'150 BİN SINIFIMIZI 750 BİNE ÇIKARDIK'
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan ile birlikte Yalova İmam Hatip Külliyesi’ndeki Sabri Ekşinozlugil Anadolu İmam Hatip Lisesi ile Zehra Ekşinozlugil Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin açılış törenine katıldı. Konuşmasında, AK Parti döneminde okullardaki sınıf sayısı ve öğretmen atamalarına değinen Bakan Tekin, "150-200 bin civarında eskiden kalma sınıfımız var. Peki, AK Parti iktidarı döneminde, şu anda kaç sınıfımız var biliyor musunuz? 750 bin sınıfımız var; 150 binden neredeyse 750 binli rakamlara çıkarmışız. Aynı şeyi öğretmen atamalarında da yaptık" dedi.
'MÜFREDATIMIZI GEREKSİZ AĞIRLIKLARDAN ARINDIRDIK'
Eğitim müfredatındaki değişikliklere de işaret eden Bakan Tekin, "Nitekim 2013-2014 yılında bunları uluslararası ortamlarda anlatırken bize şu söyleniyordu; ‘Tamam, bunları yapıyorsunuz ama niye uluslararası göstergelerde, uluslararası değerlendirme mekanizmalarında hala bir kıpırdama yok. Niye hala aşağılardasınız?' Bu soruların cevaplarını arıyorduk. Onların raporlarında da bu sorularla ilgili 2 tane ana eleştiri var. Bu eleştirilerden birisi şu; diyor ki 'Siz hala 1970’li, 80’li, 90’lı yıllardaki gibi çocuklara bilgi vermeyi eğitim zannediyorsunuz. Böyle yaparsanız olmaz, zaten bilgiyi başka yerlerden de alabiliyor.' O 90'lı yıllarda bizlerin, 80’li yıllarda okula gittiğimiz dönemlerde bilgi edinmek için okuldan başka hiçbir imkanımız yoktu. Hal böyle olunca bizim eğitim sistemimiz başarısız oluyor, uluslararası göstergelerin karşılığı yok. Peki, ne yapmamız lazım? Yapılması gereken şey şu. Çocuğa bilgi vermek yerine bilgiyi analitik bir biçimde kullanabilmeyi, eleştirel düşünebilmeyi ve elde ettiği bilgiyi gündelik hayatta beceriye, hayat becerisine, yaşam becerisine dönüştürebilmeyi öğretmemiz lazım ki okullar çocuklar için cazip hale gelsin, okullar işlevsel olsun, okullarda verdiğiniz bilgi uluslararası göstergelerde bize karşılık olarak dönsün. İkinci bir konu daha var. Bu eleştirilerde diyorlar ki yine aynı mantıkla, ‘Siz ne bulduysanız müfredata doldurmuşsunuz. Dolayısıyla herhangi bir öğretmen haftalık 3 saat dersi var. O 3 saat dersi, o müfredatı yetiştirebilmek için koşturup, duruyor’. Diyor ki ‘Ben dersimi 6 saate çıkartayım’. Çıkartamayız, Çıkartırsak 60 saat yapıyor haftada. Çıkartamayınca anlatamıyor, eksik anlatıyor, hızlı anlatıyor. Hızlı anlatınca çocuklar anlamıyor. Peki faturasını da nasıl ödüyoruz. Öğretmen başarısız, öğrenci başarısız. Niye o kadar bilgi veriyoruz? Dünyadaki diğer ülkeler bu kadar bilgi veriyor mu, vermiyor. O zaman bunu çözersek sorunu ciddi şekilde hallederiz diye bir mantıkla hareket ettik. Üçüncü bir eksiğimiz daha vardı. Üçüncü eksiğimiz de siyasetçi sokağa çıktığında vatandaş, Anadolu insanı diyor ki, ‘Eğitim sisteminden şikayetçiyim.' O zaman yapmamız gereken şey de çocuklarımıza milli ve manevi değerlerimizi, insani ve toplumsal değerlerimizi öğretecek bir program oluşturmak. Bu üç adımı atmamız gerekiyor. 2023 yılında bakanlık görevine başladıktan sonra da bu söylediğim üç parametre ışığında müfredatımızı değiştirdik. Bir; müfredatımızı bilgi vermek değil, beceri kazandırmaya yönelik oluşturduk. İki; müfredatımızı gereksiz ağırlıklardan arındırdık. İleriki öğrenme süreçlerinde öğrenebilecekleri şeyleri ileriki öğrenme süreçlerine bıraktık. Ve gereksiz diye tanımladığımız veya o yaş bireyi için uygun olmadığını tespit ettiğimiz içerikten arındırdık. Üç; milli ve manevi değerlerimizi, müfredatımızın içerisine yerleştirdik" diye konuştu.
'EZİLEN MİLLETLERİN SESİ OLACAK TÜRK GENÇLİĞİ YETİŞTİRMEK İSTİYORUZ '
Bakan Tekin, "Bizim Türkiye'mizin Maarif Modeli'nin ana parametreleri olan vatanseverlik, birlik, beraberlik, kardeşlik temel insan hakları gibi konularda, bizim bu konuları gündemimize almamıza sebebiyet veren, yaz aylarında çok güzel bir gelişme yaşadık. Yaklaşık 40 yıldır Türkiye; kardeşi kardeşe kırdıran bir kardeş kavgası, bir terör ortamının içerisindeydik. İçimize sokulan fitne, fesat tohumlarını atmak için Türkiye Büyük Millet Meclisi gerçekten çok büyük bir uzlaşıyla, bu kardeşlik iklimini hukuki zemine kavuşturan bir kanunu yürürlüğe soktu. Şimdi siyaset üstüne düşeni yaptı. Kanunu çıkardı. Şimdi bundan sonra bu kanunun gereğini yapmak, bu kardeşlik iklimini inşa etmek vatandaşlar olarak bize düşüyor. Milli Eğitim Bakanlığı olarak da en çok görevin bize düştüğünü düşünüyorum. Ve bu kardeşlik ikliminin tesis edilmesi için biz bu yıl ilk eğitim-öğretim yılının açıldığı ilk hafta dersimizin ana temamızı ‘Mayamız Birlik, İlk Dersimiz Kardeşlik’ mottosuyla açtık, bir kılavuz gönderdik okullarımıza. Bu hafta boyunca ve yıl boyunca temel insan hakları, kardeşlik hukuku, merhamet, dayanışma, vatanseverlik gibi konularda okullarımızda farkındalık eğitimi yapacağız ve Terörsüz Türkiye'yi inşallah hep beraber inşa etmiş olacağız. Yine bu yıl için belirlediğimiz bir başka tema bizim Türkiye'mizin Maarif Modeli'nin önemli parametrelerinden bir tanesi. Dünyada mazlum coğrafyalarda yaşayan insanların ve hürriyetlerini güvence altına alacak, Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya 5’ten büyüktür’ mottosuyla ifade ettiği dünyada ezilen milletlerin sesi olacak bir Türk gençliği yetiştirmek istiyoruz. Bugünlerde de yaklaşık 3 yıldır Filistin Gazze'de bir soykırımla karşı karşıyayız. Çocuklarımızın Gazze soykırımına sessiz kalmaması için Milli Eğitim Bakanlığı olarak her yıl bir tema gündeme taşıdık. Bu yıl da Gazzeli çocuklar için ‘Uçurtmalar vurulmasın, gökyüzü çocukların olsun’ temasıyla Gazze'deki kardeşlerinin temel hakkı, hürriyetlerine sahip çıkacakları bir ortamı inşa etmeye çalışıyoruz" dedi.
'BU BİR İYİLİK HAREKETİ'
Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Bilal Erdoğan da açılış töreninde eğitime yapılan yatırımların bir iyilik hareketi olduğunu belirterek, "Bu güzel İmam Hatip Külliyesi hem Yalova’mıza hem bütün ülkemize, bütün Alem-i İslam'a hayırlar getirsin, hayırlı uğurlu olsun inşallah. Ensar Vakfımıza bütün bunlara aracı olduğu için çok çok teşekkür ediyoruz. Bu vakıflarımızı, hizmet eden bu vakıflarımızı, bu hizmetlerine katkı sağlayan bütün bağışçılarımızdan ve yönetimlerinde görev alan bütün gönüllülerimizden de Allah razı olsun. Bu tabii ki bir iyilik hareketi, bu tabii ki çocuklarımızın daha iyi yetişmesi için, Türkiye'nin daha güçlü olması için ve dünyada barış ve esenliğin egemen olması için bir mücadele. Bir tarafta savaşlar varken, bir taraftan zulümler devam ederken, bir taraftan soykırım bu devirde, dünyada olabilirken, biz Türkiye olarak öyle bir nesli yetiştirmeliyiz ki bütün bunlara son versin. Hem bölgemizde hem dünyada bir nizamın, bir adaletin, bir barışın tesisi olmasına hizmet etsin" diye konuştu. (DHA)
Zehra Baykal YILDIZ-Memet Can YEŞİLBAŞ-Kutay SALİ/YALOVA, (DHA)
FOTOĞRAFLI