
1)HATAYLI ŞEHİT UZMAN ÇAVUŞ TOPRAĞA VERİLDİ
AĞRI'da askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay (25), memleketi Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde toprağa verildi.
Doğubayazıt 5'inci Hudut Tugay Komutanlığı emrinde görevli Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay, dün askeri aracın devrilmesi sonucu şehit oldu. Açay'ın cenazesi, tören için hava yoluyla memleketine getirildi. Demirkonak Mahallesi'ndeki babaevinden helallik alındıktan sonra Kırıkhan Şehitlik Kompleksi Camisi'nde tören düzenlendi. Törene, şehidin ailesi, Vali Mustafa Masatlı, askeri erkan, kent protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açay'ın annesi Emine Açay ile 4 kardeşi, törende tabutuna sarılıp gözyaşı döktü. Bekar olduğu belirtilen Açay, törenin ardından Kırıkhan Şehitliği'nde toprağa verildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
- Şehidin getirilmesi
- Yakınlarının ağlaması
- Cenaze namazının kılınması
- Helallik alınması
- Detaylar
Haber-Kamera:Alican GÜMÜŞ-Mehmet KOCACIK/KIRIKHAN,(Hatay)
================================================
2) KAYSERİ'DE PERİBACALARINA SPREY BOYALI TAHRİBAT
KAPADOKYA'nın doğu girişinde yer alan Kayseri'nin Yeşilhisar ilçesinde sayısı yaklaşık 40'ı bulan peribacaları benzeri oluşumlardan bazıları, sprey boyayla yazılar yazıldı. Araplı Mahalle Muhtarı Ahmet Sal (56), "Burası bizim doğal görünümlü yerimiz. Sevdiğinizin adını yazmaya gerek yok, kalbinize yazın. Doğayı kirletmeyelim" dedi.
Kapadokya'nın giriş kapısı olarak bilinen Yeşilhisar ilçesi, her yıl Kapadokya'ya gelen yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği bölgelerin başında yer alıyor. Soğanlı Vadisi başta olmak üzere çok sayıda doğal güzelliğe sahip ilçe, binlerce turist ağırlıyor. Ancak ilçenin Araplı yokuşu mevkisindeki, sayıları yaklaşık 40 olan peribacası benzeri oluşumlardan bazılarına, bazı kişiler tarafından sprey boya ile zarar verildi. Kayseri-Niğde kara yolundaki peribacalarına sprey boyayla yazılan yazılar bölge halkının tepkisini çekti. Araplı Mahallesi Muhtarı Ahmet Sal, "Buradan geçen şoförler ve yolcular durup özçekim yapıyor. Ancak bazı kişiler ellerine boya alarak kayalara yazılar yazıyor. Olmadık yazılar, kötü sözler de yazılıyor. Ama bunlara gerek yok. Burası bizim doğal görünümlü yerimiz. Sevgilinizin adını, sevdiğinizin adını yazmaya gerek yok. Kalbinize yazın, kalbinizde dursun. Dağlara, taşlara yazıp kötü kelimeler yazmaya gerek yok. Doğayı kirletmeyelim" diye konuştu.
Bölgedeki peribacası benzeri oluşumların daha önce de tahrip edilip kumlama yöntemiyle temizlendiğini de anlatan Sal, "Olmadık yazılar, kötü sözler yazılıyor. Terbiyem müsait değil, söylemek istemiyorum. Daha önce mikro kumlama ile temizlendi, şimdi yine aynı hale geldi. Kaymakamımız, belediye başkanımız bu işin üzerinde duruyor. Gelin, selfienizi çekin ama yazı yazmaya gerek yok. Herkes gelip geçsin, resmini çeksin ama bu tür yazılarla doğayı kirletmeyelim. Sizden ricam budur. Mikro kumlama 2021'de yapılmıştı ama yine aynı hale getirildi. Şimdi tekrar yapılacak. Bundan sonra buranın bu hale gelmemesini halkımızdan rica ediyorum" ifadelerini kullandı.
