DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4

📅 27.09.2026 12:24 🕐 1 saat önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) TARTIŞTIĞI EŞİNİ POMPALI TÜFEKLE ÖLDÜREN ŞÜPHELİ TUTUKLANDIDİYARBAKIR'da tartıştığı eşi Ayfer Çakmak'ı (32) pompalı tüfekle öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan Osman Çakmak (37) tutuklandı.Olay, 25 Eylül'de Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesi 840’ıncı Sokak’ta meydana geldi. Osman Çakmak, evde henü

1) TARTIŞTIĞI EŞİNİ POMPALI TÜFEKLE ÖLDÜREN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

DİYARBAKIR'da tartıştığı eşi Ayfer Çakmak'ı (32) pompalı tüfekle öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan Osman Çakmak (37) tutuklandı.

Olay, 25 Eylül'de Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesi 840’ıncı Sokak’ta meydana geldi. Osman Çakmak, evde henüz bilinmeyen nedenle eşi Ayfer Çakmak’la tartıştı. Tartışmanın büyümesi ile Ayfer Çakmak evden kaçmaya çalışırken, Osman Çakmak merdivende av tüfeğiyle ateş etti. Ayfer Çakmak yaralandı. İhbarla bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Ayfer Çakmak’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekiplerince gözaltına alınan Osman Çakmak, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Çakmak, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Soruşturma sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------

ARŞİV

Haber-Kamera: Hüseyin İÇLİ-Seyfettin EKEN/DİYARBAKIR,(DHA)

==============================================

2) PARASI OLANIN BİLE KULLANAMADIĞI RENK; ANTİK DÜNYADA GÜCÜN VE STATÜNÜN SİMGESİ MOR

ANTALYA'nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake Antik Kenti'nde geçmişte mureks adı verilen deniz salyangozlarından üretilen mor boya, antik dünyanın en değerli ürünleri arasında yer aldı. Özellikle ruhban sınıfı ve iktidar sahipleriyle özdeşleşen mor renk, bazı dönemlerde kullanımı yasalarla sınırlandırılacak kadar önemli bir güç, statü ve ayrıcalık göstergesi oldu.

Myra-Andriake Antik Kenti'nde mureks kabuklarına ilişkin ilk bulgulara daha önce rastlanırken, Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik başkanlığında 2009 yılında başlayan sistematik kazılarla mor boya üretim işlikleri ve üretim merkezi arkeolojik verilerle ayrıntılı biçimde ortaya konuldu. Milattan sonra 5'inci yüzyıl ve sonrasında yoğun olarak gerçekleştirilen üretimde, denizden canlı toplanan murekslerin içerisindeki özel doku çıkarılarak, kurşun kazanlarda kontrollü şekilde ısıtıldı ve mor boya elde edildi. Zahmetli üretim süreci nedeniyle son derece değerli olan mor boya tekstilde kullanılırken, ham madde olarak da ticareti yapılan önemli bir ürüne dönüştü. Andriake'nin ekonomik zenginliğine katkı sağlayan mor, Roma ve Bizans dönemlerinde güç, statü ve ayrıcalığın simgesi olarak önemini korudu.

İKTİDAR SINIFININ RENGİ

Mor boyanın antik dönemde kıymetli olduğunu söyleyen Myra Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik, "Özellikle ruhban sınıfı ve iktidar sahipleri tarafından kullanılıyordu. Hatta bazı dönemlerde, paranız olsa bile satın alamayacağınız veya kullanamayacağınız kadar özel bir renkten söz ediyoruz. Kullanımı yasalarla sınırlandırılabiliyordu. Dolayısıyla mor yalnızca bir renk değil; aynı zamanda güç, statü ve ayrıcalığın göstergesiydi. Mor boya üretiminin özellikle Orta Doğu’da Bronz Çağı’ndan itibaren yapıldığını biliyoruz" diye konuştu.

'LİMAN AGORASI, MOR BOYA ÜRETİM MERKEZİNE DÖNÜŞTÜ'

Renk üretim atölyelerinin Myra’da görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Çevik, "Mureks, deniz kabuklusu, bir tür deniz salyangozudur. Myra ve Kekova çevresindeki denizde de bu canlılara rastlanıyor. İlk defa mureks endüstrisine ait üretim atölyelerini burada bulduk. Antik kaynaklarda mor boyanın üretim süreci anlatılıyordu. Çeşitli yerlerde mureks kabukları bulunuyordu fakat boyanın hangi atölyelerde, nasıl ve hangi düzeneklerle üretildiğini bilmiyorduk. Buradaki üretim ise çok daha geç bir döneme, milattan sonra 5'inci yüzyıl ve sonrasına tarihleniyor. Liman agorası; işlevini kaybettikten sonra bu alan bir fabrikaya, daha doğrusu bir mor boya üretim merkezine dönüşüyor" dedi.

MUREKSLER ÜRETİM ALANINA CANLI TAŞINDI

Üretimin murekslerin avlanmasıyla başlandığını belirten Prof. Dr. Çevik, "Denizden canlı olarak toplanmaları ve üretim yerine yine canlı getirilmeleri gerekiyor. Çünkü ölürse istenilen boya elde edilemiyor. Denizden çıkarıldıktan sonra su dolu kaplar içerisinde taşınıyor ve işleme alınacakları zamana kadar suyun içerisinde canlı tutuluyorlar. Kazılarda bunun arkeolojik kanıtlarını da bulduk. Tonlarca kırılmış mureks kabuğunun yanı sıra çok sayıda kırık amphora parçasıyla karşılaştık. Çünkü bu canlıları kapların içerisinden çıkarmak için zaman zaman kapları kırmaları gerekiyordu" diye konuştu.

ÖZEL DOKUDAN MOR BOYAYA

Deniz canlısının içinde bulunan ve boyanın elde edildiği özel dokunun çıkarıldığını belirten Kazı Başkanı Prof. Dr. Çevik, "Bu, içerisinde koyu renkli damarların bulunduğu bir doku. Mor boyanın ham maddesi buradan elde ediliyor. Bu doku çıkarıldıktan sonra kurşun kazanlara konuluyor ve özel fırın düzeneklerinde ısıtılıyor. Kazanların doğrudan alevle temas etmemesi gerekiyor. Çünkü malzeme doğrudan ateş görür veya kaynarsa istenilen boya elde edilemiyor. Bu nedenle kazanlar, ısı kanallarının üzerine yerleştiriliyor. Bekledikçe içerisindeki renk açığa çıkıyor ve sonunda mor boya elde ediliyor" dedi.

ANDRİAKE'NİN ZENGİNLEŞMESİNE KATKI SAĞLADI

Elde edilen boyanın tekstilde kullanıldığını belirten Prof. Dr. Çevik, "Bunun yanı sıra boya ham maddesi olarak da satılıyor. Son derece pahalı bir ürün olduğu için bulunduğu bölgeye büyük bir ekonomik gelir sağlıyor. Özellikle milattan sonra 5. yüzyıldan sonra buranın zenginleşmesinde en önemli unsurlardan birinin mureks endüstrisi olduğunu söyleyebiliriz. Mor boya, Roma ve Bizans dönemlerinde olduğu gibi onlardan çok daha önceki dönemlerde de binlerce yıl boyunca kullanılan çok özel bir doğal boya" diye konuştu.

BULGULAR DÜNYA BİLİM LİTERATÜRÜNE SUNULDU

Bazı mureks türlerindense kırmızıya veya sarıya yaklaşan farklı tonlar elde edildiğini kaydeden Prof. Dr. Çevik, "Ancak burada bulunan belirli mureks türlerinden oldukça nitelikli mor renk elde edilebiliyor. Bu da bölge için önemli bir avantaj oluşturuyor. Kazılardan elde ettiğimiz sonuçları da Türkçe ve İngilizce hazırlanan bilimsel bir monografi ile yayımladık. Böylece Andriake’de ortaya çıkardığımız mureks endüstrisi ve mor boya üretimine ilişkin bulguları dünya bilim literatürüne sunmuş olduk" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Antik kentin genel görüntüsü

-DHA muhabiri İrem BAŞDAŞ'ın ANONSU

-Kırık deniz salyangozu kabuklarının görüntüsü

-RÖP: Prof. Dr. Nevzat Çevik

Haber: İrem BAŞDAŞ- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,(DHA)

========================================

3) DEREYE YUVARLANAN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ ÖLDÜ

TRABZON'un Yomra ilçesinde dereye yuvarlanan otomobilin sürücüsü Mehmet Ali Ak (49), hayatını kaybetti.

Kaza, dün akşam saatlerinde Yomra-Özdil-Yağmurdere grup yolunun 14'üncü kilometresi Kıratlı mevkisinde meydana geldi. Virajı alamayan Mehmet Ali Ak idaresindeki 61 AHJ 076 plakalı otomobil, Yomra Deresi'ne yuvarlandı. Kazayı görenlerin ihbarıyla bölgeye sağlık, itfaiye, AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerce yapılan kontrolde, derede ters dönen otomobildeki sürücünün yaşamını yitirdiği belirlendi. Mehmet Ali Ak'ın cansız bedeni, araçtan çıkarılarak hastane morguna kaldırıldı. Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

- Kaza yerinden görüntü

- Kaza ve ölen sürücüden görsel

HABER: Selçuk BAŞAR KAMERA: YOMRA(Trabzon),(DHA)-

========================================

4) SAHTE SENETLE 2,8 MİLYON, FOTOKOPİSİYLE 3,27 MİLYON DOLARLIK HACİZ GİRİŞİMİ

ANTALYA'da, cezaevinde tutuklu Zekai Kaplan'ın, hırdavatçı Hasan Uzuner'e karşı başlattığı 2,8 milyon dolarlık icra takibine dayanak olan senedin sahte olduğu belirlenince, Kaplan'a 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Aslı, adli emanette bulunan senedin fotokopisi kullanılarak ikinci kez başlatılan icra takibinde, faiz ve avukat masraflarıyla birlikte Uzuner'e 3 milyon 270 bin dolarlık yeni ödeme emri gönderildi.

Muğla Köyceğiz'de 2006 yılında 'Kasten öldürme' suçlamasıyla aranan Zekai Kaplan, 2015'te Antalya'da yakalanıp tutuklandı. Antalya'da bulunduğu 9 yılda mobilyacılık yapan Kaplan, o dönem malzeme satın aldığı eski sanayideki hırdavatçı Hasan Uzuner hakkında, pandemi nedeniyle cezaevinden izne ayrıldığı 2023 yılında, 2,8 milyon dolarlık senetle icra takibi başlattı. İcra takibi nedeniyle banka hesaplarına bloke konulan Uzuner, böyle bir borcu olmadığını belirterek, Kaplan hakkında şikayetçi oldu. Adli Tıp Kurumu'nun 9 Kasım 2023 tarihli raporunda, senetteki yazıların Uzuner'in elinden çıkmadığının belirlendiği kaydedildi.

Rapora göre imza Uzuner'e aitti ancak senedin çevresinde yapıştırıcı kalıntıları ve çerçeve biçiminde lif kalkmaları vardı. Adli Tıp, imzanın senet içeriğini onaylamak için atılmadığını, belgenin bu imzadan yararlanılarak oluşturulduğunu tespit etti. Kaplan ise yargılamadaki savunmasında, senedi Uzuner'den zarf içinde aldığını, aralarındaki ticaretten kaynaklanan alacağı için icraya koyduğunu söyleyerek suçlamaları reddetti.

2 SUÇTAN HAPİS

Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi, 22 Ekim 2025'te Kaplan'ı 'Kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık'tan 4 yıl 2 ay hapis ve 15 bin lira adli para cezasına, 'Resmi belgede sahtecilik'ten 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı. Kaplan'ın 2 milyon 800 bin dolarlık alacağına ilişkin somut ve kesin delil bulunmadığına hükmeden mahkeme, senedin aslının dosyada delil olarak saklanmasına karar verdi. Dosyadaki karar istinaf yolu açık olarak verildi.

İCRA TAKİBİ İPTAL EDİLDİ

İcra takibine ilişkin süreçte Yargıtay 12'nci Hukuk Dairesi, 2023'teki takip talebinde döviz alacağının Türk lirası karşılığının gösterilmediğini belirleyerek bozma kararı verdi. Bozmaya uyan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12'nci Hukuk Dairesi, 20 Kasım 2025'te icra takibini Uzuner yönünden iptal etti. Bölge Adliye Mahkemesi kararında da temyiz yolunun açık olduğu belirtildi.

TİCARET MAHKEMESİ: BORÇLU DEĞİL

Antalya 3'üncü Asliye Ticaret Mahkemesi de 17 Şubat 2026'da Uzuner'in söz konusu senet nedeniyle Kaplan'a borçlu olmadığının tespitine karar verdi. Mahkeme, yeni Adli Tıp raporunu ve ceza yargılamasını değerlendirerek senedin sahte oluşturulduğu, Kaplan'ın ise kötü niyetle takip yaptığı sonucuna vardı. Kaplan'ın, senet bedelinin ilk takip tarihindeki Türk lirası karşılığı üzerinden hesaplanacak yüzde 20 oranında kötü niyet tazminatını Uzuner'e ödemesine hükmedildi. Bu karar da istinaf yolu açık olarak verildi.

Aynı senedin bu kez fotokopisi kullanılarak, ikinci icra takibi başlatıldı. Antalya Genel İcra Dairesi'nin 22 Temmuz 2026 tarihli yeni ödeme emrinde, alacaklı yine Zekai Kaplan, borçlu yine Hasan Uzuner olarak yer aldı. 2 milyon 800 bin dolarlık senet alacağına faiz ve komisyon eklenerek, toplam 3 milyon 270 bin 609 dolar 42 sent istendi. Harca esas tutar ise o günkü 46,7 TL olan kur üzerinden 152 milyon 766 bin 895 lira 39 kuruş olarak gösterildi.

KAPLAN HAKKINDA YENİ ŞİKAYET

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na 14 Eylül'de başvuran Uzuner, daha önce hakkında mahkumiyet kararı verilen 2,8 milyon dolarlık senedin yeniden icra takibine konulduğunu belirterek Zekai Kaplan hakkında, 'Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık', 'Resmi belgede sahtecilik', 'Sahte resmi belgenin kullanılması' gibi nedenlerle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda, 9 Kasım 2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre, senetteki yazıların Uzuner'in elinden çıkmadığı, imzanın çevresinde yapıştırıcı kalıntıları ve lif kalkmaları bulunduğu, senedin Uzuner'in imzasından yararlanılarak oluşturulduğu tespitine yer verildi. Dilekçede, Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nin Kaplan'a bu senetle ilgili dolandırıcılık suçundan toplam 6 yıl 3 ay hapis ve 15 bin lira adli para cezası verdiği belirtildi. Senede dayalı önceki icra takibinin de yargı kararıyla Uzuner yönünden iptal edildiği kaydedildi.

'AVUKATIN ROLÜ ARAŞTIRILSIN' TALEBİ

Uzuner, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na aynı olayla ilgili Zekai Kaplan'ın avukatı Fatma Çakmak hakkında da 'Nitelikli dolandırıcılık' ve 'Resmi belgede sahtecilik' suçlarına iştirak kapsamında değerlendirilmesi gereken eylemlerle ilgili suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, Çakmak'ın Kaplan'ı önceki icra takibine ilişkin yargılamada temsil ettiği, aynı senedin konu olduğu ceza davasında da müdafi olarak görev yaptığı belirtildi. İlk icra takibinin Uzuner yönünden iptal edildiği, Kaplan'a hapis ve para cezası verildiği belirtilen dilekçede, bu dosyalarda görev alan Çakmak'ın, kararlardan ve Adli Tıp Kurumu'nun senede ilişkin tespitlerinden ne zaman haberdar olduğunun araştırılması talep edildi. Ayrıca, aynı senetle 2026'da açılan yeni icra dosyasında Çakmak'ın yine Kaplan'ın vekili olduğu, takip talebini kimin hazırlayıp gönderdiğinin, senedi dosyaya kimin sunduğunun ve varsa haciz ile tahsilat taleplerini kimin yaptığının UYAP kayıtlarından belirlenmesi istendi. Uzuner, şikayetinin Çakmak'ın avukatlık yapmasına değil, önceki yargılamalardaki konumu dikkate alınarak yeni takipteki bilgi ve iradesinin incelenmesine ilişkin olduğunu belirtti. Dilekçede, soruşturma sonucunda suç unsuru tespit edilirse Çakmak hakkında dava açılması istendi.

'BORCUM YOK, ŞAŞIRDIM'

Zekai Kaplan'ın, ortaklığı bulunan hırdavatçıdan malzeme satın aldığını, 2015'e kadar problem yaşanmadığını anlatan Hasan Uzuner, “Muğla'da cinayet işlemiş, 9 yıl sonra Antalya'da yakalanıyor. Bizim de mal verdiğimiz sıradan bir firmaydı. O firmadaki çalışan bize bir miktar mal iade etti ve hesabından düştük. Daha borcu vardı ve biz bunları belli bir zamandan sonra icraya verdik. Bundan dolayı bir husumet doğmuş belki. Korona zamanında adli kontrolle izne çıkarılıyor. O arada böyle sahte bir senet düzenlemişler. Sonra bir gün tebligat geldi, tüm hesaplarımız blokeli. 'Allah Allah, benim kimseye borcum yok, nasıl blokeli olur' diye şaşırdım. '2 milyon 800 bin dolar borcun varmış şuraya.' 'Böyle bir borcum olmaz' dedim koştum savcılığa" dedi.

YİNE AYNI KİŞİDEN AYNI SENET

Süreçte hacizler geldiğini, tüm mülklerinin satışının istendiğini kaydeden Uzuner, "Biz 'olaydan kurtulduk' derken tekrar icralar gelmeye başladı. Yine aynı kişiden, aynı senedin fotokopisiyle. Tekrar aynı mahkemelere gideceğiz. İcra takibi için 1,5 milyon lira para yatırmaları lazım ama adli yardım yapıldığı için her şey ücretsiz. 'Bedava nasıl olsa' diye hem mahkemeyi oyalıyor, hem de bizi zor durumda bırakıyorlar. Tekrar bankalar blokede. Böyle mantıksız, tuhaf bir şey, şaşılacak bir olay" diye konuştu.

'YASAL SÜREÇ DEVAM EDİYOR'

Uzuner'in avukatı Soner Gül, "Müvekkilim, mallarına haciz konulduğunu öğrendikten sonra senetle ilgili ticaret mahkemesine başvurdu ve savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ağır ceza mahkemesinde sanık hakkında 'Resmi belgede sahtecilik' ve 'Dolandırıcılık' suçlarından hapis cezaları verildi. Ticaret mahkemesinde de müvekkilimin bu senet nedeniyle borçlu olmadığına karar verildi. Senedin aslı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın adli emanetinde bulunuyor. Buna rağmen aynı senet yeniden icra takibine konuldu. Bu işlem nedeniyle hem Kaplan hem de avukatı hakkında suç duyurusunda bulunduk" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Zekai Kaplan ile avukat Soner Gül detay

-RÖP: Zekai Kaplan

-RÖP: Soner Gül

Haber: Mehmet ÇINAR- Kamera: Aysu DURSUN/ANTALYA, (DHA)-

=======================================

5) DOĞDUĞU TESADÜFEN ÖĞRENİLEN ZEBRA YAVRUSU 'JASON', İLGİ ODAĞI OLDU

BURSA Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi’nde 13 gün önce dünyaya gelen ve doğduğu tesadüfen fark edilen zebra yavrusu ‘Jason’, ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, 1998’den bu yana 206 bin 600 metrekarelik alanda faaliyetlerini sürdürüyor. Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği’ne (EAZA) tam üye olan Bursa Hayvanat Bahçesi, bünyesindeki 1000 birey, 125 tür, 11 gölet, 2 bin ağaç, 50 bin çalı ve 150 bin yer örtüsü bitkisiyle hayvanlara doğal ortam sunarken, ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor.

Hayvan popülasyonunun her geçen gün arttığı merkezde, hayvanat bahçesi çalışanlarının rutin saha taramaları sırasında, doğduğu tesadüfen fark edilen 'Jason' isimli yavru zebra, annesinin yanından ayrılmıyor. Yeni yavru ile hayvanat bahçesindeki zebraların sayısı da 12’ye ulaştı.

Zürafa, zebra ve deve kuşlarının bulunduğu alandan sorumlu hayvan bakıcısı Harun Yazgılı, tedbir amaçlı alan kontrolü yaptıklarını söyleyerek, "Biz normalde sabah geldiğimiz zaman hayvanların sağlık durumlarını kontrol ediyoruz. Davranışlarında aksi bir durum var mı diye bakıyoruz. Beslenmelerini yaptıktan sonra da sürekli alan kontrolü gerçekleştiriyoruz. Çünkü aksi bir durumda müdahale edebilmek için gözümüzün üzerlerinde olması gerekiyor” dedi.

‘DURUMU İYİ VE ANNESİ DE ONU KORUYOR’

Yazgılı, "Jason’u alan kontrolü yaptığımız sırada fark ettik. Yeni doğan yavruyla annesini ilk etapta içeri aldık. Doğum sırasında herhangi bir problem ya da sakatlık olup olmadığını kontrol ettik. Bir süre gözetim altında tuttuk. Herhangi bir aksi durum olmadığı ve kontrolleri tamamlandığı için daha sonra diğer zebraların bulunduğu alana bıraktık. Yavrunun sağlık durumu iyi ve annesi de onu koruyor. Yavrunun ismine de diğer çalışan arkadaşlarımızla beraber karar verdik. Jason, şu an 13 günlük ve sağlıklı bir şekilde büyüyor" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------------------------

-Yavru zebra ve annesinden detaylar

-Vatandaşlardan detay

-Hayvan bakıcısı Harun Yazgılı röportaj

-Haber-Kamera: Cennet PORSUK Yiğithan HÜYÜK/BURSA, (DHA)

Hareket halindeki kamyonetin kasasından düştü; kaza kamerada
Sıradaki Haber
Hareket halindeki kamyonetin kasasından düştü; kaza kamerada
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler