DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 6
BIST 100
14.375,40 -0,76%
DOLAR
44,9228 0,06%
EURO
52,8092 0,10%
GRAM ALTIN
6.865,68 0,80%
FAİZ
39,88 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
112,75 1,89%
BITCOIN
75.528,00 -0,26%
GBP/TRY
60,6766 -0,09%
EUR/USD
1,1740 -0,03%
BRENT
98,48 3,14%
ÇEYREK ALTIN
11.225,39 0,80%

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 6

1) İZMİR'DE BELEDİYENİN MESLEK FABRİKASI MÜDÜRLÜĞÜ OLARAK KULLANDIĞI ESKİ DGM BİNASINDA TAHLİYE SÜRECİ BAŞLADI

MÜLKİYETİ Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü olarak kullandığı eski DGM binalarının tahliye süreci başlatıldı.

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü olarak kullandığı eski DGM binalarının tahliye süreci başlatıldı. Tahliye için sabah saatlerinde bölgeye ekipler yönlendirildi. Polis de bölgede barikat kurarak güvenlik önlemi aldı. Belediye personelinin binaya girişine izin verilmedi. Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve belediye görevlilerince binada inceleme ve tespit çalışmalarının yapıldığı, taşınmaz ve binalardaki eşyalara ilişkin tutanak tutuldu.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, arşiv belgelerine dayanarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'ne başvurmuş, inceleme sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kullandığı tarihi Egemenlik Binası, Meslek Fabrikası binaları ve eski gasilhanenin mülkiyeti Vakıflar'a devredilmişti.

'HUKUKSUZ ŞEKİLDE EL KOYDUNUZ'

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, sanal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, tahliye sürecinin başlaması üzerine katıldığı Fransa'nın Lyon şehrindeki Dünya Sağlık Örgütünün 'Tek Sağlık Zirvesi'ndeki konuşmasını yapamadan İzmir'e döndüğünü söyledi. Tugay, " Yüzde 100 mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ve dolayısıyla İzmir halkına ait olan meslek fabrikası binamızın tapusuna hukuksuz bir şekilde el koydunuz. Sadece güç gösterisinde bulunmak için ısrar ettiğiniz bu yanlış kararı uygulamak adına belediyenin binasının sabahın beşinde yüzlerce polis tarafınca ablukaya alınması İzmir'in tarihine geçirdiğiniz bir utanç vakası olmaktan başka ne olacak sanıyorsunuz?" ifadelerini kullandı.

'HUKUKSUZ İŞLEME "DUR" DİYEN İSE AK PARTİ KADROLARI OLDU'

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Sabahın ilk ışıklarıyla koparılan 'Şafak baskını, malımıza çökülüyor' yaygarasının ardında bir mağduriyet değil, bir hukuk tanımazlık yatıyor. Eski DGM binaları olan bu tarihi miras, aslında devletin kurumu Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün tapulu malı. Ancak içeridekiler, bağımsız yargının tam üç kez verdiği tahliye kararını ellerinin tersiyle iterek açıkça işgalcilik yaptı. İstanbul'da mahkeme kararı bile olmadan gençlere hizmet eden onca kurumu kapı dışarı edenler, konu İzmir olunca kendi ülkelerinin kurumuna sanki bir 'Yunan vakfıymış' gibi düşmanca bakacak kadar çifte standart uyguladılar. Sahnede 'İzmir'in malı İzmir'de kalmalı' naraları atanların sicili ise bambaşka bir gerçeği fısıldıyor. Çok değil, yakın bir geçmişte aynı kişiler, bu tarihi mirası ihalesiz ve bedelsiz bir şekilde İstanbullu bir vakfın kullanımına sunmaya kalkmıştı. İzmir'in malını adeta uçurumun kenarından alan ve bu hukuksuz işleme "dur" diyen ise AK Parti kadroları oldu. Yani geçmişte İzmir'in malını başkalarına altın tepside peşkeş çekmeye kalkıp yargıdan dönenlerin, bugün utanmadan "malımıza çökülüyor" demesi tam bir ikiyüzlülüktür" dedi. (DHA)

ARBEDE YAŞANDI

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü olarak kullandığı eski DGM binalarının tahliyesi sırasında gerginlik yaşandı. Tahliyeye karşı çıkan belediye personeli, CHP milletvekilleri ve partililer ise bina önünde toplandı. Eylem yapıp, slogan atan grup, kurulan polis barikatını yıkıp, geçmeye çalıştı. Bunun üzerine arbede yaşandı. Polis, biber gazı ile müdahalede bulundu. Grup, binanı önündeki yolu da araç trafiğine kapattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

-Binadan görüntüler

-Çevik kuvvet polisinin güvenlik önlemi

-Toplanan kalabalık

-Slogan atanlar

-Arbededen görüntü

-Genel ve detay görüntüler

Haber: Yağmur ÖNGÜN - Kamera: Gökhan KILIÇ / İZMİR, (DHA)

==================================================

2) KARDEŞİNİ 5 EL ATEŞ EDİP ÖLDÜREN SANIK 'KASIT YOK' DEDİ; AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBEDE ÇARPTIRILDI

YALOVA'da miras nedeniyle husumetli olduğu kardeşi Hızır Zeytin'i (45), evinden çıkıp otomobiline bindiği sırada pompalı tüfekle 5 el ateş ederek öldüren Muhammet Zeytin (50), 'Kardeşe karşı tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, kendini korumak amacıyla hareket ettiğini ve olayda kasıt olmadığını öne süren tutuklu sanığın cezasında indirim uygulamadı.

Olay, 22 Temmuz 2025'te saat 08.00 sıralarında Esadiye köyünde meydana geldi. Muhammet Zeytin, aralarında miras anlaşmazlığı bulunan kardeşi Hızır Zeytin'in evinin önünde beklemeye başladı. Muhammet Zeytin, bir süre sonra evinden çıkan kardeşine, otomobiline bindiği sırada pompalı tüfekle 5 el ateş açtı. Saçmaların isabet ettiği Hızır Zeytin hayatını kaybetti, ağabeyi kaçtı.

ORMANDA TERMAL DRONLA YERİ TESPİT EDİLİP, YAKALANDI

Ormana kaçtığı saptanan şüpheliyi takibe alan jandarma ekipleri, Muhammet Zeytin'in yerini termal kameralı dronla tespit etti. Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT), 2 asayiş komando timi ve 4 asayiş timi ile bölgeye operasyon yapıldı. Çevresi sarılan Zeytin, olaydan 16 saat sonra yakalandı. Jandarmadaki ifadesinde; kardeşinden alacağı olduğunu ve miras nedeniyle husumetli olduğunu söyleyip, cinayeti itiraf ettiği belirtilen Muhammet Zeytin, tutuklandı.

MİRASTAN DAHA FAZLA HİSSE TALEP ETMİŞ

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Zeytin hakkında, 'Kardeşe karşı tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. İddianamede, baba A.Z.'nin 2022 yılında hayatını kaybetmesinin ardından aile içerisinde zaman zaman miras nedeniyle tartışmalar yaşanmaya başladığı, Muhammet Zeytin'in mirastan daha fazla hisse talep etmesi nedeniyle kardeşler arasında mal paylaşımının yapılamadığı belirtildi. Olaydan bir gece önce kendi aracını, bitişiğinde oturan kardeşinin evinin önüne, aracını çıkarmasını engelleyecek şekilde park eden Muhammet Zeytin'in, mirastan kalan parasını getirmeden aracını çekmeyeceğini söylediği, aracına binerek uzaklaşmak isteyen Hızır Zeytin'e peş peşe 5 el ateş ettiği kaydedildi.

KENDİNİ KORUMAK İÇİN ATEŞ AÇMIŞ

Gözaltına alındıktan sonra jandarmada susma hakkını kullanarak ifade vermeyen sanığın, savcılıkta verdiği ifadede; olay gününde yan yana park ettikleri aracı nedeniyle kardeşinin çıkamadığını, annesiyle birlikte açık olan penceresine gelerek çekmesini istediğini, bu arada kardeşinin ruhsatsız tabancayı kendisine doğrulttuğunu iddia eden Zeytin, aracına giden kardeşinin kendisini vuracağını düşünerek ateş etmeye başladığını söylediği öğrenildi.

'PANİK VE REFLEKS SONUCU 5 EL ATEŞ ETTİM'

Yalova 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada da kendini korumak amacıyla hareket ettiğini ve öldürme amacıyla ateş etmediğini iddia eden tutuklu sanık, olayda kasıt olmadığını, kardeşini 2 defa evden uzaklaştırmaya çalıştığını iddia ederek, "Panik ve refleksle 5 el ateş ettim. Beraatimi talep ederimö dedi.