'BİLİNÇ, İÇİMİZDE OLMALI'
Bölgenin doğal güzelliğine de dikkat çeken Sal, "Burası doğu ile batıyı birleştiren bir ana yol üzerinde. Gelen geçen çok fazla. Yetkililerin de yapabileceği bir yere kadar. Buraya 24 saat nöbetçi dikilemez. Bu bilinç bizim içimizde olmalı. Doğaya zarar vermemek bizim içimizden gelmeli. Halkın bilinçlenmesi lazım. Burası güzel bir yer, turistler geliyor ama bu şekilde bozulunca bize de zarar oluyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bundan rahatsız oluyoruz. Gelenler, 'Her taraf yazılmış, çizilmiş' diyor. Bu zararlar olmasın. Kaymakamımız da bu konuda çok duyarlı ve önlemler alıyor" dedi.
'DUYARLI OLMALARINI İSTİYORUZ'
Bölge halkından Hamza Bulut ise "Buralar peribacaları görünümünde olan doğal güzelliklerimizdi. 2021 yılında kumlama ile temizlendi. O zamanki valimiz, turizm müdürümüz, kaymakamımız ve belediye başkanımız buraya gelip yerinde gördüler ve temizlettiler ama ne hikmetse şimdi yine aynı şekilde tahrip edilmiş durumda. Vatandaşlarımızın daha duyarlı olmasını istiyoruz. Tek ricamız insanlar gelsin, gezsin, fotoğraf çeksin ama doğa güzelliklerimize zarar vermesin. Lütfen daha duyarlı olalım. Bundan muzdaribiz" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-Dron
-Genel ve detay
-Ahmet Sal ilr röp
-Hamza Bulut ile röp
Haber-Kamera: Metin DEĞİRMENCİ/KAYSERİ, (DHA)
==================================
3) DOWN SENDROMLU ÇOCUKLARIN SEMAZEN VE ZEYBEK GÖSTERİSİ BEĞENİ TOPLADI
SAMSUN'da Down Sendromlu Çocuklar ve Aileleri Eğitim Dayanışma Derneği (Down-Çed), 21 Mart Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında etkinlik düzenledi. Down sendromlu çocukların hazırladığı semazen ve zeybek gösterileri büyük beğeni topladı.
Down-Çed, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Canik Belediyesi'nin de destekleriyle Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi'nde etkinlik düzenledi. Etkinlikte, Down sendromlu çocuklardan oluşan ekibin sahneledikleri zeybek ve semazen gösterileri katılanlardan büyük alkış aldı. Etkinliğe, Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Eyüp Çakır, Gençlik ve Spor İl Müdürü Feyzullah Dereci, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mehmet İrfan Yetik, MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve aileler katıldı.
DOWN SENDROMLU BİREYLERİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILMALI
Etkinlik öncesi konuşan Down-Çed Yönetim Kurulu Başkanı Ulviye Demirci, "Toplumumuzda yaygın olan bu genetik farklılığa dikkat çekmek ve bilinçlendirmek amacıyla, 2011 yılında Birleşmiş Milletler tarafından 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü olarak inan edilmiştir. Down Sendromlu birileri potansiyellerini geliştirebilmeleri, kendilerine yeter yaşamı sürdürebilmeleri için ailelerine, arkadaşlarına ve toplumun duyarlılığına ihtiyaçları vardır. Bu farkındalığa sahip bireylerin diğer insanlardan farklı olmadığını gösterebilmek için toplumda her alanda yer verilmeli, bu kişilerin sürekli sosyalleşebilmelerinin önlerindeki engeller ve zorluklar kaldırılmalıdır. Down sendromu bireylerin ailelerine de pek çok sorumluluk düşmekte. Aileler maksimum düzeyde sevgi, ilgi ve şefkatle çocuklarının yanında olmaları, erken ve yoğun eğitimle çocuğu desteklemeleri gelişimleri açısından çok önemlidirö dedi.
Down sendromu hakkında bilgi sahibi olmayan veya yanlış bilgiye sahip olan insanların özel çocukları ötekileştirebileceğini belirten Demirci, "Farklılıkların vurgulanması ve ayrımcılık gibi olumsuz unsurların ön plana çıkması bizi zayıflatabilir. Bu noktada farklılıkların zenginlik olduğunu kabul etmek ve bu farklılıkları bir araya getirerek güçlü bir toplum oluşturmak önemlidir. Down-Çed ailesi olarak birbirimize ve beraberliğimizin temelinde ortak değerler ve amaçlara sahip olmamız vardır. Bu bağ dayanışma duygularına da beraberini getirir. Bizi güçlü kılmakla kalmaz, sorunların üstesinden gelme kapasitemizi de arttırır. Birlik, beraberlik Down-Çed ailesinin temel taşıdır. Ve bizleri bir araya getirerek daha güçlü ve dayanıklı olmuşumuzun anahtarıdır. Bu güçle çocuklarımız için daha aydınlık bir geleceğe doğru ilerliyoruz. Birliğimiz ve beraberliğimiz derneğimizin güçlenmesini sağlayan temel değerdirö diye konuştu.
FARKINDALIK EĞİTİMİ TÜM AİLELERİ KAPSAMALI
Özel gereksinimli çocuklara yönelik farkındalık çalışmalarında, asıl eğitimin bu duruma sahip olmayan ailelere verilmesi gerektiğini vurgulayan Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Eyüp Çakır, "Hepimizin farklılıkları var. Sadece bu farklılıkların farkında olmak ve bunları gerçekten bir zenginlik olarak kabul etmemiz gerekiyor. Ama şunu da söylemek istiyorum. Özellikle özel gereksinimli çocuklara sahip aileler bir şekilde araştırıyor, öğreniyor, kendilerini geliştirmek adına birtakım faaliyetler ortaya koyuyorlar. Bence biz eğitim şeklimizi biraz daha değiştirmemiz gerektiğine inanıyorum. Yani bir şekilde özel gereksinimli çocuğa sahip olmayan ailelerle alakalı asıl eğitimi onlar üzerinde yapmak ve bizim bu çocuklarımızı fark edebilmelerini sağlamak için eğitim ve bu farkındalık meselesini onlara dayayarak geliştirmek zorundayız ifadelerini kullandı.
Çakır, konuşmasına şöyle devam etti:
"Ben çocuklarımıza vermiş olduğunuz destekten dolayı hem kendi şube müdürlüğüme hem de çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Onların bu konuda çok ciddi emeği var. Ailelere de şunu söylemek isterim; bu yavrularımız inşallah hepimiz için cennette bizi karşılayacak olan bizimle beraber inşallah cennete girebilme vesilesi olan çocuklarımız olacaklar. Onlara verilen her türlü emek, her türlü katkı bize ciddi manada diğer hayatımızla alakalı ciddi manada destek olacağına inanıyorum. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
- Salondan görüntü
- Özel çocukların semazen gösterisi
- Özel çocukların org çalması ve şiir okuması
- Özel çocukların zeybek oynaması
- Katılımcıların cep telefonları ile çekmeleri
- Down-Çed Başkanı Ulviye Demirci'nin konuşması
- Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Eyüp Çakır'ın konuşması
Haber - Kamera: Gökhan İÇKİLLİ / SAMSUN, (DHA)
=============================================
4) YANGIN ÇIKAN DEPODA ZARAR OLUŞTU
BOLU'nun Mengen ilçesinde, inşaat malzemelerinin bulunduğu depoda çıkan yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Yangında depo zarar gördü.
İlçe merkezindeki Pazarköy Caddesi'nde, saat 11.30 sıralarında, inşaat malzemeleri satılan bir iş yerinin deposunda bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın itfaiyecilerin müdahalesiyle söndürülürken, depoda zarar oluştu.Yangının çıkış sebebinin belirlenmesi için inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------
-Yangından görüntüler
-Ekiplerin çalışmaları
-Detay
Haber: Yurdaer ÖZTÜRK/MENGEN(Bolu),(DHA)
=============================================
5) KAZADA ÖLEN TIP ÖĞRENCİSİ YAREN, 'ÖYLE PROJELER GELİŞTİRİYORUM Kİ TÜM TÜRKİYE İSMİMİ DUYACAK' DEMİŞ
KAYSERİ'de alkollü sürücünün kullandığı otomobilin motosikletine çarptığı kazada hayatını kaybeden tıp fakültesi öğrencisi Yaren Mercan'ın (22) aile bireyleri, genç kızın mezarının başında DHA'ya konuştu. Büşra Mercan, kardeşi Yaren'in bağımlılarla ilgili projesi olduğunu belirterek, "Ama bir bağımlının kurbanı oldu. Bu planlı bir cinayet. Benim kız kardeşimin katili daha öncesinde de alkollü araç kullanırken başka insanları yaralamış. Kardeşimle en son görüştüğümüzde isminin her yerde yazacağı projelerden konuşuyordu. 'Öyle bir şeyler geliştireceğim ki; tüm Türkiye ismimi bilecek, herkese faydalı olacağım' diyordu" dedi.
