1- BAKIRKÖY’DE 30 MİLYON DOLARLIK HIRSIZLIK İDDİASI: 3’ÜNCÜ DENEMEDE ÇALMIŞLAR
Ali AKSOYER-Hasan YILDIRIM/İSTANBUL,(DHA)- BAKIRKÖY’de sitenin otoparkında 2 araçtan çalındığı belirtilen 30 milyon dolarla ilgili soruşturmada gözaltına alınan şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Olayın organizatörü olduğu iddia edilen Kemal K., evinde bulunan 1 milyon 670 bin 500 doların kendi parası olduğunu bir süre önce ziynet eşyalarını sattığını iddia etti. Tüm şüpheliler hırsızlık yaptıkları iddialarını kabul etmezken, şüphelilerden Resul S.’nin ifadesinde bazı çuvallar gördüğünü ancak içinde para olup olmadığını bilmediğini söylediği öğrenildi. Soruşturma sonucunda şüphelilerin daha önceden 2 kez girişimde bulunduklarını 3’üncü gelişlerinde hırsızlığı gerçekleştirdikleri ortaya çıktı.
Şenlikköy Mahallesi’nde bulunan ve 24 saat güvenlikle korunan bir sitede 11 Şubat’ta meydana gelen olayda iddiaya göre, sitede yaşayan ve Kapalıçarşı’da döviz bürosu işleten Bilal Durmaz, iş yerinden aldığı 30 milyon doları yaşadığı sitenin otoparkında bulunan 2 araca çuvallarla koydu. Daha sonra 4 kişi araçla siteye girdi ve otoparka indi. Şüpheliler, otoparktaki 2 aracın bagajını ve camlarını kırarak içinde dolarların olduğu çuvalları çalıp kaçtı. Gece saatlerinde otoparka inen Bilal Durmaz, araçlarının kapı ve camlarının kırık olduğunu ve çuvalların çalındığını fark ederek polise haber verdi. Durmaz, ihbar üzerine olay yerine gelen polis memurlarına çuvalların içerisinde 30 milyon dolar olduğunu söyledi. Sitede ve otoparkta inceleme yapan polis, 4 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada ihbarı yapan Bilal Durmaz’ın, İBB’ye yönelik yolsuzluk iddianamesinde adı ’emanetçi’ olarak geçen Taç dövizin sahibi Atilla Durmaz’ın oğlu olduğu belirlendi. Bakırköy’de yaşayan Bilal Durmaz’ın, iş yerini taşıdığı iddiasıyla 100 dolarlık banknotlardan oluşan 30 milyon doları 3 aydır sitenin otoparkındaki iki aracın bagajında beklettiği öğrenildi. 11 Şubat günü sahte plakalı bir araçla siteye giren şüpheliler, 15 dakika içinde 2 aracın camlarını kırarak bagajdaki 300 kilogram ağırlığındaki 10 çuval parayı kendi araçlarına yükleyip kaçtı.
3 İLDE OPERASYON
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın ardından İstanbul emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Teknik ve fiziki takibin ardından araç içerisindeki paraları çaldığı ve hırsızlık organizasyonunun içerisinde olduğu değerlendirilen şüphelilere operasyon yapıldı. İstanbul, Antalya ve Kocaeli’nde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 11 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda ise 1 milyon 670 bin 500 dolar, 13 bin 200 lira, 860 adet Ecstacy Hap, 2 ruhsatsız tabanca ve 1 kurusıkı tabanca ele geçirildi.
11 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Asayiş Şube Müdürlüğü’nde ifade işlemleri 4 gün süren şüpheliler, bugün geçirildikleri sağlık kontrolünün ardından Bakırköy Adliyesine sevk edildi.
Öte yandan yakalananlar arasında Kemal K.’nın evindeki güvenlik kamera görüntülerini sildikleri iddia edilen site yöneticisi ve güvenlik görevlilerinin bulunduğu öğrenildi.
30 MİLYON DOLARI 3’ÜNCÜ DENEMEDE ÇALMIŞLAR
Hırsızlık Büro Amirliğinin yaptığı soruşturmada polis şüphelilerin olaydan 4 gün önce lüks bir araçla aynı siteye gelerek hırsızlık girişiminde bulunduğunu ancak başarılı olamadıklarını tespit etti. Olaydan 2 gün önce yine gelen şüphelilerin ortamın müsait olmaması üzerine bir şey almadan otoparktan ayrıldıkları tespit edildi. 3’üncü kez siteye gelerek bir site sakinin otomobilinin peşinden içeri giren şüphelilerin hırsızlık olayını gerçekleştirerek kaçtıkları belirtildi.
‘EVDE BULUNAN PARA BENİM PARAMDI’
Asayiş şube müdürlüğünde sorgulanan şüphelilerden olayı organize ettiği iddia edilen Kemal K.’nın poliste verdiği ifadesinde suçlamaları kabul etmediği öğrenildi. Evinde bulunan 1 milyon 675 bin doların kendi parası olduğunu iddia eden Kemal K.’nın bir süre önce altın ziynet eşyalarını bozdurduğunu, ticaretten doğan kazançlardan elde ettiği parayı evde tuttuğunu söylediği öğrenildi.
