
1) 55 YAŞINDAKİ EMEKLİ ALBAY, 3'ÜNCÜ ÜNİVERSİTESİNİ OKUYOR
KAYSERİ'de yaşayan emekli Albay Ersan Kaya (55), Kara Harp Okulu'yla birlikte eğitim hayatındaki 3'üncü üniversite olan Erciyes Üniversitesi (ERÜ) İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü 2'nci sınıfta okuyor. Emekli Albay Kaya, "Üniversiteye başlama sebebim, bir kariyer veya iş bulma hedefinden daha çok yeni şeyler öğrenmek ve farklı bir bakış açısı kazanmak. Yoğun ve disiplinli bir iş hayatının ardından artık emekli olduğum için zihnimi daha zinde ve aktif tutmak amacıyla üniversiteye geldim. Uzun seneler sonra üniversiteye tekrar dönmek benim için ayrı bir motivasyon olduö dedi.
Kentte yaşayan evli 2 çocuk babası Ersan Kaya, albay olarak görev yaptığı Türk Silahlı Kuvvetleri'nden 13 yıl önce emekli oldu. 1991 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun olan Kaya, 2015 yılında da Anadolu Üniversitesi Adalet Bölümü'nü bitirdi. ERÜ kampüsü yakınlarında oturan ve her gün üniversiteye giden öğrencilerden etkilenen emekli Albay Kaya, 2023 yılında üniversite sınavına girdi ve Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde eğitim görmeye hak kazandı. Edebiyat Fakültesi'nde yarım dönem okuduktan sonra bakış açısını daha çok geliştireceği düşüncesiyle 2024 yılında Halkla İlişkiler Bölümü'ne yatay geçiş yapan Kaya, bu bölümde çocukları yaşındaki gençlerle eğitim hayatını sürdürmenin gururunu yaşıyor.
Emeklilik sonrası zihnini daha aktif tutmak amacıyla üniversiteye geldiğini anlatan Ersan Kaya, "Üniversiteye başlama sebebim, bir kariyer veya iş bulma hedefinden daha çok yeni şeyler öğrenmek ve farklı bir bakış açısı kazanmak. Yoğun ve disiplinli bir iş hayatının ardından artık emekli olduğum için zihnimi daha zinde ve aktif tutmak amacıyla üniversiteye geldim. Benim için heyecan verici oldu. Uzun seneler sonra üniversiteye tekrar dönmek benim için ayrı bir motivasyon oldu. Ayrıca, burada farklı kuşaklarla aynı ortamda olmanın da bir heyecanı ve motivasyonu varö dedi.
'BAKIŞ AÇIMI GENİŞLETMESİ AÇISINDAN ÇOK FAYDALI OLDU'
Edebiyat Fakültesi'nden İletişim Fakültesi'ne yatay geçiş yaptığını da vurgulayan Kaya, "Harp okulundan sonra Sistem Mühendisliği diploması verildi. O da yüksekokul statüsünde geçiyor. 2013 yılında da Anadolu Üniversitesi Adalet Bölümü Yüksekokulu'na başladım. Daha sonrasında Edebiyat Fakültesi'ne kayıt yaptırdım. Orayı kazanmıştım. Oradan 2024 senesinde yatay geçişle İletişim Fakültesi'ne geçtim. Sözel olan bütün bölümler hayatın kendisiyle çok alakalı. Çünkü, iletişim çağında yaşıyoruz. Gelişen teknolojiler var. Benim için ilham verici tarafları var. Çünkü biz askeri hayatta halka ilişiklerle ilgili bir eğitim görmedik. Bakış açımı genişletmesi açısından çok faydalı oldu. O yüzden bu bölümü tercih ettim" diye konuştu.
'BENİM İÇİN BURADA BULUNMAK AYRICA BİR MUTLULUK KAYNAĞI'
Kariyer danışmanlığı hedefinin olduğunu belirten Ersan Kaya, "Sınıftaki öğrencilerle yaş farkından dolayı yadırgama ya da yadsıma olmadı ama bende kendi tecrübelerimi onlar ile paylaşırken, arkadaşların dinamizminden ve gençliğinden faydalanıyorum. Onların dinamizmi bana motivasyon veriyor. İletişim Fakültesi'nde özellikle belirtmem gereken ve en çok dikkatimi çeken şey hocalarımızın çok donanımlı olmasıdır. Teorik değil daha çok uygulamalı kısmında sorgulama ve üretme açısından son derece teşvik ediciler. O yönden bölümü beğeniyorum ve seviyorum. Benim için burada bulunmak ayrıca bir mutluluk kaynağı. Eğer yurt dışına açılabilirsem, kariyer danışmanlığı hedefim var. Burada öğrendiklerimin de ilerde bana kılavuz olacağını düşünüyorum. Eğer o dönem geldiğinde akademik anlamda geliştirme planım olursa veya teşvik edilirsem yüksek lisans gibi şeylerde yapabilirim" ifadelerini kullandı.
'OKUMANIN YAŞI YOKTUR'
Yeni şeyler öğrenmenin eğlenceli olduğuna dikkat çeken emekli Albay Kaya, "Benim için bu yaşta üniversite okumanın bir zorluğu yok. Okumayı çok seven birisiyim. Meslek hayatımda da çok okurdum. Okumak benim için zül değil. Yeni şeyler öğrenmek benim için eğlenceli oluyor. Zihnimi devamlı aktif tutuyor. Benim yaşımdakilerin çoğu belki de kendisini bırakmış vaziyette ama ben hala ilkokulda, ortaokulda okuduğum kitabı teferruatıyla hatırlıyorum. Okumanın yaşı yoktur. Yaşam boyu okumak ve öğrenmek faydalıdır. Ne zaman işinize yarayacağı da belli olmuyor. Hiçbir şey olamasa bile kişisel gelişim olarak, geliştiğinizi fark ediyorsunuz. O yüzden ben insanların okumayı ve öğrenmeyi hiçbir yaşta bırakmamaları gerektiğini düşünüyorum. Buraya 2024 yılında geldim. Ama arada çok şey okudum ve dinledim" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
-Okula giriş ve çıkışı
-Öğrencilerle sohbet edip, yürümesi
-Diğer detaylar
-Ersan Kaya ile röp
Haber-Kamera: Samed Aydın SUN/KAYSERİ, (DHA)
=============================================
2) YANLIŞ TEDAVİ SONRASI PARMAĞININ AMPUTE EDİLDİĞİ VE KOLUNDA METAL CİSİM UNUTULDUĞU İDDİASI
KOCAELİ'nin Darıca ilçesinde Kurban Bayramı'nda başparmağını kesmesinin ardından başvurduğu iki özel hastanede yanlış tedavi uygulandığını öne süren Nurettin Güleryüz'ün (34), parmağı ampute edildi. Güleryüz, tedavi sürecinde kolunda metal bir cismin unutulduğunun tespit edildiğini iddia etti.
Darıca ilçesi Sırasöğütler Mahallesi'nde yaşayan Nurettin Güleryüz (34), iddiaya göre Kurban Bayramı'nın ikinci günü 7 Haziran 2025'te kesimde kullandığı bıçağı yıkarken sağ elinin başparmağını kesti. İlk olarak Gebze'deki özel bir hastanenin acil servisine giden Güleryüz'e, burada pansuman yapıldı. Şikayetlerinin sürmesi üzerine tekrar aynı hastaneye giden ve yapılan tetkiklerin ardından taburcu edilen Nurettin Güleryüz, daha sonra başka bir özel hastanede ameliyat edildi. Durumunun kötüleşmesi üzerine Kocaeli Üniversitesi Hastanesi'ne başvuran Güleryüz'ün başparmağı, yapılan değerlendirmelerin ardından ampute edildi.
1 SANTİMETRE METAL PARÇA TESPİT EDİLDİ
Nurettin Güleryüz, ampütasyon sonrası sağ kolunda ağrı ve şişlik şikayetleri yaşayınca Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurdu. Burada yapılan tetkiklerde, Güleryüz'ün kolunda 14 milimetre boyutunda yabancı cisim bulundu. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde düzenlenen epikriz formunda ise sağ kol dirsek üzerinde yaklaşık 1 santimetre metal parçaya rastlandığı belirtildi. 9 aydır çalışamadığını belirten Nurettin Güleryüz, iki özel hastane hakkında avukatı aracılığıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Öte yandan Güleryüz'ün, kolunda tespit edilen metal cismin çıkarılması için Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyata alınacak.
