DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 20

25 dk. okur

1) CEVDET YILMAZ: İHRACATIMIZ 270 MİLYAR DOLARI AŞTI (2)

İFTAR PROGRAMINA KATILDI

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iş insanları temsilcileri ile yapılan toplantının ardından AK Parti Malatya İl Başkanlığı tarafından organize edilen ‘İftar ve Vefa Programı’na katıldı.

Türkiye’nin bir afet ülkesi olduğunu ve depremlerin bu ülkenin gerçeği olduğunu aktaran Cevdet Yılmaz, şunları söyledi:

“Biz bir afet ülkesiyiz. Üç kıtanın ortasında bir coğrafyamız var. Dolayısıyla deprem bizim gerçeğimiz. Fay hatları bizim gerçeğimiz. Bize düşen sağlam zeminlere, sağlam binalar inşa etmektir. 120 bini bulan konutla adeta yeniden bir Malatya inşa edildi. Sadece yaraları sarmakla kalmadık, Malatya’mızı geleceğe de çok daha güçlü hazırlamış bulduk. Malatya şu anda Türkiye’nin deprem açısından en güvenilir yerlerinden biri olmuştur. Geçmişin yaraları sarıldı. Geleceğin riskleri bertaraf edildi. Tüm Türkiye’de de biz bunu yapmak durumundayız. Bu çerçevede de geçtiğimiz yıllarda Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nı kurduk. Yeni deprem yaşanmadan bu dönüşümü yapalım istiyoruz. Bazıları kentsel dönüşümü karalamaya çalışıyorlar. Onlara şunu söylemek lazım; kentsel dönüşüm bir lüks değil, hayat kurtaran bir ihtiyaçtır. Hiçbirimiz vatandaşımızın hayatıyla oynama hakkına sahip değiliz. Kentsel dönüşüme engel olanlar deprem sonrası yaşanan acıların da vebalini taşımak durumundalar. Dolayısıyla hep birlikte inşallah bu yaşadıklarımızdan da gerekli dersleri çıkararak çok daha hızlı bir şekilde tüm Türkiye’de bu dönüşümü yapmak durumundayız. Yapmaya da kararlıyız. Bir taraftan da Sayın Cumhurbaşkanımız sosyal seferberlik ilan etti. Daha ucuz, erişilebilir, iç mekanı iyi tasarlanmış, enerjiyi verimli kullanan, depremlere dayanıklı iki oda, bir salon şeklinde 500 bin konut. Biz israf ekonomisi olmasın diyoruz. Tasarruf ekonomisi olsun. Şu anda bizim hane halkının büyüklüğü Türkiye’de genelinde 3 kişi. O eski kalabalık aileler çok az kaldı maalesef. Keşke olsa, daha çok olsa. Ama ortalamamız bu. Dolayısıyla biz de buna uygun bu yeni demografiye uygun bir şekilde iki oda, bir salon, gayet iyi planlanmış sosyal konutlar inşa ediyoruz. Bir taraftan da organize sanayi bölgesi öngörülerinin hemen yakınına sosyal konut planlamamızda fayda var. Özellikle belediye başkanlarımız imar planlarını yaparken üretim alanıyla yaşam alanını mümkün olduğunca yakın planlamalarında fayda var. Böylece hem trafik sorunu azalır. Hem insanlar trafikte vakit kaybetmez.”

‘ENFLASYON YÜZDE 30’A KADAR GERİLEDİ’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son 23 yılda büyük projelere imza attığını hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Demokraside, kalkınmada Türkiye çok farklı bir seviyeye geldi. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak vatandaşın önceliği neyse bizim de önceliğimiz odur. Vatandaşın talep ve beklentileri bizim siyasetimizin rotasını çizer. Bugün de vatandaşımız enflasyondan şikayet ediyor. Biz de bunu birinci öncelik hâle getirmiş durumdayız. Büyümemizi, istihdamımızı da belli bir dengede koruyarak, diğer bir takım dengeleri de gözeterek enflasyonu kademeli bir şekilde aşağıya düşürüyoruz. Yüzde 75’lik sunumlardan yüzde 30’a kadar geriledi. Önümüzdeki dönemde önce yüzde 20’nin altı, sonra da tekrar tek haneli rakamlara ulaşmak adına mücadele edeceğiz. Bu yönde de politikalarımızı kararlılıkla uyguluyoruz. Zaman zaman elimizde olmayan bir takım sebeplerle, kontrol edemediğimiz bir takım sebeplerle bir ay, üç ay gecikmeler olabiliyor. Ama burada ben hep altını çiziyorum. Önemli olan istikamettir. Türkiye’nin istikameti belli. Daha düşük enflasyon, daha düşük faizler, daha istikrarlı bir finansal ortam. Buna doğru gün gün gidiyoruz. Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedefler var. Bu hedefleri Allah’ın izniyle birer birer sizlerle birlikte hayata geçireceğiz. ‘Ben güçlü isem her istediğimi yapabilirim. Benim için hukuk yok benim için ahlak yok’ diyenlerin sesinin çok daha fazla çıktığı bir dünyadayız. Biz bunu elbette tasvip etmiyoruz ama gerçekleri de görmemiz lazım. Böyle bir güç siyasetinin ön plana çıktığı bir dünyadayız. Fırtınalı bir dünyadayız. Rekabetin yoğunlaştığı, çatışmaların arttığı bir dünyadayız. Liderlik her zaman önemlidir. Güç mücadelelerinin yoğunlaştığı dönemlerde güçlü liderlik, dirayetli liderlik, tecrübeli kadrolar her zamankinden daha önemlidir. Bu anlamda dün yeni bir yaşa giren Sayın Cumhurbaşkanımıza Cenabı Allah uzun ömürler versin. Cenabı Allah başımızdan eksik etmesin. Böyle liderlerin kıymetini varken bilmek lazım. Her zaman olmuyor. İnsanlık için yaptığı hizmetlerden, çalışmalardan dolayı.”

‘BAHÇELİ’NİN ORTAYA KOYDUĞU YAKLAŞIM KIYMETLİDİR’

Dünyanın zor döneminde Terörsüz Türkiye hedefi ile yollarına devam ettiklerinin altını çizen Yılmaz, “Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu toplumda kim varsa birlik içinde, beraberlik içinde, kardeşlik içinde çok daha güçlü bir Türkiye inşa edebiliriz. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle Terörsüz Türkiye bugün artık bir devlet politikasına dönüşmüş bir ülke. Sayın Devlet Bahçeli’nin bu konuda ezber bozan hiçbir siyasi maliyet düşünmeden sadece ülkenin, milletin geleceği için ortaya koyduğu yaklaşım çok çok kıymetlidir. Diğer tüm çalışmalar meclisimizde özellikle meclis komisyonumuzda birçok partiden milletvekili bir araya gelip ortak akılla bir rapor ortaya koymaları o da gerçekten çok değerli. İnşallah böyle şeylerin sayısı artar. Siyasette tartışacağımız konular var. Ama bazı konular var ki burada bütün partilerin bir araya gelmesi lazım. Ortak aklın devreye girmesi lazım. Bu öyle bir konu. Burada katkıda bulunan muhalefet partilerine de teşekkür ediyoruz. Güzel bir çalışma oldu. Meclis Başkanımıza şükranlarımızı sunuyoruz” diye konuştu.

“86 MİLYON KAZANIR, HERKES KAZANIR”

Silahların gölgesinden kurtulmuş bir şekilde bütün partilerin istisnasız Türkiye partisi olarak demokratik bir ortamda siyasetlerini yapmaları gerektiğini belirten Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizim gideceğimiz yol belli. Silahın, kavganın olmadığı, demokratik siyasetin güçlendiği, kimin ne diyeceği varsa, demokratik siyaset içinde bunu ifade edeceği, kim toplumu demokratik ortamda neye ikna ediyorsa o yönde politikaların gelişeceği bir ortam. Bundan Türkiye kazanır. Bu gelişmeden 86 milyon kazanır, herkes kazanır. Bir hesaba göre terör nedeniyle uğradığımız kayıp doğrudan ve dolaylı maliyetleri hesapladığımızda 2 trilyon doların üzerinde. Bu kaynaklar ne için buraya geldi? Bu kaynakları biz çocuklarımızı daha iyi yetiştirmek için kullanalım. Şehirlerimizi daha geliştirmek için kullanalım. Sanayimizi, teknolojimizi daha üst seviyeye çıkarmak için kullanalım. Türkiye’yi yüz yılın hedeflerine ulaştırmak için kullanalım. Ve Allah’ın izniyle bunu başaracağız. Bunu istemeyenler var. İçeride, dışarıda provokasyonlar yapabilir. Vatandaşın kafasını karıştırmak için her türlü dezenformasyonlar yapabilirler. Ben inanıyorum ki bu millet ferasetiyle, basiretiyle bu provokasyonlara, bu dezenformasyonlara da prim vermeyecektir. Biz kadim kardeşliğimizle, birliğimizle, beraberliğimizle çok daha güçlü bir ülke olarak birliğini, kardeşliğini çok daha pekiştirmiş bir ülke olarak geleceğe yürüyeceğiz. Herkesin de farklılıklarına da saygı göstereceğiz. Kimliğine, mezhebine, etnik yapısına, rengine, şekline, neyse saygı göstereceğiz. Bir arada yaşama şuuru içinde, kardeşlik şuuru içinde geleceğe yürüyeceğiz. İşte bütün bunlar ülkenin siyasi istikrarını devam ettirmesine bağlı. Bu deprem yaraları güçlü bir liderlik olmasa, siyasi istikrar olmasa sarılabilir miydi diye ben sormak istiyorum? Sizin vicdanınızı aklınıza bırakıyorum. Güçlü bir liderlik, siyasi bir istikrar olmasa o pandemiden bu şekilde çıkabilir miydi? Etrafımızdaki jeopolitik gelişmeleri, savaşları, çatışmaları görüyorsunuz. Kendi içimizde bir kargaşa olsa, Ortadoğu’daki bu gelişmelere, Kafkaslara, Kuzey Afrika’ya bu kadar müdahil olabilir miydik? Sözümüz bu kadar geçerli, etkimiz bu kadar yüksek olur muydu? Birilerinin yaptığı gibi altı boş hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek hesapsız, kitapsız vatandaşların gözünü boyamaya dönük söylemlerden de uzak duracağız. Gereksiz polemiklere girmeden gereksiz gündelik tartışmalara girmeden sağlam bir ekonomi zemininde kalıcı sosyal kazanımlarla yol ile devam edeceğiz. Vatandaşlarımız geçmişte o popülist, aldatıcı söylemlerin ülkeyi ne hale soktuğunu gayet iyi biliyor. 1994,1999 ve 2001 krizlerinde vatandaşa türlü türlü vaatlerde bulunup sonra gelip elindekini, avucundakini bile elinden alan iktidarlar gördük geçmişte. Şimdi güçlü bir iktidarımız var. İnşallah bu toparlanma süreciyle birlikte sağlıklı, kalıcı bir şekilde sosyal refah güçlendiricisi adımları da yine Recep Tayyip Erdoğan atacak, yine AK Parti ve Cumhur İttifakı atacak.”

Görüntü dökümü

—————————

-Cevdet Yılmazın konuşması

Recep BAĞDAT/MALATYA,(DHA)

========================================

2) BAKAN KACIR, TOKİ KURA ÇEKİLİŞİNE KATILDI

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Denizli’de açılış törenlerinin ardından Pamukkale Üniversitesi’nde düzenlenen TOKİ kura çekimi törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Kacır, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yıla asırlık hizmetler, vizyoner projeler, temeli sağlam politikalarla ilmek ilmek örülmüş nice kazanımlar sığdırdık. Bugünün büyük ve güçlü Türkiye’sini kararlılıkla inşa ettik. Tabii yürüdüğümüz bu yol dikensiz gül bahçesi değildi. Liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı kutlu yürüyüşte her adımımıza taş koymaya çalışanlar, tökezlememizi isteyenler oldu. Yarın takvim 28 Şubat’ı gösterecek. Hatırlıyoruz. Karanlık günlerden, bin yıl sürecek denilen, bu milletin iradesine ket vurulan günlerden geçtik. O karanlık günleri asla unutmadık. Öğrenilmiş çaresizlikleri Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde silip attık. Bugün inancını özgürce yaşayan, demokrasisiyle, kalkınmasıyla, büyümesiyle tarih yazan bir Türkiye var. Milletinin bağrından kopmuş, hakkın ve hakikatin sesi olan büyük bir liderle yola devam eden bir Türkiye var. Teknoloji geliştirmede ve üretmede elde ettiğimiz kazanımların meyvesi olarak milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini; akıllı ve elektrikli otomobilimiz Togg’la gerçeğe dönüştürdük. Bayraktarla, Ankayla, Akıncıyla, Aksungurla, Hürkuşla, Hürjetle, Atakla, Gökbeyle, Kaanla, Kızılelmayla aziz milletimizin mührünü gökyüzüne vurduk. MİLGEM projeleriyle, TCG Anadolu’yla Mavi Vatan’da gücümüzü tahkim ettik. Allah’ın izniyle hiç kimsenin Türk milletinin kılına dahi zarar vermeyi aklının ucundan bile geçiremeyeceği bir caydırıcılık seviyesine adım adım ilerliyoruz. Bu gurur tablosu bugünlük değil, inşallah daimi olacak” dedi.

‘1 MİLYON 757 BİN KONUT İNŞA ETTİK’

AK Parti hükümetleri döneminde TOKİ vasıtasıyla gerçekleştirilen konut hamlelerinin dünyada eşine az rastlanır bir başarı hikayesi olduğunu belirten Bakan Kacır, şöyle devam etti:

“Bugüne kadar 81 ilimizde toplam 1 milyon 757 bin konut inşa ettik. Vatandaşlarımızı sosyal donatıları, yeşil alanları, altyapısı planlanmış; sağlam, güvenli ve depreme dayanıklı yuvalarla buluşturduk. 6 Şubat depremlerinin ardından da okullarıyla, hastaneleriyle, kamu binalarıyla; yollarıyla, içme suyu ve kanalizasyon hatlarıyla, enerji ve iletişim altyapısıyla; sanayi projeleriyle, çarşılarıyla, sosyal donatı alanlarıyla şehirlerimizi yeniden inşa ve ihya ediyoruz. Sahada yoğun mesai harcayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız; 3 yıl gibi kısa sürede 455 bin bağımsız bölümü tamamladı ve teslim etti. Şehirlerimizin çehresi; modern mimarinin güvenliğiyle, kadim medeniyetimizin estetik dokusunun harmanlandığı yeni yaşam alanlarıyla her geçen gün değişiyor. Vatandaşlarımız, devletimizin gücü ve şefkatiyle yeniden kurulan yuvalarında yarınlarına güvenle ve umutla bakıyor. Bunlar kolay işler değil. Ancak Recep Tayyip Erdoğan gibi ömrünü milletine adamış, ‘yapılamaz’ denilenleri gerçeğe dönüştüren lideriniz varsa mümkündür. Sayın Cumhurbaşkanımızın milletimize müjdelediği Yüzyılın Konut Seferberliğiyle; hem afet riskine karşı güvenli yaşam alanları oluşturmak, hem de vatandaşlarımızın uygun maliyetlerle konuta erişimini sağlamak üzere adım attık. 81 ilimizde 500 bin konut inşa edeceğimiz projeyle, vatandaşlarımız bütçelerini zorlamadan talep ettikleri evlere sahip olabilecek, yaşam standartlarını yükseltecek. Proje kapsamında gençlerimize, şehit ailelerimize, engelli kardeşlerimize ve emekliliklerimize özel kontenjan ayırdık. Yüzde 10 peşinat ve 240 aya varan vade imkânlarıyla satışa sunulacak bu konutların 6 bin 370’i Denizli’de inşa edilecek. Konutların tamamı yatay mimari esas alınarak, şehrimizin geleneksel dokusuna ve yerel dokusuna uygun bir estetikle yükselecek.”

‘ADIM ADIM GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ’

Bugün dünyanın ekonomik dalgalanmaların, jeopolitik gerilimlerin ve bölgesel çatışmaların gölgesinde zorlu bir sınavdan geçtiğini ifade eden Bakan Kacır, şunları söyledi:

“Müesses nizamın taşıyıcısı kurumların işlevsizleştiği, uluslararası hukukun kağıt üzerinde kaldığı, pek çok ülkenin kendi içine kapandığı bir döneme şahitlik ediyoruz. Tedarik zincirlerinin koptuğu, enerjinin bir silah haline geldiği ve korumacılık duvarlarının yeniden yükseldiği bu zaman diliminde, pek çok devlet yönünü tayin etmekte zorlanıyor. Böylesi bir ortamda, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye; güçlü üretim kapasitesi, derinleşen teknoloji ekosistemiyle sahada inisiyatif alan, masada sözünün ağırlığını hissettiren bir ülke olarak öne çıkıyor. İnşallah; birliğimizi ve dirliğimizi muhafaza ederek, üretimden vazgeçmeden, yatırım ve istihdamı önceleyerek yolumuza daha emin adımlarla ilerleyeceğiz. Türkiye Yüzyılını; milletimizin ortak emeğiyle inşa edilen büyük bir yürüyüş olarak hep birlikte adım adım gerçeğe dönüştüreceğiz.”

İFTAR PROGRAMINA KATILDI

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Denizli programı kapsamında AK Parti Denizli İl Başkanlığı’nın düzenlediği iftar yemeğine katıldı. İftar programına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu ve partililer de katılım sağladı.

Etkinlikte konuşan Bakan Kacır, Türkiye’nin 10-15 yıl içerisinde Bayraktar, Akıncı, Anka, Aksungur, Hürkuş, Hürjet, Atak, Gökbey, Kaan ve Kızılelma ile mührünü gökyüzüne vurduğunu belirterek, “Nuri Demirağ’ın önderliğinde 1938 yılında yapılan uçak, test uçuşu sırasında düştü ve tüm siparişler iptal edildi. Uçakların ihracatı da yasaklandı. Benzer şekilde Vecihi Hürkuş’un da uçaklarına ‘Sertifika verecek kurum yok’ denilerek uçurulmadı. Devrim otomobiline de benzin konulmayarak yolda bırakıldı ve ‘Devrim yolda kaldı’ şeklinde manşetler atıldı. İşte bizim bütün hikayemiz akamete uğratılmış sanayileşme teşebbüslerinin hikayesi olmuştu. 2000’li yıllarda sağlam bir irade geldi Türkiye’nin başına. Kendi evlatlarına güvenen, kendi evlatlarının önünü açan Türk milletinin kendi imkân ve kabiliyetleriyle sanayileşeceğini ve milli teknoloji hamlesini gerçekleştireceğini bütün dünyaya ispat edecek bir irade gelmişti. Nihayetinde ne oldu? Türk milleti sadece 10-15 yıl içerisinde Bayraktar, Akıncı, Anka, Aksungur, Hürkuş, Hürjet, Atak, Gökbey, Kaan ve Kızılelma ile mührünü gökyüzüne vurdu. İşte bu heyecanla bu yola devam edeceğiz. Savunma sanayide daha güçlü olacağız. 2 bin kilometre menzilli füzeler geliştiriyoruz şimdi. Kendi hava sahamızı kendi imkanlarımızla koruyacağımız radar sistemleri, hava savunma sistemleri, sistemler sistemi Çelik Kubbe’yi geliştiriyoruz. Şimdi bütün bu projeleri tamamlayacağız. Sanayinin tüm alanlarında yerli, milli başarı hikayelerini hızlandıracağız. Ve inşallah Türk milleti Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı’na dönüştürecek. Bu çok kıymetli. Sadece bizim için değil, dünyada umudun Anadolu’dan, bu topraklardan yükseleceğini bekleyen, dünyanın bütün masumları için çok kıymetli. Bu anlayışla dur durak bilmeden, yorulmak bilmeden Allah’ın izniyle bu kardeşliğimizden de asla taviz vermeden, ufak tefek pürüzleri asla mesele etmeden sırt sırta vererek, omuz omuza vererek Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında arkasında bu yola devam edeceğiz” dedi.

Bakan Kacır, iftar yemeğinin ardından Denizli’den ayrıldı. (DHA)

Bakan Kacır, iftar yemeğinin ardından Denizli’den ayrıldı.

Görüntü Dökümü

————————-

-Kacırın konuşması

HABER: Ramazan ÇETİN/DENİZLİ, (DHA)

============================================

3) BAKAN KURUM: 2 MİLYONDAN FAZLA KONUTU DÖNÜŞTÜRDÜK(2)

İFTAR PROGRAMINA KATILDI

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Edirne’de AK Parti İl Başkanlığı’nın bir tesiste düzenlediği iftar programına katıldı. Burada konuşan Kurum, vatandaşların Ramazan ayını tebrik ederek şunları söyledi:

“Bugün bizleri bu salonda bir araya getiren iki güzel var. Biri gönüller sultanı Ramazan, diğeri Türk’ün süsü olan vefa. Evet, 12 ayın içinde sultanlık nasıl Ramazan’a yakışıyorsa; vefa da en çok bizim güzel milletimize yakışıyor. Şair ne güzel söylemiş; ‘Yırtın bütün giysileri, bize yeter vefa elbiseleri.’ Bugün aramızda şehitlerimizin evlatları var; Balkan coğrafyasında yüzlerce yıl boyunca vefanın sancağını tutmuş yiğitler var; Evlad-ı Fatihan var. Evet, biz şehitlerimizi unutmuyoruz, unutamayız. Çünkü biz, Selanik’ten Anadolu’ya göçe zorlandığı vakit; evden çıkarken kapının önündeki toprağı bir mendile saran, ‘Bu toprak evladımın beşiğinin altındaydı’ diyen; ‘Evim gitse de, toprağım benimle duracak’ diyen vatanperver annelerin evlatlarıyız. Çünkü biz; Manastır’da akşam sofrasındayken ‘Yarın sabah yola çıkılacak’ haberini alan; ama başını dik tutarak, ‘bir gün mutlaka döneceğiz’diyen ve sofrayı toplamadan evden çıkan ninelerin çocuklarıyız. Biz Üsküp’te, biz Bosna’da, biz Selanik’te ezanlar susturulunca, ‘Ezan susarsa, hafıza susar’ diyerek camilere koşan, her vakit ezan okunsun diye sıraya giren, çoğu o köylerde can veren dedelerin torunlarıyız. İşte biz buyuz. İşte Edirne budur. İşte Trakya, Balkanlar, Anadolu budur. İşte Türkiye budur.”

‘TÜRKİYE’Yİ ESKİ TÜRKİYE OLMAKTAN KURTARDIK’

Ramazan ayının bereketi ve güzelliğinin her yerde olduğunu belirten Bakan Kurum, şöyle devam etti:

“Ramazan okullarımızda çocuklarımızın kalbinde. Ramazan Külliye’de, yediden yetmişe herkes milletin evinde. Ramazan, asrın felaketinde gözyaşı silinen afetzede kardeşlerimizle beraber yaptığımız ‘Yeni Evim İlk İftarım’ sofralarında. Bu muazzam tablo asla bir tesadüf değildir, tam aksine bu milletin tercihidir, istikametidir, gerçeğe dönüşmüş hayalidir. Biz hep birlikte bir karar verdik ve bundan çeyrek asır önce ‘Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ diyen bir liderin yanında saf tuttuk. Ve bugün, Türkiye’yi eski Türkiye olmaktan kurtardık. Bugün Türkiye, kendi töresine, örfüne, kültürüne, inancına dört elle sarılan; bu bereketle; her imtihandan güçlenerek çıkan bir ülkedir. Bugün Türkiye, asrın felaketiyle sarsılsa da yıkılmayan, yarım milyon yuvayı milletine teslim eden bir ülkedir. Emin olun kardeşlerim bunu bütün dünya takdir ediyor. Bugün bütün dünya bir yandan Bayraktar TB3’ü, TCG Anadolu’suyla destan yazan Türkiye’yi; Türkiye’nin yiğit liderini, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı konuşuyor. Ben sizlerin huzurunda bu büyük vizyonun sahibi olan liderimize, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyorum. Ve elbette; çeyrek asırdır tüm badirelere göğüs geren, ve bugün ilk günkü aşkla ‘niyetimiz bir, inancımız bir, hedefimiz bir’ diyerek milletimizle kucaklaşan dava arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.”

‘ÇEYREK ASIRDA EDİRNE’MİZE 43 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK’

Türkiye Yüzyılı’na inananların safı genişledikçe Türkiye’nin geleceğe daha emin adımlarla yürüdüğünü söyleyen Bakan Kurum, “Bu kutlu yürüyüşün ilham kaynağı ise Edirne’mizdir. Bu şuurla çeyrek asırda Edirne’mize 43 milyar liralık yatırım yaptık. 27 milyarlık yatırımımıza da canla başla devam ediyoruz. Bugün, Ev Sahibi Türkiye diyerek başlattığımız Yüzyılın Konut Projesi’nde Edirne’miz için 2 bin 530 yuvamızın kuralarını çektik. İşte tüm bu çalışmalarımız Edirne sevdamızın, Edirne’ye olan vefamızın ispatıdır. Ama daha çok çalışacağız; yolumuza, büyük millet olmanın hakkını vererek devam edeceğiz. Bunun için de daima niyetimiz, inancımız, hedefimiz bir olacak. Evet, bizim niyetimiz birdir; o da ölene dek millete hizmet etmektir. İnancımız birdir; o da bu aziz milletin her bir ferdinin duasını almaktır. Hedefimiz birdir; Türkiye Yüzyılı’nı, Edirneli kardeşlerimizle birlikte inşa etmektir. Ben sözlerime bu duygularla son veriyor, hepinizi selamlıyor, Allah’a emanet ediyorum” diye konuştu.(DHA)

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

——————————

Bakan kurumun konuşması

Umut IŞIK – Batuhan SEVER / EDİRNE, (DHA)

======================================

4) MAHMUT ARIKAN: DARBELER İÇERİSİNDE EN KİRLİ OLANI 28 ŞUBAT DARBESİDİR

SAADET Partisi (SP) Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Cumhuriyet tarihimizde birçok darbe oldu. Ancak bu darbelerin içinde en sinsi ve en kirli olanlarından birisi 28 Şubat darbesidir. Ne irtica, ne şu, ne bu. 28 Şubat’ın iki sebebi vardır. Biri, rantiyecilere giden hortumun kesilerek, denk bütçe yapılması. Diğeri ise D-8’lerin kurulması. Birincisi içerideki işbirlikçi rantiyeyi, diğeri de dışarıdaki emperyalistleri rahatsız etmiştir. Ancak Erbakan hocamız asla yılmamış, bir kez olsun ‘benden bu kadar’ dememiştir. İşte tam burada, yılmayan, yıkılmayan bir azimle millet için, ümmet için, insanlık için çalışan Erbakan hocamızı anlamaya çalışmalıyız” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Konya İl Teşkilatı tarafından ‘Geleneksel Konya İftarı’ ve ‘İnsanlık İçin Çalışan Adam Necmettin Erbakan’ programına katıldı. İftar yemeğinin ardından partililere seslenen Arıkan, “Hep duyduğumuz bir cümle vardır; ‘Erbakan hoca haklıymış’ bu cümle bizim için hem sevindirici, hem hüzün vericidir. Sevindiricidir, çünkü fikirleri daha iyi anlaşılmaktadır. Hüzün vericidir, çünkü gerçekleşmesin diye uyardığı tehlikeler, gerçekleştikten sonra kendilerine haklılıkları teslim edilmektedir. Bugün, onu bir çınarın gölgesini, bir babanın duasını, bir hocanın şefkat ve merhamet dolu bakışlarını özler gibi özlüyoruz. Erbakan hocamız bir okuldur. Ama yalnızca Türkiye için değil, bütün insanlık için bir okuldur. Bu okul, Siyonizm’e karşı açılmış cephenin, en ileri karakoludur. Bu okul, faiz belasına karşı başlatılmış en kararlı mücadeledir. İşte tüm bunlardan dolayıdır ki, Erbakan hocamız baskılara, engellemelere, kapatmalara, 28 Şubat karanlığına maruz kalmıştır” diye konuştu.

’28 ŞUBAT DARBELER İÇİNDEKİ EN SİNSİ VE EN KİRLİ OLANI’

28 Şubat süreci ve Necmettin Erbakan’ın tutumuna değinen Arıkan, şöyle devam etti:

“Yarın 28 Şubat’ın 29’uncu yıl dönümü. Cumhuriyet tarihimizde birçok darbe oldu. Ancak bu darbelerin içinde en sinsi ve en kirli olanlarından birisi 28 Şubat darbesidir. Ne irtica, ne şu, ne bu. 28 Şubat’ın iki sebebi vardır. Biri, rantiyecilere giden hortumun kesilerek, denk bütçe yapılması. Diğeri ise D-8’lerin kurulması. Birincisi içerideki işbirlikçi rantiyeyi, diğeri de dışarıdaki emperyalistleri rahatsız etmiştir. Ancak Erbakan hocamız asla yılmamış, bir kez olsun ‘benden bu kadar’ dememiştir. İşte tam burada, yılmayan, yıkılmayan bir azimle millet için, ümmet için, insanlık için çalışan Erbakan hocamızı anlamaya çalışmalıyız. Erbakan’ı anlamak, ‘faiz ekonominin mikrobudur’ cümlesini bir retorik olarak değil, bir sistem eleştirisi olarak okumaktır. Çünkü mesele, sadece yüksek faiz oranları değildir. Mesele milyonlar köle gibi çalışırken servetin belirli ellerde toplanmasıdır. Erbakan’ı anlamak demek, Milli Görüş’teki ‘milli’ kelimesinin künhüne varmak demektir. Erbakan hocamızın milli kavramı, ırkçı-ulusalcı dar kalıpların dışındadır. Onun ‘milli’ tasavvuru renkleri, ırkları, dilleri farklı da olsa haksızlıklar ve adaletsizlikler karşısında bir araya gelmektir. ‘Sürünerek de olsa İran’a giderim’ sözünün ne anlama geldiğinin farkına varıp mezhepçilik tuzağına düşmemektir. Erbakan’ı anlamak, 28 Şubat post-modern darbe sürecini seküler-dindar ya da asker-sivil gerilimi olarak okumak değil, küresel sömürü sisteminin ülke kaynaklarına çökme projesi olarak görmektir. Erbakan’ı anlamak yoksul bırakılmış insanlarla kameralar önünde göstermelik iftarlar yapmak değil, doğuda ve batıda, kuzeyde ve güneyde tüm insanlardan yoksulluğunu gidermek için mücadele etmektir.” (DHA)

Görüntü dökümü

————————

-SP lideri Mahmut Arıkan konuşması

-Detaylar

HABER: Hasan DÖNMEZ/KONYA, (DHA)-

=========================================

5) TUVALET İHTİYACINI GİDERMEK AMACIYLA GİRDİĞİ İNŞAATTAN DÜŞÜP, YARALANDI

AYDIN’ın Efeler ilçesinde tuvalet ihtiyacını gidermek için girdiği inşaat alanında dengesini kaybeden Ahmet K., birinci kattan zemine düşerek yaralandı.

Olay, saat 20.00 sıralarında Ata Mahallesi 645 Sokak’ta meydana geldi. Alkollü olduğu öne sürülen Ahmet K., iddiaya göre tuvalet ihtiyacını gidermek amacıyla bir inşaat alanına girdi. İnşaat içerisinde dengesini kaybeden Ahmet K., birinci kattan zemine düştü. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Düşme sonucu bacağı kırılarak yaralanan Ahmet K., ekiplerin çalışmasıyla bulunduğu yerden çıkarılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)

Görüntü dökümü

————————–

-Ekiplerin müdahalesinden görüntü

-Ambulans ve itfaiye görüntüsü

Haber: Melek FIRAT/AYDIN,(DHA)

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir