SON DAKİKA
Özel’den Bahçeli’ye emekli maaşı çağrısı: “Buyursun versin, iki elimizle destekleyelim” • Bakan açıkladı: 3000 personel alım sonuçları açıklandı • Galatasaray 0 Fenerbahçe 2! Süper kupa Fenerbahçe’nin oldu • Trafik cezalarını artıran teklifin ilk iki maddesi geçti • Eski belediye başkan yardımcısı, bıçaklı saldırıda öldürüldü

Neslihan Hancıoğlu: “30 Ağustos Millet İradesinin Gerçek Zaferidir!”

CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve arz talep dengesinin sağlanabilmesi için tarımsal kredilere uygulanan faizlerin bir an önce silinmesi ve mevcut borçların yeniden yapılandırılması için bir kanun teklifi hazırlayarak Meclis Başkanlığı'na sundu. CHP Parti Meclisi Üyesi ve Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, salgın koşulları ve iklim değişikliği nedeniyle Türkiye'nin tarımsal üretim konusunda ciddi risklerle karşı karşıya kaldığının altını çizerek, bu konuda gerekli tedbirlerin bir an önce alınmasını istedi. Hancıoğlu bu kapsamda ilk olarak Türkiye'nin üretim gücünün korunması, dolayısıyla da üreticinin sırtındaki borç yükünün azaltılması gerektiğine işaret ederek, bu amaçla bir kanun teklifi hazırladı. ÜRETİMDEN KAÇIŞI DERHAL DURDURMAK ZORUNDAYIZ Hancıoğlu, teklifinin gerekçesinde şu saptamalara yer verdi: "COVİD-19 salgını süreci göstermiştir ki; tarımsal alanda ülkemizin yeniden üreten, önce kendi insanını doyurabilen sonra da güçlü bir ihracatçı ülke konumuna ilerlemesi son derece büyük önem taşımaktadır. Bu hedefe ulaşabilmemizin yegâne yolu ise tarımsal kalkınma hamlesini başlatmak, üreticimizi desteklemektir. Uzun yıllardır uygulanan ithalata dayalı tarım politikası ve gıda enflasyonunu üretici fiyatları üzerinden baskılama uygulaması, sürekli olarak Türk çiftçisini üretimden vazgeçmeye zorladı. Bu duruma bir de yüksek maliyetli mazot, gübre, tohum, ilaç ve enerji kullanım bedelleri eklenince, üretimden kaçış daha da büyük ivme kazandı. Öyle ki bugün tarımsal üretim niteliği olan yaklaşık 4 milyon hektarlık arazide üretim yapılmıyor. ÇİFTÇİNİN TOPLAM BORCU 130 MİLYAR, FAZİLER ÖDENEMEZ HALDE Bütün bu politikalar, üreticimizin sırtındaki borç yükünü de taşınamaz bir boyuta ulaştırdı. 2019 yılı verilerine göre Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 2 milyon 260 bin çiftçinin bankalara yaklaşık 120 milyar, kooperatiflere ise 10 milyar liralık tarımsal kredi borcu bulunmaktadır. Bu borcun, salgın sürecinin de etkisiyle çok daha yukarılara çıkacağı aşikârdır. Şayet ülke olarak tarımsal üretimimizi sürdürülebilir kılmak istiyorsak; salgın, kuraklık, doğal afetler gibi başkaca olağan dışı süreçlerde ihtiyaç duyulacak gıdaya ve temel gıda hammaddesi olan tarımsal ürünlere erişimde sorun yaşamamak istiyorsak, ivedilikle üreticilerimizin sırtındaki ağır borç yükünü ortadan kaldırmak zorundayız. Bu konuda atılması gereken adımların başında, tarımsal kredi borçlarına uygulanan faizlerin silinmesi ve borç vadelerinin ötelenmesi gelmektedir. Bu nedenlerle, üreticilerimizin T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ile Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçların faizlerinin silinerek, borç anaparalarının yeniden yapılandırılması zorunludur."

“30 Ağustos Zaferi;

Ulusumuzun, karşısına çıkan her engeli kenetlenerek aşacağının tüm dünyaya ilanıdır!

Ulusumuzun, varlığını bütün dünyaya kabul ettirdiği tarihi eşiktir!

İnanç, cesaret ve kararlılığın adıdır!

Eğer gerçekten bir millet iradesi aranıyorsa, o irade 30 Ağustos’tur!

Böyle değerli bir günü coşkuyla kutlamak, vatanını seven herkesin hakkıdır.

Yürütme erki ve onun emrindeki kamu kurumları, vatandaşlarımızın bu haklı isteğini karşılamak,  buna uygun koşulları sağlamakla görevlidir.

Salgın döneminde, Malazgirt Zaferi’nin yıldönümü etkinlikleri için, Okçular Vakfı’nın etkinlikleri için her tedbiri alabilen devletimiz; 30 Ağustos Zafer Bayramı için de aynı koşulları sağlamaktan aciz olamaz.

Halkımızın, sosyal mesafe kurallarına riayet ederek 30 Ağustos’u coşkuyla kutlama isteğini engellemek isteyen anlayış, milli bayramlarımızı değersizleştirmek, milletimizin Cumhuriyete ve onun değerlerine olan bağlılığını yok etmek isteyen zihniyetin ürünüdür.

Bu anlayış “Keşke Yunan galip gelseydi” diyen anlayışın tezahürüdür!

Bu anlayış karşısında asla teslim olmayacak, dün olduğu gibi bugün de yarın da Cumhuriyetimize, onun kuruluş değerlerine ve kazanımlarına sahip çıkacağız.

Bu düşüncelerle, ulusumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyor, Cumhuriyetimizin kurucusu, ordularımızın ebedi başkumandanı büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşları başta olmak üzere, bu topraklar üzerinde özgürce yaşamamızı sağlayan, bu uğurda bedel ödeyen atalarımızı, şehit ve gazilerimizi şükran ve minnetle anıyorum.”

Bu Yazıyı Paylaş