SİYASİ PARTİ GRUPLARI, 2025 YILI BÜTÇESİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLERİNİ DİLE GETİRDİ
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un konuşmasının ardından 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile ilgili siyasi parti gruplarının değerlendirmeleri başladı. Bütçe üzerine değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “Türkiye halklarını, kadınları, emekçileri, gençleri, çocukları selamlıyorum. Onların özgür bir dünyası için, barış içinde yaşayacakları bir ülke için bugün bedel ödeyen cezaevindeki siyasi tutsak yoldaşlarımı, sürgündeki arkadaşlarımı selamlıyorum. Maalesef 2 gazeteci katledildi. Nazım Daştan ve Cihan Bilgin, SİHA’yla katledildi. Kınıyorum, lanetliyorum artık bunlara bir son verin. Bu savaşa, bu katliama bir son verin. Bu SİHA’ları, İHA’ları durdurun diyorum. Ve yine, bugün Ezidilerin Ezi Bayramı, bayramlarını kutluyorum Ezidi halkının. Bu vesileyle Şengal’de katledilen, soykırıma uğrayan Ezidi halkına da buradan selamlarımı, saygılarımı iletiyorum. Bütçe hakkı önemli çünkü birçok şeyin temelini oluşturuyor, bütçenin öyle bir gücü var. Bu gücün farkında olmak lazım; Sayın Erdoğan bunun farkında, o gücü kapmış, kendi lehine, yandaşlarına çok güzel kullanıyor ama o güç mutlaka halkın çıkarlarına, halkın yararına kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.
BAŞARIR: BAHARDA GETİRİN SANDIĞI, YAPALIM SEÇİMİ
CHP Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye’nin ekonomik durumunun kötüye gittiğini ve enflasyon rakamlarının düşmediğini aktardı. Başarır, devlet kurumlarına güven kalmadığını Sayıştay üzerinden örnek göstererek, “Günden güne bu Sayıştay raporlar eriyor. 2019’da, 2018’de, yeni vekil olduğum zaman böyleydi. Mesela, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 199 sayfaydı raporu, bugün 48 sayfa, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2020’de 244 sayfaydı, bugün 76 sayfa. Bugün, kurumlara olan güven ayaklar altında. Bunları hep beraber düşünmeliyiz. Üzülerek söylüyorum, 12 gün boyunca devlet kurumlarının halini anlattık, yargının halini anlattık, emekliyi, işçiyi, ezilen kesimi anlattık. Artık bu gemi yürümüyor arkadaşlar, artık bu işi yürütemiyorsunuz. Kibriniz tüm eleştirilere bir çeper olmuş. Eleştirileri hakaret olarak algılıyorsunuz. Sokağa çıkmıyorsunuz, çarşıya çıkmıyorsunuz, emekliyi bilmiyorsunuz, ezileni bilmiyorsunuz arkadaşlar. O yüzden, gelin uzatmayın, baharda getirin sandığı, yapalım seçimi. Yeni bir cumhurbaşkanı, yeni bakanlar bu ülkeyi refaha çıkarsın diyorum” dedi.
USTA: KÜRTLERİN ARAÇSALLAŞTIRILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ise AK Parti iktidarının 22 yıl boyunca devrim niteliğinde adımlar attığını söyledi. Usta, Türkiye’nin Suriye politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulunmasının ardından, “Yeni şeyler söylememiz gereken önemli bir başlık da hem sınırlarımız içinde hem yakın coğrafyamızda terör sorununu bitirmektir. Bizim Kürt vatandaşlarımızla hiçbir sorunumuz yoktur. Ötekileştirmenin, ayrıştırmanın acısını yakinen yaşamış biri olarak biz iktidarlarımız döneminde hiç kimseyi, hiçbir zümreyi ötekileştirmedik, Türk- Kürt kardeşliğini bozmak isteyenlere fırsat vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Kimlik siyasetinin araçsallaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Aynı metinleri tekrar tekrar okuyarak Kürt vatandaşlarımızın araçsallaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Artık birilerinin de yeni bir şeyler söylemesi gerekiyor. Biz bu konuda özellikle pek çok yenilikler yaptık, yeni şeyler söyledik. Kürtçe ana dilde savunma hakkı verdik, Kürtçe görüşme imkanını sağladık, Kürtçe televizyon, radyo yayınları ve Kürtçe müzikler yayınlanmasının önünü açtık, seçmeli ders olarak Kürtçenin sunulmasını koyduk ve biz bunları ve daha pek çok uygulamayı bir temel hak ve özgürlük olarak sunduk ve pek çok tabuyu da böylelikle yıktık. Bunları yok saymak, değersizleştirmek Kürtler için yapılacak en büyük hatalardan biridir. Bu ülkenin birliği ve beraberliği bizlerin birliği ve beraberliğiyle mümkündür” diye konuştu.
‘AK PARTİ İKTİDARIYLA BİRLİKTE KADINLARIN TOPLUMSAL HAYATTAKİ YERİ GÜÇLENDİ’
Usta ayrıca AK Parti iktidarıyla birlikte başörtüsü sorununun çözüldüğünü söyledi. Usta, “AK Parti iktidarıyla birlikte kadınların toplumsal hayattaki yeri güçlendirilmiştir. Bugün Meclisimizde kadın vekil oranının yüzde 4’lerden yüzde 20’lere çıkmasında AK Parti’nin teşvik edici politikalarının varlığı inkar edilemez. Bu vesileyle, bizleri, kadınları eşit kılan, bu haklarımızı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve milletimize şükranlarımı sunuyorum. Biz onurlu bir mücadele verdik; ne yazık ki hala bunu anlamamak için direnen köhne zihniyetin varlığını da görüyoruz. Bu ülkede bugün bir kadın mücadelesinden, kadın haklarından bahsederken en büyük payı almayı hak eden AK Parti’dir. Bu ülkenin kadınları artık özgürdür, eşittir ve yasaklardan kurtulmuştur. Bunu sağlayan, milletimizin bize olan inancı ve güvenidir, Türkiye Yüzyılı’na olan inancıdır, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a olan inancıdır. Birkaç konuşmacının özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşması sırasında tepki veren gençlerle ilgili olarak söylediklerini ile ilgili bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız o çocuklara, ‘Evladım’ diyerek seslenmiştir. Bu çocuklara yapılan muameleyi doğru bulmadığımızı hepimizin adına büyük bir rahatlıkla söylüyorum. Bu bir yanlış uygulamadır, bunun da takipçisi olacağımızı ve herkesin hakkının ve hukukunun korunması için aynı çabayı ve emeği göstereceğimizi buradan paylaşmak istiyorum” değerlendirmesinde bulundu.
ÖZDAĞ: BURADA BU SÜRECİ YÖNETMESİ GEREKEN KİŞİ CUMHURBAŞKANIDIR
Saadet Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ ise haftalardır bütçe görüşmelerinin sürdüğünü vurgulayarak, “Millet adına karar veren bizlerin yani seçilmişlerin varlık sebebi tam olarak da budur ve onu çevreleyen hukuktur. Demokrasi isteyenler, demokrasiden dem vuranlar; demokrasinin arkasına saklanarak onu yok etmek isteyen bir zümrenin seslerinin gür çıktığı bir dönemdeyiz. Tam olarak, ‘Adı millete, tadı iktidara rejiminin’ her yanımızı kuşattığı, keyfi bir iklimde siyaset yapmaya ve elbette demokrasiyi savunmaya çalışıyoruz. TBMM, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle birlikte rutin bir noterlik faaliyeti yapan bir kuruma dönüştürülmüştür. Bunun en acı örneği de bütçe müzakerelerinde yaşanmaktadır. Ülkemiz açısından maliyeti geri kalan bütün konulardan daha fazla olan bu mevzuda sadece konuşabiliyoruz; o kadar. Anayasa’ya göre yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir, bu bütçeyi yönetecek kişi kendisidir, burada olması gereken kişi de Cumhurbaşkanıdır. Bazı hususlar var ki vekaletle konuşulacak konular değildir, bütçe de bu konuların başında gelir. Bakınız, bütçeler bir hükümetin namusudur. Tüyü bitmemiş yetimin ve esasen bütün bir milletin hakkı, hukuku olan ülkemiz kaynaklarını nasıl ve ne şekilde harcayacağının belgesi, sözü ve vaadidir. Bu bütçe teklifi bir program falan değildir” ifadelerini kullandı.
KAVUNCU: ZULÜM BÜTÇESİNE, ‘HAYIR’ DİYORUZ
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 7’nci bütçesini tartıştıklarını belirterek, “Aslında yeni bir başlayan kabusun habercisi gibi adeta. Nitekim, sistem değiştikten sonra her bütçe adeta bir felaket habercisine döndü. Tabii, bizi felakete götürecek hiçbir teklife bugüne kadar, ‘Evet’ demediğimiz gibi, bu bütçeye de bu zulüm bütçesine de ‘Hayır’ diyoruz. 1.930 trilyon açığın ki daha üç yıl önce bu açık sadece 175 milyardı faiz giderinin 1.950 trilyon olduğu bu zulüm bütçesine elbette ki, ‘Hayır’ diyoruz. Tabii, bununla beraber, Milli İstihbarat Teşkilatımızın, Milli Savunma Bakanlığının, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının bütçelerine, ‘Evet’ dedik, onu da buradan vurgulamak isterim. Meclisin bütçeyi değiştirme hakkı yeni sistemle elinden alındı. Bütçe kanun teklifinin reddedilmesinin zaten herhangi bir pratik sonucu da yok. Yani milletin kendi parasını kullanma hakkı elinden alınmış, milli iradenin en önemli unsuru olan bütçe hakkı gasbedilmiştir. Milyonların hayatını ilgilendiren her bir bakanlık bütçesi çok dar bir zamanda ve son derece verimsiz bir ortamda görüşüldü. Muhalefetin net sorularına ya kaçamak cevaplar verildi ya da hiç cevaplanmadı” diye konuştu.
KALAYCI: ASGARİ ÜCRETİN AÇLIK SINIRININ ÜZERİNDE BELİRLENECEĞİNE İNANIYORUZ
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanun Teklifi’nde yer alan gelir kalemlerini açıkladı. Kalaycı, asgari ücret tartışmalarına ilişkin ise “2025 yılına dair asgari ücretle emeklilerin ve kamu çalışanlarının aylıklarına yapılacak artışlar merakla beklenmektedir. Net asgari ücret 2023 yılında yüzde 107,3; 2024 yılında yüzde 49,1 oranında artırılmıştır. Asgari ücret tarihi bir reformla 2022 yılından itibaren vergi dışı bırakılmış ve tüm çalışanların asgari ücret kadar gelirine vergi istisnası getirilmiştir. Net asgari ücret ilk defa 2019 yılı ocak ayında açlık sınırının üzerine çıkmıştır. Müteakip 5 yılın dördünde de bu durum sürdürülmüştür. Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2025 yılına dair net asgari ücretin de açlık sınırının üzerinde belirleneceğine ve çalışanların geçim şartlarının göz önünde bulundurulacağına inanıyoruz” dedi. (DHA)