Ölen Hızır Zeytin'in eşi Ö.Z. ile oğlu İ.H.Z. şikayetlerinin devam ettiğini söylerken, aile avukatı da olay yeri inceleme raporu ve diğer tüm delillerin, sanığın olaydan bir gün önce yaptığı hazırlıkların kardeşini öldürmeyi planladığını gösterdiğini ve soğukkanlılıkla olayı gerçekleştirdiğini belirterek 'Kasten öldürme' suçundan cezalandırılmasını talep etti. Muhammet Zeytin'in, eşi ve oğlunun gözü önünde kardeşini canavarca hisle öldürdüğünü söyleyen avukat, sanığın daha önce de kardeşi Hızır Zeytin'e bıçakla saldırdığını belirterek, bu suçtan da ayrıca cezalandırılmasını istedi.

AVUKATI 'HAKSIZ TAHRİK' İNDİRİMİ İSTEDİ

Sanık avukatı ise müvekkilinin kastının olmadığını öne sürüp, kardeşinin en son arabaya gittiğini gördüğünü, bu sırada da silahın ağzına mermi verildiği sesini duyduğunda endişelenip, kendinden geçtiğini ve kaç el ateş ettiğini fark etmediğini iddia ederek, 'haksız tahrik' indiriminden yararlanmasını ve beratını talep etti.

SAVCI: SANIK CİNAYETİ PLANLADI

Savcı esas hakkındaki mütalaasında, tutuklu sanık Muhammet Zeytin'in, kardeşi Hızır Zeytin'in kendisinden habersiz işe gitmesini engellemek için aracını gece vaktinde kardeşinin aracının önüne çapraz şekilde park ettiğini, kardeşinin aracını çekmesi için evine girme ihtimalini gözeterek evinin kapısını açık bıraktığını belirtti. Bu sırada tüfeğini dolduran ve kardeşinin evden çıkmasını bekleyen sanığın olayı tasarlayarak yaptığını kaydederek, ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi.

CEZADA İNDİRİM UYGULANMADI

Suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastının yoğunluğu nazara alınarak, Muhammet Zeytin'i 'Kardeşe karşı tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, cezada indirim uygulamadı. (DHA)

ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE

HABER: Zehra BAYKAL/YALOVA, (DHA)-

=============================================

3) ATIK KOT PANTOLONLARDAN ELBİSE, PAZAR ARABASI VE KADIN ÇANTALARI ÜRETTİ

SAMSUN'da dikiş öğretmenliği yapan Betül Erdin, atık kot pantolonları toplayarak elbise, pazar arabası ve kadın çantaları üretti. Erdin, "Konumuz atık projesiydi. Bu doğrultuda bizler de ne yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Benim temam genelde atık kot pantolonlardan kravat yapma fikri üzerine şekillendi. Bununla birlikte yalnızca kravatla sınırlı kalmadık; atık kot pantolonlardan pazar arabası ve çanta gibi farklı ürünler de ortaya çıkardık" dedi.

Yıldıray Çınar Kültür Merkezi'nde dikiş öğretmenliği yapan Betül Erdin, atık kot pantolonlarını kullanarak 3 arkadaşı ile birlikte elbise, pazar arabası ve kadın çantaları üretimi yaptı. Kot pantolonlar dışında da farklı çalışmalar ürettiklerini belirten Betül Erdin, "Kot projesinin dışında, elimizde bulunan eskiyen kravatları da değerlendirdik. Kullanılmayan elbiselerin ve bluzların yakalarında, kot pantolonların alt kısımlarında kravatları kullanarak etekler tasarladık. Bu şekilde farklı alanlarda değerlendirebildiğimiz çalışmalar yaptık. Supla üzerine de çalışmalarımız oldu" diye konuştu.

