DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4
1) EMEKLİ DOKTOR EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
BURSA’nın Orhangazi ilçesinde emekli Doktor İbrahim Aydın (70) yalnız yaşadığı evinde ölü bulundu.
Arapzade Mahallesi, Şehit Vedat Akdağ Caddesi’ndeki Soydaşkent Konutları’nda yalnız yaşayan emekli Doktor İbrahim Aydın'dan haber alamayan komşuları, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. Dün saat 19.30 sıralarında yapılan ihbarla bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. 54’üncü Blok 4’üncü kattaki dairenin kapısı itfaiye ekipleri tarafından açıldı. Eve giren ekipler Aydın'ı hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Aydın’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Savcının incelemesinin ardından İbrahim Aydın’ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Doktor İbrahim Aydın'ın Orhangazi Devlet Hastanesi'nde bir dönem görev yaptıktan sonra Yeniköy Sağlık Ocağı’na atandığı ve buradan emekli olduğu öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Binadan görüntüler
-Ekip araçlarından görüntü
-Detaylar
Haber-Kamera: Hasan BOZBEY/ORHANGAZİ (Bursa), (DHA)
====================================================
2) KAZADA ÖLEN 17 YAŞINDAKİ SELÇUK, OKULUNDA ANILDI
ADANA'nın Kozan ilçesinde trafik kazasında hayatını kaybeden motosiklet sürücüsü Selçuk Kelebekli (17), eğitim gördüğü Yusuf Baysal Anadolu Lisesi’nde düzenlenen programda dualarla anıldı.
Kaza, önceki gün sabah saatlerinde Tufanpaşa Mahallesi Üstün Sokak'ta meydana geldi. Ahmet Ö. yönetimindeki 01 HS 699 plakalı otomobil, dönüş yaptığı sırada Selçuk Kelebekli'nin kullandığı 01 AZF 195 plakalı motosikletle çarpıştı. Kazada yaralanarak hastaneye kaldırılan Selçuk Kelebekli hayatını kaybetti. Kelebekli, otopsinin ardından toprağa verildi.
Selçuk Kelebekli, eğitim gördüğü Yusuf Baysal Anadolu Lisesi’nde düzenlenen programda anıldı. Kelebekli'nin boş kalan sırasına fotoğrafını koyan arkadaşları, çiçekler bıraktı. Programda konuşan Okul Müdürü Hüseyin Şimşek, Kelebekli'nin vefatından duydukları büyük üzüntüyü dile getirdi. Şimşek, “Genç yaşta ölüm insanlara daha fazla dokunuyor. Selçuk, okulumuzun çalışkan ve efendi öğrencilerinden biriydi. Sınıfımızın ve okulumuzun başı sağ olsun. Onun hatırasını yaşatmak sizlerin ve bizlerin görevi. Elimizden geldiğince arkadaşımızın hatıralarına sahip çıkacağız” dedi.
'SON ANINA TANIK OLDUM'
Selçuk Kelebekli’nin eski öğretmeni Okan Arık da yaptığı konuşmada duygu dolu anlar yaşadı. Arık, Selçuk’u ailesiyle birlikte tanıdığını belirterek, “Yeni okulum Kozan Lisesi’ne giderken kazanın olduğu yere denk geldim. Selçuk yerde yatıyordu. Son anına tanık oldum. Selçuk köyden geliyordu. Annesi bana hep, ‘Hocam bu çocuk hayvanları çok seviyor. Bu çocukla ilgilen. Ablası okudu, doktor oldu. Biraz köye ve hayvancılığa hevesli, onu okumaya teşvik et’ derdi. Üç gündür kendimi toparlayamadım. Daha önce de bir öğrencimizi kazada kaybettik. Bir daha böyle olaylarda kardeşlerimizin hayatlarını kaybetmesini istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
'HEP KALBİMİZDE OLACAKSIN'
Selçuk’un sınıf arkadaşı Eren Özten ise arkadaşını şu sözlerle andı:“Selçuk hepimizin kardeşi ve arkadaşıydı. Saygılı bir insandı. Onu hep iyi hatırlayacağız ve anılarını yaşatmaya çalışacağız. Acımız büyük. Onu çok özleyeceğiz. Hep kalbimizde olacaksın.”Programın sonunda Kozan Müftüsü Mustafa Kaya tarafından Selçuk Kelebekli için dua edildi. Öğrenciler ve öğretmenler, genç yaşta hayatını kaybeden Kelebekli'yi dualarla yad etti. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
- Öğretmenlerinin konuşması
- Sınıf arkadaşının konuşması
- Dua edilmesi
- Detaylar
Haber-Kamera:Ali GÖKDAL/KOZAN,(ADANA,(DHA)
====================================================
3) HASTA YATAĞI YERİNE TERMAL SUDA 'WATSU' TERAPİSİYLE ŞİFA BULUYORLAR
ŞİFALI kaplıcalarıyla sağlık turizminin merkezlerinden olan Bursa’da, modern tıp uygulamaları, tamamlayıcı su içi terapi teknikleriyle zenginleştiriliyor. Özel bir hastane bünyesinde uygulanmaya başlayan dünyaca ünlü WATSU (Water Shiatsu) terapisi, 35 derece sıcaklıktaki termal suyun kaldırma kuvvetini geleneksel Zen Shiatsu prensipleriyle birleştirerek, fibromiyalji gibi kronik ağrı sendromları, travma sonrası stres bozukluğu, sporcu yaralanmaları ve klinik rehabilitasyon sürecinde olan hastalara ağırlıksız bir ortamda şifa sunuyor. Uzman terapistler eşliğinde gerçekleştirilen seanslarda; başı ve omurgası güvenle desteklenen hastalar yumuşak salınımlar, nazik esnetmeler ve akupunktur noktalarına uygulanan basılarla tedavi ediliyor.
