Kanal çalışması sırasında yaşanan ölümde 3 sanık için hapis talebi
Emre ÖNCEL/SAMSUN, (DHA)-SAMSUN’un Tekkeköy ilçesinde su kanalı çalışması sırasında kepçenin altında kalan Metin İdik’in (64) ölümüne ilişkin iddianame hazırlandı. İddianamede; 3 sanığın ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istendi.
Olay, 20 Aralık 2025'te saat 13.00 sıralarında Kibarlar Mahallesi’nde meydana geldi. Yol kenarında su kanalı açılması için çalışma yapan kepçe operatörü Serdar G., gelen araçlara yol verdi. Serdar G., araçlar geçtikten sonra kepçesini tekrar indirip çalışmaya devam etti. Yaklaşık 1 dakika sonra kamyon şoförü İ.M., bir kişinin yerde hareketsiz yattığını görüp kepçe operatörünü durdurdu. Kepçeden inen Serdar G., Metin İdik’i yerde hareketsiz görüp durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan İdik, sevk edildiği hastanede kurtarılamadı. İdik’in, yol kenarındaki evde ikamet ettiği ve 2 çocuğu olduğu öğrenildi.
'EVİNE YEMEĞE DAVET ETTİ'
Soruşturmada kapsamında Serdar G., gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüpheli, ifadesinde, “Saat 12 gibi Metin İdik, bizi evine yemeğe davet etti. Yemekten sonra 13.00 gibi İ.M. ile tekrar çalışmaya gittik. İdik, bizi 30 metre uzaktan izliyordu. 2 araç geldi. Araçların yoldan geçebilmesi için kepçeyi havaya kaldırdım. Sonra tekrar aşağıya indirip, su kanalı açmaya devam ettim. İ.M., bana işaret yaparak önümde birinin olduğunu söyledi. İdik’in yerde hareketsiz yattığımı gördüm. Olay tamamen kazaen gerçekleşti. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum” dedi. Serdar G., çıkarıldığı hakimlik tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Metin İdik’in otopsi raporunda; kesin ölüm sebebinin, genel beden travmasına bağlı kemik kırıkları ile organ yaralanmalarından oluşan iç kanama sonucu meydana geldiği yazıldı.
BİLİRKİŞİ RAPORUNDA 'İHMAL' DETAYI
Olaya ilişkin bilirkişi raporunda, “Belediye Başkanlığı tarafından sunulan cevap dilekçesinde işin 'plansız ve ani gelişen' bir mahiyette olduğu beyan edilmişse de 6331 Sayılı Kanun kapsamında işin rutini veya planlı olup olmaması, işverenin risk değerlendirmesi yapma ve güvenli çalışma alanı oluşturma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Belediyenin ilgili biriminin risk analizi yapmadığı çalışma alanını tecrit etmediği sahada bir gözcü ile işaretçi bulundurmadığı ve olay yerini muhafaza etmediği tespitleri doğrultusunda; 6331 Sayılı Kanun'un 4, 5, 10 ve 11’inci maddelerine aykırı hareket ettiği değerlendirmeleri ile meydana gelen olayda, ilgili belediyenin Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’nın ihmalinin olduğu” ifadelerine yer verildi.
Ayrıca raporda, operatör Serdar G.’nin, sahada 3’üncü kişilerin olduğunu bilmesine rağmen etrafını kontrol etmeden manevra yapması, birim sorumlusu M.G.’nin gözcü ve işaretçi bulundurmaması, İş Güvenliği Uzmanı A.C.’nin ise genel bir risk analizi ile yetinip, mobil ve yüksek riskli bu saha çalışmasına özgü riskleri tanımlamamış ve işverene yazılı bildirimde bulunmamış olması sebebiyle ‘ihmalinin olduğu’ yer aldı.
'İHMALİM VE KUSURUM BULUNMAMAKTADIR'
Belediyede çalışan işçilerin İş Güvenliği Uzmanı olan şüpheli A.C., “Çalışmanın anlık gelişen planlı olmayan bir çalışma olduğu belirtilmiştir. Bu sebeple kazanın olduğu gün, o noktada çalışma olduğundan bilgim yoktu. Bilirkişi raporundaki beyanları kabul etmiyorum. Bilirkişi raporunda belirtilen bu mahalle işe özgü analiz bulunmadığı beyanını kabul etmiyorum. Ek evraklarda sunulan risk değerlendirme raporunda; kazayı önlemeye yönelik maddeler mevcuttur. Ayrıca bilirkişi raporunda belirtilen ‘uzman iş verene işin yapımı aşamasında gerekli önlemleri belirtmekle yükümlüdür’ ifadesindeki eksik iş yaptığım hususunu kabul etmiyorum. Ekte sunulan evraklarda benzer örneklemlerde defaten iş verene bildirim yapılmıştır. Ayrıca sahaya özgü risk analizi eksikliği de ilgili bilirkişi beyanını kabul etmiyorum. Günlük 60-70 civarı çalışmanın olduğu çalışma sahasının tüm Samsun bölgesi olduğu bir çalışma durumunda ve çalışma alanlarının değişiklik gösterdiği her noktada bulunmak mümkün değildir. İş güvenliği uzmanı olarak rehberlik görevimi mevzuatlar doğrultusunda yaptığım yine ekteki evraklarda açıkça ortadadır. Olaya ilişkin herhangi ihmalim ve kusurum bulunmamaktadır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” diye konuştu.
'TEK KUSURLU METİN İDİK’TİR'
Soruşturmaya şüpheli olarak dahil edilen belediyeye bağlı Yol Yapım Bakım ve Onarım Dire Başkanlığı Tekkeköy İlçesi Şube Şefi M.G. de ifadesinde, “Hendek temizliği çalışmalarının başladığı çalışma, güzergahı üzerinde bulunan bütün ev hanelerinin çalışma ekibi tarafından iş güvenliği tedbirleri kapsamında çalışma sahasına yaklaşmamaları konusunda uyarılmıştır. Bu esnada Metin İdik, çalışma alanına tekrar yaklaşmış ve çalışanlar tarafından bu alanda bunmaması konusunda tekrardan uyarılmış ve şahıs da olay yerinden uzaklaştırılmıştır. Çalışmaya 12.00’da araçların trafiği engellemeyecek şekilde park edilmesi ile birlikte ara verilmiştir ve yol trafiğe açılmıştır. Sonrasında Metin İdik, öğle yemeği için çalışma ekibindeki arkadaşları mahalle muhtarını evine davet etmiştir. Aynı gün 13.00 sıralarında tekrardan gerekli tedbirler alınarak çalışma devam etmiştir. Olayın gerçekleşmesinde tek kusurlu tüm ikazlara rağmen olay yerinden uzaklaşmayan Metin İdik olup ne benim ne de çalışanlarımın bu olayda herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Bu nedenle bilirkişi raporuna itiraz etmekteyim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
İDDİANAME HAZIRLANDI
Dosyaya ilişkin soruşturma, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tamamlandı. İddianame; Samsun 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi. İddianamede, 3 sanığın ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istendi. Ayrıca iddianamede, “Şüpheliler ifadesi, müştekilerin beyanı, tanık beyanları, ölü muayene tutanağı, kolluk tutanakları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında, şüphelilerin yukarıda izah edildiği şekilde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmek, sorumluluklarını ihmal etmek suretiyle Metin İdik'in ölümüne sebebiyet verdikleri, söz konusu ölüm olayında kusurlu oldukları, üzerlerine atılı TCK'nin 85/1.maddesinde tanımlı ‘Taksirle öldürme’ suçunu işledikleri, şüpheliler hakkında üzerlerine atılı suçtan kamu davası ikame etmeye yeter düzeyde şüpheyi oluşturan delilin elde edildiği anlaşılmakta” ifadelerine yer verildi. (DHA)
FOTOĞRAFLI




