DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni- 3
1) 10 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ OKUL, MİLLİ EĞİTİM BİNASI OLACAK
KAHRAMANMARAŞ'ta 1 öğretmen ve 9 öğrencinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının gerçekleştiği Ayser Çalık Ortaokulu binasının, Valilik kararıyla Onikişubat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü binası olarak hizmet vereceği bildirildi.
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde, 15 Nisan’da, Ayser Çalık Ortaokulu’nda, İsa Aras Mersinli'nin (14) babasına ait 5 silah ve 7 şarjörle gerçekleştirdiği saldırıda matematik öğretmeni Ayla Kara (56), öğrenciler Belinay Nur Boyraz (11), Adnan Göktürk Yeşil (11), Almina Ağaoğlu (11), Bayram Nabi Şişik (11), Furkan Sancak Balal (11), Kerem Erdem Güngör (11), Yusuf Tarık Gül (12), Şuranur Sevgi Kazıcı (12) ile Zeynep Kılıç (11) yaşamını yitirirken, 15 öğrenci de yaralandı.
Saldırının ardından öğrencilerin psikolojik durumu ve velilerin talebi üzerine Kahramanmaraş Valiliği, okulu geçici olarak kapatırken, öğrencilerin Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu’nda eğitime devam etmesine karar verdi.
VALİLİK KARARI
Saldırı nedeniyle birçok velinin çocuklarını göndermek istemediği okul binası, 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı’nda da açılmazken, okulla ilgili yaşanan belirsizlik sona erdi. Kahramanmaraş Valiliği tarafından alınan kararla 15 derslikli Ayser Çalık Ortaokulu, bundan sonra Onikişubat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak hizmet verecek. Karar öncesi okulu yaptıran Çalık ailesiyle de görüşüldüğü ve okul olarak yaptırdıkları binanın milli eğitim olarak kullanılması noktasında ailenin rızasının da alındığı belirtildi.
YENİ OKUL YAPILACAK
Şu anda bir anaokulunda hizmet veren Onikişubat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde taşınma hazırlıkları başlarken, Ayser Çalık Ortaokulu’nun yerine de aynı bölgede yeni bir okul yapılacak. Yeni okulun isminin Ayser Çalık olup olmayacağının henüz netleşmediği öğrenildi. (DHA)
Görüntü dökümü
-----------------
- Okulun havadan görüntüsü
- Okuldan detay
- Okulun önü
- Okulun tabelası
Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
=========================================
2) EŞİNİN BOĞAZINA BIÇAK DAYAYAN SANIĞA 11,5 YIL HAPİS İSTEMİ
İSTANBUL'da eşi Seda Nur Atılkan'ı (30) öldüresiye dövüp, bıçakla tehdit ettiği belirtilen Uğur Atılkan (35) hakkında 11 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı. İddianamede; Uğur Atılkan'ın, önce sarj kablosu ve kemerle Seda Nur'un boğazını sıktığı ardından boğazına bıçak dayayıp, "Şehadet getir. Bu gece buradan kimsenin kurtuluşu yok. Bu gece burada katliam yapacağım" dediği belirtildi.
İstanbul'da yaşayan 2 çocuk annesi Seda Nur Atılkan, 21 Ağustos'ta iddiaya göre eşi Uğur Atılkan tarafından saatlerce darbedildi. Şüphelinin kendisini kısa süreliğine bırakmasının ardından evden kaçan Atılkan, komşularına sığındı. İhbarla adrese giden polis ekipleri Uğur Atılkan'ı gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, 22 Ağustos'ta tutuklandı. Öte yandan olayın ardından Seda Nur Atılkan'ın canını kurtarmak için evden kaçtığı ve şüphelinin otomobille peşinden gittiği anlar ise çevredeki bir güvenlik kameralarına yansıdı.
