DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 9
1) BAKAN URALOĞLU: 355 MİLYAR DOLARLIK ULAŞTIRMA VE ALTYAPI YATIRIM GERÇEKLEŞTİRDİK
ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Ulaştırma alanında 24 yıllık Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 355 milyar dolarlık ulaştırma ve altyapı yatırım gerçekleştirdik. ‘Bana mısın?’ diyen ülkeler için bile çok çok iddialı rakam olduğunu biliyoruz” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dün akşam saatlerinde geldiği memleketi Trabzon’da AK Parti Ortahisar İlçe Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Bakan Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ilimizde de ülkemizde de hatta ihtiyacı olan, dini, dili, ırkı ne olursa olsun mazlum insanların hizmetinde olduk. Onlara el uzatan olduk. Vermek miktarla ilgili değildir. Sizin gönlünüz zenginse azdan da çoktan da verirsiniz. Türkiye azdan da vermiştir, çoktan da insanlara el uzatmaya gayret ediyor. Biz ulaştırma alanında 24 yıllık Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 355 milyar dolarlık ulaştırma ve altyapı yatırım gerçekleştirdik. ‘Bana mısın?’ diyen ülkeler için bile çok çok iddialı rakam olduğunu biliyoruz. Eskiden şöyle düşünüyorduk; devlet topladığı vergileri ne yapıyor, vergiler nereye gidiyor? Az veya çok herkes vergi veriyor. Şimdi, ‘devlet bu kadar yatırımı yapmak için bu imkanları nereden buluyor? diye düşündüğümüz bir ülkeye geldik, deniyor. Eskiden hiç edilen kamu kaynakları, çok yüksek miktardaki faiz yükleri bizim başka bir şey yapmamıza imkan vermiyordu. Bugün iyi niyetle yola çıktığımızda, kamu kaynaklarına sonuna kadar sahip çıktığımız zaman Allah işimizi bereketlendiriyor. Biz çarçur etmedik. Öksüzün, yetimin hakkına sahip çıktık” ifadelerini kullandı.
‘HER ŞEYİ MİLLİ YAPABİLİYORUZ’
Bakan Uraloğlu, 77 ilin bölünmüş yollarla birbirine bağlı olduğunu kaydederek, “Türkiye, dün neredeydi, bugün nereye geldi? Çok büyük işler yaptık. Kendi uydumuzu, 6A uydumuzu yaptık. Sizin yetiştirdiğiniz mühendisler, evlatlarınız yaptı. 225 kilometre hızla giden Milli Elektrikli Treni yaptık. İnşallah önümüzdeki seneden itibaren yolcu taşımaya devam edecek. Raylı sistemlerden, her şeyi milli yapabiliyoruz. Kara yollarında 6 bin kilometreden 30 bin kilometreye çıkardığımız bölünmüş yollar var. 6 ilimiz birbirine bağlıyken, bugün 77 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlı. Denizcilikte dünyadaki en büyük 11 filoya sahip ülkelerden biri haline geldik” dedi.
