Varlık yönetim şirketlerinin devraldığı borçlarınızdan nasıl kurtulursunuz!

Varlık yönetim şirketlerinin devraldığı borçlarınızdan nasıl kurtulursunuz!
22.11.2019
1
A+
A-

Varlık yönetim şirketleri 2002 yılından beri ülkemizde faaliyette olmakla birlikte, Şu an ki faaliyetlerini 2006 yılında yayınlanan yönetmeliğe dayanarak BDDK’nın denetim ve gözetiminde sürdürüyor..

Asıl görevleri, başta bankalar olmak üzere finansal kuruluşların gecikmiş ve takipteki alacaklarının temliki yani devri alınıp tahsil edilebilmesi mantığına dayanıyor.

Bu yolla hem bankalar bu uzun, yorucu ve maliyetli süreçten kurtularak ana faaliyet alanlarına yoğunlaşacak hem satıştan nakit para kazanıyorlar.

Zaten alacakları bu parayı iki üç yıl gibi sürelerle tahsil edememiş ve umudunu yitirmiş olan bankalar bilançoları için kara delik olarak tabir edilen bu yükten kurtulmak için varlık yönetim şirketleri ile masaya oturup bu alacaklarını paketler halinde toplu olarak çok cüzi miktarlara bu şirketlere ihale yolu ile satmaktadırlar. Ortalama olarak bu alacakları satın alan varlık yönetim şirketleri yüzde 4-5 gibi paralara satın alma işlemini gerçekleştiriyorlar.

Bankaların sattıkları bu borçları aynı zamanda bilançolarında zarar olarak gösterip, vergiden düşme gibi avantajları olduğu gerçeğini de es geçmeyelim.

İşte bu gibi sebeplerle bankalar ve finans kuruluşları müşterilerine sunmadıkları avantajları bu borçları makul fiyata varlık şirketlerine devrederek onlara yapmaktadırlar.

Borcunu ödeyemeyenlere faiz indirimi, yapılandırma, vade gibi kolaylıklar sağlanırsa muhtemelen borcunu zamanında ödeyen kişilerin de nasıl olsa bir kolaylık da bize sağlanır mantığıyla geciktirme ve ödememe yolunu seçeceğini düşündüklerinden olsa gerek bu alacaklarını satmak şimdilik onlar için daha cazip anlaşılan.

Bir gün evinize bir tebligat veya telefon geliyor. “Efendim biz bilmemne varlık şirketi. Şu bankaya olan şu kadar borcunuzu biz devraldık. Ödemezseniz evinize hacize geliriz. Yok maaşınıza, arabanıza, arsanıza, tarlanıza haciz koyarız”

Vatandaş borcundan dolayı şirketlerle muhatap olunca ister istemez afallıyor. Üstelik bu şirketler öyle devletin kurumlarının, ya da bankaların tarzı duruşu stili ile hareket etmekten çok uzak. Kaba, üslupsuz, tehdide, hakarete varan yöntem ve davranışlar sergileyebiliyorlar. Bu da zaten zorda darda olan borçlunun durumunu daha da icinden çıkılmaz hale koyabiliyor.

Alışılmışın dışında bir borçlu-alacaklı sarmalına giren vatandaş yasal olarak konumlandıramadığı, nasıl ve ne şekilde faaliyet gösterdiğini bilmediği bu şirketlerle muhatap olmak zorunda kalarak daha da çıkmaza giriyor. Bazen olması gereken miktarın kat kat üstünde borçla karşılaşıyor. Bazen korku ve tehditle bu paraları ödemek zorunda kalıyor. Şirketler ise, gerek yasal boşluklardan faydalanarak, gerekse yetersiz denetim ve gözetimlerden, yetkili kurum ve kuruluşların yeterince uygulamdığı ağır yaptırımların eksikliğinden aldığı cesaretle tabiri caizse vatandaşın anasındam emdiği sütü burnundan getirmeye, ümüğünü sıkmaya devam ediyor.

Yıllar süren yasal takiplerden, eve gelen haciz tebligatlarından, telefonla zamanlı zamansız tacizlerden, borcunuzdan dolayı eşinizin dostunuzun aranmasından bıkmış durumdasınız. Zaten bankalarda alacağını tahsil edemeyip borcu Varlık Şirketlerine devretmiş. Günün birinde bu borçtan sizi kurtarabileceğini umduğunuz bir miktar nakit para elinize geçti.

Bu borçtan kurtulmanın tam zamanı diye düşünüp alelacele borçlu olduğunuz sirketin kapısını çalmadan önce bilmeniz gereken şeyler var!.

Bu şirketler maalesef öyle vergi dairesi gibi, bankalar gibi ver parayı al makbuzu gibi çalışmıyor. Sizden parayı alana kadar çeşitli vaatlerde bulunup bir miktar ya da anlaşılan miktarda parayı aldıktan sonra sizinle bir daha irtibata geçmeyerek, sizinde kendilerine ulaşmanızı engelleyerek, sizden kalan miktarın tamamını yine talep ederek, icra takibindeki alacaktan tahsil ettikleri miktarı düşmeyerek, yahut alacağın tamamını haricen tahsil etseler de, takipteki dosyayı kapatmayarak sizi mağdur etmeleri çok olası!. İşte bu ve buna benzer sorunlarla karşılaşmamanız için, sizin adınıza yol gösterici olacak bu yazıyı hazırladık!.

Aşağıdaki adımları sırası ile takip ederek borcunuzdan tamamı ile kurtulmanız mümkün.

BORÇ SİZE AİT DEĞİLSE 7 GÜN İÇİNDE İCRA DAİRESİNE DİLEKÇE İLE İTİRAZ EDEBİLİRSİNİZ
En önemlisi olarak bilmeniz gereken size icra dairesinden ödeme emri geldiğinde borç size ait değilse, borcun konusu olan evrak, senet, belge, imza vs.. sahte ise 7 gün içinde ilgili İcra dairesine dilekçe ile başvurarak borca itiraz edebilirsiniz.

Haciz işlemi derhal duracaktır.

Yine borcun miktarı, anaparası, uygulanan faiz çok yüksekse borcun miktarına itiraz ederek haciz işlemini durdurmanız mümkün.

Burada dikkat edilmesi gereken haklı bir sebebe dayanarak bu itirazı gerçekleştirmeniz.

Aksi takdirde alacaklı itirazın kaldırılması için müracaat edecek ve haklı ise borcunuz %40 civarında artacaktır.

Diyelim ki aslında haklısınız fakat yasal süre içinde itiraz etmediniz. İşte o zaman takip kesinleşir ve ödemek zorundasınızdır.

Lakin burada da şöyle bir durum söz konusu; Borcun ödemesi bittiği tarihten itibaren bir yıl içinde istirdat davası açarak fazladan ya da haksız yere ödediğiniz parayı yasal faiziyle birlikte geri almanız mümkün.

Bu aşamalardan sonra Varlık şirketi ile iletişime geçtiniz. Şirket muhtemelen sizden borcunuzun çok üzerinde miktarlar talep edecektir. Hemen kabul etmeyin. Bu borcu 10 da bir hatta 20 de bir fiyata bankalardan satın aldıkları gerçeğini göz ardı etmeyin.

Bunu bildiğinizi görüştüğünüz şirket yetkilisine de hissettirin ki, kolay lokma olmadığınızı anlasın. Sıkı bir pazarlıkla borcunuzun anaparasına yakın yahut daha aşağı bir miktara anlaşmaya çalışın. İyi bir miktarda anlaştınız. Kazançlı çıktığınızı düşünüp hemen parayı transfer edeyim, elden ödeyeyim diye acele etmeyin.

Hiçbir varlık yönetim şirketinden yazılı ve imzalı protokol-sözleşme almadan bir lira para yatırmayın.

Bana telefonda böyle söyledi, borcunu kapatacağız dedi demeyin.

SÖZ UÇAR YAZI KALIR UNUTMAYIN
Bu belgeleri mail veya faks yoluyla yahut elden alın. ‘Şikayet var’ gibi siteleri açıp Varlık Yönetim şirketleri ile ilgili şikayetlere şöyle bir göz atarsanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız!.

Protokolde yazan miktar ödendiği gün bu borçla ilgili ibraname verileceğine dair madde koyun anlaşmaya. Yani para sizden çıkıp şirket hesabına geçtiği an, şirket sizden paranın haricen tahsil edildiğini ve bu dosyadan hiçbir alacağının kalmadığını gösteren “borcu yoktur” belgesini size vermek zorunda kalsın.

DOSYANIN KAPANDIĞINDAN EMİN OLUN
Bu ibraname olarak da bilinen borcu yoktur belgesiyle ilgili icra dairesine kendiniz müracaat ederek dosyanın tahsil harcı dosya masrafı, kapak ücreti vs…

Ne ücreti varsa yatırıp dosyanın kapandığından emin olun.

Yoksa şirket parayı sizden alır. İcra dairesine de paranın haricen tahsil edildiğini bildirmez. Tahsil harcı vs… Yatırmaz dosya açık kalır. Siz borcum bitti diye sevinirken gün gelir yine hacizle karşı karşıya kalırsınız. Bunlar benim başıma gelmez diye düşünüp, varlık yönetim şirketi mağdurları kervanına siz de katılmayın!.

Aklınıza takılan herhangi bir hususta bir avukattan yahut bize yazarak yardım almaktan çekinmeyin.

(varliksirketimagdurlari.blogspot)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.