DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3

📅 03.11.2026 10:47 🕐 1 saat önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) KONYA’DA YOLCU OTOBÜSÜ DEVRİLDİ: 45 YARALIKONYA'da yolcu otobüsünün şarampole devrildiği kazada 45 kişi yaralandı.Kaza, saat 02.00 sıralarında Beyşehir- Isparta kara yolu Yenice mevkisinde meydana geldi. Antalya-Iğdır seferini yapan 06 FDF 199 plakalı yolcu otobüsü, sürücüsünün kontrolü kaybetmes

1) KONYA’DA YOLCU OTOBÜSÜ DEVRİLDİ: 45 YARALI

KONYA'da yolcu otobüsünün şarampole devrildiği kazada 45 kişi yaralandı.

Kaza, saat 02.00 sıralarında Beyşehir- Isparta kara yolu Yenice mevkisinde meydana geldi. Antalya-Iğdır seferini yapan 06 FDF 199 plakalı yolcu otobüsü, sürücüsünün kontrolü kaybetmesi sonucu şarampole devrildi. Kazada 45 kişi yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine, jandarma, polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar Beyşehir, Konya ve Seydişehir'deki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralılardan 3'ünün durumunun ağır olduğu belirtildi.

Kazaya ilişkin inceleme sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------

- Kaza yeri ve yaralılardan detay

Haber: Muhammed SIDAL/BEYŞEHİR/KONYA, (DHA)

==================================================

2) GÜMÜŞHANE'DE BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDAN KALMA SİPERLER GÜN YÜZÜNE ÇIKARILACAK

GÜMÜŞHANE'nin Kürtün ilçesinde Birinci Dünya Savaşı'ndan kalma tarihi siperler gün yüzüne çıkarılacak. Gümüşhane Üniversitesi tarafından oluşturulan ekip tarafından yapılan çalışmalara danışmanlık yapan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden Prof. Dr. Reyhan Körpe, "Araştırmamızda şunu gördük ki; o bölgede özellikle 2 bin 600- 3 bin metredeki siperler hala ilk zamanki halleriyle korunmaktadır. Bu savaşa ait izler ne yazık ki çok fazla bilinmiyor" dedi.

Gümüşhane Üniversitesi tarafından 1'inci Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesi'ndeki önemli direniş noktalarından Harşit Savunması'nı bilimsel yöntemlerle araştırmak ve tarihi mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız'ın desteğiyle Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Osmanlı Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Reyhan Körpe danışmanlığında çalışmalar kapsamında bir araştırma ekibi oluşturuldu. Söz konusu ekibin, cephe hattının coğrafi haritalandırılmasının yapılması ve savaş alanları tespit edilerek, tarihi siperler gün yüzüne çıkarılması için 4 binden fazla arşiv belgesini inceleyeceği bildirildi.

'SİPERLER HALA İLK ZAMANKİ HALLERİYLE KORUNMAKTADIR'

Birinci Dünya Savaşı'nın Çanakkale Savaşları ve diğer cephelerle daha çok bilindiğine dikkati çeken Prof. Dr. Reyhan Körpe, "Fakat Birinci Dünya Savaşı'nın belki de hiç bilinmeyen cephelerinden biri Türkiye'nin kuzeydoğusunda, Gümüşhane civarında meydana gelmiş. Birinci Dünya Savaşı'nda Rus ordusu, bir kolu Erzurum başka bir kolu ise Trabzon üzerinden Gümüşhane civarında bir araya gelmek için hareket geçmiş. Bu iki Rus ordusunu Gümüşhane'deki Osmanlı kuvvetleri büyük bir direnişle durdurmuş. Günümüzde Gümüşhane'nin Kürtün ilçesi civarında yer alan bu savaş alanları ve oradaki siperler savaşın izlerini günümüze taşıyor. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız'ın girişimleriyle ben ve Dr. Mübarek İpek bu bölgelerde bir araştırma gerçekleştirdik. Araştırmamızda şunu gördük ki; o bölgede özellikle 2 bin 600- 3 bin metredeki siperler hala ilk zamanki halleriyle korunmaktadır. Bu savaşa ait izler ne yazık ki çok fazla bilinmiyor" dedi.

'SİPERLERHARİTA ÜZERİNDE TESPİT EDİLİP, GÜN YÜZÜNE ÇIKARTILACAK'

Yapılacak çalışmaların bölgenin tıpkı Çanakkale Savaşları kadar önemli olduğu ortaya koyacağını belirten Prof. Dr. Körpe, “Buradaki Birinci Dünya Savaşı'ndan kalan siperler öncelikle harita üzerinde tespit edilecek. Bazı yerlerde bu siperler belki kazılarla gün yüzüne çıkartılacak. Savaşın ne şekilde cereyan ettiğini ortaya koymuş olacağız. Ayrıca gene buradaki savaşa ait arşiv belgeleri de araştırılacak, incelenecek, taranacak. Oradaki tarih bilgilerle savaş alanındaki bu kalıntılar bir araya getirilecek. Bu çalışmalar sonunda açığa çıkacak olan savaş alanları, tıpkı Çanakkale gibi bölgeye gelecek ziyaretçiler ile birlikte Gümüşhane ekonomisine de katkı sağlayacak" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-------------------------------:

-Prof. Dr. Reyhan Körpe ile röp.

-Söz konusu siperlerin bulunduğu bölgeden fotoğraf

Haber - Kamera: Nazif Cemhan ŞEN / ÇANAKKALE, (DHA)

================================================================

3) ÇOCUKLARININ GÖZÜ ÖNÜNDE ESKİ EŞİ TARAFINDAN VURULAN BİYOLOG DİLAN: SERBEST KALIRSA BENİ ÖLDÜRECEK

ADANA’da eski eşi Ali Kaplan (34) tarafından çocuklarının gözleri önünde tabancayla bacaklarından vurulan biyolog Dilan Öztürk (33), saldırıya uğradığı yerde yaptığı açıklamada, "Adaletin yerini bulacağına inanıyorum. Serbest kalırsa yarım bıraktığı işi tamamlayıp beni öldürecek. Çocuklarımla birlikte huzur ve güven içerisinde yaşamak istiyorum" dedi.

Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi'nde oturan biyolog Dilan Öztürk, psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğünü öne sürdüğü müteahhit Ali Kaplan'dan 2023’te boşandı. Boşanmanın ardından tehdit edildiğini belirten Öztürk, eski eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Tehditlerin sona ermesi üzerine kararı uzatmayan Öztürk, 26 Mart'ta çocukları A.K. (5) ve Ş.K.'yi (7) okula götürmek için evden çıktı. Sabah saatlerinde Öztürk'ü arayan Kaplan, çocuklarıyla görüşmek istediğini söyledi. Bir süre sonra apartmandan çocuklarıyla çıkan Öztürk'ün önünü kesen Kaplan, tabancayla ateş ederek eski eşini bacaklarından yaraladı. Ardından otomobilini Dilan Öztürk'ün üzerine sürdüğü öne sürülen Kaplan, çevredekilerin müdahalesi üzerine kaçtı. Çukurova İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim olan Ali Kaplan, ifadesinde, "Çocuklarımın gözleri önünde kazayla oldu. Benim yaralama gibi bir düşüncem yoktu" dedi. Kaplan, tutuklandı.

28 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

Ali Kaplan hakkında hazırlanan iddianameyle, Adana 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İddianamede, olay günü çocuklarını okula götürmek için evinden çıkan Dilan Öztürk'ün karşılaştığı Kaplan tarafından tabancayla bacaklarından vurulduğu ve tehdit edildiği belirtildi. Kaplan hakkında 'Boşandığı eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs', 'Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' ve 'Silahla tehdit' suçundan 28 yıla kadar hapis cezası istendi.

'ELİME HAMLE YAPINCA TABANCA PATLADI'

Savunmasında Kaplan, "Olay günü çocuklarımı okula götürmek için Dilan'ın evinin önüne gittim. Burada kendisi bana hakaret etti. Bu duruma sinirlenerek yanımda bulunan tabancayı çıkardım ancak Dilan'ın elime hamle yapmasıyla tabanca patladı. Devamında tabancayla 2 ya da 3 kez toprak alana doğru ateş ettim" dedi.

‘SON DUANI ET SENİ ÖLDÜRECEĞİM’

Sanık Ali Kaplan'ın 12 Kasım'da mahkeme heyetinin karşısına çıkacağını belirten Dilan Öztürk, vurulduğu yerde açıklama yaptı. Öztürk, “Olay günü çocuklarımı okula götürecektim. Sabah eski eşim beni aramıştı, çocuklarla telefonda konuşmak istedi. Bana, çocukları arkadaşımın okula bırakmasını istediğini söyledi. Ben de kabul etmedim ve kendim bırakacağımı söyledim. Sonrasında evden aşağı indim. Kendisi apartman girişinin sol tarafında bulunan boş kısma saklanmıştı. Ben çocuklarla çıktığımda arkamızdan çıkarak ‘Selam’ dedi ve elini sol göğsüne götürerek silahını çıkardı. Ben çocuklarımı itekledim. Kendisiyle bir arbede yaşamadım. Çocuklarımı güvenli alanda tutmak istedim. Devamında kendisi ilk kurşunu sıktı. Çocuklarım çığlık atmaya başladı. Hemen arkasından diğer tarafa geçti ve diğer kurşunu sıktı. O sırada giriş katta yaşayan komşum kendisini siper etti. Şahsı itekleyerek karşıdaki duvara doğru dengesini bozdu. Silah tutukluk yapınca kendisi hızlıca doldur boşalt yaparak düzeltti ve silahı kafama doğrulttu. Bana, ‘Son duanı et, seni öldüreceğim’ dedi. Silahın tutukluk yapması, komşularımın ve çocuklarımın çığlık atması sonucu eylemini gerçekleştiremedi. İnsanlar yerde yattığım için beni sürükleyerek duvar kenarına çektiler ve arabasını üzerimize doğru bu sefer kırarak üstümüzden geçmeye çalıştı. Bu zanlı sadece benim değil diğer insanların da canına kastetti" dedi.

‘ÇOCUKLARIMLA HUZUR İÇERİSİNDE YAŞAMAK İSTİYORUM’

Adaletin yerini bulmasını istediğini belirten Dilan Öztürk, “Benim adaletten beklentim, hakkın yerini bulması ve gerekenin yapılması. Hiç kimsenin benim gibi korkuyla yaşamak zorunda kalmasını istemiyorum. Her gün buraya gelip o eve girmek, çocuklarımla birlikte aynı psikolojiyi tekrar tekrar yaşamak hiç kolay değil. Hele ki bir anne olarak bunu yaşamak çok zor. Serbest kalması durumunda yarım kalan işi tamamlayarak beni öldüreceğini düşünüyorum. Benim tek amacım çocuklarımla birlikte huzur ve güven içinde yaşamak. Kimseyi zan altında bırakmak ya da herhangi bir kişiyi suçlamak istemiyorum. Sadece gereken cezayı almasını istiyorum" diye konuştu. (DHA)

Görüntü dökümü:

---------------------

-Öztürk'ün olayı anlatması

-Dilan Öztürk ile röp

ARŞİV

-Dilan Öztürk'ün vurulduğu anlar

-Vurulan Öztürk'ten detaylar

Haber - Kamera: Yusuf YILDIZ/Adana, (DHA)

================================================================

4) OKUL KORİDORUNDAKİ ÇÖPÜ ALAN YUNUS BELGEYLE ÖDÜLLENDİRİLDİ

KARS’ın Digor ilçesindeki Atatürk İlkokulu’nda gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesi kapsamında, yerde gördüğü çöpü alarak çöp kutusuna atan 1’inci sınıf öğrencisi Yunus Canpolat, Çevre Dostu Davranış Belgesi ile ödüllendirildi.

Digor’daki Atatürk İlkokulu’nda çevre temizliği konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir sosyal sorumluluk deneyi gerçekleştirildi. 130 öğrencisi ve 12 öğretmeni bulunan okuldaki deneye, Okul Müdürü A. Güneş Avcı ile Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) Projesi Okul Koordinatörü Ebru Koçin Kurtulan öncülük etti. Ebru Koçin Kurtulan tarafından okul koridoruna bırakılan çöpe öğrencilerin gösterdiği tepkiler güvenlik kamerasına yansıdı. Sosyal deneyde, 1’inci sınıf öğrencisi Yunus Canpolat, yerde gördüğü çöpü alarak çöp kutusuna attı. Koridorda oynayan arkadaşlarının aksine çöpü olarak farkındalık gösteren Yunus Canpolat için okulda tören düzenlendi. Digor İlçe Milli Eğitim Müdürü Ergin Kutay, Yunus’u tebrik ederek 'Çevre Dostu Davranış Belgesi' verdi. Yunus, arkadaşlarının da katıldığı törende ‘Temiz çevre kahramanı’ ilan edildi.

'ÖĞRENCİMİZİ TEBRİK EDİYORUZ'

ÇEDES Projesinin Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğiyle başlatıldığını belirten Digor İlçe Milli Eğitim Müdürü Ergin Kutay, amacın öğrencilerin milli, manevi, ahlaki, insani ve kültürel değerlerini, benimsemelerini ve çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmelerini sağlamak olduğunu söyledi. Okul idareci ve öğretmenlerinin güzel bir sosyal deney gerçekleştirildiğini ifade eden Kutay, "Öğrencimiz, yerde gördüğü çöpü alarak çöp kutusuna attı ve bu davranışıyla önemli bir farkındalık oluşturdu. Duyarlı davranışından dolayı öğrencimize teşekkür ediyoruz" dedi.

'ANNEM BANA ÖĞÜT VERİRDİ'

Yunus Canpolat ise "Zil çaldı, dışarı çıktım. Çöpü alarak çöp kutusuna attım. Annem bana okulda çöp gördüğüm zaman çöp kutusuna atmamı tembihlerdi. Çevremizi temiz tutalım" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü:

------------------

-Öğretmenin koridora çöp bırakması

-Koridorda gezen öğrenciler

-Öğrencilerin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüleri

-Yusuf Canpolat’an çöpü alıp atması

-Milli Eğitim Müdürü Kutay’ın öğrenciye belgesini vermesi

-Öğrenci ve öğretmenlerden görüntü

-Milli Eğitim Müdürü Kutay’ın konuşması

-Yusuf Canpolat’ın konuşması

-Okulun görüntüsü

Haber-Kamera: Volkan KARABAĞ/KARS, (DHA)

==================================================

5) ÖZEL İZİNLE ALIP FABRİKA BAHÇESİNDE BAKTIĞI CEYLAN SAYISI 7 YILDA, 3’TEN 20’YE ÇIKTI

BATMAN’da iş insanı Ekrem Çetin’in belgesellerden etkilenip, devletten özel izinle satın alıp kendisine ait kuruyemiş fabrikasının bahçesinde baktığı ceylan sayısı, 7 yılda 3’ten 20’ye ulaştı. Ceylanların kendisine ve çalışanlarına olumlu enerji verdiğini söyleyen Çetin, “En büyük hayalim, Batman'a değer katacak, bölgeye hitap edecek bir hayvanat bahçesi kurmak” dedi.

Beşiri ilçesindeki organize sanayi bölgesinde kuruyemiş üretimi yapan bir fabrikanın sahibi olan iş insanı Ekrem Çetin, belgesellerde gördüğü ve hayran kaldığı ceylanları beslemek istedi. Bu amaçla 2019’da Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne başvuran Çetin, özel izinle 2 dişi ve 1 erkek olmak üzere 3 ceylan aldı. Fabrikanın bahçesinde oluşturulan yaşam alanında özel bakım gören ceylanların sayısı, geçen sürede 20’ye ulaştı. Ceylanların enerjik halleri dron kamerasıyla da görüntülendi.

‘KEÇİ VE KOYUNLARDAN FARKSIZ’

7 yılda ceylan sayısını 20’ye çıkardığını ifade eden Ekrem Çetin, “Ceylanlar, daha çok belgesellerde seyrettiğimiz hayvanlardı. Onların o narin güzellikleri doğrusu beni çok etkilemişti. Uzun yıllar bu hayvanları edinmek için çaba içerisindeydim. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne yazılı müracaatta bulunarak, bir çift ceylan talebinde bulunmuştum. 2 dişi, 1 de erkek olmak üzere 3 ceylan satın aldım. 3 ceylanla başladım ama 7 yıllık üremeler sonucunda şu an sayımız 10 erkek ve 10 dişi olmak üzere 20’ye ulaştı. Bu ceylanlar keçi ve koyunlardan farksız. Daha çok yeşil bitkilerle beslenirler. Burada 2 bahçemiz var. Biri normal yaşam alanlarıdır. İkincisine ise biz akşamları kapıları açık bırakıyoruz. Buraya gelip otlanıyorlar. Ceylanların 1900'lü yıllarda Cizre'den Gaziantep'e kadar geniş bir alanda yaşadıkları bilinmektedir. Fakat 1970'li yıllara kadar gerek bozkırların tarıma dönüştürülmesi gerekse kaçak avcılık ve zirai ilaçlamalar sonucunda bu hayvanların yaşam alanları azaldı ve nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı” diye konuştu.

‘OLUMLU ENERJİLERİ ÇALIŞANLARIMIZA DA YANSIYOR’

Kentte hayvanat bahçesi açma hayali olduğunu ifade eden Çetin, “Şu an yasal bir şekilde kendi fabrikamızın bahçesinde, doğal bir ortam sağlayarak onları besliyoruz. Ceylanlarımızı besleme ve bakma iznimiz var. Bu hayvanların vahşi doğada 10-12 yıl arasında yaşadıkları bilinir ama korunaklı, hayvanat bahçesi gibi yerlerde 15-20 yıl arasında yaşarlar. Dişi olanlar boyunsuz, erkek olanlar ise boyunlu. Getirdiğimiz ceylanlar daha çok Şanlıurfa'da yetişen, ‘Gazella Marica’ ailesine ait hayvanlar. Bunlar Hatay'ın dağ ceylanlarından farklı bir tür. Bu hayvanlar hakikaten çok narin, çok güzel, biraz da ürkek. Dolayısıyla bu hayvanlar bahçemize ayrı bir güzellik katmakta. Merak eden ailelerin gelip, bu hayvanları görürken yaşadıkları memnuniyet ve sevinç bizleri de mutlu ediyor. Sabahları iş yerine gelirken tabi hayvanların kendi aralarında oyun oynadıklarını görmek, zıplamalarını seyretmek, doğal olarak bizleri de mutlu ediyor. Onların o olumlu ve güzel enerjileri aynı zamanda hem bize hem de çalışanlarımıza da yansıyor. En büyük hayalim, Batman'a değer katacak, bölgeye hitap edecek bir hayvanat bahçesi kurmak. Bu yönde de yetkililere yaptığımız müracaatların sonucunu bekliyoruz" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Muhabir Bayram Ayhan'ın anonsu

-Ceylanların yaşam alanı

-Ceylanların koşturması

-Ceylanlardan görüntüler

-İşadamının röportajı

-Ceylanların dron görüntüsü

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN, (DHA)

==========================================

6) ADIYAMAN'DA OTURAKÇILAR PAZARI TESPİH MERAKLILARINI BULUŞTURUYOR

ADIYAMAN'ın tarihi çarşılarından Oturakçılar Pazarı, her pazar günü tespih koleksiyoncularını ve antika meraklılarını bir araya getiriyor. Kentin kültürel hafızasında önemli bir yeri olan pazarda buluşan koleksiyonerler, fiyatları birkaç yüz liradan başlayıp 1 milyon liraya kadar çıkabilen ürünleri alıp satıyor. Asıl amacın muhabbet ve dostluk olduğunu ifade eden pazarın müdavimleri, tespih koleksiyonu karşılığında otomobil ve ev takası yapıldığını dahi şahitlik ettiklerini söylüyor.

Kent merkezinde, geçmişte demirci ve kalaycı esnafının yoğun olarak faaliyet gösterdiği Oturakçılar Pazarı, bugün açık hava müzesini andıran görüntüsüyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Tarihi dokusunu koruyan çarşıda her hafta sonu bir araya gelen koleksiyoncular, başta tespih olmak üzere saat, yüzük, çakı, bıçak, tütün tabakası, enfiye kutusu ve çeşitli antika ürünleri sergileyerek hem ticaret yapıyor hem de koleksiyon meraklılarıyla bilgi alışverişinde bulunuyor. Farklı taşlardan ve özel materyallerden üretilen tespihlerin fiyatları birkaç yüz liradan başlayıp yüz binlerce liraya kadar çıkarken, bazı özel koleksiyon parçalarının değerinin 1 milyon liraya ulaşıyor. Pazarda yapılan takaslar da vatandaşların ilgisini çekiyor.

'KENTİN KÜLTÜREL HAFIZASI'

Koleksiyoner Tayfun Aydın, Oturakçılar Pazarı'nın Adıyaman'ın kültürel hafızasını yansıtan önemli noktalardan biri olduğunu belirterek, vatandaşların burada sosyalleştiğini söyledi. Aydın, "Bulunduğumuz yer Adıyaman'ın en eski çarşılarından biri. Burası Oturakçılar Pazarı. Eskiden çekiç ve kalay seslerinin yükseldiği bu alan bugün adeta bir açık hava müzesine dönüştü. Vatandaşlarımız dedelerinden, babalarından kalan antika ürünleri burada sergiliyor. Tespihler, saatler, çakılar, bıçaklar ve birçok koleksiyon ürünü burada alıcı buluyor. 100 liralık tespih de var, 1 milyon liraya yaklaşan özel koleksiyon tespihleri de. Elimde bulunan oltu taşından yapılmış bir tespihin değeri yaklaşık 30 bin lira. Bunun yanında Osmanlı sıkması olarak bilinen ve 100 bin liranın üzerinde değer biçilen tespihler de bulunuyor. Hatta geçtiğimiz günlerde yüksek model bir araç karşılığında iki tespihin takas edildiğine şahit olduk. Burada zaman zaman milyonlarca liralık alışverişler gerçekleşebiliyor" dedi.

‘BURADA ASIL OLAN MUHABBET VE DOSTLUK’

Koleksiyoncu Burak Atlamaz ise Oturakçılar Pazarı'nın Adıyaman'daki en önemli sosyal ve kültürel etkinliklerden biri haline geldiğini söyledi. Atlamaz, "Bir Adıyamanlı genç olarak buranın şehirde yapılabilecek en güzel kültürel aktivitelerden biri olduğunu düşünüyorum. İnsanlar sahip oldukları ürünleri getirerek burada sergiliyor. Tespihler, yüzükler, saatler, tütün tabakaları, enfiye kutuları ve çok sayıda antika eser burada görülebiliyor. Burada işin yüzde 70'i muhabbet ve sosyal birliktelik, yüzde 30'u ise ticarettir. İnsanlar bir araya geliyor, sohbet ediyor, yeni dostluklar kuruyor. Elbette alışveriş de yapılıyor ancak insanları buraya çeken en önemli unsur samimi ortamdır. Tespih fiyatları ortalama 100-200 liradan başlayıp çok yüksek rakamlara kadar çıkabiliyor. Bazen araçla takas yapıldığı oluyor. Hatta geçmişte bir koleksiyonun ev karşılığında takas edildiğine de şahit olduk. Bu tarz örnekler burada koleksiyon ürünlerine verilen değeri gösteriyor" diye konuştu.

‘BURASI BİR ŞENLİK ORTAMI’

Emekli Mahmut Şengül ise pazarı bir alışveriş alanından çok sosyal etkinlik olarak gördüğünü belirterek, "Burası bizim için adeta bir şenlik alanı. Arkadaşlarımızı görüyoruz, sohbet ediyoruz, tespihleri inceliyoruz. Hoşumuza giden bir ürün olursa satın alıyoruz. Her bütçeye uygun ürün bulmak mümkün'' ifadelerini kullandı.

Pazarın müdavimlerinden Mehmet Güneş de fiyatların ürünün türüne ve özelliğine göre değişiklik gösterdiğini belirterek, "Burada herkes kendine uygun bir şey bulabilir. Tamamen ürünün özelliklerine ve koleksiyon değerine göre fiyatlar değişiyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

----------------------------------

- Oturakçılar Pazarı

- Tespihler

- Toplanan kalabalık

- Sergilenen tespihler

- Tayfun Aydın ile röp.

- Burak Atlamaz ile röp.

- Mahmut Şengül ile röp.

- Tespihleri inceleyenler

- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)

Flaş
Sıradaki Haber
Flaş
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler