DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 8

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 8

📅 22.09.2026 14:48 🕐 1 saat önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) ÖZEL HALK OTOBÜSÜNÜN ÇARPTIĞI KADIN AĞIR YARALANDIBURSA’nın İnegöl ilçesinde özel halk otobüsünün çarptığı Zübeyda Y. (68), ağır yaralandı.Kaza, saat 12.30 sıralarında İnegöl ilçesi Burhaniye Mahallesi’nde meydana geldi. Park Yolu Caddesi’nde seyir halinde olan Yıldırım D.’nin (45) kullandığı 16

1) ÖZEL HALK OTOBÜSÜNÜN ÇARPTIĞI KADIN AĞIR YARALANDI

BURSA’nın İnegöl ilçesinde özel halk otobüsünün çarptığı Zübeyda Y. (68), ağır yaralandı.

Kaza, saat 12.30 sıralarında İnegöl ilçesi Burhaniye Mahallesi’nde meydana geldi. Park Yolu Caddesi’nde seyir halinde olan Yıldırım D.’nin (45) kullandığı 16 M 06011 plakalı özel halk otobüsü Zübeyda Y.’ye çarptı. Kazada Zübeyda Y. ağır yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin ilk müdahalesinin ardından Zübeyda Y., İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedaviye alınan Zübeyda Y.’nin durumunun ciddi olduğu belirtildi. Otobüs şoförü Yıldırım D. ifadesinin alınması için gözaltına alınırken, kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Kaza yerinden görüntüler

-Yaralanan kadın yerde yatarken

-Sağlık ekiplerinin yaralılara müdahalesi

-Yaralının hastaneye götürülmesi

-Kaza yerinden görüntüler

Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa), (DHA)

====================================================

2) KÖYLERİNİ İKİ KEZ KURTARDILAR, 'ÇEVRE ÖDÜLÜ'NÜ KAZANDILAR

ANTALYA'nın Manavgat ilçesine bağlı Ahmetler'de köylüler, önce HES projesine karşı yıllarca süren mücadeleyle yaşam alanlarını, 2021'deki büyük Manavgat yangınında ise tırmıklar ve kendi yaptıkları itfaiye araçlarıyla köylerini korudu. İki büyük mücadele, Ahmetler'e 2026 Çevre Ödülü'nü getirdi.

Manavgat'ın eski köy statüsündeki Ahmetler'de yıllar önce Ahmetler Kanyonu ve çevresini etkileyecek hidroelektrik santrali (HES) projesine karşı köylüler bir araya geldi. Kadınların da ön saflarında yer aldığı mücadele, hukuki süreç ve köylülerin dayanışmasıyla yıllarca devam etti. Köylülerin yaşam alanları ve su kaynaklarının korunması için yürüttüğü mücadele sonunda HES projesi hayata geçirilemedi. Mücadele sürecini yakından takip eden emekli eğitimci Mustafa Koç, yaşananları daha sonra kaleme aldığı 'Ahmetler'in HES Destanı' adlı kitabında anlattı.

BU KEZ ATEŞE KARŞI OMUZ OMUZA

Ahmetler halkının ikinci mücadelesi ise 2021 yılında Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangınlarından biri olarak kayıtlara geçen Manavgat yangınında yaşandı. Yangının köye yaklaşması üzerine tahliye kararı verilmesine rağmen çok sayıda köylü yaşam alanlarını korumak için bölgede kaldı. Kadınlı erkekli oluşturulan ekipler, ellerindeki tırmıklarla orman ve yerleşim alanları arasında 40-50 metre genişliğinde tampon bölgeler açmaya çalıştı. Köylüler ayrıca traktörlere bağladıkları su tankerleriyle 'Ahmetler İtfaiyesi' adını verdikleri 3 araç oluşturdu. Manavgat ve çevresinden gelenler ise 'Tırmığını al da gel' çağrısıyla mücadeleye katıldı.

'AHMETLER DÜŞERSE TOROSLAR DÜŞER'

Günlerce devam eden yangın sırasında köylülerin mücadelesini organize eden isimlerden Mustafa Koç'un, "Ahmetler düşerse Toroslar düşer" sözleri o günlerin simgelerinden biri oldu. Köylüler, itfaiye ekiplerinin de desteğiyle gece gündüz çalışıp alevlerin yerleşim alanlarına ulaşmasını önlemeye çalıştı. HES mücadelesinde suyunu ve doğasını koruyan Ahmetler halkı, yıllar sonra aynı dayanışmayı bu kez ormanlarını ve evlerini alevlerden korumak için gösterdi. Koç, yangında yaşananları da 'Bir Yanım Cennet Bir Yanım Cehennem' adlı kitabında anlattı.

İKİ MÜCADELEYE ÖDÜL

İstanbul Çevre Konseyi, Ahmetler halkının HES projesine karşı verdiği mücadele ile 2021 Manavgat yangınındaki çalışmalarını 2026 Çevre Ödülü'ne değer gördü. Mustafa Koç, Konsey'in başvuruyu incelerken 'Ahmetler'in HES Destanı', 'Bir Yanım Cennet Bir Yanım Cehennem' kitaplarıyla sanal medya paylaşımlarını geçerli belge kabul ederek bu yılın 'Çevre Ödülü'nü, Ahmetler'e verme kararı aldığını açıkladı. Koç, “Geç de olsa Ahmetler'in ve Ahmetlerli kadınların verdiği fedakarca mücadelenin fark edilmesi köyümüz için gurur kaynağı olacak" dedi.

YAŞAM ALANLARINI KORUMA MÜCADELESİ

İki dönemde yaşananların aynı mücadelenin devamı olduğunu belirten Mustafa Koç, "Baştan sona bir yurt savunması gibi düşünmek gerekiyor. HES mücadelesinde köylüler, 'Burası bizim Çanakkale'mizdir' diyordu. Yangın da bir bakıma aynı şekilde yaşam alanlarını koruma mücadelesiydi. Çünkü ormanlarını, sularını kaybederlerse o topraklarda yaşama şansları da kalmayacaktı. Her iki mücadelede de hiçbir dış etki olmadan, kendi çabamız ve köyün kendi içindeki örgütlenmesiyle başarı sağladığımızı düşünüyorum" dedi.

'YEREL KURUMLARIN DA HATIRLAMASINI İSTERDİM'

Ödülün Ahmetler'in yıllar sonra yeniden hatırlanmasını sağlamasının karşılığı olduğunu söyleyen Koç, "Bu ödülün verilmesini Manavgat ve Antalya'daki yerel kurumların daha önce düşünmesini isterdim. Olmadı ama önemli değil. Bir mücadele verildikten sonra onun hatırasının yaşıyor ve yaşatılıyor olması gerçekten değerli. Çünkü başka insanların da kendi sorunları karşısında kararlılıkla mücadele etme geleneği oluşturmasına katkısı olabilir. Ben kitaplarımda da bunu anlatmaya çalıştım" diye konuştu.

'TÜRKİYE'DEKİ HES MÜCADELELERİNE ÖRNEK OLDU'

Ahmetler'deki sürecin yalnızca köy açısından değil, o yıllarda Türkiye'nin birçok bölgesinde yaşanan küçük ölçekli HES tartışmaları açısından da önem taşıdığını kaydeden Koç, "Ahmetler mücadelesi hem mücadele biçimi hem hukuki süreç hem de sosyal dayanışma açısından örnek oldu. Köylü bu kadar birlik ve kararlılık içinde olmasa bunu başaramazdık. Sizlerin, basının desteği de çok önemliydi. Süreçte mahkemeler, bilirkişiler ve hakimler geldi, incelemeler yapıldı. Biz mücadeleyi hukuki ve demokratik zeminde yürütmeye özen gösterdik" dedi.

ÖDÜLÜ İSTANBUL'DA ALACAK

Mustafa Koç, hem 2 mücadeleyi anlattığı kitapların yazarı hem de köy derneğinin sözcüsü olarak Ahmetler adına ödülü almak üzere İstanbul'a davet edildi. Koç, 26 Eylül Cumartesi günü saat 13.00'te düzenlenecek törende, Ahmetler'in HES ve Manavgat yangınında verdiği mücadeleyi anlatan konuşma ve sunum yapacak. Mustafa Koç ödülü, yıllar boyunca doğasını ve yaşam alanlarını korumak için birlikte hareket eden Ahmetler halkı ve kadınları adına alacaklarını söyledi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Ahmetler genel detay görüntü

-HES projesine karşı mücadeleden ARŞİV

-Bölgeden detaylar ARŞİV

-RÖP: Mustafa Koç

-Ahmetler'de köylülerin mücadelesinden ARŞİV görüntü

-Yangından detay ARŞİV

-Manavgat yangınından genel detay görüntü ARŞİV

Haber- kamera: Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)-

====================================================

3) TOGÜ’DE ELEKTRİK İHTİYACININ TAMAMI GÜNEŞ ENERJİSİNDEN KARŞILANIYOR

TOKAT Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ), kampüs alanına kurduğu 6 bin 400 güneş paneliyle elektrik ihtiyacının tamamını yenilenebilir enerjiden sağlamaya başladı.

TOGÜ, enerji verimliliği ve çevreye duyarlı projeler kapsamında kampüs genelinde güneş enerjisi santrali (GES) projesini hayata geçirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Kamu Binalarında Enerji Verimliliği Projesi (KABEV) kapsamında gerçekleştirilen ve yaklaşık 80 milyon liraya mal olan proje ile kampüse 6 bin 400 güneş paneli kuruldu. 3 yıllık çalışmanın ardından tamamlanan sistemle birlikte üniversite kampüsünün tüm elektrik ihtiyacı güneş enerjisinden karşılanmaya başlandı.

Projenin tamamlanmasıyla ilgili açıklamalarda bulunan TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, eğitim ve bilimsel çalışmaların yanı sıra çevre ve enerji verimliliği konularında da örnek projeler yürüttüklerini belirtti. Rektör Yılmaz, "Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi olarak eğitim, bilim ve Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra çevrenin korunması, çevre sorunlarıyla mücadele, enerji verimliliği ve kamu kaynaklarının etkin kullanılması konularında da örnek çalışmalar yürütüyoruz. Bugün, üniversitemizin elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılayan bir projeyi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Yaklaşık 80 milyon liralık proje, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Kamu Binalarında Enerji Verimliliği Projesi (KABEV) kapsamında gerçekleştirildi. 3 yıllık zorlu bir süreç yaşadık. Bugün itibarıyla üniversite kampüsümüzde tükettiğimiz elektriğin tamamını güneş panellerinden karşılıyoruz. Hatta Haziran ayında 1 milyon 200 bin liralık elektrik üretirken tüketimimiz 1 milyon 150 bin lira oldu. Yıl genelindeki 12 aylık ortalama dikkate alındığında kampüsümüzün elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü güneş panellerinden sağlıyoruz. Bir sonraki hedefimiz, hastanemizde tüketilen elektriğin tamamını yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisinden karşılamak. Projenin üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

---------------------------

- Güneş panelleri drone görüntü

- Rektör Yılmaz röportaj

Haber- Kamera: Fatih YILMAZ/TOKAT (DHA)

==================================================

4) ÖDEMİŞ SALATALIĞINDA GÜZ HASADI

İZMİR'in Ödemiş ilçesinde salatalık üreticileri, güz hasadına başladı. Günün ilk ışıklarıyla tarlaya gelen üreticiler, özenle topladıkları salatalıkları boylarına göre ayırarak satışa hazırlıyor.

Ödemiş ilçesi Balabanlı Mahallesi'ndeki salatalık üreticileri yaz döneminin ardından ikinci kez hasada başladı. Ağustos ayında ekilen ürünün hasadı eylül ayında başlayıp kasım ayına kadar devam ediyor. Balabanlı Mahallesi'nde yaklaşık 7 dekarlık alanda salatalık üretimi yapan Murat Softa (41), ailesinden öğrendiği çiftçiliği yaklaşık 20-25 yıldır sürdürüyor. Salatalığın yanı sıra patates, kışlık lahana ve karnabahar gibi ürünler de yetiştirdiklerini belirten Softa, "Babamla beraber başladık. Son 5-6 yıldır kendi başıma üretim yapıyorum. Bu sene salatalıkta güz hasadındayız" dedi.

SALATALIKLAR BOYLARINA GÖRE AYRILIYOR

Hasat edilen salatalıkların boylarına göre sınıflandırıldığını belirten Softa, "Salatalıkları 1, 2 ve 3 numara olarak ayırıyoruz. Birinci numara 40 lira, ikinci numara 20 lira, üçüncü numara ise 5 lira. İlk ekimde fiyatlar daha yüksekti. Güz döneminde fiyatlar geriye geldi" diye konuştu. Üretim maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Softa, “Mazot, gübre ve ilaç pahalı. İşçilik maliyetleri de yüksek. Eskisi gibi verim de alamıyoruz. Şu anda yaptığımız işten büyük bir kazanç elde etmekten çok, üretimi devam ettirmeye çalışıyoruz” dedi.

'ÜRÜNÜMÜZ PAZARA, HALE VE FABRİKALARA GİDİYOR'

Hasat edilen ürünlerin farklı kanallarla satışa sunulduğunu anlatan Softa, "Bunların yarısı pazara gidiyor, yarısını halciler alıyor. Fabrikalar da götürüyor. Biz burada ürünümüzü bir yere devrediyoruz, onlar başka yere devrediyor. Kademe kademe gidiyor" ifadelerini kullandı. Üretimin 5 Ağustos'ta fide dikimiyle başladığını belirten Softa, "Eylül'ün 10'u, 15'i gibi toplamaya başladık. Hasat devam ediyor. Ürünü namus olarak görüyoruz, bozup atmak bize yakışmıyor. Çiftçi olarak mahsulümüzü değerlendirmeye önem veriyoruz” dedi.

'06.30'DA TARLAYA GELİYORUZ'

Murat Softa'nın eşi Yasemin Softa (29) ise hasat mesaisinin sabah erken saatlerde başladığına dikkati çekerek, "Saat 06.30'da buraya geliyoruz. Hava aydınlanınca çalışmaya başlıyoruz. 14.30'a kadar çalışıyoruz. Sürekli eğilerek çalışıyoruz. İşçiliği çok zor" dedi.

Güz dönemi salatalık üretiminin ağustos ayında başladığını anlatan Yasemin Softa, şöyle devam etti: "Ağustos ayında ekiyoruz. Eylül ayının başlarında, yaklaşık bir hafta sonra toplamaya başlıyoruz. Eylülden sonra kasıma kadar hasat devam ediyor. Özellikle ekim ayının başlarında üretim daha yoğun oluyor. Lezzetli olduğu için kışlık turşularımızı hep bundan kuruyoruz. Çocuklar da çok seviyor. Biz de kışlık hazırlıklarımızda kullanıyoruz."(DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Tarladan dron görüntüsü

-İşçilerin çalışırken görüntüsü

-DHA Muhabiri Nevra Uçkaç'ğn anonsu

-Üretici Murat Softa ile röp,

-Yasemin Softa ile röp,

Haber : Nevra UÇKAÇ - Kamera: Can HAZAR / ÖDEMİŞ (İzmir), (DHA)

==================================================

5) SERİK'TE ÜRETİCİLERİN SERASI ARTIK TELEFONDA

ANTALYA Büyükşehir Belediyesi'nin tarımsal verilerin anlık olarak cep telefonlarından takip edilebileceği dijital tarım uygulaması Serik'te pilot olarak uygulanmaya başladı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından üretimde verimliliği artırmak, tarımsal dayanıklılığı güçlendirmek ve sürdürülebilir üretimi desteklemek amacıyla hayata geçirilen dijital tarım uygulamasında Serik'in Burmahancı Mahallesi pilot bölge seçildi. Seralara yerleştirilen toprak ve hava sensörleri sayesinde üreticiler, tarımsal verileri anlık olarak cep telefonlarından takip edebilecek. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, pilot uygulama bölgesi Burmahancı Mahallesi'ni ziyaret ederek seralarda kurulan sensör sistemini yerinde inceledi. Üreticilerle bir araya gelen Özdemir, sistemin kullanımı ve sağladığı imkanlar hakkında bilgi verdi.

'YAKLAŞIK 700 ÜRETİCİYE ETKİ EDECEK'

Başkan Vekili Büşra Özdemir, uygulamanın Burmahancı ve çevresindeki üreticiler için önemli kolaylık sağlayacağını belirterek, sistemin yaklaşık 700 üreticiye ulaşacağını söyledi. Özdemir, "Gerçekten büyük bir kolaylık sağlayacak bir sistem. Akıllı tarafları da var. Çok yoğun bir talep oldu. Başlarda üreticiler kabullenemedi. Sonra yoğun bir talebe geçtiler. Şu anda civarda herkes istiyor" dedi. Sistemin özellikle serası evinden uzakta olan üreticiler açısından önemli bir avantaj sağladığını belirten Özdemir, don riskinin de cep telefonu üzerinden takip edilebildiğini ifade etti. Özdemir, sensörler sayesinde üreticilerin seraya gitmeden sıcaklık ve nem değerlerini kontrol edebildiğini, sistemin geliştirilmesiyle sulamanın da nem değerlerine göre otomatik olarak açılıp kapatılabileceğini belirterek, "Ürün kalitesi artacak. Evinizin konforunda ürününüzü takip etme kolaylığı sağladık" diye konuştu.

'TELEFONDAN 7/24 TAKİP EDİYORUZ'

Burmahancı Mahalle Muhtarı Şahin Büyükavcı, uygulamanın üreticilere büyük kolaylık sağladığını söyledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan başvurunun ardından seralara dijital tarımla ilgili sensörlerin yerleştirildiğini belirten Büyükavcı, "Seralarımızın içerisindeki nem oranını, sıcaklık oranını telefonumuzdan 7/24, Türkiye'nin neresinde olursak olalım takip edebiliyoruz. Öyle bir kolaylığı var" dedi. Burmahancı'nın don olaylarının yaşandığı bir bölge olduğunu ifade eden Büyükavcı, "Don düştüğü zaman kaç dereceye düşeceğini telefonumuzdan kontrol ediyoruz. Seramıza gidip derecelere bakmamıza gerek yok, telefonumuzdan seramızın içerisindeki ısının derecesini görüyoruz" diye konuştu.

Başkan Vekili Büşra Özdemir'in incelemeleri sırasında mahalleli kendisine çiçek takdim etti. Ziyaretin ardından mahallede kadınlar tarafından hazırlanan yufka ve börekler ikram edildi. Özdemir de mahalle kadınlarıyla birlikte börek pişirdi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Seradan görüntü

-Muhtarı Şahin Büyükavcı'nın açıklamaları

- Vekili Büşra Özdemir'in açıklamaları

Haber- kamera: Namık Kemal KILINÇ/SERİK, (DHA)-

====================================================

6) DENİZDE OLUŞAN HORTUM GÖRÜNTÜLENDİ

SAKARYA’nın Karasu ilçesinde denizde hortum oluştu. O anlar balıkçılar tarafından cep telefonuyla görüntülendi.

Karasu ilçesine bağlı Denizköy Mahallesi açıklarında saat 12.00 sıralarında hortum oluştu. Hortumu fark eden balıkçılar, tekneleriyle bölgeden uzaklaştı. Balıkçıların hortumdan uzaklaştığı anlar, cep telefonuyla kaydedildi. Bir süre etkili olan hortum daha sonra kayboldu. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Hortumdan görüntüler

Haber: Levent KIZILASLAN/KARASU(Sakarya),(DHA)

Yavru tilki bisikletçinin yerdeki kaskını alıp kaçtı
Sıradaki Haber
Yavru tilki bisikletçinin yerdeki kaskını alıp kaçtı
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler