DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3
1) HİRANUR'UN CİNAYET SANIĞINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI TALEBİ
MERSİN'de otomobilde başından tabancayla vurulup yaşamını yitiren Hiranur Nilgün Aygar'ın (16) ailesi, tutuklu sanık Hüseyin Arda Şark'ın (20) müebbet hapis cezasına çarptırıldığı karara itiraz ederek, dosyayı istinafa taşıdı. Yeniden görülen davada savcı, Şark'ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını, diğer sanıkların ise mevcut cezalarının korunmasını talep etti. Hiranur'un babası Murat Aygar, "Savcının talebi bir nebze de olsa yüreğimize su serpti. Adalete inanıyoruz, gerekli cezaları alacaklarına inanıyorum" dedi.
Olay, geçen yıl 31 Ağustos’ta Toroslar ilçesinde meydana geldi. Başından tabancayla vurulan Hiranur Nilgün Aygar, ağır yaralı olarak otomobille götürüldüğü Mersin Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Aygar’ı hastaneye götüren erkek arkadaşı Hüseyin Arda Şark, hastane polisine verdiği ifadede, “Hira, yaklaşık 2 aydır kız arkadaşım. Beraber asker eğlencesine gitmiştik. Bu sırada yanımdaki tabancayla havaya ateş ettim. Dönüşte ise arkadaşım Nazmi Çetin ve Mustafa Zeybek ile birlikte eve dönerken Akbelen Mahallesi Sebahattin Çakmakoğlu Caddesi’nde bir markette durduk. Araçtan indik. Bu sırada araçta kalan Hira, tabancayı alıp başına ateş etti” dedi.
Mustafa Zeybek ve Nazmi Çetin’in de çelişkili ifadeler vermesi üzerine çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 3 şüpheliyi gözaltına aldı. Şark, ikinci ifadesinde şakalaşmak amacıyla boş sandığı tabancayı kız arkadaşının alnına dayadığını ve tetiğe bastığını söyledi. Olayın hemen ardından hastaneye gitmediklerini belirten Hüseyin Arda Şark, Hiranur Aygar’ı önce ağaçlık bir alana bıraktıklarını ardından tekrar alarak hastaneye götürdüklerini anlattı. Ekiplerin belirtilen yerde yaptığı aramada kan izlerine rastlandı. Otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edilen Aygar’ın cenazesi toprağa verildi. 3 şüpheli de çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.
KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ
Davanın 8 Mayıs'ta Mersin 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasına tutuklu sanıklar Hüseyin Arda Şark, Mustafa Zeybek ve Nazmi Çetin, bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, avukatlar ve Hiranur’un anne ve babası salonda hazır bulundu. Son sözü sorulan Şark, “Kesinlikle aramızda bir tartışma olmadı. Ona zarar vermedim, ateş etmedim. Ateş etmek için bir nedenim yok. Tahliyemi istiyorum” dedi.
Diğer sanıklar Zeybek ve Çetin de olayla ilgilerinin olmadığını savunarak tahliyelerini talep etti. Mahkeme heyeti, Hüseyin Arda Şark’ı ‘Çocuğu olası kastla öldürme’ suçundan müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıl hapis cezasına çarptırarak tutukluluk halinin devamına karar verdi. Diğer sanıklar Mustafa Zeybek ve Nazmi Çetin ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 4’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, 2 sanığın tahliyesine karar verdi.
DOSYA İSTİNAFA TAŞINDI
Aygar ailesinin karara itiraz etmesi üzerine dava, istinaf mahkemesine taşındı. Mahkeme, dosyayı duruşmalı olarak yeniden ele alma kararı aldı. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18’inci Ceza Dairesi’nde dün görülen duruşmada, savcı, Hüseyin Arda Şark’ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını, diğer sanıklar Mustafa Zeybek ve Nazmi Çetin hakkındaki önceki cezaların sabit kalmasını talep etti. Mahkeme heyeti, duruşmayı 19 Ekim'e erteledi.
‘GEREKLİ CEZALARI ALACAKLARINA İNANIYORUM’
Duruşmaya katılan Hiranur Aygar’ın babası Murat Aygar, “İtirazımızın üzerine kızımın davasının ilk duruşması vardı. Sanıklara verilen cezaların yetersiz olduğunu söyledik. Savcının talebinde Hüseyin Arda Şark için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etmesi bizi sevindirdi. Ancak Zeybek ve Nazmi Çetin hakkındaki cezaların değiştirilmemesi bizi üzdü. Verilen karar yüreğimize bir nebze de olsa su serpti. Gönül isterdi ki diğer sanıklar da aynı cezaları alsın. Adalete inanıyoruz, gerekli cezaları alacaklarına inanıyorum” dedi. (DHA)
Görüntü dökümü
-----------------------
-Murat Aygar ile röp.
-Hiranur'un şarkı söylemesi
-Hüseyin Arda Şark foto.
Haber - Kamera: Yusuf YILDIZ/ADANA, (DHA)
===============================================
2) VAN KEDİ VİLLASI’NDA YAVRU MESAİSİ BİTTİ, SAHİPLENDİRME BAŞLADI
VAN'ın dünyaca ünlü, bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkli kedilerinin koruma altında olduğu Van Kedi Villası’nda 2026 yılı doğum sezonu tamamlandı. Sağlıklı ve kaliteli yavruların dünyaya geldiği merkezde, sahiplendirme çalışmaları da sürüyor. Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya, 2026 yılı doğum sezonunun başarılı geçtiğini belirterek, "Ziyaretçi sayısı açısından da çok verimli bir sezon geçirdik. Yaz boyunca ve halen devam eden yoğun ziyaretçi akınımız var" dedi.
Farklı göz renkleri ve bembeyaz tüyleriyle ünü ülke sınırlarını aşan Van kedilerine, koruma altında oldukları Van Kedi Villası’nda özenle bakılıyor. Her mevsim ziyaretçisi olan Van kedileri, güzellikleri ve sevecenliğiyle, merkeze gelen konukları da etkiliyor. Van kedilerinin neslinin devamı için merkezde yapılan çalışmalar yıl boyu sürerken, bu yılki doğumlarda da villaya birbirinden güzel Van kedileri katıldı. Villada yenidoğan yavruların bakım ve sağlık kontrolleri yapılırken, sahiplendirme çalışmaları da devam ediyor. Yaz boyunca yoğun ziyaretçi ağırlayan merkezde, Van kedisinin tanınırlığının artırılması ve neslinin korunması sağlanıyor.
'ZİYARETÇİLERİN YÜZÜNDE TEBESSÜM OLUŞTURUYORUZ'
Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya, 2026 yılı doğum sezonuna dair, “Şimdiye kadarki kısımlarla ilgili gayet başarılı bir sezon geçirdik. Hayvanlarımız gerçekten hem çok kaliteli hem de düşündüğümüz düzeyde yavrular elde etme imkanı bulduk. Bu nedenle çok mutluyuz. Ziyaretçi sayısı açısından da çok verimli bir sezon geçirdik. Yaz boyunca ve halen de devam eden yoğun ziyaretçi akınımız var. Van kedisinin tanınırlığının artmasından, duyarlılığının artmasından memnunuz. Bu kedi neslinin yok olmaması lazım. Bunun da bu kediyle ilgili bilinçli olma şartına bağlıyoruz. Hayvanlar buraya ziyaretçi geldiği zaman çok mutlu oluyor. Kendileri de hayvanları besliyor. Kediler çok şirin, tatlı ve her gelenin yüzü tebessümle geliyor. Burada ziyaret ediyor ve mutlu bir şekilde ayrılıyor. Yani bir nevi biz insanlara mutluluk aşılıyoruz. Bu nedenle de çok mutluyuz” diye konuştu.
'YAVRULAR SAHİPLENDİRİLMEYE HAZIR'
2026 yılına ait sahiplendirme çalışmalarının sürdüğünü belirten Prof. Dr. Kaya, sürecin istedikleri hızda ilerlemediğini ancak yavruların yeni yuvalarına kavuşması için çalışmaların devam ettiğini söyledi. Kedilerin sağlık işlemlerinin tamamlandığını anlatan Prof. Dr. Kaya, "Şu anda sahiplenmelerimiz devam ediyor. Yavrular aşılarını oldular, kayıtlarını yaptık, testlerini yaptık. Sahiplendirmeye hazır pozisyondalar. Hayvanseverleri sahiplenmek için bekliyoruz" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Van Kedi Villasından genel görüntü
-Van kedilerinden detaylar
-Prof. Dr. Abdullah Kaya ile röportaj
-Detaylar
Haber: Gülay KUYUCU-Orhan AŞAN/VAN, (DHA)
===============================================
3) ÇELTİK HASADI SONRASI ANIZ YAKIMI, İLÇEYİ DUMAN ALTINDA BIRAKIYOR
EDİRNE'nin Keşan ilçesinde çeltik hasadının ardından yasak olmasına rağmen anız yakılıyor. Anız yakımı nedeniyle ilçe duman altında kalırken, hava kalitesi de düşüyor.
Keşan'da çeltik hasadı devam ederken, tarlalarda yasak olmasına rağmen anız yakımı ilçeyi dumana boğdu. Anız dumanı nedeniyle bazı bölgelerde görüş mesafesi, önemli ölçüde düştü. Dışarıda nefes almak dahi zorlaşırken, bazı apartmanların çatı ve balkonlarına kül yağdı. Keşan-Enez kara yolu ile ilçedeki çevre yollarında sürücüler duman nedeniyle araçlarıyla ilerlemekte zaman zaman güçlük yaşadı. İlçede hava kalitesi de düşerken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Sürekli İzleme Merkezi bünyesindeki Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı verilerine göre; atmosferin hava kalitesini etkileyen partikül madde oranlarında artış görüldü.
ANIZ YAKANLAR TESPİT EDİLDİ
Dünya Sağlık Örgütü'nün metreküp başına 50 mikrogram olarak belirlediği partikül madde sınır değeri, ilçede akşam saatlerinde 80'e yükselerek 'orta' değerlere çıktı. Denetimlerini arttıran Keşan İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince anız yaktığı tespit edilen 6 tarla sahibi hakkında tutanak tutuldu. Ayrıca muhtarlıklara da anız yakanlar hakkında bilgi aktarılması yönünde talimat verildi. Sabah ve akşam saatlerinde anız yakılmasından dolayı oluşan duman ve ilçenin üzerinde oluşan pus ise havadan görüntülendi.
'FATURASINI HALK ÖDÜYOR'
Keşan Doğa, Çevre ve Kültür Derneği (DOÇEK) Başkanı Hakan Eşme, her yıl bu dönemlerde yasak olmasına rağmen çeltik anızlarının yakıldığını ifade ederek, "Keşan, İpsala ve Enez'de geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da aynı durumu yaşıyoruz. Sıkıntılı bir durum. Hava kirleniyor ve insanlar bundan etkileniyor. Fakat taraflar arasında bir koordinasyon eksikliği var. Kamu idaresi anız yakılmasını yasaklıyor; fakat anızlar yine aynı şekilde yanıyor. Çiftçiler, kolay ve ucuz bir yöntemle anızı yakarak, bu işten kurtulmayı düşünüyorlar. Fakat bunun bütün faturasını halk ödüyor. Halkın bu konuda herhangi bir yaptırımı da yok. Bu faturanın tamamen halka ödetilmesi çok yanlış bir düşünce" dedi.
'BU KONUDAN ŞİKAYETÇİYİZ'
Hakan Eşme, "Bu konunun çözülebilmesi için belki çiftçilere destekleme primleri verilebilir. Anızların bertarafı için bir kolaylık sağlanabilir. Bu konuyu düşünecek olan kamu idaresidir. Kamu idaresi, bunu yasaklıyor ancak sonrasında bir uygulamada bulunmuyor. Çiftçiler de kolaya kaçıyor ve bunu tekrar ekonomiye kazandırmak yerine kolay bir şekilde yakıyorlar. Bu işin faturasının halka kesilmesi çok kötü bir durum. Çünkü halkın sağlığıyla oynanıyor. Duman dumana bir Keşan, İpsala ve Enez yaşıyoruz. Uzunköprü ve Meriç'te de aynı sorunlar yaşanıyor. Biz halk olarak bu konuda şikayetçiyiz" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------
-İlçenin üzerinde oluşan duman gündüz dron gör.
-İlçenin üzerinde oluşan duman gece dron gör.
-Yakılan çeltik anızları
-Tarlalardan yükselen duman
-Hava kalitesi değeri
-Keşan DOÇEK Başkanı Hakan Eşme röp.
-Genel detaylar
Haber-Kamera: Ünsal YÜCEL/KEŞAN(Edirne),(DHA)
===============================================
4) DİYARBAKIR’DA ŞİMŞEKLER GECEYİ AYDINLATTI
DİYARBAKIR’da dün gece saatlerinde etkili olan yağmurla birlikte peş peşe çakan şimşekler geceyi aydınlattı. O anlar kameraya yansıdı.
Meteorolojinin yağış uyarılarının ardından kent merkezi ve ilçelerde dün gece saatlerinde yağmur etkili oldu. Çermik ilçesinde yağışla birlikte peş peşe çakan şimşekler geceyi aydınlattı. O anlar kameraya yansıdı. Görüntü dökümü
---------------------
Cep telefonu görüntüsü
Şimşeklerin çakması
Genel ve Detay görüntüler
Haber ve kamera: Hüseyin İÇLİ-Seyfettin EKEN /DİYARBAKIR(DHA)
===============================================
5) TRABZON’DA, YAYLACILARIN RENKLİ DÖNÜŞ YOLCULUĞU
DOĞU Karadeniz'deki yaylalarda, sonbaharla birlikte köylere dönüş yolculuğu başladı. Trabzon'un Akçaabat ilçesine bağlı Kayabaşı Yaylası'nda süsledikleri hayvanlarıyla sabahın erken saatinde yola çıkan yaylacıların geri dönüş yolculuğu renkli görüntüler oluşturdu.
Doğu Karadeniz'de asırlardır gelenek olarak yaşatılan yaylacılık, mayıs ayı ortalarında başlayıp sonbaharla birlikte sona eriyor. Hayvanlarıyla yaylalara göç edenler, yılın yaklaşık 5 ayını buralarda geçiriyor. Özellikle hayvanlarını otlatmak amacıyla yaylalara çıkanlar, buralarda kaldıkları süre içinde hem kış aylarında tüketecekleri süt ürünlerini elde ediyor hem de hayvanlarının tüketeceği otları biçiyor. Yaylada ineklerin sütünden tereyağı ve peynir çeşitleri hazırlayanların kimi ürününü satıp geçimine katkı sağlarken kimi de ailesinin kış mevsimindeki yiyecek ihtiyacını gidiyor. Akçaabat ilçesine bağlı Kayabaşı Yaylası’nda sonbaharla birlikte dönüşe geçen yaylacılar, süsledikleri hayvanlarının önünde ve arkasında kilometrelerce yol yürüyerek köylerine ulaştı. Geçmişten bugüne taşınan yaylacılık kültürünün bir kez daha canlandırıldığı dönüş yolculuğu renkli görüntüler oluşturdu.
'GELENEĞİMİZİ YAŞATIYORUZ'
Yayla göçü geleneğini yaşatmaya devam edeceklerini belirten Ayşe Pehlivan, “Çok duygusallaşıyoruz. Gelirken çok güzel de giderken sanki yaylalar ağlıyor gibi geliyor. Eskileri de anımsayınca daha da kötü oluyoruz. Eskisi kadar tadı yok ama yine de yayla göçü geleneğimizi yaşatıyoruz. Her sene ineklerimizi süslüyoruz. Onlar da göç edeceğimizi anlıyorlar. Geleneklerimize sahip çıkıyoruz” dedi.
'KÜLTÜRÜMÜZE SAHİP ÇIKIYORUZ'
Geleneklerine sahip çıktığı için mutlu olduğunu ifade eden Sonnur Tayyar, "Bu sezonu çayır biçmekle ve inek beklemekle geçirdim. Doğaya yakın vakit geçirdim. 17 yaşındayım ve yaylada olmayı çok seviyorum. Göç okulların başlangıcını andırıyor. Yaylada kafamız rahat oluyor. Ne zaman ne yapacağınla ilgili bir zaman algısı yok. O yüzden çok daha güzeldi. Köyde olmak daha farklı hissettiriyor. Kültürümüze sahip çıkıp saygı duymaktan yanayım. Tüm gençlere de bunu öneriyorum” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------
-Muhabir anonsu (EFNAN KÖSE)
-Yayladan dron görüntüleri
-Göçten dron görüntüleri
-Vargit çiçeklerinden görüntüler
-Yaylacılardan görüntüler
-Röportajlar
-Süslenen hayvanlardan görüntüler
HABER-KAMERA: Selçuk BAŞAR-Efnan KÖSE/AKÇAABAT(Trabzon),(DHA)
===============================================
6) ÇAMURA SAPLANAN EŞEĞİ İTFAİYE KURTARDI
HATAY’ın Reyhanlı ilçesinde sağanak sonrası çamura saplanarak mahsur kalan eşeği itfaiye ekipleri kurtardı.
İlçedeki Cüdeyde Mahallesi’nde sağanak nedeniyle tarlada çamura saplanarak mahsur kalan eşeği kurtaramayan sahibi 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yardım istedi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen itfaiye ekibi, eşeği bulunduğu yerden çıkararak sahibine teslim etti. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
- Çamura saplanana eşek
- İtfaiye ekiplerinin eşeği kurtarması
Haber: Ferhat DERVİŞOĞLU-Kamera:REYHANLI, (Hatay), (DHA)
===============================================
7) DİYARBAKIR KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE ÜÇÜNCÜ GÜN ETKİNLİKLERLE GEÇTİ
KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Diyarbakır Kültür Yolu Festivali’nin üçüncü gününde sergi, tiyatro, söyleşi, atölye ve çocuk etkinlikleri gerçekleştirildi.
Bu yıl 5'incisi düzenlenen ve 10 Ekim’de başlayan Diyarbakır Kültür Yolu Festivali'nin üçüncü gününde Diyarbakır’ın geleneksel el sanatları ve zanaat birikimi Paşa Hamamı’nda açılan ‘Gelenekten Geleceğe Usta Ellerin İzi’ temalı Kültürel Miras ve Zanaat Sergisi’nde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sergide Diyarbakır hasır bileziği ve kişniş takısının yanı sıra geleneksel kuyumculuk, ipek dokumacılığı, nakış ve el işlemelerinden örnekler yer aldı. Usta öğreticiler, geleneksel zanaatların yapım aşamalarını uygulamalı olarak gösterdi. Ziyaretçiler, yöresel ürünlerin üretim süreçlerini yakından inceleme fırsatı buldu.
İKİ TİYATRO OYUNU SAHNELENDİ
Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi Diyarbakır Devlet Tiyatrosu Orhan Asena Sahnesi’nde sahnelenen ‘İbiş’in Rüyası’, izleyicileri 1930’lu yılların tiyatro dünyasına götürdü. Tarık Buğra’nın kaleme aldığı eser, tuluat tiyatrosunun dönüşüm geçirdiği dönemde Nuran Tiyatrosu’nda yaşanan gelişmeleri konu aldı. Yeni bir kantocunun topluluğa katılmasıyla değişen dengeler, Semra Seha’nın Nahit Bey’in hayatındaki yeri ve sahne dünyasında yaşanan olaylar üzerinden anlatıldı.
Kayapınar Kültür Merkezi Sahnesi’nde sahnelenen ‘İstanbul’un Son Beyzadeleri’ ise Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş dönemindeki toplumsal değişimi mizahi bir dille ele aldı. Uğur Saatçi’nin yazdığı, Murat Çidamlı’nın yönettiği oyun, işgal altındaki İstanbul’un sosyal yaşamını ve değişen sınıfsal yapısını dönemin karakterleri üzerinden sahneye taşıdı.
SİNEMANIN TOPLUMSAL ETKİSİ KONUŞULDU
Diyarbakır Prof. Dr. Fuat Sezgin İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen ‘Bir Filmden Daha Fazlası: Sinema, İnsan, Hayat’ söyleşisinde sinemanın birey ve toplum üzerindeki etkileri ele alındı. Prof. Dr. Zuhal Akmeşe, filmlerin insan yaşamını, duyguları ve toplumsal gerçeklikleri yansıtma biçimleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Söyleşide sinemanın gündelik hayatla ilişkisi, insan deneyimlerini görünür kılmadaki rolü ve toplumsal olayların sinema aracılığıyla aktarılması konuşuldu.
GELENEKSEL ÜRETİM TEKNİKLERİ ANLATILDI
Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde Cuma Balıkçı eşliğinde gerçekleştirilen ‘Geleneksel Taş İşleme Atölyesi’nde katılımcılara çömlekçiliğin temel üretim teknikleri tanıtıldı. Atölyede çamurun şekillendirilmesinde kullanılan çimdik, fitil, levha ve model yöntemleri ele alındı. Elle ve çömlekçi çarkıyla hazırlanan toprak kapların üretim aşamaları anlatıldı.
ÇOCUKLAR FESTİVALDE EĞLENDİ
Yenikapı Hançepek Meydanı’ndaki Çocuk Köyü’nde düzenlenen Çocuk Köyü Etkinlikleri, Aselsan Çocuk Şenliği ve Etnospor etkinlikleri minikleri bir araya getirdi. Çocuklar, yaratıcı atölyeler, panayır çadırları, şişme oyun alanları, dijital oyunlar ve çeşitli yarışmaların yanı sıra balon turu gibi aktivitelerle keyifli vakit geçirdi.TÜRSAK Çocuk Filmleri Festivali’nin 22’ncisi kapsamında da kentteki iki AVM’de film gösterimleri ve atölyeler düzenlendi. Çocuklar, film gösterimlerine katılırken atölye çalışmalarında yeni bilgiler edinerek yaratıcılıklarını geliştirme fırsatı buldu.Diyarbakır Kültür Yolu Festivali, kent genelinde düzenlenecek sergi, tiyatro, söyleşi, atölye ve çocuk etkinlikleriyle 18 Ekim’e kadar devam edecek. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------
- Etkinliklerden detaylar
- Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Seyfettin EKEN-Hüseyin İÇLİ/DİYARBAKIR, (DHA)
===============================================
8) CEZAEVİNDEN FİRAR EDİP ARAÇ ÇALDI, POLİSİN TAKİBİYLE YAKALANDI
AFYONKARAHİSAR'da, sahibinin çalışır vaziyette bıraktığı 2 milyon liralık aracı çalan şüpheli, polisin takibiyle 3 saatte yakalandı. Aynı gün cezaevinden firar ettiği belirlenen şüpheli, işlemlerinin ardından tutuklandı.
Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne müracaatta bulunan M.K., simit almak amacıyla durduğu işletmenin önüne çalışır vaziyette bıraktığı 2 milyon TL değerindeki aracının çalındığını söyleyip, şikayetçi oldu. İhbar üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde geniş çaplı inceleme ve kamera araştırması başlattı. Takip sonucunda çalınan aracın seyir halinde olduğu saptandı. Ekiplerin takibiyle şüpheli, çaldığı araçla yaklaşık 3 saat sonra yakalandı.
Gözaltına alınan şüphelinin sorgulamasında, aynı gün sabah Ceza İnfaz Kurumu'ndan firar ettiği ve adli makamlarca arandığı ortaya çıktı. Adı açıklanmayan firari, işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi. Çalınan araç ise eksiksiz olarak sahibine teslim edildi.
Öte yandan, şüphelinin çalışır halde bırakılan araca binip uzaklaştığı anlar da güvenlik kamerasına yansıdı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Olay anı güvenlik kamerası görüntüsü
-Şüphelinin görüntüsü
-Şüphelinin emniyet ve adliye sevk görüntüsü
-Otomobilin fotoğraflı
Haber- kamera: Kadir KAPLAN/AFYONKARAHİSAR, (DHA)
===============================================
9) KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI'NDA SONBAHAR RENKLERİ
BARTIN ile Kastamonu sınırları içinde yer alan Küre Dağları Milli Parkı'nda, sonbaharın gelişiyle birlikte ağaçların renkleri değişmeye başladı.
Korunan Alanlar Ağı Parkları (PAN Parks) sertifikası alarak Avrupa'nın özel 13 noktasından biri seçilen Küre Dağları Milli Parkı, 37 bin 753 hektarlık alanıyla sonbaharda farklı renklere bürünmeye başladı. Milli Park içinde kalan Zoni Yaylası, Karadere çayırları, Büyük ve Küçük Küre geçişleri, Kerpiçli ve Göksu köyleri, Drahna Vadisi, Armutlu çayırı ve Kemerli Mağarası, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Küre Dağları Milli Parkı'nda oluşmaya başlayan sonbahar manzarası dronla görüntülendi. (DHA)
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
- Milli parka giden yollardan görüntüler
- Arıt-Söğütlü bölgesinden görüntüler
- Milli parktaki renk değişiminin dronla görüntülenmesi
Haber-Kamera: Ayhan ACAR/BARTIN, (DHA)
===============================================
10) BOĞAZKENT SAHİLİNDE KUM ZAMBAKLARI AÇTI
ANTALYA'nın Serik ilçesindeki Boğazkent sahilinde, nesli tehlike altında olan kum zambaklarının yetiştiği kumullar halatla çevrilerek korumaya alınırken, zambakların koparılmaması ve üzerine basılmaması konusunda uyarıcı tabelalar da yerleştirildi.
Serik'e bağlı Boğazkent Mahallesi sahilinde kum zambağının (Pancratium maritimum) doğal olarak yetiştiği bölüm, kazıklara bağlanan halatlarla plajın diğer kısmından ayrıldı. Alanın girişine Türkçe ve İngilizce 'Kum Zambağı Rezerv Alanı' tabelası asıldı. Tabelada bitkinin nadir ve tehlike altındaki bir tür olması dolayısıyla koruma altında bulunduğu belirtilirken, "Kum zambağı doğal yetişme alanındasınız. Kum zambaklarına zarar vermek yasal suçtur. Koparmayınız, üzerine basmayınız" ifadelerine yer verildi. Öte yandan nesli tehlike altında ve nadir bitki türlerinin korunmasına ilişkin yasaklara aykırı davrananlara 2026 yılı için 699 bin 245 lira idari para cezası uygulanıyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Halatla çevrilen alan
-'Kum Zambağı Rezerv Alanı' tabelasından detay
-Sahilden ve kum zambaklarından detay
Haber- kamera: Namık Kemal KILINÇ/SERİK, (DHA)-
===============================================