BABASI İLE TEHDİT ETMİŞ
Olayın ardından başlatılan soruşturma, 6 günde tamamlandı ve iddianame hazırlandı. Uğur Atılkan’ın olay günü bir anda Seda Nur Atılkan'a saldırdığı, bacağına tekme attığı, boğazından tutarak yere doğru fırlattığı belirtildi. Ardından Seda Nur'un saçından tutarak başını yere vurduğu, kolundan ısırdığı ve yüzüne defalarca yumruk attığı da iddianamede yer buldu. Uğur Atılkan'ın şarj kablosu ve kemerle Seda Nur'un boğazını sıktığı, tokat attığı, sonrasında bıçağı boğazına dayayıp, "Şehadet getir. Bu gece buradan kimsenin kurtuluşu yok. Bu gece burada katliam yapacağım" dediği de yine iddianamede yer aldı. Uğur Atılkan'ın, Seda Nur'u babasını öldürmekle tehdit ettiği de vurgulandı. İddianamede; Uğur Atılkan'ın bir arbede olduğunu kabul ettiği ancak bilerek ve isteyerek vurmadığını söylediğine yer verildi.
'SAVUNMALAR SUÇTAN KURTULMAYA YÖNELİK'
Uğur Atılkan'ın üzerine atılı suçlamayı reddetmesine rağmen Adli Tıp Kurumu'ndan alınan kati doktor raporuna göre Seda Nur'un, 'basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde hafif nitelikte olmayan şekilde' yaralandığının altı çizilirken; Uğur Atılkan'ın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna vurgu yapıldı. Beyanlar ve toplanan deliller ışığında Uğur Atılkan hakkında 'Silahla eşi kasten yaralama suçundan 4 yıl 6, tehdit suçundan ise 7 yıl toplam 11 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteminde bulunuldu. İddianame, mahkeme tarafından kabul edildi. Öte yandan Uğur Atılkan hakkında 'Hakaret' suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği de iddianamede yer aldı.(DHA)
Görüntü Dökümü:
-------------------------------:
-ARŞİV
Haber-Kamera: Tolga TAHÇI/İZMİR,(DHA)-
==================================
3) TIR'A ARKADAN ÇARPAN MOTOSİKLETİN SÜRÜCÜSÜ AĞIR YARALANDI
HATAY'da emniyet şeridinde duran TIR'a arkadan çarpan motosikletin sürücüsü ağır yaralandı.
Kaza, saat 04.00 sıralarında Reyhanlı-Antakya kara yolu Beşaslan mevkisinde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 31 AAZ 031 plakalı motosiklet, iddiaya göre, emniyet şeridinde dörtlülerini yakmadan duran 63 ACY 082 plakalı TIR'a arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan motosikletin sürücüsü asfalt zemine düşerek ağır yaralandı. Çevredekilerin ihbarıyla kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan yaralının, hayati tehlikesinin olduğu bildirildi.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü dökümü
----------------------
-TIR'a çarpan motosiklet
-Kaza yerinden detaylar
Haber: Cuma Yunus YAŞATIR - Kamera: REYHANLI(Hatay), (DHA)
=========================================
4) 100 YILLIK AİLE GELENEĞİ DEMİRCİLİĞİ YAŞATMAYA ÇALIŞIYOR
BARTIN'da demirci ustası Halil Ak (56), dedesinin babasından kalan yaklaşık 100 yıllık demircilik mesleğini 30 metrekarelik dükkanda sürdürüyor. Demirciler Sokağı'nda mesleğin son temsilcisi olan Ak, "Bu sokakta eskiden 70 tane demirci dükkanı varmış ama şimdi sadece ben kaldım" dedi.