'AMACIM, KULLANILMAYACAK HİÇBİR ÜRÜN ORTAYA ÇIKARMAMAKTI'

Atık malzemelerle daha fazla projelere imza atacaklarını söyleyen Erdin, "Konumuz atık projesiydi. Bu doğrultuda bizler de ne yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Benim temam genelde atık kot pantolonlardan kravat yapma fikri üzerine şekillendi. Bununla birlikte yalnızca kravatla sınırlı kalmadık; atık kot pantolonlardan pazar arabası ve çanta gibi farklı ürünler de ortaya çıkardık. Kot atıklardan yaptığımız çalışmalar yaklaşık iki ay sürdü ve bu süreçte dört kişi birlikte çalıştık. Süreç boyunca temel amacım, kullanılmayacak hiçbir ürün ortaya çıkarmamaktı. Atığın yeniden atığa dönüşmesini istemedim. Tam aksine, her parçanın yeniden değerlendirildiği, geri dönüşümün gerçekten hayat bulduğu ürünler ortaya çıkarmayı hedefledim. Tüm çalışmalarımı da bu anlayışla sürdürdüm" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Atık kot pantolonundan yapılan elbise detay

-Atık kot pantolonundan yapılan kadın çantaları ve pazar arabası detay

-Projeyi yapan dikiş öğretmeni Betül Erdin röportaj

Haber-Kamera: Berkay YILDIZ/SAMSUN, (DHA)

=================================

4) PROF. DR. ÖZLÜ'DEN 'POLEN ALERJİSİ'NDE ERKEN TEDAVİ UYARISI

GÖĞÜS Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, küresel ısınmanın alerji mevsimini uzattığını belirterek, bahar alerjisinde erken tedaviye dikkat çekti. Prof. Dr. Özlü, "Küresel ısınma, alerji mevsimini uzatıyor. Havalar ısındığı zaman daha yoğun alerji ile karşılaşıyoruz ve alerji ile karşılaşma süremiz de daha uzun oluyor. Mevsim başlamadan 2 hafta önce tedaviye başlamak lazım" dedi.

Havaların ısınması ile doğada polen miktarı artarken, alerjik hastalıklar da kendini göstermeye başladı. Bahar aylarında sıkça görülen hapşırık, burun akıntısı ve nefes darlığı gibi şikayetler, alerjisi olan kişilerde yaşam kalitesini düşürebiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, havaların ısınmasıyla bahar alerjisi şikayetlerinin artış gösterdiğini belirterek, alerjik hastalıkların da tedavisi geçmişe göre göre şu anda çok daha iyi durumda olduğunu vurguladı. Uyarıda bulunan Özlü, "Bahar geldi, havalar ısınıyor, güneşlendik, artık ağaçlar tomurcuklanmaya başladı, toprak yeşillendi, çiçekler açıyor ama bazılarımız için de kabus günleri başladı. Mevsimsel alerjiler söz konusu olan kişilerde hemen baharın gelmesiyle beraber semptomlar başlıyor. Maalesef öksürük, hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, baş ağrısı, geniz akıntısı, boğazda yanma, acıma, sızlama, nefes darlığı, hırıltı, öksürük gibi şikayetler ortaya çıkıyor. Mevsim boyunca devam edebiliyor. Genelde alerji mevsimi dediğimiz, kış bitiminden diğer kışın başlangıcına kadar geçen zamandır. Bu dönem içerisinde herkesin farklı zamanlarda alerjileri başlayabilir, yoğunlaşabilir. Var olan şikayetler de artma şeklinde olabilir ya da tamamen geçip yeniden şikayetler başlayabilir" diye konuştu.

'TEDBİRLER ALARAK YOĞUNLUĞU AZALTABİLİRİZ'

Prof. Dr. Özlü, "Bizim daha çok gördüğümüz kış bitiminde erken bahar döneminde başlayan şikayetler ağaç polenlerine daha çok bağlıdır. Ama bahar sonu yaza doğru başlayanlar daha çok çim, çayır çimenlerine karşı ortaya çıkan alerjilerdir. Yaz sonunda güze doğru başlayan alerjiler de daha çok yabani otlara karşı onların polenlerine karşı olan alerjilerdir. Ama herkesin alerji mevsimi kendine mahsus. Tabii alerji tedavisinde geçmişe göre şu anda çok daha iyi durumdayız ama önce neye alerji var bunu bilmekte fayda var. Alerji testleri yaparak bunu ölçebiliyoruz çünkü korunmak tedavi kadar önemli. Bazı alerjenlerden kaçınmak mümkün. Tedbirler alarak en azından yoğunluğunu azaltabiliriz. Bazı alerjenlerden de kaçınmak çok mümkün değil. O zaman tedaviler devreye giriyor" ifadelerini kullandı.

