Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
güncel
Ana Sayfa » güncel » DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 11
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 11
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 11

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 11

📅 05.10.2026 21:27 ⏱ 23 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1) UZAY KONGRESİ ANTALYA'DA BAŞLADI (2)IAF ÖDÜLLERİ TAKDİM EDİLDİUluslararası Astronotik Federasyonu'nun (IAF) düzenlediği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Uzay Ajansı'nın (TUA) ve SAHA İstanbul'un ortak ev sahipliğindeki Uluslararası Uzay Kongresi'nin resmi açılışı Cumhurbaşk

1) UZAY KONGRESİ ANTALYA'DA BAŞLADI (2)

IAF ÖDÜLLERİ TAKDİM EDİLDİ

Uluslararası Astronotik Federasyonu'nun (IAF) düzenlediği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Uzay Ajansı'nın (TUA) ve SAHA İstanbul'un ortak ev sahipliğindeki Uluslararası Uzay Kongresi'nin resmi açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla yapıldı. Resmi açılış programında ilk olarak IAF 2026 ödülleri takdim edildi. IAF Dünya Uzay Ödülü, Birleşik Arap Emirlikleri Uzay Ajansı'na (UAESA), IAF Uluslararası İşbirliği Ödülü Space Foundation kurucularından Steve Eisenhart'a, IAF Astra Ödülü George Washington Üniversitesi'nden Scott Pace'e verildi. Ödüller IAF Başkanı Gabriella Arrigo tarafından takdim edildi.

'UZAY OLİMPİYATLARI BAŞLADI'

IAF Başkanı Gabriella Arrigo, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kongreye katılımının, uzayın insanlık açısından öneminin ve Türkiye'nin uluslararası uzay topluluğunda büyüyen rolünün güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi. Türkiye'nin başarıları ve geleceğe yönelik hedefleriyle uzay topluluğunda önemli bir konumda bulunduğunu belirten Arrigo, “Ve artık 'Uzay Olimpiyatları' başladı. 7 bin 500'den fazla delege, yaklaşık 4 bin konuşmacı, 40 panel oturumu ve 250'den fazla katılımcı kuruluşla bizi gerçekten unutulmaz bir hafta bekliyor. Bu yıl IAC katılımcıları yalnızca olağanüstü bir kongreyi değil, aynı zamanda olağanüstü bir destinasyonu da deneyimleyecek; güzel Türkiye'yi ve Antalya'nın unutulmaz Akdeniz atmosferini. Kongrenin sonunda birçoğunuzun Antalya'nın tadını çıkarmak, dinlenmek ve Akdeniz kıyısında biraz zaman geçirmek için fırsat bulacağını umuyorum" dedi.

80'DEN FAZLA ÜLKEDEN 600'Ü AŞKIN KURULUŞ

Federasyonun bu yıl 75'inci yılını kutladığını belirten Arrigo, birkaç ülkeden 10 üyeyle başlayan topluluğun, bugün 80'den fazla ülkeden 600'ü aşkın kuruluşu bir araya getirdiğini söyledi. Büyümenin daha büyük sorumlulukları beraberinde getirdiğini vurgulayan Arrigo, “Sadece büyümekle kalmadık. Daha güçlü, daha çeşitli ve birbirimize daha bağlı hale geldik. Büyümemiz bizi daha ileriye gitmeye, daha büyük düşünmeye ve federasyonun misyonunun kapsamını genişletmeye yöneltiyor. Günümüzde uzay, her zamankinden daha etkili bir konuma sahip. Uzay, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin stratejik kalkınma planlarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Siyasetçiler ve karar vericiler uzay alanındaki uzmanlarla bağlantı kurmak istiyor. IAF olarak bizim de bu bağlantıların kurulabileceği gerçekten tarafsız ve uluslararası bir platform sunma konusunda eşsiz bir rolümüz bulunuyor" diye konuştu.

'DÜNYANIN DAHA FAZLA UZAYA İHTİYACI VAR'

TUA Başkanı Yusuf Kıraç, köklü ve seçkin geçmişiyle IAC'nin küresel uzay topluluğunun en önemli buluşma noktalarından biri haline geldiğini söyledi. Uzayın, günlük yaşamın ve modern ekonominin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten Kıraç, “Haberleşme ve ulaşımdan güvenliğe, tarımdan eğitime ve afet yönetimine kadar giderek genişleyen pek çok alanda uzay tabanlı sistemlere güveniyoruz. Ekonomik ve toplumsal ihtiyaçlarımız büyümeye devam ettikçe, uzayın sunduğu imkanların önemi de her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle IAC 2026'nın 'Dünyanın Daha Fazla Uzaya İhtiyacı Var' sloganı yalnızca bir tema değildir. Bu ifade, içinde yaşadığımız çağın güçlü bir yansımasıdır. Bugün, her zamankinden daha fazla; kalkınma, bilim, teknoloji ve insanlığın ortak geleceği için dünyanın daha fazla uzaya ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.

'UZAY EKONOMİSİ 600 MİLYAR DOLARI AŞTI'

Uzayın aynı zamanda büyük ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin merkezinde yer aldığını kaydeden Kıraç, “Halihazırda yüz milyarlarca dolar büyüklüğe ulaşan küresel uzay ekonomisi hızla büyümeye devam etmektedir. Giderek daha fazla ülke, uzayı kalkınma hedeflerinin, teknoloji politikalarının ve uzun vadeli vizyonların önemli bir unsuru haline getirmektedir. Bugün küresel uzay ekonomisinin büyüklüğü 600 milyar doları aşmış durumdadır. Önümüzdeki yıllarda hızlı büyümesini sürdürerek 1 trilyon dolar seviyesini aşması beklenmektedir. Bu durum, uzayın küresel ekonomi içindeki giderek artan önemini açıkça ortaya koymaktadır. Aynı zamanda özel sektörün rolü ve ticari uzay ekonomisi de hızla büyümektedir. 2025 yılında gerçekleştirilen uydu fırlatmalarının yaklaşık yüzde 88'i özel sektör tarafından gerçekleştirilmiş, uzay teknolojilerine yönelik küresel özel sektör yatırımları da rekor seviyelere ulaşmıştır" dedi.

UZAYA ERİŞİMDE ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ VURGUSU

Bu büyümenin uzaya erişim alanında da açıkça görülebildiğini ifade eden Yusuf Kıraç, “Dünya genelindeki yörüngesel fırlatma sayısı, 2018 yılında 114 iken 2024 yılında 324'e yükselmiştir. Yalnızca 7 yıl içinde neredeyse üç katına çıkan bu rakam, uzaya erişime ve uzay tabanlı hizmetlere yönelik küresel talebin ne kadar hızlı arttığını göstermektedir. Bu dönüşüm önemli fırsatlar sunarken, hepimize önemli sorumluluklar da yüklemektedir. Uzay faaliyetlerinin sürdürülebilir biçimde geliştirilmesi; kaynakların verimli kullanıldığı, bilgi ve kabiliyetlerin paylaşıldığı, uzayın barışçıl amaçlarla ve insanlığın ortak yararı için kullanıldığı güçlü bir uluslararası iş birliği kültürünü gerektirmektedir. Karşılıklı güvene dayalı ortaklıklar kurmak artık yalnızca bir tercih değildir. Bunlar, uzayın geleceği açısından vazgeçilmez hale gelmiştir" diye konuştu.

'1 YILLIK İHRACATI ARTIK 1 HAFTADA YAPIYORUZ'

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, SAHA İstanbul'un üretim sahasını ve çalışma tezgahını temsil ettiğini belirterek, “Başka bir ifadeyle; mühendisleri, teknisyenleri, tedarikçileri ve girişimcileri temsil ediyor. Yaklaşık 20 yıl önce Türkiye, havacılık ve uzay teknolojilerinin alıcısı konumundaydı. Bugün ise üretici ve ihracatçı konumundayız. 2002 yılında savunma, havacılık ve uzay sektörlerindeki yerlilik oranımız yüzde 20 seviyesindeydi ve yıllık ihracatımız yaklaşık 250 milyon dolardı. Bugün yerlilik oranımız yüzde 80'in üzerine çıktı ve yıllık ihracatımız 11 milyar doları aştı. 2002 yılında 1 yıl boyunca yaptığımız ihracatı artık yalnızca 1 haftada gerçekleştiriyoruz" dedi.

‘TÜRKİYE, KÜRESEL SİHA İHRACAT PAZARININ YÜZDE 65'İNİ OLUŞTURUYOR’

Yaklaşık 20 yıl önce bir grup genç mühendisin, küçük bir atölyede insansız hava araçları geliştirmeye başladığını anlatan Bayraktar, “Önlerinde hazır bir pazar, kurulmuş bir tedarik zinciri veya izleyebilecekleri bir yol haritası yoktu. Sahip oldukları şey; ülkelerine ve insanlarına olan bağlılıkları ile bu dönüşümü mümkün kılan güçlü bir çalışma yöntemiydi; Hızlı tasarla, erken uçur, her hatadan öğrenmeye devam et ve kritik bileşenlerini kendin üret. Bu yöntem Türkiye'yi bugün dünya liderlerinden biri haline getirdi. Türkiye, küresel SİHA ihracat pazarının yüzde 65'ini oluşturuyor ve dünyanın 40'tan fazla ülkesine teknoloji ihraç ediyor" diye konuştu.

'UZAYDA TAM BAĞIMSIZLIĞA ULAŞMAYA KARARLIYIZ'

Son 10 yılda aynı çalışma kültürünü uzaya taşıdıklarını söyleyen Bayraktar, “Bunu tek bir şirketle değil, bütün bir sanayi ekosistemiyle gerçekleştirdik. Bugün yerli uydularımız TÜRKSAT 6A ve İMECE uzayda görev yapıyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ile ASELSAN'dan ROKETSAN'a; Fergani ve DeltaV gibi girişimlere kadar tüm ekosistemimiz olağanüstü bir hızla çalışıyor. 100 kilometrenin üzerine ulaşan sonda roketlerinden yerli hibrit itki sistemlerine ve yörünge transfer araçlarına kadar yeni kabiliyetler geliştiriyoruz. Haberleşme uydularımızdan 100'den fazla uydudan oluşması planlanan Türkiye merkezli konumlandırma uydu takımına kadar güçlü bir uzay altyapısı inşa ediyoruz. Haberleşmede, dünya gözleminde, navigasyonda ve yörüngeye erişimde tam bağımsızlık. Kendi bağımsız navigasyon sistemimizi kurmaya ve uzayda tam bağımsızlığa ulaşmaya kararlıyız" dedi.

BAKAN KACIR: 2027'NİN İLK AYLARINDA AY'A GİTMEYİ HEDEFLİYORUZ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin kendi uydularını geliştiren, üreten ve test eden, haberleşme uydusu üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu söyledi. Yeni haberleşme ve yer gözlem uydularının çalışmalarına başladıklarını, alçak yörünge uydu projelerini hayata geçirdiklerini belirten Kacır, “İnsanlı ilk uzay misyonlarımızın ardından, Milli Uzay Programımızın en iddialı hedeflerinden biri olan Ay görevini hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. 2027'nin ilk aylarında uzaya göndermeyi hedeflediğimiz, milli kabiliyetlerimizin eseri uzay aracımızla Ay yörüngesinde bilimsel araştırmalar gerçekleştirecek ve inşallah Ay'a erişeceğiz. Milli Uzay Programımızdaki hedefleri kalıcı teknolojik ve endüstriyel kabiliyetlere dönüştürecek güçlü bir uzay Ar-Ge ekosistemi oluşturmak üzere Ankara'da Uzay Teknoparkı kuruyoruz. Türkiye'nin uzaya bağımsız erişimini güvence altına alacak, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki ülkelere hizmet sunacak bir uzay limanını Somali'de inşa ediyoruz" dedi.

UZAYDA BARIŞ İÇİN ANTALYA DEKLARASYONU

Uzay çalışmalarının barışçıl, sürdürülebilir ve tüm insanlığın ortak yararına yürütülmesini amaçladıklarını belirten Kacır, iklim değişikliği, doğal afetler, su kıtlığı ve gıda güvenliği gibi sorunlara uzay teknolojileriyle çözüm üretilebileceğini söyledi. Uzayın ülkeler arasında ortak sorumluluk ve iş birliği zemini oluşturduğunu kaydeden Kacır, “Uzayın barış ve iş birliği alanı olarak korunması ve sunduğu tüm imkanlardan tüm ülkelerin adil biçimde yararlanması için dün gerçekleştirdiğimiz 16'ncı Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı'nda Türkiye olarak Uzayda Barış İçin Antalya Deklarasyonu'na öncülük ettik. Kongre tarihinde bir ilk olan ve şimdiden 21 ülkeden 32 bakan, parlamenter ve uzay kuruluşu temsilcisinin desteğini alan bu deklarasyon, uzayın geleceğini ortak sorumlulukla şekillendirme irademizin güçlü bir ifadesi. Beş gün boyunca kongremizde aynı anlayışla 100'ü aşkın ülkeden binlerce katılımcıyla uzay bilimi ve teknolojilerinin geleceğini tüm boyutlarıyla ele alacağız" diye konuştu.

'674 BİLDİRİYLE EN GENİŞ BİLİMSEL KATILIM TÜRKİYE'DEN'

Uzay teknolojileri alanındaki 310 girişimde ve araştırma merkezlerinde 24 bini aşkın araştırmacının istihdamını desteklediklerini belirten Kacır, Milli Uzay Programı'yla uzay ve havacılık alanında 40 binden fazla bilim insanı, araştırmacı ve gencin yer aldığı projelere katkı sunduklarını söyledi. Kongrede girişimlerin ve TEKNOFEST şampiyonlarının projelerini dünya sahnesine taşıdıklarını anlatan Kacır, “9 Ekim'de düzenleyeceğimiz Halk Günü'nde kongremizin kapılarını milletimize açacak, özellikle çocukların ve gençlerin uzay bilimi ve teknolojileriyle buluşmasına imkan sağlayacağız. Bu yıl kongreye ülkemizden 1810 akademik bildiri özeti gönderildi. Bu sayı aynı zamanda kongre tarihinde tek bir ülkeden yapılan en yüksek başvuru sayısı. Kabul edilen 674 bildiri ile Türkiye, kongrenin bilimsel ayağına en geniş katılım sağlayan ülke oldu. Türkiye'nin kapıları, bizimle birlikte araştırmak, teknoloji geliştirmek ve üretmek isteyen herkese açık" dedi.

Bakan Kacır'ın konuşmasının ardından 'Yerden Göğe, Gökten Yere' isimli gösteri sunuldu. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-IAF 2026 detay

-Gabriella Arrigo'nun ödül takdim etmesi

-Steve Eisenhart ile Scott Pace ödül takdim edilmesi

-TUA Başkanı Yusuf Kıraç'ın açıklamaları

-SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar'ın açıklamaları

-Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın açıklamaları

Haber: Mehmet ÇINAR- Semih ERSÖZLER- İrem BAŞDAŞ/ANTALYA, (DHA)

=======================================

2) NASA’NIN ADANA DOĞUMLU ASTRONOTU DENİZ BURNHAM: UZAYDAN HEMŞEHRİLERİME EL SALLAYACAĞIM

NASA’nın Adana doğumlu astronotu Deniz Burnham, 2027 yılında gerçekleştirilmesi planlanan ilk uzay görevi öncesinde yayınladığı video mesajıyla Türkiye’de yaşayan ailesine ve Adanalı hemşehrilerine seslendi. Burnham, “Uzaydan anneannem ile dedeme, Adanalı hemşehrilerime ve bütün dünyaya el sallayacağım” dedi.

Annesi Türk babası ile ABD'li bir asker olan, babasının bir dönem görev yaptığı İncirlik Hava Üssü’nde dünyaya gelen NASA astronotu Deniz Burnham, 2027 yılında katılacağı ilk uzay görevine ilişkin açıklamalarda bulundu. Deniz Burnham, yayınladığı video mesajda ailesi ve Türkiye ile bağlarını anlattı. Burnham, mesajında özellikle anneannesi ve dedesinin çocukluğundaki etkisine dikkat çekti.

DEDESİNİN TELESKOBUYLA YILDIZLARI İZLEDİ

Asker bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Deniz Burnham, Türkiye’deki çocukluk anılarını şu ifadelerle paylaştı:

“Benim Aynur anneannem Eceabatlı. Kadir dedem Afyonlu. Anneannem bizi çok güzel Türk yemekleriyle büyüttü. Dedemin uzaya olan merakı tüm ailemizi etkiledi. Kendi teleskoplarını yaptığını hatırlıyorum. Arka bahçemizde yıldızları ve gezegenleri izleyerek sayısız saatler geçirirdik. Anneannem ve dedem Türkiye’deler. Tatillerimde onları ziyaret etmeyi çok seviyorum. Uzaydan anneannem ile dedeme, Adanalı hemşehrilerime ve bütün dünyaya el sallayacağım.”

DENİZ BURNHAM KİMDİR

Deniz Burnham, NASA tarafından 2021 Astronot Adayı Sınıfı'na katılmak üzere seçildi ve Ocak 2022'de görevine başladı. Daha önce NASA Ames Araştırma Merkezi'nde staj yapan Burnham, lisans derecesini Kaliforniya Üniversitesi, San Diego'da kimya mühendisliği alanında, yüksek lisans derecesini ise Los Angeles'taki Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde makine mühendisliği alanında tamamladı. Burnham, ABD Donanması Yedek Kuvvetleri'nde Mühendislik Görev Subayı olarak hizmet verdi. Kendisi, tek motorlu kara ve deniz uçağı, aletli uçuş (instrument rating) ve döner kanatlı hava aracı (helikopter) yetkilerine sahip, lisanslı bir özel pilottur. Burnham şu anda, kozmonotlar Dmitri Petelin ve Konstantin Borisov ile birlikte Roscosmos'a ait Soyuz MS-30 uzay aracıyla gerçekleştirilecek olan Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki ilk görevi için eğitim görmeye devam ediyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------------

- Deniz Burnham'ın açıklamaları

Haber:Gülşah ATICI-Kamera: ADANA,(DHA)

======================================

3) BURSA BÜYÜKŞEHİR DAVASININ 2'NCİ DURUŞMASI BAŞLADI

BURSA Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Nilüfer ilçesi belediye başkanlığı yaptığı döneme ilişkin 'Usulsüzlük’ ve 'Rüşvet' suçlamalarıyla tutuklanıp, Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 16'sı tutuklu 63 sanığın yargılanmasının 2’nci duruşması görüldü. Gazetecilerin alınmadığı duruşma yarın, diğer tanıklar sanıklar ve sanık avukatlarının savunmalarıyla devam edecek.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme', 'Suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma', 'Rüşvet’, 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' ve 'İmar kirliliğine neden olma' suçlarından yürüttüğü soruşturma kapsamında; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve tutuklu bulunan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 59 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 31 Mart sabahı şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Bursa merkezli İstanbul, Balıkesir, Diyarbakır, Aksaray olmak üzere 5 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda Mustafa Bozbey, eşi, kızı ve kardeşlerinin da aralarında olduğu 57 kişi gözaltına alındı.

30 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Soruşturma kapsamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında olduğu 23 kişi tutuklandı. Ayrıca Turgay Erdem’in Nilüfer Belediye Başkanlığı yaptığı döneme ilişkin 'Rüşvet' ve ‘Usulsüzlük' soruşturması kapsamında cezaevinde bulunan, aralarında Turgay Erdem'in de bulunduğu 8 kişinin de bu soruşturma kapsamında ifadeleri alındı. Bu kişilerden 7'si de tutuklandı. Böylece soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 30 oldu.

33 ŞÜPHELİ HAKKINDA ADLİ KONTROL KARARI

Şüphelilerden Bozbey'in eşi, kızı ve kardeşi ile cezaevinde bulunan 1 tutuklunun da olduğu 29 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Şüphelilerden 4'ü ev hapsine çarptırılırken, 2'si savcılık ve nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Mustafa Bozbey, tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.

TUTUKLU SAYISI 37'YE YÜKSELDİ

Soruşturma sürerken, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 5'inin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca itiraz edildi. Bursa 6’ncı Sulh Ceza Hakimliği’nce itiraz kabul edildi. Haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan şüpheliler, gözaltına alındı. Mustafa Bozbey'in erkek kardeşinin eşinin de aralarında olduğu şüpheliler işlemleri sonrası tutuklandı. Böylece 2 kişinin daha tutuklanması ile soruşturmada tutuklu sayısı 37 oldu.

16 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ

Görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılandığı davada Bursa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesince görülen ilk duruşma 11 gün sürdü. Duruşma sonrası Mustafa Bozbey, Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 21 kişinin tutukluluk halinin devamına, 16 sanığın da adli kontrol şartıyla tahliye edilmelerine karar verildi.

5 KİŞİ DAHA TAHLİYE EDİLDİ

Tutuklu sanıklardan Batuhan Abay, Berat Göral, Serkan Bayram, Şener Arslan ve Doğan Gündüz çıkan ara kararla adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

GAZETECİLER ALINMADI

Görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 16’sı tutuklu 63 sanığın duruşmasının ikinci celsesi Bursa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonu’nda görülen ve tanıkların dinleneceği duruşmada mahkeme başkanı gazetecileri duruşmaya kabul etmedi.

BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ ETTİLER

Duruşmada davayla ilgili tanıklar dinlendi. Tanıkların ardından mahkeme heyeti imar kirliliğine ilişkin bilirkişi raporunu okudu. Rapora ilişkin savunmasını yapan Mustafa Bozbey, Turgay Erdem ve Ayşegül Erkol, rapora itiraz etti. Mahkeme heyetinden söz alan Bozbey, raporun gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.

Cumhuriyet Savcısı tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Talebi değerlendiren mahkeme sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşmanın ilk günü tanıklar, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem’in savunmalarının ardından sona erdi. Yarın, diğer tanıklar sanıklar ve sanık avukatlarının savunmalarıyla devam edecek. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey’in adliye koridorunda beklemesi

-YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın gelmesi

-CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal’ın gelişi

-Adliye koridorundan görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet İNAN-Kutay SALİ/BURSA, (DHA)

=================================

4) ELEKTRİK ARIZASI İÇİN ÇIKTIĞI ÇATIDAN DÜŞEN İŞÇİ ÖLDÜ (2)

TOPRAĞA VERİLDİ

Bursa’nın Orhangazi ilçesinde elektrik arızasını gidermek için çıktığı fabrika çatısında dengesini kaybederek 12 metre yükseklikten düşüp, hayatını kaybeden Yıldıray Denizci, Yeniköy Mahallesi Yeni Cami’nde ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları içinde toprağa verildi.

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Aile yakınlarının tabuta sarılması

-Çevreden genel detaylar

-Cenaze namazının kılınması

-Tabutun omuzlarda taşınması

Haber: Hasan BOZBEY/ORHANGAZİ (Bursa), (DHA)

=======================================

5) 12 YIL ÖNCEKİ CİNAYETE 2 TUTUKLAMA

KİLİS'te 12 yıl önce bir sulama kuyusunda cesedi bulunan Khaled Tayson’un ölümüne ilişkin dosyanın yeniden incelenmesi sonucu gözaltına alınan 3 şüpheliden 2’si tutuklandı. Olayla ilgili o dönem takipsizlik kararı verilmişti.

Merkeze bağlı Acar Köyü’nde 12 yıl önce Khaled Tayson'ın bir sulama kuyusunda cesedi bulundu. O dönem yapılan soruşturmada olayla ilgili takipsizlik kararı verildi. Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı ve Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya yeniden ele alındı. Adli Tıp incelemesi, tanık beyanları ve baz analizleri sonucu daha önce verilen takipsizlik kararı kaldırıldı. Tayson'un ölümüyle ilgili 3 şüpheli tespit edildi. Şüpheliler C.İ., R.U. ve D.U., jandarma ekipleri tarafından yapılan operasyonla yakalandı.

Jandarmadaki işlemlerinin ardından C.İ., R.U. ve D.U. adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden C.İ. adli kontrol ile serbest bırakılırken, R.U. ve D.U. çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Zanlılar adliyeye çıkarılırken

-Adliyede Alınan tedbirler

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU-KİLİS-DHA

====================================

6) BIÇAK YARASI İLE ÖLEN EMİNE'NİN TUTUKLU EŞİ İÇİN İKİNCİ DURUŞMA

MALATYA'nın Akçadağ ilçesinde 13 ay önce evinde bıçakla yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Emine Kolay'ın (25) tutuklu eşi Yusuf Kolay'ın yargılanmasına devam edildi.

Olay, 9 Eylül 2025'te ilçeye bağlı Bahri Mahallesi'nde meydana geldi. Yusuf Kolay'ın eve geldiğinde eşi Emine Kolay'ın mutfakta bıçakla yaralanmış halde bulduğu ihbarı üzerine adrese ekipler sevk edildi. Sağlık ekibinin müdahalesi sonrası 1 çocuk annesi Emine Kolay, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırdı. Yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Emine Kolay, doktorların çabasına karşın kurtarılamadı.

Olayın ardından jandarma ekipleri eşi Yusuf Kolay'ı gözaltına aldı. Yusuf Kolay ifadesinde 2 yıllık evli olduklarını, eşinin sara hastası olduğunu ve zaman zaman baygınlık geçirdiğini, eve geldiğinde de mutfakta bıçağın üzerine düşmüş halde bulduğunu söyledi. Yusuf Kolay, jandarmadaki işlemlerinin ardından tutuklandı.

Emine Kolay'ın cinayete kurban gittiğine dair şüpheler ile Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eşi Yusuf Kolay'a 'nitelikli kasten öldürme' suçundan, Yusuf Kolay'ın annesi Münire Kolay'a 'Suçluyu kayırma' suçundan, Yusuf Kolay'ın amcası Yusuf Kolay'a ise 'Suçluyu kayırma, suç delilerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan dava açıldı.

Malatya 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün davanın ikinci duruşması görüldü. Duruşmaya taraf avukatları ile birlikte tutuklu sanık, Yusuf Kolay ile yaşamını yitiren Emine Kolay'ın yakınları katıldı.

Emine Kolay'ın avukatı Mahmut Sevindi, olay yerinde keşif, maktul Emine Kolay'ın yakınlarının duruşmaya dahil olması, maktulün özel araçla ambulansa kadar taşınan kısmının PTS kayıtları ile yeniden incelenmesi, ses kayıtlarının incelenmesinde yetersizliğin ve buna bağlı olarak yeniden Adli Tıp Kurumu ile müzakere edilmesini talep etti. Talepleri ret eden mahkeme heyeti, dosyada var olan ses kayıtlarının yeterli olduğunu ve bu ses kayıtlarının sanıkların sesleri ile uyumluluk raporunun Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından beklenmesine, Yusuf Kolay'ın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 29 Aralık 2026 tarihine erteledi.

'MAHKEME SONRASI GERGİNLİK'

Mahkemenin sona ermesi ile birlikte adliye önünde bekleyen Emine Kolay'ın yakınları avukatları tarafından verilen taleplerin reddedilmesinden dolayı taşkınlık çıkardı. Jandarma ekiplerinin müdahale ettiği taşkınlık sonrası açıklamalarda bulunan Avukat Mahmut Sevindi, olayın 13 ay önce yaşandığını belirterek şunları söyledi:

"Sanık eşin tutukluluk haline karar verildi. Dosya içerisinde karşı tarafın inkar ettiği bir ses kaydı vardı, bu ses kaydının kişilere ait olup olmadığı hususunda adli tıptan bir rapor talep edildi. Sanıkların sesleri ile bir karşılaştırma yapılacak ve şu anda bu rapor bekleniyor. Bu ses kaydı önemli bir delil. Savcılık makamı bu ses kaydını dosyaya koymuş ve bu ses kaydının önemli olduğunu dile getirmiştir. Ses kaydından anne ile oğlu arasında geçen bir takım konuşmalar vardı. Bunun da olayla ilgili önemli deliller olduğunu düşünüyoruz. Büyük ihtimalle de onlara ait olduğu çıkacaktır. Mahkeme ilk celsede Emine Kolay'ın annesinin ve kardeşlerinin dosyaya dahil olmasını reddetti. Bu celsede de yine talep ettik ama maalesef yine reddedildi.''

Yakınları, Emine Kolay'ın eşi tarafından bıçaklanarak öldürüldüğünü iddia ederek bu olayla ilgili her şeyi görüp delil karartanların hesap vermesini istediklerini ifade etti.

Açıklamalardan sonra adliyeden çıkan mahkum transfer midibüsünün önünü kesen kalabalığa jandarma ekipleri müdahale etti. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------------

-Adliye önünde gerginlik görüntüleri

-Müşteki avukatı Mahmut Sevindi açıklama

-Emine Kolay'ın yeğeni Nidanur Uçurum kısa açıklama

-Emine Kolay'ın abisi Mehmet Uçurum kısa açıklama

-Emine Kolay'ın kız kardeşi Medine Yahşi kısa açıklama

-Adliye çıkışı mahkum transfer midibüsünün önünün kesilmesi

-Emine Kolay'ın fotoğrafları

Haber- Kamera: Recep BAĞDAT-MALATYA-DHA

=======================================

7) GAZDAN ETKİLENEN 45 FABRİKA ÇALIŞANI HASTANEYE KALDIRILDI (2)

VALİ KÖKLÜ: 45 KİŞİ ETKİLENDİ

Tokat Valisi Adullah Köklü ve İl Emniyet Müdürü Kenan Şengül, Turhal Şeker Fabrikası’nda kireç ocağından sızan karbonmonoksit ve karbondioksit gazından etkilenen işçileri Turhal Devlet Hastanesinde ziyaret ederek durumları hakkında bilgi aldı. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Vali Köklü, "Turhal Şeker Fabrikamızda bugünkü karbonmonoksit zehirlenmesiyle ilgili hastalarımızı ziyaret ettik. Şu an için endişe edilecek bir durum bulunmuyor. 45 kişi etkilendi. 45 kişinin 35’inin durumu iyi diyebileceğimiz düzeydedir. 10 kişinin durumu ise orta derecededir. Entübede olan bir kişi vardı, o da normal hale döndü. Herkese geçmiş olsun" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------------

- Tokat Valisi açıklama

- Sivas'a sevk edilen işçilerin ambulansa bindirilmesi

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ-TOKAT-DHA

Etiketler: Gündem
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-goruntulu-yurt-haber-bulteni-11-458165
Çıktı tarihi: 06.10.2026 00:18