CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Araştırma Üniversiteleri Destek Program (ADEP) için ayırdığımız kaynakları, programın uygulanmaya başladığı 2022 yılından bu yana istikrarlı bir şekilde artırdık. 2022 yılında 188 projeye 115,2 milyon lira destek verirken, 2026 yılında merkezi bütçeden tahsis edilen 1,4 milyar lirayla 548 projeyi destek kapsamına aldık" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) düzenlenen 'Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Araştırma Üniversiteleri Değerlendirme Toplantısı'na katıldı. Toplantıda ayrıca YÖK Başkanı Erol Özvar, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ile aday izleme programındaki üniversitelerin rektör ve akademisyenleri yer aldı.
'23 ÜNİVERSİTEMİZ ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ STATÜSÜNDE'
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin kalkınma hedefleri doğrultusunda yükseköğretim ve bilimsel araştırma alanındaki kapasitenin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, "Yükseköğretimde kurumsal farklılaşmayı teşvik ediyor, her üniversitemizin güçlü olduğu alanlarda derinleşmesini ve içinde bulundukları bölgelerin potansiyeline göre uzmanlaşmalarını sağlayacak programlar uyguluyoruz. Araştırma üniversiteleri yaklaşımımız ise bilimsel üretim kapasitesi yüksek kurumlarımızın imkanlarını daha etkili kullanmaları ve uluslararası düzeyde daha güçlü bir konuma ulaşmaları amacıyla hayata geçirilmiştir. Mevcut durumda 20'si devlet, 3'ü vakıf olmak üzere 23 üniversitemiz araştırma üniversitesi statüsünde bulunuyor. Araştırma performansını istikrarlı biçimde geliştiren 10 üniversitemizi ise Aday İzleme Programı kapsamında takip ediyoruz. ADEP, bu yapı içerisinde devlet araştırma üniversitelerimize yönelik performans esaslı destek programı oluşturuyor. Program kapsamında 20 devlet araştırma üniversitemize tahsis edilecek ödenekleri yıllık performans sonuçlarına göre belirliyor, kaynakların ülkemizin kalkınma öncelikleri ile üniversitelerimizin bilimsel yetkinlikleri doğrultusunda kullanılmasını hedefliyoruz. Böylece üniversitelerimizin araştırma kapasitelerini desteklerken, ulusal bilim-teknoloji öncelikleriyle araştırma kapasitesinin örtüşmesini sağlıyoruz" diye konuştu.
'ADEP İÇİN AYIRDIĞIMIZ KAYNAKLARI İSTİKRARLI BİR ŞEKİLDE ARTIRDIK'
Bütçeden ADEP için birçok kaynak ayırdıklarını ifade eden Yılmaz, "Kamu kaynaklarının kalite ve sonuç odaklı, ölçülebilir sonuçlara dönüşmesini de güvence altına alıyoruz. ADEP için ayırdığımız kaynakları, programın uygulanmaya başladığı 2022 yılından bu yana istikrarlı bir şekilde artırdık. 2022 yılında 188 projeye 115,2 milyon lira destek verirken, 2026 yılında merkezi bütçeden tahsis edilen 1,4 milyar lirayla 548 projeyi destek kapsamına aldık. 4 yılda proje sayısı yaklaşık 3 katına, merkezi destek tutarı ise 12 katına ulaştı. Komisyon değerlendirmeleri neticesinde, yaklaşık 1,9 milyar lira bütçeli 548 projenin desteklenmesine karar verildi. Bu bütçenin 1,4 milyar lirası ADEP ödeneğinden karşılanırken, kalan yaklaşık 491 milyon lirası üniversitelerimizin kendi kaynaklarından sağlandı. Bu sonuçlar, merkezi bütçe desteğinin üniversitelerimizin kaynaklarını da araştırmaya yönelten bir kaldıraç işlevi gördüğünü ortaya koyuyor. 2026 yılı proje portföyünde ağırlığın fen ve mühendislik alanlarında toplanması, üniversitelerimizin teknoloji geliştirme ve yüksek katma değerli üretime katkı sağlama yönündeki kapasitesini yansıtıyor. Sağlık bilimlerine ayrılan güçlü pay da insanımızın yaşam kalitesini yükseltecek araştırmalar bakımından önemli bir imkan oluşturuyor. Sosyal bilimlerdeki mevcut proje sayısını yükseltmeyi ve ADEP kapsamında bu alandaki araştırma kapasitesini daha fazla geliştirmeyi hedefliyoruz. Ortaya çıkan büyüklük, devletimizin bilimsel araştırmaya verdiği desteğin ve üniversitelerimizin bu desteğe gösterdiği karşılığın en somut ifadesidir" ifadelerini kullandı.
'AR-GE HARCAMALARININ MİLLİ GELİR İÇİNDEKİ PAYI 1,46'YA YÜKSELDİ'
Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ile yapılan programlar sonucunda araştırma üniversitelerinin yüksek nitelikli yapılara dönüştürüldüğüne dikkat çeken Yılmaz, "İŞKUR ile yürütülen İşgücü Uyum Programı'nın, araştırma üniversitelerimizin yüksek nitelikli yapısına tam entegrasyonunu hedefliyoruz. Programın; laboratuvar, kütüphane ve teknik araştırma imkanlarına daha aktif ve verimli katkı sunacak bir modele dönüştürülmesi, kurumlarımızın çalışma kapasitesini üst seviyeye çıkaracaktır. Öğrencilerimiz için kampüslerde daha nitelikli çalışma imkanları oluşturulacaktır. Son 23 yılda, araştırma kapasitemizi güçlendirmek amacıyla yürüttüğümüz çalışmaların yansımasını temel göstergeler itibarıyla da görüyoruz. Milli gelirimizin 238 milyar dolardan 1,3 trilyon dolara çıktığı bir süreçte, yurt içi Ar-Ge harcamalarının milli gelir içindeki payı 2002 yılında yüzde 0,51 iken 2024 yılında yüzde 1,46’ya yükseldi. Aynı dönemde tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli sayımız 29 binden 310 bine yükseldi, yıllık patent başvurusu sayımız ise 414'ten 8 bin 600'ün üzerine çıktı. Bilimsel yayın performansımız da bu gelişime eşlik ediyor. Ülkemiz, bilimsel yayın sayısı bakımından 2002 yılında dünyada 29'uncu sıradayken 2025 yılında 15'inci sıraya yükseldi. QS Dünya Üniversite Sıralaması 2027'de Türkiye'den 6 üniversitenin ilk 500’e girmesi de araştırma kapasitemizdeki ilerlemenin uluslararası alandaki tescilidir" dedi.
'BAŞARILI ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER, ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ KADROLARINA ALINACAK'
Türk yükseköğretiminin küresel cazibesinin yeni bir aşamaya taşındığını kaydeden Yılmaz, "2027'de başarılı uluslararası öğrencileri araştırma görevlisi kadrolarına alarak üniversitelerimizi küresel yeteneklerin buluştuğu birer cazibe merkezi haline getiriyoruz. Böylece, ülkemize yönelik beyin göçünü güçlendiriyoruz. 2053 vizyonumuzda küresel rekabetin yönünü belirleyecek alanlar arasında; yapay zeka, biyoteknoloji, kuantum ve ileri üretim teknolojileri yer almaktadır. Cumhurbaşkanımızın geçtiğimiz günlerde açıkladığı Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı bu vizyona hizmet edecek kritik bir adım olmuştur. Bu programla bilişim teknolojileri, siber güvenlik, yapay zeka ve çip teknolojileri gibi kritik alanlarda yeni bir doktora modelini hayata geçiriyoruz. İstihdam ile doktora eğitimini ilk kez bu ölçekte bir araya getiriyoruz. İlk etapta 550 genç mezunumuzu merkezi sınavla seçerek, 20 araştırma üniversitesinde doktora ve araştırma görevliliği kadrolarına alıyoruz. Farklı disiplinlerden gelen tüm yetenekli gençlerimizi bu tarihi fırsatı değerlendirmeye, başvurularını yaparak Türkiye Yüzyılı'nın teknoloji hamlesinde ön saflarda yer almaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Program sonunda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile YÖK Başkanı Erol Özvar, Araştırma Üniversiteleri 2026 yılı performans sıralamasına giren 30 üniversiteyi açıkladı. Sıralamada; KOÇ Üniversitesi 1’inci, Sabancı Üniversitesi 2'nci ve ODTÜ 3'üncü olarak yer aldı. (DHA)