DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

📅 02.11.2026 13:20 🕐 1 saat önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1- CEVDET YILMAZ: DİPLOMASİ VE DİYALOGDAN ASLA VAZGEÇİLMEMELİDİRGülseren KARAPINAR- Hadican EROL / İSTANBUL, (DHA)- İSEDAK 42’nci Bakanlar Toplantısı Açılış Oturumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İsrail’in kışkırtmalarıyla İran’a yönelik saldırılar ve özellikle Hürmüz Boğazı’nd

1- CEVDET YILMAZ: DİPLOMASİ VE DİYALOGDAN ASLA VAZGEÇİLMEMELİDİR

Gülseren KARAPINAR- Hadican EROL / İSTANBUL, (DHA)- İSEDAK 42’nci Bakanlar Toplantısı Açılış Oturumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İsrail’in kışkırtmalarıyla İran’a yönelik saldırılar ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim günümüzde hem bölgemizin istikrarı ve refahını hem de küresel refahı tehdit etmeye devam ediyor. Burada da çözümün anahtarı bellidir. Diplomasi ve diyalogdan asla vazgeçilmemelidir. Türkiye olarak arabulucuların çabalarını destekliyor, müzakere yoluyla çözüm için en üst düzeyde katkımızı sunuyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Kongre Merkezi’nde İSEDAK 42’nci Bakanlar Toplantısı Açılış Oturumu'na katıldı. Toplantıya Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, üye ülke heyetlerinin yanı sıra ilgili İİT kuruluşlarından ve uluslararası kuruluşlardan temsilciler katıldı.

'SURİYE’NİN BARIŞ, HUZUR VE REFAH İÇİNDE BİR GELECEĞE KAVUŞMASINI DESTEKLİYORUZ'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Filistinli kardeşlerimizin Gazze başta olmak üzere yıllardır maruz kaldıkları işgal, yerleşimci terörü, zorla göç ve sistematik baskılar, insanlığın ortak vicdanında kapanması mümkün olmayan yaralar açmıştır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye olarak yürüttüğümüz diplomatik çabalar ve bölge ülkelerinin ortak girişimleriyle sağlanan ateşkese rağmen Gazze’de can kayıplarının sürmesini derin bir üzüntü ile takip ediyoruz. İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü işgal ve saldırılar, Filistin halkının güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit etmektedir. Gelinen aşamada, Gazze’nin yeniden imarının önünü açacak ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki soykırımı durduracak somut adımların atılması ve İsrail’de hükümete kim gelirse gelsin uluslararası çabaların sürdürülmesi hepimizin asli sorumluluğudur. İSEDAK olarak, Filistinli kardeşlerimize özel olarak geliştirdiğimiz Kudüs Programını kararlılıkla uygulamaya devam ediyoruz. Tamamlanan 28 projenin yanı sıra bu yıl da uygulamaya aldığımız 10 yeni projeyle, inşallah, çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyoruz. Suriye’de 8 Aralık Devrimiyle başlayan yeni dönemde ülkenin birlik ve bütünlüğünü temine yönelik önemli adımlar atıldığını memnuniyetle müşade ediyoruz. Suriye halkının barış, huzur ve refah içerisinde yaşayacağı parlak geleceğinin inşasını güçlü biçimde destekliyoruz” dedi.

'DİPLOMASİ VE DİYALOGDAN ASLA VAZGEÇİLMEMELİDİR'

Cevdet Yılmaz, "Geçtiğimiz toplantımızda ilan ettiğimiz İSEDAK Suriye Programı kapsamında helal standartlar, ticaret, mesleki eğitim ile planlama ve strateji yönetimi alanlarında projelere başlandı. Dün düzenlenen İSEDAK Suriye Programı Panelinde bu projelerden elde edilen sonuçlar ve deneyimler heyet üyelerimizle paylaşıldı. Önümüzdeki yıl da bu program kapsamında Suriyeli kardeşlerimize proje desteğimizi sürdürmeye kararlıyız. İsrail’in kışkırtmalarıyla İran’a yönelik saldırılar ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim günümüzde hem bölgemizin istikrarı ve refahını hem de küresel refahı tehdit etmeye devam ediyor. Burada da çözümün anahtarı bellidir. Diplomasi ve diyalogdan asla vazgeçilmemelidir. Türkiye olarak arabulucuların çabalarını destekliyor, müzakere yoluyla çözüm için en üst düzeyde katkımızı sunuyoruz. Yemen’de ise, Husilerin sivillere ve sivil altyapılara yönelik saldırıları hiçbir gerekçeyle kabul edilemez. Müttefikimiz kardeş Suudi Arabistan’a bu konuda destek vermeye devam edeceğiz. Kızıldeniz’de ve Babülmendep Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin temini amacıyla uluslararası ortaklarımızla yakın işbirliği içinde çalışmayı sürdüreceğiz" diye konuştu.

'SUDAN HALKININ KARŞI KARŞIYA OLDUĞU İNSANİ KRİZİN GÖZARDI EDİLMESİNE İZİN VERMEMELİYİZ'

Cevdet Yılmaz, "Dost ve kardeş Azerbaycan ile Ermenistan arasında süren barış ve normalleşme süreci başta olmak üzere, Kafkaslarda istikrarı ve Orta Koridorun işlevini artırma yönündeki çabaları güçlü şekilde destekliyoruz. Afrika kıtasıyla ilişkilerimiz, Türk dış politikasının önemli sütunlarından biri olmayı sürdürüyor. Karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve ‘kazan-kazan’ ilkeleri temelinde derinleştirdiğimiz münasebetlerimizi inşallah 8-9 Aralık 2026 tarihlerinde Libya'da düzenlenecek Dördüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi'yle taçlandıracağız. Bu vesileyle, kardeş Sudan’da üç buçuk yıldır devam eden çatışmalardan büyük üzüntü duyduğumuzu ifade etmek isterim. Müslümanlar olarak Sudan halkının karşı karşıya olduğu insani krizin gözardı edilmesine izin vermemeliyiz. Sudan’da barışın tesisine, ülkenin toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığının korunmasına yönelik çabalara desteğimizi ve Sudan halkının acılarını hafifletmek için insani yardımlarımızı sürdüreceğiz. Bir başka kardeş ülkemiz Somali’de ise, son 15 yılda önemli ilerlemeler katedilmiş olmakla beraber, bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik adımları da yakından takip ediyoruz. İsrail’in Somaliland’ı tanımasına dair gayrimeşru ve hukuk dışı kararına karşı Somali’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam edeceğiz. Kuzey Afrika’da ise her geçen gün daha da gelişen ikili ilişkilerimizin, bölgenin barış, istikrar ve refahına doğrudan katkı yaptığını memnuniyetle müşahede ediyoruz" dedi.

'TERÖRÜN BÖLGE ÜLKELERİNE YAYILMASINI ÖNLEMEK İÇİN İŞBİRLİĞİMİZİ ARTIRMALIYIZ'

Cevdet Yılmaz, "Özellikle Libya’nın istikrarı ve güvenliği için gayretlerimizi sürdürüyor, Libyalı kardeşlerimizin öncülüğünde ve sahipliğinde cereyan edecek diyalog süreciyle kalıcı istikrara ulaşılabileceğine inanıyoruz. Terör oluşumlarının ekonomik güçlükleri ve rahatsızlıkları yoğun olarak istismar etmeye ve kendilerine umutsuzluktan güç devşirmeye yöneldikleri bir dönemdeyiz. Bu noktada, Sahel ülkelerinin terörle mücadelesine destek verirken, terör tehlikesinin diğer bölge ülkelerine sirayet etmesinin önüne geçebilmek için işbirliğimizi artırmamız gerekiyor. Sürdürülebilir kalkınma için aile kurumunu temel unsur olarak görüyoruz. Aile kurumuna tehdit teşkil eden zararlı akımlar gibi insan fıtratına aykırı sapkın ideolojilere karşı aile kurumunu korumak ve güçlendirmek zorundayız" dedi.

‘GÖRÜŞMELERİN SOMUTLAŞARAK GENİŞLEME İRADESİNİN HAYATA GEÇİRİLMESİ ÖNEMLİ’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Tahminimize göre, büyümenin 2026'da yüzde 3 olarak geçmiş ortalamaların altında seyretmesi beklenmektedir. Benzer bir tablo küresel ticaret hacminde de gözleniyor. Ticaretin tarihsel ortalamanın altında yüzde 3’ler dolayında olması bekleniyor. İsrail’in kışkırtmalarıyla başlayan savaşlar neticesinde, dünya enerji fiyatlarının ekonomilerimiz üzerinde oluşturduğu baskıya şahitlik ediyoruz. Bu durum, bilhassa enerji güvenliğinin sağlanmasında kaynak ve güzergah çeşitlendirmesinin ve bölgesel işbirliğinin güçlendirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Geçtiğimiz yıl aldığımız karara binaen Sistemin daha etkin uygulanması ve kapsamının genişletilmesi için Ticaret Müzakereleri Komitesi bünyesinde yürütülen çalışmaları memnuniyetle karşılıyorum. Bu noktada tarife indirimleriyle yetinmeyip, gümrük işlemlerinin kolaylaştırıldığı, dijital ticaretin desteklendiği, hizmetler ticaretinin ve yatırımların önünün açıldığı daha kapsamlı bir ticaret zeminine odaklanmalıyız. Bu vesileyle Tercihli Ticaret Sistemine henüz taraf olmayan ülkeleri gerekli adımları süratle atmaya; taraf ülkelerimizi ise uygulamadaki pürüzleri gidermeye aktif katkı sağlamaya davet ediyorum. Bu bağlamda Ticaret Müzakereleri Komitesi nezdinde devam eden görüşmelerin somutlaşarak genişlemeye dair iradenin hayata geçirilmesinin öneminin altını çizmek istiyorum" dedi.

‘2013 YILINDAN BUGÜNE DESTEK SAĞLADIĞIMIZ TOPLAM PROJE SAYISI 209’A ULAŞTI’

Yılmaz, "Bakanlarımızın bugün yapacakları istişarelerde ticaret finansmanını daha erişilebilir ve uygun maliyetli hale getirmeye yönelik kararlar almaları mühimdir. Ayrıca, işletmelerimiz arasında dijitalleşme, finansmana erişim ve işbirliği ağları kurduğumuz İSEDAK KOBİ Programına henüz dahil olmamış ülkelerimizi bu programa katılmaya davet ediyorum. Ticaretin önündeki bir başka önemli mesele, helal ürün ve hizmetlere ilişkin belgelerin karşılıklı tanınmasıdır. Bu kapsamda, 2023 yılında temelleri atılan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumunun daha fazla vakit kaybetmeden faaliyete geçmesi için ülkelerimizin gerekli desteği sağlayacaklarına inanıyorum. Özellikle kalkınma meseleleri bağlamında önemli vazife icra eden İSEDAK Çalışma Grupları, sizlerin, uluslararası kuruluşların, özel sektörün ve sivil toplumun katkılarıyla çok verimli istişareler gerçekleştirdi. Bu Çalışma Gruplarınca getirilen önerilerin hayata geçirilmesine destek olmak için 31 projeye destek sağlıyoruz. Programın uygulanmaya başladığı 2013 yılından bugüne destek sağladığımız toplam proje sayısı 209’a ulaştı. İklim değişikliğiyle mücadelede verilen taahhütleri de artık kararlı ve somut adımlara dönüştürmenin zamanı gelmiştir. Türkiye olarak, iklim değişikliğinin Akdeniz Havzası ve İslam İşbirliği Teşkilatı coğrafyası dahil kırılgan bölgeler üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadelede en ön safta yer almaya gayret gösteriyoruz" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü:

---------------

-Aile fotoğrafı çekimi

-Katılanlardan görüntü

-Cevdet Yılmaz’ın konuşması

-Genel ve detay görüntüler

===========

2- BAKAN ERSOY: TÜM DÜNYANIN ÇALINAN ESERLERİN YERİNDE DEĞERLİ OLDUĞUNU ÖĞRENMESİ GEREKİYOR

Canan İLARSLAN- Ataberk KURT/ İSTANBUL,(DHA)- KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ABD'den Türkiye’ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığının tanıtıldığı 'Kaçış Yok: Boubon' Sergisi’nin açılışına katıldı. Bakan Ersoy, "Biz yılmayacağız hep beraber eserlerimizin peşinden tüm dünya olarak koşmaya devam edeceğiz. Sadece bizim değil bütün ülkelerin eserleri peşinden koşması artık tüm dünyanın çalınan malları iade etmesi, çalınan malların aslında yerinde değerli olduğunu öğrenmesi gerekiyor" dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy İstanbul Arkeoloji Müzelerinde ABD’den iade edilen 100 kültür varlığının tanıtıldığı ve 'Kaçış Yok: Boubon' Sergisi basın toplantısına katıldı. Programda Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Matthew Bogdanos ve davetliler de hazır bulundu. Konuşmaların ardından Bakan Ersoy, Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Matthew Bogdanos eserlerin olduğu sergi alanını gezip bilgi aldı ardından birlikte fotoğraf çektirdi.

'ESERLERİN SATIŞI DURDURULARAK TÜRKİYE’YE İADELERİ SAĞLANMIŞTIR'

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bugün burada, kültürel mirasımızın korunması adına uzun yıllardır sürdürdüğümüz çalışmaların çok kıymetli iki sonucunu halkımızla paylaşmanın mutluluğunu duyuyoruz. Bir yandan Amerika Birleşik Devletleri’nden iadesini sağladığımız 100 kültür varlığımızı yeniden topraklarımızla buluştururken, diğer yandan yıllardır farklı ülke ve koleksiyonlara dağılmış Boubon kökenli eserleri biraraya getiren sergimizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Bakanlığımızla Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi HSI arasında kurduğumuz güvene dayalı işbirliği, sınırlarımız dışına çıkarılmış Anadolu’nun farklı dönemlerinden eserlerin bir kez daha ait olduğu topraklara dönmesini sağlamıştır. Bazı eserlerin henüz satış aşamasındayken tespit edilmesi, bu işbirliğinin sahadaki güçlü etkisini göstermektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nden yerleşik bir müzayede evinin Mayıs 2026 tarihli müzayedesinde Anadolu kökenli eserlerin satışa sunulduğunun belirlenmesi üzerine, bakanlığımız hemen harekete geçmiş; bilimsel veri ve belgelerimiz Manhattan Bölge Savcılığı ve HSI ile paylaşılmış; eserlerin satışı durdurularak Türkiye’ye iadeleri sağlanmıştır. İade kapsamındaki 100 parça içerisindeki önemli gruplardan birini Tokat ili Erbaa ilçesindeki Horoztepe kökenli 40 eser oluşturmaktadır. MÖ 2300-2000 yıllarına tarihlenen bu grup, törensel müzik aletlerinden silahlara ve metal kaplara kadar Erken Tunç Çağı Anadolu’nun gelişmiş metal işçiliğini yansıtmakta. Kazı buluntularının karşılaştırılmasıyla elde edilen veriler, eserlerin yurtdışına çıkarılma ve müze koleksiyonlarına giriş süreçlerine ışık tutan belgelerle tamamlandı. Yaklaşık 70 yıl sonra gerçekleşen dönüş, bu farklı kanıtların birlikte değerlendirilmesiyle ancak mümkün oldu" dedi.

'HER BİR PARÇA BİZE KARARLILIĞIN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ ANLATACAK'

Bakan Ersoy, "İadesini sağladığımız ikinci eser grubumuz Burdur ili Düver Köyü kökenli 44 pişmiş toprak mimari levhadan oluşmakta. Bu eserler M.Ö. 6. yüzyıla, yaklaşık M.Ö. 700-480 yılları arasındaki Arkaik Dönem’e tarihleniyor. O dönem yapılarının çatı ve kaplama düzenlerine ait bu parçaların bezemeleri, biçimleri ve üslupları bilinen örneklerle karşılaştırıldı; arşiv ve koleksiyon kayıtlarıyla dağılışları izlendi. Neticede; 2022 yılında ABD’den, 2024 yılında Danimarka’dan ve 2025 yılında Virginia Güzel Sanatlar Müzesinden sağladığımız iadelerin ardından, bugün de J. Paul Getty Müzesindeki bu grubu ülkemize kazandırmış olduk. Bu eserleri, hazırlayacağımız bir proje kapsamında İstanbul Arkeoloji Müzelerimizin koleksiyonlarındaki parçalarla biraraya getireceğiz. Her bir parça bize geçmişte yaşanan yağmayı hatırlatırken, aynı zamanda kararlılığın birleştirici gücünü de anlatacak. Aphrodisias Antik Kenti’ne ait portre. Bakanlığımız uzmanları, arşiv belgeleriyle geçmiş koleksiyon kayıtlarını karşılaştırarak portrenin kentle bağını ve yurtdışındaki koleksiyonlara uzanan geçmişini araştırdı. Bu süreçte, 1976 yılında savcımızın; 'Tespit edilip belgelenenler dışında başka eserlerin de çalındığı yapılan incelemelerden anlaşılmaktadır.' şeklinde olay yeri tutanağına kaydettiği bir cümle, yıllar sonra Aphrodisias kökenli eserlerimiz üzerindeki haklarımızı savunabilmemizi sağlayan ciddi bir dayanak oldu. Arkeolojik verilerle birlikte değerlendirilen bu belgeler, eserin izlediği yolun aydınlatılmasına ve iade talebimizin somut kanıtlarla desteklenmesine çok önemli katkı sağladı. Öne çıkan bu eserler dışında iadesini sağladığımız 100 eser arasında tiyatro maskları ve tanrıça heykelcikleri gibi yine çok özel parçalar bulunuyor. Artık hepsi ait olduğu topraklarda, doğup şekillendiği kültürün diğer unsurlarıyla bir arada" ifadelerini kullandı.

'HAKLININ VE ADALETİN DE SESİ OLDULAR'

Ersoy, "Bugünkü programımızın ikinci ayağını oluşturan 'Kaçış Yok: Boubon' sergisi ise tarihi eser kaçakçılığına karşı kararlılıkla sürdürüdüğümüz mücadelenin sonuçlarını, onlarca yıla yayılan çok özel bir örnekle gözler önüne sergiliyor. Burdur ili Gölhisar ilçesi İbecik Köyü yakınındaki Boubon Antik Kenti’nde, Roma imparatorları ve imparatorluk ailesinin onurlandırıldığı Sebasteion’da yer alan bronz heykeller, 1960’lı yıllardaki kaçak kazılarla parçalanarak yurtdışına çıkarıldı. Başlar, gövdeler ve uzuvlar birbirinden ayrıldı; aynı topluluğun parçaları farklı ülkelerde, farklı koleksiyonlarda karşımıza çıktı. Burada, insan boyutunu aşan anıtsal bronz heykellerden söz ediyoruz. Bronz o dönemin değerli ve pahalı malzemelerinden biriydi. Heykellerin eritilerek metalinin tekrar tekrar kullanılması, bu eserlerin günümüze ulaşmasının önündeki en büyük engellerden biri olmuştur. İşte Boubon’u böylesine istisnai kılan, bu nadir heykelleri bir topluluk olarak, yazıtlı kaideleri ve ait oldukları yapıyla birlikte araştırma imkânı sunmasıdır. Yaşananlara bu pencereden baktığımızda bütünsel kaybın, tek tek heykellerin kaybından çok daha büyük olduğunu görüyoruz. Topraktan yalnızca bir eser çıkarmıyoruz; insanlık tarihine ilişkin bir bilgiyi, onu anlamlı kılan çevresiyle birlikte korumaya çalışıyoruz. Bilimsel bilginin bütünlüğüne karşı sorumluluğumuz tam da burada başlıyor. Bakanlığımız uzmanlarının yürüttüğü arşiv ve literatür çalışmalarında bir kazı defteri, eski bir fotoğraf ya da bir mektup yıllar sonra bir eserin ait olduğu yeri gösterebiliyor. Bugünkü iadelerin arkasında, bu belgeler arasındaki ilişkileri sabırla kuran insanların emeği bulunuyor. Bu sergi, Bogdanos ve ekibinin kültür varlıklarının iadesi konusunda dünyadaki yaklaşımı değiştirdiklerinin en önemli göstergesidir. Onlar yalnızca eserleri ait oldukları topraklara yeniden kavuşturmakla kalmadılar; haklının ve adaletin de sesi oldular" diye konuştu.

'ESERLERİMİZİN PEŞİNDEN TÜM DÜNYA OLARAK KOŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Ersoy, "Görüyorsunuz bir eser buraya geliyor ama yıllar süren araştırmalar, takipler, ısrarla yapılan kanuni takipler ve en sonunda büyük zorluklardan sonra eser ülkesine geri dönüyor. Bunlar çok önemli. Biz yılmayacağız hep beraber eserlerimizin peşinden tüm dünya olarak koşmaya devam edeceğiz. Sadece bizim değil bütün ülkelerin eserleri peşinden koşması artık tüm dünyanın çalınan malları iade etmesi, çalınan malların aslında yerinde değerli olduğunu öğrenmesi gerekiyor. Bu ortak emekle bugüne kadar Lucius Verus, Septimius Severus, Caracalla ve Marcus Aurelius’a ait eserlerin de aralarında bulunduğu Boubon kökenli kültür varlıklarımızı ülkemize kazandırdık. Bu dönüşü yalnızca fiziki bir kavuşma olarak değerlendirmemek gerekiyor. İade için yürütülen soruşturmalar ve eserlerin dönüşü, alandaki bilimsel araştırmalara da yeni bir ivme kazandırmış olduk. Burdur ili Boubon Antik Kenti’nde 2023 yılında yeniden başlayan kazılar bugün hala devam ediyor. Bir eserin iadesi, onu taşımak ve bir müzeye yerleştirmekle tamamlanmıyor. Yeni kazılar başlamış oluyor, yeni sorular soruluyor, bilim insanları daha önce birlikte inceleyemedikleri parçalar üzerinde çalışabiliyor. Köken ülkeler için iadenin böylesine önem taşımasının nedenlerinden biri de budur. Eserin o ülkenin bilimine bilim insanına sanatına ve halkına yeniden hizmet edebilmesi" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------

-Basın toplantısından görüntü

-Mehmet Nuri Ersoy’un konuşması

-Eserlerden görüntüler

-Genel ve detay görüntüler

============

3- EMİR SARIGÜL’ÜN EK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

İSTANBUL (DHA) - İSTANBUL’da ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçu kapsamında yürütülen soruşturmada Emir Sarıgül’ün ek ifadesi ortaya çıktı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçuna ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında tutuklanan Emir Sarıgül’ün savcılıkta verdiği ek ifade ortaya çıktı.

‘MADDİ ZORLUKLAR YAŞAMAKTAYIM’

Emir Sarıgül ek ifadesinde, “Ben ilk ifademde bahsetmediğim birkaç husustan bahsetmek istiyorum. Benim dedem Abdurrahman Köksaloğlu hem sanayici hem iş adamı hem de İstanbul milletvekiliydi. Kendisine ait büyük bir mal varlığı annem Gülsüm Hülya Köksaloğlu’na kaldı. Annem de 1984 yılında ben henüz 3 yaşındayken vefat etti. Bunun üzerine annemden kalan mal varlığının 4’te 3’ü benim 18 yaşımda tasarruf edebileceğim şekilde bana, 4’te 1’i ise babam Mustafa Sarıgül’e kaldı. 1993 yılında babam Aylin Kotil ile evlendi. Bir süre sonra babam ile Aylin Kotil’in bir oğlu oldu. Bundan sonraki süreçte ben evden ayrılıp babaannemle dedemin evine gittim. Üniversite yıllarına kadar onlarla yaşadım. Bu yıllarda bana herkes annemden kalan mirası anlatıyordu. Babamın yeni bir evlilik yapmasının da etkisiyle kendimi güvence altına almak için annemden kalan mal varlığımı kendi üzerime yapmasını istedim. Ancak babam kabul etmedi ve beni sürekli geçiştirdi. Bundan yaklaşık 2 sene öncesine kadar bu süreç hiçbir aşama kat edemeden böyle devam etti. Son 3 buçuk senedir ise çok ciddi maddi zorluklar yaşamaktayım. Hatta 2 evladımın ihtiyaçlarını dahi bazen karşılayamaz hale geldim. Bunun üzerine bu mal varlığının devri konusunu kızlarımla da konuştum. Onların da babam Mustafa Sarıgül ile konuşması ve babamın da yaşının ilerlemiş olması sebebiyle babam bu mal varlığını devretmeyi kabul etti. Ardından 2 sene önce Ankara’da avukatım Emrah Cengiz’in hazırladığı miras taksim sözleşmesini birlikte imzaladık. Bu neticede bana 5 adet taşınmazı devretmeyi taahhüt etti. Bu 5 taşınmazdan bir tanesinin yarısı zaten benimdi. Bu taşınmazlar şöyledir; Nişantaşı'nda içinde 5 katlı metruk bina bulunan 987 metrekare arazi, Marmaris Söğüt bölgesinde 64 dönüm arazi, Mecidiyeköy'de 1 dönüme yakın olan şu anda otopark olarak kullanılan arazi, Ankara’da TBMM’nin karşısındaki Şinasi ve Akün Sahnesi’nin olduğu bina, Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi’nin sonunda 642 metrekare arazidir. Bu sözleşmenin yanında taşınmazların tarafıma devredilmemesi halinde yine avukat huzurunda 50 milyon dolar paranın bana verileceğine dair bir senet daha imzaladık. Bu senedi teminat olarak imzaladık” dedi.

‘BABAM 250 BİN DOLARI ÖZGÜR ÖZEL’E AİT ARACIN İÇERİSİNE BIRAKTI’

Emir Sarıgül, “Mustafa Sarıgül tarafından Yeni Parti’ye verilmiş birtakım paralarla ilgili de bildiklerim vardır. Bunları da anlatmak istiyorum. Öncelikle Yeni Parti’nin kuruluş aşamasında partinin genel merkez binasının iç tefrişatının yapılması için 250 bin dolar parayı Ankara’da Ümitköy’de bulunan bir restoranın çıkışında Özgür Özel’e ait aracın içerisine bıraktığını biliyorum. O gün babam ve Özel 6-7 kişilik bir milletvekili grubuyla yemek yemişlerdi. Ben milletvekillerinin isimlerini bilmiyorum. Restoranın çıkışında bizzat babamın kendisi 250 bin dolar parayı Özel’e ait aracın arka kısmına bıraktı. Bunu bana doğrudan kendisi anlattı. Bunun dışında yine partiye ait bir otobüsün ses sisteminin yapımı ve otobüsün içinin özel olarak tasarlanması amacıyla yine 250 bin dolar ya da euro cinsinden parayı Özel’e elden verdiğini bana söyledi. Bu paranın Silivri’de katıldıkları bir duruşmadan sonra gittikleri bir balıkçı restoranının çıkışında verildiğini bana söyledi. Bu olay son 2 ay içerisinde Büyükçekmece’de bir balıkçı çıkışında gerçekleşti. Son olarak geçtiğimiz 1 ay içerisinde Özel’e yine elden 100 bin dolar verildiğini bana söyledi. Şöyle ki o tarihte babam Özel’in Ankara’daki eve yemeğe geleceğini bana söylemişti. Bunun üzerine babam bana 2 adet atkı almamı söyledi. Ben de 2 adet atkı aldırdım. Sonrasında babam İstanbul’daki Ulus Platin Konutları’nda bulunan evde bu atkı paketinin içine 100 bin dolar para koydu, paraların yanında atkılar da duruyordu. Sonrasında biz bunu bir hediye paketi şekline getirdik. Babam da bu paketi alarak kendi aracıyla İstanbul Havalimanı’na gitti. Uçakla Ankara’ya gidip önce meclise uğradı, ardından Ümitköy Angora Evleri’ndeki eve geçti. Akşamına da Özgür Bey yemeğe gelmiş, burada da bu para kendisine elden verilmiş. Paranın elden kendisine verildiğini de babam bana hemen ertesi söyledi. Benim 2 kızım vardır. Başlarında bulunmam gerekiyor çünkü anneleri de şu anda yurt dışındadır. Uzun bir süre de gelmeyecektir. Kızlarım şu an bakıma muhtaç haldeki anneannelerinin yanındadır. Ben tahliyemi talep ediyorum. Benim yaşanan olaylarla bir ilgim yoktur. Suçsuzum” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----

ARŞİV

===========

4- SERMAYE PİYASASI SORUŞTURMASINDA UMUT GÜNER HAKKINDA ADLİ KONTROL KARARI

Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - SERMAYE piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Dünya Grup Medya Gazetecilik A.Ş. ortaklarından Umut Güner, adli kontrolle serbest bırakıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Güner, İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Savcılıktaki işlemlerinin ardından hakimliğe çıkarılan Güner hakkında “ev hapsi” ve “yurt dışına çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına kararı verildi. (DHA)

============

5- İSTANBUL'DA MAL VARLIĞI AKLAMA SORUŞTURMASINDA 10 KİŞİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen 'aklama' soruşturmasında gözaltına alınan 10 şüpheli adliyeye sevk edildi.

İstanbul’da “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçu kapsamında yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Metin Mevlüt Sarıgül, Ömer Yazıcı, Aynur Aydın, Gençağa Meriç, Ahmet Meriç, Berrak Çetinkaya, Davut Kaymak, Altuğ Altınbaş Sürer, Mehmet Meriç ve Süreyya Kurtulan emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Firari 1 şüpheliye yönelik işlemlerin ise devam ettiği öğrenildi. (DHA)

============

6- İSTANBUL MERKEZLİ 6 İLDEKİ 'CHANGE OTO' OPERASYONUNDA 40 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Ali AKSOYER- Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL merkezli 6 ilde düzenlenen 'change oto' operasyonunda gözaltına alınan 40 kişi adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin yasa dışı yollarla yurtdışından getirdikleri antika ve klasik araçların şasi numaralarını, Türkiye’de tescilli atıl durumdaki araçlara aktardıkları ve bu yöntemle 61 aracı değiştirdiği ve bu yöntemle yaklaşık 500 milyon liralık vurgun yaptıkları öğrenildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmada, İstanbul ve İzmir’de faaliyet gösteren şüphelilerin yurtdışından yasa dışı yollarla getirdikleri koleksiyonluk araçlara ait şasi numaralarını, Türkiye’de tescilli daha uygun fiyatlı araçlara aktardıkları tespit edildi. Şüphelilerin, tescil işlemlerindeki uyumsuzlukları gidermek amacıyla Türkiye Makina Mühendisleri Odası Başkanlığı’nda görevli bazı mühendisler tarafından usulsüz düzenlendiği öne sürülen raporları, noterliklere ibraz ederek tescil belgesi çıkarttıkları ve change işlemlerini yasal göstermeye çalıştıkları belirlendi. 'Change' araçları satarak vatandaşları dolandırdıkları iddia edilen şüphelilerin bu yöntemle 61 aracı değiştirdiği tespit edildi.

61 ARACA EL KONULDU

'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma', 'Nitelikli dolandırıcılık', 'Resmi belgede sahtecilik', '5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet' ve 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarından yürütülen soruşturmada İstanbul, Batman, Gaziantep, İzmir, Kocaeli ve Sakarya’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 40 şüpheli gözaltına alınırken, bir şüphelinin evinde yapılan aramada 97 fişek ele geçirildi. Operasyonlarda motor ve şasi numaraları değiştirilen 61 klasik otomobile de el konuldu.

HURDA DEMİR GİBİ GÖSTERİP YURDA SOKMUŞLAR

Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturmada şüphelilerin yurt dışından getirecekleri klasik otomobilleri konteynırlara koyarak evrak üzerinde hurda demir gibi gösterip Türkiye’ye soktukları ortaya çıktı. Polisin yaptığı çalışmada şüphelilerin bu yöntemi kullanarak yaklaşık 500 milyon liralık vurgun yaptıkları tespit edildi.

İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRÜ ARAÇLARI İNCELEDİ

İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız Gayrettepe’de bulunan Asayiş Şube Müdürlüğün'nde ele geçirilen otomobilleri inceledi. Yıldız, "Klasik otomobilleri change yapan suç şebekesine yönelik yapılan operasyonda 37 şüpheli gözaltına alınmış, 61 otomobil ele geçirilmiştir. Şunu ifade etmek istiyorum, halkımız şunu iyi bilsin ki hiçbir sahtekârlık İstanbul polisinin dikkatinden kaçmayacaktır. İstanbul Emniyet Müdürlüğü olarak milletimizin emrinde suçla mücadeleyi de kararlıkla sürdüreceğiz" dedi.

40 ŞÜPHELİ ADİYEYE SEVK EDİLDİ

Altı ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda aralarında organizatörlerin ve usulsüz rapor düzenleyenlerin de bulunduğu 40 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. 40 kişi adliyeye sevk edildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----

- Şüphelilerin emniyetten çıkarılışı

- Şüphelilerin adliyeye sevki

ARŞİV

=============

7- SON KULLANMA TARİHİ GEÇMİŞ İLAÇLARI YENİDEN PİYASAYA SÜREN ŞÜPHELİLERE OPERASYON: 22 GÖZALTI

Derya EVREN KORKMAZ- Berkay GÜNEŞ / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL’da, hastane ve eczanelerden temin ettikleri son kullanma tarihi geçmiş ilaçların kutu ve prospektüslerini değiştirerek yeniden piyasaya sürdüğü belirlenen şüphelilere yönelik İstanbul merkezli 11 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 kişi gözaltına alınırken, şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 650 milyon liralık para hareketi tespit edilirken, adreslerde yüklü miktarda döviz, altın ve çok sayıda ilaç ele geçirildi.

İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde son kullanma tarihi geçmiş ilaçları yasa dışı yollarla temin ederek yeniden piyasaya süren şüphelilere yönelik çalışma başlattı. Hastane ve eczanelerden aldıkları ilaçların kutu ve prospektüslerini değiştirdikleri belirlenen şüpheliler, teknik ve fiziki takibe alındı. MASAK raporları doğrultusunda yapılan incelemelerde, şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 650 milyon liralık para hareketi bulunduğu tespit edildi.

11 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON

Çalışmaların tamamlanmasının ardından bu sabah saatlerinde İstanbul merkezli 11 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda ilaç ve dokümanın yanı sıra 300 bin lira, 54 bin euro, 110 bin dolar, 110 gram altın, 5 bilezik ve 3 altın ele geçirildi.(DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------

-Eczanelerde arama yapılması

-Depolarda arama yapılması

-Ele geçirilenlerden görüntü

=============

8- KAĞITHANE’DE ALKOLLÜ SÜRÜCÜ 4 OTOMOBİLE ÇARPTI; ARACINI MAHALLELİNİN ÜZERİNE SÜRDÜ

Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) – KAĞITHANE’de Fas uyruklu Marouane B. (46), park halindeki bir araca çarptıktan sonra kendisine tepki gösteren mahallelinin üzerine aracını sürdü. Bu sırada başka bir araca daha çarpan sürücü, 4 otomobilde hasara neden oldu. Aracından inerek yaya olarak kaçan Marouane B., polis takibiyle yakalandı. Yapılan kontrollerde 2,24 promil alkollü olduğu belirlenen sürücü gözaltına alındı.

Olay, saat 00.10 sıralarında Harmantepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fas uyruklu Marouane B., kullandığı 34 DAN 698 plakalı araçla park halindeki bir otomobile çarptı. Bunun üzerine mahalleli sürücüye bağırarak aracın bulunduğu yere doğru koştu.

ARACINI VATANDAŞLARIN ÜZERİNE SÜRDÜ

Marouane B., bu kez aracını kendisine doğru gelen vatandaşların üzerine sürdü. Sürücü bu sırada park halindeki ikinci araca daha çarptı. Sürücünün çarptığı 34 HH 2142, 34 PPA 590, 34 KB 3100 ve 34 CKU 595 plakalı 4 otomobilde hasar meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine Kağıthane Devriye Ekipler Amirliği polisleri sevk edildi.

2,24 PROMİL ALKOLLÜ ÇIKTI

Aracından inerek sokaktan yaya olarak kaçan Marouane B., polislerin takibi sonucu yakalandı. Trafik ekiplerinin yaptığı kontrollerde 2,24 promil alkollü olduğu belirlenen sürücü gözaltına alındı.

OLAY ANI KAMERADA

Diğer yandan yaşananlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde sürücünün park halindeki bir araca çarptıktan sonra mahallelinin kendisine bağırarak koştuğu, mahalle sakinlerinin üzerine aracını sürdüğü ve bu sırada ikinci araca çarptığı anlar yer alıyor. (DHA)

Görüntü Dökümü:

--------

(Cep telefonu)

-Sürücünün park halindeki araca çarpması

-Vatandaşların bağırarak araca doğru koşması

-Sürücünün aracını vatandaşların üzerine sürmesi

-Aracın park halindeki ikinci araca çarpması

-Yaşanan hareketlilik

=============

9- 15 TEMMUZ ŞEHİTLER KÖPRÜSÜ'NDE ZİNCİRLEME KAZA; TRAFİKTE YOĞUNLUK OLUŞTU

Hasan YILDIRIM / İSTANBUL, (DHA)- 15 Temmuz Şehitler Köprüsü girişi Anadolu yakası yönünde 4 otomobilin karıştığı kaza meydana geldi. Kazada ölen ya da yaralanan olmazken her iki yönde de trafik yoğunluğu oluştu.

Kaza, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Avrupa Yakasından Anadolu Yakasına geçiş yönünde saat 11.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde Avrupa’dan Anadolu Yakası istikametine ilerleyen 4 araç henüz belirlenemeyen bir nedenle kazaya karıştı. Haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Kazada ölen ya da yaralanan olmazken araçlarda hasar oluştu. Trafik ekipleri bir yandan trafiği yönlendirirken bir yandan da kazaya karışan araçları kaldırmak için çekici çağırdı. Kaza nedeniyle Avrupa’dan Anadolu Yakasına geçişte trafikte yoğunluğu oluştu. Araçların köprü üzerinden kaldırılmasıyla trafik normale döndü. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----

-Köprüden görüntüler

-Kazaya karışan araçlar

-Oluşan Trafik yoğunluğu

-Kazaya karışan araçlaırn çekilmesi

-Genel ve detay görüntüler

===========

10- PENDİK’TE KAMYONETE DÜZENLENEN BASKINDA 336 KİLOGRAM UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLDİ

Murat SOLAK / İSTANBUL, (DHA)- PENDİK’te seyir halindeki bir kamyonete yönelik düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 336 kilogram skunk ele geçirildi. Olaya ilişkin 1 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalarda; dün akşam saatlerinde Pendik’te seyir halindeki bir kamyonete operasyon düzenlendi. Operasyonda Ü.A. gözaltına alınırken, araçta yapılan aramalarda 336 kilogram 550 gram skunk maddesi ele geçirildi. Ekiplerin konuyla ilgili tahkikat işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

------------------

(Polis kamerası)

-Kamyonete yönelik yapılan operasyon

-Şüphelinin gözaltına alınması

-Ele geçirilen uyuşturucu

Diyarbakır'da sürücünün aracıyla drift attığı anlar kamerada
Sıradaki Haber
Diyarbakır'da sürücünün aracıyla drift attığı anlar kamerada
Etiketler: #İstanbul #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler