DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 7
1) MERSİN'DE TEMİZLİK MALZEMESİ ÜRETİM TESİSİNDE YANGIN
MERSİN'de temizlik malzemesi üretim tesisinde yangın çıktı. Bölgeye sevk edilen itfaiye ekipleri yangını söndürmek için çalışma başlattı.
Akdeniz ilçesi Çay Mahallesi'ndeki temizlik malzemesi üretim tesisinde sabah saatlerinde bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Yükselen alevleri görenlerin ihbarı üzerine adrese itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin tazyikli ve köpüklü sularla alevlere müdahale eden ekipler, yangının çevredeki diğer tesislere sıçramaması için yoğun çaba sarf etti.
Ekiplerin çalışması devam ediyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Yangından görüntü
Haber: Soner AYDIN/MERSİN, (DHA)
====================================================
2) TARIM İŞÇİLERİNİ TAŞIYAN MİNİBÜS DEVRİLDİ; 12 YARALI
ADIYAMAN'ın Samsat ilçesinde tütün işçilerini taşıyan minibüs devrildi. Kazada 12 kişi yaralandı.
Kaza, sabah saatlerinde, Çiçek köyü yakınlarında meydana geldi. Tayfun Salman (29), tütün işçilerinin bulunduğu 07 AHV 836 plakalı minibüsün direksiyon hakimiyetini kaybetti. Devrilen minibüsün sürücüsü ile araçtaki 11 işçi yaralandı. Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalenin ardından kaldırıldıkları Kahta Devlet ve Adıyaman Eğitim ve Araştırma hastanelerinde tedaviye alındı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Jandarma kazayla ilgili inceleme başlattı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Kaza yerinden görüntüler
-Yaralıların ambulansta indirilmesi
-Yaralıların acil servise götürülmesi
-Genel ve detay görüntü
Haber: Kamera: Sercan SAKAR/ADIYAMAN, (DHA)
====================================================
3) ŞARKICI GÜLLÜ'NÜN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN DAVA YARIN BAŞLIYOR
YALOVA’da 26 Eylül 2025’te 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden, ‘Güllü’ adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un (52) ölümüyle ilgili davanın görülmesine yarın başlanıyor. Şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter (28) ‘Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, arkadaşı Sultan Nur Ulu (25) ise 'Yalan tanıklık' suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talebiyle Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.
'Güllü' olarak tanınan şarkıcı Gül Tut, 26 Eylül 2025’te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'nde 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Olaya ilişkin Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında otopsi yapılan Güllü, İstanbul'da toprağa verildi. Daha önce alınan 3 ifadesinde de farklı konuşan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu, gözaltına alındı. Tuğyan Ülkem Gülter, 'Kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi.
SORUŞTURMA 11 AY SONRA TAMAMLANDI
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma 11 ay sonra tamamlandı. Hazırlanan iddianamede; bir numaralı sanık olarak yer alan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede; Güllü’nün, kızı Tuğyan’a ait odanın penceresinden düştüğü, 18 metre yükseklikten beton zemine çarptığı, kafatası ve omur kırıkları ile çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği kaydedildi. Toksikoloji incelemesinde; Gül Tut’un kanında 3.53 promil alkol tespit edildiği, kullanılan ilaçların toksik seviyede olmadığı ve zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı ifadesine de yer verildi.
SAVCILIK: GÜLLÜ'YÜ ODAYA GETİRMEK İÇİN EN SEVDİĞİ ŞARKI AÇILDI
Tuğyan Ülkem Gülter’in olay gecesi arkadaşı Sultan Nur Ulu'dan annesinin çok sevdiği 'Malkata' isimli roman havasını açmasını istediği, şarkının Güllü banyodan çıktığı sırada cep telefonundan başlatıldığı belirlendi. Müziği duyan Gül Tut'un, 'O ne lan?' diyerek kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte müziğe eşlik ettiği ve bir süre roman havası oynadığı kaydedildi. Savcılık, şarkının özellikle Gül Tut'u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığını ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğunu belirtti.