‘TAŞKINLARI YAKINDAN TAKİP ETTİK’
Uraloğlu, Trabzon’da ve Rize’de meydana gelen su taşkınlarını yakın takip ettiklerini ifade ederek, “Dün Trabzon ve Rize’de ufak tefek taşkınlar oldu. Yakından takip ettik. Çok şükür önemli bir problem yok. Bunların her birinden ders çıkarmalıyız. Tüm kurumlarımızla sahadayız. Yönetiyoruz yönetmeye de devam edeceğiz. Trabzonspor’un bir maçı var. Galatasaray ile oynayacağız. Futbol kardeşliğin, birlikteliğin ortak zemindir. Türk futboluna yakışan bir müsabaka olmasını temenni ediyorum” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------
-Toplantıdan görüntüler
-Bakan Uraloğlu'nun açıklamaları
-Toplu fotoğraf çekiminden görüntüler
HABER-KAMERA: Selçuk BAŞAR-Efnan KÖSE/TRABZON,(DHA)
====================================================
2) VALİ TAVLI: BAYRAĞIMIZ DALGALANIYORSA, ŞEHİTLERİMİZİN FEDAKARLIĞI, GAZİLERİMİZİN CESARETİ VARDIR
SAMSUN'da 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla yapılan programda gazilerin büyük cesareti ve vatanseverliği ile bayrakların dalgalandığını belirten Samsun Valisi Orhan Tavlı, “Bugün cennet vatan toprakları üzerinde ay yıldızlı al bayrağımız gururla dalgalanıyorsa, ezanlarımız her gün beş vakit semaya yükseliyorsa, kendi ülkemizde özgürken ve onurlu bir şekilde yaşayabiliyorsak, bunun arkasında canından aziz bildiği vatanını namahrem ellere teslim etmeyen aziz şehitlerimizin fedakarlığı ve kahraman gazilerimizin cesareti vardır” dedi.
Samsun’da 19 Eylül Gaziler Günü Anma Programı Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu ile başladı. Törende Valilik, Garnizon Komutanlığı, Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Samsun Şubesi, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Samsun Şubesi, Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı (EMŞAV) Samsun Şubesi’nin çelenklerinin sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Ardından Samsun Valisi Orhan Tavlı, anıt şeref defterini imzaladı. Programın devamında ise ‘Kahramanlarla Kardeşlik Yolunda 19 Eylül Gaziler Günü Yürüyüşü’ yapılarak, Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salonu’nda etkinlikler sürdürüldü. Kuran tilaveti ile devam eden programda gaziler tarafından şiir okundu. Ardından Büyükşehir Belediyesi Türk Halk Müziği sanatçılarının ‘Kahramanlık türküleri’ konseri verildi. Programa Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Garnizon Komutanı Tümgeneral Fethi Oltulu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan ve Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak katıldı.
‘TÜRK MİLLETİ, MAZİSİ ŞAN VE ŞEREFLE DOLU GAZİ BİR MİLLETTİR’
Programda konuşan Vali Tavlı, “Mensup olmaktan büyük ve onur ve gurur duyduğumuz aziz Türk milleti, mazisi şan ve şerefle dolu gazi bir millettir. Aziz milletimizin destansı zaferlerle tarihi akışını değiştirirken, ölürsek şehit, kalırsak gazi oluruz üsturuyla büyük mücadeleler vermiş, bayrağını, vatanını ve istikbalini canı pahasına korumuş, bizlere kahramanlıklarla dolu bir geçmiş ve gelecek bırakmıştır. Aziz milletimiz 1971'de Anadolu'nun kapılarını açarken, Çanakkale'de ve milli mücadele yıllarında vatanına sahip çıkarken, Terörle mücadelede ve 15 Temmuz'da hainlere karşı istikbalimizi korurken, gaza anlayışını tüm değerlerin üzerinde tutmuştur. Bugün cennet vatan toprakları üzerinde ay yıldızlı al bayrağımız gururla dalgalanıyorsa, ezanlarımız her gün beş vakit semaya yükseliyorsa, kendi ülkemizde özgürken ve onurlu bir şekilde yaşayabiliyorsak, bunun arkasında canından aziz bildiği vatanını namahrem ellere teslim etmeyen aziz şehitlerimizin fedakarlığı ve kahraman gazilerimizin cesareti vardır. Devletimizin bekası için siper eden aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin emaneti olan gaza anlayışını tüm değerlerin üzerinde tutan gazi milletimiz, kahraman ecdadımıza destan yazdıran ruh, inanç ve iradeyle bundan sonra da istiklaline ve istikbaline yönelen tüm tehditlere karşı koyacaktır. Cenab-ı Allah'ın izniyle karşımıza kim çıkarsa çıksın millet olarak, ezeli ve ebedi vatanımızda başımız dik, alnımız ak bir şekilde yaşamayı sürdüreceğiz” diye konuştu.
‘KAHRAMAN GAZİLERİMİZ VURULUNCA DEĞİL, UNUTULUNCA ÖLÜRLER’
Gaziler gününü derin ve gururlu duygular içinde yaşadıklarını belirten Muharip Gaziler Derneği Samsun Şube Başkanı Ahmet Diril, şöyle konuştu:
“Kahraman gazilerimiz vurulunca değil, unutulunca ölürler. Yüce dinimiz, mukaddes değerlerimiz yolunda vatan için, bayrak için, namus için savaşarak ölenlere şehit, sağ kalanlara ise gazi ünvanı vererek şehitlik ve gazilik gibi ulvi kavramlara çok büyük önem arz etmiştir. Bu nedenle şehit nurlanmış, gazi ise onurlanmış askerdir. Kahraman gazilerimiz ile birlik ve beraberliğimizin yaşayan sembolleri olan sizlerin bu onurlu gününü anmanın derin gurur ve heyecanını yaşıyoruz.”
Görüntü Dökümü
------------------------
-Samsun Valisi Orhan Tavlı çelenk bırakma töreni
-Gaziler ve yürüyüşten detay
-Kuran tilaveti
-Şiir okunması detay
-Protokolden detay
-Programa katılan seyircilerden detay
-Türk Halk Müziği ekibinden detay
-Samsun Valisi Orhan Tavlı konuşması
-Muharip Gaziler Derneği Samsun Şube Başkanı Ahmet Diril konuşması
Haber-Kamera: Berkay YILDIZ/SAMSUN, (DHA)
====================================================
3) NARİN’İN BABASI ANKARA’YA YÜRÜYÜŞ BAŞLATTI
DİYARBAKIR’da cinayete kurban giden Narin Güran’ın babası Arif Güran, Ankara’ya doğru yürüyüşe geçti. Arif Güran, “Ben Narin için değil yollara, ölmeye bile hazırım” dedi.
Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde, kaybolduktan 19 gün sonra, 8 Eylül 2024’te dere yatağında çuvalda, üzeri 30, 25 ve 20 kilogram ağırlığında 3 taşla kapatılıp çalılıklarla gizlenmiş halde cansız bedeni bulunan Narin Güran’ın babası Arif Güran, Ankara’ya yürüyüş başlattı. Kızının mezarı başında açıklamalarda bulunan Güran, “Benim bu yola çıkmamın tek sebebi kızımın hakkıdır, kızımın hakikatidir. Ben Narin için değil yollara, ölmeye bile hazırım. Ve Narin’in hakikatini savunan ben biliyorum ki binlerce insan var. Ve ben bu insanlara sesleniyorum. Eğer ben bugün bu yola çıkıyorsam, Narin’in hakikatini savunuyorsam, inanıyorum ki sizler de savunacaksınız. Sizler de bu yola destek vereceksiniz” dedi.
Sloganının ‘Narin için adalet’ olduğunu belirten Arif Güran, “Elimde olsaydı 2 günde gitmek isterdim. Ama maalesef nereden bakarsan 1,5- 2 aya yakın gözüküyor. 2 aya kadar devam edecek. Tabii Cumhurbaşkanımız çağırırsa, eylemimi sonlandırıp Cumhurbaşkanının yanına gideceğim” diye konuştu.
‘ADALET MÜCADELEMİZİ YENİDEN BAŞLATIYORUZ’
Aile avukatlarından Onur Akdağ ise “Arif Güran’ın bir adalet mücadelesi vardı. Bu adalet mücadelesini bireysel bir adalet yürüyüşüne çevirmek istedi. Bu adalet yürüyüşünün temel amacı, temel gayesi bir yola varmak değil bir yola netice almak değil, yolun sonunu tamamlamak değil. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bizatihi sesini duyurmaktır. Maalesef Arif Güran’a 2 yıldır yaşatılan, reva görülen gurbet hayatı budur. Bu yüzden adalet mücadelemizi yeniden başlatıyoruz. Umarım muvaffak olur” ifadelerini kullandı.Arif Güran, konuşmasının ardından yakınlarıyla vedalaşıp, üzerinde Türk bayrağı ve kızının fotoğrafı bulunan tişört ile sırt çantasıyla yola çıktı. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------
- Mezarlıktan görüntüler
- Aileden görüntü
- Onur Akdağ konuşması
- Arif Güran konuşması
- Yola çıkması
- Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Hüseyin İÇLİ-Selim KAYA/DİYARBAKIR, (DHA)
====================================================
4) AK PARTİ'Lİ ŞEN: SLOGANIMIZ 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE, TERÖRSÜZ BÖLGE'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, “Tam olarak terörün değil, terör potansiyelinin dahi kalmadığı bir Türkiye ve bölge istiyoruz. Şiarımız, sloganımız ‘Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge’” dedi.
AK Parti Samsun İl Başkanlığı tarafından ‘Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programı düzenlendi. Canik Meşe Tesisleri’nde düzenlenen programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, AR-GE ve Eğitim Başkanı Mustafa Şen’in yanı sıra, AK Parti Samsun milletvekilleri Orhan Kırcalı ve Ersan Aksu, Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan, Kırıkkale Milletvekili Mustafa Kaplan, Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekçi ve Halil Uluay, Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, MKYK Üyeleri Fatih Sadullah Selman, Selçuk Sümer, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse ve parti üyeleri katıldı.
Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Şen, “Bir kanun çıkardık. Kısaca herkes tarafından bilinen adıyla söyleyeyim. Terörsüz Türkiye kanunu. Bir Terörsüz Türkiye sürecine girdik. 2 yıldan fazladır Allah'a şükür hiç kimse ölmedi. Hiçbir yer bombalanmadı. Hiçbir yere bir kurşun sıkılmadı. Tek başına bu yeterlidir değil mi? Ama bu şekilde değil. Tam olarak terörün değil terör potansiyelinin dahi kalmadığı bir Türkiye ve terör potansiyelinin dahi kalmadığı bir bölge istiyoruz. Yani şiarımız, sloganımız şu; ‘Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge.’ Bunun anlamı şu; bir kısım güçler, onlar çok açık bir şekilde sömürgeci ve zalim. Bu bölgede hiç kimseyi ama hiç kimseyi kendi kötü, çirkin ve zalimane emelleri için kullanamayacak. Buraya doğru gidiyoruz. Adım adım buna doğru gidiyoruz. İşte Terörsüz Türkiye süreci budur” diye konuştu.
‘BU İŞ BİTTİ, GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYACAK’
Sürece yönelik eleştirilere ilişkin Şen, şunları söyledi:“Bu süreçte 2 yılı geçti, bir tek insan ölmedi. 3 yıla doğru gidiyoruz. Bir tek yer bombalanmadı. Bir tek kurşun sıkılmadı. Bu çok güzel bir şey ama vicdanlı insanlar için böyle. Ama bir kısım insanlar görüyoruz ki adına siyaset diyorlar, adına muhalefet diyorlar ve bundan rahatsızlar. Şimdi terör örgütü diyor ki ‘ben kendimi feshettim’. Ben ne diyeyim ona. Kendini feshetme mi, diyeyim. Diyor ki ‘ben kendi varlığıma son verdim.’ Terör örgütü böyle diyor. Ben kendi varlığına son verme mi, diyeyim. Diyor ki ‘ben artık bundan sonra terör yapmayacağım.’ Ben terör örgütüne bundan sonra sen terör yapmaya devam et mi, diyeyim? Diyor ki ‘ben artık kimseyi ateş etmeyeceğim. Hiçbir polise, hiçbir askere, hiçbir öğretmene hiçbir hemşireye, hiçbir doktora, hiçbir çocuğa ateş etmeyeceğim.’ Ateş et mi, diyeyim. Polis vur mu, diyeyim. Asker vur mu, diyeyim? Hemşire öldür mü, diyeyim? Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? Bu nasıl bir siyaset anlayışıdır? Terör örgütü diyor ki ‘ben bu ülkeyi bölmek istemiyorum.’ Ben ona bu ülkeyi bölmeye devam et mi diyeyim. Terör örgütü diyor ki ‘bu bayrak artık benim bayrağım. Ben de bu sancağın altında gölgelenmek istiyorum.’ Ne diyeyim ona git başka bir ülkenin uşağı, oyuncağı, onun emellerine göre hareket et mi diyeyim. Bir kısım muhalefet maalesef Türkiye'de böyle. Merak ediyorum artık hiçbir can toprağa düşmedi. Birileri memnun değil. Acaba onların siyaseti candan mı besleniyor? Hiçbir kan 2-3 senedir yere damlamadı. Merak ediyorum o bir kısım siyasetçileri, onların siyasetleri kandan mı besleniyor? Kıymetli arkadaşlar böyle şey olmaz. Bu iş bitti. Bu iş bitti, bir daha da geri dönüş olmayacak. Halkımız ülke genelinde her yerde böyle diyor. ‘Artık bu iş bitsin’ diyor” ifadelerini kullandı.
‘ANNELERİN GÖZYAŞLARININ RENGİ AYNI’
Terörün sona ermesinin aileler açısından önemine dikkat çeken Şen, “Bir anne diyor ki ‘benim bir oğlum asker, öbür oğlum dağda. Geceleri uyuyamıyorum’ diyor. ‘Bir oğlum öbür oğlumu vuracak.’ Bu annenin yüreğinden bakmak gerekiyor. Samsun'da bir anne oğlunun evladının mezarında dua okuyor. Bir anne de Şırnak'ta oğlunun mezarında dua okuyor. Kulak veriyorsunuz iki anneye, ikisi de Fatiha okuyor, ikisi de İhlas-ı Şerif okuyor. İki anne de biri Diyarbakır'da, biri Trabzon'da mesela. Biri Hakkari’de, biri Edirne'de. İkisi de çocuklarına Yasin-i Şerif okuyor. Arkadaşlar burada bir terslik yok mu? Burada birileri büyük bir oyun oynamış, bu çok açık. Bu çok açık. Bu oyuna gelmememiz gerekiyor. Bu oyuna gelemeyiz. 50 bin insanımız öldü. O birilerine sesleniyorum. Kaç 50 bin daha olursa memnun olursunuz, mutlu olursunuz. Allah ıslah eylesin. O anne, oğlunun mezarının başında ağlıyor. Buradaki anne de oğlunun mezarının başında ağlıyor. İkisinin de gözyaşlarının rengi aynı. Çocukları kim olursa olsun annelerin gözyaşları aynıdır. Annelerin yürekleri aynıdır. O annelerin yüreklerinden, o annelerin gözyaşlarından bakmak lazım meseleye. Öbür türlü olmaz” dedi.
‘DEVLET TERÖRÜ BİTİRMEK İÇİN GÖRÜŞÜR’
Türkiye’nin terör örgütleriyle pazarlık yapmadığını söyleyen Şen, devletin ilgili birimlerinin terörün sona erdirilmesi amacıyla görüşmeler yürüttüğünü ifade etti. Şen, “Diyorlar ki siz ne pazarlık yaptınız? Arkadaşlar, Türk Devleti hiç kimseyle pazarlık yapmaz. Değil bir terör örgütüyle, bir başka devlette bile pazarlık yapmaz. Şartlarını masaya koyar, kalkar. Bunun böyle olduğunu Cumhurbaşkanımız NATO sürecinde gösterdi. NATO toplantısı budur. Türkiye'nin şartlarının kabul edilme toplantısıdır. Getirdiler NATO'nun anahtarını dediler ki ‘Sayın Erdoğan dükkan hepimizin ama anahtar sende bulunsun’. NATO toplantısı oydu. Türkiye pazarlık yapmaz. Değil bir terör örgütüyle, bir devlette bile pazarlık yapmaz. Diyorlar ki ‘siz teröristlerle müzakere ediyorsunuz.’ Terörün bitmesi hoşuna gitmediği için böyle diyor. Sen sus, ben susayım, sen konuşma, ben konuşmayayım, hiç kimse konuşmasın. Terör nasıl bitecek? Devletin ilgili birimleri görüşür, konuşur ve bitirir. Bitirmek için konuşur. Siyasi yardım almak için yapmaz. İktidara gelmek için yapmaz. Bitirmek için yapar. Terörist diyor ki ‘ben silahları yaktım, temsilen şu kadarını, geri kalanını da sana teslim ediyorum.’ Ne diyeceğim ona ‘ben seninle konuşmuyorum’ mu diyeceğim. Hayır, sadece silahları değil, mühimmatı da o mağaralara yığdığın gıdayı da cephaneyi de teslim edeceksin. Sadece o silahları değil. Nitekim süreç böyle gidiyor. Mağaralar birebire teslim ediliyor ve imha ediliyor. Bütün cephane, mühimmat, sağlık malzemesinden gıda malzemesine teslim alınıyor. Envanterlere kaydedilmesi gerekenler, envantere kaydediliyor. Bu şekilde oluyor. Sen benimle konuşma, ben seninle konuşmayayım bu sorun nasıl bitecek?” diye konuştu.
‘TÜRKİYE YENİ GÜVENLİK ALANLARI OLUŞTURUYOR’
Türkiye’nin sınır ötesindeki terör tehdidinin sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerde bulunması gerektiğini belirten Şen, “Kendi ülkemde bitirdim. Kendi egemenlik alanımda bitirdim. Sınırımın ötesinde egemen ülkeler var. Ben diyorum ki ‘kendi ülkemde bak bitirdim bu işi. Güvenlik kuvvetlerimle güç kullanarak bitirdim. O egemen ülkelerdekilere de diyorum ki siz bitirin. Yoksa onu da ben bitireceğim.’ Şimdi Almanya'da PKK yuvalanmış. Belçika'da sokaklar, mahalleler kesilmiş, alınmış PKK tarafından. İsveç'te, Hollanda'da, İngiltere'de, Amerika'da. Hemen arkasında, hemen şimdi yanı başında İsrail'de. Şimdi bizim gidip oralarda da o ülkeleri kendi egemenlik alanımıza katarak orada da bu şekilde mi bitirmemiz gerekiyor? Diplomasi nedir? Siyaset nedir? Bunları iyi düşünmek gerekiyor” dedi.
MEKKE İTTİFAKI VE YENİ GÜVENLİK ALANLARI
Mevcut güvenlik paktlarının tek başına yeterli olmadığını kaydeden Şen, “Biliyorsunuz Mekke ittifakı diye bir ittifak yaptık. O Terörsüz Türkiye ile de bağlantılıdır. Bölgenin istikrarı açısından çok önemlidir. NATO süreciyle de bağlantılıdır. Yani sadece bizim içinde olduğumuz eskiden beri bir paktın ittifakın sağlayacağı güvenlik şemsiyesinin yeterli olmadığını görüyoruz. Bölgemizde içinde olduğumuz paktın güvenlik işbirliği anlaşmalarının ve kurumlarının dışında yeni güvenlik anlaşmaları yapmak ve yeni güvenlik alanları oluşturmak zorundayız. Yoksa birileri kaşır. İşte Türkiye şu aşamaya gelmiştir ki, eskiden birileri ne der diye bakılıyordu. Bugün Türkiye ne der? Tayyip Erdoğan ne der? Bu konuda ne düşünüyor? Bu konuda ne dedi Tayyip Erdoğan? Buna bakılıyor. Dolayısıyla bu gelinen aşamada Türkiye kendi egemenlik alanının dışında, diğer kardeş devletlerle, diğer memleketlerle yeni güvenlik işbirliği ve güvenlik alanları oluşturmaktadır. Bu büyüyecektir. Biraz daha büyüyecektir, biraz daha büyüyecektir ve hiç kimsenin içinde bulunduğumuz bölgede istikrarsızlık oluşturmasına imkan verilmeyecektir. Bunun sebebi de budur” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
- Salondan detaylar
- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen’in konuşması
Haber – Kamera: Gökhan İÇKİLLİ / SAMSUN, (DHA)
====================================================
5)KIBRIS GAZİSİ SÜRYANİ PAPAZ ÖNDER: DİN, DİL, IRK AYRIMI YAPMADAN VATAN İÇİN GÖREV YAPTIK
KIBRIS Barış Harekatı’nda yaralanarak gazi olan Süryani papaz Habib Önder, “Memleketimiz ve toprağımız için mücadele etmek tarif edilemez bir duygudur. Biz din, dil, ırk ayrımı yapmadan bölüklerimizle beraber vatan için gittik ve görevimizi yaptık” dedi.
Nusaybin ilçesine bağlı kırsal Üçköy Mahallesi’nde dünyaya gelen Habib Önder, askerlik görevini önce Sivas, ardından da Sarıkamış’ta dağcı komando olarak yaptı. Kıbrıs Barış Harekatı sırasında arkadaşıyla birlikte cepheye sevk edilen Önder, çatışma sırasında sol kolundan yaralanarak gazi oldu. Önder, cerrahi müdahalenin riskli olması nedeniyle o günlerden kalan 2 şarapnel parçasını halen sol kolunda taşıyor.
Almanya’nın Stuttgart şehrinde papazlık görevini sürdüren Önder, ziyaret için geldiği memleketindeki Mor Gabriel Manastırı’nda düzenlenen ayini yönetti. Cephede herhangi bir ayrım gözetmeden mücadele ettiklerini belirten Önder, “Türkiye çapında bir Süryani olan, Hristiyan bir din adamı olan gazi benim. Benim gazilik ünvanım var. Kıbrıs gazisiyim. Türkiye’de gazilere çok büyük saygı var. Cumhurbaşkanından tutun da kimi görürseniz, bildikleri zaman ‘Devletimiz size minnettardır’ diyorlar. Papaz olarak gördüklerinde zaman bazen inanamıyorlar. Sivas, Sarıkamış, ardından da Kıbrıs’a gittik. Ben dağcıydım ve biz 17 Süryani, ayrım yapmadan bölüklerimizle beraber gittik. Sol kolumda iki şarapnel parçası halen bulunuyor. Memleketimiz için, toprağımız için çok büyük bir duygudur. Biz din, dil, ırk ayrımı yapmadan bölüklerimizle beraber vatan için gittik ve görevimizi yaptık. Dini, her şeyi bir yana bırakın, burası hepimizindir. Bu memleketi bir bahçeye benzetebiliriz. Bir bahçeye girdiğiniz zaman çeşit çeşit ağaçlar vardır, rengarenk çiçekler vardır, çeşit çeşit meyveler vardır. Bu memleketin böyle olması lazım ve böyle hepimiz kabullenmemiz lazım. Herkesin dini kendinedir. Herkes de kendi ibadetini burada hür olarak yapması lazım. Hepimiz kardeşiz ve böyle devam etmesi lazım” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
- Ayinden detaylar
- Kiliseden detaylar
- Papaz Habib Önder'in konuşması
- Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Mehmet Halis NAYIFOĞLU/MİDYAT (Mardin),(DHA)
====================================================
6) ŞEHİT ANNELERİ VE GAZİ EŞLERİNDEN SERAMİK SERGİSİ
ZONGULDAK’ta Gaziler Günü için ‘Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’ kapsamında şehit anneleri ve gazi eşlerinin 1 yıla yakın süren eğitimlerde hazırladığı seramik eserler sergilendi.
Zonguldak'ta 19 Eylül Gaziler Günü etkinlikleri kapsamında ‘Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’ ile yaklaşık 1 yıl boyunca eğitim alan şehit anneleri ve gazi eşlerinin hazırladığı seramik eserlerin yer aldığı sergi Güzel Sanatlar Galerisi’nde açıldı. Sergiye, Vali Osman Hacıbektaşoğlu ve eşi Güney Hacıbektaşoğlu, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Barış Cücen, İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy ile davetliler katıldı.
Program kapsamında BEUN Gökçebey Mithat Mehmet Çanakçı Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Erdal Kara tarafından verilen eğitimlerde plastik şekillendirme tekniği ile üç boyutlu yazıcı ve baskı teknolojileri bir araya getirildi. Kursiyerler, aldıkları eğitimlerin ardından çok sayıda seramik eser hazırladı.
‘YAKLAŞIK 200-300 ARASINDA ÜRÜN ÇIKIYOR’
Hazırlıkların yaklaşık 1 yıldır sürdüğünü ve birçok ürünün de hazırlık aşamasında kırılabildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Erdal Kara, “Eğitim programı kapsamında kursumuz haftada 1 gün olmak üzere gerçekleştirildi. Yaklaşık 200-300 arasında ürün çıkıyor. Tabi seramik ürünü üretmek biraz farklı bir durum. Bazen büyük emek vererek ürettiğiniz ürün, fırın sonrasında maalesef kırılabiliyor veya çatlayabiliyor. Biz de eğitim sürecinde bunları kursiyerlerimize anlatmaya ve göstermeye çalıştık. Onların motivasyonu, kültürel alanda kendilerini iyi hissetmeleri ve böyle bir seramik programıyla kendilerini gösterebilme imkanı bulmaları bizim için önemliydi. Gelecek dönemde de benzer programlarla devam edeceğiz” dedi.
‘MANEVİ DUYGULARIMIZI KABARTIYOR’
Eğitimde yer alıp Gaziler Günü’nde ürünleri sergilemenin gurur verici olduğunu belirten gazi eşi Serpil Yavuzdoğan, “Erdal hocamız eşliğinde haftada 1 gün olmak üzere devam ettik. Sonuçlarımız da burada. Devamını diliyoruz. Emek veren herkese çok teşekkür ediyoruz. Manevi duygularımızı kabartıyor, göğsümüzü gururlandırıyor. Eşimizin de gazi olması sebebiyle bizim için daha anlamlı oldu. Özellikle bu güne denk getirdik” diye konuştu.
‘GÜZEL ÜRÜNLER ORTAYA ÇIKARDIK’
Gazi eşi Hayriye Özbakış ise kursta güzel eserler hazırladıklarını söyleyerek, “Güzel ürünler çıkardık hocamızın sayesinde. Hocamız gösterdi, biz de elimizden geldiği kadar yaptık” ifadelerini kullandı.
‘UNUTULMAMAK VE DEĞER VERİLMEK BİZE İYİ GELİYOR’
Bir arada olmanın moral verdiğini ifade eden gazi eşi Yelda Kurt şöyle konuştu:“Her zaman olduğu gibi moral ve motivasyon açısından bir arada olmak güzel oluyor. Heyecanlıyız. Güzel şeyler ortaya çıktı. Duygusal olarak şehit ve gazi yakınlarının bir arada olması, paylaşım yapması ve birlikte bir şeyler ortaya çıkarması her zaman bize iyi geliyor. Unutulmamak ve değer verilmek bize çok iyi geliyor.” (DHA)
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Sergideki eserlerden görüntü
-Erdal Kara röportajı
-Kursiyer Serpil Yavuzdoğan röportaj
-Kursiyer Hayriye Özbakış'ın röportajı
-Kursiyer Yelda Kurt'un röportajı
Haber-Kamera. Öznur GÜNEŞ/ZONGULDAK, (DHA)
====================================================


