TBMM Başkanı Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye sürecini başarıyla sonlandıracağız

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye sürecini başarıyla sonlandıracağız

📅 05.11.2026 14:27 🕐 45 dakika önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
Aybala MELEK-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye hedefiyle başlattığımız bu süreci inşallah başarıyla sürdürüyoruz, başarıyla da sonlandıracağız. Nasıl terör Türkiye'nin ilk asrının en önemli sorunu ise Terörsüz Türkiye de Türkiye'nin ilk asrının en büyü

Aybala MELEK-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye hedefiyle başlattığımız bu süreci inşallah başarıyla sürdürüyoruz, başarıyla da sonlandıracağız. Nasıl terör Türkiye'nin ilk asrının en önemli sorunu ise Terörsüz Türkiye de Türkiye'nin ilk asrının en büyük projesidir. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz, sonuç alacağız ve artık terör bütün unsurlarıyla, bütün etkileriyle Türkiye'nin gündeminden kalkacaktır" dedi.

İletişim Başkanlığı tarafından 'Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası'nın tanıtım programı düzenlendi. İletişim Başkanlığı Konferans Salonu'nda düzenlenen programa; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve davetliler katıldı. Burada konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Bu ülkede yaşayan Türkler, Kürtler, Araplar, diğer etnik unsurlar; hepimiz asırlardır bu ülkede yaşıyoruz; birlikte, beraberce yaşıyoruz. Diğer çatışma çözümlerinde göründüğü gibi burada herhangi bir şekilde dini ya da mezhebi anlamda çatışmaların olduğu bir süreçten geçip gelmedik. Türkler ve Kürtler yan yana, asırlardır beraber yaşamış olan bir millettir. Aynı toprağın, aynı medeniyetin, aynı geleneğin, aynı göreneğin insanlarıyız" dedi.

'AYRIŞMAYI ORTADAN KALDIRAN İRADEYİ TÜRKİYE ORTAYA KOYUYOR'

Kurtulmuş, meselenin Türkler ve Kürtler arasında olmadığını asıl meselenin coğrafyayı şekillendirmek isteyen emperyalistlerin projesi olduğunu dile getirerek, "Cetvellerle çizdikleri sınırların içerisinde bu ülkelerin insanlarını hapsetmek istemişler, birbirlerinden ayırt etmeye çalışmışlardır. Hatta öyle ki aynı aşiretin mensuplarının bir kısmı mesela Suruç'ta kalmış, diğer kısmı Kobani'de kalmıştır. Yine aynı şekilde bir kısmı Kamışlı'da kalmış, bir kısmı başka bir tarafta kalmıştır. Dolayısıyla şimdi bu ayrışmayı ortadan kaldıran iradeyi Türkiye ortaya koyuyor. Cumhuriyet tarihimizin birinci asrı geride kaldı. Birinci asrın en önemli, en zor, en yakıcı sorunu Türkiye'deki bu terör meselesiydi. Yaklaşık 50 yılımızı heba ettiğimiz bir süreçten bahsediyoruz. On binlerce insanımızın öldüğü, binlerce insanımızın şehit olduğu, aynı şekilde Türkiye'nin bütün kaynaklarının heba edildiği bir süreçten bahsediyoruz ama en önemlisi, terör vesilesiyle bu ülkenin geleceğe dair umutlarının da ortadan kaldırıldığı dönemleri yaşadık, büyük bir bedel ödedik. Şimdi bu en ağır sorunu ortadan kaldırmak için Terörsüz Türkiye hedefiyle başlattığımız bu süreci inşallah başarıyla sürdürüyoruz, başarıyla da sonlandıracağız. Nasıl terör Türkiye'nin ilk asrının en önemli sorunu ise Terörsüz Türkiye de Türkiye'nin ilk asrının en büyük projesidir. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz, sonuç alacağız ve artık terör bütün unsurlarıyla, bütün etkileriyle Türkiye'nin gündeminden kalkacaktır" diye konuştu.

'ÖRGÜT SİLAH BIRAKMAYI İSTEMESE TERÖRSÜZ TÜRKİYE’DEN BAHSEDİLEMEZDİ'

Kurtulmuş, PKK terörünün bitirilmesi için geçmiş dönemlerde de çalışmaların yapıldığını ancak sonuç alınamadığını belirterek, Türkiye’nin bugün bu süreci başarıyla yürütebilmesinin faktörlerini altı ana başlıkta anlattı. Kurtulmuş, "Ülkenin siyasi liderleri bu sorunu çözmek istemesine rağmen terör ve savaş baronları bu sorunun devam etmesini istediği için ne yazık ki bu sonuç elde edilememişti. Şimdi tam da böyle bir dönemde nasıl Türkiye bu noktaya geldi ve niye şimdi sonuç alıyoruz, niye şimdi başarılı adımlar atıyoruz? Bazen devlet ister, millet istemez. Bazen milletin vicdanı ister, aklı ister; devletin bazı unsurları istemez. Türkiye'de terörle mücadele tarihimizde ilk sefer devlet aklıyla millet vicdanı örtüşmüş, üst üste gelmiş ve aynı istikamete, aynı hedefe yürümüştür. Bunun fevkalade önemli olduğunu, eğer devlet aklıyla millet vicdanı bir araya gelmeseydi bu atılan adımların başarıyla atılmasının da çok mümkün olmadığını bir kez daha hatırlatmak isterim. Tam da bu süreçte örgüt silahsızlanmayı, silahları bırakmayı ve örgütsel faaliyetlerini feshetmeyi açık bir şekilde murat etmiş ve bunu beyanlarıyla ortaya koymuştur. Şimdiye kadarki süreçte de örgütün ilk kez bu kadar açık, artık silahlı bir mücadelenin anlamı kalmadığının, örgüte kaynaklık eden ideolojinin, rasyonel sosyalizmin artık geçerliliğini kaybettiği konusunu kamuoyunun önünde açıkça tartışmaktan imtina etmemiştir. Örgütün, özellikle İmralı'nın bu konudaki açık tavırları sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için de önemli adımlardan birisi olmuştur. Dolayısıyla bütün şartlar bir araya gelse, eğer örgüt silah bırakmayı istemese, silah bırakmayı kabul etmeseydi hiç şüphesiz bu adımların hiçbirisi atılamazdı, Terörsüz Türkiye'den de bahsedilemezdi" dedi.

'TÜRKİYE GÜVENSİZ HALE GETİRİLEN BÖLGEDE GÜVENİN ANA UNSURU OLMALI'

Küresel ve bölgesel çatışmaların, gerilimlerin ve savaşların ortaya çıkardığı yeni politik zeminin de süreç için önemli bir faktör olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Bu coğrafyanın temel özelliklerinden birisi ‘bölgesel güvensizlik’ haline gelmiştir. Türkiye tam da böyle bir ortamda elindeki imkanların tamamını seferber ederek iç kalesini tahkim etmek, Türkiye'nin arasına sokulmak istenen fitneleri ortadan kaldırmak için çok ciddi bir kararlılıkla yola çıkmış ve Cumhurbaşkanımızın bundan 2 sene evvel Ahlat'ta dile getirmiş olduğu ‘iç kalenin tahkimi’ süreci fevkalade önemli bir proje olarak ortaya konulmuştur. Bu süre içerisinde İsrail'in saldırgan politikalarının artık bölgedeki bütün ülkeleri hedef alır hale gelmesi de Türkiye'nin gözünü sonuna kadar açmıştır. İsrail'in bu 3 sene içerisinde uğraştığı tek yer sadece Filistin değildir. Filistin halkına karşı zulmü ve soykırımı devam ettiriyor ama aynı şekilde bölgedeki hemen hemen bütün ülkelere karşı silahlı bir saldırının içerisinde olmuştur. Ürdün'ü vurmuştur, Lübnan'ı vurmuştur, Suriye'yi vurmuştur, İran'ı vurmuştur, Yemen'i vurmuştur, hatta ve hatta Katar'ı dahi vurmuştur. Katar'ı vurarak da bütün bölge ülkelerine ‘Ne kadar 100 milyar dolar verirseniz verin, güvenlik satın alamazsınız’ diye de açık bir mesaj vermiştir. Ayrıca Katar'ı vurduğunda da Amerika Birleşik Devletleri'ne ‘Sen bu Körfez'dekilerin paralarının hepsini alsan bile ben istemezsem bunların güvenliğini sağlayamazsın’ mesajını vermiştir. İşte tam böyle bir dönemde Türkiye, bu kadar güvensiz hale getirilen bölgede güvenin ana unsuru olmak mecburiyetindedir" ifadelerini kullandı.

‘PYD/YPG’NİN SURİYE’YE ENTEGRASYONU ÖNEMLİ BİR FIRSATI OLUŞTURMUŞTUR’

Terörsüz Türkiye sürecinde bölgede yaşanan siyasi gelişmelerin Türkiye'nin elini rahatlattığını işaret eden Kurtulmuş, "Biz istesek hepsini bir araya getiremeyeceğimiz birçok uluslararası gelişmenin eş zamanlı olarak gerçekleştiğini görüyoruz; bundan da memnun oluyoruz. Hiç şüphesiz bunun en başında Türkiye'de teröre de önemli bir şekilde destek veren Suriye'nin güvensizliğini ortadan kaldıracak olan gelişme, Suriye'de yeni yönetimin iş başına gelmesiydi. Yeni yönetim kapsayıcı, kuşatıcı, bütün etnik ve mezhebi grupları yeni yönetimin çatısı altında toparlama iradesiyle birlikte kollarını sıvamış; bu çerçevede de Türkiye, Suriye'nin yeni yönetiminin bu iradesine büyük bir destek vermiştir. Bu çerçevede PYD/YPG'nin Suriye yeni yönetimine süratle entegrasyonunun gerçekleşmiş olması, sürecin başarıyla yürütülebilmesi için de önemli bir imkanı, önemli bir fırsatı oluşturmuştur. Ümit ederiz ki şimdiye kadar başarıyla gelen Suriye'deki entegrasyon süreci en kısa süre içerisinde tamamlanır ve Suriye'nin bütün unsurları, Suriye'nin toprak bütünlüğü tanınarak, Suriye'nin egemen yapısı korunarak Suriye'deki bütün etnik, dini ve mezhebi unsurların temsil edildiği demokratik bir Suriye'nin inşası mümkün olur. Bu yolda atılan adımlar Türkiye'nin de ciddi şekilde elini rahatlatmış, Türkiye'nin Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge hedefine ciddi bir katkı sunmuştur" değerlendirmesinde bulundu.

‘SURİYE, IRAK VE İRAN’DAKİ GELİŞMELER TÜRKİYE’DEKİ GELİŞMEYE KATKI SUNDU’

Kasım ayı başında Irak Merkezi Hükümeti’nde bütün farklı unsurların uzlaştığı konulardan birisinin uygulamaya konulduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "O da Irak'ta Merkezi Hükümet dışında, yani legal unsurların dışında hiçbir milis grubun içerisinde silahların olmamasıdır. Bu çerçevede birçok grup, silahsızlanma süreciyle ilgili adımlarını atmış; bunlardan birisi de bizi de yakinen ilgilendiren Mahmur-Sincar bölgesindeki PYD, PKK, KCK unsurlarının silah bırakma töreni; silah bırakma çalışmaları başlamış ve hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bütün bunlarla, bütün bu bölgedeki gelişmeler ciddi bir şekilde Türkiye'nin elini kuvvetlendirmiştir. Ayrıca Amerika-İsrail'in İran'a karşı gerçekleştirdiği saldırılarla birlikte İran'ın kuzeybatısında yer alan Kürt bölgelerinde isyanın başlatılmasıyla ilgili bazı istihbarat birimlerinin ortaya koyduğu çabalar tamamıyla başarısız olmuş ve İran'da da herhangi bir şekilde ayaklanma süreci başlatılmamıştır. Bütün bunların hepsinin; hem Suriye'deki hem Irak'taki hem İran'daki gelişmelerin de Türkiye'deki gelişmeye önemli katkı sunduğunu açıkça ifade etmek gerekir" dedi.

‘MECLİS’TE İZLEME KOMİSYONUNU KURACAĞIZ’

Sürecin başarısına katkı sağlayan bir diğer meselenin ise Türkiye siyasetindeki partilerin sürece destek olması olduğunu kaydeden Kurtulmuş, "467 sadece bir rakam değildir. 467, 'Türkiye'de devlet aklı, millet iradesi bir araya geldi' dediğimiz tam da bu durumun yansımasıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bu kadar büyük bir ittifakla bir yasa kabul edilmiş değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 467 milletvekilinin 'evet' oyu aslında 'Biz bu süreci tamamıyla bitirmeyi istiyoruz, samimiyetle bu sürecin bitmesi için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getiriyoruz' anlamındadır. Önümüzdeki günlerde yine büyük bir istişareyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde millet iradesi adına süreci kontrol ve takip edecek bir izleme komisyonunu kuracağız ve faaliyetlerine başlayacak. İzleme komisyonunun görevi hiç şüphesiz millet adına süreci bütünüyle takip etmektir. Dünyadaki çatışma çözümleri örneklerinin hemen hemen tamamında bir üçüncü göz söz konusudur. Ya başka bir devlettir ya başka bir uluslararası kuruluştur. 'Türkiye Modeli' adını verdiğimiz bu modelde ise bir üçüncü göze yer verilmemiş; birinci göz de ikinci göz de üçüncü göz de milletin bizatihi kendisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi olmuştur" diye konuştu.

‘KARDEŞLİK DİLİNİ KULLANMA ZAMANIDIR’

Kurtulmuş, "İçeriden ya da dışarıdan terörün bitmemesi için çaba sarf edenlerin, hatta toplumsal irade bu kadar yüksekken bu çabalarını açık açık göstermeyip sinsi sinsi bu sürecin devam etmesi için çaba sarf edenlerin olduğunun farkındayız. Provokasyonlara karşı dikkatli olmak ve halkımızın uyanık olmasını temin etmek durumundayız. Herkes kullandığı dile ve kullandığı üsluba dikkat etmek mecburiyetindedir. Hiç kimse bu memlekette herhangi bir siyasi nedenle, herhangi bir etnik nedenle, herhangi bir mezhep, meşrep nedeniyle ayrılıkçılık sözlerine asla dalmasın, asla ayrılıkçı fikirlerin peşinde koşmasın. Artık ayrılıkçılığın Türkiye'ye hiçbir şey kazandırmadığı acı bir bedel ödenerek ortaya konulmuş, ispat edilmiştir. Şimdi ayrılıkçı dil kullanma zamanı değil, birlikte barış içinde yaşayacak kardeşlik dilini kullanma zamanıdır. Buna mukabil hiç kimsenin de herhangi bir etnik ya da dini gruba, herhangi bir siyasi farklılığı taşıyan gruba ayrımcı bir dille konuşmasına da müsaade etmememiz lazım. Belki bazıları ‘Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge’ anlatımını bir slogan olarak gördüler. En kısa süre içerisinde Allah'ın izniyle bu bölge, birbirleriyle sınırlarıyla ayrılan ama gönülleri ayrılamayan bölge halkları yeniden bir ve beraber olarak yoluna devam edecektir" ifadelerini kullandı.

DURAN: İMKANLARIMIZI BÖLÜCÜ ZİHNİYETİN UĞURSUZ PROJELERİNE KURBAN ETMEK İSTEMİYORUZ

İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise "Terörün sona ermesi, elbette başlı başına büyük bir hedef ve kazanımdır. Fakat bizim gelecek tasavvurumuz bundan ibaret de değildir. Asıl mesele, terörün gölgesinden kurtulan bir Türkiye’nin sahip olduğu imkanları nasıl değerlendireceği, toplumsal bağlarını nasıl güçlendireceği ve gelecek nesillere nasıl bir ülke bırakacağıdır. Güvenliğin kalıcı huzura, huzurun toplumsal bütünleşmeye, toplumsal bütünleşmenin de ortak refah ve kalkınmaya dönüştüğü bir gelecekten bahsediyorum. Bugün artık değişen bölgesel ve küresel şartların yoğun bir dış politika konsantrasyonu gerektirdiği günlerdeyiz. Bizler daha fazla insan kaynağımızı, enerjimizi, imkanlarımızı bölücü zihniyetlerin 'uğursuz projelerine' kurban etmek istemiyoruz. Bizler artık üretim ve refah için çalışmak istiyoruz. Bölgesel krizler artarken, Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği ‘iç cephenin tahkimi’ bu müşterek gelecek için vazgeçilmezdir. Toplumsal huzurumuz, dış gelişmeler karşısında en büyük direncimiz olacaktır" dedi. (DHA)

FOTOĞRAFLI

Emine Erdoğan'dan Güney Kore ziyaretine ilişkin paylaşım
Sıradaki Haber
Emine Erdoğan'dan Güney Kore ziyaretine ilişkin paylaşım
Etiketler: #Ankara #Politika

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler