DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

📅 26.09.2026 10:08 🕐 2 saat önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) AFAD'IN HAVA OPERASYON KABİLİYETİ GÜÇLENİYOR: 20 BİRLİĞE AYDINLATMA DRONUAFET ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), afet bölgelerinde gece yürütülen arama-kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere 20 birliğe aydınlatma dronu aldı. AFAD Afetlere Müdahale Genel Müdürü Sadi Ergin, 81 ilde kullan

1) AFAD'IN HAVA OPERASYON KABİLİYETİ GÜÇLENİYOR: 20 BİRLİĞE AYDINLATMA DRONU

AFET ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), afet bölgelerinde gece yürütülen arama-kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere 20 birliğe aydınlatma dronu aldı. AFAD Afetlere Müdahale Genel Müdürü Sadi Ergin, 81 ilde kullanılmak üzere 198 dron gönderildiğini, 600 personele dron ehliyeti verildiğini ve 100 personelin eğitimlerinin sürdüğünü açıkladı. Ergin, yapay zeka destekli yazılımlarla dron görüntülerinin analiz edildiğini ve bu sistem sayesinde bu yıl 44 kişinin sağ olarak bulunduğunu söyledi.

AFAD'ın hava operasyon kabiliyetini geliştirmek amacıyla 20 birliğe gönderdiği aydınlatma dronlarının kullanımı için Erzurum'da eğitim düzenlendi. Erzurum AFAD Müdürlüğü'nde gerçekleştirilen eğitime AFAD Afetlere Müdahale Genel Müdürü Sadi Ergin, AFAD Erzurum İl Müdürü Selahattin Karslı, Arama, Kurtarma Birlik Müdürü Fatih Kaçdı ve arama-kurtarma ekipleri katıldı. AFAD kampüsündeki eğitim amaçlı enkaz alanında gerçekleştirilen uygulamada, aydınlatma dronunun enkaz bölgesinin gece kesintisiz aydınlatılmasında kullanımı konusunda ekipler bilgilendirildi.

'KESİNTİSİZ AYDINLATMA SAĞLIYORUZ'

Eğitimin ardından açıklama yapan Ergin, AFAD'ın hava operasyon kabiliyetini her geçen gün artırdığını belirterek, "AFAD Başkanlığı olarak hava operasyon kabiliyetimizi her geçen gün yükselterek devam ediyoruz. 20 birliğimize aydınlatma dronlarını aldık, eğitim programları devam ediyor. Belli bir jeneratör kapasitesi sebebiyle kullandığımız dronların havada kalma süresi sınırlı. Bu aydınlatma dronları sayesinde bundan sonra enerji kesintisine sebep olacak bir durumu ortadan kaldırmış oluyoruz" dedi.

Aydınlatma dronlarıyla kesintisiz aydınlatma imkanı sağlandığını ifade eden Ergin, "Şu an burada bulunduğumuz ortamda da kesintisiz aydınlatma sistemini kullanıyoruz. Gördüğünüz üzere dron yukarıda çalışıyor. Enkazdaki arkadaşlarımız, bu dron eğitimi alan arkadaşlarımız teknik kullanımını öğreniyorlar. Bundan sonra 20 birliğimizdeki birlik müdürlerimizin ve il müdürlerimizin koordinasyonunda bu sistemleri AFAD Başkanlığımıza kazandırmış olacağız" diye konuştu.

44 KİŞİ SAĞ BULUNDU

AFAD'ın hava operasyon kapasitesinin artırılması kapsamında 81 ile 198 dron gönderildiğini belirten Ergin, 600 personele dron ehliyeti verildiğini, 100 personelin eğitimlerinin ise devam ettiğini söyledi. 3 İHA'nın yanı sıra faydalı yük taşıyabilen 1 dron da aldıklarını kaydeden Ergin, yapay zeka destekli yerli yazılımların da operasyonlarda kullanılmaya başlandığını belirtti. Ergin, "Çok uzun zamanlı arazi aramalarında, dağ bölgelerindeki kayıp aramalarında, kayıp vatandaşlarımızın aramalarında yapay zekayla bunu bütünleştirip entegre ettik. Bu sayede insan uzvu olma ihtimali olan bir veriyi, oradaki bölgesel lokasyonuyla birlikte bize atıyor" dedi.