'PARMAĞIM ÇÜRÜMEYE BAŞLADI'
Mağdur olduğunu söyleyen Nurettin Güleryüz, "Kurban Bayramı'nın ikinci günü bıçağımı temizlerken parmağımı kestim. Hastaneye gittim acilden giriş yaptık. Doktor parmağın yapıştırılması gerektiğini söyledi. Parmağımı pansuman yaptı, yapıştırdı ve ilaç yazıp gönderdi. Herhangi bir film ve röntgen çekilmedi, herhangi bir tahlil yapılmadı. Parmağımı yapıştırıp, gönderdi. Parmağımın kanaması devam ettiği için tekrar gittim. Bize parmağıma dikiş atılması gerektiğini söylediler. Parmağıma dikiş attılar ve yine röntgen ve film çekmeden herhangi bir işlem yapmadan gönderdiler. Bu süreçte pansumanlarımızı yaptırdık. Bize, '10 gün süreyle pansuman yapmanız lazım' dediler. Bayram tatili olduğu için hiçbir yere gidemedik. Bayram sonrası başka bir hastanede randevu alarak, oraya gittik. Acil ameliyat olması gerektiğini söyledi. Röntgen ve MR çekilmeden ameliyata alındım. Daha sonra 2 kez ameliyat oldum. Bu süreçte şu sonuca varıldı; parmağımı kurtarılamayacağını söylediler. Parmağın tendonları ve sinirleri tutmadı. Parmağım çürümeye başlamıştı. Bize en son teklifleri, 'Biz parmağı bükeriz, katlar geriye bırakırız' oldu. Biz de kabul etmedik. 'Çürümüş bir parmağı siz nasıl katlayabiliyorsunuz' dedim. Onlar da başka bir çare olmadığını söyledi. Biz de başka bir hastaneden randevu aldık. Parmağın ampute olması gerektiği söylendi. Parmağım ampute olduö dedi.
'RÖNTGEN VE MR ÇEKİLMEDİ'
Yetkililerden yardım beklediğini dile getiren Güleryüz, "Hastanenin ihmalleri nedeniyle parmağımı kaybettim. 2 defa ameliyat oldum, herhangi bir röntgen ve MR çekimi yapılmadı. Doktora söylediğimiz halde bizi hiçbir şekilde dinlemedi. Bize, 'İyiye gidiyor' dedi en sonunda parmağım komple geriye döndü. Parmağımda ve elime çürümeler başladı. Ampute olmadan önce kolumda ağrılar vardı. Doktora 'Hocam bileğime doğru ağrılarım var' dedim. Beni dinlemediler. Sonrasında kolumda metal kaldığını öğrendim. İhmal olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle ihmal, kola demir nasıl girebilir. 9 aydır çalışamıyorum. Yüzde 46 engelliyken, yüzde 75 engelli oldum. Çalışamıyorum emeklilik dilekçesi verdim, o da daha gelmedi. Bu konuda çok mağdurum. Savcılığa suç duyurusunda bulundum. 9 ay oldu henüz soruşturma izni gelmedi. Açılan bir davamız yok, yetkililerden destek istiyorum diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
- Parmağı ampute edilen Nurettin Güleryüz'den görüntü
- Ampute edilen elden görüntü
- Nurettin Güleryüz'ün açıklamaları
HABER-KAMERA: Erol POLAT/DARICA(Kocaeli),(DHA)
=============================================
3) EGE BÖLGE OYUNLARI KULA'DA BAŞLADI
MANİSA'nın Kula ilçesi, Özel Olimpiyatlar Türkiye tarafından düzenlenen Ege Bölgesi Oyunları kortej yürüyüşüyle başladı.
Kula Ekin Pazarı'ndan başlayan ve Yunus Emre Kent Meydanı'nda sona eren kortej yürüyüşüne, Kula Selim Sabahat Palanduz Anadolu Lisesi bando takımı, ilçedeki okullardan çok sayıda öğrenci, Ege Bölgesi'nden gelen özel sporcular, antrenörler ve vatandaşlar katıldı. Bando eşliğinde gerçekleşen yürüyüşte renkli görüntüler oluşurken, vatandaşlar korteje alkışlarla destek verdi. Kula Spor Kompleksi'nde gerçekleştirilecek olan organizasyon kapsamında atletizm, bocce, masa tenisi, yüzme ve 3x3 basketbol branşlarında müsabakalar düzenlenecek. Oyunlara 16 farklı kurumdan toplam 150 özel sporcu katılırken, sporculara 40 antrenör ve 80 gönüllü eşlik ediyor. İki gün sürecek olan Ege Bölgesi Oyunları'nın ikinci günü olan bugün açılış seremonisi gerçekleştirilecek. Protokol üyelerinin de katılımıyla yapılması planlanan seremoninin ardından müsabakalar başlayacak. Sporcular, farklı branşlarda hem bireysel hem de takım kategorilerinde derece elde edebilmek için mücadele verecek.
Organizasyon boyunca sporcuların sadece sportif rekabet içerisinde olmamaları; aynı zamanda farklı şehirlerden gelen katılımcılar arasında dostluk bağlarının kurulması, sosyal kaynaşmanın sağlanması ve özel bireylerin toplumsal hayata daha aktif katılımının desteklenmesi hedeflendii bildirildi.
Ege Bölgesi Oyunları, müsabakaların tamamlanmasının ardından düzenlenecek madalya töreni ile sona erecek.(DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Program başlangıcından görüntü
-Yürüyüşten görüntü
-Genel ve detay görüntü
Haber - Kamera: Hasan YİĞEN / KULA (Manisa), (DHA)
=============================================
4) ORGANİK ÇİLEKTE HASAT HEYECANI BAŞLADI
İZMİR'in Tire ilçesinde, 2023'te başlatılan 'Çileğimiz Organik, Kadın Üreticilerimiz Artık Daha Aktif' projesi kapsamında organik çilek hasadı başladı. Proje ile üretici sayısı 3'ten 7'ye, üretim alanı ise 6 dekardan 12 dekara yükseldi.
Tire ilçesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2023 yılında hayata geçirilen 'Çileğimiz Organik, Kadın Üreticilerimiz Artık Daha Aktif' projesi kapsamında organik çileklerde hasat dönemi başladı. İlk etapta 3 kadın üretici ve 6 dekar alanda başlatılan projede, üretim alanı ve üretici sayısında artış yaşandı. Projede 2026 yılı itibarıyla üretici sayısı 7'ye, üretim alanı ise 12 dekara ulaştı. Kadın üreticiler tarafından yetiştirilen organik çileklerin, bölge ekonomisine katkı sağladığı belirtildi.
İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan çilekte hasadın başladığını dile getirerek, "Tire'de daha önce çilek üretimi yoktu. 2023 yılında 3 üreticimiz ile organik çilek üretimine başladık. 2026'da 7 üreticimizle devam ediyoruz. Çilek katma değerli bir ürün. Tire bölgesi süt ağırlıklı bir ilçemiz. 7 üretici örnek çilek bahçeleri kurdu. Çok da iyi gidiyor, üreticilerimiz çok memnun. Üreticilerimize çilekle ekstra bir katma değer sağladık. Sütün haricinde de bir şey üretilebileceğini gördüler. Çok fazla talep almaya başladık" ifadelerini kullandı.
'GÜÇLENİYORLAR VE TALEPLERİ ARTIYOR'
Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bakanlık olarak fide de satış ve pazarlamada desteklerimiz devam edecek. Üretime katkıya devam ediyoruz. Kadınlar bizim için çok önemli, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak birçok sektörde kadınlara öncelik veriyoruz. Tek ürün çeşidiyle çalışmıyoruz. Ürün çeşidini artırmaya çalışıyoruz. Bunlar da kadın üreticiler için farklı oluyor. Güçleniyorlar ve talepleri artıyor. Bu da bize bir güç veriyor."
'KADIN ÜRETİCİLERE ÖRNEK OLDUK'
Tire'de Karateke köyünde yaşayan Nazmiye Öztürk (48) ise 4 yıl önce projeye katıldığını, bu yıl 3'üncü hasadını gerçekleştirdiğini belirtip, "1 dekarla başladık. Köyümüzde hiç çilek üretimi yoktu. Ovamızda ilk defa çilek ektik, çok güzel bir sezon geçirdik. Kadın üreticilere örnek olduk. Köyümüzdeki kadınlar çilek üretimi yapmak için yol göstermemi istiyorlar. Bu taleplere çok mutlu oluyorum. Her geçen sene bir dekar daha arttırdık. Bu sene 4 dekar tarlamız var. Kadınlar üretimde olmalı. Ben yıllarca hayvancılıkla uğraştım. Keşke daha önceden başlasaydım, çilek üretimi çok zevkli. Organik yaptığımız için de ayrı bir güzelliği var. Çilek 4 yıl önce hayatımızı değiştirdi. Bu işi yaptığımız için çok mutluyuz. Kadınlara bu işi yapmaları tavsiye ederim. Biz 1 dekarla başladık, 1 dekar tarlası olan her kadın denesin" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------------
-Nazmiye Öztürk ile röp.
-Kahraman Akdoğan ile röp.
-Genel ve detay görüntüler
Haber: Seza Nur ALPDÜNDAR, Kamera: Tekin GÜRBULAK/İZMİR,(DHA)
=============================================
5) SANATLA HAYATA TUTUNDU, İLK SERGİSİNİ AÇIYOR
MUĞLA'da yaşayan bedensel engelli Mustafa Gürbüz (28), 9 yıldır tekerlekli sandalyesiyle gittiği sanat atölyesinde resim, heykel ve seramik gibi birçok dalda da kendini geliştirdi. 5 yıl önce engellilere yönelik yarışmada 'Umut Işığı' adını koyduğu resmiyle birinci olan Gürbüz, 40 eseriyle ilk kişisel sergisini 'Engelliler Haftası'nda açmaya hazırlanıyor.
Muğla'nın merkez ilçesi Menteşe'de yaşayan Mustafa Gürbüz, 8 yaşında geçirdiği bacağındaki kistin alınması için olduğu ameliyat sonrası bedensel engelli kaldı. Gördüğü tedavilerden sonuç alamayan rağmen Gürbüz, hayata küsmeyerek yaşama sanatla tutundu. Azmin ve sanatın engel tanımadığını kanıtlayan Mustafa Gürbüz, 9 yıl önce kapısından girdiği Uluslararası Gençlik Merkezi Sanat Atölyesi'nde hayatını değiştirdi. Tekerlekli sandalyeye bağlı olan lise mezunu Gürbüz, yaşama sevincini fırçasına, çamuruna ve heykellerine yansıttı. Resimden seramiğe kadar pek çok alanda eser üreten genç sanatçı, 9 yıllık sabır yolculuğunu Engelliler Haftası kapsamında sanatseverlerle buluşturacak. Yaklaşık 40 eserden oluşan sergi, Gürbüz'ün ilk kişisel sergisi olma özelliğini taşıyor.
'RESİM, HEYKEL VE SERAMİKTE KENDİMİ GELİŞTİRİYORUM'
Atölye sürecini ve çalışmalarını anlatan Mustafa Gürbüz, "9 yıldan beri Uluslararası Gençlik Merkezi'nde sanat atölyesinde çalışmaktayım. Resim, heykel ve seramik gibi birçok dalda da kendimi geliştiriyorum. Burada Mehmet Deveci hocanın da çok yararı var; çizim ve boyama konusunda, çok ince detaylarda bana çok iyi yardımcı oluyor. Kendime özgü tuval, resim ve seramik gibi birçok eserim var. Ağırlıklı olarak manzara ve figüratif hayvan resimleri çiziyorum" dedi.
BİRİNCİLİK GETİREN 'UMUT IŞIĞI'
Sanat yolculuğundaki en büyük motivasyonunun kazandığı ödül olduğunu belirten Gürbüz, "5 yıl önce engellilere yönelik resim yarışması vardı. Bu yarışmada kendime özgü çizimlerim vardı. Çizimimde pencerenin önünde bir mum vardı; mumu da 'Umut ışığı' olarak adlandırdım. Umut ışığından dolayı hem isim olarak hem de resimde birincilik ödülü aldım. Şimdi Uluslararası Gençlik Merkezi'nin desteğiyle Engelliler Haftası'nda ilk kişisel sergimi açacağım. 40'a yakın eserim var. Bütün dostlarımızı ve resim seven arkadaşlarımızı bekliyorum" diye konuştu. (DHA)
Görüntü dökümü
-------------------------------
-Mustafa Gürbüz'ün resim yaparken genel görüntüsü
-Mustafa Gürbüz ile röp.
Haber - Kamera: Aziz ŞAHİN / MUĞLA, (DHA)-
=============================================
6) KURAKLIK NEDENİYLE ALARM VEREN BARAJLAR DOLDU, KAPAKLAR AÇILDI: BURSA, YENİDEN 'SU ŞEHRİ'
BURSA'da kurak geçen yazın ardından barajlar kış aylarında etkili olan yağışlarla yeniden canlandı. Kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan Doğancı ve Nilüfer barajlarında doluluk oranı yüzde 96,4 olarak ölçüldü. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar su tasarrufu çağrısında bulunarak, "Yazın hava sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla ve suda buharlaşma yaşanmasıyla su seviyesinde azalma yaşanabilirö dedi.
Geçen yılın ekim ayında kuraklık tehlikesi yaşayan Bursa'da, barajlardaki doluluk oranının yüzde 0 olarak ölçülmesiyle kentte planlı su kesintileri uygulanmıştı. Uludağ'dan gelen kar suları ve son yağışlarla birlikte barajlardaki su seviyesi yeniden yükselirken, Bursa Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (BUSKİ) verilerine göre, kentin ana içme suyu kaynağı olan Nilüfer ve Doğancı barajlarında su seviyesi kritik eşiği aşarak yüzde 96,4'e çıktı. Yağışlarla birlikte barajlar yeniden tam kapasiteye ulaşırken, 43 milyon metreküp su hacmine sahip Doğancı Barajı'ndaki tahliye kapakları açıldı. Baraj kapaklarından boşalan tonlarca suyun akışı dronla havadan görüntülendi.
'YAZA GÜÇLÜ BAŞLIYORUZ'
Yaz aylarının gelmesiyle hava sıcaklıklarının yükseleceğine dikkat çeken Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, su tasarrufu çağrısında bulunarak, "Son 4 aylık yağışlarımızla barajlarımızdaki doluluk oranı yüzde 100'e yaklaştı. Yaza güçlü başlıyoruz. Geçen seneki kuraklığı baz alınca güzel bir oran. Önümüzdeki yaz Meteoroloji Müdürlüğü'nün tahmini üzerine yüksek bir hava sıcaklığı bekleniyor. Yazın hava sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla ve suda buharlaşma yaşanmasıyla su seviyesinde azalma yaşanabilir. Barajlarda buharlaşma oranı yüzde 15'i bulabiliyor ve bu da bizim kullandığımız su miktarının azalması demektir. Hava sıcaklıklarıyla da suya talep çoğalıyor. Barajlar dolu diyerek sulara yüklenmeyip, planlı kullanmalıyız dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Baraj kapakları dron görüntüsü
-Barajdan dron görüntüleri
-Barajdan detaylar
-Doç. Dr. Efsun Dindar röportaj
Haber-Kamera: Yiğithan HÜYÜK-Hüseyin SEZGİN/BURSA, (DHA)
=================================
7) HATAY'DA ANNE İLE OĞLU ÖLÜ BULUNDU
HATAY'ın İskenderun ilçesinde yaylada Osman Zont (33) ile annesi Zekiye Zont'un (54) cesedi bulundu. Osman Zont'un başından vurulduğu, yakın bir noktada bulunan annesinin cesedinin ise toprağa yarı gömülü olduğu belirtildi.
Bekbele Yaylası'nda dün gece hayvanlarını otlatan bir çoban, boş arazide tabancayla başından vurulmuş erkek cesedini görüp, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber verdi. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, yaptığı kontrollerde cesedin Osman Zont'a ait olduğunu belirledi. Çevrede inceleme yapan ekipler, yakınlarda Zont'un annesi Zekiye Zont'un toprağa yarı gömülü halde cesediyle karşılaştı. Anne ile oğlunun cansız bedenleri, otopsi için morga kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------------
- Hastaneden arşiv görüntü
- Osman Zont'un sağlık fotoğrafı
- Zekiye Zont'un sağlık fotoğrafı
Haber: Ufuk AKTUĞ - Kamera: HATAY,(DHA)
====================================================
8) ERZİNCAN'DA ÖĞRENCİLERE SİMÜLASYON DESTEKLİ RAYLI SİSTEMLER EĞİTİMİ
ERZİNCAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, mesleki yeterliliklerini artırmak amacıyla simülasyon destekli uygulama parkurunda eğitim alıyor. Öğrenciler, haftanın 3 günü, 1939 yılında hizmete açılan Erzincan Tren Garı'nda kurulan Raylı Sistemler Eğitim Birimi'nde hem teorik hem de uygulamalı eğitim görerek iş hayatına hazırlanıyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Eğitim Dairesi Başkanlığı desteğiyle kurulan birimde, Raylı Sistemler Teknolojisi alanı öğrencileri sanal ortamda uygulamalı eğitim imkanı buluyor. Erzincan Tren Garı yerleşkesinde oluşturulan alanda ayrıca bir vagonda kütüphane ve tren yolu müzesi de yer alıyor. Türkiye'de bu alanda ilk olma özelliği taşıyan simülasyon destekli sınıf ortamı sayesinde öğrenciler, raylı sistemlerde karşılaşabilecekleri arızaları ve acil durum senaryolarını birebir deneyimleme fırsatı yakalıyor. Eğitimler; hat bozulmaları, tünel hasarları, dolgu şevleri ve bakım-onarım süreçleri gibi birçok başlığı kapsıyor.
KESİNTİSİZ ÖĞRENME İMKANI
Simülasyon destekli eğitimler, özellikle olumsuz hava koşullarında da kesintisiz öğrenme imkanı sunuyor. Öğrenciler, sahada uygulama yapamadıkları durumlarda sanal ortamda gerçekçi senaryolar üzerinden deneyim kazanabiliyor.
Raylı Sistemler Teknolojisi 11'inci sınıf öğrencisi Eren Yıldız, simülasyon odasında demir yollarında meydana gelebilecek hasarları gerçekçi şekilde gözlemlediklerini belirterek, "Karlı havalarda sahaya çıkamadığımızda burada hat bozulmalarını, tünel ve dolgu alanlarındaki kusurları detaylı şekilde görebiliyoruz" diye konuştu.
Dış koşulların elverişsiz olduğu zamanlarda simülasyonların önemli bir fırsat sunduğunu söyleyen 11'inci sınıf öğrencisi Polat Eren, "Raylarda meydana gelebilecek arızaları burada öğreniyoruz, ardından sahaya çıkıp uygulama yapıyoruz" dedi.
'GÜVENLİ ALANLARDA UYGULAMA YAPABİLİYORLAR'
Raylı Sistemler Teknolojisi Alan Öğretmeni Erol Tekin, demir yollarının atıl olan malzemeleriyle eğitim ortamı oluşturduklarını söyledi. 203 öğrenciye eğitim-öğretim verdiklerini belirten Tekin, şunları söyledi:
"Öğrencilerimize demir yolu kültürünü aşılamak, burada bir demir yolcu ruhu oluşturmayı amaçlıyoruz. Bununla beraber bir simülasyon atölyemiz var. Bu simülasyon atölyesi sadece raylı sistemler teknolojisi alanı öğrencilerine hizmet ediyor. Bu simülasyonu bize sağlayan TCDD Eğitim Dairesi Başkanlığı'na çok teşekkür ediyoruz. Verdiği imkanlar doğrultusunda öğrencilerimiz işe girmeden mevcut senaryolar içerisinde güvenli alanlarda uygulama yapabiliyorlar. Demir yolunun altyapısını ve üstyapısını en ince ayrıntısına kadar görerek konuları derinleştirerek öğreniyor öğrencilerimiz. Burada mevcut senaryolarla acil durumlarda hangi önlemleri alabileceğini öğreniyor. Hangi durumda hangi müdahaleyi yapacağını dijital ortamda öğreniyor. Uygulamalı eğitimle beraber ray kaynağı, demir yolu üstyapı atölyesi, demir yolu altyapı atölyesini tamamen öğrencilerimizin iş imkanları iş becerisi doğrultusunda göstermekteyiz. Öğrencilerimiz dokunarak, hissederek öğreniyorlar. Gerçek bir ortamda öğreniyorlar. Atölye ortamında değil de gerçek ortamda öğreniyorlar. Bu sayede demir yolunda mesleğe başladıkları zaman her zaman 1-0 önde oluyorlar. Bu onlara, demir yolu meslek hayatındaki karşılaşabilecekleri zorluklar karşısında önlemler alabileceğini ve atılım gerçekleştirebileceklerini öğretiyor." (DHA)
Görüntü Dökümü
-Öğrencilerin sınıfta ders görmesi
-Öğrencilerin uygulama sahasında çalışması
-Öğrencilerin simülasyon sınıfında çalışması
-Öğrencilerden sahada iken dron görüntüleri
-Öğrenci Eren Yıldız ile röportaj
-Öğrenci Polat Eren ile röportaj
-Raylı Sistemler Teknolojisi Alan Öğretmeni Erol Tekin ile röportaj
-Oluşturulan kütüphane ve müzeden detaylar
Haber-Kamera: Muzaffer KOŞAN/ERZİNCAN, (DHA)
