DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2
1- CEVDET YILMAZ: TÜTÜN KULLANIMININ ÇOCUKLARIMIZ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ DE ENDİŞE VERİCİDİR
Hasan YILDIRIM /İSTANBUL (DHA) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Yeşilay 11. Avrupa Tütün Kontrolü Konferansına katıldı. Burada konuşan Yılmaz “Tütün kullanımı dünya genelinde her yıl 8 milyondan fazla insanın ölümüne neden olan en ciddi halk sağlığı tehditlerinden biridir” dedi.
Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Avrupa Sigara ve Tütün Önleme Ağı (ENSP) tarafından Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Uluslararası Yeşilay Federasyonunun ev sahipliğinde İstanbul'da 11. Avrupa Tütün Kontrolü Konferansı düzenlendi. Yeşilay 11. Avrupa Tütün Kontrolü Konferansına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Avrupa Sigara ve Tütün Önleme Ağı Başkanı Prof. Panagiotis Behrakis katıldı. Dünyanın farklı ülkelerinden alanında uzman akademisyenler, sağlık profesyonelleri ve uluslararası kuruluş temsilcileri de konferansta yer aldı.
'TÜTÜNLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI DAYANIŞMAMIZI GÜÇLENDİRMEKTEDİR'
Burada konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "Şahsım ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan adına hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının himayelerinde düzenlenen 11. Avrupa Tütün Kontrolü Konferansında sizlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyuyorum. Avrupa’nın dört bir yanından temsilcileri 11. kez bir araya getiren bu konferans tütünle mücadelede uluslararası dayanışmamızı güçlendirmektedir. Bu yılın Çocukları Nikotin Bağımlılığından Korumak teması, çocuklarımızın erken yaşta nikotinle karşılaşmasını önlemek ve onları bağımlılık riskinden korumak açısından özel bir önem taşımaktadır. Bağımlılık insanımızın sağlığına ve iradesine zarar veren aile hayatından eğitime çalışma yaşamından toplumsal huzura kadar geniş bir alanda ciddi sonuçlar doğuran bir tehdittir” dedi.
'ÇOCUKLARIMIZ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ DE ENDİŞE VERİCİDİR'
Cevdet Yılmaz “Bugün tütün, alkol ve uyuşturucunun yanı sıra teknoloji, dijital oyunlar, çevrimiçi bahis ve kumar gibi yeni bağımlılık türleri de çocuklarımızın ve gençlerimizin karşısına çıkmaktadır. Bu bağımlılık türleri arasındaki bağlantıları ve birbirini güçlendiren riskleri değerlendirmeli, önleyici ve koruyucu tedbirleri proaktif bir şekilde almalıyız. Ve bu önleyici ve koruyucu tedbirler için önem atfetmeliyiz. 2019 Türkiye Uyuşturucu Raporuna göre narkolog araştırmasında uyuşturucu kullananların yüzde 86.8’i uyuşturucu kullanmaya başlamadan önce tütün kullandığını belirtmiştir. Bu bulgu diğer bağımlılık türlerine ilişkin riskler değerlendirilirken tütünle erken yaşla karşılaşmanın da dikkate alınması gerektiğini göstermektedir. Tütün kullanımı dünya genelinde her yıl 8 milyondan fazla insanın ölümüne neden olan en ciddi halk sağlığı tehditlerinden biridir. Tütün kullanımının çocuklarımız üzerindeki etkisi de endişe vericidir. Tütün kullanan kişilerin yarısından fazlası kullanmaya 18 yaşında veya daha küçükken başlamıştır. Tütün endüstrisi ise değişen ürünleri ve pazarlama yöntemleriyle gençleri hedef almaya devam etmektedir.
“TÜTÜN KULLANIMI 15-24 YAŞ ARALIĞINDA YÜZDE 44 ARTTI”
Yılmaz, “Türkiye İstatistik Kurumunun Türkiye Sağlık Araştırması 15-24 yaş grubunda tütün kullanımının 2012 ile 2025 yılları arasında yüzde 44 arttığını göstermektedir. Tabii ki bu bizim için alarm verici bir rakam. Dolayısıyla geleceğimizi korumak için buna odaklanmamız gerekiyor. Gençlerin ilgisini çekmek üzere tasarlanan aramalar, renkler ve dijital platformlar aracılığıyla nikotin kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlayan stratejilere karşı teyakkuz halinde olmalıyız. Nikotin gelişmekte olan beynin dikkat, öğrenme, bellek ve dürtü kontrolü gibi işlevlerini olumsuz etkileyebilir. Tütün dumanı da çocukların ve aile bireylerinin sağlığını tehdit etmektedir. Çocukları nikotinle erken yaşta karşılaşmaktan korumaya, bağımlılık yerleşmeden önce riskleri tespit etmeye ve desteğe ihtiyaç duyan gençlere zamanında ulaşmaya yönelik çabalarımızı da güçlendirmeliyiz” diye konuştu.
“EĞİTİM PROGRAMLARIMIZ OKUL ÇAĞINDA BAŞLIYOR”
Cevdet Yılmaz “2026 yılı, yani bu yıl Sayın Hanımefendi First Lady Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde bağımsız bir gelecek, sağlıklı nesiller ilkesi doğrultusunda bağımsızlık yılı ilan edilmiştir. Bu anlamlı adım bağımlılıkla mücadelede toplumun ortak kararlılığının ve süre gelen seferberlik ruhunun güçlü bir simgesidir. Bu seferberlik ruhundan güç alarak özellikle çocuklarımızı tütün ürünlerine maruz kalmaktan korumaya yönelik çabalarımız ve sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımıza ulaşan hizmetlerimiz sayesinde edindiğimiz deneyimin üzerini yenilerini de ekliyoruz. Eğitim programlarımız okul çağında başlıyor, çocukların yaşlarına uygun içerikler sunuyoruz. Aileleri ve öğretmenleri de sürece dahil ediyoruz. Avrupa'nın dört bir yanından değerli temsilcileri 11. kez bir araya getiren bu uluslararası platform dayanışmamızı daha da güçlendirecektir. Ve bu bağlamda da özellikle Avrupa Sigara ve Tütün Önleme Ağı başkanına da teşekkür etmek istiyorum. Tüm akademisyenlere, tüm katılımcılara bu toplantıya iştirak ettikleri için, İstanbul'a geldikleri için sayın hanımefendiye de katıldığı için çok teşekkür etmek istiyorum. Ve bir kez daha şunu söylemek istiyorum, tütün ve nikotin bağımlılığının hiçbir ülkenin tek başına çözemeyeceği bir mesele olduğunu ve çocuklarımızın sağlığının her türlü ticari çıkardan önce gelmesi gerektiğini bir kez daha ilan ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının himayelerinde düzenlenen 11. Avrupa Tütün Kontrolü Konferansının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Konferansın düzenlenmesine katkıda bulunan Türkiye Yeşilay Cemiyetine, Uluslararası Yeşilay Federasyonuna, Avrupa Sigara ve Tütün Önleme Ağına, tüm kurumlara ve emeği geçen çalışanlara teşekkür ediyorum” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------------
Konferanstan görüntü
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşması
Genel ve detaylar
================================
2- BİLAL ERDOĞAN: KAMUOYUNUN ÖNÜNDE OLAN HERKESİN BİRAZ DAHA SORUMLU DAVRANMASI GEREKİYOR
Berkay GÜNEŞ - Mehmet ALA / İSTANBUL, (DHA) -'Türkiye’nin Gençleri 2026 Saha Araştırması’ tanıtım toplantısında konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Gençler, influencer'ları rol model olarak kabul etmek istemiyor da olabilir. Çünkü bir bilim insanını rol model aldığınızı söylemek daha kolayken bir influencer'ı rol model aldığınızı söylemekte çekingen davranabilirsiniz. Futbolcular, şarkıcılar, sanatçılar, akademisyenler ve genel olarak kamuoyunun önünde olan herkesin biraz daha sorumlu davranması gerekiyor. Toplumun gözü önünde olan bir insan yanlış bir davranışta bulunduğunda, o yanlışı toplumda normalleştirmeye de hizmet etmiş oluyor. Bu nedenle göz önünde olan insanların daha sorumlu davranması ve rol model olma konusunda motive edilmesi gerekiyor" dedi.
Türkiye Gençlik Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (TGSP) tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin Gençleri 2026 Saha Araştırması’nın tanıtım toplantısı Fatih'te Neslişah Sultan Kültür Merkezi’nde yapıldı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan'ın katıldığı toplantıda yapılan araştırmalar kapsamında elde edilen veriler paylaşıldı. Gençlerin düşüncelerini, beklentilerini, değerlerini, yaşam biçimlerini ve geleceğe yönelik perspektiflerini kapsamlı şekilde ortaya koymayı amaçlayan araştırmada, 2020, 2023 ve 2026 yıllarına ait veriler karşılaştırmalı olarak ele alındı. Bu kapsamda Türkiye’deki gençlerin yıllar içerisinde değişen tutumları, toplumsal gelişmelere bakış açıları, öncelikleri ve beklentileri incelenirken, değişime rağmen süreklilik gösteren eğilimler de değerlendirildi. Araştırmayla gençlerin güncel eğilimlerinin yanı sıra gelecekten beklentilerinin, toplumsal hayata ilişkin düşüncelerinin ve değişen koşullar karşısındaki yaklaşımlarının ortaya konulması hedeflendi.
‘DÜNYADA ORTALAMA YAŞAM BEKLENTİSİ 80 YAŞA DAYANDI’
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, “Bazı alanlarda hoşumuza giden, bazı alanlarda rahatsız eden, bazı alanlarda dikkatimizi çeken ve enteresan bulduğumuz gelişmeleri takip ediyoruz. Geleceğimiz olan gençlerimiz açısından baktığımızda, bazen kamuoyunu meşgul eden gündemlerin gençleri gerçekten ilgilendirmeyen konular olduğunu görüyor ve üzülüyorum. Bazen yaşlılar gündemi fazla meşgul ediyor. Dünyada ortalama ömür beklentisi 80 yaşa dayandı. Hanımlarda bu süre 3-4 yıl daha uzun olmakla birlikte ortalama 80 yıla yaklaştı. Düşünün ki 20 yaşındaki bir gencin önünde yaşayacağı 60 yıla ilişkin beklentileri ve kaygıları var. 60 yaşındaki birinin ise önünde 20 yıllık bir beklenti ve kaygı olabilir. Ancak burada bir asimetriden bahsedebiliriz. Organize olma, gündem belirleme ve söylem üstünlüğü edinme konusunda gençlerin güçlendirilmesi gerekiyor. Gençlik sivil toplum kuruluşları olarak gençlerin kendi gündemlerini kamuoyunun dikkatine sunabilmelerini sağlamalıyız. Bu yönüyle saha araştırması önemli. Kamuoyu gençlerle ilgilenirken bizim de çıkıp, 'Baktığınız konu yerine bu konu daha önemli. Gelin bununla ilgilenelim, bunu konuşalım, değerlendirelim ve geliştirelim' diyebilmemiz gerekiyor. Bu nedenle buradaki veriler çok kıymetli. Kamuoyunun dikkatine önemli bir konuyu sunmuş oluyoruz" dedi.
‘İNFLUENCER'I ROL MODEL ALDIĞINIZI SÖYLEMEKTE ÇEKİNGEN DAVRANABİLİRSİNİZ’
Bilal Erdoğan, "Gençler, influencer'ları rol model olarak kabul etmek istemiyor da olabilir. Çünkü bir bilim insanını rol model aldığınızı söylemek daha kolayken bir influencer'ı rol model aldığınızı söylemekte çekingen davranabilirsiniz. Ancak bunu yalnızca influencer'lar üzerinden düşünmemek gerekiyor. Futbolcular, şarkıcılar, sanatçılar, akademisyenler ve genel olarak kamuoyunun önünde olan herkesin biraz daha sorumlu davranması gerekiyor. Acaba ben de toplum için bir rol model olabilir miyim? Kendime biraz daha çeki düzen versem, davranışlarıma dikkat etsem ve olumlu mesajlar versem daha iyi olmaz mı? Şöhret sahibi insanlar, 'Kader beni buraya getirdi. Ben insanların örnek alması gereken biri olmak zorunda mıyım?' diye düşünebilir. Ancak bu sorumluluğu hissettirmek için ne yapabiliriz, bilmiyorum. Çünkü toplumun gözü önünde olan bir insan yanlış bir davranışta bulunduğunda, o yanlışı toplumda normalleştirmeye de hizmet etmiş oluyor. Bu nedenle göz önünde olan insanların daha sorumlu davranması ve rol model olma konusunda motive edilmesi gerekiyor. Belki de birbirlerini bu konuda teşvik etmelerine ihtiyaç var. Gençlerin rol modellerinin yalnızca hayatta olan insanlardan seçilmesi gerekmiyor. Tarihteki şahsiyetler de gençlere rol model olarak sunulabilir. Özellikle TRT'nin öncülük ettiği tarihi dizilerde bu yönde bir etki olduğunu düşünüyorum. Gençler, bir dizideki karakteri veya tarihi bir şahsiyeti rol model aldıklarını açıkça söylemeyebilir ancak bundan etkileniyor olabilirler. Bunun da dikkate alınması gerekiyor. Öte yandan teknolojik gelişmeler, öğretmenin eğitimdeki rolünü azaltamaz” ifadelerini kullandı.
‘İNSANIN TOPLUM ÖNÜNDEKİ GÖRÜNÜRLÜĞÜ ARTTIKÇA SORUMLULUĞU DA BÜYÜYOR’
Erdoğan, “Teknoloji öğretmenin işini kolaylaştırıyor, eğitim süreçlerinde birçok şeyi hızlandırıyor. Ancak karakter gelişimi dediğimiz alanda birebir dokunuşun yerini alabilecek bir şey henüz icat edilmiş değil. Bir insanın karşısındaki kişinin kendisine hakim olduğunu, çalışkan, disiplinli, doğru ve güvenilir olduğunu görmesi, geçmişte 500 veya 1000 yıl önce yaşamış bir insanın hikayesinden etkilenmesinden daha güçlü olabilir. Ancak böyle insanların yaşayışlarını kamuoyuna duyurmak da kolay değil. İyi olmaya, düzgün yaşamaya çalışan bir insanın göz önüne çıktıkça bozulma riski de artıyor. İyiliğin, doğruluğun ve güvenilir olmanın reklamını nasıl yapacaksınız? Bu da işin zorluklarından biri. Fakat bu zorlu yolda yürüyen insanlar, kendilerine de hakim olmaya devam ederek başkalarının iyiliği için bunu başarabiliyorsa büyük bir başarıya ve hizmete imza atmış olur. Şöhret sahibi bir insanın doğru davranışlarıyla milyonlarca kişiyi etkileyebilmesi çok özel bir şey. Neden olmasın, neden yapmasın? Ancak bir insan rol model mertebesine geldikten sonra yaşanan büyük bir hayal kırıklığı, bu kez birçok insanı da etkileyebiliyor. 'İyiliğe onun sayesinde yeniden inanmıştım, demek ki her şey yalanmış' düşüncesi ortaya çıkabiliyor. Bu da çok kötü bir yıkım. Bu nedenle insanın toplum önündeki görünürlüğü arttıkça sorumluluğu da büyüyor. Keşke daha fazla düzgün ve iyi rol model olsa, toplumun önünde olan insanlar daha sorumlu davranışlar sergilese” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-Programdan görüntüler
-Bilal Erdoğan'ın konuşması
-Genel ve detaylar
=================================
3- BAHÇELİEVLER’DE İNŞAATTA MEYDANA GELEN GÖÇÜKTE ÖLEN İŞÇİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Derya EVREN KORKMAZ-Feridun AÇIKGÖZ/İSTANBUL, (DHA)- BAHÇELİEVLER’de inşaatta temel kazısı sırasında meydana gelen toprak kaymasında göçük altında kalarak hayatını kaybeden Hasan Uzunoğlu (60), Esenyurt’ta son yolculuğuna uğurlandı.
Siyavuşpaşa Mahallesi’nde dün saat 12.35 sıralarında inşaat alanında temel kazısı sırasında meydana gelen toprak kaymasında kardeş oldukları öğrenilen Muhittin Uzunoğlu ve Hasan Uzunoğlu göçük altında kaldı. Ekiplerin yaklaşık 3,5 saat süren çalışması sonucu Muhittin Uzunoğlu yaralı olarak kurtarılarak hastaneye kaldırılırken, Hasan Uzunoğlu’nun cansız bedenine ulaşıldı. Adli Tıp Kurumu’nda otopsi işlemleri tamamlanan Hasan Uzunoğlu’nun cenazesi ailesine teslim edildi. Hasan Uzunoğlu için bugün Esenyurt, Kıraç Merkez Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Cuma namazının ardından kılınan cenaze namazıyla son yolculuğuna uğurlanan Uzunoğlu, İstiklal Mezarlığı’nda toprağa verildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Cenazeden görüntü
-Cenazeye katılanlardan görüntü
-Cenaze namazından görüntüler
-Tabutun alınması
=================================
4- BEYKOZ AÇIKLARINDA GEMİ KARAYA OTURDU; 13 PERSONEL TAHLİYE EDİLDİ / ek bilgilerle
Mert ORDU / İSTANBUL, (DHA)- BEYKOZ açıklarında 'BYB OTHELLO' isimli çelik yüklü gemi, makine arızası nedeniyle karaya oturdu. Gemide bulunan 13 personel, ekiplerin çalışmalarıyla kurtarıldı. Gemi havadan görüntülendi.
Bakan Uraloğlu yaptığı yazılı açıklamada, Kocaeli'den Ukrayna'nın İzmail Limanı'na seyir halindeyken makine arızası yaşayan 97 metre uzunluğundaki gemiden ilk ihbarın saat 02.41'de alındığını belirtti. İhbarın ardından KURTARMA-6 ve KURTARMA-11 römorkörleri ile BAYRAK-1 botunun bölgeye sevk edildiğini bildiren Bakan Uraloğlu, olumsuz hava koşullarının denizden müdahaleyi güçleştirdiğini ifade etti. Geminin saat 03.56'da karaya oturduğunu belirten Uraloğlu, gemi kaptanının tahliye talebi üzerine kara tahlisiye ekiplerinin çalışma başlattığını kaydetti. Bakan Uraloğlu, "Olumsuz hava koşullarına rağmen kara tahlisiye ekiplerimizin kurduğu geleneksel varagele sistemiyle gemideki tüm personelin tahliyesini tamamladık" ifadelerini kullandı.
'PERSONELİN SAĞLIK DURUMU İYİ'
Varagele sisteminin saat 06.12'de kurulduğunu ve ilk personelin saat 06.28'de tahliye edildiğini belirten Uraloğlu, 13 personelin tamamının saat 06.55 itibarıyla emniyetli şekilde kurtarıldığını bildirdi. Tahliye edilen personelin sağlık durumuna ilişkin de bilgi veren Bakan Uraloğlu, "Tahliye edilen 13 personelin sağlık durumunda herhangi bir olumsuzluk bulunmuyor. İlk gözlemlerde denizde gözle görülür bir kirliliğe rastlanmadı" açıklamasını yaptı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------------
(HAVADAN GÖRÜNTÜLER)
--Karaya oturan gemiden gündüz dron görüntüleri
=================================
5- BAŞAKŞEHİR TEM OTOYOLU'NDA KAMYONET DEVRİLDİ, UZUN ARAÇ KUYRUKLARI OLUŞTU
Özgür EREN- Uğur GÜLBOY / İSTANBUL, (DHA)- Başakşehir TEM Otoyolunda lastikleri kopan kamyonet bariyere çarparak devrildi. Kaza nedeniyle 3 şerit trafiğe kapatıldı, kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Kamyonet 3 saatlik çalışma sonucu bulunduğu yerden kaldırılırken, trafik akışı tek şeritten kontrollü olarak sağlandı.
Kaza, TEM Otoyolu Altınşehir Mevki Edirne istikametinde saat 09.00 sıralarında meydana geldi. Mehmet Kalkan idaresindeki 34 BV 6880 plakalı kamyonet otoyolda seyir halindeyken iddialara göre arka tekerleri koptu. Kamyonet bariyere çarptı ardından da yana devrildi. Kazayı gören diğer sürücüler şoförü bulunduğu yerden kurtarırken olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kaza nedeniyle Edirne istikametinde tüm şeritler trafiğe kapandı. Olay yerine gelen polis ekipleri emniyet şeridinde trafiğin akışını kontrollü olarak sağladı. Kapanan yol nedeniyle kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Olay yerine gelen 2 vinçin çalışması sırasında güvenlik gerekçesiyle emniyet şeridi de trafiğe kapandı. 3 saatlik çalışma sonucu kamyonet vinçler yardımı ile emniyet şeridine alındı. Trafik akışı tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken oluşan araç trafiği havadan da görüntülendi. Ekiplerin kamyoneti kaldırma çalışmaları devam ediyor.
Yan yatan kamyonet şoförü Mehmet Kalkan, "Arka lastikler koptu. Öyle olunca araç yattı. Camı kırıp beni aracın içerisinden yoldan geçenler çıkarttı. Bariyere çarpıp araç devrildi. Sağlık durumum iyi. Emniyet kemerim bağlıydı olmasa yaralanabilirdim. Araçta tekstil malzemeleri vardı" dedi.
Görüntü Dökümü:
------------------
-Kamyonetten görüntü
-Yoldan görüntü
-Ekiplerden görüntü
-Oluşan trafikten genel ve yakın detaylar
-Trafikten havadan görüntü
-Kamyonetin kaldırma çalışmaları
(Havadan görüntü)
-Kamyonetten görüntü
-Yoldan görüntü
===============================
6- BÜYÜKÇEKMECE GÖLÜ'NÜN RENGİ YAĞIŞLARIN ARDINDAN KAHVERENGİYE DÖNDÜ
Vehbi DEMİR / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'da etkili olan yağışın ardından Büyükçekmece Gölü'nde suyun rengi kahverengiye döndü. Göldeki renk değişimi havadan görüntülendi.
İstanbul'da yaklaşık 1 haftadır aralıklarla etkisini sürdüren yağışlar kentin birçok noktasında hayatı olumsuz etkilerken, baraj ve göllerde su seviyesini artırdı. Kentin içme suyu kaynaklarından biri olan Büyükçekmece Gölü'nde ise yağışların ardından suyun rengi kahverengiye döndü.
Kent genelinde etkili olan yağış nedeniyle, yüksek kesimlerden ve dere yataklarından akan çamurlu suları göle taşıdı. Suyun yüzeyini kaplayan tortu ve çamur nedeniyle gölün havzaya yakın kesimleri tamamen kahverengi renge büründü. Göldeki renk değişimi havadan görüntülendi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
(Dron)
-Büyükçekmece Gölü'nden görüntüler
-Göldeki renk değişimi
=================================
7- SERMAYE PİYASASI SORUŞTURMASINDA 6 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Ayşe GÜREL / İSTANBUL (DHA)- Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturmada, gözaltına alınan aralarında SPK VE BDDK bünyesinde daha önce görev yapmış kişilerinde olduğu 6 kişi adliyeye sevk edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan Sermaya Piyasası Kurulu (SPK) eski başkan vekili Enver Usca, SPK eski kurul üyesi Bülent Murat Haholu, SPK eski Ortaklar Finansmanı Dairesi Başkanı Kürşat Sait Babuçcu, SPK eski Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı Ercan Urkan, BDDK Uygulama 4. Daire Başkanı Mustafa Alper Taş ve Tera Holding İdari İşler Direktörü Ümit Sincanlı İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. (DHA)
==================================
8- AVCILAR’DA EVDE TARTIŞTIĞI SEVGİLİSİNİ BIÇAKLADI; SOKAĞA ÇIKIP YARDIM İSTEYİNCE İKİNCİ KEZ BIÇAKLADI
İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR’da bir kişi evde çıkan tartışmada sevgilisi olduğu belirtilen kadını bıçakladı. Yaralı olarak sokağa çıkıp yardım isteyen kadının peşinden gelen kişi ikinci kez bıçaklı saldırıda bulundu. Yaralı kadın ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Olay, gece yarısı Cihangir Mahallesi’nde Hamza Yerlikaya Sokak’ta bulunan 4 katlı binanın birinci katında meydana geldi. Evde bilinmeyen nedenle sevgilisiyle tartışan kişi, bıçaklı saldırıda bulundu. Yaralı kadın, kanlar içinde birinci kattan inerek caddeye çıkıp bağırarak yardım istedi. Daireden çıkıp sevgilisinin peşinden giden saldırgan, ikinci kez bıçaklı saldırıda bulundu. Ardından, yakınlardaki kahvehaneye gitti. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Kahvede kanlı elbisesi ile oturan saldırgan yakalanarak gözaltına alındı. Yaralı kadın, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Soruşturmaya devam ediliyor.
Görüntü Dökümü;
--------------------------------
(Cep telefonu)
-Bağırarak yardım isteyen kadın
-Polis ekipleri
-Şüpheli birisi ile tartışırken ardından kaçarken
(Aktüel)
-Bina içi ve karşı kaldırımdaki kan izleri
===============================
9- BEYLİKDÜZÜ'NDE ÖZEL BAKIMEVİNDE HASTALARIN DARBEDİLMESİ İDDİALARINA İLİŞKİN SORUŞTURMA TAMAMLANDI
Berkay GÜNEŞ/İSTANBUL, (DHA)- BEYLİKDÜZÜ’NDE özel yaşlı bakımevinde hastaların darbedilip yüzlerine tükürüldüğü iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede şüpheliler Sudenaz M. hakkında 4 yıl 6 aya, Banu Z. hakkında ise 8 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Kavaklı Mahallesi Gardenta Sokak'ta bulunan yaşlı bakımevinde çalışan personelin hastaları darbettiği ve yüzlerine tükürdüğü iddiaları üzerine hasta yakınları şikayette bulundu. Olay anlarının güvenlik kamerasına yansıdığının belirlenmesi üzerine başlatılan soruşturma tamamlandı. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, bakım merkezinde çalışan şüpheli Sudenaz M.’nin 27 Nisan 2026 tarihinde hasta G.T.’yi iterek basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ölçüde yaralanmasına neden olduğu, diğer şüpheli Banu Z.’nin ise hasta G.K.’ye tükürdüğüne ilişkin görüntülerin bulunduğu belirtildi.
SİNİRİNİ YATIŞTIRMAK VE EĞLENDİRMEK İÇİN YAPTIĞINI BELİRTTİ
Şüpheli Banu Z.'nin ifadesinde, mağdurun kendisine tükürdüğünü, kendisinin de ona tükürüyormuş gibi yaptığını ancak tükürmediğini söylediği iddianamede yer aldı. Görüntüleri 7 Mayıs'ta sanal medyada izlediğini belirten şüphelinin, G.K.’nin sinirini yatıştırmak ve onu eğlendirmek amacıyla bu şekilde davrandığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini ifade ettiği kaydedildi.
YERİNE OTURMASI İÇİN HAFİFÇE İTTİĞİNİ BELİRTTİ
Şüpheli Sudenaz M.’nin ifadesinde ise 27 Nisan'da G.T.’yi diğer hastalarla uğraştığı gerekçesiyle uyardığını, yerine oturması için hafifçe ittiğini söylediği belirtildi. G.T.’nin dengesini kaybederek yere düştüğünü belirten şüphelinin, hemen kurum çalışanlarına haber verdiğini ve hastanın hastaneye kaldırıldığını söylediği aktarıldı.
ANNESİNİN YÜZÜNE TÜKÜRÜLDÜĞÜNÜ GÖRDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ
Bakımevinde kalan G.K.'nin kızı N.D. ifadesinde, bakım merkezinde hastalara kötü davranıldığına ilişkin görüntüleri 7 Mayıs'ta sanal medyada gördüğünü belirtti. Görüntülerde bir kişinin kapı aralığından annesinin yüzüne tükürdüğünü gördüğünü söyleyen N.D., kurumda kötü davranıldığı ve eziyet edildiğinin tespit edilmesi durumunda kurum görevlilerinden şikayetçi olduğunu, aksi durumda ise şikayetinin bulunmadığını ifade etti.
İddianamede 12 Haziran'da hazırlanan tutanağa da yer verildi. Tutanakta, mağdurların başka bir bakım merkezine nakledildikleri, her ikisinin de ileri derecede Alzheimer ve demans hastası oldukları belirtildi. Mağdurların daha önce kaldıkları bakım merkezini hatırlamadıkları ve bu nedenle ifadelerinin alınamadığı kaydedildi.
8 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
İddianamede, Banu Z.’nin 'ruhsal bakımdan kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı eziyet' suçundan 3 yıldan 8 yıla kadar, Sudenaz M.’nin ise 'ruhsal bakımdan kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten yaralama' suçundan 2 yıl 3 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-ARŞİV
======================================
10- BAŞSAVCILIK DENİZOLGUN’UN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN EK RAPOR TALEP ETTİ
Berkay GÜNEŞ / İSTANBUL, (DHA) -Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu 1’nci İhtisas Kurulu Başkanlığından ek rapor talep etti.
Başsavcılık tarafından Adli Tıp Kurumu’na gönderilen yazıda, maktulün göğüs bölgesinde tespit edilen kanamanın oluşum zamanı ve travmatik bir bulgu olup olmadığına ilişkin değerlendirme istendi. Otopsi raporunda kalp, akciğer, karaciğer ve böbrek başta olmak üzere çeşitli organlarda ağır otoliz tespit edildiği belirtilirken, bu duruma rağmen mikroskobik incelemelerde elde edilen bulguların nasıl değerlendirildiğinin ayrıntılı olarak açıklanması istendi. Yazıda, Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması, boynuna bası uygulanması veya göğsüne bastırılması suretiyle öldürülmüş olabileceğine ilişkin tıbbi delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmeye de açıklık getirilmesi istendi. Ağız ve burun kapatma eyleminde ağız içinde lezyon bulunmasının zorunlu olup olmadığı ve göğüsteki kanamaların bu yönde travmatik delil sayılıp sayılamayacağı soruldu.
AYRINTILI AÇIKLAMA İSTENDİ
Başsavcılık, Denizolgun’un 6 Eylül 2016 tarihinde saat 17.00 sıralarında çiftliğe girdiğini, 7 Eylül 2016 günü saat 19.00 sıralarında çiftlik çalışanı tarafından ölü bulunduğunu, olayın ise 8 Eylül günü saat 00.30 sıralarında 155 ihbar hattına bildirildiğini belirtti. Yazıda, Denizolgun’un rahatsızlandığı ilk anda bulunması halinde acil tıbbi müdahaleyle hayatta kalmasının mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi istendi. Ayrıca ihbarın geç yapılması nedeniyle cesedin çürümesinin delil elde edilmesini engelleyip engellemediğinin açıklanması istendi.
HASTALIK DEĞERLENDİRMESİ VE İLAÇ ETKEN MADDESİ SORULDU
Dosyada Denizolguna ait herhangi bir tıbbi evrak bulunmamasına rağmen otopsi raporunun sonuç bölümünde yüksek tansiyon ve kalp damar hastası olarak değerlendirilmesinin dayanağı da soruldu. Denizolgun’un kanında tespit edilen metoprolol etken maddesinin hangi hastalık ve durumlarda kullanıldığına ilişkin açıklama istendi. Başsavcılık, dosyada bulunan tüm belge ve bilgilerin yeniden incelenerek yöneltilen soruların yanıtlanmasını ve kesin ölüm nedenine ilişkin ek rapor hazırlanarak gönderilmesini istedi.
==============================
11- YILLARDIR ARANAN ANNE, KIZ VE TORUNU SANCAKTEPE'DE YAKALANDI
Ali AKSOYER / İSTANBUL, (DHA)- Hırsızlık suçundan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve bu nedenle yıllardır aranan anne, kız ile torun, polisin düzenlediği operasyonla aynı evde yakalandı. Şüphelilerin, yakalanmamak için yıllardır yeni kimlik çıkartmadıkları, hastaneye gitmedikleri ve kiraladıkları evlerde elektrik, su, internet gibi abonelikleri anlaştıkları emlakçının üzerine yaptırdıkları belirlendi. Şüpheliler adliyeye sevk edildi.
İstanbul Asayiş şube müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, haklarında kesinleşmiş hapis cezaları bulunan ve yıllardır firari olarak aranan kişileri yakalamak için operasyonlarına devam ediyor. Çalışmalar kapsamında yıllardır aranan 3 şüphelinin Sancaktepe civarında olduğu tespit edildi. Firari hükümlülerin kuyumculara müşteri gibi girdikleri ardından el çabukluğu ya da oyalama taktiği ile milyonlarca liralık ziynet eşyası çaldıkları ve bu nedenle kesinleşmiş hapis cezalarının bulunduğu öğrenildi.
AYNI EVDE GÖZALTINA ALINDILAR
Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri saha çalışmasıyla yaptıkları incelemede firari hükümlülerin kaldığı evi tespit etti. Sancaktepe’de tespit edilen adrese düzenlenen operasyonda Anne Zümbül Ö., kızı Döndü Ö. ve torunu S.S.D. gözaltına alındı.
Asayiş Şube Müdürlüğüne getirilen şüphelilerden anne Zümbül Ö.’nün 2013 yılından bu yana hakkındaki 6 yıl 6 ay hapis cezasıyla arandığı belirlendi. Firari hükümlülerden Döndü Ö.’nün ise 2015 yılından bu yana 6 ay 1 gün hapis cezası nedeniyle arandığı ortaya çıktı. Yaşı küçük olduğu için Çocuk Şube Müdürlüğüne gönderilen S.S.D.’nin ise 2023 yılından bu yana 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla arandığı belirtildi.
POLİS YÖNTEMLERİNİ ORTAYA ÇIKARDI
Olayla ilgili yürütülen soruşturmada firari hükümlülerin yakalanmamak için yıllardır yeni kimlik çıkartmadıkları, hastaneye gitmedikleri, resmi hiçbir işlem yapmadıklarını tespit etti. Sık sık adres değiştiren şüphelilerin kayıtlara geçmemesi için taşındıkları evlerdeki elektrik, su, İnternet gibi abonelikleri de anlaştıkları emlakçının üzerine yaptıkları belirlendi.
Asayiş Şube Müdürlüğüne götürülen Zümbül Ö. ve Döndü Ö. ile Çocuk Şube Müdürlüğünde işlemleri tamamlanan S.S.D. adliyeye sevk edildi.
Görüntü Dökümü:
--------------------
-Şüphelilerin Asayiş şube Müdürlüğünden çıkışları
===================================
12- ATAŞEHİR'DE KAĞIT TOPLAYICILAR ARASINDA ÇIKAN BIÇAKLI KAVGADA 16 YAŞINDAKİ KUZENİNİ BIÇAKLAYARAK ÖLDÜRDÜ
Ali AKSOYER/İSTANBUL, (DHA)- ATAŞEHİR’de çıkan kavgada Afganistan uyruklu Y.A.'nın (16) bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin aranan kuzeni H.A. (21) ile 5 şüpheli Esenyurt'ta yakalandı. Taraflar arasında 20 gün önce yine kağıt toplama nedeniyle yaşanan kavganın ardından husumet oluştuğu belirlendi. 6 şüpheli adliyeye sevk edilirken cinayet ve şüphelilerin kaçış anları güvenlik kamerasına yansıdı.
İçerenköy Mahallesi'nde 2 Kasım saat 23.00 sıralarında kağıt toplayıcılar arasında çıkan kavgada Y.A. bıçaklanarak öldürüldü. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, kavganın 20 gün önce yine kağıt toplama nedeniyle yaşanan tartışmanın devamı olduğunu belirledi. Güvenlik kamerası görüntülerinde şüphelilerin Y.A.'yı bıçakladıktan sonra olay yerinden ayrıldıkları görüldü. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 142 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyerek şüphelilerin kaçış güzergahını belirledi. Kimlikleri tespit edilen şüphelilerin kamera görüntüleri üzerinden takibi, Esenyurt'taki geri dönüşüm bölgesine kadar sürdürüldü. Burada düzenlenen operasyonda Afganistan uyruklu 6 şüpheli gözaltına alındı.
KUZENİ BIÇAKLAMIŞ
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'nde sorgulanan şüphelilerin suçlarını itiraf ettikleri, cinayeti Y.A.'nın kuzeni H.A.'nın gerçekleştirdiğinin belirlendiği öğrenildi. Şüphelilerden 4'ü Asayiş Şube Müdürlüğü'nden, 18 yaşından küçük olan 2 şüpheli ise Çocuk Şube Müdürlüğü'nden adliyeye sevk edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
(Güvenlik kamerası)
-Atık toplama merkezindeki tartışma
-Çıkan bıçaklı kavga
-Şüphelilerin olay yerinden kaçtığı anlar
(Polis kamerası)
-Şüphelilerin yakalandığı yerin görüntüsü
(Aktüel)
-Şüphelilerin sevki
============
13- SEÇİL ERZAN’IN YARGILANDIĞI DAVADA MÜTALAA AÇIKLANDI: 211 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ
Ayşe GÜLER / İSTANBUL, (DHA)- Kamuoyunda 'yüksek karlı gizli fon' dolandırıcılığı olarak bilinen davada Seçil Erzan’a verilen 102 yıl 4 ay hapis cezası, istinaf tarafından bozuldu. Erzan’ın yeniden yargılandığı davada mütalaa açıklandı. Esasa ilişkin mütalaada, Seçil Erzan’ın 211 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Duruşma 7 Aralık’a ertelendi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Seçil Erzan hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'özel belgede sahtecilik' suçlarından verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin istinaf incelemesini tamamladı. Daire, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere yer vermediğini, bunun da denetimi zorlaştırdığını belirterek istinaf başvurularını yerinde buldu. Yargılama sürecinde bazı usul hükümlerinin uygulanmadığına dikkat çeken daire, kararın bozulmasına hükmetti. Dosyanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verildi. Erzan, hakkında verilen kararın istinaf mahkemesi tarafından bozulmasının ardından bugün yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşma İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Celse arasında açıklanan mütalaada, Erzan’ın 211 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
211 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Savcılık, celse arasında açıkladığı esasa ilişkin mütalaasında, Seçil Erzan’ın 3 kişiye yönelik 'nitelikli dolandırıcılık'; aralarında Arda Turan, Mert Zeydanlı, Selçuk İnan, Muslera ve Buse Terim’in de bulunduğu 27 kişiye karşı ise 'dolandırıcılık' ve 'özel belgede sahtecilik' suçlarından 56 yıldan 211 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.
DİĞER 5 SANIK HAKKINDA HAPİS TALEBİ
Mütalaada ayrıca, tutuksuz sanık Nur Erkasap’ın 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan 9 yıldan 25 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Ali Yörük için 'dolandırıcılık' suçundan 5 yıldan 15 yıla; Atilla Yörük için 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'dolandırıcılık' suçlarından 7 yıldan 18 yıla; Nazlı Can için aynı suçlardan 8 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Hüseyin Elibol’un ise 4 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
DURUŞMA ERTELENDİ
Duruşma, sanıkların esasa ilişkin mütalaaya karşı savuna yapabilmesi için 7 Aralık 2026 tarihine ertelendi. (DHA)
=======================================
14- ŞİLE BELEDİYESİ'NE YÖNELİK 'YOLSUZLUK' DAVASINDA 8'İNCİ DURUŞMA -1
Ceren KÜP / İSTANBUL, (DHA) - ŞİLE Belediyesi'ne yönelik 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma', 'Rüşvet', 'İrtikap' ve 'İhaleye fesat karıştırma' suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davada 8'inci duruşma başladı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Şile Belediyesine yönelik 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma', 'Rüşvet', 'İrtikap' ve 'İhaleye fesat karıştırma' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın 8'inci duruşması Anadolu Adliyesi 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin konferans salonunda saat 14.00'te başladı. Duruşmada, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 12 tutuklu sanık salonda hazır bulundu. Bazı tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları da duruşmaya katıldı. Bir önceki duruşmada tüm sanıkların savunmaları tamamlanırken, bugünkü celse sanık avukatlarının beyan ve talepleriyle devam ediyor.
========================================
15- AVCILAR'DA KENTSEL DÖNÜŞÜM NEDENİYLE NÜFUS AZALDI
İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, (DHA)- Avcılar’da, kentsel dönüşüm nedeniyle nüfus hareketliliği yaşandı. TÜİK verilerine göre, 2022 yılında 452 bin 132 olan Avcılar’ın nüfusu, 2023’te 437 bin 221’e geriledi. İlçenin nüfusu 2024 yılında 440 bin 934, 2025 yılında ise 440 bin 663 olarak belirlendi. Ambarlı Mahallesi'ndeki İnönü İlköğretim Okulu'nun öğrenci sayısı 900’den 750’ye geriledi. Velilerden Erdem Duman, “Kentsel dönüşüm gerekli. Göçten dolayı insanlar çevre ilçelere gidiyor. Birkaç seneye döneceklerdir” dedi. Avcılar Belediye Başkan Vekili Yüksel Can, "Giden komşularımızın zaman içerisinde döneceklerine inanıyorum" dedi.
Hükümetin kentsel dönüşümü 'Yarısı Bizden Kampanyası' ile desteklemesinin ardından Avcılar’da geçen yıl dönüşüm çalışmaları hız kazandı. İlçede boşaltılan, yıkılan ve yeniden yapımına başlanan bina sayısında önemli artış kaydedildi. Firuzköy, Tahtakale ve Yeşilkent mahalleleri dışındaki 7 mahallede yoğunlaşan çalışmalar nedeniyle çok sayıda bina tahliye edildi. Kentsel dönüşüm kapsamında evlerini boşaltmak zorunda kalan vatandaşların yanı sıra yenilenen yapıların kiralarının yükselmesi de ilçedeki nüfus hareketliliğini etkiledi.
İLÇE NÜFUSU AZALDI
TÜİK verilerine göre, 2022 yılında 452 bin 132 olan Avcılar’ın nüfusu, 2023’te 437 bin 221’e geriledi. İlçenin nüfusu 2024 yılında 440 bin 934, 2025 yılında ise 440 bin 663 olarak belirlendi. Bu yıla ilişkin veriler henüz açıklanmadı. İstanbul’un Avrupa Yakası’ndaki elektrik dağıtım şirketinden alınan bilgiye göre de kentsel dönüşümün hızlanmasıyla birlikte Avcılar’daki abone sayısı düştü.
'KİRACILAR, YÜKSEK KİRALARI ÖDEYEMEDİKLERİ İÇİN DAHA UYGUN FİYATLI İLÇELERE GİDİYOR'
Avcılar’da başta Merkez Mahallesi olmak üzere bazı mahallelerde yoğun kentsel dönüşüm çalışmaları yürütüldüğünü belirten İstanbul Emlakçılar Odası Avcılar Bölge Sorumlusu Arzu Kul, "Yüzlerce konut yıkıldı. Yıkılan binalardaki eski sabit kiracılar, piyasadaki yüksek kiraları ödeyemedikleri için daha uygun fiyatlı ilçelere gidiyor. İnşaat maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı dairelerini satıyor veya geçici olarak aile büyüklerinin yanına yerleşiyorlar. Okul düzeni bozulduktan sonra taşınma zorunlulukları oluyor. Mahallede bazlı okullarda da öğrenci sayısında düşüş yaşanıyor. Kentsel dönüşüme girmiş binaların yıkım için belli bir süreci var. Su, doğalgaz ve elektrik abonelikleri belli bir süre kesiliyor. Tabii mağdur oluyorlar. Eski kiracılarda taşınma kalıcı oluyor. Kiralar 40 bin lira olduğu için kalıcı bir taşınma yaşanıyor. Ama mülk sahipleri daha sonra gelebiliyor veya evlerini kiraya verebiliyor" dedi.
ÖĞRENCİ SAYISI 900’DEN 750’YE GERİLEDİ
Avcılar’da kentsel dönüşüm çalışmalarının yoğunlaştığı, çok sayıda sitenin yenilenmek üzere yıkıldığı Ambarlı Mahallesi’ndeki İnönü İlkokulu’nda, geçmiş yıllarda 900’ü aşan öğrenci sayısı, evlerin boşaltılması ve ailelerin göç etmesi nedeniyle 750’ye kadar geriledi.
İnönü İlkokulu’nda çocuğu bulunan velilerden Erhan Kaya, yeni yapılan binalarda daire sayısının daha fazla olacağını belirterek, "Birkaç yıla nüfus artar. Ekstra her binada fazladan 10 daire çıkar. Cami cemaati, okul, mahalle bayağı azaldı" diye konuştu.
Velilerden Erdem Duman da, "Kentsel dönüşüm gerekli. Göçten dolayı insanlar çevre ilçelere gidiyor. Birkaç seneye döneceklerdir" dedi.
Toplam 10 bloktan oluşan ve kentsel dönüşüm kapsamında yıkımına başlanan Ambarlı Mahallesi’ndeki Armağan Sitesi’nde 2019 yılından bu yana oturan Uğur Altıgün ise, "Yeni oluşum site olacak. Alıştığımız bir çevremiz vardı. İnsanlar evlerini teslim ediyor. İnşallah daha güzel olacaktır" ifadelerini kullandı.
Aynı sitede yaşayan Melike İrtürk de evlerinin yıkılacak olması nedeniyle üzgün olduğunu, yerine yeni ve sağlam daireler yapılacak olmasından dolayı ise mutlu olduğunu söyledi.
BU YILIN SONUNDA BİN 200 BİNANIN DÖNÜŞÜME GİRMESİ BEKLENİYOR
Avcılar Belediye Başkan Vekili Yüksel Can, kentsel dönüşüm nedeniyle yaşanan nüfus ve öğrenci sayısındaki düşüşün geçici olduğunu belirterek, “Yıkılan binadan yurttaşlarımız ayrılıp doğal olarak barınmak, çocuklarını okutmak için başka mahallelere, hatta başka ilçelere göç ediyor. Ama bu, biriken sorunların çözümü açısından kaçınılmaz bir sorun. Öncelikle önemli olan yaşam güvenliğini sağlamak. Allah korusun, geçen Maltepe’deki olayı gördünüz. Orada bir binanın çökmesi sonucu 5 yurttaşımız hayatını kaybetti. Yarın öbür gün böyle olasılıklarla karşılaşmamak için şimdiden bu dönüşümün önünü açacak, hızlandıracak, vatandaşlarımızın, komşularımızın can güvenliğini sağlamak için bu şekilde tedbir almak istiyoruz. Nüfus, öğrenci azalması geçici şeyler. Yeni projeler yapıldıkça hem burada oturan Avcılarlı hemşehrilerimizin hem de zamanında Beylikdüzü ve Bahçeşehir’e giden komşularımızın zaman içerisinde döneceklerine inanıyorum.
Avcılar’da 2024’te 200 bina dönüşüme girmişti, 2025’te 800 bina. Bu sene dönüşüme giren bina sayısı 900’ü geçti. Sene sonunda da bin 200’ü geçeceğini düşünüyoruz. 2013-2023 yılları arasında 10 yılda ortalama 2 bin bina dönüşüme girmişken, biz bu sene 10 yılda yapılmış olanın yarısını 1 yılda yapmış oluyoruz” dedi.
Görüntü Dökümü:
-----------------------------
(Drone görüntüleri)
-Ambarlı'da boşaltılan blokların görüntüleri
-Mahalleden genel görüntüler
-Yıkılan bir bloktan görüntüler
(Aktüel)
-İnönü İlkokulu’ndaki öğrenciler
-Yüksel Can röp.
-İnönü İlkokulu öğrencileri
-Arzu Kul röp.
-Öğrenci velileri ile röp
-Uğur Altıgün ve Melike İrtürk ile röportaj
===============================
16- BEYOĞLU’NDA KÖTÜ KOKU GELEN EVDEN 4,5 TON ÇÖP ÇIKTI
Hasan YILDIRIM/İSTANBUL,(DHA) BEYOĞLU’nda kötü koku şikayeti çöp evi ortaya çıkardı. Polis eşliğinde maske ve tulumlarla daireye giren belediye ekipleri evden 4,5 ton atık çöp çıkardı.
Beyoğlu, Keçeci Piri Mahallesi Başkurt Sokak’ta bulunan bir apartman dairesinden yayılan kötü kokudan rahatsız olan apartman sakinleri belediye ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine eve polis, zabıta ile Beyoğlu Belediyesi Temizlik İşleri ve Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri gitti.
4,5 TON ATIK MALZEME DAİREDEN TAHLİYE EDİLDİ
Polis eşliğinde daireye giren ekipler, dairenin içinin evsel atıl ve çeşitli malzemelerle dolu olduğunu gördü. Dairede tek başına yaşayan 75 yaşındaki ev sahibi Bahattin K’nın bu malzemeleri uzun süredir evde biriktirdiği ve çevreye kötü koku yayıldığı belirlendi. Tulum giyerek ve maske takarak daireye giren belediye ekipleri yaptıkları çalışmada evden toplam 4.5 ton atık malzeme çıkararak çöpe attı.
İLAÇLAMA YAPILDI
Atıkların çıkarılmasının ardından dairede kötü koku ile haşere oluşumunun önüne geçilmesi amacıyla ilaçlama ve dezenfeksiyon çalışması gerçekleştirildi.
Görüntü Dökümü:
------------------------
Ekiplerin maske ve tulum ile eve girmesi
Evden çıkarılan atık malzemeler
Atıkların çöp arabasına konması
Evin ilaçlanması
Genel ve detaylar
===============================
17- PRAG’DAN KALKAN İKİ UÇAĞA BOMBA İHBARI
İbrahim YILDIZ/İSTANBUL, (DHA) ÇEKYA Prag Havalimanı’ndan kalkan iki uçağa bomba ihbarı yapıldı. Pilotlar acil durum deklere ederken, uçakların biri Venedik Havalimanı’na diğeri ise Bükreş Havalimanı’na acil iniş yaptı.
Avrupa Hava Sahası, son üç gündür uçaklara yapılan bomba ihbarları nedeniyle alarma geçti. Yüzlerce yolcu taşıyan uçaklar ihbarlar nedeniyle savaş uçaklarının gözetiminde başka havalimanların iniş yapmak zorunda kaldı. İhbarlar ise asılsız çıktığı öğrenildi. Bugün Prag-Roma seferini yapan uçak seyir halindeyken uçağın pilotu acil durum deklere etti. Uçak Venedik Havalimanı’na yönlendirilerek acil iniş yaptı. Prag-Bükreş seferini yapan uçağına da bomba ihbarı yapıldı. Pilot acil durum deklere ederken uçak Bükreş Havalimanı’na acil iniş yaptı. İki havalimanında da gerekli güvenlik önlemleri alınırdı.
20’NİN ÜZERİNDE UÇAĞA BOMBA İHBARI YAPILDI
Bu hafta başından itibaren Wizz Air’e ait iki uçuş, LOT Airlines’e ait bir uçuş ve Scandinavian Airlines'a ait bir uçuş hakkında bomba ihbarları yapıldı. İhbarlar nedeniyle iniş yapılan Avrupa’daki havalimanlarında güvenlik önlemleri alınırken, diğer uçuşlarda da aksamalar ortaya çıktı. Yetkililer ihbarların kaynağı ve nedenleri hakkında bir açıklama yapmazken, ihbar edilen uçakların Doğu Avrupa’daki destinasyonlara seyir yapan uçuşları olması dikkat çekti. İtalya Bergamo’dan Bulgaristan'ın Sofya şehrine giden bir uçak, Bulgar yetkililere yapılan bir ihbarın ardından 3 Kasım’da iniş yaptıktan sonra arandı. Pazartesi günü ise Londra Luton Havalimanı'ndan Sofya'ya giden bir uçak aynı nedenle Budapeşte'ye yönlendirildi ve savaş uçakları tarafından eşlik edilerek götürüldü. Bulgaristan Ulaştırma Bakanlığı, Dublin'den 185 yolcu taşıyan bir Ryanair uçağının Sofya'ya iniş yaptıktan sonra kontrol edildiğini açıkladı. Kopenhag ile Varşova arasında sefer yapan bir SAS uçuşu da bomba ihbarı aldı. Dün ise Dublin-Roma seferini yapan bir uçak Évreux-Fauville Hava Üssü’ne yönlendirildi.
===============================
18- KADIKÖY’DE SAAT HIRSIZLIĞI KAMERADA
İsa ALMAÇAYIR / İSTANBUL, (DHA)- KADIKÖY’de bir dükkanın ön vitrininden inceleme bahanesiyle aldığı saatle kaçan şüpheli, iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Olay, dün akşam saatlerinde Osmanağa Mahallesi'nde bulunan bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, dükkanın önüne gelen şüpheli, vitrindeki saatleri incelemeye başladı. Bir süre sonra gözüne kestirdiği saati eline alan kişi, iş yeri sahibinin anlık dalgınlığından faydalanarak saatle birlikte olay yerinden uzaklaştı. Bir süre sonra saatin yerinde olmadığını fark eden dükkan sahibi, durumu anlayınca güvenlik kamerası kayıtlarını inceledi. Görüntülerde şüphelinin saati alarak hızla uzaklaştığı net bir şekilde görüldü. İş yeri sahibinin ihbarı üzerine polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
Görüntü Dökümü:
-----------------
(Güvenlik kamerası)
-Hırsızlık anı