BİR KİŞİ BAZI ÇUVALLAR GÖRDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ
Polis tarafından sorgulanan diğer şüpheliler de hırsızlık iddialarını kabul etmedikleri öğrenildi. Şüpheliler arasında bulunan Resul S.’nin ise ifadesinde bazı çuvallar gördüğünü ancak içinde para olup olmadığını bilmediğini söylediği belirtildi.Yetkililer olayla ilgili soruşturmanın derinleştirilerek sürdüğünü çalınan paranın bulunması için operasyonların aralıksız sürdüğünü söylediler. (DHA)
Görüntü Dökümü:
—————
-Şüphelilerin adliyeye sevki
ARŞİV
===========
2- ‘UYUŞTURUCU’ SORUŞTURMASI KAPSAMINDA ŞARKICILARIN DA ARALARINDA OLDUĞU 19 KİŞİ GÖZALTINDA
Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- ÜNLÜLERE yönelik ‘uyuşturucu’ soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda aralarında Kaan Tangöze, Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Adem Kılıçcı’nın da aralarında bulunduğu 19 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ünlülere yönelik ‘uyuşturucu’ soruşturması kapsamında, ‘Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak’, ‘Kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak’, ‘Fuhşa teşvik ve aracılık etme’ ve ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak’ suçları kapsamında 25 kişiye yönelik operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında 19 şüpheli gözaltına alındı.
ÜNLÜLER GÖZALTINDA
Operasyonda, şarkıcı Murat Dalkılıç, şarkıcı Kaan Tangöze, oyuncu İsmail Hacıoğlu, boksör Adem Kılıçcı, Furkan Koçan, iş adamı ve ‘Terzi’ isimli mekanın işletmecisi Hakan Tunçelli, Murat Cevahiroğlu, Barış Talay, Hakan Kakız, Kemal Doğulu, Murat Öztürk, Alihan Taşkın, Tolga Sezgin, Ramazan Bayar, Aygün Aydın, Buse Görkem Narcı, gözaltına alındı.(DHA)
Görüntü Dökümü:
——————–
ARŞİV
-Kaan Tangöze’nin görüntüsü
-Murat Dalkılıç’ın görüntüsü
-Kemal Doğulu’nun görüntüsü
==========
3- SULTANGAZİ’DE AİLESİ 14 YAŞINDAKİ MELİSA’NIN KAÇIRILDIĞINI ÖNE SÜRDÜ: ARAYIP BAŞLIK PARASI TEKLİF EDİYORLAR
Baran AKKAYA-Emin YEŞİL/İSTANBUL,(DHA) – SULTANGAZİ’de babaannesine gitmek için annesinden izin alıp evden çıkan 14 yaşındaki Melisa B.’den haber alınmayınca aile polise başvurdu. Melisa aranırken, baba Aykut B’yi halasının oğlu aradı. Arayan kişi Aykut B.’ye ‘oğlum kızınla evlenmek istiyor, birlikte eve geldiler’ diyerek ‘başlık parası’ teklif etti. Anne Yağmur B. “3-4 kişi geliyor kızımı kaçırıyor. Ufacık kızdan nasıl anne olur” dedi. Baba Aykut B., “Beni tehdit ediyorlar, ‘Eğer kanallara çıkarsan sana zarar veririz, kızına zarar veririz’ diyorlar. Başlık parası teklif ediyorlar” diye konuştu.
Sultangazi’de Melisa B. 14 Şubat günü annesinden izin alarak babaannesinin evine gitti. 1 gün sonra babaannesinin evinden ayrılan Melisa’dan haber alınamadı. Aile polise ihbarda bulundu. Bu sırada Melisa’nın babası Aykut B.’yi halasının oğlu aradı. Arayan kişi, Melisa’nın oğluyla sevgili olduğunu evlenmek istediklerini, kabul ederlerse ‘başlık parası’ ödeyeceklerini söyledi. Aile ise akrabaları tarafından Melisa’nın ikna edilip kaçırıldığını öne sürdü.
‘UFACIK KIZDAN NASIL KADIN OLUR’
Anne Yağmur B., “2-3 gündür ben kızımı göremiyorum. Yapanlarda yabancı değiller, eşimin halasının çocukları. Ufacık kızdan nasıl kadın olur, ben bir anneyim siz söyleyin? Ufacık kızdan nasıl bir anne olur, siz söyleyin. Saat 21.00-22.00 sıralarında ben nenemin evine gideceğim dedi. Bende izin verdim, kal dedim. Her zaman yolluyordum. Eşyalarını kıyafetlerini aldı. Arkadaşını alet etti, ‘Arkadaşım Nisa ile hamama gideceğim’ dedi. Kızı kandırmışlar aklına girmişler, 3-4 kişi geliyor kızımı kaçırıyorlar. Ninesinin evinin önünden kaçıyorlar. ‘Bir aydır konuşuyorlar’ dediler. Benim kızım 14 yaşında cahil, ne bilebilir ki siz söyleyin” ifadelerini kullandı.
‘BENİ ARAYARAK BAŞLIK PARASI İÇİN BENİ TEHDİT EDİYORLAR’
Melisa’nın babası Aykut B., “14 yaşındaki kızımı kaçırdılar ve beni tehdit ediyorlar. Beni arayıp başlık parası teklif ettiler. Benim kızımı Hamza B., Efe B. ve Aslan G. gelip götürdü. Babaları beni arayarak başlık parası teklif etti. Beni tehdit ediyorlar, ‘Eğer kanallara çıkarsan sana zarar veririz, kızına zarar veririz’ diyorlar. Bunlar benim halamın oğlu. Kaçıran kişinin babası ise benim amcamın oğlu. Cumhurbaşkanım size yalvarıyorum kızımı kurtarın. Bana para teklif ediyorlar. Hangi baba kızını parayla satar. Benim kızımı aldılar. Ben kızımın ismini koluma yazdım, o benim ilk göz ağrım. Bunların ceza almasını istiyorum. 12-13 yaşındaki bir kız çocuğu nasıl bir evlilik yapabilir, adalet yerini bulsun” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
————–
-Melisa Barık’ın fotoğrafları
-Evden detaylar
-Aykut Barık ve Yağmur Barık ile röportaj
===========
4- ARNAVUTKÖY’DE TARTIŞTIĞI KARDEŞİNİ SİLAHLA ÖLDÜRDÜ
Taylan ERGÜN- Canan İLARSLAN/ İSTANBUL, (DHA)- ARNAVUTKÖY’de iki kardeş arasında çıkan tartışma cinayetle bitti. İddiaya göre Uğur Özyurt, tartıştığı kardeşi Burakcan Özyurt’u silahla vurarak öldürdü.