Sağlık turizminin merkezlerinden Bursa’da hizmet veren Özel Doruk Nilüfer Hastanesi, modern tıp uygulamalarını tamamlayıcı su içi terapi teknikleriyle zenginleştirdi. Hastane bünyesinde uygulanmaya başlayan dünyaca ünlü WATSU terapisi, 35 derece sıcaklıktaki termal suyun kaldırma kuvvetini geleneksel Zen Shiatsu prensipleriyle birleştirerek hastalara ağırlıksız bir ortamda şifa sunuyor. Uzman terapistler eşliğinde gerçekleştirilen seanslarda; başı ve omurgası güvenle desteklenen hastalar yumuşak salınımlar, nazik esnetmeler ve akupunktur noktalarına uygulanan basılarla tedavi ediliyor. Suyun sunduğu ağırlıksızlık hissi, özellikle eklem ve omurga üzerindeki baskıyı tamamen ortadan kaldırarak kas spazmlarını çözüyor ve hareket kabiliyetini artırıyor. Vücudun stres yanıtını veren sempatik sinir sistemini baskılayıp dinlenme mekanizması olan parasempatik sinir sistemini aktive eden bu yöntem; fibromiyalji gibi kronik ağrı sendromları, travma sonrası stres bozukluğu, sporcu yaralanmaları ve klinik rehabilitasyon süreçlerinde etkin bir tamamlayıcı tedavi olarak öne çıkıyor. Uygulama hastalar üzerinde hem fiziksel hem de zihinsel açıdan gözle görülür bir rahatlama sağlıyor.
‘İNSAN BELİNE KADAR SUYA GİRDİĞİNDE AĞIRLIĞININ YÜZDE 50'SİNİ KAYBEDER’
Uzun yaşamın temel anahtarının hareket etmek olduğunu belirten Doruk Nilüfer Hastanesi Başhekimi, Fizik Tedavi Uzmanı Prof. Dr. Şüheda Çakır, hastalarını yatak yerine rahat hareket edebilecekleri suda tedavi ettiklerine dikkat çekerek, “Uzun yaşamın sırlarından biri hareket etmektir. Hareket edemeyen, özellikle bel ve diz ağrılı hastalarımızda hareketi kolaylaştırıcı bir etken olarak karşımıza çıkıyor su. İnsan beline kadar suya girdiğinde ağırlığının yüzde 50'sini kaybeder. Yürüyemeyen bir kişi suda rahatlıkla yürür hale gelebilir. Yani hareketi kısıtlı olan bir kişinin su içerisinde hareket edebilmesi mümkün olur. Hareket eşittir kas kuvveti, kas kuvveti eşittir hareketin artışı. Bu da tabii ki uzun, sağlıklı yaşamın bir anahtarı olarak görünüyor. İleri yaşlarda diz ağrıları, kalça ağrıları, bel ağrıları gibi vücuda yük binmesiyle ortaya çıkan ağrılarda ve hareketsizliklerde bu su içi tedaviler ile termal tedaviler ağrının azalmasına, hareketin kolaylaşmasına ve fonksiyonel düzeyin iyileşmesine katkıda bulunmuştur. Bunlar da bilimsel çalışmalarla açıklanmıştır. Bunun dışında omurilik yaralanması veya felç gibi hareket kabiliyetini yitirmiş hastalarda, karada yapamadıkları hareketleri özellikle su içerisinde çok daha rahat yapmak ve çok daha kolay yürüyebilmek mümkün olmaktadır” diye konuştu.
‘FARKLI ALANLARDAN İNSANLAR BU EĞİTİMİ ALMAK İÇİN GELİYOR’
WATSU terapisinin etkin olarak kullanıldığını belirten WATSU Türkiye Kurucusu Doç. Dr. Ertan Tüfekçioğlu ise “Su içi terapi yöntemlerinin öncüsü olan WATSU terapisinin eğitimindeyiz. Buraya farklı alanlardan insanlar bu eğitimi almak ve kendi ulaştıkları insanlara bu tedavinin, bu terapi yönteminin faydalarını ulaştırmak için geliyorlar. Eğitimlerimiz uluslararası sertifikalı olduğu için yurt içinden ve yurt dışından katılımcılarımız oluyor. Özellikle Bursa Doruk Nilüfer Hastanesinde son 3 yıldır bu eğitimleri düzenli olarak gerçekleştiriyoruz. Bunun tabii sadece direkt sağlığa olan etkisinin yanı sıra toplumsal olarak da sağlık turizmi açısından faydalarını yavaş yavaş görmeye başladık. Sağladığı fiziksel, duygusal ve psikolojik faydalardan dolayı rehabilitasyon merkezlerinde ve bütünsel sağlık amaçlı hizmet sunan sağlık merkezlerinde kullanılmaya başlandı. Dünya çapında çok daha yaygın hale geldi. Türkiye'de de yaklaşık 20 yıldır yaptığımız çalışmalarla bu terapi tanınır hale gelmeye başladı ve etkin bir şekilde kullanılıyor” ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-WATSU eğitiminden detaylar
-Hastalardan detaylar
-Doruk Hastanesi Başhekimi, Fizik Tedavi Uzmanı Prof. Dr. Şüheda Çakır röportaj
-Watsu Türkiye Kurucusu Doç. Dr. Ertan Tüfekçioğlu röportaj
Haber-Kamera: Yiğithan HÜYÜK/BURSA, (DHA)
====================================================
4) SAROS KÖRFEZİ'NDE SU ALTI SEZONU SONA ERDİ; 25 BİN DALIŞ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
EDİRNE'de Saros Körfezi'ne kıyısı bulunan Keşan ilçesine bağlı İbrice Limanı'nda dalış sezonu sona erdi. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) yetkilisi ve 3 yıldız dalış eğitmen eğiticisi Ahmet Yumurtacı, yoğun bir dalış sezonu geçirdiklerini belirterek, “Sadece İbrice Limanı bölgesinde 25 bine yakın dalış gerçekleştirildi. Ortalama 10 binin üzerinde dalıcıyı ağırladık." dedi.
Saros Körfezi'nin 'akvaryumu' olarak adlandırılan İbrice Limanı, bu sezon da yerli ve yabancı birçok dalış tutkununu ağırladı. Liman açıklarındaki su altı zenginliği, bu yıl daha fazla dalış meraklısının bölgeye gelmesini sağladı. Liman ve çevresine Edirne Valiliği'nce yaptırılan tesisler ve yeni yatırımlar bölgede dalış turizmini geliştirdi. Dalgıç adayları, eğitmenler eşliğinde liman açıklarında bulunan Çanakkale Savaşları'nın canlandırıldığı yapay resifler ve limanın 500 metre açığına geçen yıl batırılan muharebe tankının bulunduğu bölgeye dalış gerçekleştirdi. Yapılan tanıtımlarla bölgeye gelen dalış tutkunlarının sayısı bu yıl daha da arttı.
