Plastik Kirliliğinde Alarm: Küresel Üretim 430 Milyon Tona Ulaştı
Dünya genelinde plastik üretimi ve mikroplastik kirliliği giderek büyüyen çevre sorunlarından biri haline geliyor. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Yücel, plastik kirliliğinin önlenmesi için geri dönüşümün yanı sıra üretim ve gereksiz tüketimin de azaltılması gerektiğini belirtti.
Yücel’in aktardığı OECD verilerine göre, 2000 yılında 234 milyon ton olan küresel plastik üretimi, 2024 yılında 430 milyon tona yükseldi. Bu rakam, 24 yılda yaklaşık yüzde 84’lük artış anlamına geliyor.
Plastik üretimi 2060’a kadar üç katına çıkabilir
Mevcut politikaların devam etmesi halinde küresel plastik üretimi ve atık oluşumunun 2060 yılına kadar üç katına çıkabileceğini belirten Yücel, plastiklerin kullanım ömürlerinin ürünlere göre büyük farklılık gösterdiğine dikkat çekti.
Ambalaj ve tek kullanımlık plastikler günler veya aylar içerisinde çöpe dönüşebilirken, ulaştırmada kullanılan plastiklerin ortalama 13 yıl, yapı sektöründekilerin ise 35 yıl veya daha uzun süre kullanılabildiği belirtildi.
Türkiye yılda yaklaşık 10 milyon ton plastik üretiyor
PAGEV’in 2025 yılı Türkiye Plastik Sektör İzleme Raporu’na değinen Yücel, Türkiye’de yıllık plastik mamul üretiminin yaklaşık 10 milyon ton seviyesinde olduğunu söyledi.
Bu üretimin yaklaşık 4 milyon tonunu, yani yüzde 40’ını plastik ambalaj ürünleri oluşturuyor. İç pazardaki plastik mamul tüketiminin ise yaklaşık 8 milyon ton seviyesinde olduğu ifade edildi.
Mikroplastikler suya, toprağa ve besin ağına karışıyor
Çevreye bırakılan plastikler zaman içerisinde güneş ışığı, sıcaklık değişimleri, rüzgar, dalga ve fiziksel aşınmanın etkisiyle daha küçük parçalara ayrılıyor.
5 milimetreden küçük plastik parçacıkları mikroplastik olarak tanımlanırken, daha küçük boyutlara ulaşan parçalar nanoplastik olarak adlandırılıyor.
Lastik aşınması, sentetik tekstil lifleri, boya ve kaplamalar, tarımsal plastikler ve ambalajlar önemli mikroplastik kaynakları arasında gösteriliyor.
Yücel, mikroplastiklerin atmosferden yağmur suyuna, topraktan denizlere ve canlılara kadar çok geniş bir alanda tespit edildiğini, su ortamlarında canlılar tarafından alınarak besin ağı boyunca taşınabildiğini belirtti.
Atık tesisi yangınlarına dikkat
Yücel’in dikkat çektiği bir başka risk ise ormanlık alanların yakınındaki geri dönüşüm ve atık tesisleri oldu.
Bu tesislerde çıkabilecek yangınlarda çeşitli hava kirleticilerinin yanı sıra, özellikle bazı klorlu plastiklerin yanması sonucunda dioksin ve furan gibi kalıcı kirleticilerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.
“Geri dönüşüm tek başına yeterli değil”
Plastik kirliliğinin önlenmesinde yalnızca geri dönüşüme güvenilmemesi gerektiğini vurgulayan Yücel; gereksiz ve tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, yeniden kullanım ve yeniden dolum sistemlerinin yaygınlaştırılması, dayanıklı ürünlerin teşvik edilmesi ve üretici sorumluluğunun güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.





