DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4

📅 03.11.2026 10:55 🕐 53 dakika önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) BÖBREK NAKLİYLE HAYATA TUTUNDU, ORGAN BAĞIŞI İÇİN GÖNÜLLÜ OLDUİZMİR'de böbrek nakliyle sağlığına kavuşan Kıymet Merve Duman (38), üniversite eğitimini tamamlayarak İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi'nde idari amir olarak göreve başladı. Organ naklinin kendisine yeni bir hayat sunduğu

1) BÖBREK NAKLİYLE HAYATA TUTUNDU, ORGAN BAĞIŞI İÇİN GÖNÜLLÜ OLDU

İZMİR'de böbrek nakliyle sağlığına kavuşan Kıymet Merve Duman (38), üniversite eğitimini tamamlayarak İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi'nde idari amir olarak göreve başladı. Organ naklinin kendisine yeni bir hayat sunduğunu belirten Duman, organ bağışı farkındalık çalışmalarına gönüllü katılarak nakil bekleyen hastalara umut oluyor.

İzmir'de yaşayan Kıymet Merve Duman'ın üniversite sınavına hazırlandığı dönemde sağ böbreğinde atrofi, sol böbreğinde ise hidronefroz olduğu belirlendi. Yoğun bir tedavi sürecine giren Duman'ın üniversite hayali yarıda kalırken, hayatını sürdürebilmesi için böbrek nakli olması gerektiği söylendi. Beklediği umut verici haber ise Eskişehir'den geldi. Yüksekten düşme sonucu yaşamını yitiren bir inşaat işçisinin böbreği, 2009 yılında Ege Üniversitesi Hastanesi'nde Duman'a nakledildi. Nakil sonrası sağlığına kavuşan Duman, üniversite eğitimini tamamladı. Memur olarak çalışma hayatına başlayan Duman, ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi'nde idari amir olarak görevlendirildi. İşini severek sürdürdüğünü belirten Duman, kendisine yeni bir hayatın kapısını açan organ bağışının önemini anlatmak için de gönüllü çalışmalara katılıyor. Eşrefpaşa Hastanesi Organ Bağışı Birimi'nde gönüllü olarak görev alan Duman, çeşitli farkındalık çalışmalarında yaşam öyküsünü paylaşarak organ nakli bekleyen hastalara umut oluyor.

'BİR KİŞİ UMUT OLDU, YENİDEN DOĞDUM'

Tedavi ve nakil sürecini anlatan Duman, "O dönem üniversite sınavına hazırlanıyordum ve rahatsızlığım geç fark edildi. Ameliyat oldum, 2 yıl boyunca yoğun bir diyet programına uydum. 8 ay periton diyalizine girdim. 2009 yılında Eskişehir'den yapılan kadavra bağışı ile İzmir'de böbrek nakli oldum. Bir kişi umut oldu ve yeniden doğdum. Hastalığı ilk duyduğumda büyük bir şoka girmiştim. Çünkü yaşım çok gençti. Diyalize girerken verilen ilaçlar çok fazla ağrıya sebep oluyordu. Kendimi halsiz hissediyordum ama nakilden sonra hayatım tamamen değişti. Yeniden enerjik hissetmeye ve sağlıklı görünmeye başladım. Ben organ nakli beklerken ailemden hiç kimsenin böbreği benimle uyumlu değildi. Bu yüzden çok fazla umutlu değildim. Çünkü 17 yıl önce organ bağışı bugünkü kadar yaygın değildi. Nakil kararının bildirildiği ilk telefon, benim için çok büyük bir şanstı. Umudum yoktu ama bir kişi bana umut oldu. İnşallah bundan sonra da organ bağışı daha da yaygınlaşır ve nakil bekleyen hastalara umut olur" dedi.

GÖNÜLLÜ OLARAK FARKINDALIK ÇALIŞMALARINA KATILIYOR

Organ naklinden sonra hayatının yeniden anlam kazandığını ve çok mutlu olduğunu ifade eden Duman, “Sağlıksızken hayata bakış açınızla organ naklinden sonra hayata bakış açınız arasında çok fark var. Diyalize girerken bir çocuğum olacağını hayal bile edemiyordum. Bir kızımın olması, beni hayatta tutan en büyük sebeplerden biri oldu. Organ bağışı çok önemli. Ben sağlık durumum nedeniyle okuyamamıştım. Nakilden sonra üniversiteyi bitirdim, memur oldum, bir kızım oldu. Şu an Eşrefpaşa Hastanesi'nde idari amir olarak çalışıyorum. Ben görevimi yerine getiriyorum ama bir yandan da gönüllü olarak hastanemizin organ bağış birimi ile çalışmaktan mutluluk duyuyorum. Birime gelen kişilere 'Ben de organ bağışı ile hayata tutundum' diyorum. Kendi sürecimi anlatıyorum ve organ bağışı konusunda onları teşvik ediyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor. Farkındalık çalışmalarına katılıyorum ve hep birlikte daha çok bağışçı kazanmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

ORGAN BAĞIŞI FARKINDALIK STANDI

Her yıl 3-9 Kasım tarihleri arasında kutlanan Organ Bağışı Haftası kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi ve Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile Konak İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde Kültürpark'ta farkındalık standı kuruldu. Organ naklinin öneminin anlatıldığı çalışmalara, böbrek nakliyle hayata tutunan Kıymet Merve Duman da katıldı. Yaşam öyküsünü stant ziyaretçileriyle paylaşan Duman, organ bağışının önemine dikkat çekerek bağışçı olmaları konusunda vatandaşları teşvik etti.

30 BİNİ AŞKIN KİŞİ ORGAN NAKLİ BEKLİYOR

Türkiye'de 30 bin 675 hasta için organ nakli gerekirken, bunların 26 bin 141'ini böbrek nakli bekleyen hastalar oluşturuyor. Organ nakline ihtiyaç duyan hastalar arasında 599 çocuk bulunurken, bu çocukların 346'sı böbrek, 141'i karaciğer ve 102'si kalp nakli bekliyor. 2025 yılında 4 bin 769 hasta organ nakli beklerken hayatını kaybetti. Verilere göre Türkiye'de her gün ortalama 13 hasta, organ nakli beklerken yaşamını yitiriyor. (DHA)

Görüntü dökümü

------------------------------

-Kıymet Merve Duman ile röp.

-Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera:İZMİR, (DHA)

=================================================

2) EKMEK TESLİMATINA GİTTİĞİ MARKETE DÜZENLENEN SALDIRIDA ÖLEN EŞİNİN KATİLLERİNİN YAKALANMASINI İSTEDİ

ADANA’da ekmek teslimatı için gittiği markete düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden fırıncı Doğan Gedik’in (52) katillerinin yakalanmasını isteyen eşi Nurcan Gedik (47), “Çok iyi biriydi, kimseye bir zararı dokunmazdı. Eve geliş saati bile değişmezdi. Şimdi 3 çocuğumla bir başıma kaldım. Adalet yerini bulsun, bizim de içimiz soğusun” dedi.

Olay, 30 Ekim’de akşam saatlerinde Seyhan ilçesi Şakirpaşa Caddesi Onur Caddesi’nde meydana geldi. Ekmek teslimatı için markete giden fırıncı Doğan Gedik, o sırada dükkan sahibinin husumetlilerinin düzenlediği silahlı saldırıda karnından vuruldu. Şüpheliler geldikleri otomobille olay yerinde kaçtı. Ağır yaralanan Gedik ise çevredekiler tarafından otomobille hastaneye götürüldü. Ameliyata alınan Gedik, kurtarılamadı. Adana Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsisinin ardından yakınları tarafından alınan Gedik’in cenazesi, Çukurova ilçesindeki Kabasakal Mezarlığı’nda toprağa verildi.

‘ADALET YERİNİ BULSUN’

Gedik’in eşi Nurcan Gedik, şüphelilerin yakalanmasını istediğini belirterek, “Eşim ekmek dağıttığı sırada vurulmuş. Haberi alınca hastaneye gittik. Çok sürmeden ölüm haberi geldi. Bizim canımızı yaktılar. Eşim evine ekmek getirmek için namusuyla çalışıyordu. Çok iyi biriydi, kimseye bir zararı dokunmazdı. Eve geliş saati bile değişmezdi. Şimdi 3 çocuğumla bir başıma kaldım. Adalet yerini bulsun, bizim de içimiz soğusun” dedi.

ŞÜPHELİLER ARANIYOR

Olayla ilgili çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin, şüphelilerin yakalanması için araştırmayı sürdürdüğü bildirildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------------

- Eşi Nurcan Gedik ile röportaj

- Genel ve detaylar

Haber:Anıl ATAR- Kamera:Yaşarcan SERİNTÜRK/ADANA,(DHA)

========================================

3) SANAL GERÇEKLİK GÖZLÜĞÜ İLE HASTALARA FİZİK TEDAVİ DESTEĞİ

GAZİANTEP Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi’nde fizik tedaviye destek amacıyla sanal gerçeklik gözlüğü kullanılmaya başlandı. Merkezde çalışan uzman fizyoterapist Ece Bedir Ayar, ''Sanal gerçekliği kullanmamızın temel amacı aslında rehabilitasyonda tıkandığımız yerlerde motor performansı biraz daha arttırabilmek, motor becerileri geliştirebilmek ve materyallerle destekleyemediğimiz zamanlarda destek olarak kullanabildiğimiz bir oyun metodu olması” dedi.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi’nde fizik tedaviye destek amacıyla kullanılmaya başlanan sanal gerçeklik gözlüğü, özellikle pediatrik rehabilitasyon sürecindeki çocuklara uygulanıyor. Bu yöntemle sanal oyunlarla denge, koordinasyon ve motor becerilerin geliştirilmesi hedefleniyor. Çocukların klinik değerlendirmelerine göre belirlenen oyunlar sayesinde tedavi süreci daha eğlenceli hale getiriliyor. Ayrıca günlük yaşamda yapmakta zorlandıkları hareketleri önce sanal ortamda deneyimleyen hastalar, sanal nesnelerle kazanılan beceriler daha sonra gerçek yaşama aktarılıyor. Fizik tedavinin yerine geçmeyen, tedaviye ek olarak uygulanan bu yöntemle hastaların motivasyonunun ve rehabilitasyon sürecine katılımının artırılması amaçlanıyor.

‘SANAL GERÇEKLİKTE KİŞİYİ KARMA GERÇEKLİKLE ENTEGRE EDİYORUZ’

5 yıldır merkezde çalışan Uzman Fizyoterapist Ece Bedir Ayar, “Sanal gerçeklik aslında fizik tedavinin yerini alan değil, bizim uyguladığımız fizik tedaviye ek olarak sunulan bir tedavi protokolü olarak devam ediyor. Bizim burada sanal gerçekliği kullanmamızın temel amacı aslında rehabilitasyonda tıkandığımız yerlerde motor performansı biraz daha arttırabilmek, motor becerileri geliştirebilmek ve materyallerle destekleyemediğimiz zamanlarda destek olarak kullanabildiğimiz bir oyun metodu olması. Biz buna oyun diyoruz çünkü şu an pediatrik rehabilitasyonda kullanıyoruz. Pediatrik rehabilitasyonda kişilere oyun olarak gelmesi aslında kişinin motivasyonunu arttırıyor. Bununla beraber tedavide meydana gelen aktifliği ve devam sıklığını arttırdığı için biz burada aktif bir şekilde kullanabiliyoruz. Ve sanal gerçeklikte aslında kişiyi karma gerçeklikle entegre ediyoruz. Bunun sebebi ise zaten rehabilitasyonda çocuklarımızda ya da yetişkinlerimizde bir denge problemi görüldüğü için gözlükleri taktıklarında ilk olarak sadece sanal objeler ve sanal ortamlara değil, gerçek ve fiziki ortamlardan sanal objelerle beraber biz bir tedavi programı çizmeye çalışıyoruz. Bu yüzden fizik tedaviye ek olarak destekleyici bir program olarak sunuyoruz” diye konuştu.

‘SOYUT NESNELERLE ÖZ GÜVEN KAZANDIRDIK’

Merkezde tedavi gören ve sağ kolunda kas zayıflığı bulunan Fatmanur Yaşar (12) ile yaklaşık 10 aydır sanal gerçeklik yöntemi ile çalıştıklarını söyleyen Ayar, “Fatma'da sağ tarafta, sağ ekstremitede meydana gelen bir kas zayıflığı mevcut. Biz önce klasik fizik tedavi ile beraber bu kas zayıflığındaki eklem hareket açıklığını açarak harekete bir açıklık sağladık. Sonrasında bu açıklığı daha da motor becerileri geliştirme ve günlük yaşam aktivitelerine adapte edebilmek için sanal gerçeklik oyunundan; koordinasyon, tekrar pratikleri ve günlük yaşam aktivitelerini devam ettirebilmek için önce soyut alanda sanal objelerle aktivitemizi destekleyip sonrasında bunu somut alana taşıdık. Yani bu ne demek oluyor; mesela Fatma önceden bir mutfağa girerken kaynar suya yaklaşmaya ya da eline bir makas, bıçak almaya çekinirken bunu önce soyut anlamda, soyut bir bıçakla veya nesneyle motor beceriyi kazandırdıktan sonra somut alana taşıdık. Yani yapamadığı ve öz güveninin yetersiz olduğu kısımlarda önce bir öz güven ekledik, ondan sonrasında bunu bir somut alana performans becerisi olarak ekledik. Fatmanur'da nasıl bir gelişme kaydettik; ulaşamadığımız motor performansı ve ulaşamadığımız kabiliyetlerde biraz daha üst seviyeye çıkarak zorlayıcı aktiviteleri önce soyut alanda sonra da somut alanda fizik tedavimize uyarlayabildik” ifadelerini kullandı.

‘HER BİREYE HER OYUNU OYNATMIYORUZ’

Sanal oyunları seçerken bireylerin klinik değerlendirmelerine göre ilerledikleri belirten Ece Bedir Ayar, “Sanal oyunlarımızı seçerken aslında bireye özgü şekilde seçiyoruz, yani her bireye her oyunu oynatmıyoruz. Bireyin değerlendirme kısımlarında klinik olarak değerlendirdiğimizde neye ihtiyacı varsa bu alanda Fatma'ya bir oyun performansı sunuyoruz. Şu an güzel bir seviyedeyiz biz Fatmanur'la. Ama hala sağ ekstremite ve sol ekstremite, yani sağ kol ve sol kolda eşit bir seviyede değiliz. Bunu eşitleyebildiğimiz en üst seviyeye getirebilmek için oyunlardaki seviye atlamalarına ve zorluk derecelerine göre ilerleme katediyoruz. Şu an çok severek devam ediyor Fatmanur, o yüzden hedeflediğimiz noktaya ve amaca gelene kadar biz oyunlarımızla Fatmanur'la beraber devam edeceğiz” dedi.

‘FİZİK TEDAVİYİ OYUNLARLA YAPINCA DAHA İYİ HİSSEDİYORUM’

Yaklaşık 10 aydır fizik tedaviye ek olarak sanal gerçeklik gözlüğü ile çalışan Fatmanur Yaşar, “7 yıldır bu merkeze geliyorum. Gözlüğü ilk gördüğümde çok heyecanlandım. İlk başta yapamayacağımı düşündüm ama gayret ederek başardım. Halka geçirme oyununda daha dikkatli ve dengeli oynuyorum. Balon oyunda ise iki elimi kullandığım için denge çalışabiliyorum. Bana çok iyi geliyor. Hocamı ve diğer hocaları çok beğeniyorum. Bana çok yardım ediyorlar. Gözlüğe başladığımdan beri ellerime çok iyi geldi. Buraya her zaman gelmek istiyorum. Fizik tedaviyi oyunla birlikte yapınca kendimi daha iyi hissediyorum. Bu gözlükle çalışmaya başladığımdan beri günlük işlerimi daha kolay yapabiliyorum” diye konuştu.

Görüntü dökümü

------------------------

-fatmanur yaşar’ın fizik tedavi görüntüleri

- Uzman Fizyoterapist Ece Bedir Ayar’ın röp

-Fatmanur Yaşar’ın röp

Haber:Nuray UZATMAZ Kamera: Ahmet ATMACA -GAZİANTEP- DHA

=================================================

4) ZİNCİRLEME KAZADA OTOMOBİLLERDEN BİRİ ÇORBACIYA GİRDİ

ANTALYA’nın Serik ilçesinde kontrolden çıkan otomobil 3 araca çarptı. Savrulan otomobillerden biri çorbacıya girdi. 4 araç ve iş yerinde hasar oluşurken, kazaya neden olan sürücü gözaltına alındı.

Kaza, saat 03.00 sıralarında Orta Mahalle D-400 kara yolunun Antalya- Manavgat yönünde meydana geldi. Sürücüsünün kimliği henüz öğrenilemeyen 46 AKS 626 plakalı otomobil, yol kenarında park halindeki 2 otomobil ile hafif ticari araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan araçlardan biri yol kenarındaki çorbacıya girdi. İş yerinde bulunan çalışanlar büyük panik yaşadı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada ölen ya da yaralanan olmazken, 4 araçta ve iş yerinde hasar meydana geldi. Kazaya neden olan sürücü, polis ekiplerince gözaltına alındı.

‘ARABAYI SATMIŞ, KAPORASINI ALMIŞTIM’

Kazaya tanık olan iş yeri çalışanı Ramazan Can, "İçeride oturuyorduk. Bir ses geldi, ne olduğuna şaşırdık. Bir araç geldi, direğe çarptı. Direğin boyuna kadar çıktı. Ondan sonra olan oldu zaten. Burada kendimize ait 2 aracımız vardı. Onlara çarparak karşıya geçti. Toplam 4 araç zarar gördü" dedi. Hasar gören araçlardan birini satmak için anlaştığını ve kaporasını aldığını belirten Can, "Akşam geldim, arabamı dükkanın önüne koydum. Arabayı satmıştım, kaporasını da almıştım. Başımıza bu geldi. Allah’a şükür canımıza bir şey gelmedi. Yapacak bir şey yok, verilmiş sadakamız varmış" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Kaza yerinden detay görüntüler

-Otomobillerin görüntüsü

-Çorbacının görüntüsü

-RÖP: Ramazan Can

Haber- Kamera: Namık Kemal KILINÇ/SERİK, (DHA)-

=================================================

5) YOLCU OTOBÜSÜ ALEV ALEV YANDI

BOLU’nun Gerede ilçesinde hareket halindeyken motor bölümünden alev alan yolcu otobüsü, kullanılamaz hale geldi.

Bolu-Karabük kara yolunda gece saatlerinde hareket halindeki 34 FEH 534 plakalı yolcu otobüsünün motor bölümünde yangın çıktı. Otobüsten dumanların yükseldiğini fark eden şoför, aracı yol kenarına çekerek yolcuları tahliye etti. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle alevler, kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında otobüs kullanılamaz hale gelirken, yaralanan olmadı. Yolcular, çağrılan başka bir otobüsle yollarına devam etti. Otobüsün yandığı anlar, cep telefonuyla görüntülendi.

Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------------

-Yangından görüntüler

Haber: Murat ÖZELCİ/KARABÜK,(DHA)

Flaş
Sıradaki Haber
Flaş
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler