PARAVAN ŞİRKET VE ÇAĞRI MERKEZLERİ KURULDU
İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine operasyonun detayları ortaya çıktı. Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre; şebekenin çalışma sistemi, İsrailli dolandırıcılık baronlarının farklı ülkelerde operasyondan sorumlu olacak kişiyi belirlemesiyle başlıyor. Bu kişi şirket kurulumu, abonelik işlemleri, insan kaynakları yönetimi ve muhasebe süreçlerini planlıyor, ardından faaliyet alanıyla ilgisiz ve çoğunlukla yabancı bir kişi adına paravan çağrı merkezi şirketi kuruluyor. Özellikle plazalarda kiralanan ofislerin çağrı merkezi olarak düzenlendiği belirtildi.
ÇALIŞANLARA KOD AD VE KURGU HAYAT HİKAYESİ
Japoncadan Hintçeye, Fransızcadan İspanyolcaya kadar farklı dilleri bilen kişilerin, ‘conversion agent’ ve ‘retention agent’ unvanlarıyla işe alındığı, çalışanların bir haftalık eğitime tabi tutulduğu belirtildi. Her çalışana kod ad verildiği ve mağdurların güvenini kazanmak amacıyla ‘Oxford mezunu olmak’ gibi unsurların yer aldığı kurgulanmış hayat hikayeleri oluşturmalarının istendiği kaydedildi. Çalışanların hem telefon görüşmelerinde hem de şirket içerisinde bu kimlikleri kullandığı belirtildi.
YALAN MAKİNESİ TESTİ UYGULANDI
İşe alınacak kişilerin göreve başlamadan önce herhangi bir güvenlik birimiyle irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla yalan makinesi testine tabi tutulduğu, testi geçemeyenlerin işe başlatılmadığı belirtildi. Çalışanlara belirli aralıklarla yeniden test uygulandığı kaydedildi. Ofislere telefon sokulmasına izin verilmediği, farklı kişilerin seslerinin duyulmasını engellemek amacıyla sürekli yüksek sesli müzik çalındığı ve İbranice konuşmanın yasak olduğu belirtildi. Şirket çalışanı olmayan kişilerin temizlik amacıyla dahi ofislere alınmadığı kaydedildi.
MAĞDURLAR YEREL NUMARALARDAN ARANDI
Şebekenin kullandığı sistemle mağdurların, bulundukları ülkelere ait yerel telefon numaralarından arandığı belirtildi. Aranan kişilere şirketin gerçek unvanı yerine, para karşılığında düzmece lisans temin edilen yatırım platformlarının isimlerinin verildiği; şikayetlerin artması halinde başka bir platforma geçildiği kaydedildi. Ofis adresleri ile şirket unvanlarının da deşifre olmamak amacıyla belirli aralıklarla değiştirildiği belirtildi.
SAHTE KAZANÇ GÖRÜNTÜLERİYLE GÜVEN KAZANMIŞLAR
Mağdurları yatırım yapmaya ikna eden çalışanların daha sonra kişileri, mümkün olan en yüksek miktarda para yatırmalarını sağlamaktan sorumlu çalışanlara devrettiği belirtildi. Mağdurların sisteme daha fazla para yatırması için yatırımlarının değer kazandığına ilişkin sahte görüntüler oluşturulduğu, güvenlerini kazanmak amacıyla ilk aşamada hesaplarındaki paranın bir bölümünü çekmelerine izin verildiği kaydedildi. Mağdurdan alınabilecek paranın belirlenen seviyeye ulaşmasının ardından para çekilmesine izin verilmediği, hesabın zarar etmiş veya eksi bakiyeye düşmüş gibi gösterildiği belirtildi. Mağdurların daha fazla ödeme yapmamaları halinde haklarında suç duyurusunda bulunulacağı yönünde tehdit edildiği kaydedildi. Sistem üzerinden farklı finansal varlıklara kaldıraçlı yatırım yapıldığı izlenimi oluşturulmasına rağmen gerçekte herhangi bir alım-satım işleminin gerçekleştirilmediği belirtildi.
İSRAİL VATANDAŞLARININ HEDEF ALINMAMASI TALİMATI
Şebekenin uyguladığı kurallardan birinin İsrail vatandaşlarının dolandırılmaması olduğu belirtildi. İsrailli dolandırıcılık baronlarının, yönettikleri şebekelere İsrail vatandaşlarının hedef alınmaması yönünde talimat verdiği; Avrupa, Asya ve Afrika’daki diğer ülke vatandaşlarının ise hedef alındığı kaydedildi. Şebekenin faaliyetlerinden elde edilen milyarlarca dolarlık suç gelirinin kripto piyasaları ve soğuk cüzdanlar üzerinden İsrail’e aktarıldığı ifade edildi. (DHA)