DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3
1) MOTOSİKLET KAZASINDA ÖLEN MUSTAFA’NIN AİLESİ: SUÇLU BULUNUP GEREKEN CEZAYI ALSIN
ADANA’da cipin sıkıştırdığı iddia edilen motosikletin önce refüje, ardından da aydınlatma direğine çarptığı kazada hayatını kaybeden mobilya ustası Mustafa Dündar’ın (36) annesi Şefika Dündar (53), “Oğlum öldükten sonra geceleri uyuyamaz hale geldim, aklımdan bir an olsun çıkmıyor. Oğlumun ölümüne neden olan kişinin sokakta rahatça gezmesini istemiyorum. Yetkililerden tek ricam, o kişinin bulunup gereken cezayı alması” dedi.
Kaza, 2 Ağustos 2025’te Çukurova ilçesi Özdemir Sabancı Bulvarı’nda meydana geldi. Mobilya ustası 2 çocuk babası Mustafa Dündar yönetimindeki 01 BCB 984 plakalı motosiklet, iddiaya göre plakası ve sürücüsü henüz belirlenemeyen cip tarafından sıkıştırıldı. Kontrolünü kaybeden Dündar, refüje çarptı. Çarpmanın etkisiyle metrelerce sürüklenen Dündar, refüjdeki aydınlatma direğine çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Dündar’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Dündar’ın cenazesi, Adana Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsinin ardından Ali Hocalı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Kazanın ardından polis ekipleri, olay yerinden ayrılan cipin sürücüsünü tespit edip yakalamak için çalışma başlattı.
‘EVDE UYUYAMAZ HALE GELDİM’
Oğlu Mustafa’yı bir an olsun aklından çıkaramadığını söyleyen Şefika Dündar, yaşadığı acıyı anlattı. Dündar, “Kaza günü akrabalarıyla pikniğe gitmişti. Dönüşte kavşaktan geçtiği sırada cip sürücüsünün, onu cip ile refüj arasında sıkıştırdığını düşünüyoruz. Dengesini kaybederek refüje çarpıp hayatını kaybetti. Cenazesini defnettikten sonra evde uyuyamaz hale geldim. Aklımdan bir an olsun çıkmıyor. Şu anda yüreği yanan bir anneyim. Sokaktaki kediye bile bir zarar gelse vicdanım sızlar. Mustafa çok merhametli iyi bir insandı. Herkes onun ölümüne çok üzüldü. Bir can gitti ve ben bu kişinin bulunmasını istiyorum, dayanamıyorum. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın. Mustafa’mın ölümüne neden olan kişinin bulunması için her yere başvuruyorum” dedi.
‘OĞLUMUN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN KİŞİ BULUNSUN’
Oğlunun ölümüne neden olduğunu öne sürdüğü cip sürücüsünün bir an önce bulunmasını isteyen Dündar, “2 çocuk babası oğlum hayatını kaybetti. Çocuklarını psikolojik tedaviye götürüyorum. Onlar da çok etkilendi, bir türlü düzelemediler. Her yerde kamera olmasına rağmen ölümüne neden olan kişi neden bulunmuyor? Şu anda sokakta rahatça gezebiliyor. Yetkililere yalvarıyorum; kameralar incelensin, ölümüne neden olan kişi bulunsun. O sürücüyü Allah’a havale ediyorum, kaçmasaydı belki oğlum sağ kalacaktı” diye konuştu.
Füme renkli bir cipin oğlunu sıkıştırdığını belirten baba Ziya Dündar ise güvenlik kameralarının incelenerek kazaya neden olduğunu öne sürdüğü aracın sürücüsünün bulunmasını istedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------------
- Ölen mustafa Dündar görüntüleri (Ceptelefonu)
- Şefika Dündar ile röp
- Ziya Dündar ile röp
- Genel ve detaylar
Haber:Yusuf YILDIZ- Kamera:Yaşarcan SERİNTÜRK/ADANA,(DHA)
================================================
2) BULGARİSTAN'DAKİ CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ İÇİN TÜRKİYE'DE 78 SANDIK KURULACAK
BULGARİSTAN'da 25 Ekim günü yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Türkiye'de yaşayan çifte vatandaşların oy kullanması için 18 ilde 78 sandık kurulacak.
Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu, 25 Ekim'de yapılacak. Türkiye'de yaşayan soydaşların oy kullanmaları için 18 ilde 78 sandık kurulacak. Çorlu Bulgaristan Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Güner Çetin, Türkiye'deki seçimler için çalışmaların tamamlandığını, oy kullanılacak okulların ve sandık sayısının belirlendiğini söyledi. Çetin, "25 Ekim'de Bulgaristan cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı yardımcısını seçecek. Geçtiğimiz 26 Nisan'da, erken genel seçim vardı, parlamento seçimleri vardı. O zaman, o dönemki kurulan geçici hükümet, Avrupa Birliği dışındaki ülkelerde sandık sayısını 24 ile kısıtlamıştı. Türkiye'de o zaman 24 tane sandığımız vardı ve o zor şartlar altında ben buradan tüm soydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Sandıkların kısıtlanmasına rağmen herkes gitti, oy hakkını kullandı, tabii ki imkanlar çerçevesinde. 26 Nisan'dan sonra kurulan hükümet, bu kısıtlama kararını kanun değişikliğine giderek serbest bıraktı. Bugünkü şartlarda Türkiye Cumhuriyeti'nde ve yurt dışında açılacak olan sandıklar serbest bırakıldı" dedi.
'BİZİM TOPLUMUMUZDAN BİR ADAY YOK'
2024 yılında Türkiye'deki sandık sayısının 162 olduğunu belirten Çetin, "Bugün 2026 yılındayız, cumhurbaşkanlığı seçimine gidiyoruz, 18 ilde 78 sandığımız var. Bu, bence yeterli mi? Cumhurbaşkanı seçimi için yeterli. Neden? Çünkü bizde aday yok, bizim toplumumuzdan bir aday yok. 5 sene önce baktığımızda, o zamanki adayımız Sayın Mustafa Karadayı'ydı ve gerçekten Türkiye Cumhuriyeti'nde 93 bin kişi sandığa gitti ama bugünkü şartlarda bizden aday olmadığı için bu 78 sandık yeterli bence" diye konuştu.
'SEÇİMDE İKİNCİ TUR OLABİLİR'
Seçimlerin ikinci tura kalma olasılığı yüksek olduğunu söyleyen Çetin, "Tabii ki Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 50+1 şartı vardır. 25 Ekim'de bu yüzde 50+1 olur mu? Bana sorarsanız biraz zor geçecek gibi gözüküyor, ikinci tur da olabilir. Bir hafta sonra seçmen sayısının yüzde 50+1'ini alması gerekiyor. Geriye dönük baktığımızda, bugüne kadar Bulgaristan'da 5 senede 8 kere sandığa gidildiğinde yüzde 40'ı geçmemiştir seçim katılma oranı. 25 Ekim'de de ilk turda bu iş bitmeyecek, ikinci tur olacağına inanıyorum" dedi.
'HERKESİN İRADESİNİ KULLANMASI LAZIM'
Seçim için bölgede bir heyecanın olmadığını gözlemlediğini söyleyen Çetin, "Çok böyle bir heyecan verici bir katılım gözükmüyor şu anda, tabii bunu 25 Ekim'de göreceğiz. Vatandaşlarımızın sandığa giderek kendi demokratik hakkını kullanarak, Bulgaristan cumhurbaşkanını seçmesi gerekiyor diye inanıyorum ve herkesin iradesini kullanması lazım. Normalde kısıtlı sandıklarda, 24 sandıkta kuyruklarda bekleyen vatandaşımız şimdi 78 sandıkta gidip, rahat bir şekilde oyunu kullanabilir" diye konuştu.
SANDIK KURULAN İLLER
Seçim için Adana'da 1, Ankara'da 2, Antalya'da 1, Balıkesir'de 2, Bilecik'te1, Bursa'da 13, Çanakkale'de 1, Edirne'de 1, Eskişehir'de 2, İstanbul'da 18, İzmir'de 14, Kırklareli'de 2, Kocaeli'de 2, Manisa'da 2, Mersin'de 1, Sakarya'da 1, Tekirdağ'da 12 ve Yalova'da 2 sandık kurulacak. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Oy vermeye gelenler (arşiv)
-Muhabir Mehmet Yirun anons
-Dernek başkanı Güner Çetin ile röp.
-Oy kullananlar(arşiv)
Haber-Kamera: Mehmet YİRUN-Mehmetcan ARSLAN/TEKİRDAĞ, (DHA)
================================================
3) DENİZDEN TARİHİ SİKKE ÇIKTI
İZMİR'in Karaburun ilçesi açıklarında amatör dalgıç tarafından, Doğu Roma İmparatorluğu dönemine ait altın sikke bulundu. Sikkenin bir yüzünde Hz. İsa'nın haleli, kutsama işareti yapan elini kaldırmış, İncil tutarken tasvirinin olduğu kabartması ile diğer yüzünde imparatoru sağ eliyle taçlandıran Hz. Meryem Ana'nın yarım boy önden kabartmasının yer aldığı belirtildi. İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürü Savaş Gürbüz, teslim edilen eseri, uygun görülen zamanlarda teşhire çıkaracaklarını söyledi.
Karaburun ilçesi açıklarında geçen nisan ayında dalış yapan amatör dalgıç, yaklaşık 2-3 metre derinlikte altın sikke buldu. Eser, İzmir Arkeoloji Müzesi'ne kazandırıldı. Uzmanların yaptığı incelemede altın sikkenin, Doğu Roma'nın 969-976 yılları arasında tahtta kalan imparatoru I. John Tzimiskes (Çemişgezekli İoannes) dönemine ait olduğu tespit edildi. Sikkenin bir yüzünde Hz. İsa'nın haleli, kutsama işareti yapan elini kaldırmış, İncil tutarken tasvirinin olduğu kabartması ile diğer yüzünde ise imparatoru sağ eliyle taçlandıran Hz. Meryem Ana'nın yarım boy önden kabartmasının yer aldığı belirtildi.
'KOMİSYON ÖNEMİNİ BELİRLİYOR'
Eserle ilgili bilgi veren İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürü Savaş Gürbüz, "İzmir Karaburun açıklarında amatör bir dalgıç tarafından bulunuyor ve İzmir Müze Müdürlüğü'ne teslim ediliyor. Bizans Dönemi dediğimiz Doğu Roma İmparatoru I. John Tzimiskes dönemine ait altın bir sikke" dedi.
Tarihi eser bulan vatandaşların ne yapması gerektiği konusuna değinen Gürbüz, "2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 4’üncü maddesi gereği en yakın mülki amire veya müze müdürlüğüne haber vermesi ve eseri teslim etmesi gerekiyor. Vatandaş eseri müzeye teslim ettikten sonra bir taşınır geçici alım belgesi kesiliyor. Bu belgeden sonra müze müdürlüğünce bir komisyon kuruluyor. Komisyon eserin yasa kapsamında olup olmadığını, envanterlik veya etütlük olup olmadığı veya taşınır kültür varlığı veya taşınmaz kültür varlığı olup olmadığına karar veriyor. Müze uzmanlarından oluşan komisyon kararı veriyor. Eğer eser envanterlikse, kıymet takdir komisyonu kuruluyor. Bu esere kıymet takdir bedeli biçiliyor. Bu da eseri getiren vatandaşımıza direkt ödeniyor" dedi.
'YURT DIŞINA KAÇIRILAN 13 BİN 448 ESER HUKUKİ YOLLARLA GERİ GETİRİLDİ'
Tarihi eserlerin korunmasının önemini vurgulayan Gürbüz, "Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı, 2002 ve 2025 yılları arasında yurt dışına kaçırılan eserlerden toplam 13 bin 448 adedini zor ve yoğun bir süreçten sonra hukuki yollarla ülkemize tekrar getirdi. Bu bağlamda vatandaşlarımızın illegal yollara başvurmak yerine eserleri müzeye teslim etmelerini istiyoruz" dedi.
Eserin sergide teşhire çıkıp çıkmayacağı konusunda da konuşan Gürbüz, "Bu eser komisyona girdikten ve bedeli ödendikten sonra bir taşınır işlem fişi kesilecek. Fiş kesildikten sonra uzmanına ve depoya teslim edilecek. Uygun görüldüğü zamanlarda da teşhire çıkaracağız. Teşhirde sergilemeye gerekirse devam edeceğiz" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Tarihi sikkeninin görüntüsü
-İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürü Savaş Gürbüz ile röp.
-Muhabiri anonsu
-Genel ve detay görüntüler
Haber: Kadir ÖZEN - Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR, (DHA)
================================================
4) KAYMAK, DÜNYANIN EN İYİ SÜT ÜRÜNLERİ ARASINA GİRDİ
ULUSLARARASI gastronomi platformu 'TasteAtlas'ın yayımladığı 'Dünyanın En İyi Süt Ürünleri' listesinin üçüncü sırasında kaymak yer aldı. Bu durum manda kaymağının coğrafi işaret tescilli üretim merkezi Afyonkarahisar'da heyecanla karşılandı.
Uluslararası gastronomi platformu TasteAtlas tarafından yayımlanan 'Dünyanın En İyi Süt Ürünleri' listesinde Türkiye'den iki ürün ilk 3'e girdi. İrlanda tereyağının 4,5 puanla ilk sırayı aldığı listenin ikinci sırasında 4,4 puanla Trabzon tereyağı, üçüncü sırasında ise 4,4 puanla kaymak yer aldı. 'Geleneksel Türk süt ürünü' olarak nitelendirilen kaymağın tanıtım kısmında nasıl yapıldığı ve tüketildiğine dair bilgiler verilirken, "Kaymak konusunda titiz olanlar, gerçek kaymağın diğer hayvanların sütünden daha koyu ve daha yağlı olan manda sütüyle yapıldığına inanırlar, ancak inek, keçi ve koyun sütü de geleneksel olarak kullanılır" denildi.
TasteAtlas listesinde kaymağın üçüncü sırada yer alması, coğrafi işaret tescilli manda kaymağının üretim merkezi Afyonkarahisar'da heyecanla karşılandı. Afyon Kocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeki Gürler, TasteAtlas listesindeki bu derecenin göğüs kabartan bir başarı olduğunu belirterek, kaymağın kalitesinin arkasındaki köklü geleneksel altyapıya dikkati çekti. Prof. Dr. Gürler, "Ülkemiz için gurur verici bir hadise. Manda kaymağı hak ettiği yeri inanıyorum ki daha yukarılara taşıyacaktır. Manda sütlerinden üretilen kaymak, kremadan elde edilen kaymaklara göre lezzetiyle kendisini ayrıştırıyor. Eski dönemlerde haşhaş küspesi dediğimiz ürünlerle mandalar beslenirdi. Bu sütün yağını artırıp lezzetini de desteklerdi. Biz de üniversitemizde bu tekniği yaşatmaya çalışıyoruz. Üniversitemizde beslediğimiz mandalardan elde edilen sütle yapılan kaymağı vatandaşlara da işletmelerde sunuyoruz" dedi.
Afyonkarahisar'ın köklü kaymak üreticilerinden Burak Can Köse de coğrafi işaret tescilinin ürün kalitesini ve dünya standartlarındaki değerini koruma açısından hayati önem taşıdığını belirtti. Köse, "Kaymak süte hiçbir madde eklenmeden elde edilen bir ürün. Bu da onu değerli kılıyor. Hayvanlara yedirilen yemin de yağlı olması gerekiyor. 48 saatte üretiliyor. Bunlar kaymağın özellikleri" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Afyon kaymağı yapılırken görüntü
-Genel detaylar
-RÖP: Prof. Dr. Zeki Gürler
-RÖP: Burak Can Köse
Haber- Kamera: Kadir KAPLAN/AFYONKARAHİSAR, (DHA)-
==================================================
5) 'EN MASUMLARININ BİLE VÜCUDUMUZA TOKSİK ETKİLERİ OLABİLİYOR'
ENFEKSİYON Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tuna Demirdal, havaların soğumasıyla grip ve nezle vakaları arttığını belirterek boğaz enfeksiyonlarında rahatlama sağlayabilen bitki çaylarına dikkat çekip, "Bitki çaylarının bazıları boğaz enfeksiyonunda ödemi azaltarak kişiyi rahatlatabiliyor ya da nefes açıcı etkisi olabiliyor. Ancak yine de bitki çaylarını çok uzun süre kullanmamak lazım. Çünkü en masumlarının bile vücudumuza toksik etkileri olabiliyor" dedi.
Havaların soğumasıyla birlikte grip ve nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının arttığını söyleyen İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tuna Demirdal, bitki çaylarının bazı durumlarda boğaz enfeksiyonunda rahatlama sağlayabildiğini belirten uzman, özellikle fazla ve uzun süreli tüketimin vücutta toksik etkilere yol açabileceğini söyledi. Prof. Dr. Demirdal, "Sonbahar gibi mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonlarında bir artış olmasının en büyük sebebi vücut sıcaklıklarına adapte olmadaki problemlerimiz ve hasta olan insanların kapalı ortamda daha fazla bulunmasıdır. Bizim de hasta kişilerle iş yerinde, okulda, toplu taşımada karşı karşıya kalmamız bu hastalıklara maruz kalmamıza neden olabilir" ifadelerini kullandı.
'KARŞI MASKE TAKILMASINI ÖNERİRİM'
Hasta olan yetişkinlerin iş yerlerinde diğer arkadaşlarına sekresyonları bulaştırmamak için koruyucu olarak maske takmalarını öneren Prof. Dr. Demirdal, "Toplu taşımalarda hastalanma riskine karşı maske takılmasını öneririm. Çocuklar okullarda biraz daha iç içe yaşadıkları için bu ne yazık ki korunma yolu biraz daha zor. Öğretmenlerin bu konuda duyarlı olarak kreşlerde, ilkokullarda özellikle hasta olan çocukların birkaç gün evde dinlenmesi hem o çocukların daha kolay iyileşmesini sağlayacaktır hem de diğer çocukların hastalanmasını engelleyecektir" dedi.
'C VİTAMİNİ BARINDIRAN TURUNÇGİLLER VİRAL ENFEKSİYONLAR DA İYİLEŞME SÜRESİNİ KISALTIYOR'
Bilimsel olarak C vitamini barındıran portakal, limon gibi turunçgillerin özellikle viral enfeksiyonlarda iyileşme süresini kısalttığına dair çalışmaların olduğunu belirten Prof. Dr. Demirdal, "Bitki çaylarının bazıları boğaz enfeksiyonunda ödemi azaltarak kişiyi rahatlatabiliyor ya da nefes açıcı etkisi olabiliyor. Ancak yine de bitki çaylarını çok uzun süre kullanmamak lazım. Çünkü en masumlarının bile vücudumuza toksik etkileri olabiliyor. Günde 5-6 bardak içenlerin olduğunu duyuyoruz. Bunların zararlı etkileri olabilir. Onun için bu konuda net bir şey söylemek zor. Dozunu kaçırmamak lazım. Viral enfeksiyonlar genelde 4-5 günde kendiliğinden geçer. İlave bir şey almaya gerek yok. Ağrı kesici ile baş ya da eklem ağrıları hafifletilebilir. Ancak 4-5 gün içinde iyileşmeyen durumlarda doktora başvurulmalıdır. Çünkü o zaman ikincil bakteri enfeksiyonu dediğimiz, antibiyotiklere de ihtiyacı olan başka enfeksiyonlar ortaya çıkabilir" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Tuna Demirdal ile röp.
-Genel detay ve görüntüler
Haber: Yağmur ÖNGÜN - Kamera: Gökhan KILIÇ/ İZMİR, (DHA)
==================================================
6) OYUNCAK TABANCAYLA KUYUMCUYU SOYMAK İSTEYEN ŞÜPHELİ YAKALANDI
TEKİRDAĞ'ın Kapaklı ilçesinde oyuncak tabancayla kuyumcu soymak isteyen ve kadın görevlinin alarma basması üzerine panikleyerek kaçan A.U. (47), polis tarafından yakalandı.
Olay, dün sabah saatlerinde Pınar Bulvarı'ndaki bir kuyumcuda meydana geldi. Kapüşonlu giysi ve yüzünde maske bulunan kişi, kuyumcuya girerek, elindeki poşetten tabancayı çıkarıp, tezgahın arkasındaki kadın çalışana doğrultarak, 'Bu bir soygundur' deyip altınları istedi. Kadın ise 'Ne soygunu ya' diyerek, hareketlenip tezgahın altındaki alarma bastı. Bunun üzerine panikleyen şüpheli, koşarak kaçtı. Kadının bir süre peşinden koştuğu şüpheli, ara sokaklara girerek gözden kayboldu. Yaşanan soygun girişimi iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Kuyumcunun şikayeti üzerine çalışma başlatıp, güvenlik kameralarını inceleyen İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelinin A.U., elindeki tabancanın da oyuncak olduğunu belirledi. Bir fabrikada güvenlik görevlisi olan A.U., polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen A.U.'nun borçları bulunduğu ve bu yüzden kuyumcu soygunu girişiminde bulunduğu belirtildi. (DHA)
Görüntü dökümü
----------------------------
-Şüphelinin adliyeye çıkarılması
-Şüpheliden detaylar
-Kuyumcuda kadın görevli yalnız
-Soyguncunun gelmesi
-Silah doğrultası
-Kadın görevlinin tepkisi
-Kadının alarma basması
-Soyguncunun kaçması
Haber-Kamara: Onur KAYA/KAPAKLI (Tekirdağ), (DHA)
================================================
7) SAKARYA’DA TEFECİLİK OPERASYONUNDA 3 GÖZALTI
SAKARYA İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Hendek ve Adapazarı ilçelerinde tefecilik yaptığı belirlenen 3 şüpheliye yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda, çok sayıda senet, çek ve ruhsatsız silah ele geçirildi.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Sakarya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından kaçakçılıkla mücadele faaliyetleri kapsamında Hendek ve Adapazarı ilçelerinde tefecilik suçunu işlediği tespit edilen 3 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerin ev ve eklentilerinde yapılan aramalarda 2 çek, 1 araç satış sözleşmesi, 40 senet, 1 alacak-verecek belgesi, 3 cep telefonu, 2 ruhsatsız 9 milimetre çapında tabanca, 3 tabanca şarjörü, 50 tabanca fişeği ve 1 ruhsatsız av tüfeği ele geçirildi.
Operasyonda gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------
-Operasyondan görüntüler
-Şüphelilerin sevk edilmesi
Haber: Serhat YILMAZ/SAKARYA,(DHA)
================================================