‘ÖNÜMÜZDEKİ SEZONDA DAHA FAZLA DALICIYI AĞIRLAYACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM’
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) yetkilisi ve 3 yıldız dalış eğitmen eğiticisi Ahmet Yumurtacı, Saros Körfezi'nde dalış sezonunda sona gelindiğini ifade ederek, "Bu yıl bölgemizde ekstra yeni yapay resifler yapıldı. Bu resifler oldukça ilgi çekti. İstanbul’dan özellikle birçok dalgıç arkadaşımız bölgemize geldi. Biraz geç başlasak da güzel sonlandırdık. Sadece İbrice Limanı bölgesinde 25 bine yakın dalış gerçekleştirildi. Ortalama 10 binin üzerinde dalıcıyı ağırladık. Çok ilgi çeken bir bölge. Doğal resifleri çok fazla. 12 dalış noktamız var bölgede. Bunun yanında valiliğimiz kanalıyla çok ciddi yatırımlar yapıldı. Hem alt yapı olarak hem de yapay resifler olmak üzere. Bu da ilgiyi çok fazla arttırdı. Saros’un ilgi çekmesinin kaynağı, kendi kendini temizleyen 3 körfezden biri olması. Dolayısıyla çok ilgi çekiyor. Son 2 senedir bölgemize çok fazla yatırım yapıldığından dolayı ilgi de arttı. Tank, gemi, uçak batıklarımız var. Yapay resiflerimiz bu yıl daha da arttı. ‘Minia Edirne Projesi’ hayata geçirildi. Sezonun uzamasının bir sebebi de yapılan bu yatırımlar. Mevsimlerin biraz kayması, su sıcaklığının ve görüş mesafesinin de artması ilgiyi ciddi anlamda bölgeye kaydırdı. Önümüzdeki sezonda kapasitemizi çok daha fazla arttırarak daha fazla yerli ve yabancı dalıcıyı ağırlayacağımızı düşünüyorum" diye konuştu.
DALGIÇLAR MEMNUN AYRILDI
3 yıldızlı dalgıç Bünyamin Taha Aksu hem dalış eğitmenleri hem de dalgıçlar için keyifli bir sezon geçirdiklerini dile getirdi. Aksu, "Yeni yapılan yapay resiflerimiz için birçok dalıcı bu bölgeyi tercih etti. Hem İstanbul’dan ve diğer illerden, hem de yurt dışından bu güzellikleri görebilmek için gelen dalıcılarımız oldu. Hepsinin ortak noktası yüzlerince kocaman bir gülümsemeyle ayrılmaları oldu. Saros Körfezi kendi kendini temizleyen nadir bir körfez. Su altında canlılık oranı çok fazla. Doğal oluşumları görmek isteyenler var. Her dalıcıya uygun dalış noktamız var. Ben de daha önce Edirne’de dalış turizmi olduğunu bilmiyordum. Daha çok Antalya ve Kaş tanınıyordu. Ama burada da suyun altında bambaşka bir dünya var. Dalıcılar başta tereddüt etse de Saros’ta dalış yaptıktan sonra çok şaşırıyorlar ve mutlu oluyorlar. Bu da bizleri çok memnun ediyor" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------
-Limanın havadan dron gör.
-Yapay resiflere dalış yapan dalgıçlar
-Su altındaki balıklar ve dalgıçlar
-Su altındaki canlılık
-Tünellerden geçen dalgıçlar
-Tank batığına dalan dalgıçlar
-TSSF yetkilisi Ahmet Yumurtacı röp.
-Dalgıç Bünyamin Taha Aksu röp.
-Genel detaylar
Haber-Kamera: Ünsal YÜCEL/KEŞAN(Edirne),(DHA)
====================================================
5) ZİYARETÇİLER 'BOŞ TAŞA BAKMASIN' DİYE 798 YILLIK MİRASIN GÖNÜLLÜ ELÇİLİĞİNİ YAPIYOR
SİVAS’ın Divriği ilçesinde yer alan, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, her dönem yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Tarihi yapının önünde hediyelik eşya satan emekli Mustafa Yıldırım (62), 16 yıldır ziyaretçilere gönüllü mihmandarlık yapıyor. Caminin yanlış tanıtılmasına tepki göstererek bu işe başladığını belirten Yıldırım, "Ziyaretçiler buraya gelince boş taşa bakmasın, tarihini doyarak öğrensin diye sanat tarihçilerinden edindiğim doğru bilgileri aşkla anlatıyorum" dedi.
Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde, 1228 yılında Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah ile eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılan ve 9 yıllık restorasyon sürecinin sona ermesiyle 2024 Mayıs'ta yeniden ibadete ve ziyarete açılan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, mimari özellikleriyle dikkat çekiyor. Kapılar ve sütunlar başta olmak üzere, külliyenin birçok yerindeki, Ahlatlı ve Tiflisli ustaların ellerinden çıkan, taş işçiliğinin en nadide ve ince örneklerini yansıtan motifler ilgi görüyor. Cami ve darüşşifadan ibaret olan, İslam dünyası ile tarihinde eşi benzeri bulunmayan külliyenin taç kapılarının mimarı ve heykeltıraşı Ahlatlı Hürrem Şah; motif dünyasına getirdiği yenilikler, mimari tasarım dehası olması ve özellikle kıble kapısındaki cennet kapısı tasarımı ile 12 ve 13'üncü yüzyılda İslam sufizmi sanat alanındaki temsilcisi olarak gösteriliyor.
'KENDİNİ ESERE ADADI'
İlçedeki Demir Çelik İşletmeleri'nden 2008 yılında emekli olan, evli ve 3 çocuk babası Mustafa Yıldırım, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası girişinde hediyelik eşya satmaya başladı. Zaman içerisinde yapıyla ilgili tüm teknik bilgileri öğrenen Yıldırım, mihmandarlık yapmaya başladı. Eserin 16 yıldır gönüllü elçisi olan Yıldırım, gün içerisinde gelen kafilelere defalarca caminin tarihini, eserin mimarisindeki sırları, taş süslemelerdeki desenlerin özelliklerini tek tek anlatıp ziyaretçileri bilgilendiriyor. Eserle ilgili araştırma yapan sanat tarihçilerinden öğrendiklerini, kitaplarından okuduklarını hafızasına kazıyan Yıldırım, yapının bilinmeyen tüm özelliklerini paylaştığı ziyaretçilerin doğru bilgilenmesine katkı sağlıyor.
'AŞKLA ANLATIYORUM'
Caminin yanlış tanıtılmasına tepki göstererek bu işe başladığını belirten Yıldırım, "Bu bir sevdadır. Ben emekli olduktan sonra hediyelik eşya işi yapmaya başladım. 2010 yılından beri camiyi anlatıyorum. Camiyi yanlış anlatanlar vardı. Onlarla tartıştım. Doğru bilgiler olsun diye bu işe yöneldim. Sanat tarihçilerinin anlatımlarıyla, aşkla bu camiyi anlatıyoruz. Ziyaretçiler buraya gelince boş taşa bakmasın, tarihini doyarak öğrensin diye sanat tarihçilerinden edindiğim doğru bilgileri aşkla anlatıyorum. Ecdadımızın yaklaşık 800 yıl önceki mesajlarını duyunca gözleri yaşaran çok insan oluyor. Geçen sene Antalya'dan bir beyin cerrahı gelmişti. Cennet kapıda secdeye yattı ve hüngür hüngür ağladı, 'Ben bunların yanında hiçim' dedi. Bu cami öyle bir camidir. Biz bu camiyi Mengücekler Divriği Ulu Cami diye anlatmalıyız. Bana çok teşekkür edenler var. Anlatımlarımdan dolayı etkilendiklerini söyleyenler var. Beni görmek için de gelenler var. Elazığ ve Mardin'e üzerimdeki Divriği Ulu Cami fotoğrafının olduğu tişörtle gittim. Orada da camiyi anlattım. Amacım yürüyen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası olmak” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-Camiden genel ve detay görüntüler
-Mustafa Yıldırım'ın kafilelere eseri gezdirmesi
-Röportaj
-Genel detaylar
Haber: Eraydın AYTEKİN-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS (DHA)
====================================================
6) GAZİANTEP’TE SAHTE REÇETE OPERASYONU: 8 GÖZALTI
GAZİANTEP’te doktor reçetesine tabi ilaçları usulsüz reçetelerle temin edip üçüncü kişilere sattıkları ve bu yöntemle kamuyu yaklaşık 30 milyon lira zarara uğrattıkları belirlenen 8 şüpheli gözaltına alındı.
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince, 'Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık' ve 'Resmi belgede sahtecilik' suçlarına yönelik soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında 2022-2024 yılları arasında doktor onayı ve reçetesine tabi ilaçlara ait reçetelerin usulsüz şekilde düzenlenmesini sağladıkları belirlenen şüphelilerin, reçete edilen ilaçları el altından üçüncü kişilere para karşılığında sattıkları ve bu yolla kamuyu yaklaşık 30 milyon lira zarara uğrattıkları tespit edildi.
Şüphelilerin Gaziantep'te faaliyet gösteren bazı özel hastane ve eczanelerde çalışan kişiler olduğu belirlendi. Ekipler, Gaziantep'te 7, Aydın'da 1 olmak üzere toplam 8 şüpheliye yönelik dün sabah saat 06.30'da eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda 8 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor. (DHA)
Görüntü dökümü
---------------
-Polis ekiplerinin arama çalışmaları
-Denetlenen eczaneler
-Şüphelilerin gözaltına alınmaları
Haber: Ahmet ATMACA-Kamera: GAZİANTEP-DHA
====================================================