Kaza, 19 Mart'ta akşam saatlerinde Talas ilçesi Mevlana Mahallesi Sayer Caddesi'nde meydana geldi. Kadir Efe yönetimindeki 38 YE 008 plakalı otomobil ile Yaren Mercan idaresindeki motosiklet çarpıştı. Kazada metrelerce savrulan motosikletin sürücüsü Mercan yaralandı. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi 4'üncü sınıf öğrencisi olan Yaren Mercan, kaldırıldığı hastanede 1 gün sonra hayatını kaybetti. Gözaltına alınan Kadir Efe'nin yapılan kontrolünde 1.05 promil alkollü olduğu belirlendi. Mercan, otopsi işlemlerinin ardından 21 Mart'ta şehir mezarlığında toprağa verildi. Cenazede Yaren Mercan'ın tabutunun üzerine doktor önlüğü örtüldü. Diğer yandan alkollü otomobil sürücüsü Efe, tutuklandı.
'BABAM SAĞ OLSUN'
Diğer yandan, Yaren'in kazadan 4 saat önce babası ile görüntülü görüştüğü ardından ders çalıştığı mekandan babası Mehmet Mercan'a fotoğraf gönderdiği ortaya çıktı. Fotoğraf karesinde masada Yaren'in motosiklet kaskının da olduğu, baba Mercan'ın da Yaren'i telefonuna 'doktor kızım' şeklinde kaydettiği görüldü. Yaren'in, babasına fotoğraf gönderdiği mesajda 'Babam sağ olsun' ifadesi de yer aldı. Yaren Mercan'ın kaza öncesi son fotoğraflarını yine babasına gönderdiği belirtildi.
EN BÜYÜK HAYALİ CERRAH OLMAKMIŞ
Öte yandan, Yaren Mercan'ın ailesinin Kayserili olduğu ama babasının görevi nedeniyle Muğla'da yaşadıkları, final sınavları nedeniyle bayramı Kayseri'de geçirerek sınavlara hazırlandığı ve ailesinin yanına gitmediği belirtildi. Mercan'ın en büyük hayalinin ise beyin cerrahı olmak olduğu belirtildi.
ABLA MERCAN: PLANLI BİR CİNAYET
Yaren Mercan'ın annesi Binnaz, babası Mehmet, ablası Büşra ve kız kardeşi Damla, genç kızın mezarının başında DHA'ya açıklamalarda bulundu. Yaren'in ablası Büşra Mercan, "Benim kız kardeşimin katili daha öncesinde de alkollü araç kullanırken başka insanları yaralamış. Kız kardeşim sadece toprağa verilmedi. Onun hayalleri, yarım kalan emekleri, bağımlılarla ilgili bir projesi vardı. Bir bağımlının kurbanı oldu. Ben onun ablasıyım ama şu an kardeşimi değil bir ülkenin doktorunu, bir ailenin gözbebeğini, bir memur ailenin ilmek ilmek, emek emek bir ayakkabıyı 10 yıl giyen babasının, annesinin kendisine bir şey almadan sırf o iyi okusun, hayallerinin peşinden gitsin diye verilen emekleri bir katil gelip hepimizden aldı. Bu planlı bir cinayet" diye konuştu.
'İSMİNİN YAŞATILMASINI İSTİYORUZ'
Kardeşinin bayramda kendilerinin yanına gelmek yerine ders çalışmayı tercih ettiğini belirten Büşra Mercan, "Ramazan günü, bayramda bizim yanımıza gelmeyip ders çalıştı. Perşembe günü o sınavından geçmek yerine biz onu mezara verdik. Bu davanın takibinin yapılmasını istiyorum. En son görüştüğümüzde isminin her yerde yazacağı projelerden konuşuyordu. Öyle bir şeyler geliştireceğim ki tüm Türkiye'ye ismimi bilecek, herkese faydalı olacağım diyordu. Biz bugün onun ismini bir katil yüzünden mezar taşında görüyoruz. Ama onun bize bıraktığı yarım kalan projeler ile yapmak istediği projeleri ailecek biz yüklendik. Onun dersliklere isminin verilmesi için arkasında bıraktığı öğrenciler için bir hatıra ormanı kuracağız. Her yerde tıp okuduğunu söylüyordu. Ama ne yaptı etti tüm Türkiye'ye duyurdu. Geri kalan tüm emeklerini biz yapabileceğimiz kadarıyla isminin yaşatılacağı, bir şekilde eğitime öncelik veren insanların görebileceği, onun o hevesinden güç bulup ilham bulabileceği hepimize gösterdiği bu ışıkla hepimizi aydınlatabileceği yerlere isminin verilmesini istiyoruz" dedi.
ANNE: SESİMİZE SES OLUN
Yaren'in annesi Binnaz Mercan ise "Bu mezarda; eksik kalan her şeyi, hayalleri, umutları, sevdası yatıyor. Türk halkına; seveni olan herkese sesleniyorum. Yavrum için artık kimse bir şey yapamaz. Ama bundan sonraki yavrular için hepinizden yardım istiyorum. Seveni olan herkesi bu acıdan korumak için ses çıkarsın istiyorum. Başka yavrular yanmasın. Alkollü olan insan arabaya aklen bir kaza yapıp birinin canını almayı göze alarak bindiği için bu cinayettir. Hiç kimse bunu başka bir şekilde kabul etmesin. Sesimize ses olun" diye konuştu.
BABA: O BAYRAMDAN SONRA GELECEKTİ, BİZ GELDİK
Baba Mehmet Mercan ise "Alkollü araç kullanımına müsaade edilmesin. Alkollü araç kullandığı için 'Kasten öldürme' suçundan yargılanmasını istiyorum. Ben kızımı kaybettim başkaları kızını kaybetmesin. Kızım okulunu bitirdiğinde cerrah olacaktı. Çok büyük hayalleri vardı. Ama buna bu cani müsaade etmedi. Çocuklara ders vererek yeni Yarenler yetiştiriyordu. Ama bu kişi kızımın hayallerini yıktı. Biz adalet istiyoruz. Kazadan 4 saat önce kızımla görüntülü görüştüm. 'Babacım ders çalışıyorum bayramdan sonra sınavım var sonra Muğla'ya geleceğim' dedi. Ama o gelemedi biz geldik kızımın hayallerini yıktılar" ifadelerini kullandı.
'HAPİSLERDE ÇÜRÜSÜN'
Kız kardeşi Damla Mercan ise "Hepimiz onu çok seviyorduk. Birleri geldi; benim annemin kuzusunu, babamın canını, benim de arkadaşımı bizden aldılar. O caninin her şekilde en ağır şekilde hapislerde çürümesini istiyorum" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
-Mezarlıktan genel ve detay
-Aileden genel ve detay
-Gözyaşı dökmeleri
-Abla Büşra Mercan ile röp
-Anne Binnaz Mercan ile röp
-Baba Mehmet Mercan ile röp
-Kız kardeşi Damla Mercan ilr röp
Haber-Kamera: Samed Aydın SUN/KAYSERİ, (DHA)
=============================================
6) UEDAŞ'TAN AKIMA KAPILMA RİSKİNE KARŞI 'NANOKOMPOZİT BOYA'
ULUDAĞ Elektrik Dağıtım A.Ş. (UEDAŞ), 'Temas Gerilimlerinden Korunma Yöntemi Geliştirme Projesi' kapsamında, alçak gerilim sistemlerinde istenmeyen temasları önlemeye yönelik özel koruyucu boya geliştirdi. Aydınlatma direklerinin, yalıtım özellikli nanokompozit kaplama malzemesi ile boyanıp kaplanmasına başlandı.
UEDAŞ, elektrik kaynaklı kazaları önlemeye yöneliK bir Ar-Ge çalışmasına imza attı. Şirket, elektrik akımına kapılma riskinin azaltılması ve enerji altyapılarında güvenliğin artırılması kapsamında, 'Temas Gerilimlerinden Korunma Yöntemi Geliştirme Projesi' başlattı. Proje kapsamında UEDAŞ'ın Ar-Ge ekibi tarafından, alçak gerilim sistemlerinde istenmeyen temasları önlemeye yönelik özel bir koruyucu boya geliştirildi. Özel bir firmaya ürettirilen, elektrik hatlarında kullanılabilecek yalıtım özellikli nanokompozit kaplama boya malzemesiyle akıma kapılma riskinin azaltılması ve enerji altyapılarında güvenliğin artırılması hedefleniyor.
EKSTRA YALITIM PERFORMANSI
Proje kapsamında geliştirilen nanokompozit malzemesinin yapısı sayesinde kaplama malzemesinin elektriksel yalıtım özelliklerinin güçlendirilmesi ve dış etkenlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi amaçlanıyor. Geliştirilen kaplama, elektrik hatlarının yüzeyine ince bir tabaka olarak uygulanarak yalıtım performansını artırmayı ve enerji sistemlerinin güvenliğine katkı sağlamayı hedefliyor. Ayrıca, malzemenin hatlar üzerinde uygulanabilmesi için püskürtme temelli bir yöntem üzerinde de çalışmalar yürütülüyor. Kaplama malzemesi, TEDAŞ onaylı teknik şartnamelere uygun olarak tasarlanıp, test edilirken, malzemenin elektriksel yalıtım performansı, dayanıklılığı, yapışma gücü ve çevresel etkilere karşı direnci standart deneylerle de doğrulandı.
'2000 VOLTA KADAR DAYANIKLILIK SAĞLIYOR, KULLANIM ÖMRÜ 10 YIL'
Bursa'da yaya trafiğinin yoğun olduğu lokasyonlardaki aydınlatma direklerinin, yalıtım özellikli nanokompozit kaplama malzemesi ile boyanıp kaplanmasına başlanırken, UEDAŞ Ar-Ge Direktörü Mehmet Koç, proje detaylarını şu sözlerle anlattı:
"Dağıtım sektöründe Ar-Ge alanında bir ilke imza attık. Elektrik tesislerinde 'temas gerilimi' olarak adlandırılan istenmeyen durumlar meydana gelebiliyor. Can ve mal güvenliğini tehlikeye atabilecek bu durumu ortadan kaldırmak amacıyla, EPDK ve TEDAŞ'ın da desteğiyle sektörümüzde öncü bir proje geliştirdik. Özellikle saha dağıtım kutuları ve aydınlatma direklerinde, yaya trafiğinin yoğun olduğu lokasyonlarda uygulamaya başlıyoruz. Geliştirdiğimiz yalıtım malzemesi, nanoteknoloji ve özel kimyasal özelliklere sahiptir. Yaklaşık 2000 volt seviyesine kadar dayanıklılık sağlayarak, ekstra yalıtım sunmaktadır. Yaptığımız çalışmalar ve yaşlandırma testlerini dikkate alarak, malzemenin ortalama kullanım ömrünün 10 yıl olduğunu öngörüyoruz. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Direğin boyanmasından detay
-Direğin ölçümünden detay
-UEDAŞ Ar-Ge Direktörü Mehmet Koç röportaj
Haber-Kamera: Yiğithan HÜYÜK-Hüseyin SEZGİN/BURSA, (DHA)
=============================================
7)İZMİR'DE YANAN ALANDA 15 BİN FİDAN TOPRAKLA BULUŞTURULDU
İZMİR'de, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası'nda 10 hektarlık alanda 15 bin adet fıstıkçamı ve mavi servi fidanı toprakla buluşturuldu. İzmir Valisi Süleyman Elban, ne zaman dikkatsiz olunursa yangınlarla karşı karşıya kalındığını belirtip, "Birkaç ay sonra da tekrar havalar ısınacak, yağışlar azalacak. Yine riskli döneme gireceğiz. Herkesten azami olarak orman yangınları ile ilgili her konuda özel dikkat bekliyoruz" dedi.
Bornova'nın Yakaköy Mahallesi'nde, geçen yıl 27 Haziran'da çıkan yangında, onlarca hektar alan ile birçok ev ve araç yandı. Yangınından etkilenen 154 hektar orman alanının rehabilitasyonu kapsamında, zarar gören ağaçlar öncelikle temizlenerek toprak hazırlığı yapıldı. 48 hektar doğal gençleştirme sahasına 350 kilogram tohum ekimi yapılarak gençleştirildi. 18 hektarda ise Doğal Vejetasyonu Geliştirme Projesi uygulandı. Toprak işlemesi yapılan 79 hektarlık alanda 72 bin fidan dikildi. Dünya Ormancılık Günü ve Ormancılık Haftası kapsamında, bugün ise ayırılan 10 hektarlık kısımda fidan dikim etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, 15 bin adet fıstıkçamı ve mavi servi fidanını, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, Bornova Kaymakamı Muzaffer Şahiner, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, ilk, ortaokul, lise ve üniversiteli öğrencilerin katılımıyla toprakla buluşturuldu.
'YANAN BÖLGELERİ YÜZDE 80'LERİN ÜZERİNDE AĞAÇLANDIRDIK'
Törende konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban, "Küresel ısınma, iklim krizi ve kuraklık, nüfus artışı, nüfusun kırsala çok fazla yayılması, sanayileşme, ulaşımın çok hızlı artması, iletişimin daha da güçlenmesi gibi birçok neden maalesef orman alanlarımızı tehdit eder hale geldi. Bunun üzerine bir de dikkatsizlik, rahatlık, tedbirsizlik de ilave edilince maalesef özellikle en yoğun yaz döneminde ama yılın neredeyse birçok döneminde orman yangınlarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Geçen sezonda ilimizde çok fazla orman yangınıyla karşı karşıya kaldık. Yangınlardan hemen sonra Orman Bölge Müdürlüğümüz ve orman teşkilatımızdaki arkadaşlarımız bu sahaların hızlıca rehabilite edilip ağaçlandırmaya hazır hale gelmesi için çalışmalara süratle başlıyorlar. Cumhurbaşkanımızın iradesiyle 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü ilan edildi. Dolayısıyla 11 Kasım'da start alıyoruz. Mart sonu, nisanın belli tarihlerine kadar doğa izin verdiği sürece ağaçlandırma faaliyetimize devam ediyoruz. Bu faaliyetler neticesinde yanan bölgeleri yüzde 80'lerin üzerinde ağaçlandırdık. Muhtemelen sezonu bitirmeden 90'ların çok üzerine çıkmış olacağız. Yıl bitmeden de geçen yıl yanmış olan tüm sahaları tekrar fidan dikimi ve tohum atmak suretiyle yeniden ağaçlandırmış olacağız" dedi
HERKESTEN ÇOK DUYARLILIK BEKLİYORUZ
Vatandaşlara uyarılarda da bulunan Vali Elban, "Yangınlarda sadece yeşil doğanın, oksijen kaynağımızın, su kaynağımızın, doğal hayatın varlığı sona ermiyor. Aynı zamanda maalesef çok ciddi bir kaynak ayırmak durumunda kalıyoruz. Kaynak harcanmasına, hatta kaynak israfına neden olunuyor. Onun için bu kaynakların insanımızın ihtiyaçlarının giderilmesi, farklı kamu hizmetlerinde kullanılmasını istiyorsak; ormanların korunması konusunda çok ama çok dikkatli olmak zorundayız. İkincisi de orman varlığımızı daha fazla genişletebilmek için biz mevcut orman sahalarının, yanmış sahaların tekrar rehabilite edilip oraların ayağa kaldırılmasıyla uğraşmak yerine hiç olmazsa yangın olmazsa bu emeğimizi yeni orman sahaları oluşturmak, geliştirmekle ilgili çaba sarf etmek yapmış oluruz. Maalesef bu kış, soğuk havaya rağmen orman yangınımız vardı ve birkaç saat devam etti. Yaz gibi çok tehlikeli değildi. Ne zaman dikkatsiz olursak yangınla karşı karşıya kalıyoruz. Bu konuda herkesten çok azla duyarlılık bekliyoruz. Birkaç ay sonra da tekrar havalar ısınacak, yağışlar azalacak. Yine riskli döneme gireceğiz. Herkesten azami olarak orman yangınları ile ilgili her konuda özel dikkat bekliyoruz dedi.
İZMİR'DE 23 LOKASYONDA AĞAÇLANDIRMA ÇALIMASI
İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz ise, "İzmir'de 23 farklı lokasyonda, 15 bini bulunduğumuz bölgede olmak üzere yaklaşık 100 bin fidanı bugün toprakta buluşturacağız. 2025 yılında orman yangınları açısından yoğun bir sezonu geride bıraktık. Yangınlardan zarar gören diğer alanlarda ağaçlandırma faaliyetlerimizi yaklaşık yüzde 80 oranında gerçekleştirdik. Bu yılın sonuna kadar da sahalarımızın tamamını ağaçlandırmış olacağız. Hem ülkemizde hem de bölgemizde yanan orman alanlarının tamamını ağaçlandırdık" dedi.
Konuşmaların ardından dua okunup, etkinliğe katılanlar tarafından fidanlar toprakla buluşturulup, can suyu verildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
-------------------------------:
-İzmir Valisi Süleyman Elban'n konuşması
-İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz'ın konuşması
-Fidan dikiminden görüntü
-DHA Muhabiri Kadir Özen'in anonsu
-Genel ve detay görüntü
Haber: Kadir ÖZEN - Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR, DHA)