Olay, dün gece saatlerinde Haraççı Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Uğur Özyurt ile kardeşi Burakcan Özyurt arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Kavga sırasında Uğur Özyurt’un yanında bulunan silahla kardeşi Burakcan Özyurt’a ateş açtı. Ağır yaralanan Burakcan Özyurt, olay yerinde hayatını kaybetti.Uğur Özyurt’un kaçtığı öğrenilirken, ihbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi aldı. Polis ekipleri kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
———-
-Burakcan Özyurt’un fotoğrafları
-Uğur Özyurt’un fotoğrafı
===========
5- NİŞANTAŞI’NDA BAŞINA SIVA PARÇALARI DÜŞEN ÇOCUK YARALANDI; KURTULAN ENGELLİ ADAM: DEHŞET İÇİNDEYDİM
Doğan Can CESUR / İSTANBUL, (DHA) – NİŞANTAŞI’nda kaldırımda yürüyen 17 yaşındaki Ö.A.D.’nin üstüne okul binasının duvarından kopan beton parçaları düştü. Neye uğradığını şaşıran çocuk başından yaralanırken, tekerlekli sandalyede kitap satan fiziksel engelli Erdal Yalçın, ölümden şans eseri kurtuldu. Olay anı güvenlik kamerasına yansırken, hastaneye kaldırılan çocuk tedavi altına alındı. Olayla ilgili konuşan engelli Erdal Yalçın, “Dehşet içindeydim, yukarıdan birşeyler düşmeye başladı. Şok halindeydim” dedi. Penbe Akdağ ise, “Başından kan gelmeye başladı. Okullar açık olsaydı facia olurdu” ifadelerini kullandı.
Olay, 14 Şubat Cumartesi günü saat 14.00 sıralarında Nişantaşı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre okul binasındaki sıva parçaları binadan koparak aşağı düşmeye başladı. Bu sırada kaldırımda yürüyen Ö.A.D.’nin üstüne kopan sıva parçaları düştü. Neye uğradığını şaşıran çocuk başından yaralandı. Parçaların düştüğü kaldırımda tekerlekli sandalyede kitap satan engelli Erdal Yalçın ise yara almadan kurtuldu.
ÇOCUK BAŞINDAN YARALANDI; ENGELLİ ERDAL YALÇIN KURTULDU
Olay yerine ihbar üzerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini olay yerinde yaptığı çocuk, ambulansla Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Çocuğun hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi. Olay anı ise güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Çocuğun tedavisinin ardından şikayetçi olacağı öğrenildi. Sıva parçalarının düştüğü kaldırım ise, zabıta ekipleri tarafından şerit çekilerek kapatıldı.
‘OKUL AÇIK OLSAYDI FACİA OLURDU’
Olayla ilgili konuşan Penbe Akdağ, “Belediye otobüsü geçti. Ben de belediye otobüsüne motosiklet çarptığını sandım. Sonra ‘Pat’ diye ses çıkınca baktım orada bir çocuk başını tutuyordu. O anda birşey yoktu sonra başından kan gelmeye başladı. Oradaki esnaf ve yoldan geçenler ona yardım etti. Eli ve yüzü kan oldu, sildiler ve başına peçeteyle bastırdılar. Ancak kan durmadı ve sağlık ekipleriyle buradaki polisler geldi. Sonra çocuğu hastaneye götürdüler ama akıbeti ne oldu bilmiyorum. Orada engelli abi de vardı her zaman direğin orada dururdu ama o gün kendini ağacın dibine çekmişti. O kurtuldu çok şükür onda birşey yok. Okullar açık olsa ne olacağını düşünemiyorum. Facia olurdu yine ucuz kurtuldu. İnşallah sağlık durumu da iyidir. Senin de benim de başıma gelebilirdi. Hepimize büyük geçmiş olsun” dedi.
‘DEHŞET İÇİNDEYDİM; YUKARIDAN BİRŞEYLER DÜŞTÜ’
Olayı gören çiçek satıcısı ise, “Ben bilmiyordum, tezgahdaydım. Burada bir kargaşa oldu. Zaten bakınca çocukmuş herhalde bilmiyorum. Kafasına düşmüş, sonra da orayı kapattılar” ifadelerini kullandı. Son anda kurtulan engelli Erdal Yalçın ise, “Ben oradaydım, babam daha iyi anlatır ben hikayeyi fazla anlatamıyorum. Dehşet içindeydim, öğle saatlerinde oldu. Yukarıdan birşeyler düşmeye başladı. Şok halindeydim. O yüzden bir şey anlatamayacağım” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
———–
(Güvenlik kamerası)
-Çocuğun yürümesi
-Sıva parçalarının düşmesi
-Çocuğun başını tutması
-Kurtulan engelli adam
(Aktüel)
-Olay yeri
-Kopan sıva parçaları
-Penbe Akdağ ile röportaj
-Çiçek satıcısıyla röportaj
-Erdal Yalçın ile röportaj
=============
6- İSTANBUL MERKEZLİ 3 İLDE ‘SAHTE OTURUM BELGESİ’ DÜZENLEYEN ŞÜPHELİLER ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Ali AKSOYER-Hasan YILDIRIM / İSTANBUL,(DHA)- ÜLKEYE çocuk bakıcılığı için gelen Filipinler uyruklu kişileri ‘oturma izni ayarlayacağız’ vaadiyle dolandırdığı gerekçesiyle İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 9’u Filipin uyruklu 11 şüpheli adliyeye sevk edildi. Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince yakalanan şüphelilerin ‘Kamu görevlileriyle bağlantılarımız var, işlemleri kolayca hallederiz’ diyerek Filipinlilerden para topladıkları öğrenilirken zengin ve ünlü kişilere ise ‘dadı’ buldukları belirlendi. Şüphelilerin Filipinlilere sahte oturma belgeleri verdikleri, polis kontrolünde elindeki belgenin sahte olduğunun ortaya çıkması üzerine Göç idaresine teslim edilen mağdurların avukatları aracılığı ile şikayetçi oldukları öğrenildi.
İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde Filipinler uyruklu kişileri ‘oturum izni çıkarma’ vaadiyle dolandıran şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleriyle koordineli yürütülen soruşturmada teknik ve fiziki takip yapıldı. Soruşturmada, şüphelilerin ülkemize çalışma amacıyla gelen göçmenlere sahte evrak düzenleyerek oturum izni alabileceklerini söyledikleri, bazı kamu görevlileriyle bağlantılı oldukları izlenimi vererek güven kazandıkları tespit edildi. Kimlikleri tespit edilen 2’si Türk vatandaşı, 9’u Filipin uyruklu toplam 11 şüpheliye yönelik İstanbul merkezli Eskişehir ve Kocaeli de eş zamanlı operasyon yapıldı. Sabah saat 06.00 sıralarında gerçekleştirilen operasyonlarda 11 şüpheli gözaltına alındı. Dolandırıcılık Büro Amirliğinde sorguya alınan şüphelilerin 7 Filipinli mağdurdan aynı yöntemle 14 bin dolar aldıkları belirlendi.
2 BİN DOLARA SAHTE OTURUM BELGESİ HAZIRLAMIŞLAR
Dolandırıcılık Büro Amirliğinde sorgulanan şüphelilerin İstanbul’da kurdukları bir şirket aracılığı ile ünlü ve zengin kişilere ‘dadı’ buldukları tespit edildi. Şüphelilerin bu kişileri işe yerleştirdikten sonra sözde ‘Oturum izni’ alacaklarını söyleyerek 2 bin dolar para aldıkları öğrenildi. Şüphelilerin kamu görevlileri ile bağlantılı oldukları havası vererek güven sağladıkları bir süre sonra mağdurlara sahte oturum izni belgelerini teslim ettikleri belirlendi.
GÖÇ İDARESİNE GÖNDERİLİNCE ŞİKAYETÇİ OLDULAR
Aldığı belgenin gerçek olduğunu sanarak dışarda dolaşmaya başlayan Filipin uyruklu mağdurların polis kontrollerinde belgenin sahte olduğunu öğrendikleri belirlendi. Sınır dışı edilmek üzere Göç İdaresi Başkanlığına teslim edilen şüphelilerin avukatları aracılığı ile polis başvurarak yardım istedikleri tespit edildi. Polis şüphelilerden aldığı sahte belgeleri incelediğinde ise normalde bir yıllık olarak verilen oturum izinlerinin, şüpheliler tarafından 2 yıl olacak şekilde düzenlendiğini belirledi. Emniyete işlemleri tamamlanan 11 şüpheli adliyeye sevk edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
———
-Şüphelilerin adliyeye sevki
ARŞİV
-Operasyondan görüntüler
===========
7- YASADIŞI BAHİS SORUŞTURMASINDA FUTBOL KULÜPLERİNE OPERASYON: DİYARBEKİRSPOR’A EL KONULDU
Derya EVREN KORKMAZ/ İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL’da yasadışı bahisle ilgili yapılan çalışmalarda Tuzlaspor Kulübü eski başkanı ve yöneticilerinin yasa dışı bahis sitesi sahibi olduğu tespit edildi. Yürütülen çalışmalar sonucunda İstanbul merkezli 5 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 8 kişi gözaltına alınırken yasa dışı bahis oynadıkları tespit edilen Diyarbekirspor kulübüne el konuldu.
İstanbul emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ve MASAK tarafından hazırlanan rapora istinaden ‘Yasa dışı bahis’ suçuna yönelik çalışma başlatıldı. Yapılan incelemelerde 2024 yılında isim değiştirerek Beykoz 1908 Spor Kulübü olan Tuzlaspor Kulübü’nün eski başkanı ile yöneticilerinin yasa dışı bir bahis sitesinin sahibi oldukları, bu faaliyetlerden elde edilen suç gelirlerini bazı spor kulüpleri üzerinden akladıkları belirlendi. Yasa dışı bahis organizasyonu kapsamında elde edilen gelirlerin, söz konusu spor kulübünün muhasebecisi ve bazı çalışanlarının banka hesapları aracılığıyla kulüp hesaplarına aktarıldığı tespit edildi. Yine çalışmalar kapsamında Diyarbekirspor Kulübü’nün de yasadışı bahis oynatılmasına olanak sağladığı saptandı.
Çalışmaların tamamlanmasının ardından bu sabah İstanbul merkez olmak üzere Ankara, İzmir, Hatay ve Diyarbakır’da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 8 kişi yakalanarak gözaltına alınırken, 3 şirkete, Diyarbekirspor Kulübü’ne , 6 araca, 3 motosiklete, 7 daireye, 6 arsaya ve iş yerine el konuldu. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.
Görüntü Dökümü:
———
-Operasyondan görüntüler
-Evlerde arama yapılması
-Şüphelilerin yakalanması
——
ARŞİV
Diyarbekirspor kulüp binasından görüntüler
=============
8- İSTANBUL’DA MERKEZLİ 8 İLDE DEVRE MÜLK DOLANDIRICILIĞI OPERASYONU: 17 GÖZALTI
Derya EVREN KORKMAZ / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL’da devre mülk tapu sahiplerinden ‘tapularını yabancılara yüksek karla satacağız’ vaadiyle reklam gideri adı altında para toplayarak dolandıran şüphelilere operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonda 17 kişi gözaltına alındı.
İstanbul emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında devre mülk sahiplerini hedef alınarak dolandırıldıkları iddiasına yönelik inceleme başlatıldı. Yürütülen çalışmalarda, bir pazarlama firması aracılığıyla devre mülk sahibi olan kişilere ait tapuların yabancılara yüksek karla satılacağı vaadinde bulunulduğu, satışı yapılacağı öne sürülen taşınmazlar için ‘reklam gideri’ adı altında ücret talep edildiği ancak herhangi bir satış işleminin gerçekleştirilmediği tespit edildi. Bu kapsamda kimlikleri belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli Ankara, Afyonkarahisar, Diyarbakır, İzmir, Mersin, Sakarya ve Osmaniye’de belirlenen adreslere bu sabah eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 17 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler işlemleri için emniyete götürüldü. (DHA)
Görüntü Dökümü:
———
-Operasyondan görüntüler
-Evlerde yapılan aramalar
-Ele geçirilenler
-Şüphelilerin sevki
============
9- OTO SANAYİNİN ‘PEMBE ELDİVENLİ’ USTASI AMİNE: KADINLARIN ÇALIŞTIĞI TAMİRHANE AÇMAK İSTİYORUM
Gülseren KARAPINAR-Feridun AÇIKGÖZ /İSTANBUL, (DHA)- HADIMKÖY’de 15 yaşında stajyer olarak başladığı otomobil tamirciliğinde profesyonelleşen Amine İnci (21), Türkiye’nin ağır vasıta ve binek oto alanındaki kadın tamircilerden biri. Çevresindekilerin ‘Yapamazsın’ ön yargılarına karşı uzun yıllar çalışarak sanayide tanınır hale gelen İnci, ağır vasıta ve binek araçların arıza tespitinden onarımına kadar tüm süreçleri tek başına yürütüyor. İnci, “Önceden çok şaşırıyorlardı şu an alıştılar. ‘Kadın bu mesleği yapar mı’ diye ithamlarda bulunuyorlardı. Pembe eldivenleri gördüğünde dalga geçiyorlardı ama artık çok alıştılar. Hatta ‘Pembe eldivenli ustamız’ diye de çağırdıkları oluyor. Kadınlara tavsiyem de şudur; sadece korkmasınlar; istedikleri o adımları atsınlar. Erkeklerin değil de kadınların çalıştığı tamirhane açmak istiyorum” dedi.
Amine İnci, meslek lisesinde otomotiv bölümü okurken 2020 yılında Hadımköy’de bir sanayi sitesinde stajyer olarak çalışmaya başladı. Seneler içinde profesyonelleşti. Yetklili servislerde ve kurumsal şirketlerde çalışan İnci, ağır vasıta ve binek araçlardaki arızaları dinleyerek tespit edip tamirlerini yapıyor. İnci pembe eldivenleriyle sektörde çalışan kadınları temsil ettiğini de söylüyor.
SANAYİYE 15 YAŞINDA ADIM ATTI
Mesleğe 15 yaşında başladığını belirten Amine İnci, ” İlgimin olduğunu aslında hızı seviyorum, arabaları seviyorum. Yaşıtlarım annecilik hemşircilik oynarken ben daha çok araba üzerine yoğunlaştı. Ailemde de bu mesleği yapan hiçkimse yok; erkek tarafından da kadın tarafından da tekim.Babadan geçme bir mesleğim yok maalesef. Severek yapıyorum mesleğini. Arabalar benim için hız tutkusu. O mekanizamayı meerak ediyorum. Şöyle bir motivasyonum var hayatımda; tamir etmediğim hiçbirşeyi kullanmak istemiyorum. ” dedi.
‘ “YAPAMAZSIN” DEDİLER’
İnci, “Bu işe öncelikle binek araçlarda başladım. 15 yaşında 2020’de başladım. Tabii önce stajyerlik yaptım sanayide çalıştım. Sonrasında hep yetkili servislerde kurumsal şirketlerde çalıştım. Önceden çok şaşırıyorlardı şu an alıştılar. Öncesinde şaşırıp ‘Kadın bu mesleği yapar mı’ diye ithamlarda bulunuyorlardı. Hatta ‘Yapamazsın’ dediklerini de biliyorum. Çok zor durumlar yaşadığım zamanlar da oldu. Şu an artık günümüzde kadın teknisyenlik, kadınların bu mesleğe yönelmesi çok fazla olduğu için insanların artık toplumsal algıyı yıktığımızı düşünüyorum. Yıkmaya da devam edeceğimizi düşünüyorum. Bizim sektörde şu an ağır vasıtada kadın olarak çok fazla bu mesleği yapan kimse yok. Yurtdışında evet çok var ama Türkiye’de çok sayılı var; olanlar da pek fazla bilinmiyor maalesef. Ben alanımda ilk ve tek kadın teknisyen olarak yer alıyorum. Benden sonra tabii bu sektöre gelen arkadaşlarım oldu, birçok kız arkadaşımı yönlendirdiğim de oldu. Severek yapıyorum mesleğimi. Bu işle uğraştığım zaman her ne kadar böyle stresli de olsam ya da mutsuz da olsam bu işe adım attığım an, 08.45’te mesai başlıyorsa o sırada ben mutlu oluyorum. Nasıl oluyor bilmiyorum ama heyecan veriyor, mutluluk veriyor, motivasyon sağlıyor bana. Babam çok destek oldu, sonrasında annem tabii kadın olduğum için bu meslekte de erkek sektörü olduğu için istememişti. Fakat yapabildiğimi, başarabildiğimi gördükten sonra hem annem hem de babam birçok şekilde desteklediler beni” dedi.
‘KADINLARIN ÇALIŞTIĞI TAMİRHANE AÇMAK İSTİYORUM’
Ağır vasıta araçlarda çalılştığını söyleyen İnci, “Birçok araçtan anlıyorum aslında. Bineklerde özellikle üst segment araçlarda daha çok yoğunluk sağladım. Ağır vasıtada da birçok marka araçlardan anlıyorum. Bir araç geldiğinde işte çıkan sesten hangi arızayı verdiğini, hangi arızadan hangi parçayı değişmemiz gerektiğinin tespitini yapabiliyorum. Şu an yaşım çok genç ama ileride kendi garajımı açmak istiyorum. Kendi tamir dükkanımı ve belki buraya sadece kadınların teknisyenlik yapabileceği, erkeklerin değil de kadınların çoğunlukta olduğu bir garaj açmak istiyorum. Şu an erken olabilir maddi durumdan kaynaklı veya manevi sebeplerden dolayı ama ileride kesinlikle bu hedefime ulaşacağıma inanıyorum” diye konuştu.
‘BİRÇOK BASKIYA RAĞMEN İYİ YERLERE GELDİM’
Çeşitli baskılar yaşadığını da dile getiren İnci, “Toplumumuzda maalesef ‘Erkek sektörü’ dedikleri için kadınların bu mesleği hiçbir şekilde yapamayacağını düşünüyorlar; ama benim kendi düşüncem bence bu tarz birşey yok. Erkekler tamamıyla bu mesleği kadınların erkeklerden daha iyi yapabileceğini düşündüğü için korkuyorlar ve geri çekilmek istiyorlar. Ben şunun farkındayım ki gerçekten bu mesleği isteyen ve bir sefer adım atan bütün kadın arkadaşlarım çok iyi yerlere geliyor. En büyük örneği de benim. Ben birçok baskıya rağmen çok iyi yerlere geldiğimi düşünüyorum. Birçok erkekten de daha iyi durumda olduğumu düşünüyorum” dedi.
” ‘PEMBE ELDİVENLİ USTAMIZ” DİYE ÇAĞIRIYORLAR’
Sektörde çalışan kadınları pembe eldivenlerle temsil ettiğini ifade eden İnci, “Kendime has bir tarzım olduğunu düşünüyorum. Bu erkek egemen sektörde de kadın olarak kendimi ve diğer kadın arkadaşlarımı pembe renkle temsil ettiğimi düşünüyorum. Bunlar benim için apayrı birşey çünkü sektörde birçok erkek arkadaşımız var. Daha çok mavi renk erkekleri andırdığı için ben de kadınların da bu sektörde olduğunu gösterebilmek için bu sektöre pembe eldivenlerimi soktum. Şunu düşünüyorum; önceden pembe eldivenleri gördüğünde dalga geçiyorlardı ama artık çok alıştılar. Hatta ‘Pembe eldivenli ustamız’ diye de çağırdıkları oluyor. Kadınlara tavsiyem de şudur; sadece korkmasınlar. İstedikleri o adımları atsınlar. Her zaman arkamızdan konuşacaklar olacak illa ki, yapamayacağımızı söyleyecekler ama maalesef söyledikleri şeyler doğru değil; çünkü yapabiliyoruz. Hem de onlardan daha iyi başardığımız için zaten bizi bu meslekte istemiyorlar diye düşünüyorum ben” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
———
(Cep telefonu)
-Amine İnce’nin araçlarda çalışması
(Aktüel)
-Amine İnci ile röportaj
-Amine İnci’nin çalışmasından detay
-Genel ve detay görüntüler
============
10- KAĞITHANE’DE OTOMOBİL 4 ARACA VE YAYAYA ÇARPTI: YANIMDAKİ ARAÇ OLMASAYDI MORGDA OLURDUM
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) – KAĞITHANE’de caddede ilerleyen Murat Ali Ç.’nin (54) kullandığı servis minibüsü, Nihan E.K.’nin (37) kullandığı otomobile çarptı. Otomobil önce park halindeki 4 araca; ardından da yolda yürüyen İlyas Baran’a (35) çarptı. Kazada bacaklarından yaralanan Baran hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili konuşan İlyas Baran, “Yanımdaki araç olmasaydı ben ya morgda ya da yoğun bakımda olurdum. Bir geçmiş olsun bile dilemediler, insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı” dedi. Kaza anına ait görüntüler de ortaya çıktı.
Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’nde 7 Kasım Cuma günü saat 15.30 sıralarında yaşanan kazanın görüntüleri ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre caddede 34 LDS 166 plakalı servis minibüsüyle ilerleyen Murat Ali Ç., önünde seyreden Nihan E.K.’nin kullandığı 34 NVL 180 plakalı otomobile çarptı. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, önce park halindeki 4 araca ardından da yolda yürüyen İlyas Baran’a çarptı. Kazada Baran bacaklarından yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi.
6 ARAÇTA HASAR MEYDANA GELDİ
Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Baran’ı ilk müdahalenin ardından ambulansla Sarıyer Seyrantepe yerleşkesindeki Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırdı. Tedavi altına alınan Baran daha sonra taburcu edildi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme yaparak rapor tuttu. Alkollü olmadığı tespit edilen 2 sürücünün aracıyla kaza sırasında 6 araçta hasar meydana geldi.
‘YANIMDAKİ ARAÇ OLMASA MORGDA OLURDUM’
Kazada yaralanan İlyas Baran, “İşten evime dönerken, caddede yürüyordum ve bir anda ses duydum. Kafamı çevirdiğimde bir servis şoförünün bir bayan sürücüye çarptığını gördüm. Bayan sürücünün de frene basıp sonradan ne hikmetse gaza bastığını gördüm. Kendimi arabaların arasına atmaya çalışırken, beni bacaklarımdan yakaladı. Yanımdaki araç eğer olmasaydı ya ben morgda ya da yoğun bakımda olurdum bu kesindi. O panikle ayağa kalktığımda altımdaki kıyafetlerin paramparça olduğunu gördüm.
‘ÖZÜR BİLE DİLEMEDİLER; İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ OLMAMALI’
İlyas Baran, “Can havliyle canımın acıdığını ve sonra da midemin bulandığını hissettim, kendimi istem dışı yere attım. 20 dakika bir ambulans bekleyişimiz oldu. Bu süre zarfında kazaya sebep olan sürücüler gelip bir ‘Geçmiş olsun’ bile demedi. 20 dakika akabinde ambulans geldi götürdüler. Ben bu kazaya sebep olan kişilerden gerçekten şikayetçiyim. İnsan hayatının bu kadar ucuz olmaması gerekiyor. Bununla alakalı birşey yapılsın istiyorumö dedi.
‘ARADA YAYA DA EZİLDİ’
Olayla ilgili konuşan mahalle sakini ise, “Caddeden inen minibüs burada bir otomobile çarptı. Otomobil de buradaki 3 araca çarparak durabildi. Arada yaya da ezildi burada. Şurada yattı hatta. Freni boşalmış herhalde minibüsün. Problem oradan kaynaklanıyor. Yaralananda pek birşey yok. Ayağında yaralanma vardı. Onu da ambulansa hastaneye sevk ettilerö ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
———-
(Güvenlik kamerası)
-Servis aracının otomobile çarpması
-Otomobilin kontrolden çıkması
-Araçlara ve yayaya çarpması
-Vatandaşların koşması
(Cep telefonu)
-Olay yeri
-Sağlık ekipleri
-İlyas Baran’ın açıklamaları
============
11- BAKIRKÖY’DE UYUŞTURUCU SATICILARINA OPERASYON: 19 GÖZALTI
Ceyda YEŞİLOĞLU / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL’da uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda 19 kişi gözaltına alındı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul’un Bağcılar, Bahçelievler, Küçükçekmece, Başakşehir, Üsküdar ve Fatih ilçeleri ile Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde uyuşturucu madde ticareti yapıldığı belirlendi. Uyuşturucu satışı yaptığı belirlenen 21 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik bugün 12 adrese operasyon düzenlendi. Operasyonda 21 şüpheliden 19’u gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda delillere el konuldu.(DHA)
Görüntü Dökümü:
————–
-Operasyondan görüntüler
===========
12- TAVANI ÇÖKEN EVDE TEK BAŞINA YAŞAYAN KOAH HASTASI: BENİ BURADAN KURTARIN
Gülseren KARAPINAR-Ulaşcan ÖZER /İSTANBUL, (DHA)- BEYOĞLU’nda tavanı çöken, rutubetli, yerlerde sıva parçaları olan tek odalı evde yaşamaya çalılan Hüsniye Özdiler (63) KOAH ile de mücadele ediyor. Eşini kaybettikten sonra yalnız kalan Özdiler, “Beyim öldükten sonra ben de onunla beraber öldüm. Mendil satarak geçiniyorum, günde 3 tane satıyorum. Banyo yapacak yerim yok. En fazla şurada yaşayacağım 1-2 sene. Onu da güzel geçirmek istiyorum” diyerek yardım istedi. Özdiler, “Beni buradan kurtarın. Allah rızası için insan gibi yaşamak istiyorum.” diye konuştu.
Beyoğlu’nda kirada oturduğu barakadan bozma bakımsız ve rutubetli evde yaşamını sürdürmeye çalışan Hüsniye Özdiler KOAH hastalığıyla mücadele ediyor.Özdiler günde birkaç kağıt mendil satarak geçimini sağlıyor. KOAH hastası olduğu için başka bir işte de çalışamayan Özdiler, oturduğu eve 8 bin lira veriyor. Maddi imkansızlıklar nedeniyle kaldığı evi tamir ettiremediğini belirten Özdiler’in kirası çevredeki esnaf ve komşuları tarafından karşılanıyor.
‘BİR ALLAHIM VAR BAŞKA KİMSEM YOK’
Yaşadıklarını gözyaşları içinde anlatan Hüsniye Özdiler, “İki sene önce beyim öldü. Eşimle birlikte burada yaşıyorduk. Kalp krizi geçirdi, kalp büyümesi vardı, damarları patladı. Eşim ölmeden önce ev böyle değildi. Öldükten sonra evin tavanı yıkılmaya başladı. Tamir ettirdik yaptırdık. Böyle olunca elimde birşey yok, kendimi geçindirecek durumum yok. Nasıl ben evleri yaptırayım. Bir de kirada yaşıyorum. Ölen eşimin, kızı vardı 5 yaşındaydı bana geldiğinde. Evlendi ama şimdi görüşemiyoruz, gelmiyor, uğramıyor. Zaten eşim öldükten sonra yalnızlığı seçtim, yalnız yaşıyorum. Bir Allahım var başka kimsem yok. Ailem de olsa bana faydaları yok, herkesin zaten kendine faydası yok ki bana olsun. Selpak satarak geçiniyorum. Ufacık bir evim olsun yeter bana, tek bir oda olsun yeter. Devletimden bunu istiyorum, başka birşey istemiyorum. Tek bir oda olsun yeter bana. Ev üstüme yıkılıyor. Soğuk oluyor, geceleri donuyorum. Üstüme örtecek birşey yok, karnımı doyuracak birşey yok. Allah razı olsun poğaçacı poğaça getiriyor, Allah hepinizden razı olsun; ama üstüme yıkılıyor ev üşüyorum. Yattığım yer şakır şakır akıyor. Battaniyeler, yorganlar su gibi. Sobada kurutmak istiyorum, kurumuyor” dedi.
’65 SENEDEN SONRA İNSAN GİBİ YAŞAMAK İSTİYORUM’
Hüsniye Özdiler, “Beyim öldükten sonra ben de onunla beraber öldüm. Selpak satarak geçiniyorum, günde 3 tane selpak satıyorum. Banyo yapacak yerim yok. Ne banyom var ne birşeyim var. Komşular Allah razı olsun, ayda bir yıkanabilirsem yıkanıyorum işte. Yıkanamazsam öyle kalıyorum. 65 sene yaşamadım, 65 seneden sonra normal bir aile gibi yaşamak istiyorum, düzenli bir hayatım olmasını istiyorum. Elimi nereye atsam hiçbirşey yok. Ben gerçekleri konuşuyorum, Allah rızası için bana el uzatmanızı istiyorum. Böyle yaşamaktan zevk almıyorum. Elim ayağım tutmuyor. Böyle şeyler başıma gelmedi önceden. Elimden kimse tutmadığı için zoruma gidiyor. Hep ezilmekle geçti ömrüm, hep ezilmekle geçti. İki tane selpak sattığım zaman ben kaçıp geliyorum evime. Benim geçimim bu. Başka bir iş verseler oturduğum yerde o işi de yaparım, tuvalet bile yıkarım, çalışırım; ama KOAH hastasıyım, ciğerlerim bitmiş. Konuşmakta bile zorluk çekiyorum. En fazla şurada yaşayacağım 1-2 sene. Onu da güzel geçirmek istiyorum. Ne olur Allah rızası için bunu istiyorum. Büyüklerime sesleniyorum. Bunu istiyorum, başka birşey demiyorum, diyemiyorum.Beyimi burada kaybettim; yalnız başıma da ölmek istemiyorum. Kalktım sabah cenazesini evde buldum. Ben de öyle olmak istemiyorum. Güzel ölmek istiyorum, yatağımda ölmek istiyorum. Başka birşey diyemiyorum artık” diye konuştu.
‘KOAH HASTASIYIM CİĞERLERİM BİTMİŞ’
Sağlık durumundan da bahseden Özdiler, “Burada yatıyorum, burada kalkıyorum. Görüyorsunuz, her zaman bir yer dökülüyor, yıkılıyor. KOAH hastasıyım, ciğerlerim bitmiş nasıl temizlik yapabilirim. Elimden geldiği kadar yapmaya çalışıyorum ama olmuyor. Başım dönüyor, pat diye düşüyorum. Burada yaşanılır mı, burada yatılır mı kalkılır mı; ama ben yaşıyorum. Beyim öldükten sonra yaşamaya başladım. Benim mutfağım burası. Ne yemek yapacak yerim var, ne tüpüm var, ne ocağım var. Hiçbirşeyim yok yani. Beni buradan kurtarmanızı istiyorum. Allah rızası için insan gibi yaşamak istiyorum. Hayvan gibi yaşamak istemiyorum. Bıktım artık” diye konuştu.
‘EVİNİN BU HALDE OLDUĞUNU BİLMİYORDUK’
Seyyar satıcı Hakkı Korkut ise durumdan yeni haberdar olduklarını belirterek “23 yıldır burada sokakta seyyar satıcılık yapıyorum. Askıda poğaça uygulamamız var, ihtiyaç sahibi ailelere götürüyoruz genelde. Hüsniye ablamızı da o zaman buldum. Hüsniye ablamızın yalnızlığını fark ettik. Kendisine eşi ölmeden önce de hep poğaça getiriyordum. Gördüm ki dün yine getirdiğimde poğaçayı, bu durumla karşılaştım. Bizi çok üzdü. Evinin bu halde olduğunu bilmiyorduk. Hep kapıdan verip çıkıyorduk biz; ama içeri girdiğimde Hüsniye ablamızı gördüğümde perişan halde, birşey yapmaya çalışalım dedik” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
————-
-Hüsniye Özdiler’in yaşadığı evden görüntüler
-Hüsniye Özdiler’in konuşması
-Seyyar satıcı Hakkı Korkut’un konuşması
-Genel ve detay görüntüler