girişimlerini mümkün olduğunca erken görmek, caydırmak ve önlemek için kullanıyoruz."

'KÜLTÜR VARLIĞI KAÇAKÇILIĞI SİNİR AŞAN BİR SUÇTUR'

Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yaklaşımlarınım 3 temel yapı taşı üzerine kurduklarını belirten Bakan Ersoy, “Önleme, uluslararası iş birliği ve iade. Bugün Bintepeler'de attığımız adım, bunlardan ilkinin, yani önleyici korumanın, çok güçlü ve somut bir örneğidir. Çünkü 75 kilometrekareye yayılan böylesine geniş bir alanı ve yüzü aşkın tümülüsü yalnızca geleneksel yöntemlerle sürekli gözetim altında tutmak kolay değildir. Bu nedenle teknolojiyi kültürel mirasın korunmasının hizmetine sunuyoruz. Mücadelemizin ikinci temel yapı taşı uluslararası iş birliğidir. Kültür varlığı kaçakçılığı sınır aşan bir suçtur. Biz de UNESCO, INTERPOL, Dünya Gümrük Örgütü ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi başta olmak üzere uluslararası kuruluşlarla ve farklı ülkelerin adli ve kolluk makamlarıyla yakın iş birliği yürütüyoruz. ABD ile geliştirdiğimiz iş birliği bunun güçlü örneklerinden biridir. 2021 yılında ABD ile imzaladığımız kültür varlıklarına yönelik ithalat kısıtlamalarını düzenleyen Mutabakat Zaptı, arkeolojik ve etnolojik kültür varlıklarımızın yasa dışı ticaretinin önlenmesi açısından çok önemli bir hukuki çerçeve oluşturdu. Bu Mutabakat Zaptını 2026 yılında yeni bir 5 yıllık dönem için uzattık. Bunun yanında, ayrı soruşturma ve adli süreçler kapsamında Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi HSI ile yürüttüğümüz güçlü iş birliği de çok önemli sonuçlar vermeye devam ediyor" dedi.

'ÜLKEMİZE 13 BİN 474 KÜLTÜR VARLIĞININ DÖNÜŞÜNÜ SAĞLADIK'

Mücadelenin üçüncü temel yapı taşının ise iade olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, "Yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarılmış eserlerimizin izini dünyanın neresinde olursa olsun sürüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, 2002 yılından bu yana 13 bin 474 kültür varlığının ülkemize dönüşünü sağladık. Bunların 9 bin 159'u yalnızca son sekiz yılda ülkemize kazandırıldı. Boubon Antik Kenti'nden çıkarılan bronz imparator heykelleri bu mücadelenin en dikkat çekici örneklerinden biridir. Amerika Birleşik Devletleri ve Danimarka'dan Düver kökenli mimari levhaları, İsviçre'den Urartu dönemine ait bronz eserleri, Yunanistan'dan Anadolu kökenli sikkeleri, Hollanda'dan Şile Bozgoca Camii kitabesini, İngiltere ve İspanya'dan İznik çinilerini geri getirdi. Bintepeler'den yasa dışı yollarla çıkarılmış yaklaşık 2 bin 700 yıllık altın kolyeyi Boston Güzel Sanatlar Müzesi'nden ülkemize kazandırdık" dedi.

'TEKNOLOJİ ÖNEMLİ AMA TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL'

Teknolojinin çok önemli olduğunu ama tek başına yeterli olmadığını belirten Bakan Ersoy, "Bu noktada Manisalı hemşehrilerime özellikle güveniyorum. Bintepeler'e ve bu toprakların binlerce yıllık hafızasına sahip çıkan en büyük gücün Manisalı hemşehrilerimiz olduğunu bilmekten büyük memnuniyet duyuyorum. İnanıyorum ki Bintepeler'de geliştirdiğimiz bu model, geniş coğrafyalara yayılan diğer arkeolojik alanlarımızın korunmasında da bize önemli bir tecrübe sağlayacaktır" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Bakanın konuşması

-Genel ve detay görüntü

Haber: Yağmur ÖNGÜN Kamera: Gökhan KILIÇ / MANİSA,(DHA)

====================================================

4) GÜLŞAH GİZEM'İN AMELİYATTA ÖLÜMÜNE İLİŞKİN DAVA DOSYASI AĞIR CEZADA

ANTALYA'da 2022 yılında doktora öğrencisi ve turizmci Gülşah Gizem Angı'nın (32), Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde miyom ameliyatı sırasında hayatını kaybetmesine ilişkin asliye ceza mahkemesinde görülen dava dosyasının ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verildi.

Doktora öğrencisi ve turizmci Gülşah Gizem Angı, rahminde tespit edilen yaklaşık 33 milimetrelik tip 2 miyom nedeniyle 5 Nisan 2022'de Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde ameliyata alındı. Histeroskopik miyomektomi operasyonu sırasında durumu kötüleşen Angı, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Angı'nın ölümünün ardından ailesinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, ameliyat sırasında tıbbi hata veya ihmal bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla inceleme yapıldı. Soruşturmanın ardından, ameliyattan sorumlu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Mete Ç. ve 9 sanık hakkında 'Taksirle adam öldürme' suçundan Antalya 15'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

DEMO CİHAZ İDDİASI

Yargılamada, dosyaya giren resmi yazışmalar, tutanaklar ve tanık beyanlarında, operasyonda kullanılan histeroskopi sisteminin hastane envanterinde bulunmadığı ve 'demo' olarak getirildiği iddiaları yer aldı. Cihazın kullanımında görev alan personelin yetki ve eğitim durumu da dava kapsamında incelenen konular arasına girdi. 4'üncü duruşmada genç kadının ölüm nedeninin ve sağlık çalışanlarının kusur durumlarının belirlenmesi amacıyla dosya Adi Tıp’a gönderildi.

ÖLÜM NEDENİ AŞIRI SIVI YÜKLEMESİ

Gülşah Gizem Angı'nın ölümünün histeroskopik miyomektomi ameliyatı sırasında meydana gelen 'aşırı sıvı yüklenmesi' sonucu gerçekleştiği belirtildi. Raporda, ameliyat sırasında 8 adet 3 bin cc'lik izotonik olmak üzere toplam 24 litre sıvı kullanıldığı kaydedildi. İşlem sonunda uterusa giren ve çıkan sıvı miktarı arasındaki farkın ise 1500 cc olarak hesaplandığının belirtildiği aktarıldı. Ameliyat öncesinde 58 kilo olan Angı'nın otopside 74 kilo olarak tartıldığı, vücut ağırlığının 16 kilo arttığı ve yaygın ödem bulgularının bulunduğu belirtildi.

DURUŞMADA KRİTİK KARAR

Antalya 15'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü duruşmasına müştekiler, taraf avukatları ve sanıklar katıldı. Duruşmada tarafların beyan ve savunmalarının alınmasının ardından mahkeme heyeti, görevsizlik kararı vererek yargılamanın devamı için dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine hükmetti.

‘HUKUKA UYGUN BİR KARAR’

Verilen karardan memnun olduklarını dile getiren müşteki avukatı Onur Şahin, “Başından beri olayın basit bir hekim hatası veya öngörülebilir bir durum olmadığını iddia ediyorduk. Ortada bir kamu kurumunda yaşanmaması gereken çok ağır bir can kaybı var. Halen ameliyatta kullanılan ve bizim tanımımızda suç aleti olan demo cihazın oraya ne şekilde, kimler tarafından getirildiği belli değil. Bu cihazın temin edilip kullanılmasında menfaat umanların, eğitimi verilmemiş cihazı kullananların hak ettikleri cezayı almaları için yaklaşık 5 yıldır süren hukuk mücadelemiz bugün yeni bir aşamaya girdi. 15’inci Asliye Ceza Mahkemesi, görevsizlik kararıyla bilinçli taksir, ihmali kast gibi konuların irdelenmek üzere yargılamanın ağır ceza mahkemesinde yapılmasına hükmetti. Bizce hukuka uygun bir karar. Ağır ceza mahkemesinde tek bir yargıç tarafından değil, uzman yargıçlar heyeti tarafından yargılama yapılır. Sorumluluğu olanlar da Türk adaleti önünde hak ettikleri cezayı almalı" dedi.

‘YAVRUM BİR NEBZE OLSUN RAHAT UYUYACAK’

Gülşah Gizem Angı’nın babası Ayhan Angı, “Adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. 15’inci Asliye Ceza Mahkemesi çok yerinde bir karar verdi. Kendilerine müteşekkiriz. Bundan sonra esas olan mahkemede gereğinin yapılacağına da inanıyoruz. Hukuk her zaman ve herkese lazım. Yalan beyanda bulunan da gerçek beyanda bulunan da hakkını avucuna alacağını bilsin. Canım yavrumun kanının yerde kalmayacağına inanıyorum" diye konuştu.

Duruşma sonra gözyaşlarına hakim olamayan Gülşah Gizem Angı’nın annesi Vicdan Angı, “Eninde sonunda adalet tecelli edecek. Sonsuz güvenimiz var. Canım yavrum için her şey. Yavrum bir nebze olsun rahat uyuyacak" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-RÖP: Avukat Onur Şahin

-RÖP: Ayhan Angı

-RÖP: Vicdan Angı

-ARŞİV

Haber: İrem BAŞDAŞ- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA, (DHA)-

==================================================

5) SİLAHLI KAVGADA AĞIR YARALANDI, HASTANEDE ÖLDÜ

BATMAN’da iki grup arasında çıkan silahlı kavgada yaralanan Muhammed Şanlı (27) kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Olay, saat 01.00'da Fatih Mahallesi 3359'uncu Sokak'ta meydana geldi. İki grup arasında henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan tartışma, silahlı kavgaya dönüştü. Kavgada tabancayla vurulan Muhammed Şanlı ağır yaralandı. İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Şanlı, tedaviye alındığı özel hastanede öğle saatlerinde hayatını kaybetti.

Muhammed Şanlı'nın cenazesi otopsi işlemleri için Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırılırken, polis ekipleri olaya karışan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Hastaneden detaylar

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN, (DHA)

==================================================

6) KAZA YAPAN OTOMOBİLE BAŞKA OTOMOBİL ÇARPIP TAKLA ATTI; 4 YARALI

TEKİRDAĞ’ın Çorlu ilçesinde refüje çarpan otomobile, arkadan gelen başka bir otomobil çarparak takla attı. Kazada 4 kişi yaralandı.

Kaza Çorlu-Tekirdağ çevre yolunda meydana geldi. B.A.’nın kontrolünü yitirdiği 34 BA 6065 plakalı otomobil, refüje çarparak savruldu. Bu otomobile ise arkadan gelen M.B.'nin kullandığı 34 UB 4559 plakalı otomobil çarparak takla attı. Kazada araç sürücüleri ile B.A.’nın kullandığı otomobildeki C.E. ve E.T. yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla Çorlu Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Ambulanstan detay

-Yaralıların ambulanslara bindirilmesi

-İtfaiye ekiplerinden detay

-Kaza yapan araçlardan detay

Haber - Kamera: Mehmetcan ARSLAN / ÇORLU (Tekirdağ), (DHA)

====================================================

7) BUCA BELEDİYESİ'NE 150 MİLYON TL'LİK BORÇ İÇİN HACİZ (2)

2 MİLYON LİRALIK ÖN ÖDEME YAPILDI

İzmir'in Buca Belediyesi'ne bir firmadan kiralanan araçlar için 150 milyon TL'nin ödenmemesi nedeniyle haciz işlemi cuma gününe kadar ertelendi. Belediye yetkililerinin, 2 milyon TL tutarında ön ödeme yaptığı belirtildi.

AVUKATTAN AÇIKLAMA

Alacaklı firmanın avukatı Ümmü Gökçe Aydoğdu yaptığı basın açıklamasında, "Müvekkil şirketimiz tarafından borçlu belediyeye kiralanan iş makineleri, çöp kamyonları, ekskavatörler ve binek araçlara ilişkin kira bedelleri, yapılan tüm görüşmelere ve verilen ödeme sözlerine rağmen ödenmemiştir. Müvekkil şirketimiz, alacağın uzlaşma yoluyla tahsil edilebilmesi için bugüne kadar gereken tüm iyi niyeti göstermiş ve belediyeye defalarca süre tanımıştır. Ancak haciz işlemleri gündeme geldiğinde müvekkil şirketimizle iletişime geçen belediye yetkilileri, söz verdikleri tarihlere gelindiğinde iletişimi kesmiş, taahhüt ettikleri ödemeleri yapmamış ve şirketimiz her defasında yeni ödeme vaatleriyle bekletilmiştir. Belediyenin borcunu zamanında ödememesi nedeniyle müvekkil şirketimiz, ticari yükümlülüklerini yerine getirebilmek için defalarca kredi kullanmak ve bunun getirdiği ağır finansman maliyetlerine katlanmak zorunda kalmıştır. Bir belediye, özel bir şirketten araç ve hizmet temin edip bunların bedelini ödemeden, sürekli yeni ödeme tarihleri vererek alacaklıyı aylarca oyalayamaz. Kamu kurumu olmak, borcu ödememenin gerekçesi olamayacağı gibi aynı zamanda bir kamu kurumu özel şirketlerin kaynaklarını belediyenin finansman aracı olarak da kullanamaz" dedi.

'CUMA GÜNÜNE KADAR SÜRE VERİLDİ'

Avukat Aydoğdu açıklamasının devamında, "Gelinen noktada gerçekleştirilen haciz ve muhafaza işlemleri bir tercih değil; yerine getirilmeyen ödeme yükümlülüklerinin ve tutulmayan sözlerin kaçınılmaz hukuki sonucudur. Müvekkil şirketimizin talebi son derece açık ve nettir. Belediye, kullandığı araçların ve aldığı hizmetlerin bedelini ödemelidir. Bugüne kadar verilen sözlere rağmen borcun ödenmemesi karşısında, bugün belediye başkanı ve başkan yardımcılarının odalarında bulunan TV, klima ve hava temizleyici cihazlar haczedilmiş, belediyeye cuma gününe kadar ve son kez olmak üzere süre verilmiştir. Müvekkil şirketimizin alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar kanunun tanıdığı tüm cebri icra yolları kararlılıkla kullanılacaktır. Borç ödenmediği sürece hukuki süreç de devam edecektir" dedi.

BELEDİYEDEN AÇIKLAMA: SÜREÇ UZLAŞIYLA ÇÖZÜME KAVUŞTURULDU

Buca Belediyesi de konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Belediyemizin araç ve iş makinesi kiralama hizmetlerine ilişkin olarak kamuoyuna yansıyan 150 milyon TL tutarındaki borç iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu tutar, belediyemizin firmaya olan mevcut borç bakiyesini ifade etmemektedir. İlgili firma ile yapılan protokol kapsamında Mart 2026 tarihinden bu yana düzenli ödemeler gerçekleştirilmiştir. Son dönemde ise kamu hizmetlerinin aksamaması ve öncelikli olarak belediye emekçilerimizin maaş ve diğer hak ediş ödemelerinin karşılanması amacıyla, söz konusu protokol kapsamında yapılması planlanan ödemelerde kısa süreli bir aksama yaşanmıştır. Bu süreçte ilgili firmanın icra takibi başlattığı anlaşılmıştır. Bugün gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda firma ile karşılıklı mutabakata varılmış olup süreç uzlaşıyla çözüme kavuşturulmuştur. Buca Belediyesi olarak kamu kaynaklarının etkin ve sorumlu kullanılması, belediye hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi ve tüm yükümlülüklerimizin planlı biçimde yerine getirilmesi doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz" denildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Alacaklı firmanın avukatı Ümmü Gökçe Aydoğdu 'nun açıklaması

-Genel detaylar

Haber: Kadir ÖZEN/İZMİR, (DHA)

====================================================

Etiketler: Gündem
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-goruntulu-yurt-haber-bulteni-12-455768
Çıktı tarihi: 30.09.2026 19:27