DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3
1) TORUNU NAZAR'I HARABE EVDE SAKLAYAN TUTUKLU BABAANNE, DURUŞMADA RAHATSIZLANDI
BURSA'da oğlu tarafından kaçırılan torunu Nazar S.'yi (8) 7 yıl boyunca harabe bir evde tuttuğu iddiasıyla hakkında 'İnsan ticareti’ ve 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından 12 yıla kadar hapis cezası istenen Hanife Taşdemir Stief’in (60) yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS ile katılan Hanife Taşdemir Stief, rahatsızlanınca infaz koruma memurları tarafından revire kaldırılıp, tedavi altına alındı.
Türk anne ve Alman babadan dünyaya gelen Umut K. (33), doğup büyüdüğü Almanya'da tanıştığı Rebecca S., (30) ile birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında 'Nazar' ismini verdikleri oğlu dünyaya geldi. Umut K., 1 yıl sonra Alman sevgilisi ile birlikte babasından ayrılarak yeniden evlenen annesi Hanife Taşdemir Stief’i ziyaret etmek için Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine geldi. Almanya’da ‘Uyuşturucu ticareti’ suçundan hakkında yakalama kararı çıkarıldığı için geri dönmeyen Umut K., sevgilisinin de oğlunu alıp, dönmesine izin vermedi. Umut K., Türkiye’de kalmak istemeyen Rebecca S.’ye, 1 yaşındaki oğlu Nazar S.’nin kaybolduğunu söyleyerek, kaçırdı. Rebecca S., polise gidip şikayette bulunduktan sonra ülkesine geri dönerken, olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.
6 KİŞİLİK ÖZEL EKİP TARAFINDAN 7 YIL SONRA BULUNDU
Umut K., 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti, Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı da kayıp çocuğun bulunmasına yönelik soruşturma başlattı. Başsavcı Yusuf Canik’in yürüttüğü soruşturma kapsamında, Bursa İl Emniyet Müdürü Kadir Gökce'nin talimatıyla, Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Gasp Büro, Cinayet Büro ve Kayıp Şahıslar Büro amirliklerinden oluşturulan 6 kişilik özel ekip, 7 yıl boyunca izine rastlanılmayan Nazar'ı, 30 gün süren teknik ve fiziki takiple 300 saatlik kamera görüntüsünü inceleyip, babaannesi tarafından alıkonulduğu harabe evde buldu. 10 Mart’ta düzenlenen operasyonla çocuk kurtarılırken; babaanne Hanife Taşdemir Stief ile evin sahibi olan Umut K.'nin halasının oğlu Recai M. gözaltına alınıp, tutuklandı. Recai M., yapılan itiraz sonrası tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
ANNESİ VE KIZ KARDEŞİYLE YAŞIYOR
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından koruma altına alınan Nazar S., DNA testi sonrası annesi olduğu kesinleşen Rebecca S.’ye teslim edildi. Nazar, yaşamını annesi ve kız kardeşi Emilia Zafira ile Almanya'da sürdürüyor. Tutuklu sanık Hanife Taşdemir Stief ile kardeşi ve akrabaları olan tutuksuz sanıklar Mustafa T., Ayşe T., Hanife T., Recai M. ve Gülşen A.’nın, '18 yaşını doldurmamış kişilere karşı insan ticareti' suçundan 12’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına 24 Temmuz’da başlandı.
'OĞLUM ÖLDÜĞÜ GÜNE KADAR TORUNUMU GÖRMEDİM'
Mustafakemalpaşa 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanan Hanife Taşdemir Stief, savunmasında, "Vefat eden oğlum, bir gün gelinim Rebecca ve Nazar ile birlikte Almanya’dan Mustafakemalpaşa’ya geldiler. Rebecca, Almanya’da ‘Uyuşturucu ticareti’ yüzünden yakalanma kararları çıktığını, Nazar’ı Almanya Sosyal Hizmetler Kurumu’nun alabileceğini, bu nedenle gelmek istediklerini söyledi. Rebecca’nın hamileliği sırasında kanında uyuşturucu bulunmuş. Burada 1 ay kaldılar. Son birkaç güne kadar araları iyiydi. Son iki gün kala Rebecca’ya telefon geldi. Bunun üzerine çocuğu alıp, gideceğini söyledi. Ben de Umut’a para verdim ve birlikte yemek yemelerini, konuşup anlaşmalarını söyledim. Rebecca ile Umut yemeğe gittiklerinde Nazar yanımda uyuyordu. Umut, beni arayarak Rebecca’nın tanıdıklarının gelerek Nazar’ı alabileceklerini söyleyip, çocuğu saklamamı söyledi. Ben de bu sırada Karacabey’de akrabamın yazlığındaydım. Nazar ile birlikte komşuya gittim. Bir süre kimse gelmedi. Ben de kardeşim Mustafa T.’yi aradım. Kardeşim ve oğlum, bir süre sonra ayrı ayrı geldi. Umut sinirliydi. Kardeşim, Umut ve Nazar ile birlikte kardeşimin otomobiline binerek Mustafakemalpaşa’ya Rebecca ile konuşmaya gittik. Giderken kardeşim Umut’a, ‘Madem anlaşamayacaktın, Türkiye’ye niye geldin?’ diye sitem etti. Ben de oğlumu azarlayınca sinirlendi ve aracı durdurup, Nazar ve eşyalarıyla birlikte araçtan indi. O günden sonra ne oğlumu ne de Nazar'ı göremedim. Ta ki oğlum öldüğü güne kadar" dedi.
ARACILARLA HABER GÖNDERİYORDU
O günden sonra görüşmediği oğlunun, halası ve arkadaşları ile kendisine haber gönderip para istediğini öne süren tutuklu sanık, 6 Şubat depremlerinden 1 ay sonra kendisine haber gönderen oğlunun Adana'da olduğunu, Bursa'ya gelmek istediğini söylediğini belirtti. 50 bin TL gönderdiği oğluna Gemlik ilçesinde ev kiraladığını ifade eden tutuklu sanık, Bursa’ya gelen oğlunun bir süre sonra görüşmek için kendisine haber gönderdiğini belirterek, "1-2 gün sonra da torunumla geldi. Oturduk, hasret giderdik, muhabbet ettik. Kendisinin grip olduğunu duş alıp, uzanmak istediğini söyledi. Duş aldıktan sonra yattığını bir daha kalkmadığını gördüm. Umut'un bayıldığını sandım. Bağırdım, komşularım geldi. Daha sonra sağlık ekipleri geldi. Kontrol ettiklerinde Umut’un öldüğünü söylediler. Nazar o sırada dubleks evin alt katında çizgi film izliyordu"" diye konuştu.
'OĞLUMUN KAYBI NEDENİYLE HATALI KARAR VERMİŞ OLABİLİRİM'
Hanife Taşdemir Stief, oğlunun ölümünün ardından torununa bakmayı görev edindiğini söyleyerek, "Bu nedenle Rebecca’yı arayıp haber vermedim. Ancak Rebecca, Almanya’daki eski eşim ve akrabalarımdan durumu öğrenmiş. Bir anne, bir babaanne olarak Rebecca'ya haber vermeden oğlumun emaneti olarak bakmaya çalıştım. Oğlumun kaybı nedeniyle hatalı kararlar vermiş olabilirim. Torunum istedi diye ve koşmayı seviyor diye 1 dönüm bahçesi olan bir yerde kalmaya başladım. Akülü araba, internetten edindiğim ders içerikleri, resim yapması için imkanlar sundum" dedi.
'ANNESİNE KAVUŞACAĞINI SÖYLÜYORDUM'
Nazar'ı yabancı kişilerle nasıl konuşacağı yönünde tembihlediğini de söyleyen Hanife Taşdemir Stief, "Oğlum Umut, Nazar’ın isminin kız ismiyle karıştırılması nedeniyle ‘Ahmet’ diye hitap ediyordu. Ben de ‘Ahmet Nazar’ diyordum. Ama torunum kendi isminin ‘Nazar’ olduğunu biliyor. Başkalarıyla konuşmak zorunda kaldığı zaman nasıl konuşacağını öğrettim. Sokakta ona ‘Ahmet’ diye hitap ediyordum. Bakkal, manav gibi küçük esnafa gidiyorduk. Nazar’ı buralara götürüyordum ama sık sık gitmiyorduk. Eve aldığım tıraş makinesiyle Nazar'ın saçlarını kesiyordum. Yazın bunaldığı için 3 numaraya kesiyordum. Ancak kışın uzun saç sevdiği için saçlarını uzatıyordu. Tamamen kendi isteğiyle bakımını sürdürdük. Nazar, bana zaman zaman annesinin kim olduğunu soruyordu. Ben de telefondan annesinin resimlerini, videolarını gösteriyordum. Nazar’a eninde sonunda annesine teslim edeceğini, annesiyle babası arasında tartışma yaşandığını ama sonunda annesine kavuşacağını söylüyordum" diye konuştu.
‘GELİNİM UYUMLU KONUŞSAYDI BÖYLE OLMAZDI’
Davada yargılanan yakınlarının suçsuz olduğunu da iddia eden Stief, "Mustafakemalpaşa’daki dairem, 1 dönüm bahçesi olan ev ve yakalandığım ev haricinde başka bir yerde kalmadık. Diğer sanıklar, Nazar ve benim olduğum eve hiç gelmedi. Nazar'ın bende olduğunu bilmiyorlardı. Duyum almışlar ama ben söylemiyordum, inkar ediyordum. Telefon görüşmelerinde geçen 'Çocuk nasıl' sorusunu sorduğumu hatırlamıyorum. Hanife’nin yeğenleri var. Onlardan bahsetmiş olabilirim. Diğer sanıklar ailem olduğu için onları bulaştırmak istemedim, uzak tuttum. Yaptıklarımı suç olarak yapmadım. Vicdanen ne yapmam gerekiyorsa onu yaptım. Hatalı kararlar vermiş olabilirim. Bir anne ve babaanne olarak böyle bir harekette bulundum. Böyle bir suçlama ile yargılanmaktan dolayı çok üzgünüm. Böyle olmasını asla istemezdim. Nazar'ı her şeyden korudum. Gelinim benimle hakaret içerikli değil de uyumlu konuşsaydı böyle olmazdı. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.
İFADE VEREMEDEN REVİRE KALDIRILDI
Hanife Taşdemir Stief'in yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya cezaevinden SEGBİS ile katılan tutuklu sanık, ifade vermeden rahatsızlandığı söyleyip, "Ben iyi değilim. Kendimi kötü hissediyorum" dedi. İnfaz koruma memurları tarafından odadan çıkartılan Stief, revire kaldırılıp tedaviye alındı. Mahkemede, müvekkili Hanife Taşdemir Stief'in daha önce torunun kaçırdığı iddiasıyla 8 yıl hapis cezasına çarptırıldığını söyleyen Avukat Enes Çetin, "Bu dava dosyası Yargıtay’da. O yüzden müvekkilim aynı suçtan yargılanamaz. Ayrıca böyle bir suç da işlemedi. Beraatini ve tahliyesini talep ediyorum" dedi. Mahkeme, Alman annenin ifadesinin alınmasına ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. (DHA)
ARŞİV
Gökhan ÖZHAN/MUSTAFAKEMALPAŞA (Bursa), (DHA)-
=====================================
2) TRAFİKTE ÖNÜNÜ KESTİĞİ HAFİF TİCARİ ARACI GASBEDEN ŞÜPHELİDEN ‘HATIRLAMIYORUM’ SAVUNMASI
ADANA’da trafikte önünü kesip durdurduğu hafif ticari aracı, kaputa çıkıp sürücü inince de gasbeden Mustafa Gökbudak (29) tutuklandı. Uyuşturucu bağımlısı olduğu öne sürülen Gökbudak’ın ifadesinde, “Kendimde değildim. Ne yaptığımı hatırlamıyorum” dediği ortaya çıktı.
Olay, 25 Ekim’de saat 12.00 sıralarında Seyhan ilçesi Hurmalı Mahallesi Kurtuluş Caddesi’nde meydana geldi. Uyuşturucu bağımlısı olduğu öne sürülen Mustafa Gökbudak, yoldan geçen araçların önünü keserek durdurmaya çalıştı. Araçların bazıları manevra yaparak uzaklaştı. Sürücü S.O. (42) ise Gökbudak’ın yola yatması üzerine 01 FFV 47 plakalı hafif ticari aracını durdurdu. Bunun üzerine şüpheli, duran aracın kaputuna çıktı. Aracından inen S.O. müdahale etmek istedi. Bu sırada şüpheli, S.O.’yu itip, araca binerek direksiyon başına geçerek uzaklaştı. O anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
KAZA YAPINCA YAKALANDI
Sürücü S.O.’nun ihbarı üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı devriye ekipleri, bölgede araştırma yaptı. Polisin takip ettiği şüphelinin kullandığı araç, bir süre sonra kavşakta bekleyen araçlara çarptı. Araçtan inen şüpheli, koşarak bölgeden uzaklaştı. Bu anlar da güvenlik kamerasına yansıdı. Polis, Mustafa Gökbudak’ı kaza yerine yakın bir sokakta yakaladı.
TUTUKLANDI
Emniyete götürülen Mustafa Gökbudak ifadesinde, “Kendimde değildim. Ne yaptığımı hatırlamıyorum” dedi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Gökbudak, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
- Mustafa Gökbudak'ın araçların önünü kesip, yere yatması
- S.O.'nun aracının kaputuna çıkıp, gasbetmesi
- S.O.'nun aracın peşinden koşması
- Gasbettiği araçla kaza yapması
- Araçtan inip, kaçması
Haber: Anıl ATAR - Kamera: ADANA, (DHA)
=================================================
3) ALMANYA'DA HAYATINI KAYBEDEN 'İYİLİK MELEĞİ' VASİYETİYLE DE UMUT OLDU
ALMANYA'da yaşarken ihtiyaç sahiplerine yaptıkları yardımlar sayesinde 'İyilik meleği' olarak bilinen ve geçen yıl 85 yaşında hayatını kaybeden Fatma Yiğit'in vasiyeti, Antalya'da yerine getirildi. Yiğit'in vasiyet olarak ayırdığı para ile alınan 6 akülü tekerlekli sandalye, oğlu Hakan Yiğit tarafından ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.
Almanya'da yaşayan Fatma Yiğit, gençlik yıllarından bu yana çevresindeki insanlara yaptığı iyiliklerle tanındı. O yıllarda Almanya'da yaşadığı şehirdeki camileri gezerek insanlardan topladığı paralarla, ihtiyacı olan bir kişiye protez yapılmasını sağlayan Yiğit'in bu davranışı haberlere de konu oldu. Yaptığı iyiliklerle tanınan Yiğit, zaman zaman da Antalya Yardımlaşma Platformu aracılığıyla muhtaç durumdaki insanlara yardımcı oldu. 'İyilik meleği' olarak bilinen Yiğit, geçen yıl hayatını kaybetti.
'PARAMLA AKÜLÜ ARABA ALIN'
Ölmeden önce çocuklarına el yazısıyla bir vasiyet bırakan Yiğit, "Paramla akülü araba alın. Çeşme yaptırın" ifadelerine yer verdi. Hakan Yiğit, annesinin vasiyetini yerine getirmek için Antalya'ya geldi. Fatma Yiğit'in ayırdığı para ile alınan 6 akülü tekerlekli sandalye, Antalya Yardımlaşma Platformu aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.
'BU VASİYETİ YERİNE GETİRMEK İÇİN BİR ÇALIŞMA YAPTIK'
Antalya Yardımlaşma Platformu temsilcisi Halit Mert, "Almanya'da yaşayan Fatma Yiğit teyzemiz geçen sene hayatını kaybetti. Kendisi hayattayken yapmış olduğu hayırlarla bilinen bir insan. Vasiyetinde bir miktar para bırakıp, bu parayla akülü sandalye alınmasını ve bir çeşme yaptırılmasını vasiyet etmiş. Evladı Hakan Yiğit Beyefendi bizlere ulaştılar ve bu hayrı, vasiyeti yerine getirmek için bir çalışma yaptık. Kendisi 6 akülü tekerlekli sandalye alıp, ihtiyacı olan hastalarımıza teslim etmek üzere Antalya'ya gelmişti. Birlikte sandalyelerin teslimatını sağladık. Bu şekilde hastaların hastane işleri, dışarıda yapacağı işlerde kullanmak amacıyla akülü sandalyelerini teslim ettik. Allah razı olsun" dedi.
ENGELLİ VATANDAŞA AKÜLÜ ARABA
Sandalyelerden birini engelli Kamil Eğilmez'e teslim eden Mert, "Kamil Bey, küçük yaşlarda yapılan yanlış iğne sebebiyle rahatsızlanıyor ve o zamandan beri yürüyemiyor. Şu anda fizik tedaviyi kendi imkanlarıyla biraz yapıyor. Biz de şimdi dışarıdaki işleri, hastane işleri için, biraz çıkıp dolaşabilmesi için bir akülü sandalyeyi kendisine teslim ettik. İnşallah sağlığına kavuşur, tekrar eski günlerine, yürüyebildiği zamanlara kavuşur da bu akülü sandalyeyi başka bir hastamıza aktarırız" diye konuştu.
'NUR İÇİNDE YATSIN'
Akülü sandalyenin ulaştırıldığı Kamil Eğilmez, "Fatma Teyzemize teşekkür ederim" dedi. Kamil Eğilmez'in yakını Serkan Karaca ise "Kamil Bey'in hem eniştesiyim hem bakıcısıyım. 12 yaşında yanlış iğne vurulduğu için bu zamana kadar yürüyemiyor. Gönderenden Allah razı olsun. Hakkını helal etsin. Nur içinde yatsın. Teşekkür ederiz" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-RÖP: Antalya Yardımlaşma Platformu Başkanı Halit Mert
-RÖP: Engelli Kamil Eğilmez
-RÖP: Kamil Eğilmez'in yakını Serkan Karaca
-Fatma Yiğit'in fotoğrafı
Haber: Semih ERSÖZLER- İrem BAŞDAŞ- Kamera: Burak YALMAN/ANTALYA, (DHA)-
=================================================
4) AHŞAP EV YANDI
AFYONKARAHİSAR'ın Sandıklı ilçesine iki katlı ahşap ev çıkan yangında kullanılamaz hale geldi.
Dün akşam saatlerinde Çambeyli köyünde Nakif Karakaya'ya ait iki katlı ahşap evin ikinci katında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevleri fark eden köy sakinlerinin durumu bildirmesi üzerine bölgeye Sandıklı Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle alevler, bitişikteki evlere sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında ev kullanılamaz hale geldi. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Yanan eve itfaiye ekiplerinin müdahalesinden görüntüler
Haber- kamera: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI,(Afyonkarahisar(DHA)-
=================================
5) OTOMOBİLİN ÇARPTIĞI KARACA, TEDAVİSİ SONRASI DOĞAYA BIRAKILDI
BARTIN'da otomobilin çarptığı 3 yaşındaki karaca, tedavisinin ardından doğaya salındı.
Kırsal bölgede 3 gün önce otomobilin çarptığı karaca, diğer sürücülerin ihbarı üzerine bölgeye gelen Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından alınarak kent merkezindeki veterinere götürüldü. Veteriner hekim tarafından bacaklarında yaralanma tespit edilen karaca, 3 günlük tedavi ve rehabilitasyon sürecinin ardından yeniden doğal yaşam alanına bırakıldı. (DHA)
Görüntü dökümü
-----------------------
-Karacanın doğaya salınması
Haber: Ayhan ACAR/BARTIN,(DHA)
=================================
6) JANDARMADAN ALPARSLAN'A SÜRPRİZ ZİYARET; HAYALİNDEKİ DEVRİYEYE ÇIKTI, DRON UÇURDU
SİVAS'ın Zara ilçesinde özel eğitim öğrencisi Alparslan Bayar’ın (9) devriye aracına binme ve dron uçurma hayalini jandarma ekipleri gerçekleştirdi.
Zara ilçesine bağlı Yapak köyünde yaşayan Zara Özköyler Yapak Vakfı İlkokulu 3'üncü sınıf öğrencisi Alparslan Bayar’ın jandarma devriye aracına binmek ve dron uçurmak istediğini öğrenen Zara İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Emre Güler’in talimatıyla ekipler harekete geçti. Jandarma personeli, Alparslan’ı yaşadığı köyde ziyaret ederek, kendisine jandarma üniforması hediye etti. Üniformasını giyen Alparslan, daha sonra jandarma personeliyle birlikte ekip aracına binerek köy içerisinde devriyeye çıktı. Devriyenin ardından Alparslan’ın en büyük isteklerinden biri olan dron uçurma hayali de gerçekleştirildi. Jandarma personelinin eşliğinde dron uçuran Alparslan, gökyüzündeki aracı kontrol etmenin heyecanını yaşadı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-Alparslan'ın görüntüsü
-Jandarma kıyafeti giyip ekiplerle gesmesi
-Dron uçurması
Haber: Uğur YİĞİT/SİVAS (DHA)
======================================
7) SU KUYUSUNA DÜŞEN KADINI İTFAİYE KURTARDI
MALATYA'nın Akçadağ ilçesinde 30 metrelik su kuyusuna düşen K.D. (21) isimli kadın, itfaiye ekiplerinin yarım saatlik çalışması sonucu kurtarıldı.
Olay, sabah saatlerinde Bahri Mahallesi'nde meydana geldi. Bölgedeki bir evin bahçesinde bulunan yaklaşık 30 metrelik su kuyusundan seslerin geldiğini duyan vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. K.D. isimli kadının kuyuya düştüğü belirlendi. İtfaiye ekiplerinin yarım saatlik çalışması sonucu kuyudan çıkarılan K.D., ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. K.D.'nin durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü dökümü
--------------------------------
-İtfaiye ekiplerinin çalışması
-Genç kızın ekipler tarafından kuyudan çıkarılması
-Cep telefonu görüntüsü
Haber- Kamera: Recep BAĞDAT-MALATYA-DHA
=================================================
8) HUZUREVİ SAKİNLERİNDEN 29 EKİM KUTLAMASI
BURDUR Hilmi- Hafıze Evin Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde kalan yaşlılar, çektikleri videoyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı.
Huzurevi Müdürü Muammer Gül ile yardımcıları Naciye Çeltikçi Utku ve Barbaros Yıldırım'ın organizasyonuyla hazırlanan videoda, huzurevi sakinleri Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla mesaj verdi. Kurumun sanal medya hesabından paylaşılan video, kısa sürede çok sayıda izlenme ve beğeni aldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Kutlamalardan görüntü
Haber- Kamera: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)