ANNESİNİ, 'HADİ GÖRÜŞÜRÜZ' DİYEREK PENCEREDEN ATTIĞI İDDİASI
İddianamede; olay anına ait kamera ses kayıtları üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından ayrıntılı inceleme yapıldığı belirtildi. Bilirkişi raporunda, düşmenin hemen öncesinde genç bir kadın sesi tarafından alaycı ve neşeli bir tonla 'Hadi görüşürüz' denildiğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine vardı. İddianamede, Gülter’in bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı belirtildi.
Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut’un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı belirtildi. Sultan Nur Ulu’nun, Gül Tut’un yüzü pencereye dönük halde bulunduğu sırada Tuğyan’ın annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını belirttiği ifadesi de iddianamede yer aldı. Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde de Tuğyan’ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespit edildi. Savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirdi.
'BİR GÜN CAMDAN ATIP ÖLDÜRECEĞİM'
İddianamede; Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösterdiği ileri sürülen çok sayıda mesaj ve tanık anlatımına yer verildi. Üç tanık, Tuğyan’ın kendilerine annesini 'Bir gün camdan atıp öldüreceğini' söylediğini iddia etti. Bir başka tanık ise Gülter’in annesi veya kendisinden birinin öleceği yönünde sözler sarf ettiğini anlattı. Gülter’in eski sevgilisi K.E. ile yakınlarına gönderdiği mesajlarda 'Bıktım bu annemden', 'Gebersin', 'Bu kadın ölsün', 'Ölmüyor, ne zaman?' ve 'Ona büyük bir şey yapacağım' şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi.
'ZİHİNSEL OLARAK EYLEME HAZIRLANMIŞ'
Tuğyan’ın olaydan yaklaşık 2 ay önce eski erkek arkadaşı K.E.'ye, 'Annem birazdan kendini atıyor' şeklinde mesaj gönderdiği de iddianamede yer aldı. Savcılık, bu mesajı Gülter’ib eylemine ilişkin 'zihinsel hazırlık süreci'nin göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.
Evde bulunan kamera kayıtlarının ham halinde, Gül Tut’un yere düşmesinden önce kısa aralıklarla 3 farklı çarpma ve darbe sesinin duyulduğu tespit edildi. Bilirkişi değerlendirmesinde; ikinci ve üçüncü çarpma sesi arasındaki yaklaşık 1,9 saniyelik sürenin Gül Tut’un pencereden çıkışıyla beton zemine çarpması arasında geçen süreyle büyük ölçüde örtüştüğü belirtildi. Gül Tut’un odada bulunan Tuğyan ve Sultan’a yaklaşık bir metre mesafede olduğu ancak ilk darbe sesinden sonra yaklaşık 7 saniye boyunca iki kişiden de herhangi bir bağırma veya kurtarma refleksi duyulmadığı aktarıldı. Savcılık, bu durumun Tuğyan ve Sultan’ın düşme olayını gördüklerine ve olayın anlatıldığı gibi ani bir kaza olmadığına işaret ettiğini kaydetti.
'DIŞ KUVVET VEYA TEMASIN BULUNMASI KAZA İHTİMALİNDEN YÜKSEK'
Olayın gerçekleştiği odanın zemininden alınan numunelerde; kayganlaştırıcı herhangi bir maddeye rastlanmadı. Gül Tut’un tıbbi kayıtlarında intihar düşüncesine ilişkin bir bulgu bulunmadığı, şarkıcının yükseklik korkusu olduğunun birçok tanık tarafından anlatıldığı belirtildi. Bilirkişi heyeti, Gül Tut’un vücut yapısı ve pencerenin yüksekliği dikkate alındığında geriye doğru düşmesi için dışarıdan bir kuvvet veya temas bulunmasının, kaza ihtimalinden daha mümkün olduğu yönünde görüş bildirdi. Adli Tıp Kurumu ise yüksekten düşmenin intihar, kaza veya başka bir kişinin etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tıbben ayırt edilemeyeceğini ve olayın adli soruşturmayla aydınlatılması gerektiğini kaydetti.
MESAJLARI SİLDİRMEK İSTEMİŞ
İddianamede; Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan sonra eski erkek arkadaşı K.E.'den telefon ekranını paylaşmasını ve aralarındaki mesajları silmesini istediği belirtildi. Gülter’in K.E.’ye katıldığı canlı yayında susması, olay gecesinden ve annesiyle arasındaki sorunlardan bahsetmemesi yönünde baskı yaptığı, annesiyle ilişkisinin iyi olduğunu söylemesini istediği ifade edildi. Savcılık ayrıca Tuğyan’ın olayın tek görgü tanığı konumundaki Sultan Nur Ulu’yu sürekli yanında tutmaya çalıştığını, başka biriyle buluştuğu sırada takip ettiğini ve gerçekleri anlatmaması için tehdit ettiğini kaydetti.
'HAKKIMI HELAL ETMEM'
Tuğyan ve Sultan’ın olaydan sonra İstanbul’da kaldıkları bir otelde, yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları kaydedildi. Görüşmede; Sultan’a Tuğyan tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Tuğyan’ın iaraya girerek, 'Tabii ki ediyorum. Birgün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem' dediği belirtildi. Gülter’in olayın ardından telefon değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği de iddianamede destekleyici deliller arasında gösterildi.
'SERİ KATİL DAVASI' OYUNUNU İNCELEMİŞ
Tuğyan Ülkem Gülter’in dijital materyallerinde ise 'Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?', 'Kokain saçta ne zaman çıkar?' ve 'Saçta metamfetamin çıkar mı?' şeklinde internet aramaları yaptığı tespit edildi. Gülter’in ayrıca 'Çözülmemiş davalar, seri katil davası, dedektif oyunu, suçluyu bulma' isimli bir kutu oyununu internet üzerinden incelediği belirtildi. Buna karşın Tuğyan ve Sultan’dan alınan saç örneklerinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edilmedi. Şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve eşyalarında yapılan aramalarda da suç unsuruna rastlanmadı.
YAŞADIĞI PANİK KAMERAYA YANSIDI
Olay gecesine ait yeni güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde; Güllü’nün düşmesinin ardından Tuğyan’ın bina girişinde polis ekipleriyle konuştuğu, daha sonra daireye çıktığı görüldü. Tuğyan’ın olay sonrasında panik yaşadığı ve polis ekiplerine, “Annem neden öyle söylüyor, annem iyi mi?” dediği görüntülere yansıdı.
O ANLARI UYGULAMALARI OLARAK ANLATTI
Öte yandan Sultan Nur Ulu’nun, savcılıkta verdiği ifade sırasında olay anını canlandırdığı öğrenildi. Tuğyan Ülkem Gülter’in annesine arkadan yaklaşarak kalçasının altından kavradığını ve ardından pencereden aşağı attığını öne süren Ulu’nun o anları uygulamalı olarak anlattığı görüntüler dava dosyasına girdi. Ulu, savcılık ifadesinde de Tuğyan’ın annesini arkadan tuttuğunu, ardından yukarı doğru çektiğini gördüğünü iddia etti. Sultan Nur Ulu, Güllü'nün bu olayın ardından pencereden düştüğünü iddia ederek, Tuğyan'ın daha sonra "Koş" diye bağırarak aşağıya doğru gittiğini söyledi. Ulu, ifadesinin devamında kendisinin de Tuğyan'ın peşinden gittiğini anlattı.
BAŞSAVCILIK: ÖNCEDEN TASARLAMIŞ
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlarını birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğünü kaydetti. İddianamede, tutuklu Gülter’in, 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianamede, ikinci sanık olarak yer alan ve ev hapsi kararı daha sonra kaldırılan Ulu’nun ise ‘Yalan tanıklık’ suçundan 4 yıla kadar hapsi istendi. Sanıkların yargılanmasına, 1 Ekim Perşembe günü Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak. (DHA)
Arşiv görüntülerle
HABER: Zehra Baykal YILDIZ/YALOVA, (DHA)-
==================================================
4) MERVE NUR’UN CİNAYET SANIĞINA 29 YIL HAPİS
DİYARBAKIR’da kafede Merve Nur Yararlık’ı (22) tabancayla vurarak öldürüp, S.K.’yi de yaralayan Bülent Arpacı (26), 3 ayrı suçtan 29 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Olay, 8 Mart 2025’te Şanlıurfa kara yolu üzerindeki bir alışveriş merkezinin girişinde bulunan kafede meydana geldi. Kafeye gelen Bülent Arpacı, dışarıdan tabancayla ateş açtı. Tabancadan çıkan kurşun, kafede oturan Merve Nur Yararlık'ın boynuna isabet etti. Güvenlik kamerasına yansıyan olayda, yanındaki S.K. adlı erkek de yaralandı. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Yararlık'ın hayatını kaybettiği belirlendi, S.K. ise ilk müdahalesinin ardından kaldırıldığı hastanede tedaviye alındı. Merve Nur Yararlık'ın cenazesi, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından Yeniköy Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi.
BABASI ŞİKAYETİNDEN VAZGEÇMİŞTİ, YENİDEN ŞİKAYETÇİ OLDU
Cinayet şüphelisi Bülent Arpacı, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından Pirinçlik mevkisinde, operasyonla yakalandı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Arpacı, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tutuklu sanık Bülent Arpacı hakkında hazırladığı iddianame, 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, tutuklu sanık Bülent Arpacı hakkında ‘Kasten öldürme’, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Ruhsatsız ateşli silahla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 15 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, 20 Mayıs'ta dosyaya sunulan dilekçeyle Merve Nur Yararlık’ın babası Osman Yararlık, ölümünün kazaen meydana geldiğinden şikayetinden vazgeçtiği, annesinin ise şikayetçi olmadığına dair beyanda bulundukları aktarıldı. Baba Osman Yararlık, 4’üncü duruşmada olayın kazayla olmadığını düşündüğünü belirerek, sanıktan şikayetçi oldu.
SANIK TAHLİYE, AİLE CEZA İSTEDİ
Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına Merve Nur’un ailesi, tutuklu sanık Bülent Arpacı ve taraf avukatları ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Duruşmada sanık Bülent Arpacı, savunmasında, önceki beyanlarını tekrarladığını, S.K.’yi tanıdığını ve ona ateş ettiğini, Merve Nur’u ise tanımadığını ileri sürerek, tahliyesine yönelik karar verilmesini talep etti. Merve Nur’un annesi ve babası ise sanığın cezalandırılması talebinde bulundu.
3 AYRI SUÇTAN 29 YIL CEZA
Savunmaların ardından mahkeme heyeti, sanığa Mervenur Yararlık'a karşı ‘Olası kastla öldürme’ suçundan 18 yıl, S.K.'yi karşı ise ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 9 yıl ve ‘Ruhsatsız ateşli silahla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma’ suçundan 2 yıl hapis ve 10 bin TL adli para cezası verdi. Arpacı, 3 ayrı suçtan toplamda 29 yıl hapis cezasına çarptırıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
- Arşiv görüntülerle
Haber-Kamera: Seyfettin EKEN-Hüseyin İÇLİ/DİYARAKIR, (DHA)
====================================================
5) OSMANİYE MERKEZLİ 13 İLDE YASA DIŞI BAHİS OPERASYONUNDA 49 TUTUKLAMA
OSMANİYE merkezli 13 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 62 şüpheliden 49’u tutuklandı. Birbirleriyle ‘Pikachu’, ‘Ronaldo’ ve ‘Escobar’ gibi kod isimlerle iletişime geçtikleri belirlenen şüphelilerin banka hesaplarında 5 milyar 972 milyon TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.
Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yaklaşık 4 ay süren teknik ve fiziki çalışma yürüttü. Bu kapsamda Osmaniye merkezli Mersin, Adana, Hatay, Kahramanmaraş, Antalya, Malatya, Balıkesir, Elazığ, Ankara, İstanbul, Tekirdağ ve Muş’ta belirlenen adreslere Özel Harekat polislerinin de desteğiyle eş zamanlı operasyon düzenlendi, 62 şüpheli gözaltına alındı.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verilerine göre yapılan incelemelerde, şüphelilerin yasa dışı bahis faaliyetleri kapsamında, yaklaşık 5 milyar 972 milyon TL işlem hacmine ulaştığı tespit edildi. Şüphelilerin banka ve ödeme kuruluşlarındaki hesapları ile kripto para borsalarındaki hesaplarına el konuldu. Şüphelilerin, yasa dışı bahis faaliyetlerini yürütmek amacıyla ‘sistem evi’ olarak adlandırılan yerler oluşturduğu ve buralarda 24 saat vardiyalı şekilde çalıştıkları belirlendi.
KOD İSİMLERLE İLETİŞİM
Para transferlerinin anlık olarak deftere kaydedildiği, şüphelilerin birbirleriyle iletişimde ‘Pikachu’, ‘Ronaldo’ ve ‘Escobar’ gibi kod isimler kullandıkları tespit edildi. Şüphelilerin, lüks araçlar kullandıkları ve havuzlu rezidanslar kiralayıp banka hesaplarını kullandıran kişilerin güvenini kazanmaya çalıştıkları belirlendi. Maddi durumu iyi olmayan kişilere iş ve para kazanma vaadinde bulunarak banka hesaplarını belirli ücretler karşılığında kiraladıkları ve bu hesapları yasa dışı bahis sisteminde kullandıkları tespit edildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 62 şüpheliden 49'u tutuklanırken, 13'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------------------
Operasyon öncesi toplanan personeller
Adreslerden arama yapılması
Emniyet Müdürü Mehmet Sarıbuva konuşması
Polis araçlarının hareket hali dron deta
Adreslere girilmesi
Şüphelilerin alınması
Elektronik cihazlar ve kartlar
Şüphelilerin adliyeye sevk edilişi dron
Adreslere giriş özel harekat polis arama detay
Haber: İbrahim EMÜL – Kamera: OSMANİYE, (DHA)
====================================================
6) KONUT VAADİYLE DOLANDIRICILIK İDDİASINA SUÇ DUYURUSU; ‘PAZARDA KURU EKMEK YİYEREK BİRİKTİRDİM’
ANTALYA'nın Kepez ilçesinde çok sayıda kişi, müteahhit A.İ. tarafından konut vaadiyle dolandırıldıkları iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Yıllarca biriktirdiği 7 milyon lirasını 3 yıl önce A.İ.'ye verdiğini belirten Fatima Aytar (58), “Pazarda kuru ekmek yiyerek biriktirdim. Tarlamı, altınlarımı verdim. Ne evimi alabildim ne paramı" dedi.
Antalya'da çok sayıda kişi, konut sahibi olma vaadiyle dolandırıldıkları iddiasıyla savcılığa başvurdu. İddiaya göre; müteahhit A.İ., 2023 yılından itibaren Kepez'de yapılacağını söylediği konut projelerini gösterip vatandaşlardan para topladı. Ödemelerin banka hesapları, kredi kartı ve elden yapıldığı, bazı kişilerin ise altınlarını verdiği öne sürüldü. Aradan geçen süreye rağmen konutların teslim edilmediği ve ödenen paraların geri verilmediği iddia edildi. Mağdurların, avukatları aracılığıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunması üzerine olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Savcılığa sunulan dilekçede, şüpheliler hakkında 'Nitelikli dolandırıcılık' kapsamında işlem yapılması talep edildi.
'KENDİSİNİ VARLIKLI VE GÜVENİLİR BİRİ OLARAK TANITTI'
Pazarcılık yaparak yıllarca biriktirdiği parayı ev alma hayali ile müteahhide verdiğini kaydeden Fatima Aytar, “Ben Elmalı'da yaşıyorum. 2023 yılında ev almak istedim. Oğlumun evinin yanında bir inşaat alanı gördük. Orada bir çukur açılmıştı ve inşaat yapılacağını düşündük. Bir ev sahibi olabilmek için müteahhitle görüştük. Henüz ortada olmayan evlerin fotoğraflarını ve projelerini göstererek, 'Size buradan ev vereceğim, geldiğinizde ışıklar yanıyor olacak' dedi. Kendisini de çok varlıklı ve güvenilir biri olarak tanıttı. Çevreden de kendisi hakkında iyi şeyler duyduğumuz ve ailesinin soyadını bildiğimiz için güvendik. Bize evin 8 ay içerisinde teslim edileceğini söyledi" dedi.
Tüm birikimini kaybettiğini belirten Aytar, "Ben de yıllarca çalışarak elde ettiğim birikimlerimi ev sahibi olabilmek için verdim. 6 dönümlük tarlamı sattım ve parasını verdim. Bunun yanında 70 adet çeyrek altınımı, 3 bin dolarımı ve 1 yıllık dükkan kiramdan elde ettiğim parayı verdim. Toplamda 7 milyonu buldu. Bu paraları kolay kazanmadım. Pazarcılık yaparak, yıllarca çalışarak biriktirdim. Pazarda kuru ekmek yiyerek para biriktirdiğim günler oldu. Kendime ayakkabı, kıyafet almayıp elimdekilerle idare ettim. Bütün bunları bir evim olsun diye yaptım" ifadelerini kullandı.
'NE EVİMİ ALABİLDİM NE PARAYI'
2023 yılından bu yana parasını alabilmek için uğraştığını ifade eden Aytar, "Aradan 3 yıl geçti. Ne evimi alabildim ne de verdiğim paraları. Daha sonra telefonlarımıza da cevap vermemeye başladı ve bizi engelledi. Şu anda kendisine ulaşamıyorum. Bütün birikimimi kaybettim. Maddi olarak çok zor durumdayım. Yaşananlardan dolayı şikayetçi oldum ve hukuki süreci başlattım" diye konuştu.İzmir'de yaşayan Selçuk Duyar ise "Antalya’da son yıllarda iş yapan bir ailenin soyadına güvendim. İnşaat projesi olduğunu söylediler ve alana gittik. Sözleşmeyi yaptıktan 6 ay sonra inşaatın başladığını söylediler ama hiçbir şey yokmuş. Mağdur edildim" dedi.
'SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU'
Mağdur sayısının artabileceğine dikkati çeken Avukat Doğanay Akbaş, "Antalya'da, özellikle Kepez bölgesinde çok sayıda inşaat faaliyetiyle bilinen bir aileyle ilgili birden fazla mağdur başvurmuştur. Müvekkillerimizin beyanlarına göre, söz konusu ailenin çeşitli mensupları, 2023 yılından itibaren insanlara projeden konut satışı yapılacağı vaadinde bulunarak yüksek miktarlarda para tahsil etmiştir. Mağdurlardan alınan paraların bir kısmı banka havalesi ve EFT yoluyla gönderilmiş, bir kısmı kredi kartlarından tahsil edilmiş, bir kısmı ise sözleşmeler imzalanarak elden verilmiştir. Ayrıca altın teslim eden mağdurların da bulunduğu tarafımıza aktarılmıştır. Her bir müvekkilimiz yönünden Cumhuriyet Başsavcılığına ayrı ayrı suç duyurusunda bulunulmuş olup soruşturmalar halen devam etmektedir" dedi.
PARA TRAFİĞİ 20 MİLYON TL'Yİ AŞABİLİR
Soruşturmanın titizlikle devam ettiğini ifade eden Avukat Akbaş, "Farklı tarihlerde aynı aileden birden fazla kişinin hesaplarına yüksek miktarlarda para gönderildiğine ve bu kişiler arasında da çeşitli para transferleri gerçekleştirildiğine ilişkin iddialar bulunmaktadır. Yalnızca bize başvuran müvekkiller bakımından söz konusu tutar 10 milyon TL'nin üzerindedir. Müvekkillerimizin aktardığı bilgilere göre aynı kişilerle benzer şekilde işlem yapan başka mağdurların da bulunduğu iddia edilmektedir. Bu kişiler de hesaba katıldığında toplam para trafiğinin 20 milyon TL'nin üzerinde olabileceği ifade edilmektedir. Müvekkillerimize göre, kendilerine vadedilen projelere ilişkin fiilen başlamış bir inşaat, gerçekleştirildiği gösterilebilen bir arsa alımı veya projenin hayata geçirildiğine dair somut bir emare bulunmamaktadır. Beklentimiz, tüm iddiaların, para transferlerinin, sözleşmelerin ayrıntılı biçimde araştırılması, mağdurların zararlarının giderilmesi ve soruşturma sonucunda suç işlendiğinin tespit edilmesi hâlinde sorumlular hakkında gerekli hukuki ve cezai işlemlerin yapılmasıdır" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Aile ve avukattan detay
-DHA muhabiri İrem BAŞDAŞ'ın ANONSU
-RÖP:Fatima Aytar
-RÖP:Avukat Doğanay Akbaş
Haber: İrem BAŞDAŞ- Kamera: Burak YALMAN/ANTALYA,(DHA)
====================================================
7) OSMANİYE MERKEZLİ 13 İLDE YASA DIŞI BAHİS OPERASYONUNDA 49 TUTUKLAMA
OSMANİYE merkezli 13 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 62 şüpheliden 49’u tutuklandı. Birbirleriyle ‘Pikachu’, ‘Ronaldo’ ve ‘Escobar’ gibi kod isimlerle iletişime geçtikleri belirlenen şüphelilerin banka hesaplarında 5 milyar 972 milyon TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.
Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yaklaşık 4 ay süren teknik ve fiziki çalışma yürüttü. Bu kapsamda Osmaniye merkezli Mersin, Adana, Hatay, Kahramanmaraş, Antalya, Malatya, Balıkesir, Elazığ, Ankara, İstanbul, Tekirdağ ve Muş’ta belirlenen adreslere Özel Harekat polislerinin de desteğiyle eş zamanlı operasyon düzenlendi, 62 şüpheli gözaltına alındı.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verilerine göre yapılan incelemelerde, şüphelilerin yasa dışı bahis faaliyetleri kapsamında, yaklaşık 5 milyar 972 milyon TL işlem hacmine ulaştığı tespit edildi. Şüphelilerin banka ve ödeme kuruluşlarındaki hesapları ile kripto para borsalarındaki hesaplarına el konuldu. Şüphelilerin, yasa dışı bahis faaliyetlerini yürütmek amacıyla ‘sistem evi’ olarak adlandırılan yerler oluşturduğu ve buralarda 24 saat vardiyalı şekilde çalıştıkları belirlendi.
KOD İSİMLERLE İLETİŞİM
Para transferlerinin anlık olarak deftere kaydedildiği, şüphelilerin birbirleriyle iletişimde ‘Pikachu’, ‘Ronaldo’ ve ‘Escobar’ gibi kod isimler kullandıkları tespit edildi. Şüphelilerin, lüks araçlar kullandıkları ve havuzlu rezidanslar kiralayıp banka hesaplarını kullandıran kişilerin güvenini kazanmaya çalıştıkları belirlendi. Maddi durumu iyi olmayan kişilere iş ve para kazanma vaadinde bulunarak banka hesaplarını belirli ücretler karşılığında kiraladıkları ve bu hesapları yasa dışı bahis sisteminde kullandıkları tespit edildi.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 62 şüpheliden 49'u tutuklanırken, 13'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------------
Operasyon öncesi toplanan personeller
Adreslerden arama yapılması
Emniyet Müdürü Mehmet Sarıbuva konuşması
Polis araçlarının hareket hali dron deta
Adreslere girilmesi
Şüphelilerin alınması
Haber: İbrahim EMÜL – Kamera: OSMANİYE, (DHA)
====================================================




