DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

📅 18.09.2026 15:01 🕐 3 saat önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1- İLETİŞİM BAŞKANI DURAN: TÜRKİYE DARBELERE VE DARBECİLERE MİLLİ İRADENİN VESAYET ALTINA ALINMASINA ASLA İZİN VERMEYECEKTİRGülseren KARAPINAR-Harun ŞAHBAZOĞLU/İSTANBUL, (DHA)- CUMHURBAŞKANLIĞI İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 'Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi Paneli' nde konuştu.

1- İLETİŞİM BAŞKANI DURAN: TÜRKİYE DARBELERE VE DARBECİLERE MİLLİ İRADENİN VESAYET ALTINA ALINMASINA ASLA İZİN VERMEYECEKTİR

Gülseren KARAPINAR-Harun ŞAHBAZOĞLU/İSTANBUL, (DHA)- CUMHURBAŞKANLIĞI İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 'Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi Paneli' nde konuştu. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "15 Temmuz’da tüm dünyaya gösterdiğimiz gibi, Türkiye, darbelere ve darbecilere, milli iradenin vesayet altına alınmasına, demokrasinin ve millet iradesinin hedef alınmasına asla izin vermeyecektir" dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen 'Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi Paneli' ne katıldı. Duran programda bir konuşma da yaptı.

'TÜRKİYE DARBELERE VE DARBECİLERE ASLA İZİN VERMEYECEKTİR'

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, " 'Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi' başlıklı panelimizde ve bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz 'Cumhurbaşkanlığı Arşivinden Fotoğraflarla Demokrasiye Vurulan Darbe: 27 Mayıs' kitabımızın lansmanında sizlerle birarada olmaktan büyük bir onur duyuyorum. 17 Eylül maalesef tarihimizin en karanlık ve en utanç verici sayfalarından birini işaret etmektedir. Merhum Başbakan Adnan Menderes’in şehit edildiği gündür. Yine 16 Eylül de Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın idam edilişinin 65’inci yıldönümüdür. Siyasetçilere darağacını reva gören zihniyet, esasen Türk Milletinin istikbalini milli iradesini hedef almış bir zihniyettir. Yargılamaların yapıldığı Yassıada, yıllarca 'Yaslı ada' olarak adlandırmıştır. Bugün, her ne kadar kayıplarımızı geri getiremesek de ‘'Yaslı Ada'yı' 'Demokrasi ve Özgürlükler Adası' na dönüştürerek onların anısına olan hürmetimizi göstermiş durumdayız. Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nı milletimizin kalıcı bir sembolü haline getirmiş durumdayız. 'Yaslı Ada' dan o meşum hatırayı silip, müzeler, anıtlar ve sosyal alanlarla imar ettik. Bizlere düşen, geçmişte yaşananları unutmadan, unutturmadan, aynı acıların bir daha yaşanmaması için demokrasimize, milli iradeye kararlılıkla sahip çıkmaktır. 15 Temmuz’da tüm dünyaya gösterdiğimiz gibi, Türkiye, darbelere ve darbecilere, milli iradenin vesayet altına alınmasına, demokrasinin ve millet iradesinin hedef alınmasına asla izin vermeyecektir" diye konuştu.

'VESAYET ODAKLARI BİR DAHA GERİ DÖNMEYECEK ŞEKİLDE ORTADAN KALDIRILDI’

İletişim Başkanı Duran, "1960’ın başlattığı bu darbe sürecinin en son halkası olarak görünmesi gereken 15 Temmuz’da bu darbe geleneği milletimizin sinesinden çıkan güçlü bir iradeyle durdurulmuştur. Hamdolsun, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gerçekleştirilen siyasi ve toplumsal mücadele az önce söylediğim gibi bu vesayet odaklarını bir daha geri dönmeyecek şekilde ortadan kaldırmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız, göreve geldiği ilk günden itibaren statükonun dayatmalarına asla boyun eğmediğini hepimiz biliyoruz. Sırtını her krizde her siyasal ya da vesayet odaklı çıkarılan krizlerde hep milletine dayanarak bunları aşmıştır ve böylece vesayet zincirlerinin kırılmasını sağlamıştır. Elbette vesayetçiler, sayın Cumhurbaşkanımızın büyük yürüyüşünü durdurmak için çok sayıda hamle yaptılar. 28 Şubat karanlığını 'Bin yıl' sürdürme gayretinde olanlar, 2007’de E-muhtırayla siyasete, deyim yerindeyse yeniden ayar vermeye kalkmışlardı. 7 Şubat MİT Krizi’nde devleti ve devletin en kritik kurumlarını felç etmeye yönelmişlerdi. 17-25 Aralık kumpaslarıyla yargı ve emniyet içindeki hücrelerini harekete geçirmişlerdi. Gezi kalkışmasında, sokak terörüyle hükümeti devirmeyi hedeflemişlerdi. Bu karanlık girişimlerden sonuç alamayanlar, uluslararası ekonomik saldırılarla ülkemize bedel ödetmeye, Türkiye’yi istedikleri hizaya sokmaya çalıştılar. Nihayet 15 Temmuz gecesi, dış mihrakların taşeronu olan FETÖ ihanet şebekesi eliyle devleti işgal etmeye, milleti kendi tankları ve uçaklarıyla katletmeye cüret ettiler. Şükürler olsun ki başaramadılar ve başaramayacaklar. Bu milletin iradesi ve Cumhurbaşkanımızın kararlı liderliğiyle bütün bunların hepsi tarihin karanlık sayfaları arasında mahkum oldular. Gösterilen fedakarlık ve güçlü liderlik sayesinde Türkiye, küresel vesayet projelerini boşa çıkaracak bir kapasiteyi de ortaya koydu ve dünyaya da şu açık mesajı verdi. Türkiye’de vesayet dönemi bitmiştir ve Türkiye kendi geleceğine kendi milli kararıyla, milli iradesiyle sahip çıkmaktadır." dedi.

'EN GÜR SES SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZDAN ÇIKMIŞTIR'

Duran, "Türkiye Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde uluslararası sistemin adaletsizliklerine dikkat çekerken aslında yapıcı bir eleştiri ortaya koymaktadır fakat bir yönüyle adaletsizliğe ve vesayete de karşı çıkmaktadır. 'Daha adil bir dünya mümkün' iradesi dünyadaki vesayetin de ortadan kalkmasını isteyen bir iradedir. Uluslararası sistemin elitist ve dışlayıcı karakterine karşı bir çağrıdır ve yeni bir adil dünyanın inşa edilmesini savunmaktır. Türkiye’nin ulusal ve uluslararası vesayet odaklarına karşı verdiği bu başarılı mücadelenin elbette Türkiye'nin ve halkının halkının milli iradesinin lehine olduğu çok açıktır. Türkiye özellikle bu 15 Temmuz darbe girişiminin bastırılmasıyla tasfiye edilen vesayetçilerden sonra biliyorsunuz, Ortadoğu'daki ve komşu ülkelerdeki etkisini olumlu yönde, istikrarı ve yeniden inşayı sağlayacak şekilde artırdı. Ortadoğu'da derinleşen insani krizlerde Türkiye, yürüttüğü diplomasiyle küresel vicdanın bir sesi oldu. Elbette yüreğimizi en fazla yaralayan sorunlardan bir tanesi Gazze'de yaşandı ve yaşanıyor. Bu Gazze'de eşi benzeri görülmemiş soykırım ve katliamlar karşısında uluslararası kurumların sessizliğine inat, dünya halklarının zaman içerisinde harekete geçmesini sağlayan en gür seda yine Cumhurbaşkanımızdan, Türkiye'den çıkmıştır. Bunun anlamı çok nettir. Zalimin karşısında, mazlumun yanında olmak bize elbette tarihimizin ve medeniyetimizin yüklediği bir sorumluluktur; ancak bunu seslendirebilmek için vesayetlere karşı mücadeleyi de başarmış olmak gerekirdi. İletişim Başkanlığı olarak biz de üzerimize düşen önemli sorumluluklardan birisinin Türkiye'nin bu haklı mücadelesinin dünyaya duyurulması olduğunu, anlatılması olduğunu düşünüyoruz. Bunun için de çok sayıda çalışmaya imza atıyoruz. Bunlardan bir tanesiyle de bugün karşınızdayız. Bugün lansmanını yaptığımız 'Cumhurbaşkanlığı Arşivinden Fotoğraflarla Demokrasiye Vurulan Darbe: 27 Mayıs' kitabımız ve sergimiz de aslında sizlere bugünleri hatırlatmak ve toplumumuzun kolektif hafızasında bazı şeylerin unutulmaması gerektiğini yeniden hatırlatmaktır. Bu kitapta gün yüzüne çıkan yeni fotoğraflar ve arşiv belgeleri bulacaksınız. Bunları kamuoyumuzun dikkatine sunuyoruz ve toplumsal hafızamızda ibretlik bir hikaye olarak 16-17 Eylül’ü hatırlamamız gerektiğini sizlerin tekraren gündemine getiriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Türkiye Yüzyılı' vizyonu ancak elbette sadece geleceğe dair hedeflerle başarılamaz; aynı zamanda geçmişte neler yaşadığımızı hatırlamak ve onlardan aldığımız derslerle kendi değerlerimize ilkelerimize sahip çıkmakla olur. Geçmişini unutan milletler, geleceğini de kurgulayamaz" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

--------

-Protokolden görüntüler

-Panelden görüntüler

-İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın konuşması

-Genel ve detay görüntüler

===========

2- BAKAN KURUM: HEDEFİMİZ KİRA FİYATLARINI TAMAMEN DENGEDE TUTMAK

Ceren KÜP - Uğurcan TANMAN / İSTANBUL, (DHA) - ÇEVRE Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 'İstanbul'da Büyük Dönüşüm' 1642 Bağımsız Bölüm Kura Çekim Töreni'nde konuştu. Programda kiralık konut kampanyasıyla ilgili konuşan Bakan Kurum, "Başvurular 25 Eylül’e kadar devam edecek ve Ekim ayında da ilk bin 71 kiralık konutumuzun kurasını çekeceğiz. Bugün olduğu gibi hak sahibi kardeşlerimize 10 bin liradan başlayan fiyatlarla teslim edeceğiz. Geçen sene söyledik bu yıl teslim ediyoruz.Hedefimiz zaten düşme seyrine giren kira fiyatlarını tamamen dengede tutmak olacak" dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 'İstanbul'da Büyük Dönüşüm' 1642 Bağımsız Bölüm Kura Çekim Töreni'ne katıldı. Zeytinburnu'nda gerçekleştirilen programa Bakan Kurum'un yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Mustafa Levent Sungur ve çok sayıda vatandaş katıldı. Konuşmaların ardından kura çekimi yapıldı.

'MERKEZEFENDİ'NİN 524 YUVASI İÇİN KURALARIMIZI ÇEKİYORUZ'

Bakan Kurum, "Bugün İstanbul'un güvenli geleceğine 3 güçlü imza atıyoruz. Merkezefendi mahallemizdeki dönüşüm zorlu bir süreçti ama asla pes etmedik. Birlikte vatandaşımız ne istiyorsa, dinledik belediyemizle vatandaşımızla ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızla el ele verdik. Gayretimiz sizler içindi. Neticemiz de bugün hayırlı oldu. Bugün hep birlikte Merkezefendi'nin 524 yuvası için kuralarımızı çekiyoruz. Yine Maltepe Esenkent Mahallemizdeki İETT Blokları herkes bilir, orada 453 konutumuzun ve Gaziosmanpaşa Yıldıztabya 6B Bölgesi olarak tabir ettiğimiz yine o alanda, 665 konutumuzun kuralarını çekiyoruz. Bu üç projede de hak sahibi kardeşlerimizi hiçbir aşamada yalnız bırakmadık ve 'Vatandaşımızın rızası başımızın tacı' dedik, taleplerini dinledik, beklentilerini dikkate aldık, her adımı yine sizlerle vatandaşımızla birlikte attık. Bu projeler, çocuklarımızın güvenli evlerde büyümesi, annelerimizin babalarımızın huzur içinde uyuması, buradaki esnafımızın bereketli bir mahallede çalışması demektir. Ben şimdiden tüm hak sahibi bütün kardeşlerimize bu projelerin yeni evlerinin hayırlı uğurlu olmasını diyorum" dedi.

'TÜRKİYE GENELİNDE 2 MİLYON 761 BİN BÖLÜMÜ DÖNÜŞÜM KAPSAMINA ALDIK'

Kurum, "İstanbul’da bitirdiğimiz her projenin vatandaşımızı deprem felaketinden koruduğunu çok iyi biliyoruz; ancak ne yazık ki bu projeler bitse de, Türkiye’nin deprem riskinin bitmediğini de iyi biliyoruz. Bu anlayışla bugüne kadar Türkiye genelinde 2 milyon 761 bin bağımsız bölümü dönüşüm kapsamına aldık. Bu büyük bir rakam. Her iki dönüşümden birini ise İstanbul’da tamamladık ve hala da aynı kararlılıkla devam ediyoruz. Çünkü biz İstanbul’da kentsel dönüşüme, devletimizin beka meselesi gözüyle bakıyoruz. Bunun için devletimizin tüm imkan ve kapasitesini seferber ediyoruz; ama burada sadece bizim çabamız yetmez. Sizlerin istemesi lazım, belediyelerin de elini gövdesini taşın altına koyması lazım. İnanın biz kentsel dönüşümü teşvik etmek adına her adımı atıyoruz. 'Yarısı Bizden' kampanyamızı biliyorsunuz. Bu projemizle evini dönüştürmek isteyenlere büyük bir kaynak sağlıyoruz ve bugün 'Yarısı Bizden' kampanyamız kapsamında dönüşüm sürecini başlattığımız tam 544 bin bağımsız bölüm bulunuyor. İstanbul'un 39 ilçesine gidin her mahallesinde 'Yarısı Bizden' projesini görürsünüz. Sadece bu projeyle İstanbul’da 2 milyondan fazla vatandaşımızı güvenli yuvalara kavuşturmuş olacağız. Tabii talep bu kadar olunca biz de bu kampanyayı devam ettirme arzusu içerisindeydik. Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Normalde bu sene bitecek desteği, hiçbir vatandaşımız bu destekten mahrum kalmasın diyerek, kampanyamızın süresini 31 Aralık 2027’ye kadar uzatıyoruz. Bu İstanbul için çok önemli. Ben bir kez daha İstanbullu kardeşlerimize seslenmek istiyorum ve 'Gelin devletimizin sunduğu bu tarihi imkandan faydalanın' diyorum." dedi.

'EKİM AYINDA İLK BİN 71 KİRALIK KONUTUMUZUN KURASINI ÇEKECEĞİZ'

Kurum, "Tabii sadece dönüşümle bu süreci yönetmiyoruz bir taraftan da İstanbulumuzu sosyal konutlarla daha güvenli hale getiriyoruz. Biliyorsunuz; 'Ev sahibi Türkiye' kampanyası ki, 500 bin konut. Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi bu proje. Bu kapsamda İstambulumuza da 100 bin sosyal konut ayırmıştık. Konutlarımız hızla yükseliyor. gidip o konutları da kıymetli işl başkanımızla ziyaret edip, son durumla ilgili kamuoyunu bilgilendiriyor olacağız. Bunun yanı sıra İstanbul’da bir ilke imza atarak 'Kiralık konut' uygulamamızı başlattık. Bu da son yıllarda Türkiye'nin vatandaşına sunduğu en önemli hizmetlerden bir tanesi olacak. TOKİ’mizin ev sahibi olacağı konutlarımız için 14 Eylül’de başvurularımızı almaya başladık. Başvurular 25 Eylül’e kadar devam edecek ve Ekim ayında da ilk bin 71 kiralık konutumuzun kurasını çekeceğiz. Bugün olduğu gibi hak sahibi kardeşlerimize 10 bin liradan başlayan fiyatlarla teslim edeceğiz. Geçen sene söyledik bu yıl teslim ediyoruz. Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar, Maltepe, Tuzla, Kartal, Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören, Arnavutköy’de evlerimiz olacak ve toplam 15 bin konutu kiralayacağız. Hedefimiz zaten düşme seyrine giren kira fiyatlarını tamamen dengede tutmak olacak" ifadelerini kullandı.

'BORCUNUN TAMAMINI PEŞİN KAPATAN VATANDAŞIMIZA YÜZDE 25 İNDİRİM YAPACAĞIZ'

Kurum, "TOKİ’mizle bugüne kadar 2 milyona yakın sosyal konut ürettik. Son kampanyamızla hayata geçirdiğimiz evleri de 2027 Mart ayından itibaren teslim etmeyi hedefliyoruz. Bir müjdemizi de evini, iş yerini TOKİ'den almış; ödemelerini sürdüren 228 bin kardeşimiz için veriyoruz ve bir indirim kampanyası başlatıyoruz. Bu kampanya kapsamında 22 Eylül ile 19 Ekim tarihleri arasında borcunun tamamını peşin kapatan vatandaşımıza yüzde 25 indirim yapacağız. Tabi bazı vatandaşlarımızın imkanları olmayabilir; ama biz onları da unutmadık. Tamamını kapatmayan kardeşimiz de borç bakiyesinin en az yüzde 25’ini ödediğinde, ödediği tutar üzerinden yine yüzde 25 indirimden faydalanabilecek." diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------

-Kura çekiminden detay

-Bakan Kurum'un konuşması

-Genel ve detay görüntüler

==========

3- İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZELERİ'NDE TARİHİ DÖNÜŞÜM

İSTANBUL (DHA)- KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzelerinde yürütülen kapsamlı restorasyon, güçlendirme ve teşhir-tanzim çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Klasik Müze Binasından Eski Şark Eserleri Müzesine, Çinili Köşk’ten müze avlusu ve Gülhane Meydanı’na uzanan çalışmalarla müze yerleşkesinin tamamı yeni bir ziyaretçi deneyimine kavuştu. Çinili Köşk’ün dış cephesindeki yaklaşık 54 bin çini için ayrı ayrı müdahale paftaları hazırlanırken Osman Hamdi Bey Yokuşu’nda 38, müze avlusunda ise yaklaşık 140 arkeolojik eser açık teşhirde ziyaretçilerle buluşturuldu.

İstanbul Arkeoloji Müzelerini ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, burada yaptığı değerlendirmede, tarihî yapıların korunması ve özgün mimari karakterlerinin gelecek nesillere aktarılmasının temel öncelikleri olduğunu söyledi. Müzelerde çağdaş müzeciliğin gerektirdiği yenilikleri yapılara kazandırmaya da özen gösterdiklerini belirten Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzeleri özelindeki çalışmaların bu doğrultuda projelendirildiğini ve etaplar halinde uygulandığını ifade etti.

Ersoy, yürütülen çalışmaların ölçeğine dikkati çekerek, “Cumhuriyet tarihimizin ve hatta birçok eserimiz açısından kendi yüzlerce yıllık tarihleri içerisinde şahit oldukları en kapsamlı restorasyon, ihya ve inşa süreçlerini gerçekleştiriyoruz. Müzecilik ve arkeoloji tarihimizin göz bebeği ve şüphesiz dünya kültür mirasının da en önemli müze komplekslerinden olan İstanbul Arkeoloji Müzelerimiz de bu sürecin bir parçası.” dedi.

KLASİK MÜZE BİNASINDA 2011’DE BAŞLAYAN SÜREÇ

İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki çalışmaların ilk etabının Klasik Bina özelinde 2011 yılında başladığını aktaran Ersoy, binanın 1891 yılında yapılan bölümü ile ikinci aneks olarak adlandırılan güney kanadın güçlendirme ve restorasyon çalışmalarının gerçekleştirildiğini bildirdi. 2017 yılı itibarıyla ikinci etap kapsamında güçlendirme ve teşhir-tanzim projelerinin uygulamaya alındığını belirten Ersoy, bütün süreçlerin tamamlanmasının ardından Klasik Müze Binasının 2021 yılında ziyarete açıldığını söyledi.

ESKİ ŞARK ESERLERİ MÜZESİ 6 TEMMUZ’DA YENİDEN AÇILDI

Üçüncü etap çalışmalarının Çinili Köşk ile Eski Şark Eserleri Müzesini kapsayacak şekilde Ocak 2023’te başlatıldığını kaydeden Ersoy, Eski Şark Eserleri Müzesinde yapının betonarme ve volta tavan döşemeleri ile kâgir duvarlarındaki güçlendirme uygulamalarının tamamlandığını ifade etti.

Çatının yenilendiğini, cephedeki plaster, profilli bezeme ve heykellerin temizlik ve konservasyon çalışmalarının gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, iç mekânın da teşhir-tanzim projesi doğrultusunda yeniden düzenlendiğini söyledi. Asur, Sümer, Sümer-Akad, Arabistan, Babil, Hitit, Urartu ve Mısır salonlarının çağdaş müzecilik anlayışıyla yeniden düzenlendiğini aktaran Ersoy, eser yerleşimlerinin bilimsel kaynaklar ve uzman akademisyenlerin danışmanlığı doğrultusunda gerçekleştirildiğini bildirdi. Aydınlatma tasarımlarının eserleri ön plana çıkaracak şekilde yeniden kurgulandığını, eser güvenliğini en üst düzeyde sağlayacak sistemlerin devreye alındığını belirten Ersoy, çalışmaların tamamlanmasının ardından Eski Şark Eserleri Müzesinin 6 Temmuz’da ziyarete açıldığını söyledi.

ÇİNİLİ KÖŞK’TE 54 BİN ÇİNİYE TEK TEK MÜDAHALE

Çinili Köşk’te de kapsamlı ve hassas bir süreç yürütüldüğünü ifade eden Ersoy, çatıdaki muhdes dolgular ile eski kurşun kaplamaların kaldırıldığını ve özgün yapıya uygun yeni uygulamalar gerçekleştirildiğini belirtti.Köşkte eserlerin çağdaş sergileme teknikleriyle ziyaretçilerle buluşturulması amacıyla vitrin ve teşhir sistemlerinin uygulamaya alındığını kaydeden Ersoy, İznik, Kütahya, Çanakkale, Erken Osmanlı ve Selçuklu salonlarının teşhir düzenlemelerinin de yenilendiğini söyledi. Selsebilli Oda’da özel bir panel uygulamasıyla Osman Hamdi Bey’in canlandırılmasının 14 Temmuz’da ziyaretçilerin deneyimine sunulduğunu aktaran Ersoy, Çinili Köşk’te yürütülen çalışmalar arasında dış cephedeki çinilerin restorasyon ve konservasyon sürecine özellikle dikkati çekti. Yaklaşık 54 bin çininin envanterinin çıkarıldığını belirten Ersoy, her bir çini için ayrı müdahale paftalarının hazırlandığını, temizlik, sağlamlaştırma, tamamlama ve renklendirme çalışmalarının son derece hassas ve titiz bir süreç içerisinde gerçekleştirildiğini kaydetti.

MÜZENİN GİRİŞİ GÜLHANE MEYDANI’NA TAŞINDI

İstanbul Arkeoloji Müzelerine yönelik projenin yalnızca binaları değil, müze yerleşkesinin tamamını kapsayan bir dönüşüm içerdiğini vurgulayan Ersoy, bu kapsamda müzenin ana girişinin Gülhane Meydanı’na taşındığını ve burada yeni bir ziyaretçi karşılama merkezi oluşturulduğunu bildirdi. Gülhane Meydanı ile müze arasında uzanan Osman Hamdi Bey Yokuşu’nun da yeniden düzenlendiğini belirten Ersoy, güzergâh boyunca toplam 38 arkeolojik eserin sergilenmeye başlandığını söyledi.Müze avlusunda da kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirildiğini aktaran Ersoy, peyzaj düzenlemesinin ardından yaklaşık 140 eserin açık teşhirde ziyaretçilerin ilgisine sunulduğunu kaydetti.

“YAŞAYAN BİR KÜLTÜR ALANI OLARAK ELE ALIYORUZ”

İstanbul Arkeoloji Müzelerinin sahip olduğu koleksiyonlarla dünya ölçeğinde çok önemli bir kültür hazinesi olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, çalışmaların ardından müzenin daha güvenli, çağdaş ve erişilebilir hale geldiğini belirtti.

Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzelerine ilişkin vizyonlarını şu sözlerle anlattı: Gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla bu eşsiz hazineyi daha güvenli, daha çağdaş ve daha erişilebilir hale getirmiş olduk. Ayrıca biz burayı yalnızca eserlerin sergilendiği bir müze kompleksi olarak değil; ziyaretçilerin tarih, sanat, mimari ve kültürle bütünleştiği yaşayan bir kültür alanı olarak ele alıyor bunun gerektirdiği adımları atıyoruz. Bu vizyonla bu büyük mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarımızı aynı hassasiyet ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Bakan Ersoy, süreçte emeği bulunan bilim insanlarına, uzmanlara, işçilere ve mesai arkadaşlarına da teşekkür etti. (DHA)

=============

4- İSTANBUL İL EMNİYET MÜDÜRÜ YILDIZ: ULUSAL VE ULUSLARARASI DÜZEYDE SUÇA GEÇİT YOK

Emre KURT/İSTANBUL,(DHA) - ULUSLARARASI yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik düzenlenen operasyona ilişkin İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız açıklama yaptı. Yıldız "Ulusal ve uluslararası düzeyde suç ve suçlara müsamaha yok. Suça geçit yok. İnterpol yetkililerine ve görev alan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.

İçişleri Bakanlığı ve Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının öncülüğünde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İnterpol-Europol Daire Başkanlığı'nın katkılarıyla İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmada, sahte çağrı merkezleri üzerinden dünya genelinde binlerce kişiyi forex ve kripto para vaadiyle dolandırdığı belirlenen uluslararası bir şebekeye yönelik operasyon düzenlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026 yılında yürüttüğü 4 ayrı soruşturma dosyasının birleştirilmesiyle ortaya çıkan çalışmada, sanal medya üzerinden forex ve kripto yatırım reklamları yayınlayan bazı çağrı merkezi şirketlerinin, sisteme kişisel bilgilerini kaydeden yabancı uyruklu kişileri yüksek kazanç vaadiyle dolandırdığı tespit edildi. Yapılan incelemede yöntemin tekil şirketler değil, çok daha büyük ve organize bir yapı tarafından yürütüldüğü anlaşıldı. Bunun üzerine şüpheliler hakkında "bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık", "Sermaye Piyasası Kurulu Kanunu'na muhalefet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "örgüte üye olma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından soruşturma başlatıldı.

İSRAİLLİ BARONLARIN YÖNETTİĞİ ÖRGÜT

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve MİT Başkanlığının ortak çalışmaları sonucunda, organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği ortaya çıktı. Çalışmaların devamında, İsrailli şebeke önce farklı ülkelerde operasyondan sorumlu isimleri belirlediği, ardından bu kişiler hedef ülkeler dışında paravan çağrı merkezleri kurarak dolandırıcılık faaliyetlerini yürüttüğü belirlendi.

25 ŞİRKETE BAĞLI 40 ÇAĞRI MERKEZİNE OPERASYON

Yürütülen çalışmalar sonucunda, İstanbul’da faaliyet gösteren 25 şirkete bağlı 40 çağrı merkezi ve finans ofisi ile bu yapıları yöneten şüpheliler tespit edildi. Çağrı merkezlerinde çok sayıda yerli ve yabancı uyruklu kişinin çalıştığı belirlendi. 18 Eylül tarihinde, suç faaliyetlerinin aydınlatılması ve delillerin toplanması amacıyla, mesai saatinin başlamasıyla birlikte çağrı merkezlerine ve finans ofislerine yönelik İstanbul’da 174 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı.

1,5 MİLYAR LİRALIK MAL VARLIĞINA EL KONULDU

Operasyon neticesinde, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar TL değerindeki mal varlığına, 80 araca ve 12 mülke el konuldu; banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke işlemi uygulandı. Firari şüpheliler için yakalama çalışmalarının sürdüğü, konuyla ilgili tahkikat işlemlerinin devam ettiği bildirildi.

‘ULUSAL VE ULUSLARARASI DÜZEYDE SUÇ VE SUÇLARA MÜSAMAHA YOK’

Düzenlenen operasyonla ilgili açıklamada bulunan İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, “Sayın İçişleri Bakanımızın öncülüğünde Interpol Genel Sekreterliği'yle yürütülen işbirliği kapsamında MİT Başkanlığımız, Siber Suçlar, İnterpol Daire Başkanlıklarımızın katkılarıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüz, ulusal ve uluslararası düzeydeki dolandırıcılık suçlarına yönelik yaptığı operasyonda 174 şahıs gözaltına alınmıştır. Halen finans ofisi ve çağrı merkezi gibi yerlerde arama ve el kovma işlemleri devam etmektedir. Ulusal ve uluslararası düzeyde suç ve suçlara müsamaha yok. Suça geçit yok. Buradan bize destek olan İstanbul'umuza misafir ettiğimiz katılımcı katkılarıyla destek olan İnterpol yetkililerine ve görev alan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İyi çalışmalar diliyorum.” İfadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Operasyondan görüntüler

-Selami Yıldız'ın açıklamaları

-Genel ve detay görüntüler

============

5- HASAN ATİLLA UĞUR İSTANBUL HAVALİMANI'NDA GÖZALTINA ALINDI

Ayşe GÜREL-İbrahim YILDIZ/İSTANBUL (DHA) - ESKİ MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada hakkında gözaltı kararı verilen koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur, İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Uğur Silivri adliyesine sevk edildi.

Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında, dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, cezaevi savcısı ve Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşına yönelik İstanbul ve Ankara’da, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nca eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, soruşturma hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar veren ve daha sonra FETÖkapsamında meslekten ihraç edilen dönemin başsavcısı Ali İşgören ile olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yapan, olay yeri incelemesine katılan ve daha sonra FETÖ kapsamında meslekten ihraç edilen eski Cumhuriyet savcısı Necip Doğan gözaltına alındı. Kozinoğlu’nun diğer koğuş arkadaşı emekli Jandarma Albayı Hasan Atilla Uğur hakkında gözaltı kararı verilmiş ve Uğur’un KKTC’de olduğu tespit edilmişti.

İSTANBUL HAVALİMANINDA GÖZALTINA ALINDI

Hasan Atilla Uğur, KKTC Ercan Havalimanı'ndan kalkan uçakla saat 23.30 sıralarında İstanbul Havalimanı'na geldi. Uğur, havalimanında gözaltına alındı. Gözaltına alınan Uğur Silivri adliyesine sevk edildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----

(Cep telefonu)

- Hasan Atilla Uğur'un yürüyüşü

- Havalimanındaki görüntüleri

- Genel ve detay görüntüler

==========

6- ÜNLÜLERE YÖNELİK UYUŞTURUCU OPERASYONU: 18 GÖZALTI KARARI / Ek bilgi ve arşiv görüntülerle

Berkay GÜNEŞ / İSTANBUL, (DHA)- BAKIRKÖY Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında, aralarında eski milli futbolcu Hasan Şaş, oyuncu Aras Bulut İynemli, Afra Saraçoğlu, Nilperi Şahinkaya, Melisa Şenolsun, gazeteci Yağız Sabuncuoğlu, şarkıcı Seyfullah Sağır (Sefo)'ında olduğu 18 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 15'i gözaltına alındı. Oyuncu Afra Saraçoğlu sanal medya hesabından yaptığı açıklamada iş seyahati için yurt dışında olduğunu, en kısa sürede dönüp ifade vereceğini belirtti.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uyuşturucu maddeyle mücadele kapsamında yürütülen soruşturmada 18 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonda İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından 18 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına kararı verilen kişiler şöyle: Aras Bulut İynemli (oyuncu), Melis Sezen (oyuncu), Nilperi Şahinkaya (oyuncu), Melisa Şenolsun (oyuncu), Afra Saraçoğlu (oyuncu), Seyfullah Sağır – Sefo (şarkıcı), Hande Demir, Hasan Şaş (eski millî futbolcu), Melis İşiten (YouTuber / içerik üreticisi), Yağız Sabuncuoğlu (gazeteci ve spor yorumcusu), Yeliz Yeşilçimen (manken), Aydan Osmanlı (sosyal medya içerik üreticisi), Anıl Durmuş (şarkıcı), Muhammet Kahyaoğlu, Aytaç Kart, Sayat Zurnacı, Eyüpcan Pırlanta, Rıfat Atlı. Şüphelilerden 15'i gözaltına alındı.

SARAÇOĞLU SANAL MEDYA HESABINDAN AÇIKLAMA YAPTI

Oyuncu Afra Saraçoğlu sanal medya hesabından yaptığı açıklamada iş seyahati için yurt dışında olduğunu, en kısa sürede dönüp ifade vereceğini belirtti.

2 AYRI SORUŞTURMA

Öte yandan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 'uyuşturucu madde kullanımı', 'tedariki' ve 'fuhuş' suçları kapsamında yürütülen başka bir soruşturma kapsamında 6 şüpheli hakkında daha gözaltı talimatı verildi. 2 ayrı soruşturmada toplam 24 şüpheli için gözaltı talimatının verildiği öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

--------------------

(ARŞİV)

-Hasan Şaş

-Aras Bulut İynemli

-Seyfullah Sağır (Sefo)

-Nilperi Şahinkaya

============

7- EYÜPSULTAN’DAKİ OTOBÜS KAZASINDA 12 YAŞINDAKİ YÜSRA'NIN ARDINDAN KARDEŞİ NAZLIHAN DA HAYATINI KAYBETTİ

Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- EYÜPSULTAN'da bariyerlere çarpan yolcu otobüsünde çıkan yangında ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 10 yaşındaki Nazlıhan Seraç, 6 günlük yaşam mücadelesini kaybetti. Kazada Nazlıhan Seraç'ın, 12 yaşındaki ablası Yüsra Seraç'ta hayatını kaybetmişti. Cenaze, Adli Tıp Kurumundaki otopsi işleminin ardından ailesine teslim edildi. Amca Vedat Seraç, "Gerçekten yürekler acısı, insanın dili tutuluyor bu olayda. Sonuna kadar biz davacıyız. Şu ana kadar telefon dahi açmadılar. Baş sağlığında bulunmadılar" dedi.

Kaza, 13 Eylül'de Kuzey Marmara Otoyolu Işıklar Gişeleri'nde meydana geldi. Diyarbakır'dan yola çıkan yolcu otobüsü bariyerlere çarptıktan sonra yangın çıktı. Yangında 2 kişi hayatını kaybetmiş, 1'i ağır 8 kişi ise yaralanmıştı. Cenazelerden birinin Bahçelievler Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu 7'nci sınıf öğrencisi Yüsra Seraç olduğu öğrenildi. Seraç'ın, 5 kişilik ailesiyle Diyarbakır'dan otobüse bindiği belirtildi. Yangın sırasında baba Mesut Seraç'ın eşi ve 2 çocuğunu otobüsten yaralı olarak çıkardığı, ancak kızı Yüsra Seraç'ı kurtaramadığı öğrenildi. Yüsra Seraç için Küçükçekmece Gasılhanesi’nde cenaze namazı kılındı. Seraç’ın cenazesi, Kilyos Mezarlığı’na götürülerek toprağa verildi.

10 YAŞINDAKİ NAZLIHAN'DA YAŞAM MÜCADELESİNİ KAYBETTİ

Nazlıhan Seraç ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştı. Nazlıhan Seraç (10) 6 günlük yaşam mücadelesini kaybetti. Seraç'ın cenazesi Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Cenaze otopsi işleminin ardından ailesine teslim edildi.

'ŞU ANA KADAR TELEFON DAHİ AÇMADILAR'

Amca Vedat Seraç, "Diyecek bir şey yok. Gerçekten yürekler acısı, insanın dili tutuluyor bu olayda. Sonuna kadar biz davacıyız. Şu ana kadar telefon dahi açmadılar. Baş sağlığında bulunmadılar. İçimiz yanıyor. Kelimeler ağzımızda düğümleniyor" dedi.

Görüntü Dökümü:

------------------

-Ölen Nazlıhan Seraç’ın fotoğrafı

-Adli Tıptan genel ve yakın detaylar

-Yakınlarından detay görüntü

-Amca Vedat Seraç ile röportaj

-Cenazenin çıkarılması

==========

8- SARIYER’DE KALAŞNİKOFLA ATEŞ AÇAN 14 YAŞINDAKİ ÇOCUK TUTUKLANDI: BANA 'AL SIK' DEDİLER SIKTIM

Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) –SARIYER’de iddiaya göre K.D. (14), aralarında önceden husumet bulunan kişiye gözdağı vermek için evinin önünde kalaşnikofla havaya ateş açtı. Polis ekiplerinin yakaladığı şüphelinin, kullandığı kalaşnikof ise koltuk süngerinin içinde bulundu. Adliyeye sevk edilen K.D. ve üstünde ruhsatsız tabancayla yakalanan B.S. (17) tutuklandı. K.D.’nin polise verdiği ilk ifadede, "Bana 'Al sık' dediler sıktım. Normalde başka yere eylem yapacaklardı ama neresi olduğunu bilmiyorum" dediği öğrenildi.

Olay, 16 Eylül Çarşamba günü saat 21.30 sıralarında Çayırbaşı Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre K.D., aralarında önceden husumet bulunan kişiye gözdağı vermek amacıyla evinin önüne gelerek kalaşnikofla havaya ateş açtı. İhbar üzerine olay yerine gelen Sarıyer Asayiş Büro Amirliği ekipleri, yerde 5 boş kovan buldu. Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, ateş açanın K.D. olduğunu belirledi.

KOLTUK SÜNGERİNE SAKLAMIŞ

Ekipler tarafından yakalanan K.D.’nin yanında B.D. (16) ve D.Ç.’nin (16) de bulunduğu tespit edildi. K.D.’nin kalaşnikofla havaya ateş açtığı anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Çalışmalarını sürdüren ekipler, olayda kullanılan kalaşnikofu 2 katlı metruk bir binada buldu. Silahın, koltuk süngeri kesilerek içine yerleştirildiği ve lacivert renkli bir çantaya saklandığı belirlendi. Kalaşnikofa el konuldu.

POLİS SALDIRI GİRİŞİMİNİ ÖNLEDİ

Bölgede çalışma yapan Sarıyer Devriye Ekipler Amirliği’ne bağlı Motosikletli Polis Timleri, bir akaryakıt istasyonu önünde şüpheli davranışlar sergileyen B.S.’yi durdurdu. Yapılan üst aramasında B.S.’nin üzerinde ruhsatsız tabanca bulundu. B.S. gözaltına alınırken, bu sırada görevli polislere direnen Serkan E. (49), Hakan E. (27) ve Haktan E. (23) de gözaltına alındı.

'BANA "AL SIK" DEDİLER SIKTIM'

K.D.’nin polise verdiği ilk ifadede, "Bana 'Al sık' dediler; sıktım. Normalde başka yere eylem yapacaklardı ama neresi olduğunu bilmiyorum" dediği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen K.D., 'Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması' ve 'Ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçlarından tutuklandı. B.S. ise 'Ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçundan tutuklandı. Serkan E. ve Hakan E. ise işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. K.D. ve B.D.’nin 2, Serkan E.’nin 8, Hakan E.’nin 3, Haktan E.’nin ise 5 emniyete geliş kaydı olduğu öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----

ARŞİV

=============

9- ULUSLARARASI FOREX YATIRIM DOLANDIRICILIĞI OPERASYONU: 191 GÖZALTI / Ek bilgi ve görüntüyle geniş haber

Ayşe GÜREL-Soner HASIRCIOĞLU / İSTANBUL (DHA) - İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 4 farklı soruşturma kapsamında, İsrail vatandaşı şüpheliler tarafından yönetildiği belirlenen ve çağrı merkezi adı altında faaliyet gösteren şirketlere yönelik İstanbul ve Muğla’da operasyon düzenlendi. Forex ve kripto yatırım reklamlarıyla yabancı ülke vatandaşlarını yüksek kazanç vaadiyle dolandırdığı tespit edilen şebekeye yönelik 328 adrese düzenlenen operasyonda 191 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin 2 yılda 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı, mağdurlardan elde edilen haksız kazancın ise 3 milyar dolardan fazla olduğu belirlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 'Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Aracı Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık', 'Sermaye Piyasası Kurulu Kanunu’na Muhalefet', 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma', 'Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma' ve 'Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' suçlarından yürütülen 4 farklı soruşturma başlatıldı. MASAK raporları, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan Mali Analiz Raporları, şüphelilerin ve şirketlerin tespitine yönelik araştırma ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı tarafından yapılan inceleme yapıldı. İsrail vatandaşı şüpheliler tarafından yönetilen dolandırıcılık organizasyonunda öncelikle farklı ülkelerde operasyondan sorumlu kişilerin belirlendiği, ardından bu kişiler tarafından şirket kurulumu, abonelikler, insan kaynakları yönetimi ve muhasebe gibi organizasyonel konuların planlandığı tespit edildi. Hedef ülkelerin dışında paravan çağrı merkezi adı altında firmalar kurulduğu, devamında birçok farklı dili bilen kişilere yönelik 'conversion agent' ve 'retention agent' unvanlarıyla iş ilanları oluşturulduğu belirlendi.

‘MASKE HAYAT HİKAYESİ HAZIRLADIKLARI TESPİT EDİLDİ’

Bu ilanlara başvuran kişilerin eğitime tabi tutulduğu, eğitim kapsamında her bir kişiye kod ad verildiği ve kendilerine 'maske' hayat hikayesi hazırlamalarının söylendiği belirlendi. Hazırlanan hayat hikayelerine, dolandırılmak istenen mağdurları etkileyebilecek unsurların eklendiği, şüphelilerin işe başlamadan önce yalan makinesine sokularak herhangi bir güvenlik gücüyle ilişkilerinin olup olmadığının tespit edildiği, testte başarısız olan kişilerin işe alınmadığı belirlendi. İşe alınan kişilerin çağrı merkezi adı altında faaliyet gösteren iş yerlerine telefon sokmasının yasak olduğu ve ofis içerisinde İbranice konuşmanın da yasak olduğu öğrenildi.

MAĞDURLARIN KONUŞTUKLARI DİLE GÖRE YÖNLENDİRME YAPILDI

Soruşturma kapsamında, şüphelilerin Türkiye’de kurdukları sözde çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketleri aracılığıyla sanal medya, arama motorları ve çeşitli internet siteleri üzerinden farklı yatırım platformları adı altında, kısa sürede yüksek kazanç garantisi içeren ve ağırlıklı olarak forex yatırımı reklamları yayınladıkları belirlendi. Reklamları görerek şüpheliler tarafından yönetilen uygulama veya sitelere kişisel bilgilerini kaydeden mağdurların bilgilerinin; uyrukları ve konuştukları dile göre, o dili bilen ve mağdurlarla ilk teması kurmak üzere istihdam edilen çağrı merkezi çalışanlarına iletildiği, bu kişilere mağdurları arama talimatı verildiği tespit edildi. Bu talimat doğrultusunda, müşteri temsilcisi olarak adlandırılan şüpheliler tarafından internet tabanlı arama sistemleri ve iletişim uygulamaları aracılığıyla mağdurların arandığı belirlendi. Mağdurlarla yapılan görüşmelerde, kurulan firmanın unvanı yerine İsrailli dolandırıcılık baronları tarafından, sıkı denetimlerin uygulanmadığı ülkelerden para karşılığında alınan sözde lisanslı platformların isimlerinin kullanıldığı tespit edildi.

MAĞDURLARDAN KAYIT ADI ALTINDA PARA ALINDI

Şüphelilerin mağdurları yatırım fırsatı bulunduğuna ikna ettikten sonra kayıt ücreti adı altında para aldıkları, ardından şirket içerisinde daha tecrübeli olduğu değerlendirilen diğer şüphelilere yönlendirdikleri belirlendi. Bu kişilerin mağdurlarla daha detaylı görüşmeler yaparak yatırım yapmaları yönünde ikna sürecini yürüttükleri ve mağdurların, şüphelilere ait yurt dışındaki banka hesaplarına veya kripto cüzdanlarına para yatırmasının sağlandığı tespit edildi. Soruşturmaya konu şüphelilerin kontrolü altında bulunan ve kazanç verilerini değiştirebildikleri sözde yatırım takip ekranlarında, mağdurların kar etmiş veya piyasa şartları nedeniyle parasını kaybetmiş gibi gösterildiği belirlendi. Mağdurların paralarını çekmek istemeleri üzerine hesaplarının bloke edildiği, blokenin kaldırılabilmesi için daha fazla para yatırmalarının talep edildiği, buna rağmen paralarının iade edilmediği ve mağdurlarla iletişimin kesildiği tespit edildi. Şüphelilerin eylemlerini; hedef ülkelerin dillerini bilen müşteri temsilcileri, ülkelere göre oluşturulan şirket içi takımlar, takım liderleri, görüşmeleri dinleyerek denetleyen kalite kontrol birimi, ofis yöneticisi, muhasebe sorumlusu ve insan kaynakları birimi aracılığıyla sistematik ve organize şekilde gerçekleştirdikleri belirlendi. Çalışanların hedef ülkelerin saat dilimlerine uygun olarak vardiyalı çalıştırıldığı, faaliyetlerin ise hedef ülkelerden veya Türkiye’den herhangi bir lisans alınmadan, denetlenmeyen aracı kurumlar üzerinden yürütüldüğü tespit edildi.

İSRAİL VATANDAŞLARININ DOLANDIRILMAMASI YÖNÜNDE TALİMAT VERİLDİ

Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı'nca yapılan çalışmalarda, İsrail vatandaşlarının yönettiği örgütlenmenin faaliyetlerini Türkiye’ye kaydırma arayışı içerisinde olduğu belirlendi. 2017 yılında İsrail’de söz konusu dolandırıcılık faaliyetinin tamamen yasaklanmasına ilişkin yasanın İsrail Meclisi’nde kabul edildiği, ancak yasanın faaliyetleri yalnızca İsrail sınırları içerisinde gerçekleştirmeyi yasakladığı belirlendi. İsrailli dolandırıcılık baronları tarafından şüphelilere, İsrail vatandaşlarının dolandırılmaması yönünde talimat verildiği, bu doğrultuda İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik yatırım dolandırıcılığı gerçekleştirildiği tespit edildi. Dolandırıcılık faaliyetlerinin ağırlıklı olarak Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya Federasyonu, Singapur, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, İrlanda, Çin, İsviçre, Belçika, İsveç ve Güney Kore vatandaşlarına yönelik olduğu belirlendi.

MAĞDURLARDAN ELDE EDİLEN GELİRİN 3 MİLYAR DOLARDAN FAZLA OLDUĞU TESPİT EDİLDİ

Soruşturma kapsamında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından, Interpol-Europol Daire Başkanlığı aracılığıyla bu şirketler ve platformlar üzerinden dolandırılan yüzlerce mağdura ait başvurular soruşturma dosyasına eklendi. Şüphelilerin 2 yıl içerisinde, yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemelerinden oluştuğu değerlendirilen 13 milyar TL tutarında işlem hacmine ulaştıkları, mağdurlardan elde ettikleri haksız kazancın ise 3 milyar Amerikan dolarından fazla olduğu tespit edildi.

328 ADRESE OPERASYONDA 191 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA

Soruşturma kapsamında şüphelilerin eylemlerini gerçekleştirdikleri 29 farklı şirkete ait 44 çağrı merkezi ile söz konusu şirketlerin çalışanı ve yöneticisi konumunda olduğu tespit edilen 239 şüpheliye ait 286 ikamet adresinden oluşan toplam 328 adrese, İstanbul ve Muğla’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 191 şüpheli gözaltına alındı. Ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz malvarlıklarına, şirketlerin banka hesaplarına, ödeme kuruluşları ve kripto para borsaları nezdindeki varlıklara el konuldu.(DHA)

Görüntü Dökümü

-----

-Şüphelilerin sağlık kontrolüne getirilmesi

-Operasyondan görüntüler

===========

10- AVCILAR’DA KONTROLLÜ YIKIM SIRASINDA BİNA ÇÖKTÜ; YOLDAN GEÇENLER SON ANDA KURTULDU

İhsan DÖRTKARDEŞ / İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR’da kentsel dönüşüm kapsamında kontrollü şekilde yıkımı yapılan 4 katlı bina çöktü. Çöken katlar, hemen yandaki bir mobilya mağazasının duvarını yıktı. Çökme sırasında, 2 kadın 1 çocuk son anda kurtulurken o anlar kameraya yansıdı.

Avcılar Üniversite Mahallesi Hilal Sokak’ta bulunan 4 katlı bir binanın kentsel dönüşüm kapsamında dün sabah saatlerinde yıkımına başlandı. Yıkım çalışması devam ettiği sırada bina gürültü ile bitişiğinde bulunan mağazanın olduğu yöne doğru çöktü. Çökmenin etkisi bitişikteki mobilya mağazanın duvarı yıkıldı. Mağazadaki bazı ürünlerde hasar oluştu.

BİNANIN ÇÖKTÜĞÜ ANLAR KAMERADA

Binanın çöktüğü anlar çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, çöken binanın yanından çok kısa süre önce çocuklu 2 kadının geçtiği, şans eseri savrulan beton parçalarının onlara isabet etmediği görüldü. Yıkım çalışmasının kontrolden çıkarak binanın çökmesine neden olması üzerine polis ve Avcılar Belediyesi ekipleri gelerek inceleme yaptı ve tutanaklar hazırladı. Olayla ilgili soruşturmaya başlandı.

Görüntü Dökümü:

------------------

(Cep telefonu)

-Çökmenin ardından tozla kaplanması

-Binanın enkazı

(Güvenlik kamerası)

-Binanın çökmesi

-Yoldan geçen çocuklu kadınlar

-Ortalığın toz bulutuyla kaplanması

(Aktüel)

-Mağazanın içinden görüntüler

-Yıkılan duvar ve ürünler

-Binanın enkazı

-Mağazada inceleme yapılması

-Genel ve detay görüntüler

============

11- BAKIRKÖY’DE MOTOKURYEYE YUMRUKLU SALDIRI KAMERADA; ŞİKAYETÇİ OLDU

Hüseyin DOĞAN-Vehbi DEMİR/İSTANBUL, (DHA)-BAKIRKÖY’de geri manevra yapan motokurye, hafif şekilde çarptığı kişi tarafından yumrukla darbedildi. Motokrueye Olay anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, geçtiğimiz Cumartesi günü saat 16.00 sıralarında Cevizlik Mahallesi Hüsreviye Sokak’ta meydana geldi. Motokurye, geri manevra yaptığı sırada yolda yürüyen bir kişiye hafif şekilde çarptı. Kuryeyle çarptığı kişi arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında yaya kuryeye yumruk darbeleriyle saldırdı. Kavga eden tarafları çevredekiler ayırırken motokuryenin, kendisini darbeden kişi hakkında şikayetçi olduğu öğrenildi. Olay anı çevredeki iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

YUMRUK ATIP KÜFÜR ETTİĞİ ANLAR KAMERADA

Görüntülerde motokuryenin geri manevra yaptığı sırada yürüyen kişiye çarptı. İki kişi arasında başlayan sözlü tartışma bir süre sonra kavgaya dönüştü. Kavga sırasında motokuryenin kaskı düştü. Görüntülerde motokuryenin aldığı yumruk darbeleri sonrası yüzünü tutarken, bir yandan da uzaklaşan kişinin fotoğrafını çektiği anlar göürlüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------

(Güvenlik kamerası)

- Saldırı anları

- (Cep telefonu)

- Kavga sonrası çıkan sözlü tartışma

- (Aktüel)

- Olay yerinden görüntüler

- Genel ve detay görüntüler

============

Kendisini sopalarla döven 3'ü akrabası 5 kişiden şikayetçi oldu
Sıradaki Haber
Kendisini sopalarla döven 3'ü akrabası 5 kişiden şikayetçi oldu
Etiketler: #İstanbul #Güvenlik

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler