1) CESEDİ ARANAN MEKİYE'NİN TUTUKLU ESKİ EŞİ, ‘ÖYLE BİR İNTİKAM ALDIM Kİ DEVLET BİLE BULAMAYACAK’ DEMİŞ
SİİRT'in Baykan ilçesinde 2024'te kaybolan Mekiye Akyel'in (31), eski eşi İsa Güç (28) tarafından çocuklarını göstereceği söylenerek Batman'daki evinden alındıktan sonra öldürüldüğü iddiasıyla ‘Töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 3’ü tutuklu, 5 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. İddianamede, olaydan sonra imam nikahıyla birlikte yaşadığı G.A.'ya ‘Sen de beni aldatırsan senin de sonun Mekiye gibi olacak, ben Mekiye'den öyle bir intikam aldım ki devlet bile bulamayacak’ dediği belirtilen İsa Güç ile Hüseyin Güç'ün (42) Akyel'i öldürdüğü, İhsan Güç (69), H..G. (39) ve A.Ş.’nin (66) ise cinayete azmettirdiği değerlendirildi.
Mekiye Akyel, 2015 yılında İsa Güç ile evlenerek Bitlis'ten Siirt'in Baykan ilçesine bağlı Karakaya köyüne yerleşti. Çiftin yaklaşık 9 yıl süren evliliklerinden 4 çocukları oldu. Evlilik sürecinde İsa Güç'ten şiddet ve baskı gördüğü iddiasıyla Akyel, 29 Temmuz 2024'te Karakaya köyündeki evinden ayrıldı. Aynı gün Siirt Kadın Konukevi'ne yerleşen Mekiye Akyel, 6 Ağustos'ta Van'a geçti. Bir gün sonra da Batman Kadın Konukevi'ne yerleşti ve burada 21 gün kaldı. 29 Ağustos'ta konukevinden ayrılan Akyel, Batman'da kısa süre bir iş yerinde bulaşıkçı olarak çalıştıktan sonra ev kiraladı. Mekiye Akyel, 5 Eylül 2024'te İsa Güç'ten boşandı. 18 Ekim 2024’te saat 10.00 sıralarında Güç'ün eve gelmesinin ardından eşyalarını toplayan ve onunla birlikte evden ayrılan Akyel’den bir daha haber alınamadı.
Öldürüldüğü değerlendirilen Mekiye Akyel’in cenazesi bulunamazken, soruşturma kapsamında bu yıl 16 Şubat'ta Mekiye'nin eski eşi İsa Güç, 17 Şubat'ta eski kayınbiraderi Hüseyin Güç, 19 Şubat'ta ise eski kayınpederi İhsan Güç yakalanarak gözaltına alındı. 3 şüpheli, 20 Şubat'ta çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Mekiye'nin diğer kayınbiraderi H..G. ile ailenin akrabası A.Ş. ise 10 Temmuz'da gözaltına alındı ancak 13 Temmuz'da ifadeleri alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
İDDİANAME KABUL EDİLDİ
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. İddianamede yer alan tanık ifadelerine göre, Mekiye'nin evden ilk kaçtığı Ağustos 2024'te, eski kayınpederi İhsan Güç ve eski kayınbiraderi Hüseyin Güç'ün, ailesine Mekiye'yi mutlaka bulacaklarını ve öldüreceklerini söylediği belirtildi. Boşanma sonrası Mekiye'nin babasına teslim edildiği 5 Eylül 2024'te ise İsa Güç'ün, kayınpederine ‘Kızınıza sahip çıkın, evden kesinlikle göndermeyin, bunlar Mekiye'yi öldürecekler’ dediği, bu sözlerin birden fazla tanık tarafından doğrulandığı kaydedildi. İddianamede, İsa Güç'ün, Mekiye'nin kaybolmasının ardından sanal medya üzerinden tanışıp 2025 yılı Mart ayında imam nikahıyla evlendiği G.A.'nın ifadesine yer verildi. G.A. ifadesinde, Güç’ün kendisine birkaç kez ‘Sen de beni aldatırsan senin de sonun Mekiye gibi olacak, ben Mekiye'den öyle bir intikam aldım ki devlet bile bulamayacak’ dediğini söyledi. G.A., bu sözler üzerine İsa Güç'e ‘Ne yaptın ki Mekiye'ye’ diye sorduğunu, Güç'ün ise ‘Seni ilgilendirmiyor’ diyerek o anda kendisini dövdüğünü belirtti. G.A. ayrıca, İsa Güç'ün kendisini bir gün Mekiye ile birlikte yaşadıkları eve götürdüğünü, evin banyosunda duvardaki aynayı kaldırarak altında sakladığı tabancayı gösterdiğini ve ‘Beni aldatırsan ve bu köyden gidersen, senin de sonun Mekiye gibi olacak’ dediğini ifade etti.
JANDARMA EŞLİĞİNDE KÖYDEN AYRILMIŞ
Kolluk kuvvetleri tarafından daha sonra evde yapılan aramada, G.A.'nın tarif ettiği banyodaki aynanın yerinden sökülmüş olduğu, duvarda silah saklanabilecek şekilde bir delik bulunduğu ve arama köpeğinin bu bölgeye tepki verdiği tespit edildi ancak silaha ulaşılamadı. G.A., köyde 145 gün kaldıktan sonra ailesini arayarak durumu bildirdi. Ailesi jandarma eşliğinde gelerek G.A.’yı evden aldı.
HTS VE PLAKA KAYITLARI ÖRTÜŞTÜ
Soruşturma kapsamında incelenen HTS ve PTS (plaka tanıma sistemi) kayıtlarına göre, olay günü İsa Güç ile Mekiye Akyel'in telefonlarının aynı bölgelerden birlikte baz verdiği, aynı saatlerde Hüseyin Güç'ün de yakın bölgede olduğu belirlendi. Mekiye'nin telefonunun Siirt-Bitlis D965 kara yolu ile Karakaya köyü arasında kapandığı, bu sırada İsa Güç'ün telefonunun da aynı bölgeden baz verdiği tespit edildi. İddianamede, şüpheliler İsa, Hüseyin, İhsan ve H.G.'nin telefonlarının olay saatlerinde birbirine yakın zamanlarda kapatılmasının ‘hayatın olağan akışına aykırı’ olduğu değerlendirildi. Ayrıca Mekiye'ye ait olduğu belirlenen mont ve kemerin, olaydan yaklaşık 2 yıl sonra şüphelilere ait bir fıstık bahçesinin yakınında bulunduğu kaydedildi. İddianamede, Mekiye Akyel'in İsa Güç ve Hüseyin Güç tarafından öldürüldüğü, İhsan Güç, H.G. ve A.Ş.'nin ise cinayete azmettirdiği değerlendirildi. Şüpheliler, üzerlerine atılı suçları işlemediklerini savundu.
AVUKATTAN ‘EMSAL KARAR’ ÇAĞRISI
Aile Avukatı Gurbet Bilbay, Akyel’in cenazesinin bulunamamasına rağmen davanın açıldığını belirterek, yargı sürecinin mahkumiyetle sonuçlanması ve kararın emsal teşkil etmesi çağrısında bulundu. Bilbay, “Sanıkların fıstık bahçesinde Mekiye’ye ait olduğu belirlenen ve tanıklar tarafından teyit edilen kıyafetler ortaya çıktı fakat bunlarda Mekiye Akyel'in DNA'sı çıkmadı. Çünkü biliyorsunuz 1,5 sonra biz bu şikayeti yaptık, zamanaşımına uğradı. Fakat bu kıyafetlerin tanıklar tarafından Mekiye Akyel'e ait olduğu kabul edildi iddianamede. Bununla ilgili de bir çalışma yapıldı. Zaten biliyorsunuz daha öncesinden de baz istasyonu vardı. Sanıklar aynı anda Mekiye Akyel'e sinyal veriyor ve telefonları aynı anda kapatıyor. Bu çok önemli bir detay. Burada en önemlisi husus aslında cesedin olmayışı. Ceset olmadığı halde iddianame hazırlandı ama burada ceza alacağı anlamına gelmiyor. Bakın, ‘cesetsiz cinayet’ ve bundan dolayı da çok fazla bir emsal kararımız yok. Biz buradan Adalet Bakanımıza sesleniyoruz. Evet, iddianamemiz açıldı, çok teşekkür ederiz bu konuda destek olduğunuz için. Fakat biz mahkumiyet ve bunun sonunda kararın kesinleşmesini istiyoruz. Çünkü ortada bir ceset yok ve arama kurtarma çalışmalarında sadece JASAT çalıştı, biz JAK ekibini de istiyoruz, Gülistan Doku'daki gibi. Bakın Gülistan Doku'nun da Mekiye Akyel’in bir daha gelmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Sanıklar hep şüpheli davranışlarda bulundu, çelişkili beyanlar verdi. Bununla ilgili de zaten bizim delillerimiz mevcuttur. Bununla ilgili video kayıtlarımız da vardır. Evet, zamanaşımına da uğradı ama biz burada bir ceza istiyoruz ve bu bir emsal karar teşkil etsin” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Mekiye Akyel ailesinin avukatı Gurbet Bilbay’ın iddianameyi göstermesi ve detayları
-Konuşma
-Detaylar ve Mekiye Akyel’in fotoğrafı
Haber-Kamera: Salih KESKİN-Akif ÖZALP/MARDİN,(DHA)
=============================================
2) AĞABEYİNE TABANCAYLA ATEŞ AÇAN ŞÜPHELİYE GÖZALTI
SAMSUN’da ağabeyine tabancayla ateş açıp, kendi başına silah dayadıktan sonra 4 saatlik müzakere sonrası ikna edilen Orhan D., gözaltına alındı.
Tekkeköy ilçesi Kirazlık Mahallesi 1004’üncü Sokak’ta, Orhan D., husumetli olduğu ağabeyi Ali D.’ye ateş etti. Ali D., olayı yara almadan atlatırken, Orhan D. kaçtı. İhbar üzerine çalışma başlatan polis, Orhan D.’nin eşi, ağabeyi ve kayınpederinin evlerinde önlem aldı. Bir süre sonra Orhan D.’nin, kayınpederinin Canik ilçesindeki evinin önünde araçla görülmesi üzerine polis, şüphelinin peşine düştü.
Orhan D.’nin, polisin üzerine silah doğrultması üzerine ekipler, havaya 2 el uyarı ateşi açtı. Bunun üzerine Orhan D., elindeki tabancayı kendi başına doğrulttu. Orhan D., 4 saat süren müzakere sonrasında ikna edilerek gözaltına alındı. (DHA)
Görüntü dökümü:
----------------------
-Şüphelinin adliyeye sevk edilmesi
-Adliyeden detay
-Emniyetten detay
Haber-Kamera: Emre ÖNCEL/SAMSUN, (DHA)
====================================================
3) UÇURUMA YUVARLANAN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ ÖLDÜ
OSMANİYE’nin Bahçe ilçesinde otomobilin 50 metrelik uçuruma yuvarlandığı kazada sürücü Gaffar Beğit (64) hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.
Kaza, sabah saatlerinde ilçeye bağlı Bekdemir köyünde meydana geldi. Gaffar Beğit yönetimindeki 80 EJ 309 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaklaşık 50 metrelik uçuruma yuvarlandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada araçta sıkışan Gaffar Beğit’in hayatını kaybettiği belirlendi. Araçta yaralanan 1 kişi ise itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla sıkıştığı yerden çıkarıldı. Yaralı, sağlık görevlilerinin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.
Jandarma, kazaya ilişkin inceleme başlattı. (DHA)
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------------
- Dere yatağına düşen otombilde kurtarma çalışması yapan ekipler
- Yaralının sedyeyle taşınması
- Ölen Gaffar Bekit’in sağlık fotosu
Haber: İbrahim EMÜL – Kamera: OSMANİYE, (DHA)
====================================================
4) ÜST GEÇİTTEN DÜŞEN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ YARALANDI
NİĞDE'de kontrolden çıkarak üst geçitten düşen otomobilin sürücüsü yaralandı.
Kaza, Selçuk Mahallesi Selçuklu Caddesi'nde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen otomobil kontrolden çıkarak üst geçitten yola düştü. Çevredekilerin ihbarıyla kaza yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan sürücü, sağlık görevlilerinin ilk müdahalesinin ardından Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazaya ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------------------
- Üst geçitten düşen otomobil
Haber-Kamera: Gülcan SONGUR/NİĞDE,(DHA)
====================================================
5) ‘KIZ ARKADAŞINA TAKİP İSTEĞİ GÖNDERME’ CİNAYETİNDE SANIK: BIÇAĞI ÇEKİP HEDEF GÖZETMEDEN SALLADIM
ZONGULDAK’ta eski kız arkadaşına sanal medyadan takip isteği gönderdiği gerekçesiyle çıkan tartışmada Celal Can Er’i (19) bıçaklayarak öldüren Yunus Emre Çoşkun (20) ilk duruşmadaki ifadesinde, “Etrafımı yuvarlak yapmışlardı. Son 3’üncü darbeyi alınca bıçağı çekip hedef gözetmeden salladım” dedi.
Olay, 15 Ağustos’ta Bahçelievler Mahallesi Zambak Sokak’ta meydana geldi. Celal Can Er, eski kız arkadaşına sanal medyadan takip isteği gönderdiği iddiasıyla husumetli olduğu Yunus Emre Çoşkun’u konuşmak için okullar bölgesine çağırdı. İddiaya göre Celal Can Er ve arkadaşları ile Yunus Emre Çoşkun arasında arbede çıktı. Bu sırada Çoşkun, yanında getirdiği 26 santimlik ekmek bıçağıyla Er’i yaraladı. Arkadaşlarının ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye götürülen Er, müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından kaçıp, bir süre sonra polise teslim olan Yunus Emre an Çoşkun tutuklandı.
TAKİP İSTEĞİ 2024 YILINDA YAŞANMIŞ
Zonguldak 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasıyla yargılanan tutuklu sanık Yunus Emre Çoşkun, ilk kez hakim karşısına çıktı. Aralarındaki ‘takip isteği gönderme’ meselesinin 2024 yılında yaşandığını daha sonra konuşup hallettiklerini hatta 2026 Şubat ayında Celal Can Er’i kendisinin asker eğlencesine çağırdığını ve beraber eğlendiklerini anlatan Yunus Emre Çoşkun, “Eskiden tanımadığım biri bana yazmıştı, konuşmuştuk. Celal Can beni arayıp söyleyince durumu ona anlattım hatta konuşmaların ekran görüntülerini de ilettim. 2026 yılına kadar hiçbir sorun yaşamadık. Asker eğlenceme geldiğinde ‘iyi ki kız yüzünden arkadaşlığımız bozulmamış’ demişti. Ağustosta askerden gelince olay gününe kadar evden çıkmamıştım. Bir arkadaşımın arabasına bakmaya gitmiştim. Dönerken K.M.’yi gördüm. Muhabbet ettik. Ben eve gittim. Akşam beni K.M.’ye ait bilmediğim bir numara ısrarla aradı. Celal Can beni çağırıyordu. Israr etti, evime gelebileceğini falan söyledi. Çok istemesem de taksiyle Site’ye gittim. Parkta araçtan iniyorken Celal Can bana yumruk attı. Birisi ‘burası kalabalık okulun orada konuşun’ dedi. Beni arabaya zorla bindirmeye çalıştılar. Sonra araca 5 kişi bindi. Celal Can bana bir tane daha vurdu. Yumruk attı hakaret etti. Kendisini yapma, etme diye ikna etmeye çalıştım. En son P. beni tuttu. Ben elimle itip kenara geçmeye çalıştım. Etrafımı yuvarlak yapmışlardı. Son 3’üncü darbeyi alınca bıçağı çekip hedef gözetmeden salladım. Karın bölgesi diye hatırlıyorum. Orada bana saldırmaya çalıştılar. Ben uzaklaşmaya çalışırken arkamdan tahta parçaları falan attılar. Gidip teslim oldum” dedi.
‘CAHİLLİK ETMİŞİM’
İfadesinin devamında, “Oradakiler tanıdığım insanlar. Mahalleden arkadaş olduğum için asker eğlenceme gelen kişiler olduğunu, kavga olmayacağını düşündüm. Sarhoş olduğunu, aileme zarar vereceğini düşündüm için bıçağı aldım” diyen sanığa mahkeme başkanı, ‘Böyle düşünüyorken neden oraya gittin’ diye sorunca, “Cahillik etmişim” cevabını verdi.
‘OĞLUMU BİLEREK ÖLDÜRDÜĞÜNÜ DÜŞÜNÜYORUM’
Celal Can Er’in annesi Mehtap Çakmak, “Oğlumu isteyerek, bilerek, kasten öldürdüğünü düşünüyorum. Öfkeyle oldu hadi, neden koluna bacağına değil de kalbine vurup hayattan koparmış. Onu dünyadan koparmak için yapmış. Ağır ceza alsın istiyorum” dedi.
8 TANIK DİNLENDİ
Duruşmada olay anında çevrede bulunan 8 genç tanık olarak dinlendi. Tanıkların genellikle eski ifadelerine göre çelişkili beyanlarda bulunması nedeniyle mahkeme başkanı sık sık yalan tanıklığın suç olduğunu hatırlattı.
Sanık avukatı, müvekkilinin etrafının sarıldığını, sonucunu istemeseler de yaptığı eylemin meşru müdafaa sınırları içinde yer aldığını belirterek tahliyesini talep etti. Er ailesinin avukatı ise evden bıçağı alarak çıkmasından itibaren öldürme kastının sabit olduğunun değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma, dinlenemeyen tanıkların dinlenmesi ve eksikliklerin giderilmesi için 10 Kasım’a ertelendi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-Sanığın adliyeye getirilmesi
-Adliye binası arşiv
Haber-Kamera: Ali Sencer ARSLAN/ZONGULDAK, (DHA)
====================================================
6) KONTROLDEN ÇIKAN OTOMOBİL SAHİLE YUVARLANDI
HATAY'ın Arsuz ilçesinde park halindeki araca çarptıktan sonra yol kenarındaki sahile yuvarlanan otomobilin sürücüsü yaralandı.
Kaza, öğle saatlerinde Aşağı Kepirce mevkisinde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen otomobil kontrolden çıkarak park halindeki otomobile çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil şarampolden sahile yuvarlandı. Çevredekilerin ihbarıyla kaza yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, yaralanan otomobil sürücüsünü ambulansla hastaneye kaldırdı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------
- Kazaya karışan otomobil
- Sahile yuvarlanan otomobil
- Yaralının sedyeye alınması
- Ekiplerden görüntü
Haber-Kamera: Ufuk AKTUĞ/ARSUZ(Hatay),(DHA)-
====================================================
7) TRAFİKTE YÜK TAŞIYAN KEPÇENİN OPERATÖRÜNE PARA CEZASI
HATAY'ın Arsuz ilçesinde trafikte yük taşıyarak ilerleyen kepçenin operatörü S.T.'ye idari para cezası uygulandı.
İlçedeki Övündük Mahallesi'nde trafikte demir parçaları taşıyarak ilerleyen kepçeyi gören vatandaşlar cep telefonuyla görüntüleyip sosyal medyada paylaştı. İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri paylaşımı ihbar kabul ederek çalışma başlattı. Kepçe operatörünün S.T. olduğunu belirleyen ekipler, idari para cezası uyguladı. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------------
- Yük taşıyan kepçe
Haber-Kamera: Ufuk AKTUĞ/ARSUZ(Hatay),(DHA)
=======================================
8) RİZE'DE MADENCİLERDEN KURTARMA YARIŞMASI
RİZE'de Türkiye Madenciler Derneği'nin (TMD) düzenlediği ve 13 arama kurtarma ekibinin katıldığı '4'üncü Maden Kurtarma Yarışması' başladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, madencilerin afetlerdeki kritik rolüne dikkat çekip, kurtarma faaliyetlerini daha nitelikli hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Türkiye Madenciler Derneği tarafından, madenlerde arama ve kurtarma bilincinin artırılması amacıyla düzenlenen '4'üncü Maden Kurtarma Yarışması', Çayeli Bakır İşletmeleri ev sahipliğinde 'Sahil Dolgu Alanı'nda gerçekleştirildi. Yarışmaların açılışına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz ve çok sayıda davetli katıldı.
Organizasyonda yarışmacı 13 maden kurtarma ekibi, 3 yabancı ekip de gözlemci olarak yer aldı. Ekipler, yer altı arama kurtarma, depreme, yangına ve tehlikeli kimyasallara müdahale, araç kazası kurtarma, takım yetkinliği olmak üzere 6 farklı parkurda zamana karşı mücadele etti. İki gün sürecek yarışların ardından derece giren takımlara ödülleri verilecek.
'BU ÇALIŞMALARI DAHA NİTELİKLİ HALE GETİRMEK İSTİYORUZ'
Yarışma öncesi alandaki ekipleri ziyaret edip başarılar dileyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, "Bu yarışma her iki yılda bir yapılmakta. Bugün 13 kurtarma ekibimiz 6 ayrı branşta yarışıyor. Biz bunu sadece bir yarışma olarak görmüyoruz. En önemlisi, ekiplerin bilgi birikim ve becerilerini birbirlerine aktarmasıdır. Bunu çok önemsiyoruz, çünkü madencilerimizin özellikle orman yangınlarında ve deprem felaketlerinde ne kadar başarılı kurtarma faaliyetleri yaptıklarına millet olarak şahit olduk. Bu çalışmaları daha nitelikli hale getirmek istiyoruz" dedi.
ULUSLARARASI GÖZLEMCİLER
Yarışmayı gelecekte uluslararası düzeye taşımak istediklerini belirten Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz da "İlk yıl 5 ekiple başladığımız organizasyonda şu an 13 ekiple devam ediyoruz. Bu sene ilk kez 5 değişik ülkeden uluslararası gözlemciler katılıyor. Bundan sonra yarışmamızın uluslararası bir kimlik kazanmasını hedefliyoruz. Bizim derdimiz, madenlerde çalışan insanlarımızı sağ salim evlerine göndermek. Ancak asıl önemli olan, doğal felaketlerin yaşandığı anlarda da can olmak, nefes vermek için iş güvenliğini ön planda tutarak yardıma koşmaktır. Madenciler, her zaman tetikte olmalı ve toplumumuzun yanında yer almalıdır. Bunun da ön kuralı tatbikatlar yapmaktır" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
- Ekiplerden detaylar
- Parkurdan detaylar
- Yarışmadan detaylar
- Bakan yardımcısı Tancan'nın konuşması
- TMD Başkanı Yılmaz'ın konuşması
Haber-Kamera: Mehmet Can PEÇE/RİZE, (DHA) -
=============================================