DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3
1) CİNAYETTEN YARGILANIRKEN SANAL MEDYA ÜNLÜSÜ OLMAK İÇİN FARKLI İSİMLE VİDEOLAR ÇEKMİŞ
MARDİN’de çoban Musa Çelik’in 2021’de uzun namlulu silahla vurulup öldürüldüğü olaya karıştığı belirlenerek tutuklanan Şükrü Akçay (50) hakkında, ‘Kasten öldürme’ suçundan 12,5 yıl hapis cezası verildi. Bir süre önce tahliye edildiği öğrenilen Akçay'ın hapis cezası, Yargıtay tarafından onandı. Sanal medya ünlüsü olmak için farklı isimle videolar çektiği belirlenen Akçay, Adana’da saklandığı adreste polis tarafından yakalandı.
Olay, 21 Kasım 2021’de Mardin’in Midyat ilçesi kırsal Çamyurt Mahallesi’nde meydana geldi. İki aile arasında alacak anlaşmazlığı nedeniyle başlayan husumet nedeniyle çoban Musa Çelik, uzun namlulu silahla vurulup öldürüldü. Olayla ilgili çalışma yapan jandarma ekipleri, tanık beyanları üzerine o dönem güvenlik korucubaşı olarak görev yapan Şükrü Akçay ile kardeşleri M.A. ve Veysi Akçay’ı gözaltına aldı. Adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, tutuklandı.
CEZASI ONANDI
Haklarında Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılan şüphelilerden M.A. beraat ederken, Veysi Akçay’a ‘Silahla tehdit’ suçundan 1 yıl 8 ay, Şükrü Akçay’a ise ‘Kasten öldürme’den 12,5 yıl hapis cezası verildi. Bir süre önce tutuksuz yargılanmak üzere cezaevinden tahliye edilen Şükrü Akçay hakkında verilen hapis cezası, Yargıtay tarafından onandı.
CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
Öte yandan Şükrü Akçay’ın, sanal medya ünlüsü olmak için farklı isimle videolar çekip, paylaştığı belirlendi.
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Akçay’ın Adana’da olduğu bilgisi üzerine yakalanması için çalışma başlattı. Cinayet dedektifleri, kent genelinde yaptığı araştırmada Akçay’ın, Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi’nde bir evde saklandığını tespit etti. Adrese operasyon düzenleyen polis, Akçay’ı yakaladı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Akçay, önce adliyeye ardından da cezaevine gönderildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Akçay’ın sanal medyadaki fotoğraf ve videoları
-Şükrü Akçay’ın adliyeye sevki
-Asayiş Şube ve emniyetin dış görüntüsü
Haber: Anıl ATAR – Kamera: ADANA, (DHA)
==================================================
2) 109 YAŞINDAKİ SABRİYE GÜNDOĞDU’YA YAYLA EVİNDE MUAYENE
RİZE’de dünyaca ünlü Ayder Yaylası'nda öksürük ve nefes darlığı şikayeti yaşayan Sabriye Gündoğdu’nun (109) tedavisi, Evde Bakım Hizmetleri ekipleri tarafından evinde yapıldı. Gündoğdu, kapısına kadar gelen hizmetten duyduğu memnuniyeti dualarla dile getirdi.
Çamlıhemşin ilçesine bağlı dünyaca ünlü Ayder Yaylası'nda yaşayan 4 çocuk, 4 torun sahibi 109 yaşındaki Sabriye Gündoğdu, öksürük ve nefes darlığı şikayeti yaşayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Hastanın yaşı ve bulunduğu bölgenin zorlu arazi koşulları göz önünde bulundurarak harekete geçen Çamlıhemşin Toplum Sağlığı Merkezi ve İlçe Devlet Hastanesi Evde Bakım Hizmetleri ekipleri bölgeye sevk edildi. Ekipler, Gündoğdu’nun tedavisini evinde gerçekleştirdi. Yaşına rağmen dinçliğiyle dikkat çeken Sabriye Gündoğdu, kapısına kadar gelen hizmetten duyduğu memnuniyeti dualarla dile getirdi. Aldığı hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getiren Gündoğdu, "Mutluyum, Allah hepinizden razı olsun. Bir telefonla geldiler, ilgilendiler ve sorunlarımızı çözdüler" dedi.
Sabriye Gündoğdu ile ilgilenen kızı Sündüz Meşe Ece, annesinin çeşitli rahatsızlıkları olduğunu belirterek, "Benimle birlikte yaşıyor. Bir telefon açtığımızda hemen geldiler. Hizmeti buralara kadar gelip vermeleri çok güzel bir şey, çok memnunuz" diye konuştu.
‘YAŞINA RAĞMEN GAYET DİNÇ GÖRDÜK'
Çamlıhemşin ilçe Devlet Hastanesi Evde Bakım Hizmetleri'nde görevli Doktor Emre Basa da yaylada gerçekleştirdikleri ziyaretin kendileri için de keyifli geçtiğini belirterek, "Teyzemiz bize nefes darlığı ve öksürük şikayetleriyle başvurmuştu. Elimizden geldiğince dertlerini dinledik ve yardımcı olmaya çalıştık. Maşallahı var, 109 yaşına rağmen teyzemizi gayet dinç gördük. Bilinen tansiyon hastalığı da var, inşallah daha da iyi olacak. İnsanlara faydalı olabiliyorsak ne mutlu bize. Hastalarımızın bizden memnun kalması bizi ayrıca mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Muhabir Anonsu
-Yayladan dron görüntüsü
-Sağlık çalışanlarından detaylar
-Ev ziyaretinden detaylar
-Hastanın muayene edilmesi
-Sabriye Gündoğdu röp.
-Emre Basa röp.
Haber: Mehmet Can PEÇE - Kamera: RİZE, (DHA)
==================================================
3) YEŞİLHİSAR’DA BADEM HASADI BAŞLADI; 15 TON REKOLTE BEKLENTİSİ
KAYSERİ’nin Yeşilhisar ilçesinde Ünal Habanoğlu (56) tarafından deneme amacıyla 36 dönüm alana dikilen badem bahçesinde hasat başladı. Bu yıl yaklaşık 15 ton rekolte bekleniyor.
Yeşilhisar ilçesinde yaşayan Ünal Habanoğlu, 16 yıl önce badem yetiştiriciliğine merak sardı. O yıllarda ülke genelinde badem tüketiminin büyük bir kısmının ithal olduğunu öğrenen Habanoğlu, ilçenin Kılcan mevkisinde hobi olarak badem yetiştirmeye başladı. Zamanla hobisi mesleğine dönüşen Ünal Habanoğlu, yeni diktiği badem ağaçları ile birlikte 400 dönüm arazi üzerinde 20 bin ağaca ulaştı. Habanoğlu’na ait bahçede bu yıl badem hasadı başladı. Yaklaşık 1200 badem ağacının bulunduğu bahçenin 1000'inin verimli olduğu belirtilirken, hasadın 3 gün içerisinde tamamlanması bekleniyor. Şanlıurfa’dan gelen yaklaşık 25 tarım işçisi, bademleri hasat ederken 15 ton rekolte bekleniyor.
‘MAKİNELİ HASADA HENÜZ GEÇMEDİK’
Rekolteden memnun olduğunu söyleyen Ünal Habanoğlu, “Bahçede bu yıl yaklaşık 10 ton ürün öngörüyorduk ancak hasadın başlamasıyla birlikte verimin 13-15 ton arasında olacağını tahmin ediyoruz. Makineli hasada henüz geçmedik. Şu anda badem hasadımıza başladık. Başlamadan önce yaklaşık 10 ton ürün bekliyorduk. Ancak hasada başlayınca randımanın daha yüksek olduğunu gördük. 13 ile 15 ton arasında bir ürün alacağımızı tahmin ediyoruz. Şu anda Şanlıurfa’dan gelen yaklaşık 25 tarım işçimiz hasadı gerçekleştiriyor. Yaklaşık 1200 ağacımız var, bunun 1000 tanesi verimli. Hasadın yaklaşık 3 gün sürmesini bekliyoruz” dedi.
‘ÇİFTÇİLERİMİZE ÖRNEK OLMAK İSTİYORUZ’
Badem üretiminin Yeşilhisar’da yaygınlaşmasını istediklerini söyleyen de Habanoğlu, “Biz burada bir öncülük yapmaya çalışıyoruz. Çiftçilerimize ve tarımla uğraşan arkadaşlarımıza bunu tavsiye ediyoruz. Burası bizim 36 dönümlük deneme amaçlı diktiğimiz bir bahçeydi. Badem çeşidinin bölgenin havasına, suyuna ve toprağına uygun olduğunu gördük. Bunun ardından yaklaşık 400 dönüm badem bahçesi diktik” diye konuştu.
‘400 DÖNÜM ALANDA MOKOKO ÇEŞİDİ’
Bahçelerinde özellikle ‘Mokoko’ badem çeşidini tercih ettiklerini belirten Habanoğlu, çeşidin Yeşilhisar’ın ilkbahar geç donlarına karşı avantaj sağladığını söyledi. Habanoğlu, “Şu anda toplamda yaklaşık 400 dönüm alanda Mokoko badem çeşidi dikili. Bölgemizde bahar soğukları, özellikle 23 Nisan soğukları yaşanabiliyor. Bu çeşit 23 Nisan soğuklarını atlattıktan sonra, yaklaşık 23-30 Nisan arasında çiçekleniyor. Bu nedenle bahar soğuklarından daha az etkilenmesi nedeniyle bu çeşidi tercih ettik” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE’NİN BADEM İTHALATINI AZALTMAK İSTİYORUZ’
Bademin, Türkiye’de önemli bir alternatif ürün olduğunu ve üretimi artırarak ithalatın azaltılmasına katkı sağlamak istediklerini söyleyen Habanoğlu, “Badem, bizim bölgemizde elma ve diğer tarım ürünlerinin yanında alternatif bir ürün olabilir. Ülkemiz bademin önemli bir bölümünü ithal ediyor. Biz yerli üretimi desteklemek, üretimi artırmak ve ithalatı azaltmak istiyoruz. Bunun için çiftçilerimize örnek olması amacıyla bu bahçeyi oluşturduk. Buraya gelen herkes bahçeyi görebilir, maliyetlerini ve elde ettiğimiz randımanı üreticilerimizle paylaşabiliriz. Yeşilhisar çiftçisine badem üretimini öneriyoruz” dedi.
‘BAKIMI VE HASADI KOLAY’
Badem üretiminin maliyet ve bakım açısından da üreticilere avantaj sağlayabileceğini ifade eden Habanoğlu, “Bademin masrafı az, maliyeti uygun, bakımı kolay ve hasadı da kolay bir ürün. Bu nedenle Yeşilhisar’da daha fazla dikilmesini istiyoruz. Önümüzdeki yıllarda verimin artmasıyla birlikte üreticilerimizin de bu ürüne ilgisinin artacağını düşünüyoruz” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------
-Dron görüntüsü
-Hasattan genel ve detay
-İşçilerin çalışması
-Ünal Habanoğlu ile röp
Haber-Kamera: Metin DEĞİRMENCİ/KAYSERİ, (DHA)
=================================================
4) ANTALYA'NIN MERKEZİNDE 2 BİN 400 YILLIK ANTİK LİMAN MAGYDOS
ANTALYA Denizcileşme Platformu Başkanı İzzet Ünlü, Karpuzkaldıran Falezleri'nin sona erdiği nokta ile Düden Şelalesi arasındaki bölgede yer alan Magydos Antik Limanı'nın, kentteki yerleşimden yaklaşık 2 bin 400 yıl öncesine uzanan geçmişiyle dikkati çektiğini söyledi. Tarihi MÖ 4'üncü yüzyıla uzanan limanın Roma ve Bizans dönemlerinde de kullanıldığını aktaran Ünlü, bölgede tarihi yapı kalıntılarının bulunduğunu belirterek, “Burası korunmalı ve gün yüzüne çıkmalı" dedi.
Muratpaşa ilçesinde Karpuzkaldıran Falezleri'nin sona erdiği nokta ile Düden Şelalesi arasındaki bölgede yer alan Magydos Antik Limanı, kentin denizcilik tarihine ilişkin izler barındırıyor. Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı İzzet Ünlü, yıllardır takip ettiklerini söylediği bölgenin tarihinin Antalya'nın kuruluşundan çok daha eskiye dayandığını ifade ederek, Magydos'un MÖ 4'üncü yüzyıla uzanan geçmişi olduğunu belirtti. Ünlü, “Burası şu anda mevki olarak Karpuzkaldıran Falezleri'nin bittiği nokta ile Düden Şelalesi arasındaki bir tarihi antik liman" diye konuştu.
'TİCARETİN TAM KALBİNDE'
Magydos'un Roma ve Bizans dönemlerinde de önemini koruduğunu belirten Ünlü, “Antalya Limanı olarak ticaretin tam kalbinde, stratejik öneme sahip antik bir liman" dedi. Bölgenin Antalya'nın tarihi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ünlü, “Antalya’mız tarihiyle, doğasıyla, turizmiyle; Perge'si, Aspendos'u, Termessos'uyla birlikte bir yeni antik limanın, antik şehrin tespitini yapmak zorunda. Çünkü burası jeopolitik bir yer. Antalya kurulmadan yaklaşık 2 bin 400 yıl önce deniz ticareti buradaymış" diye konuştu. Magydos'un geçmişinin Roma ve Bizans dönemlerine uzandığını kaydeden Ünlü, “Burası Roma İmparatorluğu ile devam eden ve Bizans İmparatorluğu ile süregelen bir süreç" dedi.
SU KEMERLERİ VE MENDİREK İZLERİ
Bölgede görülebilen tarihi kalıntılara dikkati çeken Ünlü, su kemerleri, taş duvarlar ve yapay mendireğe ait izlerin bulunduğunu söyledi. Ünlü, “Buradaki su kemerlerini görebiliyoruz. Su üstünde, molozlardan yapılmış taş duvarları görebiliyoruz. Liman havuzu içinde oluyor bunlar. Ve yapay mendireği görebiliyoruz" diye konuştu. Magydos'un Roma İmparatorluğu döneminde sikke basılan merkezlerden biri olduğunu belirten Ünlü, “Bu sikkeler, Bizans İmparatorluğu sonuna kadar gelmiş. Bizans İmparatorluğu zamanında piskoposluk merkezi olmuş; bir tarihi antik şehrin içinde yaşıyor Antalya" dedi.
'TARİHİ KALINTILAR BİNALARIN ALTINDA'
Magydos'un önemli bölümünün günümüzde deniz içerisinde kaldığını belirten Ünlü, bölgenin araştırılmayı beklediğini söyledi. Ünlü, “O tarihi kalıntılar, o binaların altında ve denizin binlerce metre altında keşfedilmeyi bekliyor" diye konuştu. MS 7'nci yüzyıl sonrasında bölgenin Arap akınlarından etkilendiğini ve tahribata uğradığını, limanın geçmişte Akdeniz'de stratejik bir ticaret noktası olduğunu söyleyen Ünlü, Magydos'un korunması ve araştırılması gerektiğini vurgulayarak, “Buranın korunması ve gün yüzüne çıkması gerekiyor" dedi.
'ANTALYA'MIZA SAHİP ÇIKMAMIZ LAZIM'
Bölgede bugün denize girmek için gelen vatandaşları olduğunu belirten Ünlü, Magydos'un tarihi niteliğinin daha fazla bilinmesi gerektiğini söyledi. Antalya'nın doğal ve tarihi değerlerinin korunması gerektiğini ifade eden Ünlü, “İlk başta Antalya'mıza sahip çıkmamız lazım. Antalya’mız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi, dünyanın en güzel şehri" diye konuştu. Çevrenin temiz tutulması gerektiğine de dikkati çeken Ünlü, “Çöpümüzü çöpe atacağız, çevremizi temiz tutacağız, doğamızı temiz tutacağız. 'Deniz varsa hayat var' diyeceğiz ve bu güzelliklere sahip çıkmak için toplum bilinci de oluşturmamız gerekecek" ifadelerine yer verdi. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------------
-Tarihi limandan havadan görüntüler
-Limandan yakın görüntüler
-Deniz üzerinden detaylar
-Limandan havadan genel detay
-RÖP: İzzet Ünlü
Haber: Aysu DURSUN- Kamera: Burak YALMAN/ANTALYA,(DHA)
=================================================
5) NUH'UN GEMİSİ ARAŞTIRMASINDA YERİN ALTINDAN NUMUNELER ALINDI
SİVAS Cumhuriyet Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde Nuh'un Gemisi olduğuna inanılan gemi biçimindeki coğrafi oluşumda yürütülen araştırmalarda saha çalışmaları tamamlandı. Araştırma ekibinde başkan yardımcısı olarak görev alan Amerikalı Andrew Jones, karotlu sondaj çalışmalarında sürekli toprak numunesi alındığını, radar taramalarında ise yüzeyin altında bazı anomaliler tespit edildiğini söyledi. Elde edilen bulguların, yapının doğal mı yoksa insan yapımı mı olduğunun belirlenmesi için laboratuvar çalışmalarının sürdüğünü belirten Jones, raporun gelecek yıl nisan veya mayıs aylarında tamamlanmasının hedeflendiğini kaydetti.
Gemi şeklindeki oluşum, 11 Eylül 1959'da Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait uçakla Doğu Anadolu Bölgesi'nin haritasını çıkaran Harita Mühendisi Yüzbaşı İlhan Durupınar tarafından keşfedildi. Keşfin ardından bölgenin Nuh'un Gemisi'nin kalıntısı olabileceği iddiasıyla çok sayıda yerli ve yabancı araştırmacı bölgede çalışma yaptı.
Son olarak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenker Atila başkanlığında Mayıs 2026'de 'Nuh'un Gemisi Araştırma Projesi’ başlatıldı. Beş ülkeden yaklaşık 20 bilim insanının görev aldığı projede, Doğubayazıt ilçesine bağlı Telçeker ve Üzengili köyleri arasındaki gemi biçimli oluşumda yaklaşık 90 gün süren saha çalışmaları gerçekleştirildi.
Bölgede gerçekleştirilen araştırmada, dron ile arazinin güncel yapısı modellenirken, yeni nesil radar sistemiyle de yüzeyin altı tarandı. Oluşumun farklı noktalarından yaklaşık bin toprak numunesi alınarak laboratuvarlarda incelenmek üzere gönderildi. Ayrıca karotlu sondaj çalışmaları gerçekleştirildi.
'KAROT MAKİNESİ SÜREKLİ TOPRAK NUMUNESİ ÇIKARDI'
Projede başkan yardımcısı olarak görev alan Andrew Jones, araştırmanın bu sezonki en önemli bulgularından birinin oluşumun yekpare bir kaya kütlesinden meydana gelmediğinin görülmesi olduğunu söyledi. Jones, karotlu sondaj sırasında sürekli toprak numunesi elde edildiğini belirterek, "Bazı kişiler buranın doğal bir oluşum olduğunu, yekpare bir kaya olduğunu ve milyonlarca yıl içerisinde aşınarak gemi şeklini aldığını öne sürüyordu. Ancak sondajla elde ettiğimiz en büyük bulgu, yapının tamamen toprak olduğudur. Alanda bazı büyük kaya blokları var fakat karot makinesi sürekli toprak numuneleri çıkardı" dedi.
Elde edilen verilerin henüz kesin bir sonuca işaret etmediğini vurgulayan Jones, "Bu doğal bir oluşum da olabilir, insan yapımı bir yapı da olabilir. Şu anda yaptığımız şey, bunu bilimsel yöntemlerle araştırmak. Yerin derinliklerinden aldığımız toprak örnekleri üzerinde çalışmalar yürütüyoruz. Yüzeyin altında oldukça zenginleşmiş, organik, kapkara bir toprak gördük. Bunun çürümüş ahşap ya da insan faaliyetine dair bir kanıt olup olmadığını testlerle ortaya koyacağız" diye konuştu.
RADARDA 'ANOMALİLER' TESPİT EDİLDİ
Ağustos ayında gerçekleştirilen radar taramalarında yüzeyin altında bazı anomalilerin tespit edildiğini belirten Jones, radar verilerine ilişkin nihai raporun henüz hazırlanmadığını söyledi. Jones, "Ön radar sonuçları ilginç bulgular, yani anomaliler gösterdi. Yüzeyin altında doğal olmayan nesnelere veya yapılara işaret edebilecek noktalar tespit edildi. Ancak Amerikalı radar bilimcisinin nihai raporunu hala bekliyoruz. Sondaj yapmamızın sebeplerinden biri de tam olarak buydu. O derinliklere inip numune almak istedik" dedi.
İLK KEZ YERİN ALTINA İNİLDİ
Araştırmanın gemi biçimindeki alana yoğunlaşmasının nedenini anlatan Jones, 1959'daki keşiften bu yana bölgede farklı araştırmacılar tarafından çeşitli çalışmalar yapıldığını söyledi. Geçmiş araştırmaların büyük ölçüde yüzeydeki gemi şekline odaklandığını belirten Jones, şunları söyledi:"Buranın ilk olarak 1959 yılında Yüzbaşı İlhan Durupınar tarafından keşfedilmesinden bu yana farklı araştırmacılar buraya gelip taramalar yaptı. Ancak ilk kez hükümet izniyle bir üniversite yerin altına inip neler olduğunu görebiliyor. Biz yüzeyin altında neler olduğunu görmek istediğimiz için karotlu sondaj izni aldık. Bu projeyle birlikte alınan izin kapsamında ilk kez yerin altına inilerek karotlu sondaj yapıldı."
Saha çalışmalarının tamamlandığını belirten Jones, radar verileri ile numunelerin birlikte değerlendirilmesinin ardından nihai raporun gelecek yıl nisan veya mayıs aylarında tamamlanmasının hedeflendiğini bildirdi.
'ÇALIŞMALAR TAMAMLANMADAN AÇIKLAMA YAPAMAYIZ'
Sosyal medya ve bazı haber sitelerinde Nuh'un Gemisi'ne ilişkin araştırma sonuçları kesinleşmeden çeşitli iddiaların gündeme getirildiğini belirten Jones, bilimsel çalışmalar tamamlanmadan kesin ifadeler kullanılmaması gerektiğini söyledi. Jones, "Bazı insanlar tüm gerçekleri toplamadan önce açıklama yapmak istiyor. Dünyanın dört bir yanında bunu bir gerçek gibi sunan insanlar ve haber kuruluşları görebilirsiniz. Bazıları yüzde 100 doğrulandığını söylerken, diğerleri keşfettiğimiz şeyler hakkında aslında bizim kendilerine hiç söylemediğimiz iddialarda bulunuyor. Hala yapılacak laboratuvar çalışmaları ve yazılacak nihai raporlar var. Dolayısıyla işimiz bitmedi ve bitene kadar bu tarz bir açıklama yapamayız. Araştırmalarımızı sürdürüyoruz. Eğer gerçekten doğruysa bunun Türkiye ve dünya için çok iyi olacağını umuyoruz. Araştırmayı en iyi şekilde yapmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak sonuçlar henüz kesin değil, test sürecine devam ediyoruz" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------------
-Çalışma alanından genel görüntüler
-İş makineleri ve görevlilerin kazı çalışması
-Delinen toprağa kamera gönderilmesi
-Alanın dron detayları
-Amerikalı Andrew Jones ile röp
Haber: Salih TEKİN - Kamera: Oktay POLAT/DOĞUBAYAZIT(AĞRI), (DHA)
=================================================
6) SİİRT’TE KAFEDE YANGIN
SİİRT’te bir kafede çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Yangında kafe kullanılamaz hale geldi.
Siirt Üniversitesi Kezer Yerleşkesi yakınlarında bulunan bir kafede, sabah saatlerinde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. İhbarla bölgeye itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Ekipler, yangının ardından kafede soğutma çalışması yaptı.
İşyeri kullanılamaz hale gelirken, yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi
Haber-Kamera: Akif ÖZALP/SİİRT, (DHA)
=================================================

