Samsun protokolü, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle mesajlar yayımladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, “Demokrasi mücadelemizin en önemli kırılma noktalarından biri olan 15 Temmuz, kendisine boyunduruk vurmak isteyenlere ve karanlığa teslim olmayan aziz milletimizin fedakârlığı ve cesareti sayesinde bir zafere dönüşmüştür. Darbe teşebbüsü ve işgal girişimi karşısında milletimizin o gece sergilediği direnişle, hainler hayal etmedikleri bir sonla karşılaşmıştır.
45 yıldır devletimizin kılcal damarlarına sızan, gözü dönmüş hain terör örgütü FETÖ’nün bundan tam 4 yıl önce 15 Temmuz akşamı başlattığı ve tarihin en büyük ihanetlerinden biri olarak kayıtlara geçen kalkışma, milletimizin cesur karşı koyuşu sayesinde amacına ulaşamamıştır. Bugün, yediden yetmişe milletimizin her bir ferdinin yazdığı o büyük destanı yeniden yüreklerimizde hissediyoruz.
Vatan uğruna bir olan milyonlarca yürek, ölümü öldüren cesaretiyle o akşam kahramanca direnerek tüm dünyaya demokrasi dersi vermiştir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın “Milletimi, illerimizin meydanlarına, havalimanlarına davet ediyorum” çağrısına, vatan aşkı göğsünde kor gibi yanan milletimiz meydanlara inerek, jetleri durdurmak için tarlalarında saman balyalarını yakarak, mermilere kafa tutarak, iman dolu göğsünü kurşunlara siper ederek cevap vermiş ve hainleri birkaç saatte bozguna uğratmıştır.
15 Temmuz; darbenin seyrini değiştiren Ömer Halisdemirlerin, 17 yaşında şehadete gülerek yürüyen Abdullah Tayyip Olçokların, “vatan elden giderse neyimiz kalır” diyerek darbecilere karşı koyan Sevgi Yeşilyurtların destanıdır. 15 Temmuz, sayısız isimsiz kahramanın cesaret hikâyesidir, “uğruna atalarımızın bedeller ödediği vatanımızı, irademizi, demokrasimizi hainlere teslim etmeyiz” diyen kararlılıktır.
27 Mayıs’la başlayan darbeler zincirinin tüm halkaları 15 Temmuz’da kırıldı ve geriye onurlu bir zafer, günlerce gecelerce meydanları dolduran milletimizin Demokrasi Nöbetleri ile iradesine sonuna kadar sahip çıkışı kaldı. O akşam, duruşuyla hepimize cesaret veren, inancımızı daha da perçinleyen Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ile omuz omuza verdiğimiz mücadele ile yalnızca Türkiye demokrasisine değil dünya demokrasi tarihine de örnek olacak bir zafer kazandık.
Hain bombalarla hedef alınan TBMM’nin, tarihinde 2. defa Gazi olduğu 15 Temmuz’da Milletvekillerimizin tek bir ağızdan, milli iradenin tecelligahı Meclis’imize sahip çıkma kararlılığı milletimizin, şehirlerimizin kritik noktalarında nöbet tutmasıyla daha da pekişmiştir. Milletimizin yeniden diriliş destanı olan 15 Temmuz, milletimizi hiçbir tehdidin korkutamayacağının, hiçbir engelin yolundan döndüremeyeceğinin anlaşıldığı bir gün olarak tarihe geçmiştir.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle, canlarını vatan uğruna hiç düşünmeden feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum. Şehitlerimiz ve gazilerimiz kalplerimizdeki mümtaz yerini ebediyen koruyacaktır.”
AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, “Kanla, büyük fedakarlıklarla kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiç bir baskıya, esarete, işgale, ihanete fırsat vermeyeceğini, egemenliğimizin, bağımsızlığımızın vazgeçilmez olduğunu tüm dünyaya 15 Temmuz Günü bir kez daha göstermiştir.
15 Temmuz FETÖ eliyle gerçekleşen büyük bir ihanet ve işgal girişimiydi. Bugün acıyı ve büyük bir gururu bir arada yaşıyoruz. Şehitlerimiz ve gazilerimiz, ülkemize yaşatılanlar büyük acılarımız olarak dururken, dünya da örneği az olan bir direnişin, vatan sevdasının ortaya çıkışının da gurunu yaşıyoruz.
Bu büyük mücadele ruhuna Kurtuluş Savaşı’nda, Çanakkale’de, terörle mücadelelerimizde şahit olduk. 15 Temmuz Zaferimiz de büyük bir fedakarlığın eseridir. Hainliğin ortaya çıktığı o gecede milletimiz yürekleriyle, imanlarıyla, cesaretleriyle, vatan sevgileriyle tanklara, uçaklara, bombalara, silahlara, ihanet şebekelerine karşı durmuştur. Vatanına namahrem elinin uzanmasına Türk Milleti bir kez daha izin vermemiştir.
Allah’a şükürler olsun ki; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliğinde bu ihanet girişimi aziz milletimiz sayesinde geri püskürtülmüştür. 83 milyon vatandaşımız bir olarak, kenetlenerek büyük bir zafer kazanmıştır.
Bu duygu ve düşüncelerle, dördüncü yılını idrak ettiğimiz 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle 15 Temmuz şehitlerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum. Gazilerimize cesaretleri ve fedakarlıkları için şükranlarımı sunuyorum.
Rabbim bir daha ülkemize böyle acılar, ihanetler yaşatmasın.”
İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş, “15 Temmuz Türk milletinin demokrasiye bağlılığını dünyaya gösterdiği benzeri olmayan bir gecedir. Vatan ve millet sevgisini unutmuş, vicdanı kararmış hainlerin planlarına gönüllerindeki vatan sevgisi ve imanla cevap veren bu aziz millet tarihine yakışır bir destan yazmıştır. Milletin iradesi üzerinde başka bir güç olmadığını bütün dünyaya gösteren genciyle yaşlısıyla bütün bir millet göğsünü siper ederek demokrasiye sahip çıkmıştır. Türk milleti bin 500 yıllık Türk-İslam tarihinde örneği olmayan bu hain girişime birçok örneği olan destansı bir zaferle cevap vermiştir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da bu ülkeyi bölmek isteyenlere unutamayacakları bir ders olan 15 Temmuz zaferinde canlarını feda etmiş şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize Allah’tan şifalar diliyorum. Aziz Milletimizin Demokrasi ve Milli Birlik Günü kutlu olsun” ifadelerini kullandı.
Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar ‘‘15 Temmuz darbe girişimi esnasında aziz milletimiz topyekün bir araya gelerek, her türlü farklılıkları kenara itip, ‘ mevzu bahis vatansa gerisi teferruattır’ sözünü eyleme döktüler’’ dedi.
Şehitlerimizi Rahmetle Anıyoruz
15 Temmuz hain darbe girişiminin sene-i devriyesi vesilesiyle bir mesaj yayınlayan Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, “Bugüne kadar vatanımız için canlarını feda eden şehitlerimiz ve 15 Temmuz 2016 Cuma gecesi bizler evlerimizde rahat edelim huzur dolu olalım diye bu ülke için, bayrak için, Millet için şahadet şerbetini içerek şehitlik mertebesine ulaşmış bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnet ile anıyor, önlerinde saygıyla eğiliyorum” dedi.
15 Temmuz’da Aziz Türk Milleti Bir Kez Daha Destan Yazdı
Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine 80 milyon evladıyla 15 Temmuz gecesi vatanına sahip çıkan Aziz Türk Milletinin bir kez daha tarih yazdığına dikkat çeken Başkan Togar, “Canlarıyla, kanlarıyla ellerindeki bayrağıyla toplara tüfeklere göğüs geren, tankların önüne geçen, taşlarla F16 kovalayan Peygamber efendimizin müjdesine mahzar olmuş tarihinin en büyük ve kutlu Milletinin bireyleri bir kez daha canlarıyla büyük bir destan yazdı. Bizler alnı secdeye varanlardan vatan haini olmaz bilirdik. Ama ne acıdır ki Pensilvanyalı bir Amerikan uşağı bu milletin çocuklarından vatan haini de çıkarttı. Zannettiler ki bizler kendi milletine tankla, uçakla saldıran şerefli Türk ordusunun üniformasını çalarak sırtına giymiş bir avuç vahşiden korkar ve kaçarız.
Türk Milleti Tarihi Süreç İçerisinde Birçok İmtihandan geçti
Bu millet ki tarihi boyunca bunun gibi birçok imtihandan Allah’ın izni ve yardımıyla yüzünün akıyla çıkmıştır. Planları çok basitti. Bu ülkeye on beş yılda çağ atlatırken yer yüzündeki bütün mazlumların ümidi olmuş ülkesi ve insanlık için ‘‘bu yola kefenimizle çıktık’’ diyen Cumhurun reisini yani Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı ölü yada diri ele geçirmekti. Böylece bütün hesapları tamamlanacaktı. Ama unuttukları iki şey vardı. Bunların ilki hesapların üstünde bir hesap olduğunu, Allah’ında bir hesabının olduğunu unuttular. İkincisi ise sağcısı solcusu ile Türküyle kürdüyle Başkomutanlarının bir emriyle tankların altına kadar yatacak cesur bu milletin aziz evlatlarını unuttular. Bizler çağlar açıp çağlar kapatan Fatihlerin, Kanunilerin, Alparslanların torunları olarak 15 Temmuz gecesi bütün dünyaya bir demokrasi ve bir milli irade dersi vererek yeni bir çağ daha açtık. Bir kez daha bu yüce ümmetin, bu büyük ve aziz milletin bir ferdi olmayı bizlere nasip eden yüce Allah’a hamd ediyorum. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Milliyetçi Hareket Partisi Samsun İl Başkanı Abdullah Karapıçak, “15 Temmuz 2016 gecesi uzun asırlar boyunca aziz Türk Milletinin unutamayacağı, milli hafızalardan çıkmayacak korkunç hadiselere, saldırılara, vahşet dolu teşebbüs ve tertiplere sahne oldu.
Sonu 15 Temmuz’a varan ve Türk Milletinin bağrına hançer saplamak isteyen işbirlikçi zihniyet, zemin hazırlamak için son yıllarda ülkeyi felakete maruz bırakmaya çalışarak hem içerden hem de dışardan siyasi, ekonomik ve diplomatik dayatmalar kanalıyla ağır operasyonlara imza atmışlardır.
Yıllar boyunca devlete sızarak stratejik ve kritik mevkilere yerleşen ve yerleştirilen, din kisvesi altında yalanlarla yığınak yapan FETÖ, devlet ve toplum hayatının hücrelerine kadar nüfuz ederek Türkiye’nin yıkımı için yıllarca hazırlık içinde olmuştur.
TSK, emniyet, yargı, bürokrasi, siyaset, medya, iş dünyası, üniversite ve diğer eğitim kurumlarıyla birlikte siyasete yuvalanan FETÖ’nün, Türkiye’yi tıpkı bir ahtapot gibi sardığını 15 Temmuz sonrasında çok net bir şekilde gördüğümüz gibi devam eden süreçte de görmeye devam ediyoruz.
Dünyada ve Türkiye’de her noktada yapılanan FETÖ, aynı şekilde bölgemizde ve Samsun’da da yapılanmış, altı ibadet, ortası ticaret, üstü ihanet olan yapılar ile mücadele edilmiş ve halen de edilmektedir. İnanıyoruz ki bu ihanet çetesi FETÖ ile birlikte yol yürüyen, iş tutan, maddi destek sağlayan, büyüyüp yayılmasına vesile olan milyonlarca gencin umutlarıyla oynayan, ticari ve hukuki olarak rakiplerini mağdur eden, ön açan kim olursa olsun gerek mahkemelerde, gerek kamu vicdanında gerek ise tarih karşısında hesap verecektir.
15 Temmuz alelade bir gün değildir. ‘Demokrasiye kastederek ülkeyi işbirlikçilerine peşkeş çekmeyi hedefleyenler, demokrasi ile elde edemeyecekleri milli birliği yok etmeye çalışanların kocaman bu aziz milletten tokat yediği gündür 15 Temmuz.’
Bizler Milliyetçi Hareket Partisi neferleri olarak inancımız, değerlerimiz ülkümüz doğrultusunda yaşayan, yaşadıklarını asla unutmayan, yaşadıklarından bu aziz millete hizmet etmek adına dersler çıkaran, her şeyden önemlisi asla unutmayan, kurumsal bir milli hafızaya sahip insanlarız. Hiç kimse sanmasın ki “bu günler geçer, her şey unutulur”.
Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milleti bölünmez bütünlüğünü kıyamete kadar koruyacaktır. Bu kutlu yolda aziz milletin her şeyi göze alacağını tüm dünya bilmelidir.
Bu duygularla “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nüzü kutluyorum.”
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektör Sait Bilgiç: “15 Temmuz’da Milletimizin Şanlı Mücadelesi; Ferasetin Aymazlığa, Cesaretin Korkaklığa, İdrakin Şuursuzluğa, Samimiyetin Takiyeye, Birliğin Ayrıştırmaya Karşı Zaferi Olmuştur”
15 Temmuz 2016 akşamı; bir milletin fertleri ve evlatları, gücünü önce Cenab-ı Allah’tan ardından kendinden, kendi hür iradesinden ve tercihlerine sahip çıkma kararlılığından alarak Türkiye’nin üzerine çökertilmeye çalışılan karanlık bulutları dağıtmayı başarmıştır.
Milletimizin bu şanlı mücadelesi; aydınlığın karanlığa, cesaretin korkaklığa, kararlı sakinliğin gözü dönmüş azgınlığa, yürekli topluluğun boş cesamete, ferasetin aymazlığa, samimiyetin takiyeye, fedakârlığın bencilliğe, bilgeliğin cühelaya, vatanseverliğin gayrimillîliğe, bilinç ve idrakin şuursuzluğa, birlik ve bütünlüğün ayrıştırmaya-parçalamaya ve nihayetinde yaşamın ölüme karşı mutlak zaferi olmuştur. Bu yaşam, Türkiye Cumhuriyeti’nin milleti ve toprağıyla tek millet, tek bayrak, tek devlet ve tek vatan çatısı altında ilelebet payidar kalmasını simgelemektedir. FETÖ terör örgütünün tüm unsurlarıyla Türkiye’ye saldırıya geçtiği ve kan kusturmaya çalıştığı 15 Temmuz akşamında Türk milletinin onurlu fertleri; kendi yazgısına, iradesine ve Ülkemizin geleceğine sahip çıkmış ve hain darbe girişiminin karşısına topyekûn biçimde dikilerek onun planlayıcılarına ve uygulayıcılarına tarihi bir ders vermiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın o gece televizyon ekranlarından Türk milletine seslenişi, milletimizi kent meydanlarına akın ederek darbeye karşı durmaya çağırması ve bizzat kendisinin milletinin başında sahaya inmesi; iradesine sahip çıkma saikiyle sokaklara akın etmiş insanlarımızı daha da cesaretlendirmiş ve milletimizin kararlılığını daha da katmerleştirmiştir.
Terör örgütü FETÖ’nün menfur darbe girişimine dik duruşumuz ve şanlı mücadelemiz, bir yönüyle Türk milletinin o geceki “duruşu”nu, dirayetini ve davranış biçimini dünya tarihine kazıyan bir olay iken; diğer yönüyle de Türkiye’de sivil siyasete, demokrasiye ve millî iradeye karşı gerçekleştirilen iç ve dış odaklı pespaye manevraların da artık sonsuza dek bertaraf edildiğinin göstergesi olmuştur. Bu yönüyle, 15 Temmuz’un demokrasinin ve millî birliğin günü olarak tanımlanması ayrıca anlamlı ve değerlidir. Öyle ki Türkiye’de artık millet bizzat kendisine ve demokratik süreçler neticesinde kendisinin seçtiklerine yönelen namluları paramparça etmiş, bu namluların sahiplerini tarumar etmiş ve onların arkasındaki şer odaklarının da aklını başından almıştır.
15 Temmuz, sosyolojik yönüyle de kolektif bir ders niteliğine bürünmüştür. Zira milletimizin fertleri; aklını bir başka kişiye teslim etmenin ve nihayetinde mankurtlaşmanın sadece bireysel bağlamda değil, aynı zamanda millet ve devlet bağlamında da ne tür felaketlerle sonuçlanabileceğini yaşayarak ve görerek idrak etmiş ve deneyimlemiştir. Bu noktada fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür; kendi milletinin yüzyıllar içinde oluşmuş/kabul görmüş ortak değerlerini özümseyebilen ve kendi milleti ile hemhâl olabilmeyi başarabilen nesiller yetiştirmenin hayatiyeti daha da net biçimde kavranmıştır.
Bizim, bilim kurumları ve bilim insanları olarak her zaman yaptığımızdan daha fazla biçimde üzerine odaklanmamız gereken husus; çocuklarımızı ve gençlerimizi 21. yüzyılın yeterlilik setleriyle çok daha fazla buluşturmak, bilgi ve teknoloji üretimini çok daha fazla teşvik etmek ve bunun için de girişimcilik kültürünü eğitim süreçlerimizin ve kültürümüzün bir yapıtaşı hâline getirebilmektir. Öte yandan bu yönelim ve becerilerin üzerinde yükseleceği zemin ve öz, millî ve manevi değerlerimizi içselleştirmiş iyi ve ahlaklı insan yetiştirmek olmalıdır. Akıl ve bilim ile millî ve manevi değerlerimizin böylesine buluşturulduğu bir iklim ise insanları âdeta kendi içinde öğüten ve onların akli melekelerini ve idrak kabiliyetlerini hainliğe varacak kadar sekteye uğratan terör odaklarının ve yapılarının habis ağlarından kurtarmaya daha çok muktedir olacaktır. Milletimiz, vatanımız, geleceğimiz ve birliğimiz için bu tabloyu en elverişli biçimde inşa etmek, hepimizin asli vazifelerinin başında gelmektedir.
Bir başka kritik husus ise bütün toplumsal aktörlerin, milletimizin geleceğine ve ülkemizin bölünmezliğine kasteden darbe ve benzeri girişimler karşısında ayrısı gayrısı olmayacak bir sinerjiyle duygu, düşünce ve eylem birliği sergileyebilmesidir. Zira İstiklal Marşı şairimiz Akif’in dile döktüğü bir beyitte vurguladığı gibi “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”
İşte, 15 Temmuz akşamında milletimize kasteden FETÖ’nün ve hain darbe girişiminin karşısında milletimiz, Akif’in işaret ettiği “yüreklerin toplu vurması”nı Türkiye’nin dört bir yanında onurla, cesaretle, azimle, fedakârlıkla ve canı pahasına ortaya koyabilmiş ve bu darbe girişiminin müsebbiplerini alt ederek onları geri püskürtebilmiştir.
Cumhurbaşkanımız bizzat cumhurun başında millî iradeye karşı olan bu ayaklanma ve darbe girişimine harekete geçerken; Meclis de millî iradeyi ve milletin onurunu temsil ettiğinin bilincinden hareketle bombalara karşı dahi duruşunu korumuştur. Vatan evlatları da şehadeti göze alarak ve şehit olarak kurşunlara karşı göğsünü, tanklara karşı bedenini ve hainlere karşı imanını siper etmiştir.
15 Temmuz akşamı; demokrasi kazanmıştır, millî irade sürgit ipotek altına alınmaya karşı şahlanmıştır, Türkiye sonu belirsiz bir karanlığa sürüklenmekten kurtulmuştur, millî birlik ve beraberlik şahikasına ulaşmıştır ve Türkiye tarihindeki darbeler geleneği bir daha geri döndürülemeyecek şekilde tarihin tozlu raflarına kaldırılmıştır. Millet demokratik rüştünü ve ferasetini bir kez daha hem en hassas hem de en güçlü biçimde ispat etmiştir. FETÖ ve bilumum terör ve şer odakları için zaman durmuş, bunların tuzakları alaşağı edilmiş ve Türk milleti, vatanımız ve devletimiz için ise zaman; birliğe, dirliğe, kardeşliğe ve geleceğe doğru akmıştır. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti, bundan sonra da terör ve şer odaklarına zerre fırsat vermeden, yılmadan, azimle mücadele ederek yoluna devam edecek ve gayretle, özveriyle, özgüvenle, çalışarak, paylaşarak, gelişerek, geliştirerek, değer üreterek ve değerlerimizi yeni nesillere aktararak, bilgi ve teknoloji üreterek geleceğe emin adımlarla yürüyecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle “15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü”müzü kutluyor, milletimizin istiklal ve istikbal mücadelesinde şehadete yürüyen tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, vatanını canından aziz bilen gazilerimize sonsuz şükranlarımı sunuyorum.