Bartın kent merkezindeki Demirciler Sokağı'nda 50 yıl önce 70 demirci esnafı bulunurken, bugün mesleği sürdüren tek kişi olarak Halil Ak kaldı. Ak, 24 yaşında babası Ahmet ile amcası Mehmet Ak'ın yanında, 30 metrekarelik dükkanda çırak olarak çalışmaya başladı. Yaklaşık 100 yıllık dükkanda 4'üncü kuşak demirci olan Ak, 32 yıldır mesleğini tek başına sürdürüyor. Ak'ın dükkanında kazma, orak, saban demiri, çapa, balta, keser ve çeşitli mutfak bıçakları el emeğiyle üretilirken, eski tarım aletleri de onarılarak yeniden kullanıma kazandırılıyor.
'BURAYA ÇIRAK BULAMIYORUZ'
Mesleğin kendisine dedesinin babasından kaldığını belirten Halil Ak, "Şu anda bu mesleği ben devam ettiriyorum. Ben 4'üncü kuşağım ama bizden sonra bitti. Ben kendim 32 senedir bu işi yapıyorum. Çalıştık, emekli olduk. Buraya çırak bulamıyoruz, bu konuda çok sıkıntımız var. Bizim mesleğimizi yeni nesil; kirli, yorucu ve çalışma süresi uzun diye tercih etmiyor. Gençlerin bu mesleğe merakı yok. Biz de elimizden geldiği kadar devam ettirmeye çalışıyoruz. Bu sokakta eskiden 70 tane demirci dükkanı varmış ama şimdi sadece ben kaldım. Teknolojinin gelişmesiyle artık balta, kazma Çin'den geliyor. Emek harcayarak demir yapan kalmadı. Bartın'da da mesleğin son temsilcisi biz kaldık" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------------
-Demirci dükkanının dış görüntüsü
-Halil Ak'ın demir dövmesi
-İşyerinde bulunan tarım aletleri ve demir işleri
-Detay görüntüler
-Halil Ak ile röp.
Haber-Kamera: Ayhan ACAR/BARTIN,(DHA)
=========================================
5) GÖÇMEN KUŞLARIN DÜNYA YOLUNDA TÜRKİYE
DÜNYA Kuşları Koruma Kurumu (BirdLife International) tarafından yayımlanan 'Dünya Kuşlarının Durumu' raporunda, Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafya, dünyanın en büyük kuş göç sistemlerinden Afrika-Avrasya Göç Yolu Sistemi içerisinde yer alıyor. Türkiye'nin güneyinde Akdeniz'e açılan Antalya'da, güncel kayıtlarda 384 kuş türü bulunuyor.
Dünya genelindeki 1843 göçmen kuş türünün yüzde 45'inin popülasyonunun azaldığını ortaya koyan BirdLife International tarafından yayımlanan 'Dünya Kuşlarının Durumu' raporu, göçmen kuşların kullandığı rotaları ortaya koydu. BirdLife International, kara ve su kuşları için dünya genelinde 4 büyük göç yolu sistemi ve bunların içinde 8 ana göç yolu belirledi. Deniz kuşları için ise 6 göç yolu tanımlandı.
AFRİKA-AVRASYA GÖÇ SİSTEMİ
Raporda, Türkiye'nin de bulunduğu coğrafyayı kapsayan Afrika-Avrasya Göç Yolu Sistemi; Doğu Atlantik, Karadeniz-Akdeniz ve Doğu Asya-Doğu Afrika göç yollarından oluşuyor. BirdLife verilerine göre; üç Palearktik-Afrika göç yolu, dünyanın en büyük kuş göç sistemini oluşturuyor. Avrupa ile Orta ve Batı Asya'daki üreme alanlarından tropikal Afrika'daki kışlama alanlarına 2 milyardan fazla ötücü ve ötücü benzeri kuş göç ediyor.
KARADENİZ-AKDENİZ GÖÇ YOLU
Afrika-Avrasya Sistemi'ndeki ana rotalardan biri, Karadeniz-Akdeniz Göç Yolu. Göç yolları, kuşların üreme ve üreme dışı alanları arasındaki düzenli hareketlerinin yanı sıra, yolculuk sırasında kullandıkları konaklama alanlarını da kapsıyor. BirdLife'a göre; kuşlar göç sırasında dağ sıraları, su yolları ve kıyı şeritlerini takip edebiliyor; büyük açık su kütlelerinden kaçınarak hakim rüzgarlar ve yükselen hava akımlarından yararlanabiliyor.
SINIRLARI AŞAN YOLCULUK
Raporda, göç yollarının okyanusların ve kıtaların tamamına yayıldığı ve birlikte dünyadaki bütün ülkeleri birbirine bağladığı belirtildi. Bir ülkede üreyen, göç sırasında konaklayan veya üreme dışı dönemi geçiren kuşların, yıllık yaşam döngüleri boyunca birçok başka ülkedeki alanlara bağımlı olduğu kaydedildi. Bu durumun kuşları çok çeşitli tehditlere maruz bıraktığı ve korunmalarını ortak bir sorumluluk haline getirdiği belirtildi.
GÖÇ YOLUNDA ÇOK SAYIDA TEHDİT
BirdLife International'a göre; göçmen kuşlar yolculukları sırasında yaşam alanlarının kaybı ve bozulması, yasa dışı ve sürdürülebilir olmayan avcılık, altyapı gelişimi, iklim değişikliği ve hastalıklar dahil çok sayıda tehditle karşı karşıya kalıyor. Kuşların göç yollarının tamamı boyunca korunmasının, bu tehditlere karşı koordineli yaklaşım gerektirdiği kaydedildi.
KRİTİK ALANLAR
Raporda; göçmen kuşların korunması için kritik alanların korunması ve yönetilmesi, yaşam alanlarının korunması ve yeniden oluşturulması, istilacı yabancı türlerin kontrol edilmesi, sürdürülebilir tarım ve ormancılığın teşvik edilmesi, aşırı kullanım ve yasa dışı öldürmenin önlenmesi ile doğaya duyarlı arazi kullanım planlaması yapılması gerektiği belirtildi.
ANTALYA'DA 384 KUŞ TÜRÜ KAYITLI
BirdLife International'ın küresel koruma değerlendirmelerinin de kullanıldığı ve Birds Canada tarafından barındırılan Avibase'ın 6 Ocak 2026'da güncellenen Antalya kontrol listesinde, 384 kuş türü yer alıyor. Antalya'da kaydedilen türlerin 18'i, küresel ölçekte tehdit altında bulunuyor. Listede nesli tehlike altında olan dikkuyruk ile hassas kategorideki kırmızı göğüslü kaz ve elmabaş patka da yer alıyor.
KUŞLAR İÇİN ÖNEMLİ ALANLAR
BirdLife International, kuşların ve diğer biyolojik çeşitliliğin korunması açısından uluslararası öneme sahip alanları 'Önemli Kuş ve Biyoçeşitlilik Alanları' olarak tanımlıyor. Bu alanlar, standartlaştırılmış ve veriye dayalı kriterlere göre belirleniyor. BirdLife'a göre; göçmen kuşların etkili biçimde korunması, göç yolu boyunca kullandıkları kritik alanların korunmasına bağlı.
GÖÇ YOLUNUN TAMAMI KORUNMALI
BirdLife International, göçmen bir türün etkili biçimde korunması için göç yolunun tamamında koordineli hareket edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bir kuşun üreme alanlarının korunmasının; kritik kışlama alanları kaybediliyorsa veya göç sırasında yoğun av baskısı yaşanıyorsa tek başına yeterli olmayacağı kaydediliyor. Raporda, göçmen kuşların korunmasının ülkeler arasında paylaşılan bir sorumluluk olduğu vurgulanıyor.
TÜRKİYE'DEN GEÇEN TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER
Türkiye'nin de içinde bulunduğu Afrika-Avrasya Göç Sistemi, küresel ölçekte nesli tehlike altındaki birçok göçmen kuş türünün kullandığı rotaları kapsıyor. Türkiye'de görülen bu türler arasında 'Kritik Tehlikede' (CR) kategorisindeki sürmeli kızkuşu, 'Tehlikede' (EN) kategorisindeki Mısır akbabası ile 'Hassas' (VU) kategorisindeki dikkuyruk, elmabaş patka ve küçük sakarca gibi türler bulunuyor. BirdLife International'ın 2026 raporuna göre; dünya genelindeki göçmen kuşlardan 32 tür 'Kritik Tehlikede', 57 tür 'Tehlikede', 111 tür ise 'Hassas' kategorisinde yer alıyor. Toplam 200 göçmen kuş türü, yani tüm göçmen kuşların yüzde 11'i küresel ölçekte neslinin tükenmesi tehdidi altında bulunuyor. (DHA)
ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE
Haber: Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)-
===========================================
6) ULUALAN SAHİLİ’NDE DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ ETKİNLİĞİ
DÜNYA Temizlik Günü kapsamında Manavgat Ulualan Sahili’nde düzenlenen etkinlikte Antalya Valisi Hulusi Şahin, sahilin korunması için kamera sistemi kurulması talimatı verdi. Şahin, "Alanya ve Kaş’ta olduğu gibi Ulualan’da da giriş yollarına geniş açılı kameralar yerleştirilecek, plakalar ve kişiler tespit edilerek kaçak nakliyeciler ve kaçak avcılar adalete daha kolay teslim edilecek" dedi.
Uluslararası Kıyı Temizliği Günü ve Dünya Temizlik Günü kapsamında 19 Eylül Cumartesi günü Manavgat Ulualan Sahili nehir ağzı bölgesinde kıyı temizliği etkinliği düzenlendi. Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin’in de katıldığı etkinlikte, çevre gönüllüleri sahilde temizlik yaptı.
VALİ ŞAHİN’DEN KAMERA TALİMATI
Sahil temizlik etkinliğine katılan Vali Şahin, Ulualan sahilinin korunması için kamera takılması talimatı da verdi. Şahin, "Alanya’da bir bölge, Kaş’ta da bir bölge var. Bu alanlarda kontrol için geniş açılı kameralar yerleştireceğiz. Burayı da aynı kapsama alalım. Giriş yollarına kamera planlayalım; giren çıkan herkes görülsün. Dün jandarma ekipleri kontrol için buraya gelmiş ve kepçeyle kum çalanları yakalamış. Demek ki bu bölgelerde illegal işler oluyor. Kameraları koyarsak işimiz kolaylaşır. Böylece kaçak nakliyecilerin ve kaçak avcıların tespiti yapılır, ardından adalete teslim edilmeleri daha hızlı ve etkili şekilde gerçekleşir" ifadelerini kullandı.
2 KİLOMETRELİK SAHİL BANDI TEMİZLENDİ
Antalya Valisi Hulusi Şahin ve Eşi Ebru Şahin, Manavgat Kaymakamı Adil Karataş, Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, kamu kurum ve kuruluşları amir ve müdürleri, çevre dernekleri ve çevre aktivistleri ile gönüllülerin katılımıyla yaklaşık 2 kilometrelik sahil bandında düzenlenen etkinliğin sonunda Antalya Valisi Hulusi Şahin ve Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek konuşma gerçekleştirdi.
Etkinlikte konuşan Manavgat Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Çiçek, Ulualan’ın Manavgat için taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Ulualan sıradan bir yer değil; Manavgat’ın en önemli doğal değerlerinden biri. Yanımızda kuş cennetimiz bulunuyor. Yılda yaklaşık 300 farklı türde göçmen kuş buraya geliyor. Ayrıca bu bölge caretta carettalara yuva oluyor. Gelirken kum zambaklarını gördük, hemen yukarımızda ise fıstık çamlarımız var. Bir tarafta ırmak, bir tarafta deniz. Gerçekten çok özel bir noktadayız. Bu bölgeyi hep birlikte koruyup kollamak ve gelecek nesillere aktarmak zorundayız" dedi.
Çiçek, çevre bilincinin önemine de vurgu yaparak, "Belediye olarak bu bölgeyi düzenli olarak temizletiyoruz, ancak kısa süre içinde yeniden kirleniyor. Bugün farkındalık yaratalım, bundan sonra insanları uyaralım. Gerekirse cezai yaptırımlar uygulayalım. Önemli olan çevre bilincini kazandırmak ve sürdürülebilir hale getirmektir. Ulualan’ı, kuş cennetimizi, denizimizi ve kıyılarımızı korumak hepimizin görevi. Manavgat hepimizin, doğamız hepimizin. Hep birlikte koruyacağız, hep birlikte yaşatacağız" diye konuştu.
'SİGARA İÇİYORSANIZ İZMARİTLERİNİ ATMAYIN, ÇEVREYE SAYGI GÖSTERİN'
Antalya Valisi Hulusi Şahin ise Ulualan’ın doğal zenginliğine dikkat çekerek, "Burası yalnızca sahili ve kumsalıyla değil, sahip olduğu zengin yaşam çeşitliliğiyle de çok özel bir bölge. Göçmen kuşlar, kıyı kuşları, caretta carettalar, yeşil deniz kaplumbağaları, kum zambakları ve fıstık çamlarıyla birlikte endemik flora ve fauna türlerinin büyük bir kısmını burada görebiliyoruz. Bu eşsiz coğrafyaya özen göstermek, sahip çıkmak ve kıymetini bilmek hepimizin görevi" dedi.
Vali Şahin, Antalya genelinde yürütülen Mavi Akdeniz İnisiyatifi kapsamında yapılan çalışmaları da vurgulayarak, "Türkiye’de ilk kez Antalya’da başlattığımız dumansız plaj uygulaması bugün 60’tan fazla plajda hayata geçti. Ancak en büyük sorunlardan biri sigara izmaritleri. Dalga ile denize taşınıyor, şişiyor, patlıyor ve deniz yaşamını tehdit ediyor. Bu nedenle sigara içen misafirlerimize sesleniyorum, İçiyorsanız bile çevreye saygı gösterin, izmaritlerinizi toplayın ve plajlarımızı kirletmeyin" diye konuştu.
Etkinlikte AFAD ve Kızılay gönüllüleri ile çevre dernekleri de yer aldı. Vali Şahin, gönüllülere teşekkür ederek, "Gönüllülerimiz olmasa bu etkinlik mümkün olmazdı. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız" dedi.
TUĞBA ÖZAY ÇEVREYİ KİRLETENLER İÇİN AĞIR CEZALAR VERİLMESİNİ İSTEDİ
Etkinlikte SAK Su Altı Arama ve Kurtarma ekibi tarafından deniz dibinden çıkarılan çöpleri de inceleyen Vali Şahin bu sırada etkinliğe katılan eski manken, oyuncu, şarkıcı ve çevre aktivisti Tuğba Özay ile sohbet etti. Vali Şahin, çevreyi kirletenlerin ağır bir şekilde cezalandırılmasını isteyen Özay’a, bu konuda yasal düzenlemeler üzerinde çalışıldığını ifade etti.
YAVRU CARETTA KURTARILDI
Sahil temizlik etkinliği sırasında EKAD yetkilileri tarafından kontrolü yapılan yavru çıkışı gerçekleşmiş bir deniz kaplumbağası yuvasında, canlı bir yavru caretta bulundu. Yavru caretta, yuvanın incelenmesinin ardından denize salındı. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Vali Şahin’in sahile gelişi ve gönüllüleri selamlaması
-Mehmet Çiçek’in açıklamaları
-Hulusi Şahin’in açıklamaları
-Yavru carettanın yuvadan çıkarılması
Haber-Kamera: Ömer KARÇA/MANAVGAT (Antalya), (DHA)



