Türk Telekom, teknoloji ve sürdürülebilirlik vizyonunu COP31’de dünya sahnesine taşıyor
İSTANBUL, (DHA) - TEKNOLOJİ yatırımlarını daha yaşanabilir bir gelecek hedefiyle şekillendiren Türk Telekom, bu vizyon doğrultusunda Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da ilk kez düzenlenecek COP31’de Master Partner ve ‘Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji’ destekçisi olarak yer alıyor. Ayrıca zirvenin teknoloji altyapısının tüm sorumluluğunu uçtan uca üstlenerek ulusal ve uluslararası katılımcıların, ülke delegasyonlarının, basın mensuplarının ve ziyaretçilerin tüm iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere kapsamlı bir dijital altyapı oluşturuyor. Zirve alanında veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezlerini kapsayan bütüncül bir sistem kuran şirket, COP31 zirvesini fiber hızıyla dünyaya bağlamaya hazırlanırken; 5G teknolojisi dahil yüksek kapasite ve tam kapsama sağlayacak çözümlerle etkinliğin dijital dünyasını şekillendirecek.
Şirketten yapılan açıklamaya göre Türk Telekom, yenilenebilir enerji yatırımlarından enerji verimliliğine, sürdürülebilir finansmandan yerli teknoloji geliştirme çalışmalarına uzanan bütüncül yaklaşımıyla Türkiye’nin yeşil dönüşümüne katkı sunuyor. 2005 yılından bu yana 24,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirilirken son beş yıldır sektörün yatırım liderliğini sürdürürken elde ettiği büyümeyi yalnızca finansal bir başarı olarak değil, Türkiye’nin dijital ve yeşil dönüşümüne yönelik yatırımlarını destekleyen önemli bir güç olarak değerlendiriyor. Sürdürülebilir finansman araçlarıyla gerçekleştirdiği ihraçların toplam büyüklüğünü de 1,1 milyar dolara taşıyan Türk Telekom’un bu alandaki çalışmaları uluslararası kuruluşlar tarafından da takdirle karşılanıyor. BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde yer alan Türk Telekom, CDP’nin 2025 değerlendirmesinde iklim değişikliği alanında üst üste ikinci kez en yüksek not olan A’yı alırken su güvenliğindeki ilk raporlamasında A- notuna ulaştı. İklim ve su yönetimindeki performansıyla bu yıl CDP Türkiye’nin İklim ve Doğa Konferansı’nda da ödüle layık görülen Türk Telekom, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle yatırımlarına devam ediyor. Sivas’ta hayata geçirdiği güneş enerjisi santralinin ardından Malatya ve Ağrı’da devreye alacağı GES’ler ile elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 65’ini güneşten karşılayarak karbon salımını azaltmayı hedefliyor.
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesi yaptığı açıklamalarda dijital dönüşüm ile yeşil dönüşümün birbirini tamamlayan iki stratejik alan olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Türk Telekom olarak teknolojiyi Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal gelişimine yön veren stratejik bir güç olarak görüyoruz. 185 yılı aşan geçmişimiz, altyapımız ve mühendislik birikimimizle bugün 58 milyondan fazla müşteriye hizmet veriyor, 592 bin kilometreyi aşan fiber ağımızla 35 milyona yakın haneyi kapsıyoruz. Bu ölçekte bir altyapıyı geliştirirken sunduğumuz bağlantının yanı sıra kullandığımız kaynakları ve çevresel etkimizi de gözetiyoruz. ‘Yarına Sözümüz Var’ yaklaşımımızla dijital dönüşüm ile yeşil dönüşümü birlikte ele alıyor, kendi altyapımızda edindiğimiz deneyimi farklı sektörlerde kaynak verimliliğini artıran çözümlere taşıyoruz. Türk Telekom olarak teknolojiyi yalnızca bugünün iletişim ihtiyaçlarını karşılayan bir araç değil, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal gelişimine yön veren stratejik bir güç olarak görüyoruz. Güçlü altyapımız, teknoloji birikimimiz ve mühendislik yetkinliklerimizle ülkemizin dijital geleceğini inşa ederken sürdürülebilirliği de iş stratejimizin merkezine yerleştiriyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızdan enerji verimliliği çalışmalarımıza, yerli Ar-Ge projelerimizden sürdürülebilir finansman uygulamalarımıza kadar tüm çalışmalarımızı gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle şekillendiriyoruz. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı COP31’de üstlendiğimiz sorumluluğu da bu vizyonumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Dünya Antalya’da konuşurken o konuşmayı taşıyan hat Türk Telekom hattı olacak. Teknolojinin sunduğu imkânları çevresel ve toplumsal faydaya dönüştürerek sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamayı sürdüreceğiz.”
Şirketten zirveye ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“COP31’in Master Partner ve ‘Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji’ destekçisi olarak organizasyonun dijital altyapısını uçtan uca hayata geçiren Türk Telekom, uluslararası katılımcıların, ülke delegasyonlarının ve basın mensuplarının iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere kapsamlı bir teknoloji altyapısı oluşturdu. 1,1 milyon metrekareyi kapsayan zirve alanında, farklı güzergâhlardan yeni fiber optik bağlantılar tesis edilerek yüksek kapasiteli ve kesintisiz iletişim sağlayacak bir altyapı hazırlandı. Bu kapsamda 1,3 milyon metre fiber optik kablo kullanılarak zirve alanının dünyaya saniyede 400 gigabit kapasiteyle bağlanmasını sağlayacak iletişim altyapısı oluşturuldu. Farklı yönlerden beslenen fiber bağlantılara sahip santral devreye alınırken ihtiyaç hâlinde kapasite artışına imkân tanıyan yedekli sistemler kuruldu. Zirve alanında 1.800 kablosuz erişim noktası oluşturulurken 5G teknolojisini de kapsayan mobil iletişim altyapısını güçlendirmek amacıyla yeni baz istasyonları kuruldu. Veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezlerini içeren bütüncül sistemin de devreye alındığı organizasyonda Türk Telekom, zirve boyunca tüm katılımcılara güvenli, yüksek kapasiteli ve kesintisiz iletişim deneyimi sunmayı hedefliyor. Türkiye’nin teknoloji alanındaki yetkinliğini uluslararası ölçekte ortaya koyan bu çalışmalar, Türk Telekom’un dijital altyapı yatırımlarını sürdürülebilir kalkınma yaklaşımıyla bütünleştiren vizyonunun da önemli bir yansımasını oluşturuyor.
Türk Telekom, dijitalleşmenin sunduğu fırsatları enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı ve çevresel etkilerin azaltılması hedefleriyle birlikte değerlendiriyor. Yeni nesil iletişim altyapılarının geliştirilmesinde enerji tüketiminin azaltılması ve kaynakların verimli kullanılması öncelikli alanlar arasında yer alıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarını artıran Türk Telekom, sabit ve mobil şebekelerinde enerji verimliliği sağlayan yeni nesil teknolojileri yaygınlaştırıyor. Türk Telekom, sürdürülebilirlik stratejisinin önemli bileşenlerinden biri olan yenilenebilir enerji yatırımlarıyla enerji ihtiyacının daha büyük bölümünü temiz kaynaklardan karşılamayı hedefliyor. Türk Telekom’un güneş enerjisi santrallerinin ilk etabı Sivas’ta devreye alındı. Malatya ve Ağrı’da hayata geçirilmesi planlanan yeni santrallerle yenilenebilir enerji kapasitesi toplam 530 MWp kurulu güce ulaşacak. Türk Telekom, güneş enerjisi yatırımlarının yanı sıra baz istasyonlarında yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırırken baz istasyonları ve sabit binalarındaki çatı GES uygulamalarının toplam kurulu gücünü de artırdı. Güneş enerjisi ve şebeke hibrit çözümleri, GES karavan hibrit enerji sistemi ve yeni nesil soğutma teknolojileriyle enerji altyapısında verimlilik sağlayan Türk Telekom, İç Anadolu Bölgesi’nin jeotermal kaynaklarından yararlanmaya yönelik projeler de geliştiriyor.”
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, güneş enerjisi yatırımlarının Türk Telekom’un uzun vadeli enerji stratejisindeki yerini şöyle anlattı:
“FTürkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken altyapımızın bağlantı kapasitesi kadar enerjiyi ne kadar verimli kullandığına ve bu enerjiyi hangi kaynaklardan karşıladığımıza da önem veriyoruz. Şebekemizde enerji verimliliği sağlayan teknolojileri yaygınlaştırırken tükettiğimiz elektriğin daha büyük bir bölümünü yenilenebilir kaynaklardan karşılamak için güneş enerjisi yatırımlarımızı büyütüyoruz. Türk Telekom’un güneş enerjisi yatırımının ilk adımını Sivas’ta attık. 2025 yılı sonunda devreye aldığımız santralimiz, elektrik ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 15’ini karşılıyor. Sivas’ın ardından sırada Malatya’nın Darende ilçesinde kuracağımız santral var. Devreye girdiğinde kurulu güç bakımından Türkiye’nin en büyük üçüncü güneş enerjisi santrali olacak bu yatırımı Ağrı’daki projemiz izleyecek. Üç santralimizle toplam 530 MWp kurulu güce ulaşarak mevcut tükettiğimiz elektriğin yaklaşık yüzde 65’ini güneşten karşılamayı ve karbon salımımızı azaltmayı hedefliyoruz. Böylece şebekemizin uzun vadeli enerji ihtiyacını temiz kaynaklardan karşılamada önemli bir adım atarken Türkiye’nin yeşil dönüşümüne de katkı sağlayacağız. Bu yaklaşımın sonuçlarını sürdürülebilirlik performansımızda da görüyoruz. BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde yer alıyoruz. CDP’nin 2025 değerlendirmesinde iklim değişikliği alanında üst üste ikinci kez en yüksek not olan A’yı aldık. Su güvenliği alanındaki ilk raporlamamızda ise A- notuna ulaştık. İklim ve su yönetimi performansımızla bu yıl CDP Türkiye’nin İklim ve Doğa Konferansı’nda ödüle layık görüldük.”
SÜRDÜRÜLEBİLİR FİNANSMAN BÜYÜKLÜĞÜ 1,1 MİLYAR DOLARA ULAŞTI
Şirketin açıklamasının devamında şöyle denildi:
“Türk Telekom, güçlü finansal performansının yanı sıra yeşil dönüşüm hedeflerini uluslararası sermaye piyasalarından sağladığı sürdürülebilir finansman kaynaklarıyla da destekliyor. 2024 yılında 500 milyon dolarlık sürdürülebilir eurobond, 2025 yılında ise 600 milyon dolarlık yeşil eurobond ihracı gerçekleştiren Türk Telekom, sürdürülebilir finansman araçlarıyla yaptığı ihraçların toplam büyüklüğünü 1,1 milyar dolara taşıdı. Türk Telekom, sağladığı kaynaklarla uzun vadeli yatırım hedeflerini desteklerken finansal sürdürülebilirliği çevresel sorumluluk yaklaşımıyla birlikte ele alıyor. Türk Telekom’un çevresel performansında da önemli sonuçlar elde edildi. 2025 yılında Kapsam 1 ve 2 piyasa bazlı emisyonlarını 2020 baz yılına göre yüzde 35 azaltan Türk Telekom, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. CDP 2025 İklim Değişikliği Programı’nda A notunu koruyan Türk Telekom, ilk kez katıldığı Su Güvenliği Programı’nda A- notu aldı. BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde de yer alan Türk Telekom, sürdürülebilirlik performansını uluslararası standartlar doğrultusunda geliştirmeye devam ediyor. Türk Telekom, dijital teknolojilerin sunduğu imkânları şehirlerin ve üretim süreçlerinin daha verimli, güvenli ve sürdürülebilir hâle gelmesi için de kullanıyor. 5G, yapay zekâ, nesnelerin interneti ve veri analitiği gibi teknolojilerle enerji, ulaşım, çevre ve kamu hizmetlerinde kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlayan çözümler geliştiren Türk Telekom, akıllı şehir uygulamalarıyla şehirlerin enerji tüketiminin daha verimli yönetilmesine ve ulaşım süreçlerinin optimize edilmesine katkı sunuyor.”





