DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

📅 22.09.2026 10:07 🕐 1 saat önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) MANİSA'DA OKULUN ÖNÜNDE ATEŞ AÇILDI; 8 YARALIMANİSA’da bir lisenin önünde silahla ateş açıldığı bildirildi. Yaralıların olduğu bildirilirken, kaçak saldırganın yakalanması için çalışma başlatıldı.Turgutlu İnci Üzmez Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi'nin önünde saat 08.00 sıralarında av tüfeği ile

1) MANİSA'DA OKULUN ÖNÜNDE ATEŞ AÇILDI; 8 YARALI

MANİSA’da bir lisenin önünde silahla ateş açıldığı bildirildi. Yaralıların olduğu bildirilirken, kaçak saldırganın yakalanması için çalışma başlatıldı.

Turgutlu İnci Üzmez Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi'nin önünde saat 08.00 sıralarında av tüfeği ile ateş açıldı. Yaralıların olduğu bildirilirken, olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar ambulanslarla Turgutlu Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Polis, yaya olarak kaçan saldırganın yakalanması için çalışma başlattı. (DHA)

ŞÜPHELİ KAMERADA

Turgutlu İnci Üzmez Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi'nin önünde av tüfeği ile ateş açan şüphelinin, yaya olarak olay yerine geldiği ve saldırının ardından kaçtığı anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntüde, şüphelinin elinde av tüfeği ile yürüdüğü, bir süre sonra silahla koşarak olay yerinden uzaklaştığı anlar yer aldı.

Polisin, kaçan saldırganı yakalamak için başlattığı çalışma sürüyor.

MANİSA VALİLİĞİ: 8 YARALI

Manisa Valiliği'nin sanal medya hesabından, Turgutlu'daki lisenin önünde av tüfeğiyle ateş açılmasına ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, "22 Eylül 2026 günü saat 07.59 sıralarında, Turgutlu ilçemiz İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine yakın bir alanda silahla ateş edildiği yönünde ihbar alınmıştır. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda emniyet ve sağlık ekibi sevk edilmiştir. Olayla ilgili ilk belirlemelere göre 8 kişinin etkilendiği öğrenilmiştir. Yaralıların, en yakın sağlık kuruluşuna sevki sağlanmıştır. Olayın ardından silahla ateş ettiği değerlendirilen şüpheli şahıs, güvenlik güçlerimiz tarafından yakalanarak gözaltına alınmıştır. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatılmış olup, gelişmeler kamuoyuyla ayrıca paylaşılacaktır" denildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------

-Polis ve sağlık ekiplerinden görüntü

-Okuldan görüntü

Genel ver detay görüntüler

-Şüphelinin elinde silahla yürümesi

-Şüphelin kaçması

Haber-Kamera: Doğan ÇİZMECİ/TURGUTLU (Manisa), (DHA)-

======================================================

2) YOLDA YÜRÜRKEN TABANCALI SALDIRIDA YARALANDI

MALATYA'nın Battalgazi ilçesinde yolda yürürken A.K.’nin (23) tabancayla vurduğu S.K. (26) yaralandı.

Olay. dün saat 22.00 sıralarında Hasan Varol Mahallesi'nde meydana geldi. Yolda yürüyüş yağan S.K., A.K. tarafından tabanca ile vuruldu. S.K. yaralanırken, mahallelinin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarı ile bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. S.K. müdahale sonrası ambulansla Battalgazi Devlet Hastanesi'ne kaldırılacak tedavi altına alındı.

Polis ekipleri A.K.'nin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Olay yeri görüntüleri

-Polis ekiplerinin olay yerinde inceleme görüntüleri

-Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Cahit ÖZÇELİK-MALATYA-DHA

============================================

3) ÖLDÜRÜLÜP GÖMÜLEN KADININ CİNAYET ŞÜPHELİSİNE TUTUKLAMA, ANNE VE BABASINA EV HAPSİ

OSMANİYE'de kayıp olarak aranırken öldürüldüğü ortaya çıkan Ayşegül Yaşar'ın (54) gözaltına alınan cinayet şüphelisi Tamer Kahveci (34) tutuklanırken, annesi A.K. ile babası H.K. hakkında ev hapsi verildi.

Düziçi ilçesi İrfanlı Mahallesi'nde oturan Ayşegül Yaşar, 26 Ağustos'ta yürüyüş için evinden ayrıldı. O günden sonra Yaşar’dan haber alamayan ailesi, polis merkezine giderek kayıp başvurusunda bulundu. Düziçi Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturmada, Osmaniye ve Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla Tamer Kahveci'nin ismine ulaşıldı. 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan aranan Kahveci hakkında, olayla ilgili bağlantısı olduğu belirlenip gözaltı kararı verildi.

CİNAYETİ İTİRAF ETTİ

Kahramanmaraş'taki adresi belirlenen Tamer Kahveci, önceki dün evine yapılan baskında annesi A.K. ve babası H.K. ile birlikte gözaltına alındı. Emniyete götürülen Kahveci, otomobilde tartıştığı Ayşegül Yaşar'ı boğduğu, İrfanlı Mahallesi’nden yaklaşık 80 kilometre uzaklıktaki Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesi Geben mevkisindeki ormana gömdüğünü itiraf etti. Tamer Kahveci'nin yer göstermesiyle Yaşar'ın cansız bedeni, söz konusu bölgede, üzeri dallarla kapalı alanda gömülü halde bulundu. Elleri bağlı olduğu belirlenen Ayşegül Yaşar'ın cenazesi, otopsinin ardından yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verildi.

ZİYNET EŞYALARINI EVİNDE SAKLAMIŞ

Şüpheli Kahveci, emniyetteki sorgusunda Yaşar'dan aldığı altın ve ziynet eşyalarını da evinde sakladığını anlattı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Tamer Kahveci ile annesi A.K. ve babası H.K. dün akşam adliyeye sevk edildi. Tamer Kahveci çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanırken, annesi A.K. ile babası H.K. hakkında ev hapsi kararı verildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

- Zanlının adliyeye getirilmesi

Haber-Kamera:ibrahim EMUL-Kamil ŞEKER/OSMANİYE,(DHA)

======================================================

4) DEMANS HASTASI, 86 YAŞINDA ÇİNİYLE HAYATA BAĞLANDI

TEKİRDAĞ’ın Çorlu ilçesinde demans hastası Tuncel Var (86), kızının desteğiyle başladığı çini sanatında, 7 ayda 40 esere imza attı. Bu süreçte hastalığının ilerlemesi yavaşlayan ve yakında eserlerini sergilemeye hazırlanan Tuncel Var, “86 yaş hiçbir şey. Benim için bir rakam. 86 yaşında da olsam bir şeyler üretebiliyorum. Yaklaşık 40 civarında eserim var. Bunları da tanıtmak istiyorum” dedi.

Çorlu’da özel sektörde 29 yıl yönetici olarak çalıştıktan sonra emekli olan evli ve 2 çocuk babası Tuncel Var’a, 4 yıl önce demans teşhisi konuldu. Bu süreçte eşi de rahatsızlanan Var’a, 7 ay önce kızı Handan Var, çini sanatına yönelmesini tavsiye etti. Baba kız, sosyal medya üzerinden eserlerini gördükleri çini ustası Banu Kafalılar’ın yanında bu sanatı öğrenmeye başladı. Tuncel Var, ilk başlarda hobi olarak başladığı çinide, 7 ay içerisinde 40 esere imza attı. Çiniyi hayatının parçası haline getiren Var’ın bu süreçte hastalığının ilerlemesi de yavaşladı.

’86 YAŞINDA DA OLSAM ÜRETEBİLİYORUM’

Tuncel Var, çiniyle 86 yaşında tanıştığını belirterek, “Bugüne kadar çok şey yaptım ama bu çini işini denememiştim. Ben de Banu Hanım sayesinde çini işine başladım. Yaklaşık 40 civarında yapmış olduğum eser var. Bunları da tanıtmak istiyorum. Çininin, bizden sonraki nesillere aktarılması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Özellikle 86 yaş uzun bir yaş oluyor ama ben bu yaşıma rağmen yaptıklarımı göstermek istiyorum ve örnek olarak da bunları yayınlamak istiyorum. Aslında 86 yaş hiçbir şey. Benim için bir rakam. 86 yaşında da olsam bir şeyler üretebiliyorum” dedi.

‘KEYİFLE ÇALIŞTIK’

Kızı Handan Var da babasını hem kendi hastalığı hem de annesinin rahatsızlığı nedeniyle oyalanması amacıyla çiniye yönlendirdiğini belirterek, “Bir süredir demans hastasıydı. Annemiz de ağır bir hastalık geçiriyordu. Bu süreçte babamı oyalamak istedim. Biraz sosyalleşsin, biraz sorunlardan uzaklaşsın istedim. Onun için bu atölye önüme çıkınca hocaya gelip danıştım. Babamın da durumunu anlatmıştım. O da zevkle kabul etti. Çok da memnun kaldık çalışmalardan. Onun söylediği bir şey hem benim için hem babam için çok faydalı oldu. Biz buraya gelip çalışmaya başladığımız zaman demişti ki, mükemmel olmaya çalışmayın, keyfini çıkarın. Biz sürekli buraya gelip çalışmalarımızı keyifle yaptık. 7 ay kadar oldu birlikte çalışmamız. Babam hep dedi ki, “86 yaşında 2 saat buraya gelip bunları çıkarıyorum ve ortaya güzel şeyler, somut şeyler çıktığını görüyorum. Ben bunları göstermek istiyorum” dedi. Biz böylece ona da güzel bir anı olsun diye sergi fikrini ailecek düşündük. Hocamızın yönlendirmesiyle de şimdi bir sergimiz olacak” diye konuştu.

‘ELLERİ TİTREMEDEN ÇALIŞIYOR’

Çini ustası Banu Kafalılar da Tuncel Var’ın azmine dikkat çekerek, “Handan Hanım ve Tuncel Bey beni sosyal medyadan bulmuşlar. O şekilde geldiler. Dediler ki, “Biz denemek istiyoruz çiniyi.” Ben de zevkle, “Buyurun tabii.” dedim. Bir workshop zamanında gelip bizimle boyama yaptılar, workshop yaptılar Tuncel Bey ve Handan Hanım. Tuncel Bey’in çok hoşuna gitti. Kendisi bahsetmiştir, demans hastası olmasına rağmen elleri hiç titremeden çalışıyor, 7 aydır çok güzel vakit geçiriyoruz. Tuncel Bey gerçekten de 86 yaşında olmasına rağmen çok iyi bu konuda. Aynı zamanda Handan hanım da oldukça destek oluyor. Kendisi de güzel şeyler yapmaya başladı. Koşarak geldiklerini, mutlu geldiklerini görünce ben de çok mutlu oluyorum” ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Handan Var ve Tuncel Var‘ın işletmeye gelmesi

-Tuncel Var’ın çini çalışması

-Tuncel Var ile röportaj

- Kızı Handan Var ile röportaj

- İşletme sahibi Banu Kafalılar ile röportaj

-Yapılan eserlerden detay

Haber - Kamera: Mehmetcan ARSLAN / ÇORLU (Tekirdağ), (DHA)

======================================================

5) ANTALYA'DA 'ZİNCİRKIRAN' MEHMET BEY'İN 649 YILLIK TÜRBESİ ZAMANA MEYDAN OKUYOR

ANTALYA'da Yivli Minare Külliyesi'nde bulunan 649 yıllık Zincirkıran Mehmet Bey Türbesi, beylikler döneminden günümüze ulaştı. 1377 yılında yaptırılan türbe, kentin 1373'te Lusignanlardan geri alınması sırasında liman zincirlerini kırması nedeniyle 'Zincirkıran' lakabıyla anılan Teke Beyi Mübarizeddin Mehmet Bey'in adını taşıyor.

Antalya Kaleiçi bölgesinde Yivli Minare'nin kuzeyinde, Mevlevihane'nin doğusunda yer alan Zincirkıran Mehmet Bey Türbesi, kentin beylikler döneminden günümüze ulaşan yapıları arasında bulunuyor. Antalya Valiliği kayıtlarına göre türbe, kitabesinden anlaşıldığı üzere Mübarizeddin Mehmet Bey tarafından 1377 yılında oğlu Ali için yaptırıldı.

ANTALYA'YI LUSIGNANLARDAN GERİ ALDI

Resmi kayıtlara göre Mübarizeddin Mehmet Bey, Antalya'nın 1373 yılında Lusignanlardan geri alınması sırasında liman zincirlerini kırarak gösterdiği başarı nedeniyle 'Zincirkıran' lakabını aldı. Türbenin portal kütlesinin üzerinde bulunan yekpare taştan oyulmuş halka şeklindeki bezemenin de bu lakaba gönderme olduğu değerlendiriliyor.

3 SANDUKA BULUNUYOR

Türbede Mübarizeddin Mehmet Bey, oğlu Ali ile Antalya Mevlevihanesi Şeyhi Mustafa Dede Efendi'nin sandukaları bulunuyor. Sekizgen gövdeli yapının içi kubbe, dışı ise sekizgen külahla örtülü. Selçuklu tarzındaki türbe; sade dış yüzeyi, pencereleri ve mezarlığının aşağı seviyede bulunmasıyla Osmanlı türbelerinin özelliklerini de taşıyor. Türbenin çevresinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan mezarlardan, bölgede geçmişte bir hazirenin bulunduğu tespit edildi. Daha önce bölgeden Antalya Müzesi'ne götürüldüğü belirlenen mezar taşlarıyla alanda hazire sergilemesi oluşturuldu. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-'Zincirkıran' Teke Beyi Mübarizeddin Mehmet Bey'i türbesi

-Yazılardan ve motiflerden detay

-Türbeden genel detay görüntü

-Alandan detaylar

Haber- kamera: Aysu DURSUN/ANTALYA, (DHA)-

==================================================

6) KUMAR BAĞIMLILIĞI, TEDAVİSİ OLAN PSİKİYATRİK BİR HASTALIKTIR

Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Erzurum Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hilal Uygur, ‘kumar oynama bozukluğu’ olarak ifade ettiği kumarın uyuşturucu bağımlığıyla aynı başlık altında olduğunu söyledi. Uyuşturucu bağımlılarında görülen belirtilerin kumar oynama bozukluğunda da izlendiğini kaydeden Uygur, “Kumar oynama bozukluğu bir irade eksikliği ya da ahlaki bir durum değildir. Kumar oynama bozukluğu tedavisi olan psikiyatrik bir hastalıktır. Mutlaka profesyonel bir yardım istemek gerekiyor. Destek için her zaman varız ve yanınızdayız" dedi.

SBÜ Erzurum Tıp Fakültesi'nin 2026-2027 akademik yıl açılışı sebebiyle tören düzenlendi. Erzurum Şehir Hastanesi'ndeki törene Sağlık Müdürü Mehmet Meral, Erzurum Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgür Dağ, Erzurum Şehir Hastanesi Başhekimi Mesut Fakirullahoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Akademik yıl açılışında Erzurum Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hilal Uygur, öğrencilere 'sanal ortamda bahis, şans oyunları ve kumar’la mücadeleyi anlattı. Kumar oynamanın çoğu zaman 'bir arkadaş önerisi', 'merak' veya 'bir kerecik oynasam ne olur' düşüncesiyle başladığını belirten Uygur, kişilerin başlangıçta küçük miktarlarla oynayabildiğini söyledi.

Kumar oynama bozukluğunun psikiyatrik bir hastalık olduğunu ifade eden Doç. Dr. Uygur, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin sınıflandırmasına göre hastalığın madde ile ilişkili ve bağımlılık bozuklukları başlığı altında değerlendirildiğini belirtti. Uygur, “Kumar oynama bozukluğunun uyuşturucu bağımlığıyla ilgili aynı başlık altında olduğunu belirtmek istiyorum. Çünkü bir madde kullanımında bizim gördüğümüz 'aşermek, kontrol kaybı, zararlarına rağmen sürdürme, yoksunluk' gibi belirtileri biz kumar bağımlılığında görüyoruz. Ayrıca kazanılan ödülün rastlantısal ve öngörülemez olması, beyindeki ödül sistemini dopamin aracılığıyla uyarıyor. Bu da uyuşturucu maddelerde gördüğümüz mekanizmalara benzer şekilde işliyor" dedi.

'TEDAVİ EDİLEBİLEN BİR PSİKİYATRİK HASTALIK'

Kumar oynama bozukluğunun irade eksikliği veya ahlaki bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Uygur, “Kumar oynama bozukluğu bir irade eksikliği ya da ahlaki bir durum değildir. Kumar oynama bozukluğu tedavisi olan psikiyatrik bir hastalıktır. Mutlaka profesyonel bir yardım istemek gerekiyor. Destek için her zaman varız ve yanınızdayız" dedi.

'CEP TELEFONUNUZ VARSA POTANSİYEL BİR CASİNOMUZ VAR'

Türkiye’de kumarhanelerin 1996 yılında kapatıldığını hatırlatan Uygur, dijitalleşmeyle birlikte kumara erişimin çok daha kolay hale geldiğini söyledi. Uygur, “Eskiden kumarhaneler vardı. 1996'da ülkemizde kumarhaneler kapatıldı. Bugün ise eğer bir cep telefonunuz varsa potansiyel bir casinonuz var demektir. Erişimin kolaylaşmasının yanı sıra paranın dijital ortamlarda tutulması, parayı fiziksel olarak görmememiz; ne kadar harcadığımızı fark etmememize ve kontrol kaybına neden olabiliyor. Erişim kolaylaşınca risk daha görünmez hale geliyor" diye konuştu.

KONTROL İLLÜZYONU

Kumar oynamaya ilişkin bazı düşünce hatalarının da bağımlılık sürecinde etkili olduğunu belirten Uygur, şunları söyledi:

"Bunların başında 'kontrol illüzyonu'nun geldiğini kişi, ‘Oyunun sonucunu doğru okuyabilirsem kazanırım’, ‘Ben ne zaman duracağımı bilirim, bağımlı olmam’, ‘Bir kez daha oynarsam kaybettiğimi geri alabilirim’ diye düşünebiliyor. Bazı kişiler oynadığı sayı veya günün kendisine uğurlu geldiğine inanabiliyor. Üst üste kazandığında bir kez daha kazanabileceğini düşünüyor. ‘Büyük vurgun’ düşüncesiyle, yıllarca çalışsa da alamayacağı ev veya arabayı kumardan kazanabileceği parayla alabileceğini düşünebiliyor. En tehlikeli düşünce hatalarından biri de ‘kaybettiğimi geri kazanacağım’ düşüncesi. Biz buna ‘kayıp kovalama’ diyoruz. Kayıpların peşine düşmek döngüyü daha da derinleştiriyor."

‘HEDEFTE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ VAR’

Yasa dışı bahis siteleri üzerinden yürütülen faaliyetlerin gençler açısından oluşturduğu hukuki risklere de değinen Uygur, bazı suç örgütlerinin gençlere komisyon vaadiyle banka hesaplarını kullandırmaya çalıştığını söyledi. Özellikle üniversite öğrencilerinin hedef alınabildiğini belirten Uygur, “Hesabınızı kiraladığınızda yasa dışı suç gelirlerinin transferine aracılık ediyorsunuz. Özellikle üniversite gençlerini tercih ediyorlar. Hesabınızı kiralamanız çok ciddi sonuçları beraberinde getirebilir. Siz farkında olmadan suç parasına aracılık etmiş olabilirsiniz. Eğer parayı gönderen kişi dolandırıcıysa, mağdurların şikayeti halinde siz de hukuki sürecin içinde kalabilirsiniz. Hesaplarınız bloke olabilir, maaşınıza ve kredi işlemlerinize yönelik sorunlar yaşayabilirsiniz. ‘Haberim yoktu, bilmiyordum’ demek hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz" diye konuştu.

'ERKEN FARK ETMEK ZARARI BÜYÜMEDEN DURDURMANIN İLK ADIMI'

Kumar oynayan kişinin davranışlarının çevresindekiler tarafından da fark edilebileceğini belirten Uygur, şu belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi:

“Eğer bırakmak isteyip bırakamıyorsanız kendinizde ya da arkadaşınızda bunlar varsa mutlaka fark edin. Bırakmak istiyorsunuz bırakamıyorsunuz. Kaybı telefi için tekrar tekrar oynuyorsunuz, ne kadar oynadığınızı gizliyorsunuz. Maddi durumunuz etkileniyorsa mutlaka zararı büyümeden durdurmanın ilk adımı erken fark etmek önemli. Kumar oynayan kişiler çoğu zaman, utanç, damgalanma sebebiyle yardım almak istemiyorlar. Ya da ben bunu kendi kendime halledebilirim diye düşünebiliyorlar. Yardım istemek zayıflık değil. Kumar oynayan kişiler çoğu zaman utanç ve damgalanma sebebiyle yardım almak istemiyorlar. Ya da ‘Ben bunu kendi kendime halledebilirim’ diye düşünebiliyorlar. Ancak yardım istemek zayıflık değildir." (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------------

-Törene katılanlardan genel görüntü

-Doç. Dr. Hilal Uygur'un konuşması

Haber: Salih TEKİN/ERZURUM, (DHA)

======================================================

7) TİLKİYİ ELİYLE BESLEDİ

BARTIN’ın Ulus ilçesinde çiftçi İsmail Yılmaz, her akşam evinin bahçesine gelen tilkiyi ekmek vererek besledi. Yılmaz’ın tilkiyi elleriyle beslediği anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.

Ulus’a bağlı Köklü köyüne aç kalan tilki indi. Köyde yaşayan çiftçi İsmail Yılmaz’ın evinin bahçesine gelen tilkiyi ekmek vererek beslediği anlar cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Yılmaz, “Gel oğlum gel, ekmek verdik gelsene. Senin adın ne olsun” diyerek seslendiği tilkiyi elleriyle besledi. Karnını doyuran tilki daha sonra bölgeden ayrıldı. (DHA)

Görüntü dökümü

------------------------

-Tilkinin evin bahçesine gelmesi

-İsmail Yılmaz’ın ekmek vermesi ve konuşması

Haber: Ayhan ACAR/BARTIN, (DHA)

Erzurum-Kumar bağımlılığı, tedavisi olan psikiyatrik bir hastalıktır
Sıradaki Haber
Erzurum-Kumar bağımlılığı, tedavisi olan psikiyatrik bir hastalıktır
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler