YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Tarihimizde ödediğimiz en yüksek faizi ödeyeceğiz. Her 100 liralık verginin 20 lirası doğrudan faiz ödemesine gidecek. Bu bütçeden 87 milyona asla refah çıkmaz. AK Parti'nin kara düzenini sürdürmek için yapılan bir devam bütçesidir bu. 2026 yılı kötüydü, maalesef söylemeliyim 2027 yılı çok daha kötü olacak" dedi.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, partisinin hafta sonu yapılan il başkanlığı ön seçimlerine ilişkin, "Pazar günü üyelerimizin yüzde 65’i sandık başına gittiler ve doğrudan partinin yönetimini belirlediler. Yolun başındayız; ancak geri dönülemez bir adım attığımızın farkındayız. İleride bunun tüm partilere örnek olacağını, bir yerde Yeni Parti’nin adayını tüm üyeler belirlemişken diğer partilerin ilçe başkanlarına göre meşruiyetinin, gücünün, duruşunun çok daha sağlam olacağını, il başkanlarının artık kimsenin iki dudağı arasından ya da delege pazarlıklarından değil, doğrudan üyeden güç aldıklarını, bundan sonra da yapacakları çalışmaların bütün üyelerin beğenisine, denetimine, desteğine ve eleştirisine tabi olacaklarını hep birlikte görüyoruz. İktidar olduğumuzda Siyasi Partiler Kanunu'na bunu getirerek tüm partilerin üyeleriyle hakim denetiminde il, ilçe ve genel başkan seçimini hayata geçirmeyi de şimdiden müjdeliyoruz" diye konuştu.
'YANLIŞ TUĞLAYLA DOĞRU DUVAR ÖRÜLMEZ'
Ekonomideki gelişmelere ve fon soruşturmalarına değinen Özel, "Milletimiz çoklu krizler içinde geçim ve yaşam mücadelesi veriyor. Ama unutmayalım ki bu yaşadığımız sorunların hiçbirisi gökten zembille inmedi. Hayat pahalılığı gökten inmedi. Devlete olan güvensizlik gökten inmedi. Gelecek kaygısı gökten inmedi. Torpil, kayırmacılık, kutuplaşma gökten inmedi. Bunların hepsi üst üste konmuş yanlış tuğlaların sonucudur. Yanlış tuğlayla doğru duvar örülmez. Eğer yanlış tuğla ile duvar örüyorsan sonunda o duvarın altında sen de kalırsın, Allah korusun millet de kalır. Bunun için o duvarın altında kalanların bir hikayesi, her gün daha trajik, her gün boyutları, etkileri daha büyüyen bir şekilde fon vurgundur. Millet geçim derdiyle kıvranırken iktidar partisinin açtığı yolda, iktidar partisi mensupları tarafından asrın soygunu, asrın vurgunu gerçekleştirilmiştir. Bu vurgunun açığa çıkmasının üzerinden tam 34 gün geçti. İlk gün ‘Ucu nereye varırsa varsın’ diyenler, ucu kendilerine dokununca aniden çark ettiler. Fon Koordinasyon Kurulu kurdular, 6 kez toplandılar, sorunu çözmediler. Çözmek bir yana, toplantıya dahil ettikleri kişileri ancak dün istifaya ikna edebildiler. ‘Dış güçler’ diye suyu bulandırarak milletin aklını karıştırmaya, sorumluluktan kaçmaya çalışıyorlar. Her gün kriz biraz daha derinleşiyor. Suistimal, kötü yönetim, kötü niyet biraz daha ispatlanıyor. Milyonlarca mağdura her gün yeni mağdurlar ekleniyor" açıklamasını yaptı.
'DÜNE KADAR DURUYORDU'
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki görevden alma ve istifalara değinen Özel, "Bugünkü SPK Başkanı düne kadar duruyordu, Bakan Yardımcısı duruyordu. Pislik bunların paçalarından akıyordu ama Erdoğan bunları görevden alamıyordu. Niye biliyor musunuz? Herhangi görevden alacağı bir bürokratın kiminle geçmiş ilişkisini ifşa edeceği, yani ‘Tamam aldık 30 milyonu da Bursa milletvekili şu aracılık etti’ demesin diye, ‘Tamam bu fona izin verdik de sizin aileden şu aradı’ demesin diye ya da ‘Tamam denetimde fark ettik ama arkasından filanca bakan çıktı, ben ne yapayım’ demesin diye görevden alamadı Erdoğan. Tam 34 gündür bunları görevden alamadı. 6 kez SPK başkanıyla fon vurgunu toplantısına girdi. Sonra bu kişilerin bir şekilde nihayet bu 3’ü dün istifa etti. Dün akşam 12’yi 4 geçe 3’ünün adını yazmış, altına da güzelce imzayı çakmış. Allah için havalı imza. ‘3’ünü de görevden aldım, Recep Tayyip Erdoğan.’ Dün öğlene kadar neredeydin küçük enişte? Dün öğlene kadar neredeydin" ifadelerini kullandı.
'2027 ÇOK DAHA KÖTÜ OLACAK'
Özel, Meclis'e sunulan 2027 yılı merkezi yönetim bütçesine ilişkin, "İşte şimdi bu çürümüş yönetim, bu işin faturasını yine millete çıkaracak, 87 milyona çıkaracak bütçeyi hazırladı. Anayasa'ya göre yeni yıla 75 gün kala Meclis'e yolladı. Üzerinde titiz çalışıyoruz, Plan Bütçe Komisyonu'nda konuşacağız. Sokakta bu bütçeyi tartışacağız, vatandaşla konuşacağız. Genel Kurul'da üzerimize düşeni yapacağız. Bu bütçenin bizim açımızdan da bir anlamı var; Yeni Parti'nin muhalefette olduğu tek bütçeyi yapıyoruz arkadaşlar, tek bütçeyi yapıyoruz. Bakın, 2027 yılı merkezi yönetim bütçesi Meclis'te; toplam gider 27 trilyon 276 milyar, toplam gelir 23 trilyon 408 milyar. Bütçe açığı peşinen kabul 3,9 trilyon lira. Geçen yıla göre bütçe açığı yüzde 42 artıyor. Cumhuriyet tarihinin rekor bütçe açığını vereceklerini son yaptıkları bütçede ilan ettiler. Gelelim vergiye. Ne alacak milletten? Vergiler geçen yıla göre yüzde 36 artıyor, böyle planlamış. Peki enflasyon hedefi ne, yüzde 21. Zammı neye göre verecek, hedeflenen enflasyona göre. Yani normalde yüzde 21 geliri artacakken insanların, bir mala yüzde 36 zam yapsan ‘Yüzde 15 fırsatçılık var’ derler, ‘Enflasyon senin yüzünden çıkıyor’ derler. Ona göre zam verecekler. Kime; devlet memuruna, emekliye ve kendi maaş verdikleri herkese, devlet işçilerine. Enflasyonun tam 15 puan üzerinde vergi topluyorlar. Yeni yılda faize hepimizin adına ödenecek tutar 3 trilyon 975 milyar. Geçen sene iki nokta 7 trilyon liraydı. Geçen seneye göre yüzde 45 oranında artıyor faiz. Tarihimizde ödediğimiz en yüksek faizi ödeyeceğiz. Her 100 liralık verginin 20 lirası doğrudan faiz ödemesine gidecek. Yani bir zamanlar, 'Faize savaş açtım' diyenler, millete 'tefeci' diyenler gerçek anlamda faizci, tefeci, foncu ve vurguncudur. Bu bütçeden 87 milyona asla refah çıkmaz. AK Parti'nin kara düzenini sürdürmek için yapılan bir devam bütçesidir bu. 2026 yılı kötüydü, maalesef söylemeliyim 2027 yılı çok daha kötü olacak" dedi.
İstanbul'u etkileyen sel ve su baskınlarına ilişkin konuşan Özel, "Geçtiğimiz hafta 8 kişi İstanbul'da selde hayatını kaybetti, bir bakıyorsunuz troller sessiz tek ses yok. AK Parti'li milletvekilleri sel görüntüsü paylaşmıyor. Bakanlar çizmeleri giyip şova kalkışmamış. Bir bakan ortada, o da sus pus. 'Allah Allah' dedik. 2009'da İstanbul Ayamama'da 31 kişi hayatını kaybetmişti. Erdoğan selden etkilenen bölgelere helikopterden bakarak, 'Bundan sonra dere yatağına yapılaşmaya izin vermeyeceğiz. Yaptırdıklarımı yıktıracağım' demişti. Kendisi bunu yapmadığı gibi Ayamama'da bu seferki selde hiçbir şey yaşanmamasının sebebi, Ekrem İmamoğlu'nun söz verdiği gibi Tayyip Erdoğan'ın yaptırdığı çok katlıları İBB bütçesiyle satın alıp boşaltıp, yıktırıp, Erdoğan'ın 'S' yaptırdığı dereyi düzeltip, darlattığı dereyi genişletip, temizleyip, Ayamama'nın artık ölüme, felakete değil, denize akmasını sağlamaktır" ifadelerini kullandı.
'KAYYIMIN SAĞ KOLUNUN EVİNDEN 62 DAİRE PARASI ÇIKTI'
Özel, Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’un görevden alınmasına ilişkin, "Bu hafta bir şey çıktı. Ne çıktı? Rüşvet paralarını koymak için ev tutmuş, evi kasalarla donatmış. Bu evin içinde ilk önce kendi evinden 450 bin dolar, 31 bin avro, 2,5 milyon lira çıkmış. Bu kadar sanılmış. Sonra kasa evden 7 milyon dolar, 400 bin avro, saatler, altınlar çıkmış. Bu evin içinden, kiralık evden 62 daire parası çıkmış arkadaşlar. 62 sıfır daire parası. Kimden; hani 30 Ekim 2024 günü Esenyurt’u basıp, Ahmet Özer’i alıp, ona hem ‘terörist’ hem ‘hırsız’ dediler ya. O gün onun yerine atanan kayyım beyefendi Can Aksoy. Atandığı gün aslında kendisi kaymakam ama hızlı bir şekilde vali yardımcısı yapıyorlar ki o göreve getirilebilsin diye. Göreve geldiği anda kayyım en yakın arkadaşı Yusuf Ulutaş’ı, Beyoğlu Belediyesi’nin eski Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş’ı alıp getiriyor. Bunların hepsi bu beyefendinin evinden çıkıyor; 62 daire parası. Esenyurt kayyımının sağ kolu rüşveti yemiş, eve doldurmuş" ifadelerini kullandı.
'EKREM BAŞKANIN MASUMİYETİ AĞRI DAĞI KADAR GERÇEK'
Ekrem İmamoğlu'nun yargılanmasına ilişkin konuşan Özel, "Biz kendimize güvendiğimiz için canlı yayın istedik. Sayın Bahçeli ‘Yapılsın’ dedi. Sayın Erdoğan ‘Münasiptir’ dedi. Grup başkan vekillerimiz önergeyi verdiler, AK Parti ve MHP oyları ile reddedildi. Şimdi kabak gibi çıktı mı ortaya? Ben arkadaşlarıma kefil olduğum için onların ne yaptıklarını ne yapmadıklarını bildiğim için canlı yayın istedim. Devlet Bey ve Tayyip Bey, Akın Gürlek’e inandığı için hodri meydan çektiler. Sonra iddianame çıkınca bizimkilerin önergesine ‘Vallahi olmaz’ diye oy verdiler. Şimdi anlaşılıyor mu, şimdi anlaştık mı Sayın Bahçeli? Erdoğan canlı yayın istediğinde gördünüz mü ‘Reis resti gördü, rezillikleri çıkacak’ diyen gazeteciler? Ben bu savunma canlı yayınlansın istedim. Siz bu iddianamenin paçavra olduğunu gördüğünüz için çark ettiniz, geri adım attınız. Ekrem İmamoğlu’nun masumiyeti Ağrı Dağı kadar gerçektir" dedi. (DHA)
Haber: Mert ÇEBİŞCİ/ANKARA, (DHA)