'MEVSİM BAŞLAMADAN 2 HAFTA ÖNCE TEDAVİYE BAŞLAMAK LAZIM'

Alerjinin tedavi ile kontrol edilebilir bir durum olduğunu kaydeden Özlü, "Küresel ısınma, alerji mevsimini uzatıyor. Havalar ısındığı zaman daha yoğun alerji ile karşılaşıyoruz ve alerji ile karşılaşma süremiz de daha uzun oluyor. Özellikle bu bölgesel savaşlar, savaşlarda kullanılan kimyasallar sera gazlarını artırarak küresel ısınmayı da tetikliyor ve artırıyor, güçlendiriyor. Bu da alerjenlerle daha yoğun karşılaşacağımız anlamına geliyor maalesef. O bakımdan alerji durumumuzu bilmemiz ve bunu kontrol altına almamız tedbirler önemli. Alerji tedavi ile kontrol edilebilir bir durum. Günümüzde artık eskiden olduğu gibi alerji ilaçlarına bağlı uyku, uyuşukluk, iştah artışı, sersemlik gibi yan etkiler görünmüyor. Güvenli ve etkili bir alerji tedavisi mümkün. Mevsim başlamadan iki hafta önce tedaviye başlamak lazım. Ve mevsim boyunca da ilaçları kullanmak gerekiyor. Çünkü bu insanın yaşam kalitesini bozan semptomlar, sosyal uyumunu, çalışma hayatını etkileyen uyku düzenini bozan semptomlar" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------------

- Prof. Dr. Tevfik Özlü, konuşması

HABER KAMERA: Selçuk BAŞAR/TRABZON, (DHA)-

=======================================

5) KARS POLİSİ HEM ÇALDI HEM SÖYLEDİ

KARS Emniyet Müdürlüğü personeli, kentin tarihi ve kültürel mekanlarında enstrüman çalıp türkü söyledi.

Türk Polis Teşkilatı'nın 181'inci kuruluş yıl dönümü ve Polis Haftası etkinlikleri kapsamında, Kars İl Emniyet Müdürlüğü personeli anlamlı bir projeye imza attı. 'Emniyet İçin Çal, Huzur İçin Söyle' sloganıyla hazırlanan çalışmada polisler, kentin tarihi ve kültürel mekanlarında enstrüman çalıp türkü söyledi.

Farklı birimlerde görev yapan emniyet mensuplarının bir araya geldiği klipte, polisler bu kez telsiz sesleri yerine müziğin birleştirici gücünü kullandı. Türkiye'nin sevilen melodilerini seslendiren ekipler hem mesleki disiplinlerini hem de sanatsal yönlerini ortaya koyarak izleyenlere müzikal bir sürpriz sundu.

Kars'ın tarihi ve doğal güzellikleri eşliğinde çekilen klip, sanal medyada kısa sürede büyük ilgi gördü. İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 'Huzurumuzun mimarlarından sizlere müzikal bir sürpriz' notuyla paylaşılan çalışmada, teşkilatın yalnızca asayişin değil, aynı zamanda huzur ve kültürel değerlerin de koruyucusu olduğu vurgulandı.

Klipte seslendirilen eserler, 'Türkiye'nin melodilerini güvenle buluşturduk' mesajıyla izleyenlerin beğenisine sunuldu. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------------

-Klipten görüntü

Haber: Volkan KARABAĞ/KARS, (DHA)

======================================

6) KARAGÖL BUZ TUTTU

ARTVİN'in Borçka ilçesinde yer alan turizm merkezi Karagöl, kar yağışı sonrası buz tuttu.

Borçka ilçesine 27 kilometre mesafede, Karçal Dağları'nın kuzeybatısında, deniz seviyesinden 1550 metre yükseklikte yer alan Karagöl, eşsiz doğasıyla ziyaretçilerini ağırlıyor. Bozulmamış doğası, yürüyüş parkurları ve kamp alanlarıyla doğa tutkunlarının vazgeçilmez adreslerinden olan Karagöl'de, etkili kar yağışı sonrası özellikle geceleri hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesiyle göl yüzeyi kısmen buz tuttu. Donan göl yüzeyi ve ormanları kaplayan kar örtüsü, seyir zevki yüksek manzaralar oluşturdu. Buz tutan gölü ziyaret eden vatandaşlar manzaranın keyfini çıkarırken, göl ve çevresi dron kamerasıyla görüntülendi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

- Gölden manzaralar

- Bölgenin dron görüntüsü

- Ziyaretçilerden röp

HABER-KAMERA: Ziya AKYILDIZ/BORÇKA (Artvin),(DHA)

==================

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.