Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
güncel
Ana Sayfa » güncel » Bakan Kurum: İklim meselesi artık bir gündem maddesi değil, ...
Bakan Kurum: İklim meselesi artık bir gündem maddesi değil, güvenlik meselesidir
Bakan Kurum: İklim meselesi artık bir gündem maddesi değil, güvenlik meselesidir

Bakan Kurum: İklim meselesi artık bir gündem maddesi değil, güvenlik meselesidir

📅 17.09.2026 14:05 ⏱ 8 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
FRANSA, (DHA) - ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen OECD Konsey Toplantısı'nda COP31 Başkanlığı ile OECD'nin 'Stratejik Ortak' olduğunu açıklayarak, “İklim meselesi artık bir gündem maddesi değil, bir güvenlik meselesidi

FRANSA, (DHA) - ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen OECD Konsey Toplantısı'nda COP31 Başkanlığı ile OECD'nin 'Stratejik Ortak' olduğunu açıklayarak, “İklim meselesi artık bir gündem maddesi değil, bir güvenlik meselesidir. Ertelenemez, ötelenemez, ikinci plana atılamaz” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Paris'teki Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) merkezinde gerçekleştirilen OECD Konsey Toplantısı ve COP31 Stratejik Ortaklık Etkinliği'ne katıldı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, OECD üyesi ülkelerin büyükelçileri ve OECD nezdindeki daimi temsilcilerin yer aldığı programda COP31 Başkanlığı'nın Eylem Gündemi'ne ve önceliklerine yönelik bilgilendirme yapan Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı ile OECD'nin 'Stratejik Ortak' olduğunu duyurdu. Bakan Kurum, “OECD'nin ekonomi alanındaki uzmanlığı, güvenilir veri analizleri ve uluslararası karşılaştırma kapasitesinin bu sürece çok önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Güvenilir ve karşılaştırılabilir OECD verileri ihtiyaçların doğru tespit edilmesini, finansmana erişimin ve bu erişimdeki eşitsizliklerin azaltılmasını ve sınırlı kaynaklarla daha yüksek iklim etkisi oluşturulmasını mümkün kılan bir yol haritası sunmaktadır. Biz de COP Başkanlığı olarak OECD'nin bu gücünden tüm insanlığın geleceği ve ortak evimiz dünyanın selameti için faydalanmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

'ARTIK HEDEFE NASIL ULAŞACAĞIMIZI DA KONUŞMALIYIZ'

İklim diplomasisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Kurum, “İklim diplomasisinin saatleri Paris'te ortak bir hedefe göre ayarlandı. Yeni dönemde görevimiz, güçlü bir uygulama düzeni kurmaktır” dedi.

COP31 Başkanlığı'nın uygulamaya yönelik ortaya koyduğu 'diyalog, uzlaşı, aksiyon' yaklaşımını anlatan Kurum, Türkiye'nin COP31 Başkanlığını ve ev sahipliğini, Avustralya'nın ise müzakere sürecinin başkanlığını üstlendiğini belirtti. Kurum, COP31'e doğru giderken Ankara, İstanbul, Hatay, Bonn, Londra ve Trabzon'daki önemli toplantılarla eylem gündemine yönelik hazırlıkların kamuoyu ile paylaşıldığını aktardı. Bakan Kurum, “Bütün bu çalışmalar bize aynı gerçeği gösterdi; iklim diplomasisinin ağırlık merkezini hedeflerden uygulamaya artık taşımamız gerekiyor. Yani hedefler yeteri kadar belirlendi. Artık tam anlamıyla uygulamaya geçmemiz gerekiyor. Artık hangi hedefe ulaşacağımız kadar o hedefe nasıl ulaşacağımızı da konuşmak mecburiyetindeyiz. Hangi politikayla ilerleyeceğimizi, yatırımı nasıl harekete geçireceğimizi, nasıl finanse edeceğimizi ve sonuçları nasıl ölçeceğimizi ortaya koymalıyız” açıklamasında bulundu.

'SONUÇ ALABİLECEĞİMİZ 10 ÖNCELİKLİ BAŞLIK VE TEMA BELİRLEDİK'

COP31 Başkanlığı'nın temiz enerji dönüşümü ve elektrifikasyon, Sıfır Atık ve metan azaltımı, iklime dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim, gıda güvenliği, okyanuslar ve denizler, dinamik ve dirençli sağlık sistemleri, Rio Sinerjileri ve İklim Uygulama Köprüsü'nü kapsayan 10 öncelikli temasını açıklayan Bakan Kurum, “Bugüne kadar alınmış kararlar doğrultusunda sonuç alabileceğimiz 10 öncelikli başlık ve tema belirledik. Finansman, teknoloji ve kapasiteyi geliştirmeyi bu alanların tamamını kesen ortak unsurlar olarak görüyoruz. Yani bu hedefleri gerçekleştirmek için finansman, teknoloji ve yine gelişmekte olan ülkelerin kapasite geliştirmesi bu anlamda çok değerli, çok kıymetli” diye konuştu.

'UYGULAMA HEDEFLERİMİZLE EYLEME GEÇTİĞİMİZİ TÜM DÜNYAYA GÖSTERECEĞİZ'

Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı'nın 2035 Uygulama Hedefleri kapsamındaki detayları şu şekilde sıraladı:

“2035'e kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e çıkarılması, atık üretimindeki artışın 2035'e kadar yarı yarıya azaltılması, bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun 2035'e kadar en az yüzde 25 azaltılması, üretim ve imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım oranının 2035'e kadar en az yüzde 15'e çıkarılması, 2035'e kadar iklim dirençli tarım uygulamaları ve iklim değişikliğiyle mücadele eğitimlerinin toplumun her kesiminde tamamlanması ve son olarak yatırım yapılabilir proje portföylerini destekleyecek İklim Uygulama Köprüsü Mekanizmasının 2035'e kadar yaygınlaştırılması.”

Söz konusu hedeflerin somut ve uygulanabilir olduğuna dikkat çeken Bakan Kurum, “Bu hedefler aslında bizim 1,5 derece hedefimiz, kararlılığımız doğrultusunda ortaya koyulmuş bir stratejidir. Ve bu hedeflerin gerçekleşmesiyle birlikte somut bir netice elde edeceğiz. Ne elde edeceğiz? Emisyonları azaltacağız. 2035'e kadar eylem gündemindeki hedeflerin gerçekleşmesi, bizim aslında 1,5 derece hedefimizdeki kararlılığımızı ortaya koyacak. Artık konuşmadan eyleme geçtiğimizi tüm dünyaya hep birlikte gösteriyor olacağız ve netice alacağız” değerlendirmesinde bulundu.

'OECD’NİN ANALİZ KAPASİTESİNİ COP31’İN UYGULAMA GÜNDEMİYLE BULUŞTURUYORUZ'

İklim Uygulama Köprüsü hedefi doğrultusunda Türkiye'nin hayata geçirdiği, yerel yönetimlerin politika, proje hazırlığı, kurumsal kapasite ve finansmana ulaşmasını aynı süreç içinde toplayan Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansman Kolaylığı (SURFF) yaklaşımını örnek gösteren Bakan Kurum, “OECD ile stratejik ortaklığımız işte tam bu noktada anlam kazanıyor. OECD'nin veri ve ekonomik analiz kapasitesi, politika tecrübesini ve uluslararası karşılaştırma araçlarını COP31'in uygulama gündemiyle buluşturuyoruz. Hedefimiz Antalya'ya kadar somut çıktılar üretmektir. Yani bugün OECD'nin verileri tüm dünya nezdinde kabul edilmiş bilime dayalı. Aslında bilimle elde ettiğimiz bu birikimi tüm dünya için kullanıyor olacağız” ifadelerini kullandı.

'GÜVENLİK YALNIZCA ASKERİ DEĞİL; İKLİMSEL, EKONOMİK VE TOPLUMSALDIR'

Ülkelerin artık iklim krizini tıpkı savaşlar ve çatışmalar gibi geleceğe yönelik ciddi bir tehdit olarak algılaması gerektiğini vurgulayan Bakan Kurum, şunları kaydetti:

“Finansman meselesinin çok ciddi şekilde ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Dünya, güvenlik anlayışını yeniden tanımlıyor. İçinde bulunduğumuz ülkelerden bazılarıyla, NATO ülkeleri, savunma yatırımlarını, milli gelirlerinin yüzde 5'ine kadar yükselten tarihi bir dönüşümün eşiğinde. Demek ki dünya geleceğe yönelik tehditler söz konusu olduğunda kaynak ayırmaktan çekinmiyor. Peki, iklim krizinden daha gerçek, daha yakın, daha kesin bir tehdit var mı? Bu durum karşısında neden harekete geçmiyoruz? Biz iklim güvenliğine de aynı stratejik ciddiyetle, aynı ölçekte bir kaynak seferberliğiyle yaklaşmamız gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki; üzerinde yaşanabilir bir dünya kalmazsa, o dünyayı savunmak için harcadığımız hiçbir kuruşun da bir anlamı yok. Mesele yalnızca sınırları korumak değil, sınırların içinde yaşanacak, nefes alınacak, çocuklarımıza bırakabileceğimiz bir gelecek inşa etmektir. Güvenlik, yalnızca askeri değil, iklimsel, ekonomik ve toplumsaldır. İklim meselesi artık bir gündem maddesi değil, bir güvenlik meselesidir. Ertelenemez, ötelenemez, ikinci plana atılamaz. Sizlerin nezdinde ben tüm OECD ülkelerini, tüm dünyayı temiz enerjiye, elektrifikasyona, su güvenliğine, dirençli şehirlere ve yeşil sanayiye kaynak ayırmaya davet ediyoruz. Önümüzde Antalya'ya uzanan önemli bir diplomasi takvimi var. Bu çağrımız her platformda söyleyeceğimiz, altını çizerek, üstüne basa basa ifade edeceğimiz bir çağrı olacaktır.”

'ANTALYA'DA GELİN DÜNYANIN BU KÖTÜ GİDİŞATINA HEP BİRLİKTE DUR DİYELİM'

Toplantıdaki büyükelçileri ve daimi temsilcileri Antalya'ya davet eden Bakan Kurum, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“New York İklim Haftası ve Fiji'de, Pre-COP'ta ülkeleri dinlemeye, ortak alanları genişletmeye ve Antalya'nın siyasi zeminini güçlendirmeye devam edeceğiz. 11-12 Kasım'da Dünya Liderler Zirvesi, iklim eylemine güçlü bir siyasi ivme kazandıracak. Türkiye olarak Avustralyalı dostlarımızla birlikte şeffaf, kapsayıcı ve uzlaşı odaklı bir COP31 Başkanlığı yürütmeye bizler devam edeceğiz. Ben sözlerime son verirken, sizleri Kasım ayında Antalya'ya davet ediyorum. Antalya'da gelin dünyanın bu kötü gidişatına hep birlikte dur diyelim. Gelin hep birlikte daha fazla sorumluluk alalım ve çocuklarımız için, geleceğimiz için bu mücadeleyi daha kararlı bir şekilde yürütelim diyorum.”

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------

- OECD Konsey Toplantısı'ndan detay görütntüler.

- Bakan Kurum'un konuşması.

Etiketler: Dış Haberler
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/bakan-kurum-iklim-meselesi-artik-bir-gundem-maddesi-degil-guvenlik-meselesidir
Çıktı tarihi: 17.09.2026 15:37