1) MANİSA'DA OKUL YAKININDA SİLAHLA ATEŞ AÇILDI; 11 YARALI (3)
'11 YAVRUMUZ YARALANDI'
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Turgutlu Kaymakamlığı'nda oluşturulan kriz masasında yetkilerden olaya ilişkin bilgi aldıktan sonra Turgutlu Devlet Hastanesi'ne geçti. Bakanlar Çiftçi ve Tekin, yaralıları ziyaret edip doktorlardan durumları hakkında bilgi aldı.
Bakan Çiftçi, ziyaretlerin ardından yaptığı açıklamada, "Yine okulun, aynı okulun öğrencisi olan küçük çocuk, anneannesinin üzerine kayıtlı pompalı tüfekle okula 80-100 metre mesafede okula gitmekte olan çocukların üzerine ateş etmek suretiyle bir saldırı gerçekleştirdi. Saldırı neticesinde 11 yavrumuz yaralandı. 3 tanesinin durumu diğerlerine göre daha kritik. Ameliyattan çıkmış durumlar ve tedavileri yoğun bakımda devam ediyor. 1 çocuğumuz taburcu oldu. 3 çocuğumuzu ziyaret ettik ve durumları iyi. 3 çocuğumuz da şu anda ameliyatta. Yaralanan tüm çocuklarımıza şifalar diliyorum. Ailelerimize, eğitim camialarımıza, aziz milletimize de 'Geçmiş olsun' diyorum. Allah beterinden saklasın diye niyazda bulunuyorum" dedi.
'TÜM YÖNLERİYLE SORUŞTURULACAK'
Olayla ilgili gerekli soruşturmaların başlatıldığını belirten Bakan Çiftçi, "Olayın duyulmasıyla birlikte Milli Eğitim Bakanımız ile İzmir'e buluşup, Turgutlu'ya intikal ettik. İçişleri Bakanlığımız 2 mülkiye başmüfettişi, 2 de polis başmüfettişi görevlendirdi. Milli Eğitim Bakanlığımız 2 tane başmüfettiş görevlendirdi. Olay tüm yönleriyle soruşturulacak. İhtimali ve sorumluluğu olanlar tespit edilecek. Milli Eğitim Bakanlığımız 20 tane psikososyal destek ekibi görevlendirdi. Bu sayı yarın 27'ye çıkacak. Olayın adli yönden de soruşturması Adalet Bakanlığımız ve Cumhuriyet Başsavcılık kanalıyla yürütülüyor" ifadelerini kullandı.
'1'İNCİ DERECEDE RİSKLİ OKULLARDAN'
Bakan Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz 7 Bakanlık olarak okullar açılmadan önce okul güvenliğiyle ilgili gerekli planlamaları yapmıştık. Valilerimizle toplantıları yaptık. Gerekli güvenlik tedbirlerini aldık. Daha dün Milli Eğitim Bakanımız ile birlikte 81 il valimizin, emniyet müdürlerimizin, il jandarma komutanlarımızın, İl Milli Eğitim müdürlerimizin katılımıyla okul güvenliği toplantısı gerçekleştirdik. Milli Eğitim Bakanlığımızın aldığı tedbirlerin yanında İçişleri Bakanlığı olarak aldığımız okul güvenliğine yönelik tedbirlerimiz var. Biz Bakanlık olarak tüm okulları, okullar açılmadan önce güvenlik riskine göre değerlendiriyoruz. Bu değerlendirme neticesinde okullarımızı 1,2,3 ve 4'üncü derece riskli okullar olarak belirliyoruz. 1 ve 2'nci derece riskli okullarımızda kolluk kuvvetlerimiz sürekli görev yapıyorlar. 3 ve 4'üncü derece riskli okullarımızda okul irtibat görevlilerimiz var. Onlar ihtiyaç duydukça irtibata geçiyor. Bu yıl ilk kez Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız ile görüşerek 31 bin bahçe görevlisi istihdam ettik. Dün itibarıyla 23 bin tanesi göreve başladı. Saldırının gerçekleştiği okul da 1'inci dereceden riskli okullardan biri. Orada bir bekçimiz görev yapıyor. Ayrıca okul bahçe görevlisi de saldırı olduğu anda görevli. İçişleri Bakanlığı olarak okulun dışında güvenlik, asayiş, narkotik ve çocuk şube müdürlüklerimiz kanalıyla uygulamalarımız devam ediyor."
'DENETİMLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ'
Bakanlık olarak diğer bakanlıklarla birlikte gerekli denetimlerin yapıldığını vurgulayan Bakan Çiftçi, "Okulun civarındaki internet kafeleri, büfeleri, oyun salonlarını, metruk binaları düzenli aralıklarla denetliyoruz. Okulların servis araçlarını denetliyoruz. Çocuklarımız okula güvenle gelsinler istiyoruz. Okulda huzur içerisinde eğitimlerine devam etsinler ve sağ salim okullarından, evlerine dönebilsinler. Okul güvenliği sadece fiziki tedbirlerle, polisiye tedbirlerle oluşabilecek bir şey değil. Bunun için biz 7 bakanlık olarak bir araya geldik. 3 aydır üzerinde çalıştığımız bir protokolümüz de vardı. Dün Milli Eğitim Bakanımızın katılımıyla İçişleri Bakanlığımızla bu protokolü imzaladık. Buradaki muradımız herhangi bir sızıntı olması durumunda çocukların eylem yapacaklarına dair bir belirti, bir işaret olduğunda sistemin devreye girmesi ve çocuğun okul idaresi, kolluk görevlileri, Sağlık Bakanlığı görevlileri vasıtasıyla bir an önce tedavisine başlanmasıyla ilgiliydi. Burada Adalet Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığımız, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı olarak bir araya geldik ve özellikle belirti veren, işaret veren çocuklarla ilgili bir sistem kurduk. Bu da dün itibarıyla valiliklerimize yaptığımız toplantının neticesinde iletilmiş oldu" dedi.
'AİLELERE DE GÖREV DÜŞÜYOR'
Aileler ve sivil toplum kuruluşlarının da bu konuda önemli görevleri olduğunun altını çizen Bakan Çiftçi, "Okul güvenliğini sadece polisiye tedbirlerden ibaret olarak görmüyoruz. Burada devletin diğer kurumlarına düşen görevler var. Sivil toplum kuruluşlarına düşen görevler var. En başta da ailelere düşen görevler var. Ben dünkü protokol imza töreninde de işaret etmiştim. Aileler çocuklarının okula gidip gitmediğini, okuldan çıktıktan sonra nereye gittiklerini, eve geldiklerinde çocuklar hangi internet sitelerine giriyorlar bunları mutlak suretle takip etmeliler, kontrol etmeliler. Eğer evlerinde silah varsa bunları çocukların ulaşamayacakları, erişemeyecekleri yerlere kaldırmalılar. Bu olayda kullanılan silah, anneannenin üzerine kayıtlı. Çocuk dedesinin evinden alıp bu silahla eylemi gerçekleştiriyor. Demek ki silahları da güvenli yerlere almamız gerekiyor. Bu tamamen ailelerin alacağı tedbirler beyanında ailelere düşen bir görev. Biz İçişleri Bakanlığı olarak bütün çocukların başına veya bütün ailelere birer polis görevlendiremeyiz. Yani bizim alacağımız fiziki tedbirler bunlardan ibaret. Eğer topyekun olarak görev yaparsak, hepimiz üzerimize düşeni yaparsak okullarımız daha güvenli hale gelecek. Bu tür hadiseler de yaşanmamış olacak" açıklamasında bulundu.
'243 TUTUKLAMA'
Kahramanmaraş'taki olayın ardından 243 tutuklama yapıldığını belirten Bakan Çiftçi, "14 Nisan'da Maraş'ta bir okul saldırısı gerçekleşti. O saldırıdan sonra da biz siber devriyelerimiz vasıtasıyla, istihbarat görevlilerimiz vasıtasıyla 2 bin 419 kişiyi gözaltına aldık. Benzer düşüncede olan, benzer eylem yapabileceğini bir şekilde ihsas eden çocuklarla ilgili gözaltı yaptık ve bunlardan 243 tanesi tutuklandı. Yani polis ve istihbarat görevini yapıyor. Siber devriyelerimiz aynen sokaklarda olduğu gibi siber alemde de görevini yapıyor. Toplumun her kesimine düşen görevler var. Bunlar herkes tarafından yerine getirildiğinde, bu tedbirler alındığında inşallah bundan sonra bu tür üzücü hadiseler yaşamayacağımızı ifade ediyorum. Tekrar çocuklarımıza, ailelere, Milli Eğitim camiamıza ve milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" diye konuştu.
Bakanlar Çiftçi ve Tekin, daha sonra Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde tedavi gören yaralıları ziyaret etti. Bakanlar Çiftçi ve Tekin'i, Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu karşıladı. Ziyaretin ardından Bakanlar Çiftçi ve Tekin hastaneden ayrıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------------
- Bakan Çiftçi'nin açıklamaları
Haber: Tolga TAHÇI - Kamera: Ersan ERDOĞAN/MANİSA,(DHA)
========================================
2) TEKİRDAĞ'DA OTOMOBİLLE MİNİBÜS ÇARPIŞTI: 2'Sİ ÇOCUK, 6 YARALI
TEKİRDAĞ’ın Kapaklı ilçesinde otomobil ile minibüsün çarpıştığı kazada 2'si çocuk, 6 kişi yaralandı.
Kaza, saat 15.30 sıralarında Ergene-Kapaklı ilçeleri arasındaki Velimeşe Mahallesi'ndeki üst geçit mevkisinde meydana geldi. U.E. yönetimindeki 34 BP 9324 plakalı minibüs ile karşı yönden gelen S.D. yönetimindeki 34 BP 9324 plakalı otomobil çarpıştı. Kazada, her iki araçta bulunan 2'si çocuk, 6 kişi yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla Çerkezöyköy ve Kapaklı ilçelerindeki hastanelere götürüldü.
Jandarma kazayla ilgili inceleme başlattı. (DHA)
Görüntü dökümü
----------------------------
-Kaza yerinden detaylar
-Kazaya karışan araçlar
-İtfaiye ekiplerinin çalışması
-Sağlık ekiplerinden görüntü
Haber-Kamera: Mehmet YİRUN/TEKİRDAĞ, (DHA)
=====================================
3) LOKANTA İŞLETEN ÇİFTİN DARBEDİLDİĞİ ANLAR KAMERADA
EDİRNE'de, ev yemekleri lokantası işletmecisi Şenay Salam (48) ile eşi Servet Salam (50), iş yerlerinin karşısındaki eğlence mekanında yüksek sesle küfürlü konuştukları için uyardıkları 3 kişi tarafından darbedildi. O anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, dün saat 23.30 sıralarında, Talatpaşa Mahallesi Çömlekçiler Sokak'ta, Şenay-Servet Salam çiftinin ev yemekleri lokantasında meydana geldi. Çift, dükkanlarının karşısındaki eğlence mekanında yüksek sesle küfürlü konuşanları uyardı. Uyarının ardından 3 kişi, iş yerine gelip çifte saldırıp darbetti. İş yerinin camlarının da kırıldığı olaydan sonra saldırganlar bölgeden ayrıldı. İhbarla adrese polis ekipleri sevk edildi. Çift, götürüldükleri hastanede darp raporu alıp şüphelilerden şikayetçi oldu.
'SADECE TERBİYELİ OLMALARINI İSTEDİK'
Sokakta 5 yıldır işletmelerinin bulunduğunu söyleyen Şenay Salam, "Küçük bir lokantam var ama akşam talihsiz bir olay yaşadım. Çok üzgünüm ve çok yorgunum. İşletmemizin karşısında alkollü bir işletme var. Akşam işletmemizin bahçesinde oturuyorduk. Orada oturanlar da çok fazla küfürlü, argo konuşuyorlardı. Eşim de sadece uyarmak için, 'Küfretmeyin, hakaret etmeyin, aileler var' dedi. Ve oradan 3 kişi, hatta daha fazlaydılar da saldıran 3 kişi direkt lokantama girdiler. Önce bahçeye girdiler, beni ve eşimi darbettiler. Biz içeri kaçtık, ben kapıyı kilitledim, hani daha çok zarar vermesinler diye. Lakin kapıyı kırdılar. Dükkanıma zarar verdiler. Bizi yere yatırdılar. Camlar falan kırıldı. Biz şoke olduk o an için. Komşular geldiler. Onları çıkardılar buradan. Tabii ki olay polise intikal etti. Darp raporlarımızı aldık ama ben çok üzgünüm. Sadece terbiyeli olalım demek bu kadar kötü ve acıysa, sonu buysa çok üzgünüm. Ceza almalarını istiyorum. Yakalanmalarını istiyorum. Bize bunu niye yaşattılar? Biz yaşadık ama bir başkaları yaşamasın. Bunu istiyorum sadece. Çok üzgünüm ve çok yorgunum şu an. Her yerim ağrıyor" diye konuştu.
'YÜKSEK SESLE KÜFREDİYORLARDI'
Servet Salam ise olayı anlatarak, "Akşam dükkanının önünde arkadaşlarımız vardı. Torunum, kızım vardı. Geç oldu ve dükkanı toplamak üzereydik. Arkadaşlar karşıda alkol almışlar, yüksek sesle küfrediyorlar. Argo konuşuyorlardı. Ben de seslendim, 'Arkadaşlar biraz terbiyeli olalım. Etrafta aile var. Bakın sadece biz değiliz burada, aile. Etrafınıza şöyle bir bakın. Kamera kayıtlarımız da var zaten. Orada da var kamera kaydı. Burada da var. Söylediğimiz bu. Yani biraz terbiyeli olalım lütfen. Adamlar geldi, Şenay Hanımı itti, vurdu geçti. Bana geldi, yumruk attı. Raporumuzu aldık. Kendilerinden şikayetçi olduk. Bize yapılanın bir başkasına yapılmasını istemiyoruz" dedi.
Çiftin darbedildiği anlar, iş yerlerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Polis, saldırganların kimliklerini belirlemek için güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Olayla ilgili de inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------------
-Şüphelilerin işletme sahibinin tartışma anı
-İşletme sahibi kadının yere düşmesi
-İşletme sahibi ve eşinin darbedilme anları
-Kapının tekmelenme anı
-Şenay Salam ile röp.
-Servet Salam ile röp.
-İşletme içerisinden detay
Haber - Kamera: Umut IŞIK / EDİRNE, (DHA)
==================================================
4) YATTAN DÜŞEN İŞ İNSANININ CESEDİ SAHİLDE VURDU
AYDIN’ın Kuşadası ilçesinde, sahile vurmuş erkek cesedi bulundu. Cesedin önceki gün Sisam Adası’ndan Kuşadası’na dönerken yattan denize düşüp kaybolan iş insanı Rıza Muslu’ya ait olduğu belirlendi.
Olay, saat 15.00 sıralarında Karaova Mahallesi Sahil Siteleri’nde meydana geldi. Plajda serinlemek için denize girenler, kıyıda hareketsiz yatan kişiyi fark etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, yaptıkları kontrolde, kıyıda yatan erkeğin hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan incelemede cesedin önceki gün Sisam Adası’ndan Kuşadası’na dönerken yattan düşüp, denizde kaybolan iş insanı Rıza Muslu’ya ait olduğu tespit edildi. Muslu’nun cenazesi savcının olay yerindeki incelemesinin ardından otopsi için Kuşadası Devlet Hastanesi morguna götürüldü. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------------
-Olay yerinden cep telefonuyla çekilmiş görüntüler
Haber-Kamera: Oğuzhan BOYSAN /KUŞADASI (Aydın), (DHA)
================================
5) ÇUKURA DÜŞEN SIPAYI İTFAİYE KURTARDI
MARDİN’in Kızıltepe ilçesinde çukura düşen sıpa, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.
Kızıltepe ilçesine bağlı kırsal Akziyaret Mahallesi’nde çukura düşen sıpayı fark edenler, durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, sıpayı halat yardımıyla çukurdan çıkardı. Yapılan kontrolün ardından sıpa doğaya salındı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
-İtfaiye ekiplerince çukurdan çıkartılan sıpanın doğaya salınması
-Detaylar
Haber-Kamera: Salih KESKİN/MARDİN,(DHA)
=====================================
6) KÜTAHYA’DA TAKSİCİLERİN YAKALATTIĞI KORSAN TAKSİCİYE 100 BİN LİRA CEZA
KÜTAHYA’da taksiciler, uygulama üzerinden çağırdıkları, korsan taksicilik yaptığı tespit edilen N.N.K.’yi (22) polise yakalattı. Aday sürücü olduğu tespit edilen N.N.K.’nin ehliyetine el konuldu, 100 bin lira idari para cezası uygulandı.
Kütahya’da bir taksi sürücüsü, kentte yakın zamanda faaliyete geçen bir yolcu taşıma uygulaması üzerinden taksi çağırdı. Çağrı üzerine gelen sürücü N.N.K., müşteri olarak binen taksi sürücüsünü alarak yola çıktı. N.N.K.’nın kullandığı araç, diğer ticari taksiciler tarafından Dumlupınar Üniversitesi girişinde durduruldu ve polis ekiplerine haber verildi. İhbar üzerine gelen polis ekipleri, aday sürücü olduğu öğrenilen N.N.K.’nin ehliyetine el koydu, sürücüye yolcu taşıma belgesi olmadan taşımacılık yaptığı gerekçesiyle 100 bin lira, araçtaki yolcuya ise korsan taksi kullandığı için 3 bin 870 lira idari para cezası uyguladı. Sürücünün aracı 60 gün sürüyle trafikten menedildi.
‘HAKKIMIZI ARAYACAĞIZ’
Kütahya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Yönetim Kurulu Üyesi Erdinç Yel, korsan taksicilerle mücadeleye devam edeceklerini ifade ederek, “Bunun arkasını taksiciler olarak hiçbir şekilde bırakmayacağız. Her türlü hakkımızı arayacağız. Hakkımızı savunma noktasında da sonuna kadar gideceğiz” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Araçtan detaylar
-Polis ekiplerinden detaylar
-Otomobilin çekiciye yüklenmesi
Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA, (DHA)
==================================================
7) SİİRT'TE 10 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN BOĞAZINDAN CANLI SÜLÜK ÇIKTI
SİİRT’te tekrarlayan burun kanaması şikayetiyle hastaneye başvuran Miraç Ö.’nün (10) muayenesinde, boğazında canlı sülük tespit edildi. Sülük, Op. Dr. Begüm Arda tarafından çıkarıldı.
Tekrarlayan burun kanaması şikayeti yaşayan Miraç Ö., ailesi tarafından Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Begüm Arda tarafından Miraç Ö.’ye yapılan muayenede, bademcik bölgesinden burun arka tarafına uzanan kısımda canlı sülük olduğu belirlendi. Yaklaşık 15 gün önce Baykan ilçesindeki bir derede yüzdüğü ve kuyu suyu gibi kontrolsüz bir su kaynağından su içtiği öğrenilen Miraç’taki sülük, yapılan değerlendirme sonrasında Op. Dr. Arda tarafından kontrollü şekilde çıkarıldı.
‘NADİR GÖRÜLEN BİR DURUMLA KARŞILAŞTIK’
Op. Dr. Begüm Arda, nadir görülen bir durumla karşılaştıklarını belirterek, “Tekrarlayan burun kanaması şikayetiyle gelen çocuk hastamızda, nadir görülen bir durumla karşılaştık. Muayenemizde bademcik bölgesinden burnun arka tarafına uzanan canlı bir sülük tespit ettik. Hikayeyi derinleştirdiğimizde yaklaşık 15 gün önce güvenliği belirsiz şüpheli bir kaynak suyla temas öyküsü olduğunu öğrendik. Hastamızda sülüğü uygun koşullar altında kontrollü bir şekilde tamamen çıkardık. Hastanın genel durumlarının iyi olduğu görüldü. Bu tür durumlar oldukça nadir görülmekle beraber özellikle dere, kaynak suyu ya da kontrolsüz doğal su kaynaklarıyla temas öyküsü olduğunda özellikle akılda bulundurulmalıdır. Burada vurgulamak istediğimiz nokta şu, tekrarlayan ve nedeni belirlenemeyen burun kanamalarından özellikle böyle bir kaynak suyu ile temas öyküsü de bulunduğunda bu durumun akılda bulundurulması gerektiği ve ayrıntılı kulak burun boğaz muayenesi ile değerlendirilmesi gerektiğidir” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
-Acil servis girişi
-Boğaza kaçan sülük resimleri
-Dr. Begün Arda'nın konuşması
-Boğazdan çıakrılan sülük
Haber-Kamera: Akif ÖZALP/SİİRT, (DHA)