1) NUMAN KURTULMUŞ: YASANIN İÇERİSİNE ÜÇ TANE ÖNEMLİ SİGORTAYI KOYDUK
TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a ilişkin, “Bu yasada bütün tereddütlerin de ortadan giderildiği, her bir satırının değil, her bir kelimesinin bile tartılarak hazırlandığı bir süreci yaşadık. Bu süreçte de yasanın içerisine üç tane önemli sigortayı koyduk” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bugün Konya'da Selçuk Üniversitesi'nin 2026-2027 Akademik Yılı'nın açılış törenine katıldı. Törende konuşan Numan Kurtulmuş, İsrail'in Gazze başta olmak üzere diğer ülkelere yönelik yaptığı saldırılara tepki gösterdi. Kurtulmuş, “İsrail, Gazze'yi işgali ile başladığı süreçte hemen hemen bölgedeki birçok ülkeye doğrulan saldırı yapmış, birçok ülkeyi silahlarıyla vurmuştur. Lübnan'ı, Suriye'yi, İran'ı, Filistin'i, Katar'ı, Yemen'i ve daha birçok ülkeyi tamamıyla uluslararası hukuka aykırı bir şekilde vurmuştur. Bizim on yıllar boyunca, Konyalılar çok iyi bilir. Siyonizmin ne olduğunu, siyonizmin ne hedefleri olduğunu on yıllardır Konyalılar gayet iyi benimsemiş ve anlamışlardır. O zamanlar söylediklerimizin bir kısmının da ya bunlar komplo teorileridir diyerek hafife alındığını, dün gibi hatırlıyorum. Ama ne yazık ki dün anlattığımız o hususların neredeyse tamamı bugün gerçekleşmiş ve İsrail, Nil'den Fırat'a kadar bütün coğrafyayı hakimiyeti altına almak için her türlü girişimi aleni hale getirmiştir. Türkiye olarak, bu coğrafyanın en önemli ögesi olarak diyoruz ki, İsrail boşuna ham hayaller peşinde koşmasın. Bu coğrafyada İsrail'e Arz-ı Mev'ud kurdurulmayacak. Arz-ı Mev'ud'e asla ulaşamayacaklar. Biliyoruz ki Allah, hiçbir toprağı hiçbir millete vaat etmedi. Bütün bu toprakları onların Arz-ı Mev'ud diye hayal gördükleri toprakların içinde yaşayan halkların kendi ülkeleridir, kendi vatanlarıdır. Araplar, Türkler, Kürtler diğer bütün unsurlarıyla birlikte bu toprakların asli sahipleriyiz ve İsrail bu topraklara asla hükümran olamayacak, asla egemen olamayacak.”
SİLAH BIRAKMAZLAR DİYE BİR ŞEY YOK'
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunu'na da değinen Kurtulmuş, “Bu yasada bütün tereddütlerin de ortadan giderildiği, her bir satırının değil, her bir kelimesinin bile tartılarak hazırlandığı bir süreci yaşadık. Bu süreçte de yasanın içerisine üç tane önemli sigortayı koyduk. Bunlardan birisi, terör örgütünün silahlarını bıraktığı ve kendisini feshettiği, devletin güvenlik birimleri tarafından tespit ve teyidi ve bunun da ülkenin en üst güvenlik kurulu olan Milli Güvenlik Kurulu tarafından ilan edilmesiyle birlikte bu yasa uygulamaya girecek. Bazılarımızın zihninde hala 'Ya silah bırakmazlarsa' diye bir şey var ya, 'Ya silah bırakmazlar' diye bir şey yok. Yasanın zaten uygulanması için birinci sigortamız budur. İkincisi, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan ve toplanmaya devam edecek olan kurul, kurul 6 bakan ve devletin en üst güvenlik birimlerinden oluşan bir yapıya sahip. Burada da her bir mesele, masaya gelecek ve ortak bir şekilde onlar müzakere edilecek, onların attığı adımlarla, tavsiyelerle yol alınacaktır. Sigorta iki. Yetmedi üçüncü bir sigorta daha vardı. O da önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulacak olan İzleme Komisyonu'dur. Bu İzleme Komisyonu'nda bütün partilerin katılımıyla oluşacak, grubu bulunan partilerin katılımıyla oluşacak bu İzleme Komisyonu ile de sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için milli irade duruma vaziyet edecektir” diye konuştu.
'HER İKİ AYAĞIMIZI DA YERE SAĞLAM BASMAKTAN BAŞKA HİÇBİR ŞANSIMIZ YOK”
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, dün Konya'daki programı kapsamında Selçuklu Belediyesi tarafından yapılan yatırımların toplu açılış törenine katıldı. Burada konuşan Kurtulmuş, güçlü Türkiye hedefini yürütmek için toplumsal birliğin artması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
''Savaşların büyük alt üst oluşların yaşandığı bir dönemde ve coğrafyada, bizim her iki ayağımızı da yere sağlam bir şekilde basmaktan başka hiçbir şansımız yok. Türkiye olarak, güçlü Türkiye hedefine yürümek için mutlaka toplumsal dayanışmamızı, mutlaka toplumsal birliğimizi artırmak mecburiyetindeyiz. Evet güçlü Türkiye, ekonomide güçlü, eğitimde güçlü, sanayide güçlü, milli savunmada güçlü bir Türkiye'dir, hiç şüphe yok. Ama en az bunlar kadar önemli olan taraf toplumsal dayanışma ve toplumun bütünleşmesi bakımından da Türkiye'nin çok güçlü olması lazım. 86 milyon yurttaşımızın yüreklerinin toplu vurması, hissiyatının aynı istikamete doğru yönelmesi şarttır. Onun için şehirlerimizde, şehir kültürünün arttırılması, ortak milli hedeflerimizin güçlü bir şekilde bütünleşme ve toplumsal dayanışma etrafında toparlanması, hele hele bugünlerde en başlıca vazifelerimizden birisidir. Bunun için bir taraftan terörsüz Türkiye hedefimize emin adımlarla ilerlerken, diğer taraftan da Anadolu'nun 81 ilinin her birini, bütün mahallelerimizi güzel şehirler, güçlü şehirler şeklinde ayağa kaldırmak, daha ileriye taşımak da vazifemizdir. ''
'BAĞIMSIZ FİLİSTİN DEVLETİ KURULANA KADAR DESTEK DEVAM EDECEK'
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, toplu açılış töreninin ardından Konya Sivil Toplum Buluşması'na katıldı. Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada da İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına değildi. Kurtulmuş, Türkiye'nin Filistin'e desteğinin süreceğini belirterek, ''Tam manasıyla özgür, toprak bütünlüğüne sahip, egemenliği sağlanmış tam bağımsız bir Filistin devleti kurulana kadar Türkiye'nin, Filistin'e verdiği destek devam edecek ve inşallah sonuç alacağız'' dedi.
'TÜRKİYE TERÖRSÜZ BÖLGEYE DE KAPI ARALAMIŞTIR'
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunu'na da değinen Kurtulmuş şöyle konuştu:
''Türkiye'deki terör örgütü bütün faaliyetlerini ortadan kaldırdığı gibi, Suriye'deki kolu ise yeni Suriye yönetiminin bir parçası olarak sisteme entegre olma sürecini başlatmıştır. Şimdi önümüzdeki kısa bir süre içerisinde Irak'taki diğer milis güçlerin, başka milis kişilerin silahlarını bırakarak Irak merkezi hükümetinin otoritesinin altına gireceğini onu ilan ettiler ve o süreci yakından takip ediyoruz. Yani terörsüz Türkiye aynı zamanda terörsüz bir bölgeye de kapı aralamıştır'' diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------
-Numan Kurtulmuş'un konuşması
Haber-Kamera: İsmail AKKAYA/KONYA, (DHA)
===============================================
2) ÖZGÜR ÖZEL, VAHAP SEÇER’İ CEZAEVİNDE ZİYARET ETTİ
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, belediyelere yönelik soruşturma kapsamında tutuklanıp görevlerinden uzaklaştırılan Vahap Seçer, Abdullah Özyiğit ve Ahmet Serkan Tuncer'i cezaevinde ziyaret etti.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, bir dizi ziyaret ve halk buluşmalarına katılmak için Mersin'e geldi. Özel, Mersin Büyükşehir, Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra görevlerinden uzaklaştırılan Vahap Seçer, Abdullah Özyiğit ve Ahmet Serkan Tuncer'i Tarsus T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda ziyaret etti. Ziyarette, Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Yeni Parti Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, eski Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç da yer aldı. Özel ve beraberindekiler, ziyaretin ardından programlarına katılmak üzere Silifke'ye hareket etti.
‘SADECE SİZE GÜVENEREK MÜCADELEYE DEVAM EDİYORUZ’
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Silifke’de Alaattin Camisi'nde cuma namazı kıldı. Özel daha sonra Anıt Meydan'da partililerine seslendi. Dünya siyasi tarihinin en büyük kötülüklerinin yapıldığı bir sürecin yaşandığını kaydeden Özel, "En büyük hazımsızlığın yaşandığı, mevcut iktidarın kendinden sonra gelecek olana, mevcut cumhurbaşkanının kendinden sonra gelecek olana darbe yaptığı, onları görevlerinden uzaklaştırdığı, adeta oyu kendisine verdiği zaman milleti baş tacı yaparken, oyu başkasına verdiğinde millete kafa tutan bir iktidarın, dünya siyaset tarihinde görülmemiş kötülükleriyle karşı karşıyayız. Zor bir gündeyiz, zor bir süreçteyiz. Partimizin adaysızlaştırılmaya çalışıldığı, lidersizleştirilmeye çalışıldığı, partimizin kurumsuzlaştırılmaya çalışıldığı bir sürecin sonunda kimselere güvenmeyerek, kimseden güç almayarak, sadece size güvenerek, sizden güç alarak yoldayız, mücadeleye devam ediyoruz" dedi.
'PARTİMİZİ İKTİDAR YAPACAĞIZ'
Tutuklanan Mustafa Turgut, Vahap Seçer, Abdullah Özyiğit ve Ahmet Serkan Tuncer'e sahip çıktıklarını kaydeden Özgür Özel, "Bir insanın, bir partinin, bir kadronun demokrat olup olmadığı seçimi kazandığı gün belli olmaz. O gün herkes demokrat ama seçimi kaybedip de bunu içine sindirebilirsen, seçimi kaybedip de eğer kazananı tebrik edebilirsen, muhalefetteki görevini yapıp bir sonraki seçimi bekleyebilirsen ne ala. Ama öyle yapmıyorlar. 'Senin verdiğin oyun bir geçer hükmü yok. Sen bana verirsen iyisin. Benden cayarsan seni de tanımam, hiçbirinizi tanımam, Silifke'yi tanımam, ben Mersin’i tanımam' diyor Tayyip Erdoğan. Silifke’nin onlarca sorunu var. Yerelde çözebileceklerini Silifke Belediyesi, Büyükşehir'in yapabileceklerini hepiniz şahitsiniz ki Vahap Seçer büyük bir gayretle yerine getirdiler. Yaptığımız tüm anketlerde memnuniyet oranının en yüksek olduğu şehirlerden bir tanesi hep Mersin çıktı. İşte bu memnuniyet onları korkutuyor. O şöyle söylüyor. Diyor ki 'Efendim, yerel seçimleri kaybettim, bunlar belediyelerde güzel hizmetler yapıyorlar, yoksullara sahip çıkıyorlar, kreşler, öğrenci yurtları yapıyorlar, kent lokantaları yapıyorlar, ramazanda, bayramda sosyal yardımlar gelmez demiştik, vermezler demiştik 5 katını veriyorlar, şehircilikte, sosyal belediyecilikte, halkçı belediyecilikte iyiler, bu iş böyle giderse gelecek seçimi de bunlar kazanacak ve biz görevi bırakacağız.' Demokrasinin tam da tanımı budur. Millet kimi istiyorsa seçer, kimi istemiyorsa gider. Milletin memnun olduğu kalır, memnun olmadığı gider. Bu yüzden size söz veriyorum, madem ki siz seçtiklerinizden memnunsunuz, biz yılmayacağız, durmayacağız, var gücümüzle çalışıp partimizi iktidar yapacağız" diye konuştu.
'TÜRKİYE, AVRUPA'NIN EN PAHALI ÜLKESİ'
Özgür Özel şöyle devam etti:
"Bugün sabah Vahap Seçer başkanı ziyaret ettim. Ahmet başkanı ziyaret ettim, Abdullah başkanı ziyaret ettim. Burada değil, uzakta olduğu için bugün Mustafa başkanı ziyaret edemedim ama ailesini akşamüstü ziyaret edeceğim. Hepsinin selamını size iletiyorum, sizin selamlarınız da buradan televizyondan onlara gidiyor. Silifke’ye gelmişken, tabii Silifke demek bir coğrafyada ne kadar ürün yetişebiliyorsa, portakal, mandalina, limon her türlü narenciye, bunun yanında en başta zeytin ve diğer tüm ürünlerde Silifkeli üreticilerin büyük bir sıkıntısı var. Özellikle zeytin fiyatlarında. Toplama maliyetleri günde 13-14 TL’ye kadar çıkmışken zeytinin kimi yerde kilosunun 10 liraya, sizin kaliteli zeytininizin bile 20-25 liraya alıcı bulmaya çalıştığı bir yerde gerçekten sıkıntılar büyük. Yolda geliyorum il başkanımız gösteriyor, 'Bu mandalina ama toplamaya değmiyor burada kaldı. Geçen sene limonlar dalda kaldı' diyor. Biliyorsunuz bu ülke tarımda kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriyken şimdi bu ülke gıda enflasyonunda dünyada 4’üncü, 5’inci ülke. Normal enflasyonda dünyada 4’üncü ülke. Avrupa'nın en pahalı ülkesi. Gıda enflasyonu bizde yüzde 30, o da yeni geldi yüzde 30’a. Avrupa ortalaması yüzde 0,9. Türkiye’de Avrupa'nın 30-35 katı pahalı gıda enflasyonu var. Dünyada Amerika'nın saldırdığı İran, Amerika'nın başkanını kaçırdığı Venezuela ve Arjantin dışında gıda enflasyonu bizden yüksek ülke yok. Normal enflasyonda da 180 ülke içinde en kötü durumda olan 5 ülkeden bir tanesiyiz."
'SANDIĞA GİDECEĞİZ, O SEÇİMİ ALACAĞIZ'
Özgür Özel, "Emeklilerimiz 22 bin 500 lira sefalet ücretiyle maaşlarını kiraya ödeseler aç kalıyorlar, karınlarını doyursalar sokakta kalıyorlar. Asgari ücretlimiz açlık sınırın altında asgari ücret alıyor. Yoksulluk sınırına varmak için 5 emekli birleşse yoksulluktan kurtulamıyor. Çiftçi kötü, emekli kötü, emekçi kötü olunca esnafın da durumu perişan. Zaten gelecekten ümidi olmayan gençlerimiz yurt dışına gitmeyi kafaya koymuş, anneleri üzgün, babaları üzgün, büyükleri üzgün ama buradan bütün Silifke'ye ifade ediyorum. Kimse enseyi karatmasın. Gördüğümüz kötülüğü, zulmü görüyorsunuz. Haksızlıkları görüyorsunuz. Ama bunların bir hesabı var. Seni korkutmak, yıldırmak, bezdirmek, 'Bu iktidar değişmez' demek, ümidi kaybetmek ve senin sandıktan ümidini kesmek. Ama buradan and olsun ki söylüyorum, o sandığa varacağız, o seçimi alacağız. Size düşen, inancınızı kaybetmemek, moralinizi bozmamak. Bir yere çağrılıyorsanız koşup gelmek. Hattı bugünkü gibi nerede duydunuz bir kalabalık var, bir etkinlik var, bir mücadele var, koşup oraya gitmek. Bunlar korkanları teslim alır. Bunlar yılgınları yener. Bunlar, pes edersek kazanır. Ama ayakta duranlar, bunlara direnenler, bunların üzerine yürüyenler kazanır. Asla teslim olmayacağız" diye konuştu.
'YENİ PARTİ'Yİ SİZ KURDUNUZ, ADINI SİZ KOYDUNUZ'
İktidara yürüdüklerini söyleyen Özgür Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Silifke'nin kapanan SEKA fabrikasını biliyorum, buradaki limandaki sorunları ve devletin halletmesi gereken, çözmediği sorunları biliyorum. Çiftçinin sorunlarını biliyorum ve şu kadarını söylüyorum. Dişimizi sıkacağız, sandığa kadar sabredeceğiz, kötülüklerle mücadele edeceğiz. Eninde sonunda o sandığı getireceğiz, AK Parti'nin kara düzenini bitireceğiz. Burada, çok sayıda emeklimiz var. Emekliler bu iktidar geldiğinde 8 çeyrek altın maaş alıyorlardı. Bugün çeyrek altın 8 tane almaya kalksan 70 bin liraya yakın maaş olması lazım. Şimdi, emekli 8 çeyrek altın alırken, 2 çeyrek altının içine düştüyse, bu sandığın içine emeklinin oyu düşecek, bu iktidar da iktidardan düşecek. Asgari ücret 7 çeyrek altındı şimdi 2,5 çeyrek altın. Asgari ücretlinin oyu bu sandığa düşecek, AK Parti de iktidardan düşecek. Kadınlara söylüyorum, 'Sen evde otur, çocuğuna bak, hastana bak, engelline bak bir şeye karışma, 4-5 bin lira bir maaş verirsem veririm ya da dul kaldıysan maaşı böler öyle veririm, yoksa da hiçbir şey vermem, sen orada oturacaksın.' Buradan tüm ev kadınlarına sesleniyorum. Bu iktidar değişecek. Ya mahallene kreş yapacak devlet, çocuk kreşe gidecek, sen işe gideceksin, sen paranı kazanacaksın, maaşın yatacak. Devlet sana kreş vermediyse çocuğuna, sana iş bulmadıysa tüm ev kadınlarının sigortası devlet tarafından yatırılacak, tüm kadınlar emeklilik hakkını savunacak. Atatürk’ün kurduğu parti işgal altına girince, Recep Tayyip Erdoğan’ın yargı kolları bize darbe yapınca, üst üste 4 seçim kazanmışız, 4 seçimi de yok sayınca, yerine yıllarca yendiği, işine gelen birini partinin başına getirince siz ilk önce dediniz ki, 'Önce mücadele et, bunlara bırakma' dediniz. Mücadele ettik. Sonra dediniz ki, 'Bunlar oyalıyor, kandırıyor bizi, sen ya yeni bir yol bulacaksın ya yeni bir yol açacaksın' dediniz, 'Peşindeyiz' dediniz. Yolu sordum, 'Sen yürü arkandan geleceğiz' dediniz. Ben yolda yürüdüm, siz geldiniz. Yeni Parti’yi siz kurdunuz. Yeni Parti’nin adını siz koydunuz. Yeni Parti’nin bütçesini siz yaptınız."
'5 YIL BOYUNCA GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTI'
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Mersin Büyükşehir Belediyesi önünde partilileriyle buluştu. Burada konuşan Özel şunları söyledi:
"Vahap Seçer benim 2011'den, 2019'a kadar birlikte milletvekilliği yaptığım iyi eğitimli, başarılı bir iş insanı, çalışkan bir milletvekili. Plan Bütçe Komisyonu’nda deneyimli, etkili bir isim olarak mecliste tüm partilerin ve bürokrasinin takdirini kazanmış iyi bir milletvekili ve çok iyi bir siyasetçiydi. 2019’da partimiz onu aday gösterdi, aday adayları arasındaydı, biz milletvekili arkadaşları yanında durduk, arkasında durduk, Mersin onu çağırıyordu ve 2019’da yüzde 45 gibi bir oyla Mersin’i kazandı. 5 yıl boyunca gece gündüz çalıştı, kimseyi ayırmadan, kendine yakınları kayırmadan; yoksulları, ihtiyaç sahiplerini ilk başta gözeterek sosyal belediyeciliğin de gereğini yaptı. Hizmet bekleyen bu kentte, yapılmayan hizmetleri yerine getirdi. Katı bir siyaset değil, herkesi kucaklayan bir siyaset yaptı ama ilkelerinden, değerlerinden de hiç sapmadı."
‘MESELENİN ÖZÜ BUDUR’
AK Parti'nin kurulduğundan beri ilk kez 31 Mart Seçimleri'ni kaybettiğini kaydeden Özel sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz, söz verdiğimiz gibi genel başkan olduktan sadece 5 ay sonra girdiğimiz ilk seçimlerde, 47 yıl sonra partimizi Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Sizlerle birlikte. İşte bunu hazmedemeyenler, 'Ne güzel yarışıyorduk. Biz kazanıyorduk, nereden çıktı bu yenilmeye itiraz edenler, nereden çıktı seçim kazanmak isteyenler, Türkiye'nin yüzde 65’ini, ekonominin yüzde 85’ini kazanan, yarının iktidarını hedefleyen, ülkenin ana muhalefet partisi nereden çıktı? Nereden çıktı seçim kaybedersem giderim diyen bir genel başkan, nereden çıktı başarmadan mecburuz, inanıyoruz diyen bu kadrolar, nereden çıktı halkın partisiyle halkın dayanışması, iktidar yürüyüşü?' dediler. İşte eğriye eğri, doğruya doğru. Meselenin özü budur. İşte bu yüzden Vahap Seçer hedeftedir, Abdullah Özyiğit hedeftedir. Silifke belediye başkanımız, Mezitli belediye başkanımız bu yüzden hedeftedir. Bu yüzden Ekram İmamoğlu hedeftedir, bu yüzden yarının cumhurbaşkanı, yarının iktidar partisi hedeftedir."
'KANUN UYGULANSIN İSTİYORUZ’
Sadece adalet ve eşitlik istediklerini belirten Özel, şöyle devam etti:
"Biz, Vahap Başkan için, belediye başkanlarımız için asla ve asla ayrıcalık, imtiyaz, yargılanmama hakkı ya da bize soru sorulmasın demiyoruz. Bugün sabah kendisiyle baş başa görüştüm. Grup halinde görüştük. Mansur Yavaş başkan sık sık hatırlatıyor. Bir belediye başkanının nasıl yargılanacağı bellidir. Elbette koca belediye, on binlerce çalışan, belediyede yanlış iş olur mu? Olur. Bir iddia varsa bakılır, kanıt varsa sorulur, peşine düşülür. Şüphe varsa soruşturma açılır. Yargılama istenirse başvurulur bakanlıktan izin alınır. Mersinli’nin yüzde 60’ı seçmiş, yüzde 75’i memnun. Bir yandan görevini yapar, bir yandan gerekiyorsa hesap verir, ifade verir. Bu geçmişte oldu mu? Oldu. Kime oldu? Bu döneme kadar bütün belediye başkanlarına böyle oldu. Tanıdık var mı? Recep Tayyip Erdoğan. O görevi sırasında rüşvetle, irtikapla, yolsuzlukla hatta terör örgütlerine yardımla yargılandı. Bir gün sabah evine gitmediler, bir gün gözaltına almadılar. Bir gün tutuklayıp hapse koymadılar. Yargılandı, ceza aldı, göreve devam etti. Yargıtay’a gitti, devam etti. Onaylandı, kesinleşti, telefonla çağırıp 3 ay cezaevine koydular. Ama burada daha delil yok, iddianame ortada yok, yargılama yok, birinci kademe yok, istinaf mahkemesi yok, Yargıtay yok ama Mersin’in seçtikleri cezaevine konulmuş. Bu, çifte standarttır. Biz kanun uygulansın, Recep Tayyip Erdoğan nasıl yargılandıysa; belediye başkanlarımız öyle yargılansın istiyoruz."
Operasyonda kaydedilen görüntülere tepki gösteren Özel, şafak operasyonunda çok ayıplı bir iş daha yapıldığını kaydederek şöyle konuştu:
AK Parti’nin kara düzeni, kara yüzünü bir kez daha gösterdi. Sabahın 5’inde kapıyı çalıyorlar. Bir belediye başkan yardımcımızın değerli eşi kapıyı açıyor. Karşısında polis kamerası. Hanımefendinin üzerinde o anlık ev kıyafeti. 'Aman yapmayın' diyor. Sabahlığıyla kapıya çıkan bir kadının videosunu çekiyorlar. 'Yapmayın' diyor. Diyorlar ki 'Korkma polis kamerası'. 1 saat sonra görüntü tüm internette, tüm yandaş kanallarda.
‘ARTIK TUZ KOKMUŞTUR’
Sermaye piyasalarındaki gelişmelere değinen Özel, “Millet ekmek parası bulamazken, iktidar partisinin içinde bulunduğu bir kara düzen, asrın soygununu, asrın vurgununu gerçekleştirmiştir. Erdoğan’ın atadıkları bu işin içindedir. Hepsi, milleti soyan fon şirketlerinin yönetimindedir” dedi. Yargı karşısında eşitlik istediklerini belirten Özel şunları kaydetti:
"Bir sözüm de yazan-çizene. Diyorlar ki Mahinur hanıma ayıp edildi, Ümit Özlale hızla özür dilesin. 1 hafta önce bu işler olurken aklınız neredeydi? Her gün gazetenizin bir köşesinde hepimize iftira atılırken aklınız neredeydi? Onun için milletimiz görsün; artık tuz kokmuştur, adaletin terazisi şaşmıştır. Bu vakitten sonra bunu dengeye getirecek olan sadece millettir, sandıktır. O sandığa varacağız, o seçimi alacağız.”
'UCUZ ÖLÜMLER ÜLKESİ'
30 Ağutos'ta KKTC'den Mersin'e sefer yapıldığı sırada yaşanan feribot faciasına da değinen Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
"Büyük acıların, büyük sıkıntıların ülkesindeyiz. Daha geçtiğimiz günlerde, 30 Ağustos günü Girne-Taşucu seferini yapan bir feribot battı. Ucuz ölümler ülkesinde, boşa ölümler ülkesinde 27 vatandaşımız hayatını kaybetti. Ondan 3 gün sonra Silivri’de Tuğberk İmamoğlu diye bir gemi battı, 10 kişi kayboldu. 1’ine ulaşıldı 9’u kayıp, içimiz yanıyor.”
GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ
Haber: Soner AYDIN- Koray ÜNLÜ/MERSİN, (DHA)
===============================================
3) KAYIP ALZHEİMER HASTASI KADIN BULUNDU
SAKARYA’nın Akyazı ilçesinde önceki gün evinden çıktıktan sonra haber alınamayan Alzheimer hastası Havva Boğaz (58) için başlatılan arama çalışması sürüyor.
Akyazı ilçesi Kuzuluk Orta Mahallesi’nde oturan Alzheimer hastası Havva Boğaz, önceki gün akşam saatlerinde evinden çıktıktan sonra geri dönmedi. Durumdan endişelenen ailesi 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. Bölgeye AFAD, jandarma ve kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekipler, kayıp kadını bulmak için özellikle ormanlar ve dere yataklarında arama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Çalışmalara vatandaşlar da destek verdi. Ekiplerin bölgedeki çalışmaları devam ediyor.
BULUNDU
Sakarya’nın Akyazı ilçesinde önceki gün evinden çıktıktan sonra haber alınamayan Alzheimer hastası Havva Boğaz (58) akşam saatlerinde Yeniköy yakınlarında sağ bulundu. Sağlık durumu iyi olan Boğaz, ekipler tarafından ailesine teslim edildi. (DHA)
GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ
Haber: Serhat YILMAZ/AKYAZI (Sakarya),(DHA)
===============================================
4) OTOMOBİL İLE TARIM İŞÇİLERİNİ TAŞIYAN MİNİBÜS ÇARPIŞTI; 1 ÖLÜ,7 YARALI
GAZİANTEP’in Nurdağı İlçesinde, otomobil ile tarım işçilerini taşıyan minibüsün çarpıştığı kazada Rıza Kaya (35) yaşamını yitirdi,2’si çocuk 7 kişi yaralandı.
Kaza, dün akşam saatlerinde Sayburun Mahallesi’nde meydana geldi. Muhammed S. (39) yönetimindeki 27 ME 9658 plakalı mevsimlik işçileri taşıyan minibüs ile Rıza Kaya (35) yönetimindeki 27 J 1606 plakalı otomobil çarpıştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlileri yaptıkları kontrolde Rıza Kaya'nın yaşamını yitirdiğini belirledi. Kazada 2'si çocuk 7 kişi ise yaralandı. Yaralılar sağlık ekipleri tarafından ambulanslarla Nurdağı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralıların Acil Servisteki tedavileri sürüyor.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------
-Kaza alanı
-Kazaya karışan araçlar
-Araç içerisinde yaralı
-Sağlık ekipleri
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Kadir ÇELİK/GAZİANTEP, (DHA)
===============================================
5) AKSARAY’DA 3 ARACIN KARIŞTIĞI KAZADA: 5 KİŞİ YARALANDI
AKSARAY’da 3 aracın karıştığı kazada 5 kişi yaralandı.
Kaza, dün saat 18.00 sıralarında Tacin Mahallesi 101'inci Caddede meydana geldi. Yunus Altınpınar (30), yönetimindeki 68 AED 205 plakalı otomobille kavşakta yolun karşısına geçmek isterken, İbrahim Koçer (26) yönetimindeki 01 BAN 859 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle savrulan Koçer'in aracı, park halindeki Fırat Çatan'a (41) ait 68 AFC 928 plakalı otomobile çarptı. Kazada sürücülerden Yunus Altınpınar, yanındaki Kübra Günay (32), diğer sürücü İbrahim Koçer, yanındaki Ömer Avan (42) ve Ahmet Koçer (27) yaralandı. Kaza sırasında park halindeki aracın içinde bulunan Fırat Çatan ise kazadan yara almadan kurtuldu.
İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı 5 kişi ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Kazaya ilişkin soruşturma sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Yaralıların 112 ekipleri ambulansa taşınması
-Kaza yapan araçların görüntüsü
-Polis ekiplerinin kaza yerinde incelemesi
-Genel ve detaylar
Haber-Kamera: Erkan ALTUNTAŞ/AKSARAY, (DHA)
===============================================
6) MOTOSİKLETİYLE KAZA YAPAN 14 YAŞINDAKİ ÇOCUK AĞIR YARALANDI
AKSARAY’da yolun soluna dönmek isteyen minibüse çarpamamak için motosikletiyle manevra yapan A.G. (14), yere savrulup, sürüklenerek ağır yaralandı. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, dün saat 17.30 sıralarında Eskil ilçesi Sanayi Sitesi'nde meydana geldi. Motosikletiyle seyir halinde olan A.G., yolun soluna dönmek isteyen minibüse çarpamamak için manevra yaptı. Kontrolden çıkan motosiklet yere savruldu. A.G. de motosikletiyle birlikte metrelerce sürüklenip yaralandı.
İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı A.G., ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan A.G.'nin hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi. Kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasınca kaydedildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------
-Kaza anı güvenlik kamera görüntüleri
-Yaralının hastaneye gelişi
-Sedyede götürülürken görüntüsü
-Genel ve detaylar
Haber-Kamera: Erkan ALTUNTAŞ - Hilmi YOL/AKSARAY, (DHA)
===============================================
7) KİLİS’TE MOTOSİKLETLER ÇARPIŞTI; 1 AĞIR YARALI
KİLİS’te iki motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada H.K. ağır yaralandı.
Kaza, dün akşam saatlerinde, Necmettin Erbakan Mahallesi’nde meydana geldi. M.K.'nin kullandığı 79 ACD 325 plakalı motosiklet ile H.K.'nin kullandığı 79 ACH 802 plakalı motosiklet çarpıştı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık görevlileri, yaralı sürücü H.K.'yi Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. H.K.'nin durumunun ağır olduğu bildirildi.
Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------
-Kaza yerinden görüntü
-Motorlardan görüntü
-Yaralıya ilk müdahale edilirken
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU/KİLİS, (DHA)
===============================================
8) NEVŞEHİR'DE 4'ÜNCÜ KATTA YANGIN: 6 KİŞİ DUMANDAN ETKİLENDİ
NEVŞEHİR'de, 11 katlı bir apartmanın 4'üncü katında çıkan yangında dumandan etkilenen 6 kişiye sağlık ekipleri müdahale etti.
Yangın, dün akşam saatlerinde Mehmet Akif Ersoy Mahallesi'nde bulunan TOKİ Erkut konutlarındaki A.İ.A.'ya ait dairede meydana geldi. 11 katlı binanın 4'üncü katından alevlerin ve dumanların yükseldiğini gören çevredekiler, durumu hemen yetkililere bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
İtfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle yangın diğer dairelere sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın esnasında yoğun dumandan etkilenen apartman sakini 6 kişiye, olay yerinde hazır bekletilen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahale yapıldı. Büyük çapta hasarın oluştuğu yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için polis ve itfaiye ekipleri tarafından inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------
-Yangın yerinden görüntüler
-Ekiplerin çalışmaları
Haber-Kamera: Ahmet KORKMAZER/NEVŞEHİR, (DHA)
===============================================
9) EVDE BAŞLAYAN YANGIN AHIR VE TRAKTÖRÜ DE YAKTI
BOLU’nun Yumrukaya köyünde çıkan yangında ev, ahır, samanlık, odunluk ve traktör yanarak kullanılamaz hale geldi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın söndürüldü.
Yangın, dün saat 21.30 sıralarında Yumrukaya köyünde meydana geldi. Erdinç Durmaz’a ait evde henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek odunluk, samanlık ve ahıra, ardından bitişikte bulunan traktöre sıçradı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alındı. Yangında yaralanan olmazken, ev, ahır, samanlık ve traktörde hasar meydana geldi.
Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Yangından detay
-Ekiplerin müdahalesinden detay
-Genel detaylar
Haber-Kamera: Zübeyde ÖZMEN/BOLU,(DHA)
===============================================
10) PARMAĞINI BORUYA SIKIŞTIRAN ÇOCUĞU İTFAİYE KURTARDI
ADIYAMAN’da parmağını demir boruya sıkıştıran Berfin S. itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kurtarıldı.
Olay, Bahçelievler Mahallesi'nde meydana geldi. Berfin S. oyun oynadığı sırada parmağını demir boruya sıkıştırdı. Durumu fark eden yakınları, yardım için itfaiye ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen Adıyaman İtfaiye Müdürlüğü ekipleri 30 dakika süren müdahalenin ardından boruyu çocuğun parmağından çıkardı. Berfin S., kendisine yardımcı olan itfaiye ekiplerine teşekkür etti. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-İtfaiye müdürlüğü
-Çocuk
-İtfaiye ekiplerinin boruyu çıkartması
-Çocuğun yakınları
-Müdahale anı
-Yoldan geçenler uyarılması
-Genel ve detaylar
Haber-Kamera: Mahir ALAN/ADIYAMAN, (DHA)
===============================================
11) DOSYASI YENİDEN AÇILAN KAYIP OSMAN’IN DAVASINDA BABA: 9 YILDIR HER GÜN ÖLÜYORUZ
DİYARBAKIR’ın Çınar ilçesinde, 3 Eylül 2017’de kaybolan ve o tarihten bu yana haber alınamayan Osman Güler’in öldürüldüğü iddiasıyla açılan ve 3 sanığın tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Osman Güler’in babası Lütfü Güler, sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek, “9 yıldır oğlum ortada yok. 9 yıldır her gün ölüyoruz” dedi.
Çınar ilçesi kırsal Beşpınar Mahallesi’nde oturan Osman Güler, 3 Eylül 2017’de pamuk tarlasını sulamak için evden çıktıktan sonra kayboldu. Ailesinin başvurusu üzerine jandarma ekipleri, bölgede arama yaptı ancak Güler’e ait herhangi bir ize rastlanmadı. Aile, 2019 yılında Güler’in kaçırıldığını öne sürüp şikayetçi oldu.
Öte yandan, Osman Güler’in ailesinin, erkek kardeşi Burak’ın evlenmek istediği R.A.’yı ailesinden 4 kez istemesine rağmen olumsuz yanıt aldığı belirtildi. R.A.’nın daha sonra evlenmek için evden kaçarak Güler ailesinin yanına gitmesi üzerine 2 aile arasında husumet oluştuğu belirtildi.
DOSYA ‘KASTEN ÖLDÜRME’ SUÇU KAPSAMINDA ELE ALINDI
İlk aşamada yeterli ve somut delil elde edilemediği için ilerleme sağlanamayan dosya, 2022’de Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından yeniden ele alındı. JASAT ekipleri, olay öncesi ve sonrasına ilişkin telefon kayıtlarını, HTS verilerini, baz istasyonu sinyal bilgilerini ve şüphelilerin ifadelerini yeniden inceledi. Çalışmaların ardından dosya, ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan ‘Kasten öldürme’ suçu kapsamında değerlendirildi. Soruşturmada bu yıl 12 ve 13 Şubat’ta 8 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 1'i serbest bırakılırken, 4'ü adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Rozerin’in babası Selahattin Akbuğa ile kardeşleri Halil İbrahim Akbuğa ve Muhammed Akbuğa ise ‘Kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklandı.
‘KİMSEYLE HUSUMETİM YOK’
Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya sanıklar, tanıklar, avukatlar ile Osman Güler’in annesi Zehra ve babası Lütfü Güler katıldı. R.A.’nın babası sanık Selahattin Akbuğa, savunmasında kızının Osman Güler’in ağabeyi tarafından kaçırıldığını, ancak daha sonra ailelerin barıştığını iddia etti. Güler’in kaybolmasıyla ilgisinin olmadığını savunan Akbuğa, olay günü evinde olduğunu öne sürerek, “Osman’ın ağabeyi benim kızımı istemeye geldiler. Ben de tanımadığım için vermedim. Daha sonra kızımı kaçırdılar. Ben babasını çağırdım, ‘Kızımı getirin, gelin isteyin’ dedim. Getirdiler, barıştık. Evlendiler. Onlardan para da istemedik. Aradan 7-8 ay geçti. Ben evde yatarken karakoldan aradılar. Osman’ın kaybolduğunu söylediler. Ben de ‘Haberim yok’ dedim. Hiç kimseden para da istemedim, tehdit de etmedim. Olay günü evdeydim, yatıyordum. Gün içinde Çınar’a da gittim. Benim kimseyle husumetim yok” dedi.
Diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmeyerek olayla ilgilerinin olmadığını savundu.
‘OLAYIN ARDINDAN TAKİP EDİLDİK’
Osman Güler’in babası Lütfü Güler, kendisinin ve oğullarının takip edildiğini ileri sürerek, "Sanıkların tümünden şikayetçiyim. Hepsi yalan söylüyor. Olayın başlangıcında 2 genç birbirini sevdi. Kızı 4 defa istedim, vermediler. R.A. daha sonra kaçtı. Babası bizi aradı, ‘Kızımı siz mi kaçırdınız’ dedi. Ben de hanıma, ‘Oğlum nerede’ dedim. O da ‘Burak evde değil’ dedi. O arada R.A.’nın oğluma kaçtığını öğrendim. Daha sonra benden 160 bin TL istedi. ‘Lütfü 160 bin TL vermezse onun canını yakacağız’ dediler. Ben de onlara ‘O kadar veremem, çoktur. Usul neyse onu veririm, daha fazlasını ödeyemem, gücüm yok’ dedim. Ona 40 bin TL gönderdim ama birkaç gün sonra para evime geri geldi, kabul etmediler. Daha sonra Selahattin ve oğulları arabayla evimizin önüne köyün girişine gelip bizi gözetliyordu. 3-5 ay boyunca bizi gözetlediler. Her gün Beşpınar Mahallesi içinde bizi takip ediyorlardı. Köydekilere arazilerin hangilerinin bize ait olduğunu sormuşlar. Bir kere araziye giderken benim önümü kesti. Arbede çıktı, bana silah çekti. Ancak tabanca tutukluk yaptı ve patlamadı. Osman’ın kaybolduğu gün ben hayvanlarla uğraşırken, Osman da tarlayla uğraşıyordu. O sırada Osman ‘Ben tarlaya gideceğim’ dedi. Ben de ‘Beraber gidelim’ dedim ama beni dinlemedi ve tek başına gitti. Karanlık çöktükten sonra gittim, Osman’ı bulamadım. Ben gittiğimde traktör çalışır vaziyetteydi. O günden beri Osman’ı göremedim. Bu aile ile aramızda başka bir husumetimiz yoktur. 1939’dan beri Bulgaristan göçmeniyiz. Sanıklardan şikayetçiyim ve davacıyım. 9 yıldır oğlum ortada yok. 9 yıldır her gün ölüyoruz” diye konuştu.
Sanıkların avukatlarından Muhammet Can Kocakap, “Varsayımlar ve duyumlar üzerine bir dosya yürütülüyor. Herkesin kendine göre bir fikir üreterek konuşması üzerine olay buraya geldi. Kızın kaçırılması onur kırıcı olduğu için kızın gelinlikle evden çıkarılması talebi normaldir. Müvekkillerimin olayı gerçekleştirdiklerine dair somut bir delil yok. Tutuklu kaldıkları süreler göz önünde bulundurularak tahliye edilmelerini talep ediyorum" dedi.
Savunmaların ardından mahkeme başkanı, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedip, R.A. ile birlikte bazı tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 28 Ocak 2027’ye erteledi. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------
-Adliye arşiv
-Osman Güler'in fotoğrafı
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Seyfettin EKEN - Hüseyin İÇLİ/DİYARBAKIR, (DHA)
===============================================
12) YAHŞİHAN BELEDİYESİ'NE YÖNELİK YOLSUZLUK SORUŞTURMASINDA 10 ŞÜPHELİDEN 5'İ TUTUKLANDI
KIRIKKALE'de Yahşihan Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasının ikinci dalgasında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 10 şüpheliden, aralarında Belediye Başkanvekili Aydın Demirdirek'in de bulunduğu 5 kişi tutuklandı. Şüphelilerden 4'ü adli kontrol şartıyla, 1'i ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yahşihan Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Ankara ve Kırıkkale'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda Yahşihan Belediye Başkanvekili Aydın Demirdirek, Belediye Başkan Yardımcıları Satılmış Serkan Yıldıran ve İbrahim Aydın, eski belediye çalışanları A.K., F.D. ve Ö.Ö. ile sekreterler A.Ö. ve Canan Demirkaya gözaltına alındı. Soruşturmanın ilk aşamasında tutuklanan eski İmar Müdürü Ulaş Biçer'in eşi Elif Biçer ve kayınvalidesi A.D.’de gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.
Jandarmadaki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek Kırıkkale Adliyesi'ne sevk edilen 10 şüphelinin savcılıktaki ifade işlemleri tamamlandı. Hakimliğe sevk edilen şüphelilerden Yahşihan Belediye Başkanvekili Aydın Demirdirek, Belediye Başkan Yardımcıları Satılmış Serkan Yıldıran ve İbrahim Aydın ile Canan Demirkaya ve Elif Biçer tutuklandı.
Şüphelilerden A.K., A.Ö., F.D. ve Ö.Ö. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, A.D. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında tutuklanan 5 şüpheli, işlemlerinin ardından ceza infaz kurumuna gönderildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------
-Şüphelilerin adliyeden çıkarılışı
-Adliyeden detay
Haber-Kamera: Burak ÇALIŞKAN/KIRIKKALE, (DHA)
===============================================
13) DENİZLİ’DE POLİS KILIĞINDA DOLANDIRICILIK YAPAN ŞÜPHELİLER KÜTAHYA’DA YAKALANDI
DENİZLİ’de kendilerini polis olarak tanıtarak dolandırıcılık yapan 3 şüpheli, çaldıkları altın ve paralarla Kütahya’da yakalandı.
Denizli’nin Bekilli ilçesine bağlı Üçkuyu Mahallesi’nde meydana gelen dolandırıcılık olayıyla ilgili soruşturma başlatıldı. Yürütülen çalışmaların ardından kendilerini polis olarak tanıtarak dolandırıcılık yaptığı tespit edilen şüpheliler takibe alındı. Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince şüphelilerin içinde bulunduğu araç Afyonkarahisar karayolu polis uygulama noktasında durduruldu. Dolandırıcılık şüphelileri K.D. (23), B.B. (22) ve K.A. (22) gözaltına alındı.
Şüphelilerin üzerinde ve araçlarında yapılan aramalarda 4 tam altın, 2 yarım altın, 1 Reşat altın, 3 çeyrek altın, 1 altın yüzük ve 113 bin 750 lira nakit para ele geçirildi. Şüpheliler işlemleri için sağlık kontrollerinin ardından emniyete götürüldü. Olayla ilgili soruşturma sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------
-Şüphelilerin ekip araçlarına bindirilmesi
-Ele geçirilen altınlar ve paralardan detaylar
-Ekip araçlarının PTS’den ayrılması
-Şüphelilerin sağlık kontrolüne getirilmesi
Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA, (DHA)
===============================================
14) KAPIKULE GÜMRÜK KAPISI'NDA 67 PİTON YILANI ELE GEÇİRİLDİ
TARIM ve Orman Bakanlığı, yasa dışı yollarla yurda sokulmak istenen 67 piton yılanının Kapıkule Gümrük Kapısı'nda ele geçirilerek koruma altına alındığını açıkladı.
Bakanlığın sanal medya hesabından yapılan açıklamada, "Kapıkule Gümrük Kapısı'ndan ülkemize yasa dışı yollarla sokulmaya çalışılan 67 adet canlı piton yılanı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ekiplerimizin dikkatli çalışmaları sonucu ele geçirilerek koruma altına alındı. Yakalanan şahıslara toplamda 948 bin 739 TL idari para cezası uygulandı. Yaban hayatını tehlikeye atan fırsatçılara asla göz açtırmayacağız" denildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------
-Kapıkule'de ele geçirilen piton yılanlarından görüntü
Haber: ANKARA, (DHA)
===============================================
15) KUŞADASI’NDA 3 KATLI EVDEN 6 KAMYON ÇÖP ÇIKTI
AYDIN'ın Kuşadası ilçesinde, belediye ekiplerinin kötü koku şikayeti üzerine gittikleri 3 katlı müstakil evden 6 kamyon çöp çıktı.
Kuşadası’nın Soğucak Mahallesi’ndeki Aşiyan Sitesi’nde bulunan 3 katlı müstakil bir evden kötü kokular gelince bölgede oturanlar belediyeye haber verdi. İhbar üzerine bölgeye polis, zabıta ve Kuşadası Belediyesi’ne bağlı Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Ekipler, Filiz D.’ye (78) ait evin kapısını çilingirle polis eşliğinde açtı. İçeri giren 15 kişilik temizlik ekibi, evdeki odalarda uzun süredir biriktirildiği belirlenen evsel atık, çöp ve çeşitli malzemeleri tek tek dışarı çıkardı. 6 kamyon dolusu atık bertaraf edilmek üzere katı atık düzenli depolama sahasına götürüldü. Temizlik çalışmasının ardından evin bahçesi ve odalarında kötü koku, haşere ve benzeri sorunların önüne geçmek amacıyla ilaçlama ve dezenfeksiyon çalışması da yapıldı.
'DUVARDA VE ÇİTLERDE FARELER GEZİYORDU'
Çöp ev nedeniyle uzun süredir cam bile açamadıklarını belirten mahalle sakinlerinden Çiçek Yıldırım, “Evin duvarlarında ve çitlerinde fareler geziyordu. Benim de evim pirelendi, ilaçlatmak zorunda kaldım. Ayrıca ben de hasta oldum. Elimde raporlarım bile var. Artık bu evin temizlenmesi gerekiyordu" dedi.
Aşiyan Sitesi Yöneticisi Neşet Yüksel ise “Filiz hanım yıllar içerisinde kaldığı evi, çöp ev haline getirdi. Bütün mahalle bu durumdan çok rahatsız oldu. Dünden bu yana evde yapılan temizlikte kamyonlarca çöp çıktı. Evde fareler dolaşıyordu. Mağduriyetimizi gideren ilgili kurumlara site yöneticisi olarak çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Çöp evin bulunduğu sokaktan görüntü
-Çöp evin odalarından görüntü
-Çöp evin kapısının çilingirle açılma görüntüsü
-Yapılan temizlik çalışmasından görüntü
-Çiçek Yıldırım ile röp.
-Neşet Yüksel ile röp.
Haber-Kamera: Oğuzhan BOYSAN/KUŞADASI (Aydın), (DHA)
===============================================