Yapay zeka destekli sistemin, dronlardan alınan görüntüleri analiz ederek ekiplerin belirlenen koordinatlara yönlendirilmesini sağladığını belirten Ergin, “Bütün arazinin taranmasına gerek bırakmadan aldığı görüntünün yüzde 50, yüzde 65, yüzde 70 insan olma özelliği olması halinde bölgenin koordinatını ekiplerimize gönderiyor. Yapay zeka destekli yazılımlarla birlikte dronlardan aldığımız görüntüyle de binlerce metrekare alanı aramak yerine operasyonlarımızı hızlı bir şekilde devam ettiriyoruz. Bu yıl bu operasyon sayesinde 44 vatandaşımızı sağ olarak bulduk" diye konuştu.

AFAD'IN PERSONEL VE ARAÇ KAPASİTESİ ARTIRILDI

AFAD'ın teknik imkanlarının yanı sıra insan kaynağının da genişletildiğini belirten Ergin, arama-kurtarma teknisyeni kadrosunun artırıldığını söyledi. Ergin, "Operasyon kabiliyetimizi yükseltmek adına insan kaynağımız da genişledi. 2 bin 931 yeni verilen kadroyla arama kurtarma teknisyen ve tekniker sayımızı 5 bin 700'e çıkardık. Yeni aldığımız 250 adet arama kurtarma aracını envanterimize katarak kapasitemizi yükselttik" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-Genel müdürün personelle tokalaşması

-Personelle konuşması

-Aydınlatma dronunun kurulmasından detaylar

-Dronun havalanarak alanı aydınlatmasından detaylar

-Genel müdürün en kaz alanında inceleme yapması

- Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin ile röp

Haber: Salih TEKİN - Kamera: Oktay POLAT / ERZURUM, (DHA)

====================================================

2) PROFESÖR, KEŞFETTİĞİ SİNEK TÜRÜNE ÖLEN OĞLUNUN ADINI VERDİ

ISPARTA Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nden (ISUBÜ) Prof. Dr. Rüstem Hayat, Erzurum çevrelerinde topladığı örneklerden yaptığı araştırmalarda, bitkilerin döllenmesinde önemli rol oynadığı tespit edilen sinek türü keşfetti. Prof. Dr. Hayat, eylülde yayımlanan makaleyle bilim dünyasına tanıtılan sineğe, 1 yaşındayken hayatını kaybeden oğlu 'Abdullah'tan esinlenerek, 'Orthonevra abdullahi' adını verdi.

ISUBÜ Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüstem Hayat, uzun süredir yürüttüğü çalışmalar sonucunda yeni bir sinek türü keşfetti. Kuzeydoğu Anadolu’da Erzurum çevrelerinin yüksek kesimlerden topladığı örnekler üzerinden yaptığı incelemeler ve araştırmaların ardından Prof. Dr. Rüstem Hayat, 'Sinekler' (Diptera) takımının 'Çiçek sinekleri' (Syrphidae) familyasına yeni bir tür kazandırdı. Bitkilerin döllenmesinde önemli rol oynadığı tespit edilen sineğe, Prof. Dr. Rüstem Hayat'ın 28 yıl önce 1 yaşındayken yaşamını yitiren oğlu 'Abdullah'tan esinlenerek, 'Orthonevra abdullahi' adı verildi. Yeni tür 'Zoologischer Anzeiger' dergisinde bu yıl eylül ayında yayımlanarak bilim dünyasına tanıtıldı.

Öte yandan 30 yılı aşkın süredir böcekler üzerinde bilimsel çalışmalar yapan Prof. Dr. Rüstem Hayat'ın Entomoloji (Böcek bilimi) alanında şimdiye kadar yaptığı katkılar dolayısıyla değişik bilim insanları tarafından yeni 1 cins (Rhayatus) ve 4 türe (Coeliastes rustemi, Erax hayati, Merodon hayati, Sarcophaga hayati) ismi verildi.

'YILLARDIR BÖCEK SİSTEMATİĞİ KONUSUNDA ÇALIŞIYORUM'

Prof. Dr. Rüstem Hayat, DHA muhabirine yaptığı açıklamada, "Yıllardır böcek sistematiği üzerine çalışan bilim adamıyım. Bu benim bilim dünyasına kazandırdığım 17'nci tür oldu. Ben de çok mutluyum böyle bir türü Türkiye'den bütün dünyaya tanıttığım için. Böcek, 'Çiçek sinekleri' grubundan faydalı bir sinek. Bunun yaş dönemleri yani larvaları olarak adlandırdığımız gençleri toprakta yaşıyor. Özellikle organik maddece zengin olan toprakta. Toprağın ayrıştırması, mineral maddelerin faydalı hale getirilmesinde önemli rol oynarken erginleri yani sinek olarak adlandırdığımız dönemi ise çiçekli bitkileri ziyaret ediyor ve çiçeklerin döllenmesinde ve tozlaşmasında ciddi manada katkı sağlıyor. Bu yönden değerlendirdiğimizde faydalı bir böcek türü olarak nitelendirebiliriz" dedi.

KUZEYDOĞU ANADOLU’DA GÖRÜLDÜ

Bilim dünyasına yeni giren 'Orthonevra abdullahi' sineğinin Kuzeydoğu Anadolu’da Erzurum dolaylarında bulunduğunu ve rakım olarak yüksek alanlarda sıkça görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Hayat, "Bu böceği Erzurum ve çevresinden toplamıştık yıllar öncesi. Daha sonra komşu Gürcistan'da da benzer örnekler değişik bilim insanları tarafından toplanmıştı. Bu örnekleri bir araya getirerek, bizim yurt dışından ortak proje yürüttüğümüz arkadaşla birlikte bunların hepsini değerlendirme aşamasına getirdik ve bir böcek grubunu revize ederek bu yeni türü de bunun içerisine ilave ederek bilim dünyasına sunmaya çalıştık. Uluslararası düzeyde bu çalışmalarımı sürdürüyorum. Bilim dünyasına yeni türler kazandırma, isimlendirme, özellikle kültürümüzü yansıtabilecek isimlerle bilim dünyasına bu türleri tanıtmayı hedefliyorum. Bunu da bir derece başarmış gibi görünüyorum. Umarım bundan sonra bunu ömrümüz yettiğince devam ettiririz" diye konuştu.

'TÜRKİYE MÜSTESNA BİR ÜLKE'

Türkiye'nin müstesna bir ülke olduğunu ve bir ülkeden daha çok bir kıta özelliği taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Hayat, şöyle devam etti:

"Biyoçeşitlilik açısından değerlendirdiğimizde 2 kıta arasında köprü olması dolayısıyla çok zengin bir flora ve faunaya sahip. Tahminime göre daha bilmediğimiz çok tür var. Bunların bilim dünyasına kazandırılması, ortaya çıkarılması bilim insanlarının önemli bir görevi. Hatta en önemlisi de kendi kültürümüzü, özelliğimizi ve güzelliğimizi yansıtacak şekilde isimlendirmek son derece önemli. Yabancılara bu inisiyatifi bıraktığınız zaman farklı şekillerde değerlendirilebiliyor. Bunu kaçırdığınız zaman da geri alma şansınız yok. Bilim dünyasına bu şekilde mal edilmiş oluyor."

OĞLUNUN HATIRASI BÖCEKTE YAŞAYACAK

Prof. Dr. Rüstem Hayat, bilim dünyasına kazandırdığı böceğe verilen 'Orthonevra abdullahi' adının kendisi için taşıdığı anlamı, şu sözlerle ifade etti:

"'Abdullahi' diye bir isim koyduk. Neden böyle bir isim koyduk? O sondaki 'İ' harfi bir erkeğin ismini çağrıştırıyor. Yani uluslararası zoolojik isimlendirme kurallarında bazı kurallar var. Mesela verdiğiniz bir ismi Latinceleştirmek durumundasınız. 'İ' harfini verdiğinizde bunun bir erkeğe atfen verildiği anlaşılıyor. A, E harfleri olsaydı bir kadın olduğu anlaşılırdı. O yüzden 'Abdullahi' diye bir isim koyduk. Kökenine bakacak olursak benim 1998 yılında oğlum vefat etmişti. 1 yaşındaydı. Dolayısıyla içimizde bir ukde kalmıştı. Yani bu çocuğumuzun öldükten sonra yaşamasını nasıl sağlayabiliriz, nasıl kalıcı olmasını gündeme getirebiliriz diye düşünürken, böyle bir şey aklıma geldi ve bulduğum böceklerden 1'ine onun ismini vermek istedim. Ayrıca rahmetli babamın, yeğenimin ismi de Abdullah. Dolayısıyla Abdullah isminin önemli bir yeri var. Dolayısıyla böyle bir isim verdim. Makalemde de etimoloji diye bir kısım var orada bu ismin kökeniyle ilgili de bilgi var." (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Sinek türlerini gösteren panodan görüntü

-Sineklerden detay görüntü

-RÖP: Prof. Dr. Rüstem Hayat açıklamaları

Haber- Kamera: Nurettin ARKAN/ISPARTA, (DHA)

====================================================

3) 50 YILLIK OKUL BİNASINI İMECE USULÜ YENİLEYİP, HALAYLA KUTLADILAR

SİVAS'ın Kangal ilçesine bağlı Soğukpınar köyünde atıl durumdaki köy okulu binası ve lojmanı, köylülerin imece usulü çalışmasıyla yenilendi. Binanın onarımını tamamlayan köylüler, çalışmaların ardından okul bahçesinde halay çekerek kutlama yaptı. Köy muhtarı Erdoğan Yılmaz, "Burası atıl bir şekilde duruyordu. Biz de yetkililerden iznimizi aldık. Eski okulumuzu baştan aşağı tadilatını yaptık" dedi.

Kangal ilçesine bağlı Soğukpınar köyünde uzun yıllardır kullanılmayan 50 yıllık köy okulu binası ve lojmanı, köylülerin girişimiyle yeniden değerlendirildi. Muhtar Erdoğan Yılmaz'ın gerekli izinleri almasının ardından başlatılan çalışmalara köylüler de kendi imkanlarıyla destek verdi. Köylüler tarafından yapılan çalışmalar kapsamında binanın iç ve dış sıvaları yenilenirken, kapı ve pencereleri de değiştirildi. Sağlam durumda olduğu belirtilen bina, yapılan bakım ve onarım çalışmalarının ardından yeniden kullanılabilir hale getirildi. Onarımı tamamlanan okul ve lojmanının sosyal ve kültürel etkinlikler için çok amaçlı salon olarak kullanılması planlanırken, binanın önündeki bahçenin de köyde düzenlenecek çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapması hedefleniyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından köylüler okulun önünde bir araya geldi. Yapılan yenilemenin mutluluğunu yaşayan köylüler, müzik eşliğinde halay çekerek kutlama yaptı.

'HERKES ELİNDEN GELEN YARDIMI ESİRGEMEDİ'

Erdoğan Yılmaz, "Burası atıl bir şekilde duruyordu. Biz de yetkililerden iznimizi aldık. Fiziki yapısını değiştirmeden tadilatına başladık. Köyümüzde gerekli toplantıları yaptık. Eski okulumuzu baştan aşağı tadilatını yaptık. Maddi, manevi katkıda bulunan herkese teşekkür ediyoruz. Okulumuzun pencereleri kapıları ve mutfak dolapları yapıldı. Şu anda hiçbir eksiğimiz kalmadı. Kangal esnafından herkes elinden gelen yardımı esirgemedi. Bu konuda herkesin eline ve emeğine sağlık. Köylüler olarak atıl durumda olan bir okulu bu hale getirdik. Herkes elinden gelen gayreti sarf etti" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-Binanın eski halinden görüntüler

-Köylülerin yaptığı çalışmalardan görüntü

-Yenilenen bina önünde halay

-Muhtarın konuşması

Haber: Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS, (DHA)

====================================================

4) DMD HASTASI 4 YAŞINDAKİ EYMEN İÇİN ZAMANLA YARIŞ

KAYSERİ'de Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastalığıyla mücadele eden Eymen Altaş’ın (4) yurt dışındaki 3 milyon dolarlık gen tedavisi için 2'nci kez başlatılan kampanyada henüz yüzde 12'lik seviyeye ulaşıldı. Eymen'in annesi Özlem Altaş (27), zamanla yarıştıklarını belirterek, "Evladımın çocukluğunun hastane odalarında geçmesini istemiyorum. O da kendi yaşıtları gibi koşsun, oynasın, gülsün, okula gitsin istiyorum. Kampanyada ilerlemiyor ama maalesef Eymen'in vücudunda hastalık da bir o kadar hızlı bir şekilde ilerliyor" dedi.

Kentte yaşayan Özlem ve Emre Altaş çiftinin tek çocuğu olan Eymen’in, 9 aylıkken grip nedeniyle gittiği hastanede tahlillerinde kan değerleri yüksek çıktı. Testler sonucu Eymen Altaş'a henüz 2 yaşında DMD teşhisi konuldu. Türkiye'de tedavisi bulunmayan hastalık için aile, 2’nci kez valilik onaylı kampanya başlattı. Altaş, haftanın 2 günü fizik tedavi alıyor. 14 ayda Eymen Altaş'ın gen tedavisi için gerekli olan 3 milyon doların yaklaşık 357 bin doları toplanabildi. Eymen'in kampanyasında şu ana kadar yüzde 12'lik miktara ulaşıldı.

'SESİMİZİ DUYURAMIYORUZ'

Kampanyalarının ilerlemediğini vurgulayan anne Özlem Altaş, “Kampanyamız 14 aylık bir kampanya. 2'nci valilik iznimizdeyiz. Kampanyamız yüzde 12 seviyesinde. 14 aylık bir kampanya olmasına rağmen maalesef ki çok yavaş ilerliyor. Hastalığın teşhisi rutin kanlarda çıkmıştı. 2 yaşında tanısı konuldu. Eymen şu an 4 yaşında. Evladım yaklaşık 2 senedir bu hastalıkla mücadele ediyor. Haftanın 2 günü fizik tedaviye gidiyoruz ve kortizon tedavisi alıyor. Onun dışında burada yapabileceğimiz başka bir şey yok. Kampanyamız maalesef ilerlemediği için çok zorlanıyoruz. Sesimizi duyuramıyoruz. Evladım şu an yürüyebiliyor diye belki iyi zannediyorlar ama günden güne kasları eriyor. Eymen, yaşıtları çok hızlı koşup, hızlı yürüdüğü için yürümek ve koşmak istemiyor. Çünkü kendisi koştuğu zaman çok çabuk yoruluyor, düşüyor” diye konuştu.

'ÇOCUKLUĞUNUN HASTANE ODALARINDA GEÇMESİNİ İSTEMİYORUM'

Oğlunun da yaşıtları gibi koşmasını istediğini belirten Altaş, "Eymen maalesef ki hastalığının farkında. 'Bacaklarım ağrıyor, koşamıyorum, hızlı yürüyemiyorum' diyor ve biz ona o anda hiçbir şey diyemiyoruz. Evladımın çocukluğunun hastane odalarında geçmesini istemiyorum. O da kendi yaşıtları gibi koşsun, oynasın, gülsün, okula gitsin istiyorum. Bir anne olarak bunları evladına ileride açıklayabilmek çok çaresiz hissettiriyor. 2'nci valilik iznimizin de bitmesine yaklaşık 10 ayımız kaldı. Yaklaşık 17,5 milyon toplandı ve toplamda 136 milyona ihtiyacımız var. 460 bin kişinin 250 TL’si ile kampanyamız bugün bitiyor. Eymen'in şu an kas kayıpları başlamış durumda. Maalesef ki oturup kalkarken, yürürken, koşarken çok çabuk yoruluyor. Hastalık ilerlerse tekerlekli sandalyeye mahkum olacak. Gün geçtikçe kalp kasları ve solunum kasları da zarar görecek” ifadelerini kullandı.

'KASLARI GÜNDEN GÜNE ERİYOR'

Gerekli ilaca bir an önce kavuşmak istediklerini vurgulayan Özlem Altaş, şöyle konuştu:

"O yüzden de destek istiyorum. Evladımın sağlıklı bir birey olmasını istiyorum. Kendi yaşıtları gibi koşsun, oynasın, okuluna gitsin, normal bir hayat istiyorum. Çok bir şey istemiyorum. Sadece evladımı ilacına kavuşturmak ondan sonra da sağ salim, sağlıklı bir şekilde evladımı kucağımda büyütmek istiyorum. Eymen ileride eğer iyileşir, ilacına ve tedavisine kavuşursa 1 gün boyunca onunla doyasıya vakit geçirmek istiyorum; koşup oynamak, onunla birlikte korkusuz bir şekilde uyanıp evladımı sevmek istiyorum. Zamanla yarışıyoruz. Günden güne evladımın kasları eriyor. Kampanyam ilerlemiyor ama maalesef ki Eymen'in vücudunda hastalık da bir o kadar hızlı bir şekilde ilerliyor. Zamanımız yok, o yüzden şimdi destek olma zamanı." (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Anne ve babanın çocukları ile yürümesi

-Stanttan genel ve detay

-Diğer detaylar

-Anne Özlem Altaş ile röp

Haber-Kamera: Öykü GENÇ/KAYSERİ, (DHA)

====================================================

5) KARDEŞİNİN TAVSİYESİYLE BAŞLADIĞI ARONYA YETİŞTİRİCİLİĞİNDE 10 BİN KÖKE ULAŞTI

KAYSERİ’nin Tomarza ilçesinde yaşayan Bahri Erbay (66), Almanya’da yaşayan uçak mühendisi kardeşi Selami Erbay'ın tavsiyesi ile 4 yıl önce başladığı aronya bitkisi yetiştiriciliğinde 33 dönüm alanda 10 bin köke ulaştı. Aronyanın Kayseri’de pek bilinmediğine vurgu yapan Erbay, "2022 yılı Ekim ayında bu işe başladım. Almanya’daki kardeşim tavsiye etti. Büyük bir hevesle bu işe girdim. Bu meyveyi yetiştirdik. Ama, alıcı yok. Vatandaşlar ilgi göstermiyor” dedi.

Almanya’da uçak mühendisi olan Selami Erbay, ülkede tanıştığı bir kadın girişimciden etkilenerek Kayseri'nin Tomarza ilçesi Karaören Mahallesi’nde yaşayan ağabeyi Bahri Erbay’a aronya meyvesinden bahsetti. Kardeşinin tavsiyesi ile ana vatanı Kuzey Amerika olan ve yüksek besin değeri nedeniyle ‘süper meyve’ olarak bilinen aronya yetiştirmeye başlayan Bahri Erbay, 4 yılda 33 bin dönüm alanda 10 bin köke ulaştı. Erbay, büyük hevesle başladığı aronya yetiştiriciliğinde daha fazla tanıtım olmasını ve yetkililerin ürünün işlenmesi konusunda kendisine yardım etmesini bekliyor.

Aronya meyvesi üretimine başlama sürecini anlatan Bahri Erbay, "Kardeşim Selami bir meyve bulduğunu söyledi. Ekim yapmamı tavsiye etti. Bahçeye sondaj vurdurduk. Sonra ekimini yaptık. Bir girişimci hocamız vasıtası ile ağaçlar Polonya’dan ithal geldi. 10 bin kök oldu. Hepsi de sertifikalı. 4 yıldır meyve alıyoruz. Ama, şu an bu meyvenin alıcısı yok. Bahçenin kurulumuna girişimci olan hocamız destek oldu. Şu anda da bu meyveyi ondan başka alan yok. Başka kimse yok. Kardeşim ilaç fabrikalarının da bu meyveyi kullanabileceğini, birçok hastalığa iyi geldiğini söyledi. Kayseri’nin en büyük, İç Anadolu’nun da sayılı büyüklükte olan aronya bahçesinde elde ettiğimiz ürünlerin işlenmesi konusunda zor durumdayız” dedi.

'VATANDAŞ İLGİ GÖSTERMİYOR'

Kayseri’de aronyanın pek bilinmediğine vurgu yapan Erbay, "2022 yılı Ekim ayında bu işe başladım. Büyük bir hevesle bu işe girdim. Bu meyveyi yetiştirdik. Ama, alıcı yok. Vatandaşlar ilgi göstermiyor. Bu meyveyi Türkiye’de pek tanıyan yok. Kayseri’nin en büyük aronya bahçesinden biriyiz. Dönüm başına bu yıl 1 ton rekolte elde etmeyi bekliyoruz. Ama ürünü bilen olmadığı için Niğde’de soğuk hava deposuna gönderiyoruz. Meyve suyu, şeker, çay, kahve gibi farklı alanlarda bu meyve değerlendirilebiliyor” diye konuştu.

'MEYVENİN İŞLENMESİ KONUSUNDA DESTEK BEKLİYORUZ'

Halk tarafından bilinmeyen bir meyveyi köyünde dikmesi sonrası vatandaşlardan gelen tepkilere de değinen Erbay, “Komşularım ilk başta çok şaşırdı. Beraber çalıştık. Ekime yardım ettiler. Onlar da çok sevindiler. Köyümüze daha önce hiç bilinmedik bir meyve üretimi yaptığım için onlar da emek verdi. Kaymakamlarımız gelip bahçemizi ziyaret ediyor. Fakat onların yapacağı bir şey de yok. Şeker, kanser ve KOAH gibi birçok hastalığa iyi gelen bir meyve. Bu tür hastalıkları olanlar sabahları kahvaltıdan önce aç karnına bundan 2 salkım alıp yiyecekler. Çok faydalı. Fakat bilen yok, yiyen yok. Alıcı bulmakta zorlanıyoruz. Burada büyük hayallerimiz vardı. Ama hayallerimiz suya düştü. Yalova’da daha önce bir valimiz vardı. Orada kooperatif kurmuştu. Orada bu meyve işleniyordu. O ayrılınca kooperatif olduğu gibi kalmış. Yetkililerden bu meyveye sahip çıkıp, bize yardımcı olmasını istiyoruz. Bu ürünün işlenmesi için destek istiyoruz. Tarım ve Orman Bakanımızdan ve şehrimizdeki yetkililerden bu konuda destek bekliyoruz" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Muhabir Samed Aydın SUN'un anonsu

-Bahçeden genel ve detay

-Aronyadan görüntü

-Bahri Erbay ile röp

Haber-Kamera: Samed Aydın SUN/KAYSERİ, (DHA)

====================================================

Isparta- Profesör, keşfettiği sinek türüne ölen oğlunun adını verdi
Sıradaki Haber
Isparta- Profesör, keşfettiği sinek türüne ölen oğlunun adını verdi
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler